![]() |
|
|||||||
| Türkçe Çeviri Yabancı şarkı sözlerinin Türkçe çevirileri.. |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
Apocalyptica - Life Burns we break our enemies with fear DÜŞMANLARIMIZI KORKUYLA YENİYORUZ and we've seen how the tears come around VE GÖZ YAŞLARININ NASIL AKTIĞINI GÖRDÜK we built our confidence on wasteland GÜVENİMİZİ MAHVOLMUŞLUK ÜZERİNE KURDUK we've seen how the walls come down DUVARLARIN NASIL DÜŞTÜĞÜNÜ GÖRDÜK life burns! HAYAT YANAR! Nakarat: [ a man dies like a butterfly BİR ADAM KELEBEK GİBİ ÖLÜR life burns from the touch of the reaper HAYAT BİÇENİN DOKUNUŞUYLA YANAR all things must pass HERŞEY GEÇMELİ one love is a crooked lie TEK AŞK SAHTE BİR YALANDIR the world lies in the hand of evil DÜNYA ŞEYTANIN ELLERİNDE YATAR and we pray it would last VE SÜRMESİ İÇİN DUA EDERİZ life burns! HAYAT YANAR! ] we have no sympathy for the lost souls KAYIP RUHLARA HİÇ SEMPATİMİZ YOK we've chosen the path of disgrace REZİLLİĞİN YOLUNU SEÇTİK we give this life to our children BU HAYATI ÇOCUKLARIMIZA VERİYORUZ and teach them to hate this place VE BU YERDEN NEFRET ETMEYİ ÖĞRETİYORUZ Nakarat a man dies like a butterfly BİR ADAM KELEBEK GİBİ ÖLÜR life burns from the touch of the reaper HAYAT BİÇENİN DOKUNUŞUYLA YANAR one love is a crooked lie TEK AŞK SAHTE BİR YALANDIR the world lies in the hand of evil X5 DÜNYA ŞEYTANIN ELLERİNDE YATAR Nakarat x2 life burns! x3 HAYAT YANAR Apocalyptica - Bittersweet I'm giving up the ghost of love Aşkın hayaletini bırakıyorum In the shadows cast on devotion Sadakatin üzerine düşen gölgelere She is the one that I adore Taptığım kişi o Creed of my silent suffocation Sessiz boğuluşumun inancı Break this bittersweet spell on me Üzerimdeki hem iyi hem de kötü olan büyüyü boz Lost in the arms of destiny Kaderin kollarında kaybolan Bittersweet (Hem iyi hem de kötü I won't give up Pes etmeyeceğim I'm possessed by her Ele geçirildim onun tarafından I'm wearing a cross Bir haç giyiyorum She's turning to my god O benim İlah’ım oluyor Break this bittersweet spell on me Üzerimdeki hem iyi hem de kötü olan büyüyü boz Lost in the arms of destiny Kaderin kollarıda kaybolan Break this bittersweet spell on me Üzerimdeki hem iyi hem de kötü olan büyüyü boz Lost in the arms of destiny Kaderin kollarıda kaybolan Bittersweet Hem iyi hem de kötü I want you Seni istiyorum [I'm only wanting you] Sadece seni istiyorum And I need you Ve sana ihtiyacım var [I'm only needing you] Sadece sana ihtiyacım var Break this bittersweet spell on me Üzerimdeki hem iyi hem de kötü olan büyüyü boz Lost in the arms of destiny Kaderin kollarıda kaybolan Break this bittersweet spell on me Üzerimdeki hem iyi hem de kötü olan büyüyü boz Lost in the arms of destiny Kaderin kollarıda kaybolan Bittersweet Hem iyi hem de kötü Left To Die - Death Put your life into their hands Hayatını onların ellerine ver Die for someone else Başka biri için öl Now you're in the real world Şimdi gerçek dünyadasın Where pain and death are felt. Acının ve ölümün hissedildiği. The first blood shed does not seem real İlk akan kan gerçeğe benzemez. Reality is what you feel Gerçeklik hissettiklerindir Dropping to your knees you pray Dizüstü çökerek dua edersin God won't make this go away Tanrı bunu uzaklaştırmayacak You will not return alive - Left to die Canlı olarak dönmeyeceksin- Ölüme terk edildin Suffering until the end - Left to die Sona kadar acı çekiyorsun- Ölüme terk edildin Time stands still as you pass away Sen ölürken zaman durur No more tomorrow this is your last day Artık yarın yok bu senin son günün On this fucking earth Bu kahrolası dünyada Bodies fall onto the ground Cesetler zemin üzerine düşer Blood flies through the air Kan havada süzülür Shredded victims lie in pain Parçalanmış kurbanlar acı içinde yatar Death is never fair Ölüm asla adil değildir Legs blown off all hope is lost Dizler büküldü bütün umutlar yok oldu A human life is what it cost Mâl olduğu şey bir insan hayatı Others follow close behind Diğerleri arkada yakından takip ederler A real adventure they will find Gerçek bir macera bulacaklar You will not return alive - Left to die Canlı olarak dönmeyeceksin- Ölüme terkedildin Suffering until the end - Left to die Sona kadar acı çekiyorsun - Ölüme terkedildin Bury Me Deep Inside Your Heart - HIM Let me wake up in your arms kollarında uyanmama izin ver Hear you say it's not alright işlerin yolunda olmadığını söylemeni duymama Let me be self dead and gone bu dünyadan gitmeme izin ver So far away from life hayattan çok uzağa Close my eyes gözlerimi kapa Hold me tight beni sıkıca tut And bury me deep inside your heart ve beni kalbinin derinliklerine göm All I ever wanted was you my love tek istediğim sendin aşkım You...all I ever wanted is you my love sen...tek istediğim sendin aşkım Your're all I ever wanted just you tek istediğim sendin sadece sen Let me never see the sun bırak bir daha asla güneşi görmeyeyim And never see your smile ve gülüşünü de Let us be so dead and so gone ölü ve gitmiş olmamıza izin ver So far away from life hayattan çok uzakta Just close my eyes sadece gözlerimi kapa Hold me tight beni sıkıca sar And bury me deep inside your heart ve beni kalbinin derinliklerine göm All I ever wanted was you my love tek istediğim sendin aşkım You...all I ever wanted is you my love sen...tek istediğim sendin aşkım You're all I ever wanted you oh my love tek istediğim sendin aşkım You're all I ever wanted you my love tek istediğim sendin sen aşkım That's the way it's always been bu her zaman böyle olmuştur My heart stops beating only for you Baby kalbim atmayı sadece senin için bırakır bebeğim Only for your loving sadece aşkın için All I ever wanted was you my love tek istediğim sendin aşkım You...all I ever wanted is you my love sen...tek istediğim sendin aşkım You're all I ever wanted you oh my love tek istediğim sendin aşkım You're all I ever wanted you my love tek istediğim sendin sen aşkımFuneral Of Hearts - HIM Love's the funeral of hearts aşk kalplerin cenaze törenidir And an ode for cruelty ve zulüm için bir gazel When angels cry blood melekler kan ağladığında On flowers of evil in bloom açmakta olan şeytanın çiçeklerine The funeral of hearts kalplerin cenaze töreni And a plea for mercy ve merhamet için yakarış When love is a gun aşk bir silah olduğunda Separating me from you beni senden ayıran She was the sun o bir güneşti Shining upon The tomb of your hopes and dreams ümitlerinin ve hayallerinin kabrinin üzerinde parlayan so frail çok narin He was the moon o aydı Painting you With it's glow sıcaklığıyla seni boyayan so vulnerable and pale kolay incinebilir ve soluk She was the wind o rüzgardı carrying in All the troubles and fears here for years tried to forget içinde yıllardır unutulmaya çalışılmış bütün belaları ve korkuları taşıyan He was the fire o bir yangındı restless and wild huzursuz ve vahşi And you were like a moth to that flame ve sen bu ateşe bir pervane gibiydin Love's the funeral of hearts aşk kalplerin cenaze törenidir And an ode for cruelty ve zulüm için bir gazel When angels cry blood melekler kan ağladığında On flowers of evil in bloom açmakta olan şeytanın çiçeklerine The funeral of hearts kalplerin cenaze töreni And a plea for mercy ve merhamet için yakarış When love is a gun aşk bir silah olduğunda Separating me from you beni senden ayıran The heretic seal beyond divine kutsallığın ardındaki dine ters düşen mühür Pray to god who's deaf and blind kör ve sağır olan Tanrı'ya dua ediyor The last night's the soul's on fire son gecede ruhlar yanıyor Three little words and a question why üç küçük kelime ve bir neden? sorusu Love's the funeral of hearts aşk kalplerin cenaze törenidir And an ode for cruelty ve zulüm için bir gazel When angels cry blood melekler kan ağladığında On flowers of evil in bloom açmakta olan şeytanın çiçeklerine The funeral of hearts kalplerin cenaze töreni And a plea for mercy ve merhamet için yakarış When love is a gun aşk bir silah olduğunda Separating me from you beni senden ayıran Love You Like I Do - HIM On my heart I'll bear the shame kalbimde bu utancı taşıyacağım No prayer can ease the pain hiçbir dua acıyı hafifletemez No one will love you hiç kimse seni sevmeyecek No one will love you the way I do hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek No one will love you hiç kimse seni sevmeyecek Love you like I do benim sevdiğim gibi And there's no escape ve hiç kaçış yok Just countless mistakes sadece sayısız hata No one will love you hiç kimse seni sevmeyecek No one will love you the way I do hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek No one will love you hiç kimse seni sevmeyecek Love you like I do benim sevdiğim gibi It will never be the same asla aynı olmayacak Witness trust fade away güvenin yok oluşuna şahitlik et No one will love you hiçkimse seni sevmeyecek No one will love you the way I do hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek No one will love you hiçkimse seni sevmeyecek Love you like I do benim sevdiğim gibi No one will love you hiç kimse seni sevmeyecek No one will love you the way I do hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek No one will love you hiç kimse seni sevmeyecek Love you like I do benim sevdiğim gibi No one will love you hiç kimse seni sevmeyecek No one will love you the way I do hiçkimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek No one will love you hiç kimse seni sevmeyecek Love you like I do benim sevdiğim gibi Love you like I do x4 benim sevdiğim gibi Funeral Of Hearts - HIM Love's the funeral of hearts aşk kalplerin cenaze törenidir And an ode for cruelty ve zulüm için bir gazel When angels cry blood melekler kan ağladığında On flowers of evil in bloom açmakta olan şeytanın çiçeklerine The funeral of hearts kalplerin cenaze töreni And a plea for mercy ve merhamet için yakarış When love is a gun aşk bir silah olduğunda Separating me from you beni senden ayıran She was the sun o bir güneşti Shining upon The tomb of your hopes and dreams ümitlerinin ve hayallerinin kabrinin üzerinde parlayan so frail çok narin He was the moon o aydı Painting you With it's glow sıcaklığıyla seni boyayan so vulnerable and pale kolay incinebilir ve soluk She was the wind o rüzgardı carrying in All the troubles and fears here for years tried to forget içinde yıllardır unutulmaya çalışılmış bütün belaları ve korkuları taşıyan He was the fire o bir yangındı restless and wild huzursuz ve vahşi And you were like a moth to that flame ve sen bu ateşe bir pervane gibiydin Love's the funeral of hearts aşk kalplerin cenaze törenidir And an ode for cruelty ve zulüm için bir gazel When angels cry blood melekler kan ağladığında On flowers of evil in bloom açmakta olan şeytanın çiçeklerine The funeral of hearts kalplerin cenaze töreni And a plea for mercy ve merhamet için yakarış When love is a gun aşk bir silah olduğunda Separating me from you beni senden ayıran The heretic seal beyond divine kutsallığın ardındaki dine ters düşen mühür Pray to god who's deaf and blind kör ve sağır olan Tanrı'ya dua ediyor The last night's the soul's on fire son gecede ruhlar yanıyor Three little words and a question why üç küçük kelime ve bir neden? sorusu Love's the funeral of hearts aşk kalplerin cenaze törenidir And an ode for cruelty ve zulüm için bir gazel When angels cry blood melekler kan ağladığında On flowers of evil in bloom açmakta olan şeytanın çiçeklerine The funeral of hearts kalplerin cenaze töreni And a plea for mercy ve merhamet için yakarış When love is a gun aşk bir silah olduğunda Separating me from you beni senden ayıran Love You Like I Do - HIM On my heart I'll bear the shame kalbimde bu utancı taşıyacağım No prayer can ease the pain hiçbir dua acıyı hafifletemez No one will love you hiç kimse seni sevmeyecek No one will love you the way I do hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek No one will love you hiç kimse seni sevmeyecek Love you like I do benim sevdiğim gibi And there's no escape ve hiç kaçış yok Just countless mistakes sadece sayısız hata No one will love you hiç kimse seni sevmeyecek No one will love you the way I do hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek No one will love you hiç kimse seni sevmeyecek Love you like I do benim sevdiğim gibi It will never be the same asla aynı olmayacak Witness trust fade away güvenin yok oluşuna şahitlik et No one will love you hiçkimse seni sevmeyecek No one will love you the way I do hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek No one will love you hiçkimse seni sevmeyecek Love you like I do benim sevdiğim gibi No one will love you hiç kimse seni sevmeyecek No one will love you the way I do hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek No one will love you hiç kimse seni sevmeyecek Love you like I do benim sevdiğim gibi No one will love you hiç kimse seni sevmeyecek No one will love you the way I do hiçkimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek No one will love you hiç kimse seni sevmeyecek Love you like I do benim sevdiğim gibi Love you like I do x4 benim sevdiğim gibi The Sacrament - HIM I hear you breathe so far from me benden çok uzakta nefes aldığını duyuyorum I feel your touch so close and real dokunuşunu hissediyorum çok yakında ve gerçek And I know ve biliyorum ki My church is not of silver and gold kilisem gümüş ve altından değil It's glory lies beyond judgement of souls görkemi ruhların yargılanmasının ardında yatıyor The commandments are of consolation oh 10 emir avuntu taşır You know our sacred dream won't fail biliyorsun kutsal hayalimiz başarısız olmayacak The sanctuary tender and so frail kutsal yer hassas ve narin The sacrament of love aşkın ayini The sacrament of warmth is true içtenliğin ayini gerçektir The sacrament is you ayin sensin I hear you weep so far from me benden çok uzakta ağladığını duyuyorum I taste your tears like you're next to me gözyaşlarını sanki yanımdaymışsın gibi tattım And I know ve biliyorum ki That our prayers are not enough to give dualarımız vermek için yeterli değil Oh the ancient runes so deep and so dear Ah antik semboller çok derin ve değerli The revelation is our patron fear açığa vuruş bizim koruyucu korkumuzdur You know our sacred dream won't fail biliyorsun kutsal hayalimiz başarısız olmayacak The sanctuary tender and so frail kutsal yer hassas ve narin The sacrament of love aşkın ayini The sacrament of warmth is true içtenliğin ayini gerçektir The sacrament is you x5 ayin sensin You know our sacred dream won't fail biliyorsun kutsal hayalimiz başarısız olmayacak The sanctuary tender and so frail kutsal yer hassas ve narin The sacrament of love aşkın ayini The sacrament of warmth is true içtenliğin ayini gerçektir The sacrament is you ayin sensin Right Here In My Arms - HIM She is smiling like heaven is down on earth o cennet dünyaya inmiş gibi gülümsüyor Sun is shining so bright on her güneş onun üstünde çok parlak parlıyor And all her wishes have finally come true ve bütün dilekleri sonunda gerçekleşti And her heart is weeping. ve kalbi ağlıyor This happiness is killing her. bu mutluluk onu öldürüyor She'll be right here in my arms o tam burada kollarımda olacak So in Love öylesine aşık She'll be right here in these arms tam burada bu kolların arasında olacak She can't let go gitmesine izin veremez So hard she's trying çok çabalıyor But her heart won't turn to stone... oh no fakat kalbi taşa dönmeyecek.. oh hayır She keeps on crying ağlamaya devam ediyor But I won't leave her alone fakat onu yalnız bırakmayacağım She'll never be alone asla yalnız olmayacak She'll be right here in my arms o tam burada kollarımda olacak So in Love öylesine aşık She'll be right here in these arms tam burada bu kolların arasında olacak She can't let go gitmesine izin veremez When Love And Death Embrace - HIM I'm in love with you Sana aşığım And it's crushing my heart Ve bu kalbimi eziyor All I want is you Tek istediğim senin To take me into your arms Beni kollarının arasına alman When love and death embrace Aşk ve ölüm kucaklaştığı zaman I love you Seni seviyorum And you're crushing my heart Ve sen kalbimi eziyorsun I need you Sana ihtiyacım var Please take me into your arms Lütfen beni kollarının arasına al When love and death embrace Aşk ve ölüm kucaklaştığı zaman In Joy And Sorrow - HIM Oh girl we are the same oh kız biz aynıyız we are young and lost and so afraid biz genciz kayıbız ve çok korkuyoruz there's no cure for the pain acı için bir ilaç yok no shelter from the rain yağmurdan korunak yok All our prayers seem to fail tüm dualarımız işe yaramamış gibi gözüküyor In joy and sorrow my home's in your arms neşede ve kederde evim kollarının arasındadır in world so hollow bu bomboş dünyada it is breaking my heart bu kalbimi kırıyor In joy and sorrow my home's in your arms neşede ve kederde evim kollarının arasındadır in world so hollow bu bomboş dünyada it is breaking my heart bu kalbimi kırıyor Oh girl we are the same oh kız biz aynıyız we are strong and blessed and so brave güçlüyüz kutsanmışız ve çok cesuruz with souls to be saved kurtarılmayı bekleyen ruhumuzla and faith regained ve yeniden kazanılmış inançla all our tears wipe away tüm gözyaşlarımız silinip gitti In joy and sorrow my home's in your arms neşede ve kederde evim kollarının arasındadır in world so hollow bu bomboş dünyada It is breaking my heart bu kalbimi kırıyor In joy and sorrow my home's in your arms neşede ve kederde evim kollarının arasındadır in world so hollow bu bomboş dünyada it is breaking my heart bu kalbimi kırıyor Join Me In Death - HIM Baby join me in death ölümde bana katıl bebeğim Baby join me in death ölümde bana katıl bebeğim Baby join me in death ölümde bana katıl bebeğim We are so young biz çok gençiz our lives have just begun hayatlarımız daha yeni başladı but already we're considering escape from this world ama şimdiden bu dünyadan kaçmayı düşünüyoruz and we've waited for so long for this moment to come ve bu anın gelmesi için çok uzun zaman bekledik was so anxious to be together together in death ölümde birlikte olmak için çok arzuluyum Nakarat: [ Won't you die tonight for love bu gece aşk için ölmez misin Baby join me in death ölümde bana katıl bebeğim Won't you die ölmez misin Baby join me in death ölümde bana katıl bebeğim Won't you die tonight for love bu gece aşk için ölmez misin Baby join me in death ölümde bana katıl bebeğim ] This world is a cruel place bu dünya zalim bir yer and we're here only to lose ve biz sadece kaybetmek için buradayız so before live tears us apart let death bless me with you öyleyse yaşam bizi ayırmadan ölümün beni seninle kutsamasına izin ver Nakarat this live ain't worth living x4 bu hayat yaşamaya değmez Nakarat Baby join me in death ölümde bana katıl bebeğim Beautiful - HIM Just one look into your eyes sadece gözlerine bir bakış One look and I'm crying bir bakış ve ben ağlıyorum 'Cause you're so beautiful çünkü çok güzelsin Just one kiss and I'm alive sadece bir öpücük ve ben yaşıyorum One kiss and I'm ready to die bir öpücük ve ölmeye hazırım 'Cause you're so beautiful çünkü çok güzelsin Just one touch and I'm on fire sadece bir dokunuş ve ben yanıyorum One touch and I'm crying bir dokunuş ve ben ağlıyorum 'Cause you're so beautiful çünkü çok güzelsin Just one smile and I'm wild sadece bir gülüş ve ben vahşiyim One smile and I'm ready to die bir gülüş ve ölmeye hazırım 'Cause you're so beautiful çünkü çok güzesin Oh and you're so beautiful oh ve sen çok güzelsin My darling sevgilim Oh you're so beautiful oh çok güzelsin You're so beautiful sen çok güzelsin Oh my baby oh bebeğim You're so beautiful çok güzelsin And you're so beautiful ve sen çok güzelsin Oh my darling sevgilim Oh my baby bebeğim And you're so beautiful ve sen çok güzelsin Wicked Game - HIM the world was on fire no one could save me but you dünya yanıyordu kimse beni kurtaramazdı sen hariç strange what desire will make foolish people do arzunun aptal insanlara yaptıracakları tuhaf i'd never dreamed that i'd meet somebody like you senin gibi biriyle tanışacağımı hiç düşünmemiştim i'd never dreamed that i'd lose somebody like you senin gibi birini kaybedeceğimi hiç düşünmemiştim no i don't wanna fall in love hayır aşık olmak istemiyorum (this world is always gonna break your heart) (bu dünya her zaman kalbini kıracak) no i don't wanna fall in love hayır aşık olmak istemiyorum (this world is always gonna break your heart) (bu dünya her zaman kalbini kıracak) with you seninle what a wicked game to play oynamak için ne kadar kötü bir oyun to make me feel this way böyle hissetmemi sağlaman what a wicked thing to do yapmak için ne kadar kötü bir şey to let me dream of you seni hayal etmeme izin vermen what a wicked thing to say söylemek için ne kadar kötü bir şey you never felt this way asla böyle hissetmediğin what a wicked thing you do yaptığın ne kadar kötü bir şey to make me dream of you seni hayal etmemi sağlaman no i don't wanna fall in love hayır aşık olmak isytemiyorum (this world is always gonna break your heart) (bu dünya her zaman kalbini kıracak) no i don't wanna fall in love hayır aşık olmak istemiyorum (this world is always gonna break your heart) (bu dünya her zaman kalbini kıracak) with you seninle the world was on fire no one could save me but you dünya yanıyordu kimse beni kurtaramazdı sen hariç strange what desire will make foolish people do arzunun aptal insanlara yaptıracakları tuhaf i'd never dreamed that i'd love somebody like you senin gibi birini seveceğimi hiç düşünmemiştim i'd never dreamed that i'd lose somebody like you senin gibi birini kaybedeceğimi hiç düşünmemiştim now i wanna fall in love şimdi aşık olmak istiyorum (this world is always gonna break your heart) (bu dünya herzaman kalbini kıracak) now i wanna fall in love şimdi aşık olmak istiyorum (this world is always gonna break your heart) (bu dünya herzaman kalbini kıracak) with you seninle nobody loves no-one kimse kimseyi sevmiyor Razorblade Kiss - HIM I taste death in every kiss we share Paylaştığımız her öpücükte ölümü tadıyorum Every sundown seems to be the last we have Her güneş batışı yaşadığımız sonuncuymuş gibi görünüyor Your breath on my skin has the scent of our end Tenimdeki nefesinde sonumuzun kokusu var I'm drunk on your tears baby can't you see it's hurting Gözyaşlarınla sarhoş oldum bebeğim görmüyormusun bu acıtıyor Mmhhh mmmhhhh Every time we touch we get closer to heaven Her dokunuşumuzda cennete daha da yaklaşıyoruz And at every sunrise our sins are forgiven Ve her güneş doğuşunda günahlarımız bağışlanıyor Uh uh Ah ah You on my skin this must be the end Sen tenimdesin bu sonumuz olmalı The only way you can love me is to hurt me again Beni sevebilmenin tek yolu beni tekrer incitmen And again and again and again Ve tekrar ve tekrar ve tekrar Nakarat : [ Your love is a razorblade kiss Aşkın bir traş bıçağı öpücüğü Sweetest is the taste from your lips En tatlı olan dudaklarının tadı ] x2 Oh the taste from your lips my Darling Oh dudaklarının tadı sevgilim Taste from your lips oh my Love Dudaklarının tadı aşkım Only inside I'm free Sadece içerde özgürüm I'm tired of waiting Beklemekten yoruldum You've got to let me dream Hayal etmeme izin vermelisin Inside Baby İçeriyi bebeğim I'm not afraid to feel Hisetmekten korkmuyorum I want you to love me Beni sevemeni istiyorum Cause you are the one x3 Çünkü sen O'sun Nakarat Hallowed Be Thy Name - Iron Maiden I'm waiting in my cold cell when the bell begins to chime bekliyorum soğuk hücremde çan çalmaya başlarken Reflecting on my past life and it doesn't have much time geçmişim hakkında derin düşünerek ve yok fazla zamanım Cos at 5 o'clock they take me to the Gallows Pole çünkü saat 5'te darağacına götürecekler beni The sands of time for me are running low zamanın kumları benim için azalıyor şimdi When the priest comes to read me the last rites okumaya geldiğinde papaz son ayini I take a look through the bars at the last sights parmaklıkların ardından bakıyorum son manzaraları Of a world that has gone very wrong for me benim için çok ters giden bir yaşamın Can it be there's some sort of error böyle bir hata varolabilir mi Hard to stop the surmounting terror zordur durdurmak bu yokedici terörü Is it really the end not some crazy dream çılgın bir rüya değil gerçek bir son mu bu Somebody please tell me that I'm dreaming lütfen rüya gördüğümü söylesin birisi It's not so easy to stop from screaming çok kolay değil durdurmak çığlığı But words escape me when I try to speak ama konuşmayı denediğimde kaçıyor kelimeler benden Tears they flow but why am I crying bu dökülenler gözyaşı ama neden ağlıyorum After all I am not afraid of dying hepsinin sonunda korkmuyorum ölmekten Don't believe that there is never an end inanma asla bir son olmadığına As the guards march me out to the courtyard gardiyanlar götürürken beni bahçeye Someone calls from a cell "God be with you" birisi hücreden sesleniyor "Tanrı olsun seninle" If there's a God then why has he let me die? eğer varsa bir tanrı neden ölmeme izin verdi? As I walk all my life drifts before me yürürken tüm hayatım ardımda sürükleniyor And though the end is near I'm not sorry üzülmüyorum son yanıbaşımda olmasına rağmen Catch my soul cos it's willing to fly away yakala ruhumu çünkü o uçup gitmeye hevesli Mark my words please believe my soul lives on inanın ruhumun yaşayacağına dinleyin sözlerimi Please don't worry now that I have gone lütfen üzülmeyin gittiğim için şimdi I've gone beyond to see the truth görmeye gidiyorum gerçeğin ötesini When you know that your time is close at hand sizinde zamanınız yaklaştığında maybe then you'll begin to understand belki de o zaman başlayacaksınız anlamaya Life down there is just a strange illusion oradaki hayat sadece garip bir yanılsama Yeah yeah yeah Hallowed be thy name evet evet evet senin adın kutsansın Yeah yeah yeah Hallowed be thy name evet evet evet senin adın kutsansın2 A.M. - Iron Maiden I get in from work at 2 a.m. İşten saat 2'de çıkarım and sit down with a beer Ve bir birayla otururum Turn on late night TV. Gece TV'sini açar and then wonder why I'm here neden burada olduğumu düşünürüm It's meaningless and trivial Anlamsız ve önemsiz and it washes over me sadece beni de alıp götürür And once again I wonder ve tekrar merak ederim is this all there is for me Benim için olanların hepsi bu mu? NAKARAT Here I am again Yine buradayım Look at me again Bana bak yine Here I am again Yine buradayım On my own Kendi başıma Trying hard to see Görmek için çabalıyorum What there is for me Benim için burada olanları Here I am again Buradayım yine On my own Kendi başıma Life seems so pathetic Hayat beş para etmez görünüyor I wish I could leave it all behind Keşke hepsini geride bırakabilseydm This canvas chair this bed Bu sandalye bu yatak these walls that fall in on my mind aklıma düşen bu duvarlar Hold on for something better Daha iyisi için bekle that just drags you through the dirt seni pisliğe sürükleyecek için Do you just let go or carry on and try to take the hurt Bırakıyor musun yoksa devam edip acıya dayanmaya mı çalışıyorsun NAKARAT My December - Linkin Park This is my December Benim Aralık ayım This is my time of the year Yılın en sevdiğim zamanı This is my December Bu benim aralık ayım This is all so clear Bu oldukça net This is my December Bu benim aralık ayım This is my snow covered home Bu benim karla kaplı yuvam This is my December Bu benim aralık ayım This is me alone Bu yalnızca benim And I Ve ben.. Just wish that I didn't feel Like there was something I missed Bir şeyleri özlediğimi hissetmiyor olmak isterdim And I Ve ben.. Take back all the things I said To make you feel like that Böyle hissetmene yol açan tüm sözlerimi geri alıyorum And I Ve ben.. Just wish that I didn't feel Like there was something I missed Bir şeyleri özlediğimi hissetmiyor olmak isterdim And I Ve ben.. Take back all the things I said to you Sana söylediğim tüm sözleri geri alıyorum And I give it all away Ve her şeyden vazgeçiyorum Just to have somewhere to go to Sadece gidecek bir yerimin olması için Give it all away Her şeyden vazgeçiyorum To have someone to come home to Eve gelmeme sebep olacak birine sahip olmak için This is my December Bu benim aralık ayım These are my snow covered dreams Bunlar benim karla kaplı hayallerim This is me pretending Bu benim rol yapışım This is all I need Bu tek ihtiyacım olan şey And I Ve ben.. Just wish that I didn't feel Like there was something I missed Bir şeyleri özlediğimi hissetmiyor olmak isterdim And I Ve ben.. Take back all the things I said To make you feel like that Böyle hissetmene yol açan tüm sözlerimi geri alıyorum And I Ve ben.. Just wish that I didn't feel Like there was something I missed Bir şeyleri özlediğimi hissetmiyor olmak isterdim And I Ve ben.. Take back all the things I said to you Sana söylediğim tüm sözleri geri alıyorum And I give it all away Ve her şeyden vazgeçiyorum Just to have somewhere to go to Sadece gidecek bir yerimin olması için Give it all away Her şeyden vazgeçiyorum To have someone to come home to Eve gelmeme sebep olacak birine sahip olmak için This is my December Bu benim Aralık ayım This is my time of the year Yılın en sevdiğim zamanı This is my December Bu benim aralık ayım This is all so clear Bu oldukça net And I give it all away Ve her şeyden vazgeçiyorum Just to have somewhere to go to Sadece gidecek bir yerimin olması için Give it all away Her şeyden vazgeçiyorum To have someone to come home to Eve gelmeme sebep olacak birine sahip olmak için Papercut - Linkin Park Why does it feel like night today? Neden geceymiş gibi geliyor bugün? Something in here's not right today Burada bir şey yolunda değil bugün Why am I so uptight today? Neden çok telaşlıyım bugün? Paranoia's all I got left Bana tek kalan şey paranoya I don't know what stressed me first Beni ilk streslendiren neydi bilmiyorum Or how the pressure was fed but Yada baskının nasıl beslendiğini ama I know just what it feels like Sadece ne hissettirdiğini biliyorum To have a voice in the back of my head Kafamın akalarında bir sese sahip olmanın It's like a face that I hold inside O içimde tuttuğum bir yüz gibi A face that awakes when I close my eyes Gözlerimi kapadığımda uyanan bir yüz A face watches every time I lie Her uzanışımda izleyen bir yüz A face that laughs every time I fall Her düşüşümde gülen bir yüz (And watches everything) (Ve her şeyi izleyen) So I know that when it's time to sink or swim Bu yüzden biliyorum ki yüzme ya da batma zamanı geldiğinde That the face inside is hearing me right underneath my skin Bu içerdeki yüz beni duyuyor tam derimin altından Nakarat: [ It's like I'm paranoid lookin' over my back Sanki arkasına bakıp duran bir paranoyak gibiyim It's like a whirlwind inside of my head Bu kafamın içinde bir kasırga gibi It's like I can't stop what I'm hearing within İçimdeki sesi duymayı engelleyemiyorum gibi It's like the face inside is right beneath my skin İçimdeki yüz tam derimin altında gibi ] I know I've got a face in me Biliyorum içimde bir yüz var Points out all my mistakes to me Bana bütün hatalarımı belirtiyor You've got a face on the inside too and Senin de içinde bir yüz var ve Your paranoia's probably worse Senin paranoyaların muhtemelen daha beter I don't know what set me off first but I know what I can't stand Beni ilk etkileyeni bilmiyorum ama neye dayanamadığımı biliyorum Everybody acts like the fact of the matter is Herkes işin gerçeğindeymiş gibi davranıyor I can't add up to what you can but Ne yapabileceğini anlayamıyorum ama Everybody has a face that they hold inside Herkesin içinde tuttuğu bir yüz var A face that awakes when I close my eyes Gözlerimi kapadığımda uyanan bir yüz A face watches every time they lie Her uzanışlarında izleyen bir yüz A face that laughs every time they fall Her düşüşlerinde gülen bir yüz (And watches everything) (Ve her şeyi izleyen) So you know that when it's time to sink or swim Bu yüzden bilirsin ki yüzme ya da batma zamanı geldiğinde That the face inside is watching you too right inside your skin Bu içerdeki yüz seni de izliyor tam derinin içinden Nakarat x2 The face inside is right beneath your skin Bir yüz içerdedir tam derinin altında The sun goes down Güneş batıyor I feel the light betray me Işığın bana ihanetini hissediyorum Nakarat x2 It's like I can't stop what I'm hearing within x2 İçerdeki sesi duymayı engelleyemiyorum gibi It's like the face inside is right beneath my skin İçimdeki yüz tam derimin altında gibi She Shines - Linkin Park She shines like a flower In my head O kafamda bir çiçek gibi parlar Everybody Wants to pick her head Herkes onu koparmak ister She said she loved me And lied to me O beni sevdiğini söyledi ve bana yalan söyledi She was by the river And lied to me O nehirin yanındaydı ve bana yalan söyledi She shines like a flower In my head O kafamda bir çiçek gibi parlar Everybody Wants her in their bed Herkes onu kendi yatağında ister She said she loved you And lied to you O seni sevdiğini söyledi ve sana yalan söyledi She was by the river And lied to you O nehrin yanındaydı ve sana yalan söyledi So eager Öyle istekli ki So eager Öyle istekli ki So eager öyle istekli ki Nakarat So eager ... öyle istekli ki Nakarat So eager... öyle istekli ki The Down Syndrome - Linkin Park People turn around people let you down insanlar etrafında dolanır seni hayal kırıklığına uğratır Anywhere you go anyone you see Gittiğin her yer gördüğün herkes It's real Gerçektir It's up to you to make it happen Olmasını sağlamak sana bağlı It's up to you to make it real Gerçekleştirmek sana bağlı Nakarat x 2 [ And you know how it feels Ve nasıl hissettirdiğini bilirsin To bleed some Biraz kanamanın To need some Biraz ihtiyac duymanın ] Tell me what you know Bana ne bildiğini söyle Tell me how you feel Bana nasıl hissettiğini söyle It doesn't matter when you're down Düştüğünde bir önemi kalmaz. When you look at me with your eyes Bana ne zaman gözlerinle baksan That smile on your face it seems happy Yüzündeki bu gülüş mutlu görünür. Are you happy? Mutlu musun? Yeah Yeah Evet Evet Nakarat x 2 From The Inside - Linkin Park I don't know who to trust no surprise Bilmiyorum kime güveneceğimi şaşırmadan [Everyone feels so far away from me] [Herkes benden uzaktaymış gibi geliyor] Heavy thoughts sift through dust and the lies Ağır düşünceler tozu ve yalanları gözden geçiriyor Trying not to break but I'm so tired of this deceit Kırılmamaya çalışıyorum ama çok yoruldum bu yalancılıktan Everytime I try to make myself get back upon my feet Ne zaman kendimi yeniden ayaklarımın üzerinde durdurmaya çalışsam All I ever think about is this Üzerinde tüm düşündüğüm bu All the tiring time between Aradaki tüm yorucu zaman And how trying to put my trust in you just takes so much out of me Ve güvenimi sana vermeye çalışmanın benden ne çok şey götürdüğünü I take everything from the inside and throw it all away İçeriden her şeyi alıyorum ve hepsini fırlatıp atıyorum 'Cause I swear for the last time I won't trust myself with you Çünkü senin hakkında kendime güvenmeyeceğime son kez yemin ediyorum Tension is building inside steadily Gerginlik içimde sürekli kuruluyor [everyone feels so far away from me] [Herkes benden uzaktaymış gibi geliyor] Heavy thoughts forcing their way out of me Ağır düşünceler yollarını benden uzaklaşmaya zorluyorlar Trying not to break but I'm so tired of this deceit Kırılmamaya çalışıyorum ama çok yoruldum bu yalancılıktan Everytime I try to make myself get back up on my feet Ne zaman kendimi yeniden ayaklarımın üzerinde durdurmaya çalışsam All I ever think about is this Üzerinde tüm düşündüğüm bu All the tiring time between Aradaki tüm yorucu zaman And how trying to put my trust in you just takes so much out of me Ve güvenimi sana vermeye çalışmanın benden ne çok şey götürdüğünü I take everything from the inside and throw it all away İçeriden her şeyi alıyorum ve hepsini fırlatıp atıyorum 'Cause I swear for the last time I won't trust myself with you Çünkü senin hakkında kendime güvenmeyeceğime son kez yemin ediyorum I won't waste myself on you Kendimi seninle harcamayacağım You Seninle You Seninle Waste myself on you Kendimi seninle harcamayacağım You Seninle You Seninle I'll take everything from the inside and throw it all away İçeriden her şeyi alacağım ve hepsini atacağım 'Cause I swear for the last time I won't trust myself with you Çünkü senin hakkında kendime güvenmeyeceğime son kez yemin ediyorum I Take everything from the inside and just throw it all away İçeriden her şeyi alıyorum ve hepsini fırlatıp atıyorum 'Cause I swear for the last time I won't trust myself with you Çünkü senin hakkında kendime güvenmeyeceğime son kez yemin ediyorum You Sen You Sen Faint - Linkin Park I am a little bit of loneliness a little bit of disregard ben biraz yalnızlığım birazcık da aldırmazlık Handful of complaints avuç dolusu şikayetim but I can help the fact that everybody can see these scars ama herkesin bu yaraları görebileceği gerçeğine katlanabilirim I am What I want you to want what I want you to feel ben istemeni istediğim şeyim hissetmeni istediğim şeyim But it's like no matter what I do ama sanki ne yaparsam yapayım I can't convince you to just believe this is real seni bunun doğruluğuna inandıramıyorum So I let go watching you turn your back like you always do bu yüzdem salıverdim seni izleyerek her zaman yaptığın gibi arkanı dön Face away and pretend that I'm not yüzünü kaçır ve ben yokmuşum gibi davran But I'll be here 'cause you want what I've got ama burada olacağım çünkü bende olanı istiyorsun I can't feel the way I did before eskisi gibi hissedemiyorum Don't turn your back on me bana sırtını dönme I won't be ignored ihmal edilmeyeceğim Time won't heal this damage anymore zaman artık bu yaraları iyileştiremeyecek Don't turn your back on me bana sırtını dönme I won't be ignored ihmal edilmeyeceğim I am a little bit insecure a little unconfident ben biraz güvensizim biraz da emin değilim 'Cause you don't understand I do what I can çünkü yapabileceğimi yaptığımı anlamıyorsun but sometimes I don't make sense ama bazen mantıksız davranıyorum I say what you never wanna say but I've never had a doubt asla söylemek istemediklerini söylüyorum ama hiç şüphem yok It's like no matter what I do sanki ne yaparsam yapayım I can't convince you for once just to hear me out seni sözümü bir kez dinlemen için ikna edemiyorum So I let go watching you turn your back like you always do bu yüzdem salıverdim seni izleyerek herzaman yaptığın gibi arkanı dön Face away and pretend that I'm not yüzünü kaçır ve ben yokmuşum gibi davran But I'll be here 'cause you want what I've got ama burada olacağım çünkü bende olanı istiyorsun I can't feel the way I did before eskisi gibi hissedemiyorum Don't turn your back on me bana sırtını dönme I won't be ignored ihmal edilmeyeceğim Time won't heal this damage anymore zaman artık bu yaraları iyileştiremeyecek Don't turn your back on me bana sırtını dönme I won't be ignored ihmal edilmeyeceğim Now şimdi Hear me out now duy beni şimdi You're gonna listen to me like it or not beni dinleyeceksin sevsen de sevmesen de Right now şu anda Hear me out now duy beni şimdi You're gonna listen to me like it or not beni dinleyeceksin sevsen de sevmesen de Right now şu anda I can't feel the way I did before eskisi gibi hissedemiyorum Don't turn your back on me bana sırtını dönme I won't be ignored ihmal edilmeyeceğim Time won't heal this damage anymore zaman artık bu yaraları iyileştiremeyecek Don't turn your back on me bana sırtını dönme I won't be ignored ihmal edilmeyeceğim Don't Stay - Linkin Park Sometimes I need to remember just to breathe Bazen nefes almayı hatırlamaya ihtiyaç duyuyorum Sometimes I need you to stay away from me Bazen benden uzak durmana ihtiyaç duyuyorum Sometimes I’m in disbelief I didn’t know Bazen bilmediğim bir inanmayış içindeyim Somehow I need you to go Hernasılsa gitmene ihtiyac duyuyorum Nakarat: [ Don’t stay Kalma Forget our memories Unut hatıralarımızı Forget our possibilities Unut imkanlarımızı What you were changing me into Beni neye dönüştürdüğünü Just give me myself back and Beni kendime bırak tekrar ve Don’t stay Kalma Forget our memories Unut hatıralarımızı Forget our possibilities Unut imkanlarımızı Take all your faithlessness with you Tüm inançsızlığını yanına al Just give me myself back and Beni kendime bırak tekrar ve Don’t stay Kalma ] Sometimes I feel like I trusted you too well Bazen sana ço fazla güvendiğimi hissediyorum Sometimes I just feel like screaming at myself Bazen kendime bağırıyormuşum gibi hissediyorum Sometimes I’m in disbelief I didn’t know Bazen bilmediğim bir inanmayış içindeyim Somehow I need to be alone Hernasılsa yalnız kalmaya ihtiyaç duyuyorum Nakarat I don’t need you anymore I don’t want to be ignored Sana daha fazla ihtiyacım yok boş verilmiş olmak istemiyorum I don’t need one more day of you wasting me away Birgün daha beni eritip bitirmene ihtiyacım yok I don’t need you anymore I don’t want to be ignored Sana daha fazla ihtiyacım yok boş verilmiş olmak istemiyorum I don’t need one more day of you wasting me away Birgün daha beni eritip bitirmene ihtiyacım yok With no apologies Özürsüzce Nakarat Points Of Authority - Linkin Park İlk kısım: Forfeit the game before somebody else Oyundan çekil birileri Takes you out of the frame puts your name to shame Seni resimden çıkartıp ismini utandırmadan önce Cover up your face you can't run the race Yüzünü ört yarışı yürütemezsin The pace is too fast you just won't last Hız çok fazla sonunu getiremezsin You love the way I look at you Sana bakış şeklimi seviyorsun While taking pleasure in the awful things you put me through Zevk alırken beni korkunç şeylerin içine sokuyorsun You take away if I give in Teslim olsam alıp götürürsün My life My pride is broken Hayatım ve gururum kırıldı Nakarat: [ You like to think you're never wrong Asla yanılmadığını düşünmeyi seviyorsun You want to act like you're someone Önemli biriymiş gibi davranmayı seviyorsun You want someone to hurt like you Birisinin senin gibi acı çekmesini istiyorsun You want to share what you've been through Yaşadıklarını paylaşmak istiyorsun (You live what you learn) (Öğrendiğin şeyleri yaşarsın) ] You love the things I say I'll do Yapacağımı söylediğim şeyleri seviyorsun The way I'll hurt myself again just to get back at you Sadece sana geri dönmek için kendime acı çektirişimi You take away when I give in Teslim olsam alıp götürürsün My life My pride is broken Hayatım ve gururum kırıldı Nakarat İlk kısım x2 Nakarat x2 One Step Closer - Linkin Park I cannot take this anymore artık buna dayanamıyorum I'm saying everything I've said before daha önce söylediğim şeyleri söylüyorum All these words they make no sense bütün bu sözler anlam ifade etmiyor I find bliss in ignorance cahillikte saadet buluyorum Less I hear the less you'll say ne kadar az duyarsam o kadar az söyleyeceksin But you'll find that out anyway ama nasıl olsa sen onu keşfedeceksin Just like before... her zamanki gibi Everything you say to me bana söylediğin her şey Takes me one step closer to the edge beni bıçak ağzına bir adım yaklaştırır And I'm about to break ve parçalanmak üzereyim I need a little room to breathe nefes almak için biraz boşluğa ihtiyacım var Cause I'm one step closer to the edge çünkü bıçak ağzına bir adım daha yakınım And I'm about to break ve parçalanmak üzereyim I find the answers aren't so clear açık olmayan cevaplar buluyorum Wish I could find a way to disappear yok olmak için bir yol bulmayı diliyorum All these thoughts they make no sense bütün bu düşünceler anlam ifade etmiyor I find bliss in ignorance cahillikte saadet buluyorum Nothing seems to go away hiçbir şey gidecek gibi görünmüyor Over and over again yeniden ve tekrardan shut up when I'm talking to you seninle konuştuğumda çeneni kapa Easier To Run - Linkin Park NAKARAT : [ It’s easier to run KAÇMAK DAHA KOLAY Replacing this pain with something numb BU ACIYI UYUŞMUŞ BİR ŞEYLE DEĞİŞTİREREK It’s so much easier to go GİTMEK ÇOK DAHA KOLAY Than face all this pain here all alone TÜM BU ACIYLA BURADA TEK BAŞIMA YÜZLEŞMEKTEN ] Something has been taken from deep inside of me İÇİMDE DERİNLERDEN BİR ŞEYLER ALINDI The secret I’ve kept locked away no one can ever see KİLİTLİ TUTTUĞUM KİMSENİN GÖREMEDİĞİ SIR Wounds so deep they never show they never go away ÖYLE DERİN YARALIYOR Kİ ASLA GÖRÜNMEZLER ASLA GİTMEZLER Like moving pictures in my head for years and years they’ve played ZİHNİMDE YILLAR YILI OYNADIKLARI FİLMLER GİBİ A : [ (If I could change I would take back the pain I would) EĞER DEĞİŞTİREBİLSEYDİM ACIYI GERİ ALIRDIM (Retrace every wrong move that I made I would) YAPTIĞIM HER YANLIŞ HAREKETİN KAYNAĞINA İNERDİM (If I could stand up and take the blame I would) EĞER AYAĞA KALKIP SUÇU ÜSTLENEBİLSEYDİM ÜSTLENİRDİM (If I could take all the shame to the grave I would) EĞER TÜM UTANCI MEZARA GÖTÜREBİLSEYDİM GÖTÜRÜRDÜM (If I could change I would take back the pain I would) EĞER DEĞİŞTİREBİLSEYDİM ACIYI GERİ ALIRDIM (Retrace every wrong move that I made I would) YAPTIĞIM HER YANLIŞ HAREKETİN KAYNAĞINA İNERDİM (If I could stand up and take the blame I would) EĞER AYAĞA KALKIP SUÇU ÜSTLENEBİLSEYDİM ÜSTLENİRDİM (I would take all my shame to the grave) TÜM UTANCIMI MEZARA GÖTÜRÜRDÜM ] NAKARAT Sometimes I remember the darkness of my past BAZEN GEÇMİŞİMİN KARANLIĞINI HATIRLARIM Bringing back these memories I wish I didn’t have BU SAHİP OLMAMAYI DİLEDİĞİM ANILARI GERİ GETİREREK Sometimes I think of letting go and never looking back BAZEN BIRAKMAYI VE ARDIMA HİÇ BAKMAMAYI DÜŞÜNÜRÜM And never moving forward so there’d never be a past VE ASLA İLERLEMEMEYİ BÖYLECE ASLA BİR GEÇMİŞ DE OLMAZDI A tekrar Just washing it aside BUNU BİR YANA BIRAKIYORUM All of the helplessness inside İÇİMDEKİ TÜM ACİZLİĞİ Pretending I don’t feel misplaced KENDİMİ YANLIŞ YERDE HİSSETMİYORMUŞ GİBİ YAPARAK It’s so much simpler than change BU DEĞİŞMEKTEN ÇOK DAHA KOLAY NAKARAT It’s easier to run KAÇMAK DAHA KOLAY (If I could change I would take back the pain I would) EĞER DEĞİŞTİREBİLSEYDİM ACIYI GERİ ALIRDIM (Retrace every wrong move that I made) YAPTIĞIM HER YANLIŞ HAREKETİN KAYNAĞINA İNERDİM It’s easier to go GİTMEK DAHA KOLAY (If I could change I would take back the pain I would) EĞER DEĞİŞTİREBİLSEYDİM ACIYI GERİ ALIRDIM (Retrace every wrong move that I made I would) YAPTIĞIM HER YANLIŞ HAREKETİN KAYNAĞINA İNERDİM (If I could stand up and take the blame I would) EĞER AYAĞA KALKIP SUÇU ÜSTLENEBİLSEYDİM ÜSTLENİRDİM (I would take all my shame to the grave) TÜM UTANCIMI MEZARA GÖTÜRÜRDÜM Numb - Linkin Park I'm tired of being what you want me to be Senin istediğin gibi olmaktan sıkıldım Feeling so faithless lost under the surface Yerin altında inançsız bir sekilde kaybolumuş hissediyorum. Don't know what you're expecting of me Benden ne beklediğini bilmiyorum Put under the pressure of walking in your shoes Senin yerinde olmanın baskısı altındayım Every step I take is another mistake to you Attığım her adim sana göre yeni bir yanlış Nakarat : [ I've become so numb I can't feel you there O kadar hissizleştim ki senin burada olduğunu fark edemiyorum I've become so tired Çok yoruldum So much more aware I'm becoming this Ne hale geldiğimin çok daha fazla farkına vardım All I want to do is be more like me and be less like you Tek istediğim daha cok benim gibi daha az senin gibi olmak ] Can't you see that you're smothering me Beni boğduğunu göremiyormusun Holding too tightly afraid to lose control Kontrolu kaybetme korkusu ile çok sıkı tuttuğunu Cause everything that you thought I would be Çünkü benim olabileceğimi sandiğin her şey Has fallen apart right in front of you Dağılıverdi gozünün önünde Every step that I take is another mistake to you Attığım her adim sana göre yeni bir yanlış And every second I waste is more than I can take Ve harcadiğim her saniye dayanabileceğimden fazla Nakarat And I know Ve biliyorum I may end up failing too Hüsrana da uğrayabilirim But I know Ama biliyorum You were just like me with someone disappointed in you Sende hayal kırıklığına uğrayan biriyle tıpkı benim gibiydin Nakarat x2 In the End - Linkin Park (It starts with) One thing / Bir şeyle başlıyor I don’t know why It doesn’t even matter how hard you try Ne kadar uğraşırsan uğraş hiçbir önemi yok neden bilmiyorum. Keep that in mind / Aklında şunu tut I designed this rhyme To explain in due time Bu şiiri(güfteyi) uygun zamanda açıklamak için yazdım(tasarladım) All I know time is a valuable thing Tek bildiğim zaman değerli bir şeydir Watch it fly by as the pendulum swings Sarkaç sallanırken onun uçup gitmesini seyret Watch it count down to the end of the day Günün sonuna kadar zamanın geriye doğru sayımını izle The clock ticks life away Saat hayatı uzaklaştırarak işliyor It’s so unreal Bu çok gerçekdışı Didn’t look out below Dışarıdan aşağıya bakmadım Watch the time go right out the window Zamanı pencerenin önünden geçip giderken seyret Trying to hold on Tutunamaya çalışırken / but didn’t even know Wasted it all just to Watch you go Ama zamanı sadece senin gitmeni izlemek için harcadığımı bile bilmiyordum I kept everything inside and even though I tried / Herşeyi içimde tuttum ve uğraşmama rağmen it all fell apart Herşey dağılıverdi What it meant to me / will eventually / be a memory / of a time when I tried so hard Böylesine fazla uğraşırsam bütün bunların bana ifade ettiği eninde sonunda sadece bir hatıradan ibaret olacak And got so far Ve o kadar ileri gittim But in the end It doesn't even matter Ama en sonunda hiçbir önemi bile kalmadı I had to fall To lose it all Hepsini kaybetmek için düşmeliydim But in the end It doesn't even matter Ama en sounda hiçbir önemi kalmadı One thing / I don’t know why It doesn’t even matter how hard you try Bir şey.... Ne kadar uğraştığının hiçbir önemi kalmıyor neden bilmiyorum Keep that in mind / I designed this rhyme To remind myself how I tried so hard Şunu bil ki(aklında tut ki) bu şiiri(güfteyi) kendime ne kadar çok uğraştığımı hatırlatmak için yazdım In spite of the way you were mocking me Acting like I was part of your property Benle dalha geçip durmana rağmen senin bir parçanmışım gibi hareket ediyordum Remembering all the times you fought with me I’m surprised it got so (far) Kavga ettiğimiz zamanları hatırlıyorum da nasıl bu kadar ileri gitti şaşırıyorum Things aren’t the way they were before Hiçbirşey eskisi gibi değil artık You wouldn’t even recognize me anymore Beni artık tanıyamazsın bile Not that you knew me back then Beni yeniden tanıyacaksın sonra But it all comes back to me Ama hepsi bana geri dönüyor In the end en sonunda I kept everything inside and even though I tried / Herşeyi içimde tuttum ve uğraşmama rağmen it all fell apart Herşey dağılıverdi What it meant to me / will eventually / be a memory / of a time when I tried so hard Böylesine fazla uğraşırsam bütün bunların bana ifade ettiği eninde sonunda sadece bir hatıradan ibaret olacak And got so far Ve o kadar ileri gittim But in the end It doesn't even matter Ama en sonunda hiçbir önemi bile kalmadı I had to fall To lose it all Hepsini kaybetmek için düşmeliydim But in the end It doesn't even matter Ama en sounda hiçbir önemi kalmadı I've put my trust in you Sana güvenmiştim Pushed as far as I can go Gidebileceğim yere kadar zorlamıştım And for all this There’s only one thing you should know Ve bütün bunlar için bilmen gereken tek şey var I've put my trust in you Sana güvenmiştim Pushed as far as I can go Gidebileceğim yere kadar zorlamıştım And for all this There’s only one thing you should know Ve bütün bunlar için bilmen gereken tek şey var I tried so hard O kadar çok uğraştım And got so far Ve o kadar ileri gittim But in the end It doesn't even matter Ama en sonunda hiçbir önemi bile kalmadı I had to fall To lose it all Hepsini kaybetmek için düşmeliydim But in the end It doesn't even matter Ama en sounda hiçbir önemi kalmadı Somewhere I Belong - Linkin Park (When this began) I had nothing to say Bu başladığında söyleyecek hiçbir şeyim yoktu And I get lost in the nothingness inside of me Ve içimdeki hiçbirşeysizlikte kaybolmuştum (I was confused) Kafam karışmıştı And I let it all out to find That I’m not the only person with these things in mind Ve kafasında böyle şeyler olan tek insan olmadığımı bulmak için onların dışıma çıkmasına izin verdim (Inside of me) İçimde... But all that they can see the words revealed Is the only real thing that I’ve got left to feel Ama onların görebildiği tek şey şu: sadece açığa çıkan kelimeler benim hissetmem için bırakılan gerçekliklerdir (Nothing to lose) Kaybedecek hiçbir şey yok Just stuck hollow and alone Sıkışmış bi durumdayım içim delik ve yalnızım And the fault is my own and the fault is my own Ve hata benim kendimin ve hata kendimin [Chorus] [Koro] I wanna heal I wanna feel what I thought was never real İyileşmek istiyorum düşündüklerimin asla gerçek olamayacağını hissetmek istiyorum I wanna let go of the pain I’ve felt so long Bu kadar uzun zamandır hissettiğim acının gitmesini istiyorum (Erase all the pain till it’s gone) O gidene kadar bütün acıları sil I wanna heal I wanna feel like I’m close to something real İyileşmek istiyorum gerçek bir şeye yakınmışım gibi hissetmek istiyorum I wanna find something I’ve wanted all along Somewhere I belong Ait olduğum yerde hep istediğim bir şey bulmak istiyorum And I’ve got nothing to say Ve söyleyecek hiçbirşeyim yok I can’t believe I didn’t fall right down on my face Yüzümün üstüne yere serilmediğme(düşmediğime) inanamıyorum (I was confused) Kafam karışık Looking everywhere only to find That it’s not the way I had imagined it all in my mind Sadece aklımda hayal ettiğim gibi olmadığını görmek için her yere bakıp duruyorum (So what am I) Ben neyim? What do I have but negativity Negatiflik dışında neyim var? ’Cause I can’t justify the way everyone is looking at me Çünkü herkesin bana bakma nedenini bulamıyorum (Nothing to lose) Kaybedecek bir şey yok Nothing to gain hollow and alone Kazanacak birşey yok içim delik ve yalnızım And the fault is my own and the fault is my own Ve hata sadece benim ve hata sadece benim [Repeat Chorus] [Koro tekrar] I will never know myself until I do this on my own Bunu kendi üstümde deneyenekadar asla kendim olduğumu bilemeyeceğim. And I will never feel anything else until my wounds are healed Ve yaralarım iyileşene kadar başka hiçbir şey hissetmeyeceğim I will never be anything till I break away from me Benden kendimden ayrılana kadar hiçbirşey olamayacağım I will break away I'll find myself today Kendimden ayrılacağım bugün kendimi bulacağım [Repeat Chorus] [Koro tekrar] I wanna heal I wanna feel like I’m somewhere I belong İyileşmek istiyorum ait olduğum yerdeymişim gibi hissetmek istiyorum I wanna heal I wanna feel like I’m somewhere I belong İyileşmek istiyorum ait olduğum yerdeymişim gibi hissetmek istiyorum Somewhere I belong Ait olduğum yerde... Die Die My Darling - Metallica Die die die my darling Öl öl öl sevgilim Don't utter a single word Tek bir kelime etme Die die die my darling Öl öl öl sevgilim Just shut your pretty eyes Sadece tatlı gözlerini kapat I'll be seeing you again Seni yeniden görüyor olacağım I'll be seeing you in hell Seni cehennemde görüyor olacağım So don't cry to me oh baby Bu yüzden bana ağlama bebeğim Your future's in an oblong box Senin geleceğin bir dikdörtgen kutunun içi Don't cry to me oh baby Bana ağlama bebeğim You should have seen it a-coming on Bunu fark etmeliydin Don't cry to me oh baby Bana ağlama bebeğim Had to know it was in your cards Onun kartlarının içinde olduğunu bilmeliydin Don't cry to me oh baby Bana ağlama bebeğim Dead-end zone for a dead-end girl Çıkmaz bir kız için bir çıkmaz yok Don't cry to me oh baby Bana ağlama bebeğim Now your life drains on the floor Şimdi yaşamın yerde kuruyor Don't cry to me oh baby Bana ağlama bebeğim Die die die my darling Öl öl öl sevgilim Don't utter a single word Tek bir kelime etme Die die die my darling Öl öl öl sevgilim Just shut your pretty mouth Sadece tatlı ağzını kapa I'll be seeing you again Seni yeniden görüyor olacağım I'll be seeing you in hell Seni cehennemde görüyor olacağım So don't cry to me oh baby Bu yüzden bana ağlama bebeğim Your future's in an oblong box Senin geleceğin bir dikdörtgen kutunun içi Don't cry to me oh baby Bana ağlama bebeğim You should have seen it a-coming on Bunu fark etmeliydin Don't cry to me oh baby Bana ağlama bebeğim Had to know it was in your cards Onun kartlarının içinde olduğunu bilmeliydin Don't cry to me oh baby Bana ağlama bebeğim Dead-end zone for a dead-end girl Çıkmaz bir kız için bir çıkmaz yok Don't cry to me oh baby Bana ağlama bebeğim Now your life drains on the floor Şimdi yaşamın yerde kuruyor Don't cry to me oh baby Bana ağlama bebeğim Die die die my darling Öl öl öl sevgilim Don't utter a single word Öl öl öl sevgilim Die die die my darling Öl öl öl sevgilim Just shut your pretty mouth Sadece tatlı ağzını kapa I'll be seeing you again Seni yeniden görüyor olacağım I'll be seeing you in hell Seni cehennemde görüyor olacağım Die die die Die die die Die die die Öl öl öl... |
|
|
|