Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Kültür ve Sanat > Tarihimiz
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Tarihimiz Tarihle ilgili herşeyi bu alanda paylaşabilirsiniz.


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 02-01-2008, 15:30   #1 (permalink)
 
laf_ebesi - ait Avatar
laf_ebesi - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Osmanlı padişahları

 
tarihinden sonra da Sultan unvanına ek olarak Osmanlı hanedanınıdan 36 padişah toplam 623 sene hüküm sürmüştür. İlk önce Bey diye adlandırılan padişahlar 1383'den itibaren Sultan 1517Halife unvanını da taşımaya başlamışlardır.
Osmanlı padişahları tahta çıktıklarında yayımladıkları bir tür genelge olan Adaletnâme; kanunlara uyulması ve herhangi bir haksızlığa hiç kimsenin uğratılmaması konuları hakkında kaleme alınırdı.
Osmanlı Devleti İslam ile birlikte Türk-Oğuz törelerinden de oldukça etkilenmiştir. İslam dünyasında Siyasetname Nasihatü'l-Mulük gibi eserlerle devlet yönetimi prensipleri konuşulmuş yeni öneri ve çözüm yolları dile getirilmiştir. Osmanlı yönetim esasları da temel itibarı ile bu eserlerdeki felsefelerle büyük derecede ölçüşmektedir.
Allah'a tamamen hükümdara da şartlı itaat etmek İslam anlayışında olduğu gibi Türk adet ve geleneklerinde de varolan bir husus idi. Hükümdarların Allah'ın verdiği güç ile iktidara geldiği iktidarın Allah'ın yeryüzündeki halifesi olduğu ve halkın hukuğa uymaları ile biat etmeleri gerektiği anlayışı alimler tarafından benimsenmiş bir görüştü.
Osmanlı padişahları Oğuzların Kayı boyuna mensuplardı. İlk kullandıkları mühürlerde Kayı boyunun ibaresinin bulunması bunun en açık delilidir. Osmanlının Kayı boyundan geldiğini sürekli belirtmesi ve bu türden politikalar izlemesi özellikle Timur malubiyeti ve Fetret döneminde büyük yararlar sağlamıştır.












Osman Gazi




Osman Bey Osman Gazi ya da I. Osman (Osmanlı Türkçesi:عثمان بن أرطغرل) (d. 1258 Söğüt – ö. 1326 Bursa) Osmanlı Beyliği'nin kurucusudur. Babası Ertuğrul Gazi annesi ya da babaannesi Hayma Ana'dır (Hayma veya Hayme Hatun). Çocukları Pazarlı Bey Çoban Bey Hamid Bey Orhan Bey Alaeddin Ali Bey Melik Bey Savcı Bey ve Fatma Hatun'dur.
Yaşamının erken dönemleri hakkında güvenilir kayıtlar yoktur. Dönemine ait tüm çağdaş eserler büyük ölçüde 1422 ya da hemen sonrasında tarihlendirilen ve artık mevcut olmayan özgün bir metinden türemiş oldukları açıktır[1]. Çağdaşı ünlü gezgin İbn Battuta Osman Bey'in oğlu Orhan Bey'i o dönemdeki başkent Bursa'da ziyaret etmiştir. 1283'te babası Ertuğrul'un ölümü ile babasının yerine Anadolu Selçuklu Devleti'nin "uçbeyi" oldu. 1299'da Anadolu Selçuklu Devleti'nin "büyük uçbeyi" oldu. Bu tarih aynı zamanda birçok tarihçi tarafından Osmanlı'nın kuruluş tarihi olarak kabul edilir.
Osman Bey büyük uçbeyi olduktan sonra Bizans yönündeki faaliyetlerine hız verdi. Çünkü o dönemlerde Bizans; isyanlar kargaşalar ve taht kavgaları içindeydi. Durumdan faydalanan Osman bey Karacahisar Bilecik Yarhisar Bilecik İnegöl ve Yenişehir'i aldı. 1288'de beyliğin başkenti Bilecik'e taşıdı.[kaynak belirtilmeli]
tarihini gösterirler. Bu savaşla birlikte Osman Bey'in adı ve Osmanlı Beyliği Bizans ordusu ile yaptığı Koyunhisar Savaşı'nı kazandı. Koyunhisar Savaşı Bizanslılar ile Osmanlılar arasındaki ilk savaştır. Bazı tarihçiler Osmanlı'nın kuruluş tarihi olarak Koyunhisar Savaşı'nın kazanıldığı 27 Temmuz 1302Anadolu çapında tanınmıştır. Bu zafer dolayısıyla Anadolu'dan gönüllüler Osman Bey'in safında savaşmak üzere Batı Anadolu'ya akın ettiler. Bu zaferle İznik ve İzmit'in fethi kolaylaştı. Bursa kuşatıldı fakat alınamadı.
Osman Bey sağlığının bozulması nedeniyle 1320'de beyliğin yönetimini oğlu Orhan Bey'e bıraktı. 1326'da Söğüt'te nikris hastalığından öldü. Türbesi Bursa'dadır.
Osman Gazi babası Ertuğrul Gazi'den yaklaşık 5 bin km² olarak devraldığı Osmanlı toprağını oğluna 16 bin km² olarak devretmiştir. İlk Osmanlı parası olan "akçe" Osman Bey'in zamanında basılmıştır.Bu akçeler bakırdandırbu da devlet ekonomisinin gelişmekte olduğunu gösterir. Osmanlı padişahlarından II. Abdülhamit Bilecik/Domaniç'in Çarşamba köyünde Osman Bey'in annesi veya babaannesi olan Hayma Ana'nın türbesini yaptırmıştır.

^ Elizabeth A.Zachariadou (editör): Osmanlı Beyliği (1300-1389). İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları 1997.














Orhan Gazi



Padişahlık sırası 2 Saltanat süresi 1326 – 1359

Önce gelen Osman Gazi Sonra gelen I. Murat Doğumu 1281
Ölümü 1360
Annesi Mal Hatun Babası Osman Gazi




Orhan Gazi (d. 1281 – ö. 1360). Osmanlı Devleti’nin ikinci padişahıdır. Orhan Gazi Osman Bey'in oğludur.Yakışıklı yağız bir delikanlıydı. Onu gören kızlar bakakalıyordu ama o türk kızlarına pas vermedi ve bizans lı bir prensesle evlendi. [[Bizans İmparatoru VI. Yoannis Kantakuzinos'un kızı Teodora ile ve daha sonra da Yarhisar tekfurunun kızı Holofira ile evlendi. Holofira daha sonra Nilüfer Hatun adını aldı. Üçüncü Osmanlı padişahı olan Murad Hüdavendigar Nilüfer Hatun'un oğludur. Orhan Gazi'nin diğer çocukları Süleyman Paşa İbrahim Halil Kasım ve Fatma Hatun'dur.

Rumeli'ye geçiş


fethedilmiştir. Bundan sonra da toprakları korumak amacıyla Rumeli'de geniş bir Orhan Gazi döneminde Osmanlı Beyliği Karesi Beyliği topraklarını ilhak ederek ilk donanmasına sahip olmuş ve Rumeli'ye geçişte kendine kolaylık sağlamıştır. Bu olaydan sonra Bizans içerisindeki taht kavgalarını kullanarak Rumeli'ye geçmiş ve fetihlere devam etmiştir. Oğlu Süleyman Paşa Edirne'yi kuşatan Bulgar ve Sırp kuvvetlerini dağıtarak Bizans'a yardım etmiş karşılığında Çimpe Kalesi Osmanlılara hediye edilmiştir. Bu olay sayesinde ilk kez bir Rumeli kalesi Osmanlıların eline geçmiştir. Ayrıca; Gelibolu Keşan ve Tekirdağiskan politikası uygulanmıştır.

Maltepe(Palekanon) Savaşı

Bu savaşı Osmanlılar kazanmıştır.Sonucunda ise 1000 yıldan fazla süren BİZANS yok olmuştur ve Anadolu'da hiç toprağı kalmamıştır.

Yenilik ve düzenlemeleri


Devlet alanında

yapmıştır. İlk kez kurulmuştur. Orhan Gazi Osmanlı Beyliği'ni yeni yasalar ve düzenlemeler sayesinde devletvezirlik teşkilatı kurulmuştur. İlk kadı ve subaşı atamaları bu dönemde yapılmıştır. Sancaklara kadılar gönderilmiştir. Divan ÖrgütüVakıf sistemi adli teşkilat kurulmuştur. İlk gümüş para "akçe" bastırılmıştır.

Eğitim alanında

İznik'te ilk medrese açılmıştır. .

Fetihler

Bursa fethedilerek başkent yapılmıştır. Ankara ilk kez fethedilmiştir. Orhan Gazi babası Osman Gazi'den 16 bin km² olarak devraldığı toprakları oğlu Murad Hüdavendigar'a 95 bin km² olarak devretmiştir.Karesi Beyliği Osmanlı'ya bağlanmıştır.

Kişiliği ve fiziki yapısı


Orhan Gazi mavi gözlü sarışın beyaz tenli geniş göğüslü iri yapılı bir insandı. Kulağında siyah bir beni vardı.
Davranışları dengeli ve kararlı idi. Daima tedbirli davranırdı. İyi ahlaklı olarak bilinirdi. [1]



Ölümü

Orhan Gazi 1360 yılında 79 yaşında iken vefat etti. Bir iddiaya göre depresyondan bir diğerine göre ise felç sonucu hayatını kaybetmiştir.

Popüler kültürde Orhan Gazi

Yönetmenliğini Ezel Akay'ın yaptığı "Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü" adlı film Orhan Gazi döneminin Bursa'sında geçer. Filmde Orhan Gazi'yi Ragıp Savaş canlandırmıştır.

Dipnotlar
  1. ^ T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sitesi/E-kitap


I. Murat



Padişahlık sırası 3 Saltanat süresi 1359 – 1389

Önce gelen Orhan Gazi Sonra gelen Yıldırım Bayezid Doğumu 1326
Ölümü 1389
Annesi Nilüfer Hatun Babası Orhan Gazi


I. Murat Murad Hüdavendigâr (d. 1326 – ö. 1389). Osmanlı Devleti’nin üçüncü padişahı. "Hükümdar" "bey" anlamına gelen hüdavendigâr ünvanı verilmiştir. Bu ünvan daha çok Bursa Sancağı'nda kullanılmış sonradan II. Murat'a da verilmiştir. Sancak sistemiyle başa geçen ilk hükümdardır. Sultan ünvanı ilk kez I. Murat zamanında kullanılmıştır. I. Kosova Savaşı'ndan sonra savaş alanını gezerken bir Sırp askeri tarafından hançerlenerek öldürülmüştür. Babası Orhan Gazi annesi Nilüfer Hatun'dur. Çocukları Yakub Çelebi Yıldırım Bayezid Savcı Bey İbrahim Nefise ve Sultan Hatun'dur.
Orhan Gazi'nin ölmesi üzerine yerine oğlu Murat geçti. Edirne'yi Bizans'tan 1362 yılında Sazlıdere Savaşı'yla alarak başkent yaptı. Yeniçeri ocağını kurdu. Rumeli Beylerbeyliği'ni kurdu. Germiyanoğulları'ndan Kütahya Simav Tavşanlı Emet çeyiz yolu ile Hamitoğullarından Beyşehir Karacaağaç ve Isparta'yı para ile satın aldı. Bu siyaset sonucu Osmanlı kısa zamanda Karamanoğulları ile karşı karşıya geldi. Türklerin Anadolu ile uğraştığını gören Haçlılar Ploşnik'te küçük bir Osmanlı birliğini bozguna uğrattı. I. Murat Osmanlı Devleti'ni Balkanlar'dan atmayı amaçlayan haçlıları 1364'te Sırpsındığı Savaşı'nda yenilgiye uğrattı. 1371'de Sırpsındığı Savaşı'nın intikamını almak isteyen Sırpları Çirmen Savaşı'nda yendi. Osmanlı Devleti'ni Balkanlar'dan çikarmayı amaçlayan Haçlı Ordusu'nu 1389'da I. Kosova Savaşı'nda yendi. I. Murat savaş alanında yaralılar arasında dolaşırken Sırp Miloš Obilić tarafından hançerlenerek öldürüldü. Yerine oğlu Yıldırım Bayezid geçti.

Konu ..::PRéNSéS::.. tarafından (02-01-2008 Saat 17:02 ) de değiştirilmiştir..
laf_ebesi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 02-01-2008, 15:32   #2 (permalink)
 
laf_ebesi - ait Avatar
laf_ebesi - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Osmanlı padişahları

 
Yıldırım Bayezid



Padişahlık sırası 4 Saltanat süresi 1389 – 1402

Önce gelen I. Murat Sonra gelen Fetret Devri
sonra I. Mehmet Doğumu 1360
Ölümü 1403
Annesi Gülçiçek Hatun Babası I. Murat




Yıldırım Bayezid I. Bayezid (d. 1360 Edirne – ö. 1403). Dördüncü Osmanlı Padişahıdır. Yıldırım Bayezid yuvarlak yüzlü beyaz tenli koç burunlu ela gözlü kumral saçlı sık sakallı ve geniş omuzluydu. Neden "Yıldırım" dendiği konusunda net bir bilgi yoktur ancak gözüpek bir komutan olduğu savaşlarda askerinin önünde savaştığı ve askerlerinin yetişmekte zorluk çektiği söylenir.
ordusu ile yapılan Sultan I. Murat'ın oğludur. Annesi bir Rum kızı olan Gülçiçek Hatun'dur. Adı babaannesinin babası Türkmenler'in Ede-Balı diye andığı Ebâ Yezîd'in adından gelir. Küçük yaştan itibaren zamanın seçkin alimlerinden öğrenim gördü. Değerli kumandanlardan askerlik sevk ve idare derslerini gördü. 1381 yılında devlet idaresinde yetişmesi için Kütahya'ya vali tayin edildi. 1389'da haçlıBirinci Kosova Savaşı'na katılarak büyük kahramanlık gösterdi. Babası Sultan Murat bu savaş sonunda bir Sırp tarafından öldürülünce devlet ileri gelenlerinin müşterek kararı ile Osmanlı tahtına geçti.
İlk olarak Sırbistan işlerini yoluna koyan Yıldırım Bayezid bu sırada kendisine karşı birleşen Anadolu Beylikleri üzerine yürüdü. Süratle hareket ederek Aydınoğulları Saruhanoğulları Germiyanoğulları Menteşeoğulları ve Hamitoğulları beyliklerini ortadan kaldırdı (1390). Karamanoğulları beyliğini itaat altına aldı (1391). 1391'de İstanbul'u kuşattı ve yedi aylık bir kuşatmadan sonra şehirde bir Türk mahallesi kurulması bir cami yapılması ve yıllık verginin artırılması şartıyla anlaşma yaptı. 1392'de Kastamonu üzerine yürüyerek Candaroğlu topraklarını ele geçirdi. 1394'te Selanik ve Yenişehir'i (Mora) alan Osmanlı orduları Teselya ve Arnavutluk'a kadar ilerlediler.



Ankara Savaşı


seferinden dönen Yıldırım Bayezid'in 1398'de Karaman ve 1399'da Dulkadirli topraklarına girmesinden sonra topraklarını kaybeden Anadolu beyleri bu sırada HindistanTimur'a sığınarak onu Osmanlı sultanına karşı kışkırttılar. Bu arada Timur'dan kaçan Karakoyunlu ve Celayirli beyleri de Yıldırım Bayezid'i Timur'a karşı tahrik ediyorlardı. Bu kışkırtmalar bir yana artık Osmanlı için büyük bir tehdit oluşturmaya başlayan yağmacı ve yıkımcı Timur ordusu Anadolu'da ilerlemeye başlamıştı. Timur'un Osmanlılara ait Sivas'ı alması Osmanlı ve Moğol ordularının Ankara'da karşı karşıya gelmesi sonucunu doğurdu.
Yıldırım Beyazid adına yaraşır süratiyle geldiği Çubuk Ovası'nda Timur'un ordusunu atları besiye bırakılmış askerleri dinlenmeye çekilmiş dağınık ve emniyetsiz bir şekilde karşısında bulur. Tüm Vezirleri Paşaları ve Oğulları hemen saldırıp imha hareketine girişmeyi istemişse de tarihi hatasını yaptı. "Bırakın Tatar Ordusu toplansınadet üzre savaşalım" dedi ve konakladı. Yapılan bu hatanın çok disiplinli ve zamanının en kuvvetli ordusu olan Timur Ordusuna savaşı kazandıracağını anlayan Osmanlı Ordusundaki Menteşeoğulları Germiyanoğulları Saruhanoğulları Beyleri ve kuvvetleri ihanet ederek karşı tarafa geçtiler. Yıldırım Beyazid'in vezirleri de büyük oğul; Emir Süleyman'ıOsmanlı Devleti'nin devamı için savaş alanından kaçırdılar. Bu olayı gören Mehmet Çelebi ve Mustafa Çelebi de savaş alanını taht mücadelesi için terk ettiler. Mustafa Çelebi'den bir daha haber alınamadı. Daha savaşmadan yaşanılan bu bozguna rağmen Yıldırım Beyazid elinde kalan en sadık 10.000 kişilik askeriyle kahramanca saldırdı. Timur-Tatar Ordusuna müthiş zararlar verdirdi. Ordusundan kaçanları savaş alanına geri getirebilmek için merkezinde bulunduğu kuvvetinin yanındaki Paşalarının "Çıkmayınız akşama kadar dayanırız gece olunca da geri çekiliriz" uyarılarına rağmen çıktı ve Tatar askerine yakalandı esir düştü.(28 Temmuz 1402). Tutsaklığa dayanamayan Yıldırım Bayezid yedi ay sonra üzüntüden ileri gelen değişik hastalıklardan dolayı öldü (1403).
Sonuçları:
  • Anadolu`daki Türk siyasal birliği bozuldu.
  • Beylikler Dönemi yeniden başladı.
  • İstanbul'un Fethi gecikti.
Karakteri

(sağlık yurtları) Sultan Yıldırım Bayezid çok iyi bir eğitim almış ileri görüşlü bir hükümdardı. Çok iyi bir örgütleyici ve yetenekli bir komutandı. Devleti merkezileştirdi ve Osmanlı'nın Anadolu'daki egemenlik alanını genişletti. Önemli Osmanlı padişahlarından sayılmaktadır. Bilim ve düşünce adamlarına ve hukuka büyük değer verdiği bilinir. Hükümdarlığı süresinde bayındırlık işlerine ağırlık vermiş özellikle Bursa ve Edirne'de medrese (o dönemin üniversitesi) darüşşifacami imaret ve misafirhaneler yaptırmıştır. Ayrıca bunların düzgün yönetimi ve bakımı için geniş vakıflar kurdurmuştur. Bursa'daki Ulucami (Cami-i Kebir) Bayazid döneminden günümüze kalan mimarlık eserlerinden biridir.


Konu ..::PRéNSéS::.. tarafından (02-01-2008 Saat 16:56 ) de değiştirilmiştir..
laf_ebesi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 02-01-2008, 15:32   #3 (permalink)
 
laf_ebesi - ait Avatar
laf_ebesi - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Osmanlı padişahları

 
Fetret Devri

Bunalım Devri Osmanlı Devleti'nde Yıldırım Bayezid'in 1402'de Ankara Savaşı'nda Timur İmparatorluğu'nun kurucusu olan Timur'a yenilip esir düşmesi sonucu ortaya çıkan ve Yıldırım Bayezid'in oğulları arasındaki taht kavgaları nedeniyle 11 yıl süren kargaşa dönemidir. Yıldırım Bayezid'in altı oğlu vardır. Bunlar; Emir Süleyman İsa Çelebi Musa Çelebi Mehmet Çelebi Mustafa Çelebi ve Kasım Çelebi'dir.
yöresine gittiler sonunda Musa Çelebi İsa Çelebi'yi öldürdü. Oradan En büyük olan ve padişah olması beklenen Mustafa Çelebi Ankara Savaşı'nda ortadan kaybolmuştur. Ali Paşa Emir Süleyman'ı Rumeli'ye kaçırdı. Mehmet Çelebi de Amasya'ya çekildi. İsa Çelebi ve Musa Çelebi çatışa çatışa KaresiBursa'ya geçti. Emir Süleyman'ın Bursa'ya gelmesi üzerine Karaman Yöresine kaçtı ve Karamanoğulları'na sığındı. Bu arada Emir Süleyman olabilecek anlaşmazlıklar Trakya'nın emniyeti ve boğazlardan rahat geçişi sağlamak amacıyla kardeşi Kasım'ı ve kız kardeşi Fatıma'yı Bizans'a rehin olarak verdi. Hemen ardından Karamanoğulları ile barış anlaşması yaptı.
Kralı Mehmet Çelebi ağabeyi Süleyman'a tabi olduğunu ve Hanlığını tanıdığını çeşitli hediyelerle bildirdi. Bu anlaşmalar üzerine can güvenliği iyice azalan Musa Çelebi Karaman'dan da kaçarak İsfendiyar Bey'in yardımlarıyla EflakMirçe'ye sığındı. Eflak Kralı Trakya'da egemenlik sağlamak için Musa Çelebi'ye çok sayıda asker verdi. Musa Çelebi de yanına verilen bu askerlerle kendini Han ilan edebilmek üzere Edirne'ye saldırdı. Emir Süleyman beklemediği bu saldırıya karşı koyamayarak İstanbul taraflarına yanında çok az sayıda adamıyla ancak kaçmayı başardı. Uğradıkları bir köyde tanınınca köylüler sırf Musa Çelebi'den bahşiş alabilmek gayesiyle Emir Süleyman'ı katlettiler. Türk geleneğine göre: Saltanat soyundan kim olursa olsun; bir saltanat üyesi diğer bir saltanat üyesini kendi emri üzerine öldürtür. Başkalarının olaya izinsiz müdehalesine kişi ise idam devlet ise savaşla yok etmek cezasını verir ve intikamını mutlakâ alırdı. Musa Çelebi de bu yüzden köyü içindekilerle beraber yok etti 1410'da Edirne'ye döndü ve tahta geçti.
Bu olayları öğrenen Mehmet Çelebi de Amasya'dan Bursa'ya gelip burada tahta geçtiğini ilan etti. Emir Süleyman'ı destekleyenlerin hepsi Mehmet Çelebi'yi onayladılar ve tabi oldular. Rumeli'de Samako'da son kez karşılaştılar ve Çamurlu Derbent Savaşı'nda Mehmet Çelebi kardeşini yenip çadırında öldürttü.
Mehmet Çelebi (I. Mehmet) tüm kardeşlerinin isyanlarını bastırarak hükümdar olmuştur. Fetret Dönemi yeni kurulmuş olan Osmanlı Devleti'nin fiilen parçalanmasına sebep olmuştur. Bu nedenle I. Mehmet için "ikinci kurucu" da denir.



Konu ..::PRéNSéS::.. tarafından (02-01-2008 Saat 16:56 ) de değiştirilmiştir..
laf_ebesi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 02-01-2008, 15:33   #4 (permalink)
 
laf_ebesi - ait Avatar
laf_ebesi - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Osmanlı padişahları

 
I. Mehmet



Padişahlık sırası 5 Saltanat süresi 1413 – 1421

Önce gelen Yıldırım Bayezid
ve Fetret Devri Sonra gelen II. Murat Doğumu 1389 Bursa
Ölümü 26 Mayıs 1421 Edirne
Annesi Devlet Hatun Babası Yıldırım Bayezid




I. Mehmet (d. 1389 Bursa – ö. 26 Mayıs 1421 Edirne). 5. OsmanlıSultanıdır.
Çelebi Mehmet veya Mehmet Çelebi sonucu babası aşarak adını verdi. Kale gerçekten bu yerlere kök salmayı kolaylaştıracaktı. (Zamanla 'Yerkökü' adı ' olarak anılır. 1402'de Ankara SavaşıYıldırım Bayezid Timur'a yenik ve esir düştükten sonra Osmanlı Devleti 11 yıl süren bir Fetret Dönemi geçirdi. Bu devirde Yıldırım Bayezid'in oğulları Emir Süleyman İsa Çelebi Musa Çelebi ve Çelebi Mehmet taht savaşlarına giriştiler. Çelebi Mehmet 1403 ile 1413 arasında Timur yüksek egemenliği altında Amasya da Amasya-Tokat-Sivas bölgesi (Rumiye-i Suğra) emirliğini yaptı. Kardeşler arasında çeşitli savaşlardan sonra en nihayet 1413 de Çelebi Mehmet kardeşi Musa Çelebi'yi Çamurlu Derbent Savaşı'nda yenerek tek başına Osmanlı Devleti idaresini alarak Fetret Devri'ni kapattı. 1413'ten sonra tek padişah olarak hüküm sürdü. Kardeşi Musa Çelebi ile savaşırken Karamanoğlu Mehmet Bey Bursa'yı kuşatmış Bursa Subaşısı İvaz Paşa kazdırılan lağımları ateşe vererek kuşatmayı kırmıştır. Çelebi Mehmet Bursa'ya gelerek askerlerini toplayıp Akşehir'i aldı. Buradan Konya Ovası'nda Karamanoğlu Mehmet Bey'le savaştı ve onu yendi. Oğlu Mustafa Çelebi ile beraber esir aldı. Yinede onların canlarını bağışladı. Karamanoğlu'na Eyuşehir Kırşehir Beyşehir Sivrihisar'ı ve Niğde'yi verip hilat giydirip sancak verdi. Çelebi Mehmet buradan Edirne'ye geri döndü. Tuna nehriniEflak şehri Giurgiu'da bir hisar yaptırdı. Mehmet Çelebi hisara YerköküYerköy'e dönüşmüştür.) Buradan tekrar Anadolu'ya geçip Samsun'u aldı. Bu ahalide oturan Timur'dan kalan Tatarlar'ı Rumeli'ye sürdü.Ayrıca bu dönemde Venedikliler ile ilk deniz savaşı yapıldı.Osmanlı yenildi ve böylece Osmanlı'nın donanmasının gelişmediği görüldü. Karaburun civarlarında peygamberliğini ilan eden Börklüce Mustafa Manisa yakınlarında Torlak Kemal Rumeli'de Zagra'da Şeyh Bedrettin'in çıkardığı ayaklanmaları bastırıp bu şahısları idam ettirdi.Ayrıca Börklüce'nin Bizans'a sığınmasıyla Osmanlı Bizans'a vergi vermiştir.
Edirne Sarayiçi'ndeki Eski Sarayı yaptırdı kardeşlerinden Emir Süleyman'ın temelini attığı Eski Cami'yi de tamamlattı.
Yaşadığı savaşlarda toplam 42 adet kılıç ok ve mızrak yarası almıştır. Bursa'daki Yeşil Türbe'de gömülüdür. Yerine oğlu II. Murat geçmiştir.
Saruhanoğulları beyliğine son verdi.



Konu laf_ebesi tarafından (02-01-2008 Saat 17:02 ) de değiştirilmiştir..
laf_ebesi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 02-01-2008, 15:43   #5 (permalink)
 
laf_ebesi - ait Avatar
laf_ebesi - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Osmanlı padişahları

 
II. Murat



Padişahlık sırası 6 Saltanat süresi 1421 – 1444 1446 – 3 Şubat 1451


Önce gelen I. Mehmet Sonra gelen Fatih Sultan Mehmet Doğumu 1404 Amasya
Ölümü 3 Şubat 1451 Edirne
Annesi Emine Hatun Babası I. Mehmet


II. Murat (d. 1404 Amasya – ö. 3 Şubat 1451 Edirne). Altıncı Osmanlıpadişahıdır.

Şehzadeliği

desteğiyle 1415'de lalası Yörgüç Paşa ile Amasya'ya vali olarak gönderildi. Börklüce Mustafa'nın İzmir ve Saruhan tarafında çıkardığı ayaklanmaların bastırılmasında görev aldı. Sonraki lalası Hamza Bey ile ÇandaroğullarındanSamsun'u aldı. Babası ölünce Bursa'da devletin ileri gelenleri ve yeniçerilerin25 Haziran 1421'de tahta çıktı.

Saltanatı


İlk yılları


Saltanatının ilk senesi amcası Düzmece Mustafa ile mücadeleyle geçti. Doğu Roma imparatoru Manuel Limni'de gözaltında tutulan Düzmece Çelebi ile anlaşarak Rumeli'ye geçmesine yardım etti. Düzmece Çelebi Rumeli beylerinin de desteğini alarak Edirne'de hükümdarlığını ilan etti. Ancak 1422 yılında yakalanarak Edirne'de idam edildi. Bu olayın ardından II. Murat aynı yıl İstanbul'u kuşattı. 10 Haziran günü başlayan kuşatma 6 Eylül'de başarısızlıkla son buldu. Kuşatma sürerken II. Murat'ın kardeşi Küçük Mustafa Karaman ve Germiyan beylerinin desteğiyle Ağustos ayında Bursa'yı kuşattı. Murat Mihaloğlu'nu Bursa'ya gönderdi. Küçük Mustafa önce İstanbul'a oradan da İznik'e geçti. Bunun üzerine Murat İznik'e saldırdı ve kardeşini idam ettirdi.
II. Murat İznik'i aldıktan sonra Çandaroğulları üzerine yürüyerek topraklarının büyük bölümünü Osmanlı'ya kattı. Karamanoğlu İbrahim Bey'in hükümdar olmasına yardımcı oldu. Eflak voyvodasının Osmanlı topraklarına yaptığı saldırıları püskürttü. Bizans ile Cenevizliler aracılığıyla anlaşma yapıldı ve buna göre imparator her yıl vergi olarak 30.000 duka altın ve Ankara Savaşı'nda Ege ve Karadeniz kıyılarında Bizans'ın eline geçmiş olan toprakları Osmanlı'ya iade etmeyi kabul etti.
ve Bundan sonra Anadolu'da birlik sağlama çalışmalarına girişti. Önce MenteşeAydınoğlu beyliklerini topraklarına kattı. Ardından erkek çocuğu olmayan Germiyanoğlu II. Yakup Bey'in 1429'da ölümünün ardından vasiyeti üzerine Germiyanoğulları Beyliği Osmanlı topraklarına katıldı.



Venedik ve Macaristan


1430'da II. Murat Venediklilerin 1423 yılında ele geçirdiği Selanik'i kuşattı ve ele geçirdi. Sonrasında Sırplar ve Macarlarla anlaşarak Osmanlılara saldıran Karamanoğlu İbrahim Bey'in üzerine gitti ve Akşehir Konya ve Beyşehir'i aldı. Karamanoğulları'yla barış yapıldıktan sonra II. Murat tekrardan Rumeli'ye geçti ve Sırbistan despotluğuna son verdi. 1439'da Belgrad'ı altı ay boyunca kuşattı fakat alamadı.
1441'de Hunyadi Yanoş komutasındaki Macar kuvvetleri Osmanlı topraklarına akınlar yapmaya başladılar ve Osmanlıları ağır yenilgilere uğrattı. Hunyadi Yanoş'un elde ettiği zaferler Macar sınırlarının ötesinde de yankı buldu. 1439'dan bu yana Osmanlı'ya karşı kutsal bir savaş başlatmak isteyen Papa IV. Eugene yeni bir haçlı ordusu için çağrıda bulundu. Ancak çağrıya kulak verenler genelde halktan kimselerdi. Aynı dönemde Macarlarla anlaşan Karamanoğlu İbrahim Bey de 1443 ilkbaharında Anadolu'da saldırıya geçti ancak II. Murat ve oğlu Ali Çelebi tarafından yenilgiye uğradı. Batıda ise Papa tarafından oluşturulan ve başında Macar kralı Ladislas'ın bulunduğu ordu Budin'den güneydoğuya doğru 1443'ün Temmuz ayında hareket geçti ve Sofya'yı ele geçirdi. Ordu 1444 yılında Budin'e döndü ve böylece "Uzun Sefer" sona erdi.
15 Ağustos 1444'de Sırp despotu George Brankovic ile Edirne-Segedin Antlaşması imzalandı. Ardından bir kere daha Karamanoğulları üzerine yürüdü ve İbrahim Bey'i barışa zorladı. Sonrasında tahtı oğlu Mehmet'e bırakarak Manisa'ya çekildi.





















Fatih Sultan Mehmed




Fatih'in 1451-1481 yılları arasında kullandığı kılıcıTopkapı müzesi-İstanbul.


Fatih Sultan Mehmed
  • Doğum/Ölüm Tarihi
    • 30 Mart 1432 - 3 Mayıs 1481
  • Doğum Yeri
    • Edirne
  • Öldüğü Yer
    • Gebze Hünkar Çayırı
  • Ölüm Sebebi
    • Nikris - Şeker - Zehir
  • Babası
    • II. Murat
  • Annesi
    • Hüma Hatun
  • Tahta Çıktığı Tarih (İlk)
    • 1 Aralık 1444
  • Tahta Çıktığında Yaşı
    • 12 Yaş 8 Ay
  • Saltanatının Sonu
    • Eylül 1446
  • Tahttan Ayrılma Sebebi
    • Babası Lehine Terk
  • Saltanat süresi
    • 1 Yıl 9 Ay
  • Tahta Çıktığı Tarih (İkinci)
    • 18 Şubat 1451
  • Tahta Çıktığı Yaşı
    • 18 Yaş 11 Ay
  • Saltanatının Sonu
    • 3 Mayıs 1481
  • Tahttan Ayrılma Sebebi
    • Ölüm
  • Saltanat Süresi
    • 30 Yıl 3 Ay
  • Türbesi
    • İstanbul Fatih Camii Mihrabı Önündeki Türbe
  • Mahlas ve Lakapları
    • Avni Ebülfeth Fatih Gazi Hünkâr
  • Valilikleri
    • Amasya Manisa


Fatih Sultan Mehmed (II. Mehmed) (d. 30 Mart 1432 – ö. 3 Mayıs 1481) yedinci Osmanlı padişahıdır.
İstanbul'u fethetmesinden sonra "Fatih" lakabıyla anılmıştır. İstanbul'un fethi Orta Çağ'ın sonu Yeni Çağ'ın başlangıcı olmuştur.[1] Bundan dolayı Fatih "çağ açan hükümdar" olarak da tanınır. Fatih çıkardığı yasalarla devleti önemli ölçüde yeniden biçimlendirmiştir.



Gençlik yılları ve ilk kez tahta çıkışı


atanınca hocaları ve danışmanlarıyla birlikte Fatih Sultan Mehmet 30 Mart 1432'de o dönemde Osmanlı Devleti’nin başkenti olan Edirne'de doğdu. Altıncı Osmanlı padişahı olan II. Murad’ın Hüma Hatun'dan olan oğluydu. Molla Gürani gibi dönemin ünlü bilginlerinden özel dersler alarak yetişti. 1443’te çocuk yaşta Manisa sancakbeyliğineManisa’ya gitti.
II. Murad Balkanlar’da ve Anadolu’da çeşitli sorunların yaşandığı bir ortamda Mehmed’i Edirne’ye çağırdı Ağustos 1444’te tahtı oğluna bıraktı. II. Mehmed tahta geçtiğinde henüz oniki yaşındaydı. Deneyimsiz bir çocuğun padişah olması Osmanlılarla çatışma halinde olan devletleri umutlandırdı.
Bir Haçlı ordusu Tuna Nehri'ni aşıp Varna’yı kuşattı. II. Mehmed ve Sadrazam Çandarlı Halil Paşa Anadolu'da bulunan II. Murad'ı Edirne'ye çağırdı. II. Murad 10 Kasım 1444'te Varna Savaşı’nda Haçlı ordusunu bozguna uğrattı.
II. Mehmed’in padişahlığı Türk soylu Çandarlı Halil Paşa ile yeni padişahı destekleyen devşirme kökenli Zağanos Paşa ve Şihabeddin Paşa arasında şiddetli bir güç çekişmesine yol açmıştı. II. Murad’ın tahta dönmesini isteyen Çandarlı Halil Paşa el altından bir yeniçeri ayaklanmasını destekledi ve II. Mehmed’i tahttan çekilmek zorunda bıraktı...



İkinci kez tahta çıkışı ve babasına sunduğu paradoks


II.Murad Edirne'ye dönerek Mayıs 1446’da yeniden tahta geçti. Mehmet sancakbeyi olarak Zağanos Paşa ve Şihabeddin Paşa’yla birlikte Manisa'ya döndü. Bu dönemde Mehmet 1448 ve 1450'deki Arnavutluk seferlerine katıldı. Babası ölünce de 18 Şubat 1451’de Edirne'de ikinci kez tahta çıktı.
Fatih Sultan Mehmet Varna Savaşı'ndan önce Sadrazam Çandarlı Halil Paşa'nın tahta davetini reddeden babasına "Eğer padişah sen isen ordunun başına geç eğer padişah ben isem emrediyorum ordunun başına geç" sunmuştur. Bu öykünün başka bir şekli sözü ile henüz çocuk yaşta iken düşündürücü ve zeka dolu bir paradoksII. Murat ile Mehmet arasında bir taht çekişmesinin devam ettiği ve Yeniçeriler'in ve Çandarlı Halil'in daha deneyimli lider olan Murat'ı tahtta görmek istemisinin sonucu olarak Murat'ın tahta çıktığı şeklindedir. Aradaki çekişmenin daha sonraki yıllarda yukarıdaki öykü ile yumuşatıldığı iddia edilir.



İstanbul’un Fethi

II.Mehmed tahta çıktıktan sonra Çandarlı Halil Paşa’nın sadrazamlığına dokunmadı. Onun genç yaşta padişah olmasından dolayı yeniden umutlanan Karamanoğulları hemen harekete geçerek Seydişehir ve Akşehir'i ele geçirdiler. Bizans da papaya başvurarak yeni bir Haçlı seferi düzenlenmesini istedi ama olumlu yanıt alamadı.

İstanbul'un Fethi'nin Nedenleri

1. Bizans'ın Osmanlı Devleti'nin Rumeli'deki ilerlemesine ve büyümesine engel olması
2. Bizans'ın Anadolu beyliklerini Osmanlı Devleti'ne karşı kışkırtarak Anadolu'daki Türk birliğini bozmaya çalışması
3. Bizans'ın Osmanlı şehzadelerini kışkırtarak Osmanlı Devleti'nde taht kavgalarına neden olması
4. Bizans'ın Avrupa-Hristiyan dünyasını kışkırtıp Haçlı Seferleri'ne zemin hazırlaması
5. Anadolu ve Rumeli toprakları arasındaki bağlantının sağlanabilmesi için İstanbul'un alınmasının gerekmesi
6. İpek Yolu'nun Avrupa'ya açılan koluna hakim olmak
7. Kara ve deniz ticareti bakımından İstanbul'un önemli bir konuma sahip olması
8. Boğazlar yolu ile ekonomik canlılığın mevcudiyeti
9. Anadolu ve Rumeli arasındaki askeri geçişin kolaylaştırılmak istenmesi
10. II. Mehmed'in Muhammed peygamber (s.a.v.)in; "İstanbul elbet fetholunacaktır. Ne güzel kumandandır o kumandan ve ne güzeldir o askerler" hadisine layık olabilme düşüncesi

İstanbul'un Fethi İçin Osmanlı Devleti'nin Yaptığı Hazırlıklar

1. II. Mehmet önce Macarlar ve Venedikliler ile bir barış antlaşması yaparak Balkanlar’da güven ve istikrarı sağladı.
2. Karamanoğulları ile anlaşarak Anadolu'daki güvenliği sağladı.
3. Bizans'a Karadeniz'den gelecek yardımları engelleyebilmek için Anadolu Hisarı(Güzelce Hisar)'nın karşısına Rumeli Hisarı(Boğazkesen Hisarı)'nı yaptırdı.
4. İstanbul'un güçlü surlarında gedikler açabilmek için Bizans'ın hapisanesinden Macar Usta Urban kaçırıldı ve Edirne'de ona o zamana kadar görülmemiş büyüklükte toplar döktürtüldü.
5. İstanbul surlarına rahat asker çıkarabilmek için tekerlekli kuleler yapıldı.
6. Kuşatmaya yardım için bir donanma hazırlandı.

İstanbul'un Fethi İçin Bizans'ın Yaptığı Hazırlıklar

1. Kale surlarını güçlendirdiler.
2. Osmanlı Donanması'nın Haliç'e girmesine engel olmak için Haliç'in ağzını zincirle kapattılar.
3. Bizanslılar suda yanabilen barut neft yağı ve kükürt ile yapılan Rum Ateşi(Gregois) adlı silahı yaptılar.
4. Osmanlı Devleti'nin kuşatmaya hazırlandıklarını anlayınca depolarını yiyecek silah mühimmat vb. şeylerle doldurdu.

Büyük Kuşatma

1453 günü düştü. Bin yıllık dönmesini sağladı. 23 Mart 1453'te Edirne'den hareket etti ve 6 Nisan 1453’te İstanbul’u kuşattı. Kuşatma aralıklı çatışmalarla 53 gün sürdü. II. Mehmet Çandarlı Halil Paşa’nın İstanbul’un fethine karşı bir tutum sergilemesi üzerine son saldırı hazırlıklarını yapması için Zağanos Paşa’yı görevlendirdi. Bizans’a yardımın gelmesini önlemek için de Marmara Denizi ile Çanakkale Boğazı'nı ablukaya aldı. Hiçbir yerden destek alamayan Bizans’ın başkenti 29 MayısBizans İmparatorluğu'na son veren II. Mehmet bu olaydan sonra "Fatih" (ülke açan ülke alan) ünvanını aldı. Fatih bir tören alayının başında şehre girdi. İlk iş olarak Ayasofya’ya giderek burayı camiye dönüştürdü. İstanbul’u Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti yaptı. Kentin ticaret merkezi olan Galata’dan kaçmış olan Rumların ve CenevizlilerinRum Patrikliği’nin yeniden açılmasına izin verdi; ayrıca bir Yahudi hahambaşlığı ile bir Ermeni patrikhanesi kurdurdu. II. Mehmet İstanbul’u farklı dinlerden insanların bir arada yaşadığı ticaret ve kültür merkezi olan bir başkent yapmayı amaçladı.

İstanbul'un Fethi'nin Türk Tarihi Açısından Sonuçları

1. Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi bitti Yükseliş Dönemi başladı.
2. İstanbul'un Fethi ile Osmanlı Devleti'nin Anadolu ve Rumeli toprakları arasındaki Bizans'ın yarattığı tehlike ortadan kalktı.
3. İstanbul'un Fethi ile Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan ticaret yolları ele geçirildi.
4. İpek Yolu'nun Avrupa'ya giden kolu ele geçirildi.
5. İstanbul Osmanlı Devleti'nin başkenti yapıldı ve II. Mehmed ülke alan ülke açan anlamına gelen 'Fatih' ünvanını aldı.
6. Osmanlı Devleti'nin İslâm Dünyası'ndaki saygınlığı arttı.
7. Fener Rum PatrikhanesiOsmanlı himayesine girdi.

İstanbul'un Fethi'nin Dünya Tarihi Açısından Sonuçları

1. İstanbul'un Fethi ile Orta Çağ kapanıp Yeni Çağ açıldı.
2. İstanbul'un Fethi sırasında kullanılan büyük topların en güçlü surları bile yıkabileceği görüldü. Bu denli güçlü topların yapılması Avrupa'daki 'derebeylik'lerin yıkılmasına ve merkeziyetçi krallıkların güçlenmesine neden oldu.
3. İstanbul'un Fethi ile İpek Yolu'nun Orta Asya'dan Avrupa'ya giden kolunun Osmanlı Devleti'nin eline geçmesi Avrupalılar'ı yeni ticaret yolları arayışına yöneltti. Bu olay 'Coğrafi Keşifler'in nedenlerinden birini oluşturdu.
4. İstanbul'un Fethinden sonra İtalya'ya giden bilim adamları orada eski Yunan ve Roma eserlerini inceleyerek 'Rönesans'ın başlamasına katkıda bulundular. Kimi iddialara göre Fatih Sultan Mehmet İstanbul'un fethinden sonra Truva'ya giderek Truvalı kahramanların anısına kurban kesmiştir ve "Truvalıların öcünü aldım" demiştir.[2]



Çandarlı Halil Paşa'nın idamı


Fatih İstanbul’un fethi sırasında Bizans yanlısı tutum içinde olduğu gerekçesiyle Çandarlı Halil Paşa’yı 10 Temmuz 1453 tarihinde Edirne'de idam ettirdi. [3]
Çandarlı Halil Paşa fetihten sonra Yedikule'de Altın Kapı'da kırk gün hapis edildi 10 Temmuz'da gözlerine mil çekildi ve idam edildi. Daha sonra kemikleri oğlu İbrahim Paşa tarafından İznik'e götürülüp türbesine gömüldü. Çandarlı Halil Paşa idam edilen ilk Osmanlı sadrazamıdır.



Yeni fetihler


Sırbistan seferleri


İstanbul'un fethinden sonra Osmanlılara bağlılığını bildiren ve ele geçirdiği bazı kaleleri geri veren Sırplar Macarlar ile iş birliği yaparak yeniden düşmanlıklarını göstermeye başlamışlardı. Bunun üzerine 1454 -1457 arasında üç kez peşpeşe Sırbistan'a sefer düzenlendi. Belgrat dışındaki bütün Sırp toprakları ele geçirildi.
Sırp Kralı Bronkoviç'in ölümüyle başlayan taht mücadelelerinden faydalanan Osmanlılar Sırpları vergiye bağladılar. Taht kavgalarının yeniden alevlenmesi üzerine Mora seferinde bulunan Fatih Sırp meselesine son verilmesini emretti. Mahmut Paşa 1459'da başkentleri Semendire'yi ele geçirilerek Semendire Sancakbeyliği'ni oluşturdu. Böylece Sırbistan'da 350 yıl sürecek Osmanlı hâkimiyeti başlamış oldu.



Mora seferleri


İstanbul'un fethinden sonra Bizans İmparatoru XII. Konstantin'in oğulları rakipleri Kantakuzen ailesine karşı Mora'da Osmanlıların yardımını istemişlerdi. Turahanoğlu Ömer Bey akıncıları ile duruma müdahale etti ve muhalifler bertaraf edildi. Fakat bu sefer iki kardeş arasında mücadele başlamıştı. Bölge ülkelerinin Mora'yı istilâ niyetlerini bilen Fatih 1458'de harekete geçti. Korent'i ele geçiren Fatih Mora'nın bir kısmını merkeze bağlayarak burada bir sancak oluşturdu. Atina ve diğer bölgeler ise Osmanlı yönetimini kabul etti. Kardeşi Dimitrios'a karşı Arnavutların desteğini alan Tomas'ın Osmanlılarla yapılan anlaşmayı bozması üzerine 2.kez Mora'ya sefer düzenlendi. Tomas Papa'nın yanına kaçmak zorunda kaldı. Bölgeye çok sayıda Türk yerleştirildi. Venedikliler bölge halkını Osmanlılara karşı ayaklandırmaya çalışıyorlardı. Ancak bunda başarı kazanamayan Venedik Osmanlı kuvvetleri tarafından bozguna uğratıldı (1465).
Anadolu seferine çıkan Fatih Cenevizlilerin önemli üslerinden Amasra'yı Candaroğulları'nın elindeki Sinop'u aldı.
Fatih Sultan Mehmed 1477'de Kırım Hanlığı'nı Osmanlı Devleti'nin egemenliği altına aldı. 1479'da bir antlaşma yaparak Venedik'le 16 yıllık savaşa sona verdi. Venedik Arnavutluk'taki kaleleri Osmanlılara bıraktı karşılığında Mora'daki bazı iskelelerden yararlanma hakkı elde etti. Fatih Venedik'le anlaşmaya varınca İtalya'nın öteki önemli kent devletlerine savaş açtı. 1480'de İtalya'nın güneyindeki Otranto limanını ele geçirdi. Otranto Roma'ya giden yolda bir köprübaşı olduğu için bu olay Avrupa’da büyük yankı uyandırdı.



Bosna-Hersek seferleri ve Bosnalıların Müslüman oluşu


Osmanlılara vergi yoluyla bağlı olan Bosna Kralının anlaşmalara riayet etmemesi üzerine Üsküp'ten harekete geçen Fatih Sadrazam Mahmut Paşa ve Turahanoğlu Ömer Bey'e Bosna'nın tamamen fethedilmesi emrini vermişti. 1463 yılındaki seferle Bosna Kralı Osmanlı hâkimiyetini yeniden tanıdı. Ancak şeyhülislamın da fetvasıyla sonra öldürüldü ve bu topraklarda Bosna Sancakbeyliği oluşturuldu. Fakat ordunun İstanbul'a dönmesi üzerine aynı yıl Macar kralı Bosna'ya girdi.
İkinci kez düzenlenen seferle Osmanlılar Yayçe dışındaki bütün kale ve şehirleri yeniden ele geçirdiler. Bosna seferleri esnasında Hersek Kralı Stefan da ülkesinin bir kısım toprağının Osmanlılara doğrudan bağlanması şartıyla tahtında bırakılmıştı. Ancak 1483 yılında Hersek tamamen Osmanlı toprağı hâline gelecektir. Fatih Bosna'yı Osmanlı topraklarına kattığı zaman "Bogomil" mezhebindeki Bosnalılara çok iyi davranmıştı. Hem Katolik hem de Ortadoksların kendi kiliselerine almak için baskı yaptıkları Bogomiller bu sebeple Osmanlı yönetimine sıcak bakmışlar ve kendilerine sağlanan din ve vicdan hürriyetinden etkilenerek zamanla Müslüman olmuşlardı. Bu Müslüman Bosnalılara "Boşnak" denilmektedir.
Fatih devrinde Osmanlıların karada en güçlü komşusu ve rakibi Macarlar denizde ise Venedik idi. Macarlar bu dönemde tek başlarına Osmanlılarla baş edemeyeceklerini bildiğinden doğrudan bir savaşı göze alamamış Fatih de tabiî sınır olan Tuna'yı geçmeyi düşünmemiştir. Ancak akıncılar vasıtasıyla Macaristan'a güvenliğin sağlanmasına yönelik yüzlerce başarılı akın düzenlenmiştir. Keza Venedik Cumhuriyeti de Osmanlılarla doğrudan karşılaşmaktansa Balkanlardaki diğer devletleri kışkırtmayı yeğ tutmuştur. Güçlü donmasıyla Mora ve Ege'deki adalara sahip olmak isteyen Venedik Osmanlılar karşısında istediği sonucu alamamış aksine pek çok ada ve kıyı kaleleri Osmanlıların eline geçmiştir.



Eflak ve Boğdan seferleri


Yıldırım Bayezid zamanında vergiye bağlanan Eflâk Prensliği'nin başına Fatih tarafından Vlad (Kazıklı Voyvoda) getirilmişti(1456). Osmanlılara bağlı görünen Vlad aslında gizliden gizliye düşmanlık ediyordu Vlad'ın Fatih'in elçilerini kazığa oturtarak öldürmesi üzerine 1462 yılında Fatih Eflâk'a bir sefer düzenledi. Boğdan'dan da yardım alan Osmanlı kuvvetleri voyvodayı uzun süre takip etti. Neticede sığındığı Macarların Osmanlılarla yaptığı anlaşma üzerine Vlad'ı esir etmeleri ile mesele çözüldü. Fatih voyvodalığa Radul'u getirdi ve Eflâk bir Osmanlı eyaleti hâline geldi.
1455'ten itibaren Osmanlı Hâkimiyetini tanıyan Boğdan Prensliği'nin Kefe'nin fethinden sonra izlediği düşmanca siyaset üzerine Osmanlı kuvvetleri 1476'da Boğdan'a girdi. Fatih'in bizzat başında olduğu Osmanlı kuvvetleri Boğdan ordusunu büyük bir bozguna uğrattı. Böylece Boğdan da yeniden Osmanlı hâkimiyetini tanımış oldu.



Arnavutluk seferleri

Papalık ve Napoli krallığının desteği ve kışkırtmasıyla harekete geçen Arnavutluk hâkimi İskender Bey vurkaç taktiği ile Osmanlı kuvvetlerine baskınlar düzenlemekteydi. Bunun üzerine Fatih bizzat sefere çıkmaya karar verdi. 1465 yılında gerçekleşen I.seferde İlbasan Kalesi'ni yaptırıp içine asker yerleştiren Fatih Balaban Paşa'yı bölge için görevlendirerek geri döndü. Ancak Papa ve diğer devletlerden aldığı kuvvetlerle Türklere saldıran İskender Bey Balaban Paşa'yı şehit etti ve İlbasan kalesi'ni kuşattı. Bunun üzerine Fatih II. Arnavutluk Seferi'ne çıktı (1467). Ele geçirilen topraklarda yeni garnizonlar oluşturuldu. Bu sırada İskender Bey ölmüş ve yerine oğlu Jean geçmişti. Arnavutlukta başlayan kargaşa sebebiyle Fatih 3. kez Arnavutluk seferini başlattı. Arnavutların elinde kalmış olan Kroya ve İşkodra kuşatıldı. Nihayet 1479'da Arnavutluk da bir Osmanlı vilayeti haline gelmiş oluyordu.

Pontus Rum Devleti'nin yıkılışı

1461'de Pontus Devleti'nin (Trabzon İmparatorluğu) başkenti Trabzon'u ele geçirdi ve bu devletin varlığına son verdi. 1462'de yeniden Rumeli seferine çıktı. Eflâk’ı Osmanlı Devleti'ne bağladı ve 1463'te Bosna'yı tamamen ele geçirdi. Aynı yıl Ege Denizi'ndeki Midilli Adası'nı alınca Venedikliler'le arası açıldı. Bu olay 1479'a kadar sürecek olan savaşın da başlangıcı oldu. Fatih'in Ege'de ki fethettiği adalar; Taşoz Eğriboz Limni Semadirek İmroz Midilli ve Tenedos'dur. 1465'te Hersek'in büyük bölümünü 1466'da da Arnavutluk'taki bazı kaleleri fethetti.

Fatih'e karşı Karamanoğulları ve Akkoyunlular ittifakı


Osmanlı Devleti'nin gelişen bu gücü karşısında Karamanoğulları Doğu Anadolu'daki Akkoyunlular'la ittifak kurdu.
1471'de Karamanoğullarını bir kez daha yenilgiye uğrattı. Akkoyunlular Karamanoğullarını desteklemeye devam ettiler. Fatih 1466'da yeni bir Anadolu seferine çıktı. Karamanoğullarının başkenti Konya'yı ele geçirdi. Ama İstanbul'a dönünce Karamanoğulları Osmanlılara geçen yerleri geri aldılar. Sonradan sadrazam olacak olan Gedik Ahmed Paşa11 Ağustos 1473'te Otlukbeli Savaşı’nda Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ı ağır bir yenilgiye uğrattı. Ertesi yıl da Karamanoğulları beyliğini tamamen ortadan kaldırdı.



Ölümü


Fatih 1481’de Anadolu’ya doğru yeni bir sefere çıktı. Ama daha yolun başında hastalandı ve 3 Mayıs 1481’de Gebze'deki ordugâhında öldü. Gut hastalığından öldüğü sanılmakla birlikte zehirlendiği de söylenir. Ölümünden sonra oğlu Bayezid tahta çıktı. Fatih Camii'nde ki Türbesinde tek başına yatmaktadır.
'== Yenilikleri ve kanunnameleri == Fatih askeri başarılarla Osmanlı Devleti'ni büyük bir imparatorluğa dönüştürdü. Bilime tarihe ve felsefeye özel ilgi gösterdi. Türkçe'den başka Arapça Farsça Latince ve Yunanca kitaplardan oluşan özel bir kütüphanesi vardı. "Avni" takma adıyla şiirler yazdı. Şiirleri Fatih Divanı (1944) Fatih’in Şiirleri (1946) Fatih ve Şiirleri (1959) gibi adlar altında basıldı. Bilim adamlarını ve edebiyatçıları destekleyen Fatih nesir ustası Sinan Paşa ile şair Ahmed Paşa'yı vezirliğe kadar yükseltti. Ünlü matematikçi ve astronomi bilgini Ali Kuşçu'nun İstanbul'a kalmasını sağladı. Fatih İtalyan ressam Gentile Bellini'yi 1479'da İstanbul'a getirterek resimlerini yaptırdı.
Fatih Osmanlı Devleti’ne düzenli ve sürekli bir yapı kazandırmak için önemli düzenlemeler yaptı. Yönetim maliye ve hukuk alanında koyduğu kuralları içeren Fatih Kanunnamesi sonraki dönemde de yürürlükte kaldı. Bu kanunname tahta çıkan padişaha devletin geleceği için kardeşlerini öldürme hakkı veriyordu. Fatih’in Osmanlı devlet düzenine ilişkin temel ilkelerin pek çoğu Tanzimat dönemine kadar geçerliliğini korudu. Fatih’in saltanatı döneminde Osmanlı ülkesinde 500'den fazla mimari yapı yapıldı. Onun adına yapılan en önemli yapı İstanbul'da bir cami ile medrese kitaplık imarethane (aşevi) darüşşifa (hastane) hamam kervansaray gibi birimleri kapsayan Fatih Külliyesi’dir.



Eğitim ve kültür


Fatih Sultan Mehmed'in tarihteki en önemli yanlarından birisi de eğitime verdiği önem olmuştur. Üniversite anlamında Osmanlı tarihinde ve dünya tarihinde bilinen en eski eğitim kurumlarından olan Sahn-ı Seman'ı kurmuştur. Sahn-i Seman İstanbul'un ilk Türk yükseköğretim kurumudur. Sahn-ı Seman medreseleri Fatih Külliyesi içindeki en yüksek düzeyli medreseler idiler. Sahn-ı Semân'ın eğitim müfredatının hazırlayıcılarından çağın önemli bilim adamı Ali Kuşçu'dur. Medreselerde Ali Kuşçu tarafından düzenlenen bir okutma planının olduğu hattâ bunun “Kânûnnâme” şeklinde yapıldığı bilinmekle birlikte ama bugüne kadar incelemesi yapılan Osmanlı arşiv belgeleri arasında ele geçirilememiştir. Bu kanunnamenin aslının 1918 yılında külliyede çıkan yangınla yok olması da olasıdır. Sahn-ı Semân Kanuni tarafından açılan Süleymaniye medresleri zamanına kadar nakli ve akli bilimlerde öğrenci yetiştirmekteydi. Kanuni devrinde bu medreseler şer'î ilimler ihtisası yapılan medreseler olmuşlar Süleymaniye medreseleri de aklî ilimlerin ihtisas yeri olmuştur.

Notlar
  • İslam peygamberi Muhammed İstanbul'un fethi üzerine "İstanbul mutlaka fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutan onu fetheden asker ne güzel askerdir" demiştir. [4]
  • İstanbul Boğazı üzerinde Fatih'in anısına inşa edilen Fatih Sultan Mehmet Köprüsü 3 Temmuz 1988'de kullanıma açılmıştır.
Popüler kültürde II. Mehmet
  • Nedim Gürsel'in Boğazkesen romanı İstanbul'un fethini konu almaktadır.
  • 1997 yapımı Kuşatma Altında Aşk filmi İstanbul'un fethini arka planda kullanmaktadır.
  • Ahmet Almaz'ın Fatih Sultan Mehmet Nasıl Öldürüldü? isimli kitabında Fatih'in ölümü ile ilgili bazı iddialar değerlendirilmektedir.
  • Recep Uslu Fatih döneminde musiki konulu bir dizi makale yayınlamıştır.
İcatlar

Havan topunu İstanbulun kusatılması sırasında icat etmiştir [kaynak belirtilmeli]. Kullandığı topların ardarda atış yapması için uzun bir süre beklemek gerekiyordu. Topların içine zeytinyağı dökerek bu sorunu ortadan kaldırmıştır yani makinayı yağ ile sogutmayı başarmıştır.

Dipnotlar
  1. ^ Oxford Dictionary of English 2e Oxford University Press 2003 "Middle Ages" maddesi
  2. ^ Sinan Meydan Son Truvalılar
  3. ^ Babinger Franz Fatih Sultan Mehmed ve Zamanı(5. baskı)(2003) Oğlak Yayınevi.s.103
  4. ^ Diyanet Aylık sayı:125 s. 11

Konu ..::PRéNSéS::.. tarafından (02-01-2008 Saat 16:57 ) de değiştirilmiştir..
laf_ebesi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 02-01-2008, 15:58   #6 (permalink)