Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Yaşam ve Eğlence > Süper Cafe
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Süper Cafe Aklınıza Gelecek Her Türlü Şeyi Paylaşabileceğiniz Alan


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 28-06-2007, 09:51   #1 (permalink)
 
..::ŞeHZaDe::.. - ait Avatar
..::ŞeHZaDe::.. - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Eski Masar/misir Krallarindan Bazilari

 
ESKI MASAR/MISIR KRALLARINDAN BAZILARI


Sir Wallis Budge'in kitabinda [2] ayrintili olarak bildirilen eski Masar kirallarindan bazilarini örnek olarak burada vermek isterim.

6.1) ****PU: Eski Masar/Misir devletini kuran ilk hakanin adi kazinmis ve adindan yalniz ****PU son kismi kalmistir. Digerlerinin hepsi kendilerine Tanri adlari aldiklarina göre belki ona da " ****aPa-U" (BABA-U/O) yani "O atsiz kurucu APA" demek yerinde olabilir. Kurucu kisi olmasi dolayisiyle de O-APAdir.

6.2) SKA/SAKA: Ikinci hakanin adi SKA seklinde veriliyor ki bu SAKA adindan baska birsey degildir. Böylece hepimizin olmazsa olmaz seklinde bilmesi gereken husus sudur ki Eski Masar/Misir Tur/Türk Devletini kuran ikinci hakanin adi SKA seklinde gösterilmesine ragmen SAKA oldugu asikardir. Bilindigi gibi SAKALAR Türk dünyasinin atasi sayilir ve bu Tur/Türk insani eski Misirda da dünyanin en uzun ömürlü Türk devletini kurmuslardir.

6.3) KHAAU: KHAAU seklinde gösterilen bu ünvan eski Masar'in 3. Hakaninin adidir. KHAAU < "AKH-AA-U" < Tr. "AKH-AGA-U" (Ag/Ak Aga O) yani üçlü Gök-Tanriyi temsil eden bir ünvadir. Eski Masar/Misir hakanlari Türk adetleri geregince kendilerini "yer yüzuunde "Tanri" ilan ettiklerinde Gök-Tanrinin adini tasiyan ünvanlar aliyorlardi. Böylece KHAAU seklinde okunan bu hieroglif yazi ile yazilmis ad Ag/Ak Aga-O" seklinde Gün-Tanri'yi temsil etmektedir.

6.4) TAU (ATA-I-U): 4. Hakanin adi TAU seklinde olup Türkçe "ATA-U/O" deyiminden baska bir ad degildir. Yaratici Gök-Ata-Tanriyi ve Gün-Tanriyi temsil etmektedir.

6.5). THESH: Besinci hakanin adi THESH seklinde bildirilmistir. Adin birden fazla anlami olsa gerek: a) THESH < Tr. "ATESH" yani Gün-Tanriyi temsil eden bir ad. b) "T-H-ESH" < Tr. "ATA-ISHI" yahut ta "aTa-aHa-ISHI" anlaminda bir ünvandir.

6.6) UATCH-NAR: Yedinci Masar Hakaninin adidir. UATCH-NAR unvaninin anlami söyledir: UATCH-NAR < "U-A-T-CH-NAR" < Tr. "U-A(Bir)-aTa-eCHe-NAR" (O Bir Ata Eçe Nar) seklinde Gök-ateshi (nar'i) olan Gün-Tanrinin adini temsil eder. Ayrica "U-A-aTa-eCHe-NAR" deyimi "U-Bir-Ta-eCHe-haN-AR/ER" anlaminda olup bu haliyle de hem yaratici Gök-Ata Tanriyi ve hem de EÇE deyimi ile Ay-Tanriyi temsil etmektedir. Eski Masar numaralarinda UA (Bir) sayisinin adi olarak bilinirse de ben onu U-A seklinde görüyorum. Asil A harfi (tek ot filizi elif) sayi olarak "1" sayisini isaretler. Böylece UA < U-A (U-Bir) olup yine Gök Tanrinin adidir. Böylece UATCH-NAR seklinde gösterilen bu ad aslinda "O Bir Ata Eçe Nar" ßeklinde öz Türkçe bir hakan ünvanidir.

6.7) NARMER: onuncu hakanin adi olarak gösterilir. Bu hakan da kendini Gök Tanri ilan ederek kendini ilahlastirmistir. Adinin önündeki "Dogan Shahin)" semboli ile Günes-Tanri oldugunu söyler. NARMER < "NAR-M-ER" < Tr. "NAR-Ma-ER" (NAR: kipkirmizi parlayan atesh kor nar nar gibi) Türkçe deyimi ile kendisinin Muhtesem bir NAR ER oldugunu söyler. Ad Tur/Türû töreleri geregince verilmis bir hakan adidir. Adin içindeki ER sözü ile ayni zamanda Gök-Eri Gök-Ata Tanriya da isaret edilir. Böylece Bu hakan kendini hem Gök-Ata-Tanri ve hem de Gün-Tanri olarak ilan eder. NAR sözü ayni zamanda "nar" adli bereket ve bolluk temsil eden meyveyi temsil eder ki bu da Hakanin zamaninda iyi bir dönemin yasandigini isaret etse gerek.

6.8) TCHAR (Akrep): TCHAR (The Scorpion) adi ile gösterilen bu eski Masar/Misir hakani bastan onbirincidir. Dogan/Shahin grubunda bir hakandir yani Günes Tanriyi (HOR/KOR (Horus) izler. TCHAR < "T-CH-AR' < Tr. "aTa-eÇe-AR/ER" seklinde ve anlaminda bir ünvan olup hem Gök-Ata-Tanriyi ve hem de Gün-Tanriyi ifade eder. Adin baska bir sekli "aTa-ÇAR/ÇOR" seklinde olup yine bir Türk ünvanidir. Rus krallarina "ÇAR" denmesi bir tesadüfün neticesi olmayip ünvanin Türklerden alindiginin isaretidir. Türkler babalarina da "Eçe-er" anlaminda "Eçer" derler (kisisel olarak benim çocuklugumda babama verdigim bir ad). Eçe gerçekte hem evin en basi olan erkege ve hem de en yasli hanimina (ninesine) verilen bir addir. Böyleçe "eçe" Türkçe sözü hemerkeklere ve hem de kadinlara verilen bir Türk ünvanidir. Tanriçe adindaki 'çe" son eki Türkçenin 'eçe" sözüdür.

6.9) MEN (MENES) eski Masar'in onikinci hakaninin adidir. Türklerin MANAS destaninin adi ile MENES adi aynidir. Ad "MEN-ES/AS" seklinde bakildiginda "Ben essizim" anlaminda olup Gök-Tanriyi tanimlar. Çünkü essizlik yanliz Gök-Tanriya ait bir özelliktir. Kendini yer yüzünde "Tanri" ilan eden eski Misir/Masar hakanlari bu sebeple kendilerini Tanriyi tanimlayan adlar almislardir. Bu hakanin adi kisaca MEN seklinde gösterilir ki MEN/MAN/BEN Türkçede birinci tek sahis kisisel zamiri olup yine eski Tur/Türk dünyasinin Gök-Ata-Tanrisinin adidir. MEN/MAN < " M-EN/AN" < > MA-AN" seklinde (Gök'ün Muhtesemi (Görkemlisi) anlaminda olup yine Gök Tanriyi belirler.

6.10) ATA veya ATATI: Bu ad Eski Misir/Masar devletinin onbesinci hakaninin adi olup en açik bir sekilde Türkçe oldugunu dünyaya bagiriyor. Hakan en dogru bir sekilde eski Tur/Türk dünyasinin evreni yaratan Gök-ATA-Tanrisinin adini alarak kendini yer yüzünde onun temsilcisi oldugunu ilan etmistir. Eski Misir konulariyla ugrasanlar sanki kulaklarini tikamislar gibi dünyaya seslenen bu Türkçe adi isitmemezlikten geliyorlar. ATA veya ATATI adlarinin Türkçe bir ad bir ünvan oldugunu bilmediklerinden degil aksine asil maksat onu görmemezlikten isitmemezlikten gelmek ve sanki hiç yokmus olmamis gibi göstererek Tur/Türk insaninin yedibin sene evvelinden Nil kiyilarinda muhtesem bir Türk medeniyeti gelistirdigini inkâr etmektir. Ne kadar konusulmazsa bu eski Türk medeniyeti Türklükten o kadar çok uzaklasir ve Türklük tarihinden silinir. Zaten istenilen de budur.

6.11) Sir E. A. Wallis Budge eski Misir/Masar hakanlarinin tümünün adlari ile temel bilgileri "An EGYPTIAN HIEROGLYPHIC DICTIONARY" baslikli kitabinda vermistir. Bu kitapta Grek Latin ve "Persler" de dahil olmak üzere gerisi tümüyle Türk olan toplam 439 hakan adi gösterilmektedir. Hieroglif yazisinda yazilmis olan bu hakan adlarini yeniden inceledigimizde hepsinin Türkçe olarak yazilmis ünvanlar oldugu gün isigi gibi ortaya çikiyor. Çok sasirtici Türk ünvanlari ile karsilasiyoruz. Bu konudaki çalismamin bana verdigi mutlulugu tarif etmek güctür. Yukarida üzerinde durdugum bu ilk on hakan adi onlarin Türklügünü tanitma maksadi iledir ve toplam hakan sayisinin çok az bir kismidir. Eski Misir/Masar devletinin diger hakanlari hakkindaki çalismalarim kitabimda gösterilmektedir; ayrica internet sayfamda da ayrintili olarak gösterilecektir.

6.12) Bu arada Sir E. A. Wallis Budge 1910 larda hazirladigi "Egyptian Language" baslikli kitabinda eski Masar/Misir yazisi konusunda Ingilizce metnini dipnot olarak verdigim çok önemli söyle bir kayitta bulunmus : [3]

"Eski Misirlilar fikirlerini hieroglif denilen pek çok resimli sembollerle yazilan bir yazi ile yazdilar. Onlar bu sekilde yazi yazmaya yedibin sene evvelinden fazla bir zaman önce basladilar ve bu yazi sistemi 100 B.C. ye kadar araliksiz kullanildi ki bu zaman eski Misirda Ptolemlerin Misirdaki hakimiyetlerinin takriben sonuna raslar. Hieroglif yazi sisteminin Misirda icad edildigi olasiligi olmayan bir durumdur; deliller bu yazinin kuzey-dogu veya Orta Asyadan Misira kadar gelip buralari isgal eden kesinlikle bilinen isgalciler tarafindan getirildi. Olar Nil nehrinin teskil ettigi ovaya kuzeyde Menfis (Menphis) ile güneyde Tebes (Thebes) arasinda yerlestiler ve bu yeni yurtlarinda yavas yavas medeniyetlerini ve dinlerini gelistirdiler. Hieroglif yazi sistemi genel olarak en az devletin kendi maksatlari için kullanilmaya baslandigi zamana kadar yazi yazma yavas yavas kuzeyde Akdeniz kiyilarindan en güneyde Meroe adasina kadar uzanan 3300 km (2000 mil) uzunlukta bir bölgeyi kaplayan sahada hem kuzeyde ve güneyde yayildi."

6.13) Sir Wallis Budge karisik bir dille yazdigi bu ifadelerinde "bu yaziyi yedibin sene evvelinden Orta Asyada icad edip Nil kiyilarina getiren" insanlarin Türk oldugunu söylememek için bin dereden su getiricesine ifadeler kullanmistir. Sözleri karisik olmasina ragmen eski Misir/Masar medeniyetinin Tur/Türk insanina ait oldugunu ad vermeden gerçege en yakin bir dille konusan belki de Sir Wallis Budge olmustur.

6.14) Eski Misir/Masar yazilarindan ögrendigimiz sudur ki eski Masar dili bugünkü dogu Anadolu ve Azerbaycan Türkçesiyle ayni olan bir Türkçe idi. Böylece eski Misir/Masar resimli yazisida Türkçeye uygun olarak gelistirilmis bir yazi idi. Hieroglif yaziyi da icad eden Türkler oldugu gibi eski Misir medeniyetini kurup gelistirenler essiz piramitleri yapanlar (ki piramitlerin konik ve ari kovani seklindeki mezarlarin örneklerini Dogu Turkistanin mezarliklarinda da bol miktarda buluyoruz) muhtesem bir medeniyeti enaz besbin sene kesintisiz devam ettirenler Türkçe dil konusan Türklerdi. Denebilir ki Osmanli Türk Devleti Misira gittigi zaman bir isgalci güç olarak degil bir ata evine gidiyordu. Simdiye kadar bu söylenmemisleri açik bir dille söyleme firsati bana nasip oldugu için mutluyum. Gerçek bu iken eski Misir eserlerini inceleyenler bu gerçeyi dile getirmek söyle dursun yakinindan bile geçmezler. Bu gercegi unutturmak için dünya halki yanlis bilgilerle sartlandirilmaktadirlar. Hatta bazilari durumu daha da bugulandirmak için eski Sümer ve Masar essiz medeniyetlerini gelistirenlerin kullandiklari bilgileri uzaydan gelelenlerden almis olduklari görüslerini dahi söylerler. Ne var ki eski Misir/Masar devletinin insanlik tarihinde en uzun ömürlü Tur/Türk devleti oldugu gercegi bir gün her kes tarafindan anlasilacak ve kabul edilecektir. Fakat ne yazik ki Türkün yüceligini sevemiyen ve çekemiyenlerce eski Misir/Masar medeniyeti de simdilik Türk dünyasindan bölünüp koparilmistir. Buna ragmen geç bile olsa atalarini nerede olursa olsun taniyip onlara sahip çikmasi Tur/Türk insaninin boynunun borcudur.

6.15) Eski MASAR/MISIR devletinin Tur/Türk kimligini Türklükten koparip inkar edenler Büyük Iskender'in Masar'i (Misir'i) almasindan sonra eski Masar'a bir kaç asirlik hükümranlik yapan Grekler onlardan sonra Latinler ve diger gruplar olmuslardir. Bu gruplar hükümranliklari sirasinda oldugu gibi ondan sonra da devam ettirdileri karistirma yalan yazma yanlis bilgilendirme ve gerçekleri sapitma politikalari ile bu en eski Türk devletinin Türklügünü tarihten tamamen silmislerdir. Tarihte hep basari göstermis çok büÿük ve adaletli devletler kurmus olan Tur/Türk insanini çekemeyen gruplar Türkün çok uzun ve uzak geçmisini tarihten silmede basari göstermis olmalarina ragmen Tur/Türk insaninin kendi eli ile taslara kazdigi damgalari ve çesit çesit çivi runik Gök-Türk yazisi ile ve resimli sembollerle kendi dilinde yazdigi Türkçe ünvanlar ifadeler konusmalar tümüyle yok edilememislerdir.

6.16) Türkçe dili resimlerle yazmanin ne essiz bir basari oldugunu herkes düsünebilir fakat bu basarinin Türklerin atalari tarafindan gelistirildigini itiraf etmek her kesin yutabilecegi bir lokma degildir. Tur/Türk insani Türkçenin dogal özelliklerinden yani fonetik olusundan ünlüler kuralina saygi gösterisinden bünyesinde çesitli anlamlari içeren eklemeli eklerin olusundan yararlanarak Türkçe dilini yazi ile damga ile resim ile yazmasini basarmistir. Bütün bu halleriyle Türkçe çesitli yazi sekillerinde yaziya dökülebilen en uygun yapida bir dildir ve eski dünyanin Tur/Türk insani bu basarilamiyani basarmistir. En sonunda Kün-Hanlar (Kanan/Kenan Fenike Phoenician) adlari ile bilinen Tur/Türk insani alfabeyi de icad ederek dünyaya hediye etmistir. Kan-Hanlar (Kanan) yanlislikla Semitik halk olarak dünyaya tanitilmis olmalarina ragmen onlar Semitik degil Tur/Türk insaniydilarve bu sebeple kendilerine Turyanlar da denir di. Türkü çekemeyenler ancak Türkün adlarini alip tahrif ederek Türklügün kalibina girmisler ve Türkü içinden çökertmislerdir.

Günümüzde bu gibi hususlar kimse tarafindan dile getirilmez ve itiraf edilmez. Çünkü tarihe bilinçli olarak gömülmüs olan Tur/Türk dünyasi bir daha gün isigina çikarilmak istenmez. Zira bu konularda GENESIS 11 in emirleri Tanri emirleri imis gibi yerine getirilirler.
..::ŞeHZaDe::.. isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
OĞuz Kaan Destani... -BAŞŞAD- Tarihimiz 1 18-08-2008 15:37
Karaçay-Balkar Tarihi woroldo Çöp Forum 5 29-06-2008 13:38
Eski Türk Destanları ..::ŞeHZaDe::.. Tarihimiz 11 09-10-2007 14:37
TÜrk Destanlari BaSKeTBaLLeR Tarihimiz 14 26-05-2007 17:02
Karaçay-Balkar Tarihi woroldo Genel Tarih 3 14-02-2007 11:18


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:51 .


Powered by vBulletin 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

TRplatform.Org
Yazılı Avatarlar UslanmaM bilgi MaxiCep MeleklerMekanı izafet Web Hattı bebek tedavin ilginç Resimler SMF İndir Aşk Resimleri Rüya Tabirleri Güzel Sözler