Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Müzik > Şarkı Sözleri > Türkçe Çeviri
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Türkçe Çeviri Yabancı şarkı sözlerinin Türkçe çevirileri..


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 19-02-2007, 19:03   #1 (permalink)
 
GüN_BaTıMı - ait Avatar
GüN_BaTıMı - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Bazı metal gruplarının şarkılarının türkçesi ve ingilizcesi!

 

Apocalyptica - Life Burns

we break our enemies with fear
DÜŞMANLARIMIZI KORKUYLA YENİYORUZ

and we've seen how the tears come around
VE GÖZ YAŞLARININ NASIL AKTIĞINI GÖRDÜK

we built our confidence on wasteland
GÜVENİMİZİ MAHVOLMUŞLUK ÜZERİNE KURDUK

we've seen how the walls come down
DUVARLARIN NASIL DÜŞTÜĞÜNÜ GÖRDÜK

life burns!
HAYAT YANAR!

Nakarat:

[ a man dies like a butterfly
BİR ADAM KELEBEK GİBİ ÖLÜR

life burns from the touch of the reaper
HAYAT BİÇENİN DOKUNUŞUYLA YANAR

all things must pass
HERŞEY GEÇMELİ

one love is a crooked lie
TEK AŞK SAHTE BİR YALANDIR

the world lies in the hand of evil
DÜNYA ŞEYTANIN ELLERİNDE YATAR

and we pray it would last
VE SÜRMESİ İÇİN DUA EDERİZ

life burns!
HAYAT YANAR! ]


we have no sympathy for the lost souls
KAYIP RUHLARA HİÇ SEMPATİMİZ YOK

we've chosen the path of disgrace
REZİLLİĞİN YOLUNU SEÇTİK

we give this life to our children
BU HAYATI ÇOCUKLARIMIZA VERİYORUZ

and teach them to hate this place
VE BU YERDEN NEFRET ETMEYİ ÖĞRETİYORUZ


Nakarat


a man dies like a butterfly
BİR ADAM KELEBEK GİBİ ÖLÜR

life burns from the touch of the reaper
HAYAT BİÇENİN DOKUNUŞUYLA YANAR

one love is a crooked lie
TEK AŞK SAHTE BİR YALANDIR

the world lies in the hand of evil X5
DÜNYA ŞEYTANIN ELLERİNDE YATAR

Nakarat x2

life burns! x3
HAYAT YANAR


Apocalyptica - Bittersweet

I'm giving up the ghost of love
Aşkın hayaletini bırakıyorum

In the shadows cast on devotion
Sadakatin üzerine düşen gölgelere

She is the one that I adore
Taptığım kişi o

Creed of my silent suffocation
Sessiz boğuluşumun inancı

Break this bittersweet spell on me
Üzerimdeki hem iyi hem de kötü olan büyüyü boz

Lost in the arms of destiny
Kaderin kollarında kaybolan

Bittersweet
(Hem iyi hem de kötü

I won't give up
Pes etmeyeceğim

I'm possessed by her
Ele geçirildim onun tarafından

I'm wearing a cross
Bir haç giyiyorum

She's turning to my god
O benim İlah’ım oluyor

Break this bittersweet spell on me
Üzerimdeki hem iyi hem de kötü olan büyüyü boz

Lost in the arms of destiny
Kaderin kollarıda kaybolan

Break this bittersweet spell on me
Üzerimdeki hem iyi hem de kötü olan büyüyü boz

Lost in the arms of destiny
Kaderin kollarıda kaybolan

Bittersweet
Hem iyi hem de kötü

I want you
Seni istiyorum

[I'm only wanting you]
Sadece seni istiyorum

And I need you
Ve sana ihtiyacım var

[I'm only needing you]
Sadece sana ihtiyacım var

Break this bittersweet spell on me
Üzerimdeki hem iyi hem de kötü olan büyüyü boz

Lost in the arms of destiny
Kaderin kollarıda kaybolan

Break this bittersweet spell on me
Üzerimdeki hem iyi hem de kötü olan büyüyü boz

Lost in the arms of destiny
Kaderin kollarıda kaybolan

Bittersweet
Hem iyi hem de kötü

Left To Die - Death

Put your life into their hands
Hayatını onların ellerine ver

Die for someone else
Başka biri için öl

Now you're in the real world
Şimdi gerçek dünyadasın

Where pain and death are felt.
Acının ve ölümün hissedildiği.

The first blood shed does not seem real
İlk akan kan gerçeğe benzemez.

Reality is what you feel
Gerçeklik hissettiklerindir

Dropping to your knees you pray
Dizüstü çökerek dua edersin

God won't make this go away
Tanrı bunu uzaklaştırmayacak

You will not return alive - Left to die
Canlı olarak dönmeyeceksin- Ölüme terk edildin

Suffering until the end - Left to die
Sona kadar acı çekiyorsun- Ölüme terk edildin

Time stands still as you pass away
Sen ölürken zaman durur

No more tomorrow this is your last day
Artık yarın yok bu senin son günün

On this fucking earth
Bu kahrolası dünyada

Bodies fall onto the ground
Cesetler zemin üzerine düşer

Blood flies through the air
Kan havada süzülür

Shredded victims lie in pain
Parçalanmış kurbanlar acı içinde yatar

Death is never fair
Ölüm asla adil değildir

Legs blown off all hope is lost
Dizler büküldü bütün umutlar yok oldu

A human life is what it cost
Mâl olduğu şey bir insan hayatı

Others follow close behind
Diğerleri arkada yakından takip ederler

A real adventure they will find
Gerçek bir macera bulacaklar

You will not return alive - Left to die
Canlı olarak dönmeyeceksin- Ölüme terkedildin

Suffering until the end - Left to die
Sona kadar acı çekiyorsun - Ölüme terkedildin

Bury Me Deep Inside Your Heart - HIM


Let me wake up in your arms
kollarında uyanmama izin ver

Hear you say it's not alright
işlerin yolunda olmadığını söylemeni duymama

Let me be self dead and gone
bu dünyadan gitmeme izin ver

So far away from life
hayattan çok uzağa

Close my eyes
gözlerimi kapa

Hold me tight
beni sıkıca tut

And bury me deep inside your heart
ve beni kalbinin derinliklerine göm

All I ever wanted was you my love
tek istediğim sendin aşkım

You...all I ever wanted is you my love
sen...tek istediğim sendin aşkım

Your're all I ever wanted just you
tek istediğim sendin sadece sen

Let me never see the sun
bırak bir daha asla güneşi görmeyeyim

And never see your smile
ve gülüşünü de

Let us be so dead and so gone
ölü ve gitmiş olmamıza izin ver

So far away from life
hayattan çok uzakta

Just close my eyes
sadece gözlerimi kapa

Hold me tight
beni sıkıca sar

And bury me deep inside your heart
ve beni kalbinin derinliklerine göm

All I ever wanted was you my love
tek istediğim sendin aşkım

You...all I ever wanted is you my love
sen...tek istediğim sendin aşkım

You're all I ever wanted you oh my love
tek istediğim sendin aşkım

You're all I ever wanted you my love
tek istediğim sendin sen aşkım

That's the way it's always been
bu her zaman böyle olmuştur

My heart stops beating only for you Baby
kalbim atmayı sadece senin için bırakır bebeğim

Only for your loving
sadece aşkın için

All I ever wanted was you my love
tek istediğim sendin aşkım

You...all I ever wanted is you my love
sen...tek istediğim sendin aşkım

You're all I ever wanted you oh my love
tek istediğim sendin aşkım

You're all I ever wanted you my love
tek istediğim sendin sen aşkım

Funeral Of Hearts - HIM

Love's the funeral of hearts
aşk kalplerin cenaze törenidir

And an ode for cruelty
ve zulüm için bir gazel

When angels cry blood
melekler kan ağladığında

On flowers of evil in bloom
açmakta olan şeytanın çiçeklerine

The funeral of hearts
kalplerin cenaze töreni

And a plea for mercy
ve merhamet için yakarış

When love is a gun
aşk bir silah olduğunda

Separating me from you
beni senden ayıran

She was the sun
o bir güneşti

Shining upon
The tomb of your hopes and dreams
ümitlerinin ve hayallerinin kabrinin üzerinde parlayan

so frail
çok narin

He was the moon
o aydı

Painting you With it's glow
sıcaklığıyla seni boyayan

so vulnerable and pale
kolay incinebilir ve soluk

She was the wind
o rüzgardı

carrying in
All the troubles and fears here for years tried to forget
içinde yıllardır unutulmaya çalışılmış bütün belaları ve korkuları taşıyan

He was the fire
o bir yangındı

restless and wild
huzursuz ve vahşi

And you were like a moth to that flame
ve sen bu ateşe bir pervane gibiydin

Love's the funeral of hearts
aşk kalplerin cenaze törenidir

And an ode for cruelty
ve zulüm için bir gazel

When angels cry blood
melekler kan ağladığında

On flowers of evil in bloom
açmakta olan şeytanın çiçeklerine

The funeral of hearts
kalplerin cenaze töreni

And a plea for mercy
ve merhamet için yakarış

When love is a gun
aşk bir silah olduğunda

Separating me from you
beni senden ayıran

The heretic seal beyond divine
kutsallığın ardındaki dine ters düşen mühür

Pray to god who's deaf and blind
kör ve sağır olan Tanrı'ya dua ediyor

The last night's the soul's on fire
son gecede ruhlar yanıyor

Three little words and a question why
üç küçük kelime ve bir neden? sorusu

Love's the funeral of hearts
aşk kalplerin cenaze törenidir

And an ode for cruelty
ve zulüm için bir gazel

When angels cry blood
melekler kan ağladığında

On flowers of evil in bloom
açmakta olan şeytanın çiçeklerine

The funeral of hearts
kalplerin cenaze töreni

And a plea for mercy
ve merhamet için yakarış

When love is a gun
aşk bir silah olduğunda

Separating me from you
beni senden ayıran

Love You Like I Do - HIM

On my heart I'll bear the shame
kalbimde bu utancı taşıyacağım

No prayer can ease the pain
hiçbir dua acıyı hafifletemez

No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek

No one will love you the way I do
hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek

No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek

Love you like I do
benim sevdiğim gibi

And there's no escape
ve hiç kaçış yok

Just countless mistakes
sadece sayısız hata

No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek

No one will love you the way I do
hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek

No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek

Love you like I do
benim sevdiğim gibi

It will never be the same
asla aynı olmayacak

Witness trust fade away
güvenin yok oluşuna şahitlik et

No one will love you
hiçkimse seni sevmeyecek

No one will love you the way I do
hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek

No one will love you
hiçkimse seni sevmeyecek

Love you like I do
benim sevdiğim gibi

No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek

No one will love you the way I do
hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek

No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek

Love you like I do
benim sevdiğim gibi

No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek

No one will love you the way I do
hiçkimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek

No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek

Love you like I do
benim sevdiğim gibi

Love you like I do x4
benim sevdiğim gibi

Funeral Of Hearts - HIM


Love's the funeral of hearts
aşk kalplerin cenaze törenidir

And an ode for cruelty
ve zulüm için bir gazel

When angels cry blood
melekler kan ağladığında

On flowers of evil in bloom
açmakta olan şeytanın çiçeklerine

The funeral of hearts
kalplerin cenaze töreni

And a plea for mercy
ve merhamet için yakarış

When love is a gun
aşk bir silah olduğunda

Separating me from you
beni senden ayıran

She was the sun
o bir güneşti

Shining upon
The tomb of your hopes and dreams
ümitlerinin ve hayallerinin kabrinin üzerinde parlayan

so frail
çok narin

He was the moon
o aydı

Painting you With it's glow
sıcaklığıyla seni boyayan

so vulnerable and pale
kolay incinebilir ve soluk

She was the wind
o rüzgardı

carrying in
All the troubles and fears here for years tried to forget
içinde yıllardır unutulmaya çalışılmış bütün belaları ve korkuları taşıyan

He was the fire
o bir yangındı

restless and wild
huzursuz ve vahşi

And you were like a moth to that flame
ve sen bu ateşe bir pervane gibiydin

Love's the funeral of hearts
aşk kalplerin cenaze törenidir

And an ode for cruelty
ve zulüm için bir gazel

When angels cry blood
melekler kan ağladığında

On flowers of evil in bloom
açmakta olan şeytanın çiçeklerine

The funeral of hearts
kalplerin cenaze töreni

And a plea for mercy
ve merhamet için yakarış

When love is a gun
aşk bir silah olduğunda

Separating me from you
beni senden ayıran

The heretic seal beyond divine
kutsallığın ardındaki dine ters düşen mühür

Pray to god who's deaf and blind
kör ve sağır olan Tanrı'ya dua ediyor

The last night's the soul's on fire
son gecede ruhlar yanıyor

Three little words and a question why
üç küçük kelime ve bir neden? sorusu

Love's the funeral of hearts
aşk kalplerin cenaze törenidir

And an ode for cruelty
ve zulüm için bir gazel

When angels cry blood
melekler kan ağladığında

On flowers of evil in bloom
açmakta olan şeytanın çiçeklerine

The funeral of hearts
kalplerin cenaze töreni

And a plea for mercy
ve merhamet için yakarış

When love is a gun
aşk bir silah olduğunda

Separating me from you
beni senden ayıran

Love You Like I Do - HIM

On my heart I'll bear the shame
kalbimde bu utancı taşıyacağım

No prayer can ease the pain
hiçbir dua acıyı hafifletemez

No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek

No one will love you the way I do
hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek

No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek

Love you like I do
benim sevdiğim gibi

And there's no escape
ve hiç kaçış yok

Just countless mistakes
sadece sayısız hata

No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek

No one will love you the way I do
hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek

No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek

Love you like I do
benim sevdiğim gibi

It will never be the same
asla aynı olmayacak

Witness trust fade away
güvenin yok oluşuna şahitlik et

No one will love you
hiçkimse seni sevmeyecek

No one will love you the way I do
hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek

No one will love you
hiçkimse seni sevmeyecek

Love you like I do
benim sevdiğim gibi

No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek

No one will love you the way I do
hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek

No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek

Love you like I do
benim sevdiğim gibi

No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek

No one will love you the way I do
hiçkimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek

No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek

Love you like I do
benim sevdiğim gibi

Love you like I do x4
benim sevdiğim gibi

The Sacrament - HIM


I hear you breathe so far from me
benden çok uzakta nefes aldığını duyuyorum

I feel your touch so close and real
dokunuşunu hissediyorum çok yakında ve gerçek

And I know
ve biliyorum ki

My church is not of silver and gold
kilisem gümüş ve altından değil

It's glory lies beyond judgement of souls
görkemi ruhların yargılanmasının ardında yatıyor

The commandments are of consolation oh
10 emir avuntu taşır

You know our sacred dream won't fail
biliyorsun kutsal hayalimiz başarısız olmayacak

The sanctuary tender and so frail
kutsal yer hassas ve narin

The sacrament of love
aşkın ayini

The sacrament of warmth is true
içtenliğin ayini gerçektir

The sacrament is you
ayin sensin

I hear you weep so far from me
benden çok uzakta ağladığını duyuyorum

I taste your tears like you're next to me
gözyaşlarını sanki yanımdaymışsın gibi tattım

And I know
ve biliyorum ki

That our prayers are not enough to give
dualarımız vermek için yeterli değil

Oh the ancient runes so deep and so dear
Ah antik semboller çok derin ve değerli

The revelation is our patron fear
açığa vuruş bizim koruyucu korkumuzdur

You know our sacred dream won't fail
biliyorsun kutsal hayalimiz başarısız olmayacak

The sanctuary tender and so frail
kutsal yer hassas ve narin

The sacrament of love
aşkın ayini

The sacrament of warmth is true
içtenliğin ayini gerçektir

The sacrament is you x5
ayin sensin

You know our sacred dream won't fail
biliyorsun kutsal hayalimiz başarısız olmayacak

The sanctuary tender and so frail
kutsal yer hassas ve narin

The sacrament of love
aşkın ayini

The sacrament of warmth is true
içtenliğin ayini gerçektir

The sacrament is you
ayin sensin

Right Here In My Arms - HIM



She is smiling like heaven is down on earth
o cennet dünyaya inmiş gibi gülümsüyor

Sun is shining so bright on her
güneş onun üstünde çok parlak parlıyor

And all her wishes have finally come true
ve bütün dilekleri sonunda gerçekleşti

And her heart is weeping.
ve kalbi ağlıyor

This happiness is killing her.
bu mutluluk onu öldürüyor

She'll be right here in my arms
o tam burada kollarımda olacak

So in Love
öylesine aşık

She'll be right here in these arms
tam burada bu kolların arasında olacak

She can't let go
gitmesine izin veremez

So hard she's trying
çok çabalıyor

But her heart won't turn to stone... oh no
fakat kalbi taşa dönmeyecek.. oh hayır

She keeps on crying
ağlamaya devam ediyor

But I won't leave her alone
fakat onu yalnız bırakmayacağım

She'll never be alone
asla yalnız olmayacak

She'll be right here in my arms
o tam burada kollarımda olacak

So in Love
öylesine aşık

She'll be right here in these arms
tam burada bu kolların arasında olacak

She can't let go
gitmesine izin veremez

When Love And Death Embrace - HIM


I'm in love with you
Sana aşığım

And it's crushing my heart
Ve bu kalbimi eziyor

All I want is you
Tek istediğim senin

To take me into your arms
Beni kollarının arasına alman

When love and death embrace
Aşk ve ölüm kucaklaştığı zaman


I love you
Seni seviyorum

And you're crushing my heart
Ve sen kalbimi eziyorsun

I need you
Sana ihtiyacım var

Please take me into your arms
Lütfen beni kollarının arasına al

When love and death embrace
Aşk ve ölüm kucaklaştığı zaman

In Joy And Sorrow - HIM
Oh girl we are the same
oh kız biz aynıyız

we are young and lost and so afraid
biz genciz kayıbız ve çok korkuyoruz

there's no cure for the pain
acı için bir ilaç yok

no shelter from the rain
yağmurdan korunak yok

All our prayers seem to fail
tüm dualarımız işe yaramamış gibi gözüküyor

In joy and sorrow my home's in your arms
neşede ve kederde evim kollarının arasındadır

in world so hollow
bu bomboş dünyada

it is breaking my heart
bu kalbimi kırıyor

In joy and sorrow my home's in your arms
neşede ve kederde evim kollarının arasındadır

in world so hollow
bu bomboş dünyada

it is breaking my heart
bu kalbimi kırıyor

Oh girl we are the same
oh kız biz aynıyız

we are strong and blessed and so brave
güçlüyüz kutsanmışız ve çok cesuruz

with souls to be saved
kurtarılmayı bekleyen ruhumuzla

and faith regained
ve yeniden kazanılmış inançla

all our tears wipe away
tüm gözyaşlarımız silinip gitti

In joy and sorrow my home's in your arms
neşede ve kederde evim kollarının arasındadır

in world so hollow
bu bomboş dünyada

It is breaking my heart
bu kalbimi kırıyor

In joy and sorrow my home's in your arms
neşede ve kederde evim kollarının arasındadır

in world so hollow
bu bomboş dünyada

it is breaking my heart
bu kalbimi kırıyor

Join Me In Death - HIM


Baby join me in death
ölümde bana katıl bebeğim

Baby join me in death
ölümde bana katıl bebeğim

Baby join me in death
ölümde bana katıl bebeğim

We are so young
biz çok gençiz

our lives have just begun
hayatlarımız daha yeni başladı

but already we're considering escape from this world
ama şimdiden bu dünyadan kaçmayı düşünüyoruz

and we've waited for so long for this moment to come
ve bu anın gelmesi için çok uzun zaman bekledik

was so anxious to be together together in death
ölümde birlikte olmak için çok arzuluyum

Nakarat:

[ Won't you die tonight for love
bu gece aşk için ölmez misin

Baby join me in death
ölümde bana katıl bebeğim

Won't you die
ölmez misin

Baby join me in death
ölümde bana katıl bebeğim

Won't you die tonight for love
bu gece aşk için ölmez misin

Baby join me in death
ölümde bana katıl bebeğim ]

This world is a cruel place
bu dünya zalim bir yer

and we're here only to lose
ve biz sadece kaybetmek için buradayız

so before live tears us apart let death bless me with you
öyleyse yaşam bizi ayırmadan ölümün beni seninle kutsamasına izin ver

Nakarat

this live ain't worth living x4
bu hayat yaşamaya değmez

Nakarat

Baby join me in death
ölümde bana katıl bebeğim


Beautiful - HIM

Just one look into your eyes
sadece gözlerine bir bakış

One look and I'm crying
bir bakış ve ben ağlıyorum

'Cause you're so beautiful
çünkü çok güzelsin

Just one kiss and I'm alive
sadece bir öpücük ve ben yaşıyorum

One kiss and I'm ready to die
bir öpücük ve ölmeye hazırım

'Cause you're so beautiful
çünkü çok güzelsin

Just one touch and I'm on fire
sadece bir dokunuş ve ben yanıyorum

One touch and I'm crying
bir dokunuş ve ben ağlıyorum

'Cause you're so beautiful
çünkü çok güzelsin

Just one smile and I'm wild
sadece bir gülüş ve ben vahşiyim

One smile and I'm ready to die
bir gülüş ve ölmeye hazırım

'Cause you're so beautiful
çünkü çok güzesin

Oh and you're so beautiful
oh ve sen çok güzelsin

My darling
sevgilim

Oh you're so beautiful
oh çok güzelsin

You're so beautiful
sen çok güzelsin

Oh my baby
oh bebeğim

You're so beautiful
çok güzelsin

And you're so beautiful
ve sen çok güzelsin

Oh my darling
sevgilim

Oh my baby
bebeğim

And you're so beautiful
ve sen çok güzelsin

Wicked Game - HIM

the world was on fire no one could save me but you
dünya yanıyordu kimse beni kurtaramazdı sen hariç

strange what desire will make foolish people do
arzunun aptal insanlara yaptıracakları tuhaf

i'd never dreamed that i'd meet somebody like you
senin gibi biriyle tanışacağımı hiç düşünmemiştim

i'd never dreamed that i'd lose somebody like you
senin gibi birini kaybedeceğimi hiç düşünmemiştim

no i don't wanna fall in love
hayır aşık olmak istemiyorum

(this world is always gonna break your heart)
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)

no i don't wanna fall in love
hayır aşık olmak istemiyorum

(this world is always gonna break your heart)
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)

with you
seninle

what a wicked game to play
oynamak için ne kadar kötü bir oyun

to make me feel this way
böyle hissetmemi sağlaman

what a wicked thing to do
yapmak için ne kadar kötü bir şey

to let me dream of you
seni hayal etmeme izin vermen

what a wicked thing to say
söylemek için ne kadar kötü bir şey

you never felt this way
asla böyle hissetmediğin

what a wicked thing you do
yaptığın ne kadar kötü bir şey

to make me dream of you
seni hayal etmemi sağlaman

no i don't wanna fall in love
hayır aşık olmak isytemiyorum

(this world is always gonna break your heart)
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)

no i don't wanna fall in love
hayır aşık olmak istemiyorum

(this world is always gonna break your heart)
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)

with you
seninle

the world was on fire no one could save me but you
dünya yanıyordu kimse beni kurtaramazdı sen hariç

strange what desire will make foolish people do
arzunun aptal insanlara yaptıracakları tuhaf

i'd never dreamed that i'd love somebody like you
senin gibi birini seveceğimi hiç düşünmemiştim

i'd never dreamed that i'd lose somebody like you
senin gibi birini kaybedeceğimi hiç düşünmemiştim

now i wanna fall in love
şimdi aşık olmak istiyorum

(this world is always gonna break your heart)
(bu dünya herzaman kalbini kıracak)

now i wanna fall in love
şimdi aşık olmak istiyorum

(this world is always gonna break your heart)
(bu dünya herzaman kalbini kıracak)

with you
seninle

nobody loves no-one
kimse kimseyi sevmiyor

Razorblade Kiss - HIM


I taste death in every kiss we share
Paylaştığımız her öpücükte ölümü tadıyorum

Every sundown seems to be the last we have
Her güneş batışı yaşadığımız sonuncuymuş gibi görünüyor

Your breath on my skin has the scent of our end
Tenimdeki nefesinde sonumuzun kokusu var

I'm drunk on your tears baby can't you see it's hurting
Gözyaşlarınla sarhoş oldum bebeğim görmüyormusun bu acıtıyor

Mmhhh mmmhhhh

Every time we touch we get closer to heaven
Her dokunuşumuzda cennete daha da yaklaşıyoruz

And at every sunrise our sins are forgiven
Ve her güneş doğuşunda günahlarımız bağışlanıyor

Uhuh
Ah ah

You on my skin this must be the end
Sen tenimdesin bu sonumuz olmalı

The only way you can love me is to hurt me again
Beni sevebilmenin tek yolu beni tekrer incitmen

And again and again and again
Ve tekrar ve tekrar ve tekrar

Nakarat :

[ Your love is a razorblade kiss
Aşkın bir traş bıçağı öpücüğü

Sweetest is the taste from your lips
En tatlı olan dudaklarının tadı ] x2

Oh the taste from your lips my Darling
Oh dudaklarının tadı sevgilim

Taste from your lips oh my Love
Dudaklarının tadı aşkım

Only inside I'm free
Sadece içerde özgürüm

I'm tired of waiting
Beklemekten yoruldum

You've got to let me dream
Hayal etmeme izin vermelisin

Inside Baby
İçeriyi bebeğim

I'm not afraid to feel
Hisetmekten korkmuyorum

I want you to love me
Beni sevemeni istiyorum

Cause you are the one x3
Çünkü sen O'sun

Nakarat

Hallowed Be Thy Name - Iron Maiden

I'm waiting in my cold cell when the bell begins to chime
bekliyorum soğuk hücremde çan çalmaya başlarken

Reflecting on my past life and it doesn't have much time
geçmişim hakkında derin düşünerek ve yok fazla zamanım

Cos at 5 o'clock they take me to the Gallows Pole
çünkü saat 5'te darağacına götürecekler beni

The sands of time for me are running low
zamanın kumları benim için azalıyor şimdi

When the priest comes to read me the last rites
okumaya geldiğinde papaz son ayini

I take a look through the bars at the last sights
parmaklıkların ardından bakıyorum son manzaraları

Of a world that has gone very wrong for me
benim için çok ters giden bir yaşamın

Can it be there's some sort of error
böyle bir hata varolabilir mi

Hard to stop the surmounting terror
zordur durdurmak bu yokedici terörü

Is it really the end not some crazy dream
çılgın bir rüya değil gerçek bir son mu bu

Somebody please tell me that I'm dreaming
lütfen rüya gördüğümü söylesin birisi

It's not so easy to stop from screaming
çok kolay değil durdurmak çığlığı

But words escape me when I try to speak
ama konuşmayı denediğimde kaçıyor kelimeler benden

Tears they flow but why am I crying
bu dökülenler gözyaşı ama neden ağlıyorum

After all I am not afraid of dying
hepsinin sonunda korkmuyorum ölmekten

Don't believe that there is never an end
inanma asla bir son olmadığına

As the guards march me out to the courtyard
gardiyanlar götürürken beni bahçeye

Someone calls from a cell "God be with you"
birisi hücreden sesleniyor "Tanrı olsun seninle"

If there's a God then why has he let me die?
eğer varsa bir tanrı neden ölmeme izin verdi?

As I walk all my life drifts before me
yürürken tüm hayatım ardımda sürükleniyor

And though the end is near I'm not sorry
üzülmüyorum son yanıbaşımda olmasına rağmen

Catch my soul cos it's willing to fly away
yakala ruhumu çünkü o uçup gitmeye hevesli

Mark my words please believe my soul lives on
inanın ruhumun yaşayacağına dinleyin sözlerimi

Please don't worry now that I have gone
lütfen üzülmeyin gittiğim için şimdi

I've gone beyond to see the truth
görmeye gidiyorum gerçeğin ötesini

When you know that your time is close at hand
sizinde zamanınız yaklaştığında

maybe then you'll begin to understand
belki de o zaman başlayacaksınız anlamaya

Life down there is just a strange illusion
oradaki hayat sadece garip bir yanılsama

Yeah yeah yeah Hallowed be thy name
evet evet evet senin adın kutsansın

Yeah yeah yeah Hallowed be thy name
evet evet evet senin adın kutsansın

2 A.M. - Iron Maiden

I get in from work at 2 a.m.
İşten saat 2'de çıkarım

and sit down with a beer
Ve bir birayla otururum

Turn on late night TV.
Gece TV'sini açar

and then wonder why I'm here
neden burada olduğumu düşünürüm

It's meaningless and trivial
Anlamsız ve önemsiz

and it washes over me
sadece beni de alıp götürür

And once again I wonder
ve tekrar merak ederim

is this all there is for me
Benim için olanların hepsi bu mu?


NAKARAT
Here I am again
Yine buradayım

Look at me again
Bana bak yine

Here I am again
Yine buradayım

On my own
Kendi başıma

Trying hard to see
Görmek için çabalıyorum

What there is for me
Benim için burada olanları

Here I am again
Buradayım yine

On my own
Kendi başıma

Life seems so pathetic
Hayat beş para etmez görünüyor

I wish I could leave it all behind
Keşke hepsini geride bırakabilseydm

This canvas chair this bed
Bu sandalye bu yatak

these walls that fall in on my mind
aklıma düşen bu duvarlar

Hold on for something better
Daha iyisi için bekle

that just drags you through the dirt
seni pisliğe sürükleyecek için

Do you just let go or carry on
and try to take the hurt

Bırakıyor musun yoksa devam edip
acıya dayanmaya mı çalışıyorsun

NAKARAT

My December - Linkin Park

This is my December
Benim Aralık ayım

This is my time of the year
Yılın en sevdiğim zamanı

This is my December
Bu benim aralık ayım

This is all so clear
Bu oldukça net

This is my December
Bu benim aralık ayım

This is my snow covered home
Bu benim karla kaplı yuvam

This is my December
Bu benim aralık ayım

This is me alone
Bu yalnızca benim

And I
Ve ben..

Just wish that I didn't feel
Like there was something I missed
Bir şeyleri özlediğimi hissetmiyor olmak isterdim

And I
Ve ben..

Take back all the things I said
To make you feel like that
Böyle hissetmene yol açan tüm sözlerimi geri alıyorum

And I
Ve ben..

Just wish that I didn't feel
Like there was something I missed
Bir şeyleri özlediğimi hissetmiyor olmak isterdim

And I
Ve ben..
Take back all the things I said to you
Sana söylediğim tüm sözleri geri alıyorum

And I give it all away
Ve her şeyden vazgeçiyorum

Just to have somewhere to go to
Sadece gidecek bir yerimin olması için

Give it all away
Her şeyden vazgeçiyorum

To have someone to come home to
Eve gelmeme sebep olacak birine sahip olmak için

This is my December
Bu benim aralık ayım

These are my snow covered dreams
Bunlar benim karla kaplı hayallerim

This is me pretending
Bu benim rol yapışım

This is all I need
Bu tek ihtiyacım olan şey

And I
Ve ben..

Just wish that I didn't feel
Like there was something I missed
Bir şeyleri özlediğimi hissetmiyor olmak isterdim

And I
Ve ben..

Take back all the things I said
To make you feel like that
Böyle hissetmene yol açan tüm sözlerimi geri alıyorum

And I
Ve ben..

Just wish that I didn't feel
Like there was something I missed
Bir şeyleri özlediğimi hissetmiyor olmak isterdim

And I
Ve ben..

Take back all the things I said to you
Sana söylediğim tüm sözleri geri alıyorum

And I give it all away
Ve her şeyden vazgeçiyorum

Just to have somewhere to go to
Sadece gidecek bir yerimin olması için

Give it all away
Her şeyden vazgeçiyorum

To have someone to come home to
Eve gelmeme sebep olacak birine sahip olmak için

This is my December
Bu benim Aralık ayım

This is my time of the year
Yılın en sevdiğim zamanı

This is my December
Bu benim aralık ayım

This is all so clear
Bu oldukça net

And I give it all away
Ve her şeyden vazgeçiyorum

Just to have somewhere to go to
Sadece gidecek bir yerimin olması için

Give it all away
Her şeyden vazgeçiyorum

To have someone to come home to
Eve gelmeme sebep olacak birine sahip olmak için


Papercut - Linkin Park

Why does it feel like night today?
Neden geceymiş gibi geliyor bugün?

Something in here's not right today
Burada bir şey yolunda değil bugün

Why am I so uptight today?
Neden çok telaşlıyım bugün?

Paranoia's all I got left
Bana tek kalan şey paranoya

I don't know what stressed me first
Beni ilk streslendiren neydi bilmiyorum

Or how the pressure was fed but
Yada baskının nasıl beslendiğini ama

I know just what it feels like
Sadece ne hissettirdiğini biliyorum

To have a voice in the back of my head
Kafamın akalarında bir sese sahip olmanın

It's like a face that I hold inside
O içimde tuttuğum bir yüz gibi

A face that awakes when I close my eyes
Gözlerimi kapadığımda uyanan bir yüz

A face watches every time I lie
Her uzanışımda izleyen bir yüz

A face that laughs every time I fall
Her düşüşümde gülen bir yüz

(And watches everything)
(Ve her şeyi izleyen)

So I know that when it's time to sink or swim
Bu yüzden biliyorum ki yüzme ya da batma zamanı geldiğinde

That the face inside is hearing me right underneath my skin
Bu içerdeki yüz beni duyuyor tam derimin altından

Nakarat:

[ It's like I'm paranoid lookin' over my back
Sanki arkasına bakıp duran bir paranoyak gibiyim

It's like a whirlwind inside of my head
Bu kafamın içinde bir kasırga gibi

It's like I can't stop what I'm hearing within
İçimdeki sesi duymayı engelleyemiyorum gibi

It's like the face inside is right beneath my skin
İçimdeki yüz tam derimin altında gibi ]

I know I've got a face in me
Biliyorum içimde bir yüz var

Points out all my mistakes to me
Bana bütün hatalarımı belirtiyor

You've got a face on the inside too and
Senin de içinde bir yüz var ve

Your paranoia's probably worse
Senin paranoyaların muhtemelen daha beter

I don't know what set me off first but I know what I can't stand
Beni ilk etkileyeni bilmiyorum ama neye dayanamadığımı biliyorum

Everybody acts like the fact of the matter is
Herkes işin gerçeğindeymiş gibi davranıyor
I can't add up to what you can but
Ne yapabileceğini anlayamıyorum ama

Everybody has a face that they hold inside
Herkesin içinde tuttuğu bir yüz var

A face that awakes when I close my eyes
Gözlerimi kapadığımda uyanan bir yüz

A face watches every time they lie
Her uzanışlarında izleyen bir yüz

A face that laughs every time they fall
Her düşüşlerinde gülen bir yüz

(And watches everything)
(Ve her şeyi izleyen)

So you know that when it's time to sink or swim
Bu yüzden bilirsin ki yüzme ya da batma zamanı geldiğinde

That the face inside is watching you too right inside your skin
Bu içerdeki yüz seni de izliyor tam derinin içinden

Nakarat x2

The face inside is right beneath your skin
Bir yüz içerdedir tam derinin altında

The sun goes down
Güneş batıyor

I feel the light betray me
Işığın bana ihanetini hissediyorum

Nakarat x2

It's like I can't stop what I'm hearing within x2
İçerdeki sesi duymayı engelleyemiyorum gibi

It's like the face inside is right beneath my skin
İçimdeki yüz tam derimin altında gibi

She Shines - Linkin Park

She shines like a flower
In my head
O kafamda bir çiçek gibi parlar

Everybody
Wants to pick her head
Herkes onu koparmak ister



She said she loved me
And lied to me
O beni sevdiğini söyledi ve bana yalan söyledi

She was by the river
And lied to me
O nehirin yanındaydı ve bana yalan söyledi

She shines like a flower
In my head
O kafamda bir çiçek gibi parlar

Everybody
Wants her in their bed
Herkesonu kendi yatağında ister



She said she loved you
And lied to you
O seni sevdiğini söyledi ve sana yalan söyledi

She was by the river
And lied to you
O nehrin yanındaydı ve sana yalan söyledi

So eager
Öyle istekli ki

So eager
Öyle istekli ki

So eager
öyle istekli ki

Nakarat

So eager ...
öyle istekli ki

Nakarat

So eager...
öyle istekli ki

The Down Syndrome - Linkin Park

People turn around people let you down
insanlar etrafında dolanır seni hayal kırıklığına uğratır

Anywhere you go anyone you see
Gittiğin her yer gördüğün herkes

It's real
Gerçektir

It's up to you to make it happen
Olmasını sağlamak sana bağlı

It's up to you to make it real
Gerçekleştirmek sana bağlı

Nakarat x 2

[ And you know how it feels
Ve nasıl hissettirdiğini bilirsin

To bleed some
Biraz kanamanın

To need some
Biraz ihtiyac duymanın ]

Tell me what you know
Bana ne bildiğini söyle

Tell me how you feel
Bana nasıl hissettiğini söyle

It doesn't matter when you're down
Düştüğünde bir önemi kalmaz.

When you look at me with your eyes
Bana ne zaman gözlerinle baksan

That smile on your face it seems happy
Yüzündeki bu gülüş mutlu görünür.

Are you happy?
Mutlu musun?

Yeah Yeah
EvetEvet

Nakarat x 2


From The Inside - Linkin Park


I don't know who to trust no surprise
Bilmiyorum kime güveneceğimi şaşırmadan

[Everyone feels so far away from me]
[Herkes benden uzaktaymış gibi geliyor]

Heavy thoughts sift through dust and the lies
Ağır düşünceler tozu ve yalanları gözden geçiriyor

Trying not to break but I'm so tired of this deceit
Kırılmamaya çalışıyorum ama çok yoruldum bu yalancılıktan

Everytime I try to make myself get back upon my feet
Ne zaman kendimi yeniden ayaklarımın üzerinde durdurmaya çalışsam

All I ever think about is this
Üzerinde tüm düşündüğüm bu

All the tiring time between
Aradaki tüm yorucu zaman

And how trying to put my trust in you just takes so much out of me
Ve güvenimi sana vermeye çalışmanın benden ne çok şey götürdüğünü

I take everything from the inside and throw it all away
İçeriden her şeyi alıyorum ve hepsini fırlatıp atıyorum

'Cause I swear for the last time I won't trust myself with you
Çünkü senin hakkında kendime güvenmeyeceğime son kez yemin ediyorum

Tension is building inside steadily
Gerginlik içimde sürekli kuruluyor

[everyone feels so far away from me]
[Herkes benden uzaktaymış gibi geliyor]

Heavy thoughts forcing their way out of me
Ağır düşünceler yollarını benden uzaklaşmaya zorluyorlar

Trying not to break but I'm so tired of this deceit
Kırılmamaya çalışıyorum ama çok yoruldum bu yalancılıktan

Everytime I try to make myself get back up on my feet
Ne zaman kendimi yeniden ayaklarımın üzerinde durdurmaya çalışsam

All I ever think about is this
Üzerinde tüm düşündüğüm bu

All the tiring time between
Aradaki tüm yorucu zaman

And how trying to put my trust in you just takes so much out of me
Ve güvenimi sana vermeye çalışmanın benden ne çok şey götürdüğünü

I take everything from the inside and throw it all away
İçeriden her şeyi alıyorum ve hepsini fırlatıp atıyorum

'Cause I swear for the last time I won't trust myself with you
Çünkü senin hakkında kendime güvenmeyeceğime son kez yemin ediyorum

I won't waste myself on you
Kendimi seninle harcamayacağım

You
Seninle

You
Seninle

Waste myself on you
Kendimi seninle harcamayacağım

You
Seninle

You
Seninle

I'll take everything from the inside and throw it all away
İçeriden her şeyi alacağım ve hepsini atacağım

'Cause I swear for the last time I won't trust myself with you
Çünkü senin hakkında kendime güvenmeyeceğime son kez yemin ediyorum

I Take everything from the inside and just throw it all away
İçeriden her şeyi alıyorum ve hepsini fırlatıp atıyorum

'Cause I swear for the last time I won't trust myself with you
Çünkü senin hakkında kendime güvenmeyeceğime son kez yemin ediyorum

You
Sen

You
Sen

Faint - Linkin Park


I am a little bit of loneliness a little bit of disregard
ben biraz yalnızlığım birazcık da aldırmazlık

Handful of complaints
avuç dolusu şikayetim

but I can help the fact that everybody can see these scars
ama herkesin bu yaraları görebileceği gerçeğine katlanabilirim

I am What I want you to want what I want you to feel
ben istemeni istediğim şeyim hissetmeni istediğim şeyim

But it's like no matter what I do
ama sanki ne yaparsam yapayım

I can't convince youto just believe this is real
seni bunun doğruluğuna inandıramıyorum

So I let go watching you turn your back like you always do
bu yüzdem salıverdim seni izleyerek her zaman yaptığın gibi arkanı dön

Face away and pretend that I'm not
yüzünü kaçır ve ben yokmuşum gibi davran

But I'll be here 'cause you want what I've got
ama burada olacağım çünkü bende olanı istiyorsun

I can't feel the way I did before
eskisi gibi hissedemiyorum

Don't turn your back on me
bana sırtını dönme

I won't be ignored
ihmal edilmeyeceğim

Time won't heal this damage anymore
zaman artık bu yaraları iyileştiremeyecek

Don't turn your back on me
bana sırtını dönme

I won't be ignored
ihmal edilmeyeceğim

I am a little bit insecure a little unconfident
ben biraz güvensizim biraz da emin değilim

'Cause you don't understand I do what I can
çünkü yapabileceğimi yaptığımı anlamıyorsun

but sometimes I don't make sense
ama bazen mantıksız davranıyorum

I say what you never wanna say but I've never had a doubt
asla söylemek istemediklerini söylüyorum ama hiç şüphem yok

It's like no matter what I do
sanki ne yaparsam yapayım

I can't convince you for once just to hear me out
seni sözümü bir kez dinlemen için ikna edemiyorum

So I let go watching you turn your back like you always do
bu yüzdem salıverdim seni izleyerek herzaman yaptığın gibi arkanı dön

Face away and pretend that I'm not
yüzünü kaçır ve ben yokmuşum gibi davran

But I'll be here 'cause you want what I've got
ama burada olacağım çünkü bende olanı istiyorsun
I can't feel the way I did before
eskisi gibi hissedemiyorum

Don't turn your back on me
bana sırtını dönme

I won't be ignored
ihmal edilmeyeceğim

Time won't heal this damage anymore
zaman artık bu yaraları iyileştiremeyecek

Don't turn your back on me
bana sırtını dönme

I won't be ignored
ihmal edilmeyeceğim

Now
şimdi

Hear me out now
duy beni şimdi

You're gonna listen to me like it or not
beni dinleyeceksin sevsen de sevmesen de

Right now
şu anda

Hear me out now
duy beni şimdi

You're gonna listen to me like it or not
beni dinleyeceksin sevsen de sevmesen de

Right now
şu anda

I can't feel the way I did before
eskisi gibi hissedemiyorum

Don't turn your back on me
bana sırtını dönme

I won't be ignored
ihmal edilmeyeceğim

Time won't heal this damage anymore
zaman artık bu yaraları iyileştiremeyecek

Don't turn your back on me
bana sırtını dönme

I won't be ignored
ihmal edilmeyeceğim

Don't Stay - Linkin Park


Sometimes I need to remember just to breathe
Bazen nefes almayı hatırlamaya ihtiyaç duyuyorum

Sometimes I need you to stay away from me
Bazen benden uzak durmana ihtiyaç duyuyorum

Sometimes I’m in disbelief I didn’t know
Bazen bilmediğim bir inanmayış içindeyim

Somehow I need you to go
Hernasılsa gitmene ihtiyac duyuyorum

Nakarat:

[ Don’t stay
Kalma

Forget our memories
Unut hatıralarımızı

Forget our possibilities
Unut imkanlarımızı

What you were changing me into
Beni neye dönüştürdüğünü

Just give me myself back and
Beni kendime bırak tekrar ve

Don’t stay
Kalma

Forget our memories
Unut hatıralarımızı

Forget our possibilities
Unut imkanlarımızı

Take all your faithlessness with you
Tüm inançsızlığını yanına al

Just give me myself back and
Beni kendime bırak tekrar ve

Don’t stay
Kalma ]

Sometimes I feel like I trusted you too well
Bazen sana ço fazla güvendiğimi hissediyorum

Sometimes I just feel like screaming at myself
Bazen kendime bağırıyormuşum gibi hissediyorum

Sometimes I’m in disbelief I didn’t know
Bazen bilmediğim bir inanmayış içindeyim

Somehow I need to be alone
Hernasılsa yalnız kalmaya ihtiyaç duyuyorum

Nakarat

I don’t need you anymore I don’t want to be ignored
Sana daha fazla ihtiyacım yok boş verilmiş olmak istemiyorum

I don’t need one more day of you wasting me away
Birgün daha beni eritip bitirmene ihtiyacım yok

I don’t need you anymore I don’t want to be ignored
Sana daha fazla ihtiyacım yok boş verilmiş olmak istemiyorum

I don’t need one more day of you wasting me away
Birgün daha beni eritip bitirmene ihtiyacım yok

With no apologies
Özürsüzce

Nakarat

Points Of Authority - Linkin Park

İlk kısım:

Forfeit the game before somebody else
Oyundan çekil birileri

Takes you out of the frame puts your name to shame
Seni resimden çıkartıp ismini utandırmadan önce

Cover up your face you can't run the race
Yüzünü ört yarışı yürütemezsin

The pace is too fast you just won't last
Hız çok fazla sonunu getiremezsin

You love the way I look at you
Sana bakış şeklimi seviyorsun

While taking pleasure in the awful things you put me through
Zevk alırken beni korkunç şeylerin içine sokuyorsun

You take away if I give in
Teslim olsam alıp götürürsün

My life My pride is broken
Hayatım ve gururum kırıldı

Nakarat:

[ You like to think you're never wrong
Asla yanılmadığını düşünmeyi seviyorsun

You want to act like you're someone
Önemli biriymiş gibi davranmayı seviyorsun

You want someone to hurt like you
Birisinin senin gibi acı çekmesini istiyorsun

You want to share what you've been through
Yaşadıklarını paylaşmak istiyorsun

(You live what you learn)
(Öğrendiğin şeyleri yaşarsın) ]

You love the things I say I'll do
Yapacağımı söylediğim şeyleri seviyorsun

The way I'll hurt myself again just to get back at you
Sadece sana geri dönmek için kendime acı çektirişimi

You take away when I give in
Teslim olsam alıp götürürsün

My life My pride is broken
Hayatım ve gururum kırıldı

Nakarat

İlk kısım x2

Nakarat x2

One Step Closer - Linkin Park



I cannot take this anymore
artık buna dayanamıyorum

I'm saying everything I've said before
daha önce söylediğim şeyleri söylüyorum

All these words they make no sense
bütün bu sözler anlam ifade etmiyor

I find bliss in ignorance
cahillikte saadet buluyorum

Less I hear the less you'll say
ne kadar az duyarsam o kadar az söyleyeceksin

But you'll find that out anyway
ama nasıl olsa sen onu keşfedeceksin

Just like before...
her zamanki gibi

Everything you say to me
bana söylediğin her şey

Takes me one step closer to the edge
beni bıçak ağzına bir adım yaklaştırır

And I'm about to break
ve parçalanmak üzereyim

I need a little room to breathe
nefes almak için biraz boşluğa ihtiyacım var

Cause I'm one step closer to the edge
çünkü bıçak ağzına bir adım daha yakınım

And I'm about to break
ve parçalanmak üzereyim

I find the answers aren't so clear
açık olmayan cevaplar buluyorum

Wish I could find a way to disappear
yok olmak için bir yol bulmayı diliyorum

All these thoughts they make no sense
bütün bu düşünceler anlam ifade etmiyor

I find bliss in ignorance
cahillikte saadet buluyorum

Nothing seems to go away
hiçbir şey gidecek gibi görünmüyor

Over and over again
yeniden ve tekrardan

shut up when I'm talking to you
seninle konuştuğumda çeneni kapa

Easier To Run - Linkin Park

NAKARAT :

[ It’s easier to run
KAÇMAK DAHA KOLAY

Replacing this pain with something numb
BU ACIYI UYUŞMUŞ BİR ŞEYLE DEĞİŞTİREREK

It’s so much easier to go
GİTMEK ÇOK DAHA KOLAY

Than face all this pain here all alone
TÜM BU ACIYLA BURADA TEK BAŞIMA YÜZLEŞMEKTEN ]

Something has been taken from deep inside of me
İÇİMDE DERİNLERDEN BİR ŞEYLER ALINDI

The secret I’ve kept locked away no one can ever see
KİLİTLİ TUTTUĞUM KİMSENİN GÖREMEDİĞİ SIR

Wounds so deep they never show they never go away
ÖYLE DERİN YARALIYOR Kİ ASLA GÖRÜNMEZLER ASLA GİTMEZLER

Like moving pictures in my head for years and years they’ve played
ZİHNİMDE YILLAR YILI OYNADIKLARI FİLMLER GİBİ

A :

[ (If I could change I would take back the pain I would)
EĞER DEĞİŞTİREBİLSEYDİM ACIYI GERİ ALIRDIM

(Retrace every wrong move that I made I would)
YAPTIĞIM HER YANLIŞ HAREKETİN KAYNAĞINA İNERDİM

(If I could stand up and take the blame I would)
EĞER AYAĞA KALKIP SUÇU ÜSTLENEBİLSEYDİM ÜSTLENİRDİM

(If I could take all the shame to the grave I would)
EĞER TÜM UTANCI MEZARA GÖTÜREBİLSEYDİM GÖTÜRÜRDÜM

(If I could change I would take back the pain I would)
EĞER DEĞİŞTİREBİLSEYDİM ACIYI GERİ ALIRDIM

(Retrace every wrong move that I made I would)
YAPTIĞIM HER YANLIŞ HAREKETİN KAYNAĞINA İNERDİM

(If I could stand up and take the blame I would)
EĞER AYAĞA KALKIP SUÇU ÜSTLENEBİLSEYDİM ÜSTLENİRDİM

(I would take all my shame to the grave)
TÜM UTANCIMI MEZARA GÖTÜRÜRDÜM ]

NAKARAT

Sometimes I remember the darkness of my past
BAZEN GEÇMİŞİMİN KARANLIĞINI HATIRLARIM

Bringing back these memories I wish I didn’t have
BU SAHİP OLMAMAYI DİLEDİĞİM ANILARI GERİ GETİREREK

Sometimes I think of letting go and never looking back
BAZEN BIRAKMAYI VE ARDIMA HİÇ BAKMAMAYI DÜŞÜNÜRÜM

And never moving forward so there’d never be a past
VE ASLA İLERLEMEMEYİ BÖYLECE ASLA BİR GEÇMİŞ DE OLMAZDI

A tekrar

Just washing it aside
BUNU BİR YANA BIRAKIYORUM

All of the helplessness inside
İÇİMDEKİ TÜM ACİZLİĞİ

Pretending I don’t feel misplaced
KENDİMİ YANLIŞ YERDE HİSSETMİYORMUŞ GİBİ YAPARAK

It’s so much simpler than change
BU DEĞİŞMEKTEN ÇOK DAHA KOLAY

NAKARAT

It’s easier to run
KAÇMAK DAHA KOLAY

(If I could change I would take back the pain I would)
EĞER DEĞİŞTİREBİLSEYDİM ACIYI GERİ ALIRDIM

(Retrace every wrong move that I made)
YAPTIĞIM HER YANLIŞ HAREKETİN KAYNAĞINA İNERDİM

It’s easier to go
GİTMEK DAHA KOLAY

(If I could change I would take back the pain I would)
EĞER DEĞİŞTİREBİLSEYDİM ACIYI GERİ ALIRDIM

(Retrace every wrong move that I made I would)
YAPTIĞIM HER YANLIŞ HAREKETİN KAYNAĞINA İNERDİM

(If I could stand up and take the blame I would)
EĞER AYAĞA KALKIP SUÇU ÜSTLENEBİLSEYDİM ÜSTLENİRDİM

(I would take all my shame to the grave)
TÜM UTANCIMI MEZARA GÖTÜRÜRDÜM

Numb - Linkin Park

I'm tired of being what you want me to be
Senin istediğin gibi olmaktan sıkıldım

Feeling so faithless lost under the surface
Yerin altında inançsız bir sekilde kaybolumuş hissediyorum.

Don't know what you're expecting of me
Benden ne beklediğini bilmiyorum

Put under the pressure of walking in your shoes
Senin yerinde olmanın baskısı altındayım

Every step I take is another mistake to you
Attığım her adim sana göre yeni bir yanlış

Nakarat :

[ I've become so numb I can't feel you there
O kadar hissizleştim ki senin burada olduğunu fark edemiyorum

I've become so tired
Çok yoruldum

So much more aware I'm becoming this
Ne hale geldiğimin çok daha fazla farkına vardım

All I want to do is be more like me and be less like you
Tek istediğim daha cok benim gibi daha az senin gibi olmak ]

Can't you see that you're smothering me
Beni boğduğunu göremiyormusun

Holding too tightly afraid to lose control
Kontrolu kaybetme korkusu ile çok sıkı tuttuğunu

Cause everything that you thought I would be
Çünkü benim olabileceğimi sandiğin her şey

Has fallen apart right in front of you
Dağılıverdi gozünün önünde

Every step that I take is another mistake to you
Attığım her adim sana göre yeni bir yanlış

And every second I waste is more than I can take
Ve harcadiğim her saniye dayanabileceğimden fazla

Nakarat

And I know
Ve biliyorum

I may end up failing too
Hüsrana da uğrayabilirim

But I know
Ama biliyorum

You were just like me with someone disappointed in you
Sende hayal kırıklığına uğrayan biriyle tıpkı benim gibiydin

Nakarat x2

In the End - Linkin Park

(It starts with)
One thing /
Bir şeyle başlıyor

I don’t know why
It doesn’t even matter how hard you try
Ne kadar uğraşırsan uğraş hiçbir önemi yok neden bilmiyorum.

Keep that in mind /
Aklında şunu tut

I designed this rhyme
To explain in due time
Bu şiiri(güfteyi) uygun zamanda açıklamak için yazdım(tasarladım)

All I know
time is a valuable thing
Tek bildiğim zaman değerli bir şeydir

Watch it fly by as the pendulum swings
Sarkaç sallanırken onun uçup gitmesini seyret

Watch it count down to the end of the day
Günün sonuna kadar zamanın geriye doğru sayımını izle

The clock ticks life away
Saat hayatı uzaklaştırarak işliyor

It’s so unreal
Bu çok gerçekdışı

Didn’t look out below
Dışarıdan aşağıya bakmadım

Watch the time go right out the window
Zamanı pencerenin önünden geçip giderken seyret

Trying to hold on
Tutunamaya çalışırken

/ but didn’t even know
Wasted it all just to
Watch you go
Ama zamanı sadece senin gitmeni izlemek için harcadığımı bile bilmiyordum

I kept everything inside and even though I tried /
Herşeyi içimde tuttum ve uğraşmama rağmen

it all fell apart
Herşey dağılıverdi

What it meant to me / will eventually / be a memory / of a time when I tried so hard
Böylesine fazla uğraşırsam bütün bunların bana ifade ettiği eninde sonunda sadece bir hatıradan ibaret olacak

And got so far
Ve o kadar ileri gittim

But in the end
It doesn't even matter
Ama en sonunda hiçbir önemi bile kalmadı

I had to fall
To lose it all
Hepsini kaybetmek için düşmeliydim

But in the end
It doesn't even matter
Ama en sounda hiçbir önemi kalmadı

One thing / I don’t know why
It doesn’t even matter how hard you try
Bir şey....
Ne kadar uğraştığının hiçbir önemi kalmıyorneden bilmiyorum

Keep that in mind / I designed this rhyme
To remind myself how
I tried so hard
Şunu bil ki(aklında tut ki) bu şiiri(güfteyi) kendime ne kadar çok uğraştığımı hatırlatmak için yazdım

In spite of the way you were mocking me
Acting like I was part of your property
Benle dalha geçip durmana rağmen senin bir parçanmışım gibi hareket ediyordum

Remembering all the times you fought with me
I’m surprised it got so (far)
Kavga ettiğimiz zamanları hatırlıyorum da nasıl bu kadar ileri gitti şaşırıyorum

Things aren’t the way they were before
Hiçbirşey eskisi gibi değil artık

You wouldn’t even recognize me anymore
Beni artık tanıyamazsın bile

Not that you knew me back then
Beni yeniden tanıyacaksın sonra

But it all comes back to me
Ama hepsi bana geri dönüyor

In the end
en sonunda

I kept everything inside and even though I tried /
Herşeyi içimde tuttum ve uğraşmama rağmen
it all fell apart
Herşey dağılıverdi

What it meant to me / will eventually / be a memory / of a time when I tried so hard
Böylesine fazla uğraşırsam bütün bunların bana ifade ettiği eninde sonunda sadece bir hatıradan ibaret olacak

And got so far
Ve o kadar ileri gittim

But in the end
It doesn't even matter
Ama en sonunda hiçbir önemi bile kalmadı

I had to fall
To lose it all
Hepsini kaybetmek için düşmeliydim

But in the end
It doesn't even matter
Ama en sounda hiçbir önemi kalmadı

I've put my trust in you
Sana güvenmiştim

Pushed as far as I can go
Gidebileceğim yere kadar zorlamıştım

And for all this
There’s only one thing you should know
Ve bütün bunlar için bilmen gereken tek şey var

I've put my trust in you
Sana güvenmiştim

Pushed as far as I can go
Gidebileceğim yere kadar zorlamıştım

And for all this
There’s only one thing you should know
Ve bütün bunlar için bilmen gereken tek şey var

I tried so hard
O kadar çok uğraştım

And got so far
Ve o kadar ileri gittim

But in the end
It doesn't even matter
Ama en sonunda hiçbir önemi bile kalmadı

I had to fall
To lose it all
Hepsini kaybetmek için düşmeliydim

But in the end
It doesn't even matter
Ama en sounda hiçbir önemi kalmadı

Somewhere I Belong - Linkin Park


(When this began)
I had nothing to say
Bu başladığında söyleyecek hiçbir şeyim yoktu

And I get lost in the nothingness inside of me
Ve içimdeki hiçbirşeysizlikte kaybolmuştum

(I was confused)
Kafam karışmıştı

And I let it all out to find
That I’m not the only person with these things in mind
Ve kafasında böyle şeyler olan tek insan olmadığımı bulmak için onların dışıma çıkmasına izin verdim

(Inside of me)
İçimde...

But all that they can see the words revealed
Is the only real thing that I’ve got left to feel
Ama onların görebildiği tek şey şu: sadece açığa çıkan kelimeler benim hissetmem için bırakılan gerçekliklerdir

(Nothing to lose)
Kaybedecek hiçbir şey yok

Just stuck hollow and alone
Sıkışmış bi durumdayım içim delik ve yalnızım

And the fault is my own and the fault is my own
Ve hata benim kendiminve hata kendimin

[Chorus]
[Koro]
I wanna heal I wanna feel what I thought was never real
İyileşmek istiyorum düşündüklerimin asla gerçek olamayacağını hissetmek istiyorum

I wanna let go of the pain I’ve felt so long
Bu kadar uzun zamandır hissettiğim acının gitmesini istiyorum

(Erase all the pain till it’s gone)
O gidene kadar bütün acıları sil

I wanna heal I wanna feel like I’m close to something real
İyileşmek istiyorum gerçek bir şeye yakınmışım gibi hissetmek istiyorum

I wanna find something I’ve wanted all along
Somewhere I belong
Ait olduğum yerde hep istediğim bir şey bulmak istiyorum

And I’ve got nothing to say
Ve söyleyecek hiçbirşeyim yok

I can’t believe I didn’t fall right down on my face
Yüzümün üstüne yere serilmediğme(düşmediğime) inanamıyorum

(I was confused)
Kafam karışık

Looking everywhere only to find
That it’s not the way I had imagined it all in my mind
Sadece aklımda hayal ettiğim gibi olmadığını görmek için her yere bakıp duruyorum

(So what am I)
Ben neyim?

What do I have but negativity
Negatiflik dışında neyim var?

’Cause I can’t justify the way everyone is looking at me
Çünkü herkesin bana bakma nedenini bulamıyorum

(Nothing to lose)
Kaybedecek bir şey yok

Nothing to gain hollow and alone
Kazanacak birşey yok içim delik ve yalnızım

And the fault is my own and the fault is my own
Ve hata sadece benim ve hata sadece benim

[Repeat Chorus]
[Koro tekrar]

I will never know myself until I do this on my own
Bunu kendi üstümde deneyenekadar asla kendim olduğumu bilemeyeceğim.

And I will never feel anything else until my wounds are healed
Ve yaralarım iyileşene kadar başka hiçbir şey hissetmeyeceğim

I will never be anything till I break away from me
Benden kendimden ayrılana kadar hiçbirşey olamayacağım

I will break away I'll find myself today
Kendimden ayrılacağım bugün kendimi bulacağım

[Repeat Chorus]
[Koro tekrar]

I wanna heal I wanna feel like I’m somewhere I belong
İyileşmek istiyorum ait olduğum yerdeymişim gibi hissetmek istiyorum

I wanna heal I wanna feel like I’m somewhere I belong
İyileşmek istiyorum ait olduğum yerdeymişim gibi hissetmek istiyorum

Somewhere I belong
Ait olduğum yerde...

Die Die My Darling - Metallica



Die die die my darling
Öl öl öl sevgilim

Don't utter a single word
Tek bir kelime etme

Die die die my darling
Öl öl öl sevgilim

Just shut your pretty eyes
Sadece tatlı gözlerini kapat


I'll be seeing you again
Seni yeniden görüyor olacağım

I'll be seeing you in hell
Seni cehennemde görüyor olacağım



So don't cry to me oh baby
Bu yüzden bana ağlama bebeğim

Your future's in an oblong box
Senin geleceğin bir dikdörtgen kutunun içi

Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim

You should have seen it a-coming on
Bunu fark etmeliydin

Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim

Had to know it was in your cards
Onun kartlarının içinde olduğunu bilmeliydin

Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim

Dead-end zone for a dead-end girl
Çıkmaz bir kız için bir çıkmaz yok

Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim

Now your life drains on the floor
Şimdi yaşamın yerde kuruyor

Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim



Die die die my darling
Öl öl öl sevgilim

Don't utter a single word
Tek bir kelime etme

Die die die my darling
Öl öl öl sevgilim

Just shut your pretty mouth
Sadece tatlı ağzını kapa


I'll be seeing you again
Seni yeniden görüyor olacağım

I'll be seeing you in hell
Seni cehennemde görüyor olacağım


So don't cry to me oh baby
Bu yüzden bana ağlama bebeğim

Your future's in an oblong box
Senin geleceğin bir dikdörtgen kutunun içi

Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim

You should have seen it a-coming on
Bunu fark etmeliydin

Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim

Had to know it was in your cards
Onun kartlarının içinde olduğunu bilmeliydin

Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim

Dead-end zone for a dead-end girl
Çıkmaz bir kız için bir çıkmaz yok

Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim

Now your life drains on the floor
Şimdi yaşamın yerde kuruyor

Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim


Die die die my darling
Öl öl öl sevgilim

Don't utter a single word
Öl öl öl sevgilim

Die die die my darling
Öl öl öl sevgilim

Just shut your pretty mouth
Sadece tatlı ağzını kapa


I'll be seeing you again
Seni yeniden görüyor olacağım

I'll be seeing you in hell
Seni cehennemde görüyor olacağım


Die die die
Die die die
Die die die
Ölölöl...
GüN_BaTıMı isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 25-02-2007, 14:19   #2 (permalink)
 
enternight - ait Avatar
enternight - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Bazı metal gruplarının şarkılarının türkçesi ve ingilizcesi!

 
Saol iyi olmuş.
enternight isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 25-02-2007, 14:22   #3 (permalink)
 
DJdragon - ait Avatar
Tanımlı Cevap: Bazı metal gruplarının şarkılarının türkçesi ve ingilizcesi!

 
hiç dinlemem ama yinede sağol
DJdragon isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 04-04-2007, 11:44   #4 (permalink)