Haliç

İstanbul'un İstanbul ve Beyoğlu semtlerini ayıran koy

yani İstanbul'un iç limanıdır. Bizanslılar zamanında Khrysokeras (Altınboynuz) adı verilen bu koya

Osmanlı devrinde Halic-i Konstantiniye de denirdi. İstanbul Halic'i

Kağıthane ve Alibey derelerinin birleşen ağzının deniz istilasına uğramasıyla oluştu. Haliç

sözü geçen iki akarsu kavşağından Sarayburnu- Tophane arasına kadar

Kuzeybatı- Güneydoğu doğrultusunda 8 km. uzanır. En geniş yeri

Kasımpaşa- Cibali arasında 700 metreye varır. Derinliği

yukarı kesimde vapurların işlemesini güçleştirecek kadar azdır. Ve bu kesim derelerin getirdiği alüvyonlar yüzünden hızlı bir dolma halindedir. Aşağı kesimde ise derinlik fazladır. Unkapanı(Atatürk) köprüsü altında 40

Karaköy köprüsü altında da 60 metreyi bulur. Osmanlı devrinde güneyde İstanbul şehrinin

surlarının boyladığı Haliç'in başka kesimlerinde

Eyüp ve Kasımpaşa gibi şehir semtleri çevresinde bağ ve bahçeler arasında konaklar vardı ve kayıklarla Kağıthaneye gezmeye gidilirdi.