Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Kültür ve Sanat > Tarihimiz
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Tarihimiz Tarihle ilgili herşeyi bu alanda paylaşabilirsiniz.


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 25-09-2007, 23:09   #1 (permalink)
 
devrimcal - ait Avatar
devrimcal - ICQ üzerinden Mesaj gönder devrimcal - MSN üzerinden Mesaj gönder
Thumbs down Ermenİlerİn YaptiĞi Soykirim Ve Ermenİ Techİrİ

 
ERMENİLERİN YAPTIĞI SOYKIRIM VE ERMENİ TECHİRİ

KONU BAŞLIKLARI
l/ Ermenilerin kökü. Türkler öncesinde durumları
2/ Ermenilerin Selçuklu ve Osmanlı devletindeki yaşayışları
3/ Ermenilerin Suriye'ye zorunlu göç ettirilmeleri
4/ Ermenilerin Türklere yaptığı katliamlar
5/ Asala terörü
6 Ermeniler ne yapmak istiyor
7/ Sonuç
Bir gelin gördüm; yağa kalkmış
Sandık ki canı varyüzüme bakmış
Kafir mısmar ile direğe çakmış
Mısmar çivi sesi arşa dayandı
Bir hamile kadın davranmış kaça
Ermeni eylemiş hep parça parça
Kılıçile vurmuş§ bölünmüş kalça
Akan kızıl kanı arşa dayandı.


Giriş...


Karslı aşık Karaman Ermeni zulmünü böyle anlatıyor. Neydi yüzyıllarca Türklerle kardeş yaşamış onun ekmeğini yemiş onun var1ığı sayesinde hür ve rahat yaşamış olan Ermeni kavmini bu kadar barbar yapan Almanların 2. dünya savaşında yapmadığı kadar barbarlık yapan... işte bu gün bu konuya değineceğiz. Ermenilere Türkün yaptığı değil belgelerle Ermenilerin Türk’e yaptığı Genositi yani soykırımı anlatacağız.
Silva Kaputikyan Zori Balayan Zero Khanzatyan gibi Ermeni yazarları fırsat buldukça Genositten yani soykırımdan konuşurlar Onlar hep Türklerin Ermenileri kılıçtan geçirdiği hakkında yazarlar.Şimdi gelin gerçekler ne imiş bunları hep birlikte görelim.
Ermenilerin kökeni Türkler öncesi durumları...
Ermeni tarihçileri kendilerini Balkan kökenli ve Friglerle akraba olarak kabul ederler. M.Ö. 6. yy.da doğu Anadolu ya göç ettiklerine inanırlar.Pers imparatoru Daranın M.0.521 de "Ermenileri yendim" demesini buna bir delil gösterirler.Ermenilerin menşei ile ilgili diğer görüşler onların Kafkas ırkı oldukları Urartuların soyundan geldikleri gibi teorilerdir. Ermeniler binlerce yıldan beri buralarda olduklarını iddia etsellerde bu tarihi M.Ö. 521 den öteye götürmek imkansızdır.Anadolu yaklaşık 15 bin yıldır pek çok kavimin gelip yerleştiği ve yurt yaptığı bir alandır. Bu nedenle Ermenilerin Doğu Anadolu’yu sahiplenmeleri tarihle ilişkili değildir.
Armenia ismi M.Ö. 188 yılında Muş ve Ahlat dolaylarına verilmiş bir isimdir. Ermeniler ise kendi ülkelerine yüzyıllarca Hay-istan demişlerdir.Ermenilerin ataları olduğu iddia edilen Hayk isimli kişinin yaşadığı kabul edilen bölge Ermenilerin yurdu olduğuna inanılır.Bu yer Hitit çivi yazıtlarına göre Erzurum'un batısından Erivan’ın doğusuna kadar olan bölgedir.
Ermeniler Sasani dönemine kadar ateşe tapan bir ulustu. Bu dönemde Hıristiyanlığın Erme-niler arasına sızması Sasaniler’in Ermenileri Iran içlerine sürmelerine neden olmuştur.(Ardaşir döne-mi) 2. Şapur pek çok şehri yakarak 70.000 Ermeni’yi Parthia'ya sürmüştür.(İran’ın doğusu) Thomas Arzruni bu rakamı 500000 olarak verir.Arapların Ermenistan almaları üzerine Ermenilerin bir kısmı Suriye ve Arabistan’a sürülmüştür.
Bizanslılar ise mezhep ayrılıkları ve Ermenilerin ihaneti üzerine bu kavme daha sert davranmıştır. Böylece Ermeniler bütün Bizans hakimiyeti altında oradan oraya sürülmüş ve dinikültürel özgürlüklerine Selçuklular dönemine kadar sahip olamamışlardır. Bu dönemde Ermeniler İstanbul ve Trakya( Justinianus) Maurikios Avarlara karşı Trakya’ya Constantin 5 Erzurum'u alınca ülkenin değişik yerlerine Basileos Bulgar ve Macarlara karşı Trakya ve Bulgaristan'a sürülmüşlerdir.Dini baskı korkunç bir sertlikle uygulanmıştır. Bizanslılar Ermenileri daima bulundukları yerlerin dışında tutmaya dikkat etmişlerdir. Konstantin Dukas bölgeyi aldığında Ermenilere kendisine sadakat yemini etmeye davet etmiş onlar ise "Size sadakat etmemiz bizi ancak ölüme götürür. Bizi eski sahiplerimize iade ediniz"(Müslümanlara)Diyerek Selçuklu Türklerinin kendilerine iyi davrandıklarını vurgularlar. Bizanssın bölgeye hakimiyet kurmasından önceki Arap hakimiyeti zamanında Ermeniler ilk kez en parlak çağlarını yaşamışlardır.
Ermeniler tarih boyunca daima vasal olarak yaşamışlar kendi bağımsız devletlerini hiçbir zaman kuramamışlardır.Ermeniler kendisine egemen devletlere daima ihanet etmeyi kendilerine alışkanlık edinmişlerdir. İlk fırsatta sürgün edildikleri yerden dönmüşler gerektiğinde ülkelerini hemen terk ederek saf değiştirmişlerdir.
Buna bir diğer çarpıcı örnek ise Osmanlı devleti ile İran arasında yapılan Türkmen çayırı anlaşmasından sonra Ermenilerin büyük bir kısmı " biz Hıristiyan toprağında ot yemeyiİran’da ekmek yemeye tercih ederiz''diyerek Rusya'ya göç etmişler bunlar ve Kırımdan sürülen Ermenilerin büyük bir kısmı Nogayların terk ettikleri bozkırlara sürülmüşler ve çoğu soğuktan ve açlıktan ölmüşlerdir. Çoğu daha sonra terk ettikleri bu topraklara geri dönmüşlerdir.Türkler öncesinde Ermeniler derebey-likler olarak bu bölgede yaşamakta idiler.Kah Roma ya kah İran a kah Bizans a kah Araplara bağ-lanıyorlardı. Romalı tarihçi Tavitius Ermeniler için "Onların kah Roma ya kah İran a bağlanıp hareket ettiklerini söyleyerek onlardan acayip bir halk" diye bahsediyordu.
Ermenilerin Selçuklu ve Osmanlı devletleri zamanındaki durumları...
Türkler 11 .yy'ın ikinci yarısından sonra Anadolu'ya toplu olarak geldiklerinde bu bölgede de- rebeylik derecesinde de olsa hiçbir Ermeni devleti bulunmuyordu.Eski Ermeni prensliği 1045 yılında Ani'nin Bizans tarafından alınması ile sona ereli yıllar olmuştu.Bizans güvenmediği Ermenileri iç kesimlere sürmüş ve Ermenileri dağıtarak asimle etme gayretine girişmişti.Ermeniler Türk fetihlerini kolaylaştırmak için o dönemde yardımda bulunmuşlardır.Urfa şehrinin Türklerce fethinde Urfa halkı-nın bayram yaptıklarını Ermeni tarihçisi Urfa'lı Matteos bize bildiriyor.aynı Matteos Van gölü çevresindeki topraklara Azerbaycan’dan getirilen Türklerin nasıl yerleştirildiklerini de görmüştür ve şöyle anlatır;" 0 güne kadar asla bir Türk süvarisi görmeyen Ermeniler şaşırmışlar; uzun saç örgüleriok ve yaydan ibaret silahları olan bu Türk süvarilerini hayretle seyretmişlerdir"
Malazgirt’te Ermeniler’ in ihanetini yaşayarak yenilen Romen Diyojen tahtını kaybedince yeni İmparatorun gözüne girmek isteyen Kilikyalı Ermeni asilzadesi Senaharid tarafından gözleri oyulmuştu.Türklerin akın akın geldikleri bu günlerde Ermenilerin büyük kısmı Toros'lara Suriye'ye Fırat boylarına göç ettiler. Yurtlarında kalarak Selçuklu hakimiyetini kabul eden Ermeniler tarihlerinde ilk kez bir rahat yüzü gördüler.
Osmanlı devleti döneminde Ermeniler huzurlu bir hayat sürdüler.l9.asra kadar devlete sadakat içinde hareket ettiler. Bir Ermeni rahibi (y.g.Çark) " Fatih Sultan Mehmet hanın İstanbul'u fethi ile Ermenilerin istikbali için bir yıldızın parladığını" söyler.Ayni rahip sözlerine devam ederek " Eğer Türklerin İstanbul’u almaları gecikse idi yada mümkün olmasa idi İstanbul’da Ermeni varlığı söz konusu olamazdı" der. Özellikle Fatih döneminden başlayarak Ermenilere çok iyi davranılması Ermenilerin kendi dil görenek ve adetlerini unutarak Türk gibi hareket etmelerini sağlamıştır. Fatih fetihten sonra bir Bizans kilisesini Ermenilere vererek Ermeni patrikhanesini kurdurmuştur. Bu tarihten sonra İstanbul’a yoğun bir Ermeni göçü yaşanmıştır.Bu durum 19.asrın ortalarına kadar sürdü.
Bir Ermeni olan Varantyan Ermenilerin durumunu şöyle anlatır; " Türkiye Ermeni si Rus

Ermenilerine göre kültüründe dilinde edebiyatında çok çeşitli ve hürdü.l9.yy. başında Avrupa henüz Ermenileri tanımıyordu.Ermemler tıpkı çingeneler gibi dünyanın dört bir yanında milliyetsiz serseri ve bahtsız olarak yaşıyorlardı"
19.yy ortalarında Ana doluyu gezen İngiliz seyyahı Viskonnt R.Des Koussas Türk Ermeni münasebetlerini şöyle anlatır: "Gerçekte Asya köylerinde Ermeni koylusu ile Türk köylüsü arasında tam bir dayanışma vardır.Çok defa genç Müslüman Türk askere giderken yada Hacca giderken aile ve eşini Ermeni komşusuna emanet ederdi.Ben Anadolu'yu gezerken şunu gördüm; Ermeni Türkü tama-men kopya etmiştir.Hanımları Türk hanımları gibi kapalıdır.Evleri haremlik-selamlık olarak ayrılmıştır.İki ırk arasında bir geleneksel antipati yoktur.Türkler tarafından Ermenilere her hangi bir baskı yoktur.Yapılan bu baskı Thames nehri kıyılarında İngiliz yazarlarının hayalinde vardır"
19.yy. ortalarından itibaren Ermeniler bir çok daha yeni haklar kazandılar.Osmanlı devletinin iyi niyetle verdiği bu haklar onlar tarafından su istimal edilmeye başlandı. Ermenilerin içerisine fesat tohumları atılmaya başladı. Bun dada başta Amerikalı ve Fransızlar ön ayak oldular. Bu sırada Ermenilerin korunmasını üstlenmiş olan ve Taşnaksutyun Cemiyetine arka çıkan Ruslar kendi topraklarında bulunan Ermeni kiliselerinin mallarına el koymuş ve Ermenice ye büyük bir savaş açmış okullarda toplantılarda Ermenice yi yasaklamıştı.l905 yılında Bakü'de Minkent Şuşa gibi kentlerde büyük katliamlar yapmışlardır. l889 yılında Rusya ve Fransa’nın teşviki ile Paris’te açılan ilk Ermeni Kongresine Osmanlı devleti topraklarından hiçbir Ermeni katılmayınca Rus büyükelçisine sorulur; "Ermeni vatan istiyor değil niçin boş yere vatan tavsiye ediyorsunuz?" Rus büyükelçisi Dük Eleksi Korgayeviç cevap verir " Ermeni vatanı kurulmasını değil Osmanlı vatanını parçalanmasını istiyoruz" cevabını verir.
Ermenilerin milli kimliklerini kazanmalarını sağlamak için Anadolu’ya gelen Türk düşmanı Amerikalı misyonerler 19.yy ortalarında Antep ve Urfa'ya geldiklerinde tamamen Türkçe konuşan Türklerle ayni kültürü paylaşan ve Türkler gibi yaşayan bir Ermeni azınlık ile karşılaşmışlar ve uzun suren gayretler ile kardeşçe yaşayan bu insanları I. Dünya savaşı ile sonrasında Fransız işgalinde birbirleri ile düşman hale getirmişlerdir.
Görüldüğü gibi Osmanlı toplumunda Ermeni ile Türk bir kardeş gibi yaşıyor iken dış müdahaleler ile bu durum tamamen tersine dönmüştür.Ki Osmanlı devleti içerisinde Ermeniler en sadık tebalar kabul edilmişdış işlerinde maliyede darphanede tıp alanındaticaret ve sanatta daima tercih edilen ve bu alanlarda daima söz sahibi olmuş bir azınlık olarak en ayrıcalıklı azınlık olmuşlardır.Dini alanda her türlü kolaylık gösterilmiş hatta kiliseleri devlet tarafından yapılmış yada tamir edilmiştir.
Ermenilerin bir kısmının 1. Dünya savaşında zorunlu teşhir edilmeleri...
Teşhir kelimesi Arapça’dan geçme bir kelime olup göç etme yada göçe tabi tutulma anala-rına gelmektedir. Osmanlı devleti 1914 yılında savaşa girmesi ile Doğu cephesinde Ruslarla kanlı ve çok zorlu bir savaş vermek zorunda kalmıştı. Osmanlı orduları sadece Kafkas cephesinde değil Kanal cephesinde Irakta 1915 yılında Çanakkale’de savaşmak zorunda kalmıştı. Bu büyük ve geniş cepheler boyunca Türkler olanca güçleri ile düşman saldırılarına karşı göğüs germekte idi. Çanakkale’de verilen 250000 şehit hesap edilirse Osmanlı ordularının verdiği zayiatı anlamak mümkün olmaktadır. 1927 yılı nüfus sayımında Anadolulunun nüfusunun I3 milyon olduğu hesap edilirse aşağı yukarı u-mumi harpte eli silah tutan bütün gençlerin silah altına alındığını anlamanız mümkündür.Türk ulusu böyle bir korkunç mücadele içerisinde iken ordunun zayiatına karşılık bir yedeğinin olmadığı cephe gerisinin bomboş ve sadece yaşlılar ile kadın ve çocuklara bırakıldığı o günlerde Ermeni vahşeti başla-ı.
Ermeni vahşeti o kadar acımasızdı ki dünyada böyle bir vahşete tabii tutulmuş bir başka millet daha yoktur.Ermeniler yüzyıllardır kendisine hiçbir kötü muameleye tabi tutmamış olan Türk milletine bütün barbarlığını sergiledi.Cephe gerisindeki köyler vurulduher tarafta ayaklanmalar çıktı cepheye giden askeri konvoylar vuruldu hatta yaralılardan ve hastalardan oluşan konvoylar yok edil-di.Ermeniler komşusuna köylüsüne akıl almadık barbarca muamelelerde bulundular.Devletin merkezinde dahi Ermeni bozguncular isyan hareketine girişti. Doğu cephesinde Ruslarla işbirliği yapan Ermeni çeteleri Rus ordusu yaklaştığında isyana kalkışarak Rus ordusunun işini kolaylaştırmak geride kalan Türk köylerini yok ederek savaş sonunda kendi devletlerini kurmayı amaçlıyorlardı.Ermeni ayaklanmaları o kadar yaygınlaştı ve genişledi ki Van Muş Samsun Bitlis Erzurum Yozgat Trabzon Gümüşhane gibi yayın bir alanda çok büyük tesirler yapmaya başladı. Ermeniler isyan ettikleri bölgelerde akıl almaz katliamlar yaptılar.Ermeniler Ruslar bir bölgeyi ele geçirmeden hemen önce bu bölgede büyük katliamlara girişiyordu.Bu katliamlara Rus askerleri bile tiksinti ile bakıyorlardı.Özellikle Van çevresinde çıkardıkları isyan 1915 yılında çok etkili oldu.0smanlı genelkurmayı artık bu is-yanların üstesinden gelemez oldu. Çıkarılan 14 Mayıs 1915 tarihli " Teşhir kanunu" ile Doğu bölge-sinde bulunan Ermeniler iç kısımlara zorunlu göçe tabi tutuldu.Bu zorunlu göç 10 haziran 1915 tarihli bir talimatname ile muntazam bir şekilde gerçekleştirilmiş ve gerek mal gerekse de can güvenlikleri tamamen devletin güvencesi ile hiçbir kötü muameleye tabi tutulmadan gerçekleştirilmiştir.Eğer bu gerçekleştirilmese idi çok daha büyük facialar içerisinde kalınacaktı. Daha sonra yakalanan Erzincan'lı papaz Dikran adındaki eşkıya " eğer 15 gün daha geç kalınsa idi Ermeniler Erzincan’ı tamamen yakacak ve Türk halkını katledecekti" demiştir. Ermenilere göre bu zorunlu göç esnasında 1.5 milyon Ermeni Türkler tarafından katledilmiştir.Ermeniler Talat Paşaya ait olduğunu kabul ettikleri ve Halep'in İngilizlerce işgal edildiği gün bir Türk memurun üzerinde yakaladıklarını iddia ettikleri bir telgraf ile bu katliamın gerçekleştirildiğini iddia ederler.Oysa bu ne İngilizler ne Amerikalılar ta-rafından kabul edilmemiş arşivlerinde yer almamış uydurulmuş bir telgraf metnidir.Bütün araştırmalar göstermektedir ki bu göç esnasında ve isyan esnasında yada Rus ordusu ile çarpışırken telef olan Ermeni sayısı 300000 ini ancak bulmaktadır. 0 tarihte bütün dünya üzerinde Ermeni mevcudu bile bu sayıyı ancak bulmaktadır. Ancak Mondros'tan sonra İstanbul’u işgal eden İtilaf devletlerine şirin görünmek için ve İttihatçıları kötülemek için İstanbul hükümeti savaş sırasında 800000 Ermeninin teşhir esnasında öldüklerini söylemişler başta Ziya Gökalp ve İttihat ve Terakki ileri gelenleri Malta'da yargılanmışlar ancak bu mesnetsiz iddia orada da kanıtlanamamıştır.Bu sayıyı doğrulayacak hiçbir ülkenin elinde bir belge yada metin yoktur.300.000 kişilik Ermeni zayiatına Ermenilerin gerek Rusya’ya gerek Fransa’ya yada diğer ülkelere göç eden vatandaşları da dahildir. Zorunlu göç esnasında " Neareast Relief Society" isimli Amerikan kuruluşu Ermenilere yardım amacı ile Anadolu ve teşhirin yaşandığı alanlarda bulunmuştur. Buda teşhirin bir katliam olmadığının açık bir delilidir. Cumhuriyet ilan edilmesinden ve M. Kemal Atatürklü dönem başladığında öldü sanılan pek çok Er-meni İstanbul ve Anadolu’daki eski yerlerine dönmüşler kendilerine hiç de kötü davranılmamıştır. Savaştan sonra Ermeni olaylarını araştıran Amiral Bristol 1920 li yıllarda Amerikan kongresine Ermeni katliamı ile ilgili hiçbir belge sunamamış aksine Ermenilerin Türklere yaptığı katliamı anlatmıştır. Bu gün ne yazık ki daha nice belge karşısına çıkarılsa bile Avrupa ve Amerika Ermeni iddiaları karşısında destek verir bir tarzda hareket etmektedir.
Ermenilerin Türklere yaptığı katliamlar


Biz Türkler tarih boyunca bulundukları her mıntıkada barış içerisinde huzur ve sevgiyi amaç edinerek yaşamış egemenliği altındaki uluslara haksızlık yapmamayı adet edinmiş bir yüce milletiz. Ancak bütün bunlara rağmen en haksiz uygulamalara ve zulümlere hatta katliamlara uğrayan bizleriz. Dünyada bütün milletler içerisinde en çok kanı akıtılan başka bir millet yoktur. İşte bunlardan biride Ermenilerin 19.yy.ın sonlarında Azerbaycan ve Karabağ’da başlayan 1914 den itibaren Anadolu yaylasına taşıdıkları katliamlardır ki eşi benzeri dünya tarihinde görülmemiş katliamlar şeklindedir. Bu katliamların bazıları şöyledir;Bir savaş muhabiri olan dr. Stephan Steiner Viyana'da yapılan Neu-es Wiener Tageplat adlı gazeteye gönderdiği izlenimlerde şunları söylüyor;" İki haftadan beri Rusların ve Ermenilerin Doğu Anadolu ve Ermenistan yolu ile çekilmelerini izliyorum...Her adımda çekilen Ermeni çetecilerinin yaptığı işitilmemiş zulümleri görüyorum.Trabzon'dan Erzincan'a ve Er-zurum'a kadar bütün köy ve kentler harabe halinde bulunuyor....Zulümle öldürülen Türklerin ceset-leri her tarafta dolu.Dağlara kaçabilen Türkler ancak kurtulmuş. Türklerin ızdırabı Rus kıtalarının geri çekilmesi ile başlamıştır.... Ruslar genelde yerli halka iyi davranıyorlardı ve Ermenilerin saldırı-larından koruyorlardı.Fakat Ermeniler bölgenin sahibi kesilince planlı bir şekilde Müslümanları yok etmeye başlamışlardır.Ermeniler bol gelirini temizlemek ve milliyet meselesini çözmek istediklerini açıkça söylüyorlardı....Şimdi bulunduğum yer müthiş bir durumdadır.Bütün bir şehir harap bir halde bulunuyor ve hava ceset kokuları ile dolu"
Grizyanov adlı bir Rus subayı gördüklerini şöyle anlatır;" Köylere giden yollarda uzuvları tahrip edilmiş bir çok cenazeye rastladım.Her geçen Ermeni bu cesetlere bir kere söver ve tükürürmüş.12015 metre karelik Cami avlusuna 142 cm. yüksekliğinde cenaze yığılmıştır.Bunların arasında her yaşta kadın erkek çocuk ve yaşhlar varidi.Kadın cenazelerinde zorla ırza geçme izleri belli bir halde idi....Askerimiz çekildikten sonra Ermeni çeteleri Rus ordusunun rehberi olarak kasaba ve köylere girdiler.Ellerine geçen erkekleri vahşice öldürdüler.Kadınların alenen ırzlarına geçiyor bakire Türk kızlarını kirletiyorlardı....Ermeni çetecilerinden bir kaçı Fatma adlı bir kadının çocuğunu zorla yanan tandıra atmış çocuk feryat içerisinde ölünce bu cesedi çıkararak zorla annesine yedirmeye çalış-mışlardır.Zavallı kadın ağzından köpükler gelerek ölmüştür..."
Ilıca kasabasında kaymakam olarak atanan Rus kaymakamı Goryaznov gördüklerini şöyle anlatır; " Ilıca kasabasından firar edemeyen Türklerin kafalarının kör baltalarla enselerinden kesil-miş olduğunu ve bir çok çocuğun korkunç ölümlerinin kanıtı olan cenazelerini anlatır... Orada telefonculuk yapan Ermeni genç kızlara bunu söylediğinde üzüleceklerine gülmeye başladıklarını görünce onları azarlamış ve mektep terbiyesi gördükleri halde bu kızların buna sevinmelerini Ermenilerin hayvani vahşiliklerine bağlamıştır"
Rus Kafkas ordusu 36. Kafkas tümeninde görevli Teğmen Nikola gördüklerini şöyle anlatır; "Rus ordusunda bulunan Emeniler sevilmez. Savaştan kaçarlaryalandan hasta olurlar bir mazeret bulamaz ise kaçarlar. Yada kendilerini vururlar.Onların sadece güçleri zavallı ve müdafaasız kişilere yetmektedir.Rus ordusunun düşmanlığını kazanmaları için her türlü kötülüğü yaparak Türklere mal edebilmek için her şeyi yaparlar.Türklerin elinden malını ve sahip olduğu parayı alarak yağma ederler.Evleri zorla alarak birkaç gün sonra ağacını sökerek satarlar.Rus askerinden fırsat buldukları an her türlü melaneti gerçekleştirir cinayet ve vahşilik kanlarında bulunur.Erzurum'da namusuna leke sürülmemiş 200 Türk kızı ancak çıkar .Ruslar ve Kazaklar Ermenileri hiç sevmez Hatta Kazaklar fır-sat buldukları an bir Ermeni’yi hiç acımadan öldürür.Ordu içerisinde Ermenilerden herkes nefret eder"
" Ermeniler Erzurum'un güneyinde bir Türk mahallesinde genç bir anneyi ve babayı direğe bağlıyor küçücük çocuklarını kazığa geçiriyor.Ben bizzat cenazesini gördüm. Zavallı çocuğun annesi bu durum karşısında aklını kaçırmıştır..."
Trabzon bölgesi Polathane kasabasında yaklaşık 2000 ermeni eşkıya 9 Nisan 1918 de kasabayı basmış ve halkını katletmiştir.2. Kafkas Kolordu Komutanı Şevki Paşadan 3. Ordu karargahına gönderilen metnin ilgili bölümü " Gürcü ve Ermenilerden oluşan 2000 kişilik bir Eşkıya çetesi Polathane kasabasını basarak kasaba halkını katletmiştir.Müslüman kadınların başlarını kesmiş yüzlerini parçalamışlar ve erkeklerle kadınların parçaladıkları cesetlerini çok çirkin ve utanç verici bir şekilde ser-gilemişlerdir"
Erzincan'da da Ermeniler akıllara kazılacak katliamlar gerçekleştirmişlerdir.l5/16 Nisan gecesi Erzincan'dan kaçan birkaç Türk bu akıl almaz cinayetleri 36. Tümen komutanlığına anlatmışlardır; "Ermeniler 8 günden beri Türklerin dışarıya çıkışlarını çevre köylere gitmesini yasakladılar. Ev ev arama yaparak topladıkları erkekleri belirsiz bir yere sevk ediyor bunlar bir daha geri gelmiyorlardı.Sonradan anlaşıldı ki Taşkilise yanındaki harabelerde öldürdükleri öğrenildi.Kadın ve çocukları da aynı şekilde öldürmektedirler.Önce Kilise meydanında içtima ettirip sonradan gurup gurup öldürmektedirler. Hiçbir fırının yakılmasına izin vermeyip Türklerin elinden erzaklarını alarak aç bırakarak öldürmek istiyorlar.Türk ordusunun ileri harekatında bütün şehri mahvederek tasarladıkları yönde kaçmak istemektedirler..."
Keza 3. kolordu kayıtlarında Ermeni eşkıyalar Bayburt'ta Aşkale'de Yeniköy'de katliamlarını gerçekleştirmişler ve buraları ateşe vermişlerdir.Bu sayılan yerlerde Ermeniler yakalayabildik-ieri yaklaşık 1000 Türk'ü hunharca öldürmüşlerdir.Ermenilerin Erzincan ve Erzurum katliamları çok dehşet verici kayıtlarla doludur. Bir insanın asla yapamayacağı vahşilikleri yapmışlardır.Erzincan ve Erzurum tamamen yakılmış Ele geçirilen bütün Türkler öldürülmüştür.
4. Ordu kayıtlarından; Her iki kasabada yakılmışyıkılmışağaçlar kesilmiş ve hepsi yangın yerine dönüşmüştür.Eli silah tutan bütün erkekler yol yapımı çalışması bahanesi ile Sarıkamış istikametine sevk edilerek katledilmiştir.Geride kalan ahali ise Rusların çekilmesi ile Ermenilerin kıyımına maruz kalmıştır.Evlere doldurulmuş kuyulara atılmışsüngü ve kılıçtan geçirilmiş ve "Kasaphane" denilen yerde karınları kesilmişciğerleri çıkarılmışkız ve kadınlara yapılan her türlü kötülüklerden sonra saçlarından asılmışlardır.Engizisyon mezalimine rahmet okutacak olan bu zulümlerden kurtulabilen az sayıdaki ahali ise sefaletten ve bu manzaranın kendilerine vermiş olduğu dehşetten bir kısmi akıllarını kaybetmişlerdir. Sadece Erzurum'da öldürülen ve katledilen Türk sayısı 30.000 olarak sayılmıştır.
I Mayıs 1918 tarihi ve İstanbul’a Erzincan'dan Çekilen telgrafta ;
" Ermenilerin mahallelerinin sağlam olduğu Müslüman mahalleleri ve Erzurum yolu üzerinde bulunan köylerde kuyuların filulerle dolu olduğu her tarafın kadın ve Çocuklara ait parçalanmış vücut parçaları ile dolu olduğu bildirilmektedir.
Müslümanların çoğu evlere kapatılarak egiklerde kılıçtan geçirilmişlerdir. Şehir tümüyle haraptır. Hatta Trabzon yolu üstündeki meyve ağaçlan bile kesilmiştir. Ruslar tarafından mezarlıklar Tiyatroya çevrilmiştir. Sadece Erzincan merkezde kuyulardaki Çıkarılan ceset şayisi 606 kişidir. Bu cesetlerin tümünde boyun ve bileklerinde tel izleri bulunmaktadır..."
0 dönemde Erzurum'da bulunan Rus Doktor Stephan Eshnanie Ermenilerin yaptıkları ve yapmak istedikleri ile ilgili şunları yazmış;
" Ermeni çeteleri gideli iki ay olmasına rağmen her tarafta Ermenilerin yaptığı katliamlar ve zulümleri görüyorum.Trabzon'dan Erzincan'aErzincan'dan Erzurum'a kadar bütün şehir ve köyler harabe halinde bulunuyor.Görülmemiş bir zulüm ile katledilmiş Türklerin cesetleri her tarafta bulunuyor...Asil katliamın Rusların
çekilmesinden sonra Ermeniler tarafından yapıldığını kalabilen halk söylemektedir...Ermeniler memleketin sahibi kesilince düzenli bir surette yok etme hareketlerine başlamışlardır. Ermeniler Türk arazisini Türklerden arındıracaklarını açıktan söylemektedirler. Türk savaş esirleri kamilen katledilmişlerdir..."



T.C. İnkılap Tarihi Öğretmeni Ayhan ÇAÇU’nun araştırması.


devrimcal isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türk Soykirimi Oº°SANCAK°ºO Genel Tarih 29 15-11-2007 00:42
Sözde Ermeni Soykırımı ●MIПΣЯVΛ● Tarihimiz 1 06-11-2007 12:35
Türk Amerikan Dernekleri Birliğinin, Sözde Ermeni Soykırımı Raporu O'NEAL Tarihimiz 0 22-10-2007 19:47
Ermeni Sorunu ve Tarihsel Gelişimi ●MIПΣЯVΛ● Tarihimiz 0 13-10-2007 14:17
Kahramanmaraş'ta Ermeni Mezalimi ●MIПΣЯVΛ● Tarihimiz 0 13-10-2007 13:50


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:01 .


Powered by vBulletin 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

TRplatform.Org
Yazılı Avatarlar UslanmaM bilgi MaxiCep MeleklerMekanı izafet Web Hattı bebek tedavin ilginç Resimler SMF İndir Aşk Resimleri Rüya Tabirleri Güzel Sözler