![]() |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
![]() Mazhar Alanson 1950 yılında Ankara’da doğdu. Ortaokulu Ankara Koleji’nde okuduktan sonra babasının vefatıyla ailesi İstanbul’a taşindi ve liseyi Istanbul Maarif Koleji’nde tamamladı. Babası senfoni orkestrasında baş trompetçiydi. Aile üyelerinin birçoğu bilfiil sanatçı olduğu için sanat ve müzikle içiçe büyüdü. Bunun da etkisiyle Ankara Devlet Konservatuarı’na girerek Yüksek Tiyatro Bölümü’nden mezun oldu. 1972-1982 yılları arasında Ankara Devlet Tiyatrosu’nda oyuncu olarak görev aldı. Burada birçok usta tiyatro yazarının eserlerinde başrol oynadı. Lise yıllarında gitar çalmayı öğrenen Mazhar Alanson 1966’da Fuat Güner’le tanışarak Kaygısızlar grubunu kurdu. Bu yıllarda Beatles Crosby Still Nash ve Rolling Stones gibi grupların şarkılarını yorumladılar. Sonraları gruba Özkan Uğur’un da katılımıyla üçlü olarak çalışmaya başladılar ve 1972 yılında Mazhar Fuat Özkan (MFÖ) adlı pop müzik topluluğunu kurdular. Özkan Uğur’un askere gitmesiyle Mazhar Fuat olarak yollarına devam ettiler ve aynı yıl ilk albümleri "Türküz Türkü Çığırırız”ı çıkardılar. MFÖ’nün geniş kitlelerce taninip begenilmesini saglayan "Güllerin İçinden” adlı şarkı ilk defa bu albümde yer aldı. 1974 yılında Galip Boransu ve Ayhan Sicimoğlu’nun katılımıyla İpucu Beşlisi’ni kurdular. "Heyecanlı” adlı parça bu grupla kaydettikleri ilk kırkbeşlik oldu. İpucu Beşlisi dağıldıktan sonra tekrar Mazhar Fuat Özkan olarak yollarına devam ettiler. Bir Mazhar Alanson 1950 yılında Ankara’da doğdu. Ortaokulu Ankara dönem Sezen Aksu Ajda Pekkan Seyyal Taner Barış Manço gibi isimlere eşlik ettiler. Mazhar Alanson Ferhan Şensoy’un "Şahlari da Vururlar” adlı oyunda rol aldı. Daha sonra Fuat Güner’in bu oyun için yazdığı müziklere Mazhar Alanson’un yeni sözler yazmasıyla birlikte MFÖ isminin tüm Türkiye’de tanınmasını sağlayan ikinci albümleri "Ele Güne Karşi”nın şarkıları ortaya çıkmış oldu. Topluluk bugüne değin "Vak The Rock" "No Problem" "MVAB" gibi birçok albüme imza attı. "Sufî" ve "Diday Diday Day" adlı parçalarla Türkiye’yi iki kez Eurovision Müzik Yarışması’nda temsil ettiler. Çeşitli reklamlarda rol aldilar. MFÖ yaklaşik otuz yildir ‘grup müziği’nin Türkiye’deki en iyi temsilcilerinden biri oldu ve yediden yetmişe herkesin begenisini kazandi. Mazhar Alanson topluluk içinde söz yazarlığı ve filozof kişiliğiyle öne çıktı. 1985 yılında ‘Yılın Söz Yazarı’ ödülünü kazandı. Bunun yanı sıra gerek MFÖ ile gerekse bireysel olarak pek çok ödül aldı. Oyunculuk eğitimi almasına karşın hayatının rotasını müzik de kılan Alanson nadir olarak sinema filmlerinde rol aldı. Yönetmenliğini Atıf Yılmaz’ın yaptığı "Arkadaşim Şeytan” başrol aldigi ilk sinema filmi oldu ve canlandırdığı "Mefisto" rolüyle başarili bir performans gösterdi. Mazhar Alanson’un yıllar sonra rol aldığı ikinci sinema filmi ise "Herşey Çok Güzel Olacak” oldu. 1998 yılında Filma-Cass’ın desteğiyle gerçekleştirilen ve Ömer Vargı tarafından yönetilen film Türkiye’de seyirci rekoru kırdı. Başrolleri Cem Yılmaz ve Ceyda Düvenci’yle paylaşan Mazhar Alanson aynı zamanda filmin müziklerine de imzasını attı. Yirmialtı parçanın bulunduğu çalışma dördü dışında enstrümantal şarkilardan oluştu. Bu şarkilar ise "Benim Hala Umudum Var" "Bir Zamanlar Fırtınalar Estirirdim” ve "Bu Ne Biçim Hikaye Böyle" adını taşıdı. “Bu Ne Biçim Hikaye Böyle” ise albümden çıkan tek video klip oldu. Alanson’a iki parçada Sami Özer ve Cem Yılmaz vokalleriyle eşlik etti. Kayitlari yurtdişinda gerçekleştirilen albümün aranjörlügünü Peter Schön yaptı. Gitarda Rob Ten Bokum ve Selçuk Başar klavyede Peter Schön yer aldı. MFÖ'den ayrı solo olarak çıkardığı albümler ise 1999'da "Herşey çok güzel olacak" ve 2002'de "Türk Lokumuyla Tatlı Rüyalar" |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
![]() |
[Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Ücretsiz Üye Olmak İçin Tıklayın.] [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Ücretsiz Üye Olmak İçin Tıklayın.] [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Ücretsiz Üye Olmak İçin Tıklayın.] [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Ücretsiz Üye Olmak İçin Tıklayın.] [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Ücretsiz Üye Olmak İçin Tıklayın.] [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Ücretsiz Üye Olmak İçin Tıklayın.] [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Ücretsiz Üye Olmak İçin Tıklayın.] [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Ücretsiz Üye Olmak İçin Tıklayın.] [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Ücretsiz Üye Olmak İçin Tıklayın.]
|
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
![]() |
Fas'ta Bir Sarı Lale
MAZHAR ALANSON'LA ARKADAŞ OLMAK NASIL BİR ŞEY? Herkes Sarı Laleler albümünü konuşuyor. Aradım. 40 yıllık arkadaşım. "Pazartesi buluşuruz" dedi. Günü geldi yok ortada. "Neredesin oğlum?" "Fas'tayım... Marakeş'te..." Yıllar önce de "yarın uğraşana" diye aradı... Ertesi gün "geliyorum" dedim "Biraz zor gelirsin... Çin'deyim şu an" cevabını almıştım. Geçenlerde bir sabah gazeteleri açtım ki Mazhar'ın " kaşar " olayı yılın gafı seçilmiş. Mazhar Alanson Beyaz Show'dan kendini telefonla arayan bir izleyiciye bir kaşarlık yapmış. Daha sonra Cem Yılmaz da aynı programa bağlanarak işi iyice köpürtmüş. Eh bunu yaparsan Ahmet Hakan'dan Hıncal Uluc'a kadar (Hakkı Devrim'in deyimiyle) köşe kadılarının diline dolanırsın. Nitekim sonra da öyle oldu ya... O sabah telefon açtım. "N'aber" dedim. "Ortalığı karıştırıyoruz işte" dedi. Sarı Laleler'de en çok Milli Park şarkısını beğendiğimi söyleyerek bağlılığımı dile getirdim. "Şimdi röportaj da yapacağız değil mi?" dedi bezgin bir sesle. "Evet" dedim. Yapacaktık da pazara kadar tek boş saati yoktu. Yeni albümün tanıtımı için radyoları dolaşacaklardı. "Pazartesi yaparız söz" dedi. "Pazartesi öğleye doğru ararım" dedim sevgi sözcüklerinden sonra kapattık telefonu. Mazhar 1969 yılından beri arkadaşım. O yıl yeteneksizliğim nedeniyle kendi kurduğum müzik grubundan kovulmuştum. Yazları Erdek'te bir klüpte çalıyorduk. Erdek o zamanın Bodrum'u... Ertesi yaz aynı kulüp için benden bir orkestra bulmamı istediler. İşte o günlerde Moda'da onları dinledim. Yazlık bir bahçede harika Beatles şarkıları söylüyorlardı. Mazhar ve Fuat... Neyse uzatmayalım birlikte ben bunlara "benimle Erdek' e gelin" diye teklif ettim kabul ettiler Erdek' e gittik. Gidiş o gidiş... Çok sık görüşmesek de 40 yıla yakın bir dostluk var aramızda. Bir kaç yıl önce Kuruçeşme'de oturuyordu. Yolumun üzerinde evi... Bir ara telefonlaşmıştık. "Yahu gelsene madem yolunun üstü" dedi. îki gün sonra aradım "geliyorum" diye. "Biraz zor gelirsin ben şimdi Çin'deyim." dedi ve ekledi "Burada Mao'nun resimlerini artık hediyelik eşyaların aynaların üstüne basıyorlar..." Bir gün Kuruçeşme'de ertesi gün Çin'de... Böyle bir gezgin işte. Bir başka gün de Levent'te Little Budha'da buluştuğumuzda mantarlı makarnasını yerken Cem Yılmazla birlikte oynadığı "Her Şey Çok Güzel Olacak" filmi için bestelediği "Kaderin Böylesi" adlı şarkının öyküsünü anlatmıştı: Paleti gözlüğü ve zıpkınıyla denizin dibinde bir balık adam avlanıyor. Yüzeyde orman yangını başlıyor. Yangın söndürme helikopterleri denizden su çekip yangını söndürecekler. Bizim balıkadam aniden kendini helikopterden sarkıtılan kepçenin içinde buluyor ve yangının tam ortasına atılıyor. Sonradan yanmış ağaçların arasında sadece kemikleri ve zıpkından kalan demir parçaları bulunuyor. "Balıkadam en kötüsünü düşüş anında yaşamış olmalı" demişti Mazhar. "Önce serin sulardasın sonra yangın yerinin ortasında. Ama o aradaki zaman dilimi... Yangına doğru havadan düşerken..." Bu şehir efsanesini Mazhar mı uydurdu yoksa gerçekten yaşandı mı? O yaşandığına inanıyor. Yaratıcılık farkı da işte burada. Çünkü bizi de inandırıyor. SARI LALE ÇİN'DEN FAS'A UÇUYOR Bu bölük pörçük anıların düşüncelerin üzerinden birkaç gün geçti. Günü geldi aradım... "Pazartesi oldu hadi buluşalım..." "Nasıl buluşuruz yahu ben şimdi Fas'tayım... Marakeş'te..." dedi. Pes dedirten bu diyalog şöyle noktalandı: "E bizim röportaj ne olacak?" "Sen de bir keresinde benimle konuşmadan röportajımı yapmıştın ona say." Telefonu kapattıktan sonra düşündüm. Ve Mazhar'a bir mesaj döşendim: "Ulan madem Fas'a gidecektin neden buluşalım dedin Sarı Lale?" MFÖ'nün daha ünlü olmadığı. Sezen Aksu Barış Manço Seyyal Taner Ajda Pekkan gibi starların arkasında çaldığı yıllara ait üç Mazhar Alanson anısı: "BARIŞ MANÇO İÇTİĞİMİZ AYRANIN PARASINI KESERDİ" Barış Manço'nun grubu olarak çalıştığımız ilk günlerden beri aramızda bir kişilik çatışması çıkmıştı Ne kadar amatör olsam da kolay bir lokma değildim. Rahmetli çok iyi bir insandı ama eli sıkıydı Konserlerde içtiğim ayranların parasını benden keserdi mesela. Bir de Özkan'dan (Uğur) bas eskimesi parası keserdi. Özkan'ın o zaman bas gitarı yok. Barış'ın gitarını çalıyor konserlerde. Barış da onun yevmiyesinden bas gitarı kullandığı için para kesiyor... Ama çok eğlenceli günlerdi. Bir ara hep birlikte bir evde kalıyorduk. Barış geceleri maymun taklidi yapardı ve bizi gülmekten kırıp geçirirdi. Sonraları o bana biraz şeyden dolayı kızmıştı; "Barış Manço Kapalıçarşı'da satılan bir eşya gibi bir ibrik gibi yurt dışında bizi temsil eden bir şeydir" demiştim. Ama cidden doğru söylemiştim. O Türkiye'nin sembollerinden biri aslında. Ayrıca bu kadar kadının egemen olduğu pop müzik dünyasında Altın Kelebek yarışması fotoğrafı çekilirken kendisini en ortaya koymayı başaran oydu. Gerçekten bu konuda bir efsaneydi. "AJDA ŞARKININ SÖZLERİNİ UNUTTU" Ajda Pekkan ile bir gün Bebek Belediye Gazinosu'nda sahneye çıktık çalıyoruz. Bir şarkının başında Ajda şarkının sözlerini unutmaz mı? Herkesin eli ayağı birbirine dolaştı. Ajda büyük bir ustalık göstererek bize döndü "Gördünüz mü bensiz olmuyor" dedi. Sahnede öyle kalakaldık. Seyircilere döndü o malum girizgâh "bir iki üç" dedi ve parçaya girdi. Ama bu sefer de biz çalmıyoruz. O anda verilen spontane bir karar. Ajda şaşkına döndü. Arkasında müzik yok. Biz de dedik ki "Demek bizsiz de olmuyormuş." Tabii bu ilişki hemen sona erdi. Çünkü o bir stardı. "HOCAM CİHAN ÜNAL'LA BEKAR EVİNDE BİRLİKTEYDİM" Ankara'ya devlet konservatuarına gittim. Tiyatro bölümüne... Fuat ile Özkan Barış Manço'yla çalışmaya devam etti. Bir gün gazetede üçünün Mısır'da develerin üzerinde resimlerini gördüm. Hayat işte... Devlet Tiyatrosu'nun ilk yıllarında adeta hapis hayatı yaşadım. Okulun o taş koridorlarında yatılı okumak İstanbul'dan gelen bir müzisyen için hiç de kolay değildi. Ama ben çok hoşlandım. Evet kışla gibi bir yerdi hiyerarşi de vardı. Ama giderek operadaki kızları falan tanıyorsun. Sonra onlarla konsere gitmeye başlıyorsun. Bazen de gitmiyorsun... Konsere değil tabii... Bir ara Cihan Ünal da hocam. Çok acaiptir ikimiz aynı evde otururduk. Sabah okula birlikte giderdik. Cihan sınıfa girerken "sen önden gir diğerleri çakmasın" derdi. Ama herkes bu matrak olayın farkındaydı. Vatan Gazetesi - 30 Nisan 2003 |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
![]() |
Ah Bu Ben
Zor olsada galiba dönüyorum sana Gel dersen hemen çağırmazsana geçerken Yerle gök arasında bir yerde Sen beni tanımazsın severim de söylemem Sen beni uzak sanırsın bilirim söz dinlemem Ah bu ben kendimi nerelere atsam Saklansam biryerlerde gizlice ağlasam Ah bu ben kendimi nerelerde bulsam Çekilsem sahillere hayaller mi kursam |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
![]() |
Benim Hala Umudum Var
Benim hala umudum var isyan etsem de istedigim kadar Inad etsem bile birakmazlar sahibim var Benim hala umudum var seviyorlar bazen soruyorlar Hayran hayran seyret ister katil ister vazgeç Güzel günler bizi bekler eyvallah dersin olur biter Güzel günler bizi bekler eyvallah dersin geçer gider Boyun büküp önünde aglasam sessizce su garip gönlüm affolur mu? Bu firtina durulur mu benden adam olur mu? Korkarim aska zararim dokunur mu? Elveda sana yeter tamam bitsin artik bu dram bu fotoroman Ham meyvayiz hala koparmislar dalimizdan Güzel günler bizi bekler eyvallah dersin olur biter Güzel günler bizi bekler eyvallah dersin geçer gider Biraksam kendimi söyle oh ne rahat Buda geçer gülüm yasamana bak Alinacak dersler var sorulacak sorular Buda geçer gülüm bizden bu kadar |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
![]() |
Bir Bilsen
Beni düşündürsen Dalmadan derinlere Güldürsen ha ha ha ha! Sen buraya gelsen Bir kere versen Yanağından buseyi ha ha ha! İşte yeni bir gün daha aklımdasın tatlım Kaf dağında neler oldu görürsem anlatırım Rüzgarda saçların Sürme oldu sürüldü Üzdü mü seni o! Mükemmel bir yaşta Bana bağlanma Unutma biri var o! Yanlışlıkla ona Adımla seslendin mi? Kıskanmıştır o! İşte yeni bir gün daha aklımdasın tatlım Kaf dağında neler oldu görürsem anlatırım Beni düşündürsen Dalmadan derinlere Güldürsen ha ha ha ha! Sen buraya gelsen Bir kere versen Yanağından buseyi ha ha ha! Beni düşündürsen Dalmadan derinlere Güldürsen ha ha ha ha! |
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
![]() |
Bu Ne Biçim Hikaye Böyle
Bu ne biçim hikaye böyle hasta mısın nesin bana söyle Gel gidelim güneylere yenilenip dinlenmeye Deliyim ben aslında senin gibisin sevmekle deli Basarisiz olduysan oldun yikma kendini zaten yorgunsun Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin Ya vazgeçer unutursun yada yolun açık olsun hadi Bu felek kimine kavun kimine kelek yedirdi Sevinip de şımarınca sana derhal bildirildi tabi Nerde hani o canim gözler hani nerde verdigin sözler Boğuldum ben gözyaşına elimi tutan el nerde Sorarim kendi kendime elimi tutan el nerde hani |
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
![]() |
Dünya Bu Dünya
Dünya bu dünya Ağlatırken güldürür Rüya bu rüya Kim görür kim gördürür Dünyaya bak doya doya seyret Hayretteyim hayret Ne geçmiş var ne gelecek Dem bu demdir barışalım Hayaller kurup eğlenerek Dem bu demdir buluşalım Dünya bu dünya Boşa sıkma canını Dünya bu dünya Satmışım anasını Dünyaya bak doya doya seyret Hayretteyim hayret Ne geçmiş var ne gelecek Dem bu demdir barışalım Hayaller kurup eğlenerek Dem bu demdir buluşalım |
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
![]() |
Hamak
Benim halim işte böyle Söyle bana ne oluyor Şarkılar da zaten öyle Kolay kolay gelmiyor Bir tuhaf bunalım bu egom ağlar Bilirim beyhudedir bu itiraflar Duvarlardaki sloganlar Reklamlara dönüştü Randımanlı gitmiyor işler Eskiden olduğu gibi Şu garip halim sonunda Buralara benzedi Ne yapsam ne yapsam Bir hamak alıp sallansam Kurtulur muyum bunalımdan Hamakta sallansam Ne kadar enteresan! Benim halim işte böyle Söyle bana ne oluyor Şarkılar da zaten öyle Kolay kolay gelmiyor Sanki bir şeyler olmuyor Tam şeklini almıyor Randımanlı gitmiyor işler Eskiden olduğu gibi Şu garip halim sonunda Buralara benzedi Ne yapsam ne yapsam Bir hamak alıp sallansam Kurtulur muyum bunalımdan Hamakta sallansam Ne kadar enteresan! |
|
|
|
|
|
#10 (permalink) |
![]() |
Herşey Çok Güzel Olacak
Bir zamanlar fırtınalar estirirdim Eskisi gibi değilim şimdi değiştim Kumarım yoktur kavga etmem Her gece barlara gitmem Ne bileyim ben Ah ne bileyim ben Bir kuş kanatlanır şu gönlümden Çırpınır çırpınır da uçamaz Gene bir davet çıkarsa senden Dönerim bilirsin aşığım Aşıklar kaçamaz Aşıklar kaçamaz İnsan olmak yetmez Yetmiyor zaten Süpermen süpermen Olmak lazım bazen Nasıl da yeniden aşık oldum ben Bu sevda bambaşka avare eden Ne bileyim ben Şimdi benim adım ne olur ne olmaz Bu işler artık bana inan ki koymaz Birinde az muhabbet birinde naz Sende ne var bende biraz Ne bileyim ben Ah ne bileyim ben |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Malt Şarkı Sözleri | ●MIПΣЯVΛ● | Yerli Şarkı Sözleri | 13 | 28-07-2007 14:40 |
| ¤¤¤¤endört Şarkı Sözleri | ●MIПΣЯVΛ● | Yerli Şarkı Sözleri | 1 | 16-06-2007 12:59 |
| Aşka Dair En Güzel Şarkı Sözleri | O'NEAL | Yerli Şarkı Sözleri | 116 | 05-02-2007 20:43 |
| Nev Şarkı Sözleri | ..::JaNeR::.. | Yerli Şarkı Sözleri | 0 | 26-01-2007 18:45 |
| Baha Şarkı Sözleri | safakbrs | Yerli Şarkı Sözleri | 8 | 25-01-2007 18:42 |