Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Kültür ve Sanat > Tarihimiz
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Tarihimiz Tarihle ilgili herşeyi bu alanda paylaşabilirsiniz.


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 16-05-2007, 20:02   #1 (permalink)
 
olcaycil - ait Avatar
Tanımlı 1920-1935 Yillari Arasi Yapilan Ayaklanmalar

 
1920-1935 YILLARI ARASI YAPILAN AYAKLANMALAR
Ayaklanmaların Nedenleri ve Tutumlar


Kuva-yi Milliye' nin kurulmaya başlanması ile birlikte 1919 da başlayan ayaklanmalar TBMM 'nin açılması ile birlikte 1920 yılının İlkbahar aylarında bir merkezden ve planlı bir şekilde yönlendirilip yaygınlaştırıldı. İstanbul yönetimi ve İngilizler kuvvet gönderemedikleri için Anadolu'daki örgütlenmeyi önleyememişlerdi. Önleme çaresi olarak Türkü Türk'e düşürmeyi görmüşlerdi. Bu nedenle de 1920 yılı ayaklanmaları çok daha büyük maddi ve manevi kayıplara yol açacaktı. Bu ayaklanmaların büyük bir bölümü TBMM tarafından alınan önlemler sayesinde 1921 yılı sonlarında etkisiz hale getirildi. Anadolu eylemini ortadan kaldırabilmek için özellikle Ankara' nın etrafında yaygınlaştırılan ayaklanmaların her birinin kendine özgü nedenlerinin olmasının yanı sıra büyük ayaklanmalar için ortak olan nedenler de bulunmaktadır.

Padişah ve İstanbul Hükümetlerinin kurtuluş Savaşı Karşıtı Tutumları

Kurtuluş Savaşının bağımsızlığı sağlama savaşı olmasının ötesinde kendi egemenliklerine de yönelik bir hareket olduğunu gören padişah ve onun hükümetleri bu hareketi önleyebilmek için bilinçsiz halkı kışkırtılar. Halk yüzyılların getirdiği dinsel ve geleneksel bağlılıkla tek yasal iradenin halife-padişah olduğuna inandırmıştı. Bu durum Kurtuluş Savaşı' nın bilgisiz halkın gözünde gayri meşru bir hareket olarak değerlendirilmesine ve tek yasal yönetim olarak gördükleri İstanbul'un istediklerini yapmaya itmişti. Üstelik ayaklanma bölgesindeki halk ayaklanmacıların padişahı temsil ettiğine ve bu durumun sürekli olacağına inandırıldığından birçok yörede ayaklanmalara katılıp desteklenmesine neden olmuştu.

İtilaf Devletlerinin Kışkırtmaları

Anlaşma Devletleri. 1. Dünya Savaşında aldıkları topraklarla yetinmemişlerdi. Osmanlı Devletine kabul ettirilecek barışın önceliğini yüklenen İngiltere boğazlara egemen olmak istiyordu. Bu egemenliğin ulus iradesine dayalı Anadolu yönetimiyle olamayacağını görünce her zaman sözünü geçirebileceği padişah ve yönetimiyle birlikte Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı engellemeye çalıştı. Bir taraftan da Çanakkale Boğazı'nı Anadolu eylemcilerine karşı güvenlik altına almak için Biga Gönen Manyas çevresinde İstanbul Boğazı'nı güvenceye almak için de Düzce Hendek civarında isyanlar çıkartarak tampon bölge oluşturulmak istiyordu. İngiltere amacına ulaşabilmek için hilafetin koruyuculuğunu yaptığını söyleyerek bilgisiz halkın dinsel duygularını kullanacak gericiliği körükleyecek çeşitli etkin grupları ve azınlıkları kışkırtacak gerektiğinde de İstanbul hükümetlerine baskı yapacaktı. Ayaklanmalar İngilizler tarafından hazırlanan yerli kaynaklarla beslenince bastırılması da hayli güç olacaktı.

Halkta Savaşa Karşı Oluşan Tepki ve Getireceği Ekonomik Yükten Kaçma Çabası

1911'den itibaren Trablusgarp Savaşı ile kendisini bir dizi savaşların içinde bulan halkta savaşa karşı bir bıkkınlık yorgunluk ve tepki doğmuştu. Uzun savaş yılları; yokluk umutsuzluk yaratmış asker kaçaklarının çoğalmasına yol açmıştı. Anadolu eylemine katılmak demek tekrar savaşmak demekti. Kurtuluş Savaşı zaten yoksul ve bıkkın olan halka vatan savunması için yeni maddi ve manevi yükler getirdiği için bunlardan kaçma eğilimi doğurdu. Bu nedenle de Kuva-yi Milliye'ye katılmayanlar yada askerden kaçanlar çözümü ya karşı tarafa geçmekte yada isyancılara katılmakta bulmuşlardı.

Bazı Kuva-yi Milliyecilerin Tutumları

Kuva-yi Milliye Hareketi bir ordu gibi tam anlamıyla düzenli disiplinli bir hareket değildi. Bu nedenle tepki ve isyanlara neden oldu. Bazı Kuva-yi Milliyeciler halktan zorla neyi var neyi yoksa almaya çalıştılar. İsteklerini yerine getirmeyen ve karşı çıkanları da kendi yöntemleriyle cezalandırma yoluna gittiler. İstanbul yönetimi de en çok bu olayları kullanarak halkı kendi yanına çekmeye çalıştı ve isyana yöneltti. İç isyanların çıkmasında bu ortak nedenlerin rol oynamasının yanı sıra bazıların da kişisel nedenler etkili olmuştur. Bazı kişilerdeki üstünlük sağlama ve lider olma düşünceleri ayaklanmalara neden olabilmiştir. Efe ve Çerkez Ethem ayaklanmaları bu türden ayaklanmalardır. İç isyanlarda başka bir özel neden de; bunları çıkaranların kendilerine para rütbe gibi bir takım çıkarlar sağlamaya yönelmesidir. Bir diğer özel neden ise; çeşitli etkin grupların ayrı bir devlet kurma düşüncesine yönelmeleridir. Trabzon ve civarında tarihi Pontus Devleti'ni tekrar oluşturmaya çalışan Rumlar Yunanistan İngiltere ve Fransa'nın yardımıyla ayaklanma çıkardılar. Bu ayaklanma ancak Şubat 1923'te bastırılabildi.

Eşrafın ve Toprak Sahiplerinin Tutumları

Eşraf ve toprak sahipleri ile bazı din adamları bulundukları konumlarını kaybetmemek için dinsel ve etkin gerekçeler ileri sürerek ve bu değerleri sömürü konusu yaparak halkı Kuva-yi Milliye'ye ve daha sonra da TBMM Hükümeti'ne karşı ayaklanmaya çağırmışlar bunda bir ölçüde de olsa başarılı olmuşlardır. Bu kesim Kuva-yi Milliyeci ve Kemalistler' in Bolşeviklerle işbirliği etmelerinin de kanıt göstererek Kemalistler'in dinsiz oldukları iddialarını ortaya atmışlardır. Gerçekte ise bu kesimin amacı; halk üzerinde yüzyıllardan beri sürdüre geldikleri ekonomik ve toplumsal sömürülerini devam ettirmek var olan konumlarını pekiştirebilmekti. Bu isyanlar sırasında; Yozgat ve çevresini etkileyen ve o yörede güçlü bir feodal olan Çapanoğulları İsyanı Güney -Doğu'daki Milli Aşireti Ayaklanması Cemil Çeto Olayı Koçgiri Aşireti Ayaklanması Konya ve Düzce İsyanları bu sınıfta değerlendirilebilir. Ayaklanmaların bir bölümü Anzavur ve Kuva-yi İnzibatiye örneklerinde olduğu gibi doğrudan İstanbul Yönetiminin desteği ve örgütlemesi ile gerçekleştirilirken pek çoğu da yine İstanbul Yönetimin ve İngilizlerin silah ve parasal katkısı olmadan ama yine onların özellikle halkın dinsel duygularını sömürmeleri ve Millicilere karşı halkı kışkırtmaları sonucu çıkmıştır. Bu ayaklanmaların en önemlileri şunlardır:

Bolu Düzce Hendek ve Adapazarı Ayaklanmaları

Daha1.Dünya Savaşı yıllarında Düzce'de devlet otoritesi kalmadığı için eşkıya olayları yoğunlaşmıştı. 1919 Kasım ayı sonunda Düzce'de sıkı yönetim ilan edilmesine ve "Asayiş Müfrezesi" (Güvenlik Birliği) adı verilen bir gücün bölgede görevlendirilmesine rağmen güvenlik bir türlü sağlanamamıştı. Ankara'da meclisin açılacağının duyulması üzerine yöreyi İngiliz ve Osmanlı Hükümetlerinin adamları gelerek "Din ve Halifelik elden gidiyor" şeklinde vicdan sömürüsü yapmaya başlamışlardı. Amaçları Ankara-İstanbul yolu üzerinde isyanlar çıkartarak Ankara'da meclisin toplanmasını engellemekti. Şeyhülislam Dürrizade Abdullah'ın fetvası ve padişah fermanına Mustafa Kemal'in padişah olmak istediği şeklinde dedikodularda eklenince 13 Nisan 1920'de Düzce'nin Ömer Efendi köyünde Abaza ve Çerkezler ayaklandılar. Sayıları 4 bine ulaşan asiler Düzce'yi ele geçirdiler.18 Nisan'da da Bolu'yu işgal ettiler.
Ayaklanma 14 Nisan' da Beypazarı'na yayıldı. Beypazarı'nda aralarında büyük toprak sahiplerinin de yer aldığı halkın bir bölümü "Padişah nerede ise biz de oradayız" diyerek ayaklandı. Çünkü isyancıların önderleri halkı padişah ve halifenin yanında yer almaya çağırmış ve TBMM'ni bu kurumlara karşı olmakla suçlamıştı.

Üzerlerine gönderilen 24.Tümen Hendek'te pusuya düşürüldü. Tümen ağır kayıplar verdi ve dağıldı. Bunun üzerine Safranbolu da isyancılara katıldı.

İsyancıların Adapazarı'na yönelmesi üzerine Adapazarı'ndan gönderilen "Öğüt Kurulu'ndaki Sait ve Kazım Beyler asiler tarafından öldürüldüler. Asileri desteklemek amacıyla İngilizler de Şile'ye asker çıkardılar.

TBMM Hükümeti bir yandan askeri önlemler alırken diğer yandan da isyancıları vazgeçirmek amacıyla milletvekilleri Hüsrev ve Osman Beyleri öğüt vermek için bölgeye gönderdi. Fakat bu milletvekilleri asiler tarafından rehin alındılar. Bu girişimin de sonuçsuz kalması üzerine Ali Fuat (Cebesoy) Paşa ve Albay Refet (Bele) kuvvetleri bölgeye gönderildi. Bölgedeki isyan Mayıs ayında bastırıldı.(31 Mayıs 1920)

Bolu-Düzce ayaklanması sürerken Yozgat yöresinde de bir ayaklanma başladı. Düzce ayaklanmasını bastıran Kuva-yi Milliye kuvvetlerinin bir bölümü Yozgat'a kaydırıldı. Yozgat yöresinde önemli bir feodal konumunda olan Çapanoğulları önderliğinde başlayan bu isyan Ankara'da bir hayli rahatsızlık yaratacaktı. O günlerde Yunanlılar da Batı Cephesi'nde saldırıya geçmişlerdi. Bu nedenle Düzce isyanında kullanılan düzenli ordu birlikleri 22 Haziran'da başlayan Yunan saldırısını durdurmak için bölgeden ayrılmak zorunda kaldılar. Bu iç hesaplaşmada ulusal güçler. Bir yandan iç düşman öte yandan ise işgalci Yunan ordusuyla çarpışmak zorunda kaldı. Bu tarihsel olay da ulusal çıkarların ön planda tutulması gereken günlerde içerde yapılan küçük hesapların yaratacağı olumsuz sonuçların ne denli büyük zararlara yol açabileceği konusunda önemli bir ders olmalıdır. İngilizlerin ve İstanbul Hükümeti'nin yeni kışkırtmaları 8 Ağustos' ta İkinci Düzce isyanına yol açtı. İsyancılar Düzce'yi yeniden ele geçirmelerine karşın üzerlerine gönderilen kuvvetlere yenildiler ve ayaklanma 23 Eylül'de sona erdi. Ancak bu bölgedeki bazı isyancıların Yunanlılar ve İngilizler ile işbirliği bir süre davam edecekti.










olcaycil isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kronoloji Orophin Ancalimë Çöp Forum 12 12-06-2008 23:48
Kronoloji dαяιυѕ Tarihimiz 5 12-06-2008 23:35
1920 Yılı ATATÜRK KRONOLOJİSİ _AşK pReNsİ_ Tarihimiz 0 28-11-2007 23:15
Tarihlerle Kurtuluş Savaşımız O'NEAL Tarihimiz 0 22-10-2007 20:28
ermeni katliamı ..:: DoN_JuAn::.. Tarihimiz 0 07-03-2007 11:39


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:56 .


Powered by vBulletin 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

TRplatform.Org
Yazılı Avatarlar UslanmaM bilgi MaxiCep MeleklerMekanı izafet Web Hattı bebek tedavin ilginç Resimler SMF İndir Aşk Resimleri Rüya Tabirleri Güzel Sözler