![]() |
|
|||||||
| Spor Haberleri Adı Üstünde Spor Haberleri |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
George Best
15 yaşında Belfast'tan yola çıkan ve Manshester United efsanesi olan George Best uzun süredir savaştığı kara ciğer enfeksiyonuna 25 Kasım'da ve hayata gözlerini yumdu.. O bir futbol EFSANESİ.. Best'in inanılmaz hayat serüveni ve hakkında merak edilen herşey.. Bir efsanenin öyküsü.. George Best – (1946 – 2005) Kuzey İrlanda Milli Takımı’nın eski futbolcusu Dünya çapında “Futbolun gelmiş geçmiş en iyileri arasında” gösterilen bir futbol efsanesi.. Genel olarak Manchester United’da oynadığı dönemle tanınan Best, çoğu zaman futbolundan çok hızlı ve çalkantılı hayatıyla da manşetleri süsleyen bir hayat yaşadı.. O’na “futbolun ilk rock’n roll yıldızı, pop starı” diye boşuna söylenmedi !.. FUTBOLCULUK KARİYERİ İngiltere’nin ünlü ekibi Manchester United’da 1963 – 1974 yılları arasında top koşturan George Best, bu dönem içerisinde 1965 ve 1967’de 2 lig şampiyonluğu, 1968’de bir Avrupa Kupası kazandı.. 1968’de Avrupa’nın en iyisi olan Manu’nun en önemli yıldızı olan Best, o sene sergilediği muhteşem performans ile “Avrupa’da Yılın Futbolcusu” ödülü ve “İngiltere Futbol Yazarları Birliği, Yılın Futbolcusu” ödülüne layık görüldü.. Manchester United ile İngiltere ve Avrupa’da toplam 466 maça çıkan Best 178 gol kaydetti.. Bir keresinde Northampton Town’u 8-2 yenerek kazandıkları maçta 6 gol birden attı.. Kuzey İrlanda Milli Takımı’nın formasını 37 kez taşıyan Best 9 gole imza attı.. Çoğu zaman kanat oyuncusu olarak görev alan Best özellikle fuleli koşuları, hızını hiç yavaşlatmadan attığı çalımları ve muhteşem pas yeteneği ile futbolseverleri kendisine hayran bıraktı.. 2004’te “Yaşayan En İyi Futbolcular” listesinde Kuzey İrlanda’nın tek temsilcisi oldu.. Çoğunlukla Britanya’dan çıkan en yetenekli oyuncu olduğuna inanılan Best, her zaman Pele ve Diego Maradona ile kıyaslandı.. Maradona, Best ile ilgili açıklamasında “Best, benim 1 numaralı favorim” derken, Pele “Best, oynarken gördüğüm en iyi futbolcu” diye övgüde bulundu.. ŞÖHRET Manchester United’da Denis Law ve Bobby Charlton ile oynayan Best her zaman ön planda oldu.. Hareketli karakteri ve içi içine sığmayan tavırları Best’i kısa sürede medyatik bir kişilik yaptı.. Siyah ve uzun saçları ile “Beatles’ın 5. üyesi” olarak bakılan Best’in özel hayatı her zaman alkol, kadın ve kumar haberleriyle dolu oldu.. Halbuki hayranları her zaman John Lennon, Paul McCartney, George Harrison ya da Ringo Starr’ın yerini almasını ya da en azından Beatles’a katılmasını bekliyordu.. Best’in kendisinin sürekli anlattığı bir anısı, kendi hayat tarzının kısa bir özeti oldu her zaman.. “1970’ler de bir otelde kalıyordum, odaya kat görevlisi girdi ve etrafta bir gece önce kazanılmış on binlerce pound ve şampanya var, yatakta ise dönemin Dünya Güzeli yatıyor.. Genç görevli bana sordu: “George, yanlış giden ne ?”.. 1974’de 27 yaşında olan Best, Manchester United tarafından “devam eden alkol problemi, maçları ve antrenmanları kaçırması sebebiyle” kovuldu.. Best, sonraki 10 yıl boyunca Fulham, Stockport County, Dunstable Town, Hibernian, Los Angeles Aztecs, San Jose Earthquakes ve son olarak Bournemouth’da top oynadı.. Hareketli karakteri, muhteşem futbol yeteneği ve her zaman ön planda olan çalkantılarla dolu özel hayatıyla tanınan futbol efsanesi 1983’de 37 yaşındayken futbolu bıraktı !.. Best, 1984’de eski karısı Dünya Güzeli Mary Stavin ile birlikte kondisyon üzerine “Shape Up And Dance” adında bir video kaset hazırladı ve yayınladı.. 1984’de Belfast’taki Windsor Park’da Best’e şükran ve taktir amaçlı düzenlenen özel karşılaşmada izleyiciler arasında Sir Matt Busby ve sahada da Ossie Ariles ve file bekçisi Pat Jennings yer aldı.. Bu sıra dışı ve duygu yüklü maçı tam 79,036 taraftar ve Best hayranı izledi.. 2002’de BBC’nin “Yılın Spor Adamı ve Yaşam Boyu Başarı Ödülü”ne layık görüldü.. 2004’ün Kasım ayına kadar futboldan uzak kalan Best, yeşil sahaya duyduğu özleme daha fazla karşı çıkamadı ve Premier League takımlarından Portsmouth’un genç takımına antrenör oldu.. Best’in tek çocuğu var ve adı Calum Best.. ALKOLİZM 1984’de alkollü araç kullanırken bir polise saldırdığı için 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.. 1984’de yıl başını parmaklıkların arkasında geçirdi ve Ford Açık Cezaevi’nin futbol takımının bir üyesi oldu.. 1991’de BBC’nin prime time talk show programlarından Wogan’a konuk oldu ve program boyunca bir kaç kez küfür etti ve alkollü bir şekilde programdan ayrıldı.. Best sonraları davranışından dolayı özür diledi ve her zamanki esprili bakış açısıyla ekledi “Alkolizm üzerine yapılan en kötü program oldu”.. 2000’de bir dönem çalıştığı Sky Kanalı’nın “Cumartesi Futbolu” programında Beckham’ı haksız yere eleştirdiği için tepki topladı, ancak sonraları Beckham’ın İngiltere Milli Takımı’nın kaptanlığı için doğru seçim olduğunu belirtti.. 2002’de alkolün zararları hat safhaya ulaştığında ancak karaciğer nakli yapılarak kurtarıldı.. 2003 ise en çok eleştirildiği yıllardan biriydi.. Açık alanlarda içmeye devam eden, zaman zaman şarap şişeleriyle görülen Best, başka nakil bekleyenlerin ve kendisini ölesiye sevenlerin hislerine önem vermediği gerekçesiyle bütün bir yıl derin bir üzüntüyle takip edildi.. 2003’in Kasım ayında “Avrupa’da Yılın Futbolcusu” ödülünü sattı !.. 2003’de karısı Alex, bir reality show olan “I’m a Celebrity, Get Me Out of Here !“a yarışmacı olarak katıldı.. Alex programda ilişkileri ile bir çok eleştri ve suçlamada bulundu.. Aynı sene 3 Ocak’ta bir kez daha alkollü araç kullanmaktan tutuklanan Best’in araç kullanması yasaklandı ve ehliyetine 20 ay boyunca el kondu.. Bir sonraki sene Nisan ayında karısı Alex ile boşandılar.. HASTALIK Best, zamanının çoğunu Petersfield, Hampshire’da bulunan bir barda alkol alarak geçirmeye devam etti.. 2005’in son baharında özel bir hastane olan Cromwell Hastanesi’ne yatırıldı.. Soğuk algınlığı teşhisi ile başlayan süreçte yapılan kara ciğer naklinin ardından Best’in devam eden alkol problemlerinin, naklin ardından almak zorunda olduğu ilaçlarla karışarak iç kanamaya yol açtığı ve kaçınılmaz bir şekilde enfeksiyon kaptığı anlaşıldı.. 4 Ekim’de Best’in menajeri Phil Hughes efsane futbolcunun son durumuyla ilgili verdiği haberde “Best’in durumu iyiye gidiyor ancak yoğun bakımda kalmaya devam edecek” dedi.. Durumu iyiye gitmeye başlayan Best’in ilk istekleri şekerli içecekler ve lolipop gibi şekerlemeler oldu.. Ancak 21 Ekim’de sağlık durumunun tekrar kötüleştiği doktorları tarafından açıklandı.. Sebebi de kara ciğerin kaptığı enfeksiyon olarak belirtildi.. Best’e bakan ekibin başındaki Profesör Roger Williams konu ile ilgili açıklamasında “Savaşıyor, savaşmasını istiyoruz ama durum çok zor” dedi.. 26 Ekim’de işler iyice kötüye gitmeye başladı ve Best, Yaşam Destek Unitesi’ne bağlandı.. 27 Ekim’de Britanya’da yayım yapan gazeteler “Efsane ölümle pençeleşiyor” başlıklarını kullanarak, kötüye giden durumu bütün ulusa yaydı.. 28 Ekim’de Best’in ufak bir gelişme gösterdiği doktorları tarafından açıklandı ancak ilerleyen saatlerde kritik durum inişli çıkışlı ilerleyişini korudu.. 29 Ekim’de bir kez daha Best’in durumu düzeliyor haberleri çıktı ancak ilerleyen günlerde bir değişiklik olmadı.. Kara ciğer enfeksiyonu Best’i yavaş yavaş eritmeye ve kan kaybının artarak devam etmesine sebep oldu.. 18 Kasım’da efsane bir kez daha Yaşam Destek Ünitesi’ne bağlandı.. Best için yardım kampanyası başlatan hayranları, direkt para yollamak yerine efsane futbolcuyla ilgili ürünleri internet üzerinde satarak yardım yapmaya başladı.. Aynı gün Britanya’nın tabloit gazetelerinden “News of the world” Best’in hastane yatağında bir fotoğrafını yayımladı ve Best’in son mesajını fotoğrafın altına yerleştirdi “Benim gibi ölme”..22 Kasım’da Best’in kritik durumu devam ederken efsane futbolcu başını ve gözlerini oynatmayı başardı.. Ancak aynı gece yarısı Best’in durumu her geçen dakika ağırlaşmaya başladı ve 24 Kasım sabahı doktorları “En kötüsüne hazırlanın” mesajını ulusa yaydı.. 24 Kasım’da Türkiye saatiyle 15:00 civarı Best’in doktorları “Gelecek 24 saati çıkartması çok zor” diyerek , hayranları ve futbol camiasına kötü haberin git gide yaklaştığını iletti.. Roger Williams’ın açıklamalarının ardından yakın arkadaşları ve sürekli olarak yanında bulunamayan aile fertleri Best’i son kez ziyaret etmek için hastaneye akın etti.. Best’in eski takım arkadaşlarından Sir Bobby Charlton, Denis Law ve bir diğer dostu Portsmouth başkanı Milan Mandaric, Best’i ve Best’in yanından ayrılmayan oğlu Cole’u ziyaret eden isimler arasındaydı.. 25 Kasım’ın ilk dakikalarına girildiğinde de, umutsuz bekleyiş devam etti.. Sabaha karşı basına açıklama yapan doktorlar "Çok üzgünüz, bu durum herkesi çok yıprattı, ancak Best'in hayatını kurtarabilmek yapabileceğimiz bir şey kalmadı" diyerek, durumu özetledi.. Bir futbol efsanesi olan zaman zaman Diego Maradona ve Pele ile kıyaslanan ve vazgeçemediği alışkanlıkların kurbanı olan “futbolun pop starı” George Best, 25 Kasım cuma TSİ ile tam olarak 14:55'de, 59 yaşında Londra’da hayata gözlerini yumdu.. ALINTI Best: "Çok fazla param var ve ben paramı alkole, kuşlara (kadınlara) ve hızlı arabalara harcıyorum, geride kalanı da saçıp savuruyorum".. "Galiba 15 yaşında bir dahi buldum".. Manchester United teknik direktörü Sir Matt Busby'nin telefonuna gecenin bir yarısı bırakılan mesaj.. David Sadler: "İnsanlar Pele topa girmezdi çünkü ihtiyacı yoktu derler, best çok daha yetenekliydi ama o topa girerdi.. Onu yenme şansınız yoktu.." Johnny Giles: "Pele, Best kadar yetenekli değil.. Ve kesinlikle Cruyff'dan iyiyidi çünkü Best'in cesaretei vardı.." Sir Alex Ferguson: "Best, tartışmasız futbolumuzun ürettiği gelmiş geçmiş ve gelecek en iyi ve yetenekli futbolcuydu.." Alan Curbishley: "Best gibisi gelmedi, onun kadar yeteneklisi olmadı daha sık yanında olmalıydık.. O'nu korumalıydık.." Gordon McQueen: "Futbol oynamıyordu, şiir yazıyordu ve bizlerde dinlerken kendimizden geçiyorduk.." Sir Bobby Charlton: "O'nu koruyamadık.. Ondan iyisi olmadı belki de olmayacak.." DÖNEM DÖNEM (BEST) !.. 1946: 22 Mayıs’da Belfast’da doğdu 1963: Manchester United formasını ilk kez giydi 1964: Kuzey İrlanda Milli Takımı formasını ilk kez giydi 1965: United Ligi kazandı 1968: İngiltere’de ve Avrupa’da Yılın Futbolcusu seçildi 1970: Milli maçta hakeme çamur attığı için atıldı 1972: 26 yaşında Manu’dan kovuldu Hakkında yazılan onlarca kitap ve belgesel program, hafızaları süsleyen muhteşem futbol yeteneği kaldı geride !.. |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
![]() |
DÜNYA'YI Tİ'YE ALAN ÇALIMCI !..Ronaldinho
Bir yıldız nasıl doğdu ?.. Özel hayatında neler var ?.. Basamakları nasıl tırmandı ?.. Rio Grande do Sul'de başlayan Barcelona'nın malikanelerine uzanan bir başarı öyküsü Ronaldinho'nunki !.. Bilinmeyen yönleri ile Ronaldinho hakkında merak ettiğiniz herşey.. Nasıl ki tenis, atletizm, yüzme gibi bireysel sporlarda sadece bir kişi zirvede yer alabiliyorsa, 11 çift kramponun oluşturduğu binlerce futbol takımın arasından da çıkan bir 1 numara var.. Ronaldo de Assis Moreira Gerçek adı; Ronaldo de Assis Moreira ama kimileri Ronaldinho Gaúcho olarak tanıyor ya da bütün Dünya’nın bildiği adıyla sadece Ronaldinho.. BU ADAMIN ADI NE ?.. Brezilya’nın ada dili olan Portekizce’de Ronaldinho kelimesi “küçük Ronaldo” anlamına geliyor ve bu yıldız futbolcunun fiziksel özellikleri sebebiyle değil küçükken Inter’de top koşturan ve hayranı olduğu Ronaldo sebebiyle Ronaldo de Assis Moreira’ya verilen ad.. Adının sonuna eklenen Gaúcho kelimesi ise Brezilya’nın Rio Grande do Sul bölgesinde oynayan futbolculara takılan “mutlu” anlamını taşıyan ek bir lakap.. Ronnie 21 Mart 1980’de Brezilya’nın Porto Alegre şehrinde doğdu.. Oldukça fakir bir ailenin çocuğu olan Ronaldinho’nun bugünlere gelmesi sadece yeteneğiyle değil hayata bakış açısı sayesinde oldu.. Futbolunu sergilerken de görüldüğü gibi her zaman gülen, neşeli kimliğiyle ön plana çıkan Ronaldinho insanlara güvenen bir iyi niyet timsali.. Kısa süre önce 2005 senesinin “Avrupa’da Yılın Futbolcusu” ödülünü alan Ronaldinho, 2004’de de “FIFA Dünya’da Yılın Futbolcusu” ödülünü kazandı.. Ancak buralara gelmek bu kadar da kolay değil.. AZMİN BAŞARISI.. Önceleri bir futbolcu olan ancak daha sonra ailesini geçindirmek için Grêmio Football Portoalegrense’de oto parkı idare eden babası Joao Da Silva Moreira, girdiği havuzda boğularak hayata gözlerini yumdu.. Ronaldinho henüz 8 yaşındaydı.. Şimdilerde menajeri de olan abisi Assis'in futboldan kazandığı para ile geçindirmeye çalıştığı ailede, kendisine örnek aldığı abisinin yolunda ilerleyen küçük Ronnie, fakirliğin hat safhada yaşandığı Rio Grande do Sul’da ilk olarak plaj futboluna adım attı.. Oldukça iyi bir futbolcu olan ve 18 numaralı formasıyla milli takım formasını da taşıyan Ronaldinho’nun abisi Roberto Assis, Gremio döneminde harikalar yarattığı sırada diz bağlarından sakatlanınca İsviçre, Japonya ve Meksika’da şansını denedi ancak yedek olmaktan öteye geçemedi.. Assis, futboldan uzaklaşıp da küçük kardeşinin topla neler yapabileceğini fark ettiği dönemde geride bıraktığı yıllarda kazandığı tecrübeyle Ronaldinho’nun menajeri olmaya karar verdi.. Assis’in bu kararı ve küçük yaşta kendisini izleyenleri büyülemeyi başaran Ronaldinho’nun yeteneği, iyi bir iş birliğinin ve servetin kapılarını aralayan ilk adım oldu.. Brezilyalı gençlerin %99’unun yaptığı gibi.. Futbolun para kazanmanın ve aile geçindirmenin en önemli yollarından biri olan yeşil sahada herkes Ronaldinho kadar şanslı olamaz ama henüz 14 yaşında ne kadar büyük bir yetenek olduğunu önce ailesine ve ardından da kendisini seyretmeye gelenlere gösteren Ronaldinho, abisinin de yardımıyla Gremio futbol kampında futbol oynamaya başladı.. Ortada resmi kontrat ya da bir anlaşma yoktu ancak kısa sürede ortaya koyduğu performans Brezilya 17 yaş altı milli takımına, U17’ye seçilmesini sağladı.. İLK BAŞARI ULUSAL FORMAYLA GELDİ.. Mısır’da düzenlenen şampiyonada, U17 takımında adını duyurmayı başaran Ronaldinho turnuvanın en golcü futbolcusu olarak Brezilya’ya geri döndüğünde Gremio tarafından uzatılan sözleşmeye imzasını attı.. 1998’de resmi bir sözleşme ile Gremio formasını taşıyama başlayan Ronaldinho o zamanlar, ailesini ancak geçindirecek kadar para kazanmaya başladı.. 1998’de sadece 4 maça çıkan ve gol kaydedemeyen genç yetenek, bir sene sonra kumun etkisini üzerinden atıp da yeşil çimde oynamaya alıştığında, çıktığı 17 maçta attığı goller ve verdiği paslarla şehrinin takımını gururlandırmaya başladı.. İkinci senesinde 5, üçüncü senesinde de 8 gol kaydeden genç yetenek, henüz Brezilya’daki son senesinin tadını çıkarttığını farkında değildi.. 1999’da Wanderley Luxemburgo’nun yönetimindeki milli takıma çağırılan Ronaldinho aynı sene, 26 Haziran’da, hayranı olduğu yıldızların taşıdığı samba formasını sırtına geçirdi ve ilk uluslararası golünü Venazuella’ya karşı kaydetti.. Bu gol öyle sıradan bir gol olmadı hem çok güzel hem de Copa America’yı da Brezilya’nın müzesine kazandıran bu gol ertesi gün Brezilya basınında “Yeni Pele yolda” başlıklarını atmasını sağladı.. Kısa sürede Güney Amerika’ya üs kuran futbolcu simsarları Ronaldinho’nun ne kadar yetenekli bir futbolcu olduğunu Avrupa’da bağlı bulundukları kulüplere iletmeye başladı.. ADIM ADIM AVRUPA.. İlk teklifin gelmesi fazla gecikmedi.. İngilizlerin köklü kulübü Leeds United, Gremio’nun kapısını çalan ilk takım oldu.. Gremio’nun kesinlikle vazgeçmek istemediği Ronaldinho için (rakam bugün hala kesin olarak doğrulanmasa da) sonraları mali kriz yaşayan Leeds’in önerdiği rakam dönemin basınına göre tam 75 milyon euroydu !.. Gremio, Leeds’in ne teklif ettiği rakamı geri çevirdi.. Ancak hem Gremio hem de Brezilyalı futbolseverler Ronaldinho’nun kısa süre sonra yuvadan uçacağını farkındaydı.. Kapıyı ikinci kez çalan Hollanda’nın futbolcu fabrikası PSV Eindhoven oldu.. Gremio, Hollanda temsilcisini de geri çevirmeyi başardı ancak değerini yavaş yavaş farkına varmaya başlayan ve her teklifte biraz daha tecrübe kazan abisi ve menajeri Assis, kapıya üçüncü gelen Paris Saint German ile el sıkıştı.. Her ne kadar P.S.G ile anlaştıklarında Ronaldinho’nun 1 Temmuz 2001’den itibaren bedelsiz ayrılmaya hakkı olsa da Gremio’nun bu alış verişten bir miktar kazanç sağlama talebi Fransız ekibi tarafından mantıklı bulundu ve bugünün değimiyle “yetiştirme parası” olarak Gremio’ya 4.5 milyon dolar ödendi.. FUTBOLU HIZLI OLABİLİR AMA YA ADAPTASYONU ?.. Ronaldinho’yu Avrupa’ya getiren P.S.G. teknik direktörü Luis Fernandez, genç sambacının tavırları ve performansı karşısında pek de memnun kalmadı.. Fernandez’e göre adaptasyon sorunu yaşayan Ronaldinho, Paris’te futboldan çok gece hayatına merak sardı ve kendisinden bekleneni veremedi.. 2001 – 2002’de PSG ile 28 maça çıkan Ronaldinho sadece 9 gol atabildi, 8 sarı kart gördü ve 9 kez oturduğu yedek kulübesinde pek de rahat durmadı.. Ronaldinho, ikinci sezon biraz daha iyi olmasına rağmen kendisinden beklenen bu değildi.. PSG defteri 55 maç ve 17 gol ile kapanmak üzereydi.. Avrupa kupalarına kalamayan PSG’de Ronaldinho’nun da kalmaya niyeti yoktu ve bunu açık açık dile getirdi.. GELSİN DÜNYA KUPASI, GELSİN BAŞARI.. 2002’de Ronaldinho, Brezilya’nın Dünya Kupası’nı kaldırmasını sağlayan önemli isimlerden biri oldu.. Ne Kore’de ne de Japonya’da “ölümcül üçlü” Ronaldo, Ronaldinho ve Roberto Carlos’u kimse durduramadı.. Özellikle yarı final maçında Shizuoka’da İngiltere’ye 30 metreden David Seaman’ı avlayarak kaydettiği gol turnuvanın en güzel anlarından birini oluşturdu (orta mıydı acaba?).. Gerçi Ronaldinho o maçı tamamlayamadı ve Danny Mills’e yaptığı faulün ardından oyundan atıldı.. Kaldırdığı Dünya Kupası, PSG’de yaşanan hayal kırıklığı ve Ronaldinho’nun Avrupa kupalarında boy göstermek istemesi Avrupa’nın elitlerini aynı adreste buluşturdu; Ronaldinho’nun abisi Assis’in adresi.. PSV ikinci kez Ronaldinho için girişimlerde bulundu.. Araya giren Manchester United, Hollanda ekibini saf dışı bırakmayı başardı hatta David Beckham’ın yerine yeni bir yıldız arayan Manu transferi bitirmek üzere olduğunu bile remi bir şekilde duyurdu.. İngiliz basını haftalarca Ronaldinho’nun Premier League’de neler yapabileceğini yazdı.. Ama bu yazılanların hepsi birer hikaye olmaktan öteye geçmedi.. NOU CAMP BİR KONSER SALONUYSA, RONNIE DE BİR ORKESTRA ŞEFİ ! “PSV mi ?.. Manchester United formasıyla vereceği pozun saati mi ?..” derken işi bitiren Laporta oldu.. Barcelona 27 milyon Euro karşılığında, Brezilya’nın yakın zamanda Dünya futboluna damgasını vurması beklenen yıldız sambacısı Ronaldinho’yu resmen Katalan devinin renklerine bağladığını 19 Temmuz 2003’de erken saatlerde duyurdu.. 2003 – 2004 sezonundan itibaren Ronnie, Avrupa’ya adapte olduğunu hemen göstermeye başladı.. Bunun sebebi belki de Fransızca’ya alışamaması ve İspanyolca’yı çok daha kolay anlaması oldu.. Ya da Barcelona’ya ilk geldiğinde de söylediği gibi “kendimi evime gelmiş gibi hissetim” diyerek evine duyduğu özlemi Barcelona şehrinin gidermesi.. İlk yılında Barca’nın La Liga’yı ikinci sırada tamamlamasını sağladı.. 32 maça ilk 11’de çıktı 15 gol kaydetti.. Samuel Eto'o, Deco, Ludovic Giuly, Lionel Messi ve Henrik Larsson’un da desteğiyle Ronaldinho 2004-2005’de Barcelona’ya 5 yıl aradan sonra 17. şampiyonluğunu kazandırdı.. ÖDÜLLERDEN HAT-TRICK !.. Mart 2004’de Pele fazla gecikmedi ve Ronaldinho’yu “Yaşayan En İyi Futbolcular” listesine aldı.. 20 Aralık 2004’de Arsenal'den Thierry Henry ve Milan'dan Andriy Shevchenko’yu sollayan Ronaldinho FIFA tarafından Dünya’da Yılın Futbolcusu seçildi.. Ronaldinho’yu bu ödüle 157 ulusal takım teknik direktörü ve 145 ulusal takım kaptanı layık gördü.. 29 Haziran 2005’de milli takım ile kazandığı 2. Konfederasyon Kupası’nda Ronaldinho’nun payı çok büyük oldu.. İlk kupada en golcü futbolcu olan Ronnie ikincisinde de yapacağını yaptı ve finalde Arjantin’i 4-1’le deviren sambacılarda 47’de golün adı oldu.. UEFA, 2004 – 2005 Şampiyonlar Ligi’nde sergilediği performansın ardından O’nu Devler Ligi’nin en iyi golcüsü seçti.. Dünya’nın en prestijli ödüllerinden birini daha yakın geçmişte müzesine ***üren Ronaldinho 2005’in Ballon D'Or ödülüne layık görüldü.. Kazandığı finallerin ardından mutlaka bir çalgı bulan ve hem çalıp hem de dans eden Ronaldinho kısa süre önce Katalan devi Barcelona ile nikah tazeledi ve değeri tam 150.000.000 euro.. HER TÜRLÜ “BİR” KAZANAN.. Bu arada Ronaldinho kimilerine göre pek de yakışıklı biri sayılmaz, ancak Dünya’nın en çok ziyaret edilen sitelerinden AskMen.com’a göre Dünya üzerinde yaklaşık 18.7 milyon genç kızın odasında Ronaldinho posteri var.. Ayrıca Nike ve Pepsi ile yaptığı reklam anlaşmaları sayesinde 2003’den beri Dünya’nın en çok kazanan futbolcuları arasında.. “Bu adamın özel hayatı nasıl ?” diye merak edenlere bir dip not: Bir ödül töreninde Ronaldinho’ya sorulur: - Hey Ronnie, kız arkadaşın yok mu ? Cevap bu neşeli sambacının özetidir adeta, elindeki topu gösteren Ronaldinho şöyle der: - İşte burada görmüyor musunuz ! |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
![]() |
çar sheva !..
Tutukluk yapmayan bir gol silahı, Andriy Shevchenko.. Chernobly faciasından kurtulan ve Milano sokaklarında devam eden başarı öyküsü ile her kulübün rüyalarını süsleyen bir yıldız.. Hakkında merak edilen herşey burada.. Çar'ın heyecanlı ve keyifli hayat hikayesi için vakit kaybetmeyin.. Andriy Shevchenko Ukraynalı yıldızın ana dilinde adı: Андрій Шевченко, Андрій Миколайович Шевченко, yani Andriy Mykolayovych Shevchenko, ve en bilinen takma adıyla "Sheva".. KISACA SHEVA ![]() Shevchenko’nun futbol kariyeri Ukrayna ekibi Dynamo Kyiv’de başladı.. Sheva burada 1994 – 1999 yılları arasında 5 lig şampiyonluğu ve 2 lig kupası kazandı.. Serie A’da şu ana kadar Milan formasıyla bir lig şampiyonluğu, bir UEFA Şampiyonlar Ligi kupası ve bir de İtalya Süper Kupası kaldırmayı başardı.. 2004 yılında “Avrupa’da Yılın Futbolcusu” ödülüne layık görüldü.. Sheva, Ukrayna’yı 60’dan fazla maçta temsil etti ve neredeyse her 2 maça 1 gol sığdırmayı başardı.. GENÇ SHEVA VE DYNAMO KYIV ZAMANLARI Chernobly Nükleer faciası 1986’nın Nisan’ında yaşandığında Andriy sadece 9 yaşındaydı.. Andriy’nin yaşadığı köy de felaketin yaşandığı Chernobly’den fazla uzak sayılmazdı ve orası da felaketten nasibini alan on binlerce köy ve şehirden sadece biri oldu.. Andriy ve ailesi de on binler gibi köylerini terk ederek sahil şehrine yerleşmek zorunda kaldı tıpkı diğerleri gibi.. Aynı sene Andriy futbol topu ile olan yeteneklerini sergileyebilmek için toplum arasına girmeye başladı ancak ilk ciddi denemesinde Kyiv’de bulunan spor okulunda “top sürme” testinden geçemedi.. Ancak okulun küçükler takımında oynarken Dnamo Kyiv’in keşifçilerinden (scout) birinin dikkatini çekmeyi başardı.. Her ne kadar “top sürme” testinden çakmış olsada kulübe adım atmayı başardı.. Dynamo’nun gençleri yetiştirmek için uyguladığı sistemde inanılmaz bir performans ortaya koyan Sheva bu başarısının ödülü olarak 1990’da Dynamo Kyiv’in gençler takımına girmeyi başardı.. 1990’dan itibaren Dynamo Kyiv’in 14 yaş altı takımında oynamaya başlayan genç Sheva Galler’de düzenlenen Ian Rush Kupası’nda gol kralı oldu ve Liverpool efsanesi Ian Rush’ın kendi elinden bir çift özel “Rush Kramponu” kazandı.. İlerleyen yıllarda Dynamo 2 takımına yükselen Sheva 1993 – 1994 sezonunda rakip fileleri 12 kez sallayarak en golcü ismi olmayı başardı.. Bir sonraki sezon için Dynamo’nun A takımında oynaması için listeye alındı.. Andriy'nin Dynamo’nun A takımında forma taşımaya başlaması teknik direktör Yozef Szabo’ya zamanında gerçekleşti.. 28 Ekim 1994’de Donetsk’de ilk kez A takım formasını taşıyan Sheva ev sahibi Shakhtar Donetsk’i 3-1 yendikleri maçta sergilediği başarılı performansla alkış topladı.. 1 Aralık 1994’te Dynamo Kyiv formasıyla ilk lig golünü kaydeden Sheva, Dnipro’yu 4-2 yenen takımının başrol oyuncusu oldu.. Ligin tamamlanmasına kısa bir süre kala A takımda forma şansı bulan Sheva’nın o yıl başka gol atması beklenmiyordu ancak Sheva kendi geleceği için öngörülerde bulunanları yanıltmayı başardı ve UEFA Şampiyonlar Ligi’nde de gol kaydederek kulüp bazında uluslararası hesabını açtı.. ![]() Bu performans milli takım için denenmek üzere çağırılmasını da sağladı.. 25 Mart 1995’te ilk kez milli formayı sırtlayan Sheva ilk milli maçında Hırvatistan’a Zagrep’te 4-0 mağlup olmalarını engelleyemedi.. Shevchenko'nun beklenmedik anlarda gol pozisyonu yaratma becerisi ve bitirici özelliği bir sonraki sezon tam anlamıyla kendini göstermeye başladı.. 31 maça çıkan ve 16 gol kaydeden Andriy takımı Dynamo’yu da peş peşe 2. şampiyonluğuna taşıdı ve bir yıldız olma yolunda istikrarlı bir şekilde ilerlediğini de göstermeye başladı.. Aynı sene milli takımla da gol hesabını açan Sheva 1996’nın Mayıs’ında Türkiye, Samsun’da düzenlenen dostluk maçında Türkiye filelerini havalandırdı.. Bir sonraki yıl da Sheva lig kupasını kaldırmayı başardı.. Gerçi kısa süreli sakatlıklar yaşayan yıldız futbolcu o sene 20 maça çıktı ve 6 gol kaydetti.. Özellikle devam eden 2 sezon çok başka oldu Ukraynalı genç için, 1997-1998 sezonunda ilk hat-trick şovunu Şampiyonlar Ligi’nde gerçekleştirdi ve bunu Barcelona karşısında yaparak Avrupa’da manşetlere çıkmayı başardı.. Bu performans herkesi şaşkına çevirirken Sheva’nın Dynamo’yu Barcelona deplasmanda 4-0’lık galibiyete taşıyan isim olması futbolcu simsarlarının da daha fazla kayıtsız kalmaması anlamına geldi.. O sene 23 maçta 19 golü lig de ve 10 Şampiyonlar Ligi maçında da 6 golü Avrupa devlerine gönderen Sheva kısa süre içerisinde Avrupa’da büyük bir patlama yapacağının sinyallerini vermeye başladı.. ![]() 1998-1999 sezonunda ise çok daha istikrarlı ve başarılı bir Sheva vardı sahnede, Dynamo’yu bir kez daha lig şampiyonluğuna taşıyan Ukraynalı yıldız lig de 18 gol ve toplamda 28 golle sezonu tamamladı.. Dynamo ile yaptığı durdurulumaz patlama kulübünü de Şampiyonlar Ligi’nde yarı finale taşımasını sağladı.. Dynamo o sene Bayern Munich’e toplamda 4-3 ile mağlup olarak elendi.. Shevchenko, Dynamo formasını taşıdığı 5 yıl boyunca lig şampiyonluğunu kazanmayı başardı.. 1997-1999 yılları arasında teknik direktör Valeri Lobanovsky’nin altında inanılmaz bir yükseliş süreci geçiren Sheva, Ukrayna ve Dynamo’nun en hızlı yükselen futbol değeri oldu.. A.C MILAN YILLARI VE ULUSLARARASI ARENA ![]() 1999’da Sheva 5 kez Avrupa’nın zirvesinde yer almış olan Milan’a 26 milyon dolar bedel karşılığında katıldı.. O günden beri takımın ve Avrupa’nın en önemli gol silahlarından biri olan Sheva için Milan yılları kariyerinin her zaman altın sayfalarını oluşturacak bir başlangıcın anahtarı oldu.. Shevchenko 28 Ağustos 1999’da Lecce ile 2-2 berabere kaldıkları maçta Serie A’da ilk kez forma giydi.. Sheva’dan kimse hiçbir zaman şüphe etmedi ancak ilk yılında da böyle patlayıcı bir başlangıç yapması Ukraynalı yıldızdan beklenmedik bir başarı oldu.. Sheva ilk senesinde 32 maça çıktı ve 24 gol kaydederek Serie A gol kralı oldu.. Andriy bu sayede Dünya’nın en zorlu liglerinden biri olarak kabul edilen İtalyan Serie A’da ilk yılında İtalyan doğumlu olmayan ve gol kralı olan ilk futbolcu olmayı başardı.. Kısaca Sheva henüz ilk senesinde Serie A tarih kitabını değiştirmeyi başardı.. Mart 2000’de Lobanovsky Ukrayna’yı 2002 Dünya Kupası’na sokabilmek amacıyla Ukrayna Milli Takımı’nın başına getirildi.. Shevchenko elemelerde 10 gol kaydetmeyi başardı ve üzerine düşeni fazlasıyla yaptı ancak Ukrayna play-off maçında Almanya’ya yenilerek elemeleri aşamadı.. Sheva göklere çıkarıldı ancak Ukrayna Milli Takımı’nda da Lobanovsky dönemi kapandı.. Devam eden iki sezonda Shevchenko 51 maçta 34 gol ve tüm alanlarda da 38 maçta 17 gol kaydetti ancak Milan bu sezonlarda kupa kazanamadı.. ![]() Sheva geride kalan yıllarda yaşanan hayal kırıklığının üstesinden 2002-2003 sezonunda gelmeyi başardı.. Shevalı Milan, Şampiyonlar Ligi’ni ve İtalya Kupası’nı kazanarak yılı double ile kapatırken lig de yaşadığı sakatlık problemi ile Serie A’da istediği performansı gösterememesine rağmen Şampiyonlar Ligi finalinde ezeli rakipleri Juventus’u yıkan penaltı golünü kaydetmeyi başardı.. Sheva bu sayede Şampiyonlar Ligi’nin kazanmayı başaran ilk Ukraynalı oldu.. 2003-04 sezonu Shevchenko ve Milan için bir diğer başarı öyküsüne dönüştü.. 35 maçta 24 gol kaydeden Sheva kariyerinde ikinci kez Serie A’da gol kralı oldu ve 4 yıllık bir aranın ardından Milan’ı çok özlenen Serie A şampiyonluğuna taşıdı.. Süper Kupa finalinde de karşılaştıkları Porto’yu yıkan adam yine Sheva oldu ve 1-0 kazanılan maçın tek golünü kaydeden Sheva, Milan’ın yılı Serie A ve Süper Kupayla double ile kapatmasını sağladı.. ![]() 2004’ün Aralık ayında beklenen haber geldi ve Andriy Shevchenko “Avrupa’da Yılın Futbolcusu” seçildi.. Pele ayrıca Sheva’yı yaşayan en iyi futbolcular arasında gösterdi.. Sheva o sene Ukrayna’nın eski başbakanı Leonid Kuchma tarafından Ukrayna’nın "Unvan Kahramanı" olarak adlandırıldı.. 2004 Ağustos’da Sheva, İtalya Süper Kupası’nda Lazio’ya 3 gol birden atarak Milan’a bir kupa daha kazandırdı.. Aynı sene Sheva 17 gol kaydederek Milan’ın Serie A’yı ikinci sırada tamamlamasını sağladı.. Milan o yıl Şampiyonlar Ligi’nde finale kalmayı başardı ancak oldukça dramatik geçen bir maçın ardından 3-0’lık üstünlüğünü koruyamayan Milan 3-3 ile penaltı atışlarına uzayan finali Liverpool’a kaybetti.. Sheva finalde penaltı atışını gole çeviremeyerek Liverpool’un hayallerinin gerçeğe dönmesini sağladı.. Sheva o sezon Şampiyonlar Ligi’nde 10 maçta 6 gol kaydetti.. 2005 Ekim’de Sheva ve Ukrayna için bir ilk daha gerçekleşti.. Ukrayna sonunda Dünya Kupası’na adını yazdırmayı başardı.. Eleme grubunu lider tamamlayan Ukrayna 12 maçın 7’sini kazanmayı başardı ve sadece 1 maçı kaybetti.. Ukrayna’nın eleme grubunda kaydettiği 18 golün 6’sı Çar Sheva’dan geldi.. ![]() 2004’ün yaz aylarında Abromovich fırtınası Milano’ya doğru esti ve Chelsea’nin sahibi Milan kulübüne Hernan Crepo’nun yanında 50.000.000 euro yollayarak Andriy Shevchenko’yu almak istedi ancak bu teklif Milan tarafından reddedildi.. Ancak ısrarcı Abramovich kararından vazgeçmedi ve teklifi 85.000.000 euroya çıkartarak şansını bir kez daha denedi.. Abramovich’in bu sefer sadedece Milan’a önerdiği rakam değil Sheva’ya önerdiği haftalık rakam da rekor olacaktı ancak ne Sheva haftalık 225.000 euroyu kabul etti ne de Milan, Çar’dan vazgeçmeyi.. 23 Kasım 2005’te Şampiyonlar Ligi grup maçında Fenerbahçe ile karşılaşan Milan’ın elde ettiği 4-0’lık galibiyetin bütün gollerini kaydeden Çar Sheva kariyerinde ilk kez bir resmi maçta 4 gol kaydetti ve futbol tarihinde Marco van Basten, Simone Inzaghi, Dado Prso ve Ruud van Nistelrooy’dan sonra bu başarıya imza atan 5. isim oldu.. BİRAZ DA KİŞİSEL Bir çok spor adamının tahmin bile edemiyeceği kadar çok para kazana Sheva, Temmuz 2004’te Washington’da bir golf sahasında düzenlenen özel bir seramonide Amerikalı model Kristen Pazik ile evlendi.. Pazik, Sheva çiftinin Jordan adında bir çocukları var.. Sheva çocuğunun doğduğu 29 Kasım günü Sampdoria’yı 2-1 yendikleri maçta galibiyet golünü kaydederek kutlama yaptı.. UEFA Kupa Galipleri Kupası’nı 1986’da kazanan Dynamo Kyiv takımı Sheva’nın favorisi, hayran olduğu futbolcular ise Pele, Zico, Platini ve Romario. Karısı gibi modellik de yapan Sheva aynı zamanda İtalyan stilist Giorgio Armani’nin çok yakın arkadaşı ve Armani için defilelerde ya da katalog çekimlerinde boy gösteriyor.. Zaman zaman karısı ile birlikte poz veren Sheva, defilelerde de Pazik ile birlikte yürümekten geri kalmıyor.. Sheva’nın da mankenlik yaptığı bir defilenin ardından Armani’nin düzenlediği bir partide hayatı bam başka bir yöne sürüklenen Çar Sheva karısı Kristen Pazik ile bu partide tanıştı.. Bu arada Armani ve Sheva ikilisinin Kiev’de ortaklaşa açtıkları bir Armani mağazası bulunuyor.. |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
![]() |
Michael Jordan
Kahvenizi, çayınızı koyun ve keyifle okuyun.. Basketbolun gördüğü gelmiş geçmiş en büyük isim.. Salonların en kuvvetli karakteri.. Bir bakışıyla istediğini anlatan biri.. İmkansız denen şeyleri başaran bir lider.. Nefes kesen karelerle Michael Jordan'ın muhteşem hikayesi !. .::MICHAEL JORDAN::. "His Airness" "Air Jordan" ![]() Tüm zamanların gelmiş geçmiş en iyi basketbol oyuncusu olarak kabul edilen Michael Jordan, "His Airness" ya da "Air Jordan" ın kariyeri inanılması zor başarılar ve ödüllerle dolu. Ama O'nu bu kadar yücelten şampiyonlukları, madalyaları kadar başarılarında pay sahibi olan karakteridir.. Jordan'ı anlatmak için sadece efsane kelimesi yeterli değildir efsane oluşunu azim, kazanma hırsı, güç, zarafet, spontane, baş edilemeyen rekabet arzusu ile bir arada kullanmak gerekir.. Ya da herhangi, bir sözlükte basketbol ya da atlet kelimelerinin karşısına onun resmi konarakta onu basketbol oynarken görememiş olan nesillere nasıl bir atlet olduğu anlatılabilir.. Ne kadar başarılı olursanız olun ne kadar çok madalya kazanırsanız kazanın en önemlisi sizinle birlikte anılan ya da kıyaslanmaya çalışılan diğer yıldızların sizin hakkınızda söyledikleridir.. Bunun en güzel ve çarpıcı örneğini yıllarca kıyaslanmak zorunda kaldığı Earwin "Magic" Johnson ve Larry Bird söyleyerek, Jordan hakkında son noktayı koymuşlardır.. Magic Johnson sürekli kıyaslandığı Jordan için kısaca; "Bir yanda bizler yani basketbolcular var ve öteki tarafta ise tek başına Michael Jordan var" demiştir.. Yıllarca kıyaslanan bir başka yıldız Larry Bird ise Jordan'ın 63 sayı attığı ama Boston Celtics'e yenildikleri maçın ardından "Jordan hakkında ne düşünüyorsunuz ?" sorusuna verdiği cevapta bu genç adama duyduğu saygıyı anlatmıştır, "Tanrının aramızda olduğuna inanıyorum tanrı, Jordan'a bürünmüş durumda aramızda dolaşıyor" demiştir.. Yıllarca Larry Bird ve Magic Johnson ile kıyaslanarak kimin daha iyi olduğu ya da kimin daha başarılı olduğu yarışını rakiplerinin verdiği cevaplarla kazanan ve onlardan tek eksiği olan şampiyonluk yüzüğünü NBA'e girdikten 3 yıl sonra kazanan Jordan, NBA'in Süper Yıldızı kavramını da yıllar içerisinde bambaşka bir boyuta taşımayı başarmıştır. KISACA “HIS AIRNESS” Michael Jeffrey Jordan 17 Şubat 1963’te Brooklyn, New York’ta Dünya’ya geldi.. Wizards forması ile salonlara veda eden eski bir Ulusal Amerikan Basketbol Ligi, NBA, oyuncusu olan Michael, bir pazarlama harikası ve bu özelliğinin yanı sıra gelmiş geçmiş en başarılı basketbolcu.. Basket sahasının her iki yanında da inanılmaz işlere imza atan Jordan 15 tam sezonun ardından salonlara veda etti.. Jordan "benden bu kadar" dediğinde normal sezon maç başına sayı ortalamasında 30.12 ile NBA tarihinin en skorer ismi oldu.. (30.06’lık istatistiğe sahip olan Wilt Chamberlain 2. sırada) Chicago Bulls ile 6 kez NBA şampiyonu olan Jordan 6 kez ligin en skorer ismi oldu.. All-Defans takımına 9 kez seçilen Jordan, normal sezonda 5 kez MVP (Most Valuable Player, En Değerli Oyuncu) seçildi.. 3 kez ligin en çok top çalan oyuncusu olan Jordan 1983’den itibaren, CNN bünyesindeki, Amerika’nın en prestijli spor dergilerinden biri olan Sports Illustrated’in kapağını rekor rakam olan 49 kez süsledi.. 1991’de aynı dergi tarafından "Yılın Spor Adamı" ödülüne layık görüldü.. 1999’da yine Amerika’nın önde gelen spor medyası networklarından ESPN tarafından "20. Yüzyılın Atleti" ödülüne layık görüldü.. Dünya’nın en prestijli haber ve fotoğraf ajanslarından Associated Pres tarafından yüzyılın en iyi 2. sporcusu olarak seçildi.. Sıçrama yeteneği ve faul çizgisinden yaptığı göz kamaştıran smaçlar "Air Jordan" ve "His Airness" lakaplarını kazanmasını sağladı.. Yukarıda kısaca ve aşağıda bütün detaylarıyla yazan Jordan makalesi, O’nun bu sporu yapan gelmiş geçmiş en başarılı atlet olduğunun bir kanıtıdır.. İLK YILLAR VE ÜNİVERSİTE Brooklyn'de doğan Dolares ve James Jordan'ın oğlu olan Michael, babası ile birlikte çocukluğunda oynadığı ve favori sporu olan beysbol yerine abisi Larry’nin ayak izlerini takip ederek basketbola gönül verdi.. Lanny High School'da okuduğu yıllarda basketbol takımından kesilen ve çelimsiz olduğu söylenen Jordan azmi ve hırsı sayesinde son sınıfta takımdaki yerini aldı ve sergilediği performansın yanı sıra muhteşem sıçrama yeteneği sayesinden North Carolina Üniversitesi’nden burs kazanarak Tar Heels'e katıldı.. Ancak üniversiteye geliş hikayesi burada yazdığı kadar da kolay olmadı.. Her ne kadar doğuştan bir atlet olduğuna şüphe yoksa da Jordan 1978’de lise takımından ironik bir şekilde çıkartıldı.. Abisi Larry ile yaptığı bire bir maçları sürekli kaybeden ve Larry sayesinde kaybederek kazanmasını öğrenen biri olan Jordan’ın lise takımına geri dönmesini bitmek tükenmek bilmeyen hırsı sağladı.. Her gün, evden okula iki elinde iki top sürerek giden bu çocuk o zamanlar yaşadığını ilerleyen yıllarda şöyle dile getirdi, "Her gün saatlerce antrenman yaptım. Ne zaman daha fazla koşacak ya da şut çekmek için kollarımı kaldıracak gücüm kalmasa gözlerimi kapatır ve soyunma odasını ve duvarda adımın yazmadığı takım listesini gözlerimde canlandırırdım. İşte o zaman bütün enerjim geri gelir ve kaldığım yerden antrenman yapmaya devam ederdim".. Bu hırslı çocuk sonunda yeniden girmeyi başardığı lise takımını ve arkadaşlarını utandırmayarak Lanny High School’un eyalet şampiyonu olmasında önemli bir rol oynadı.. O zamanlar bilinmeyen bir isim olan "Michael Jordan" lisenin ardından Five-Star Basketbol Kampı’na katıldı ve azmini orada da sergileyerek coachlar tarafından güneyin en çok gelecek vaat eden oyun kurucularından biri olarak gösterildi.. Ama yine de B+ olan notları ya da kampta sergilediği performans çok istediği ve başvuru yaptığı UCLA ya da Virgina üniversitelerine kabul edilmesini sağlamadı.. Son tercihi olan North Carolina ise kapısını Jordan’a açtı ve bursu verdi.. Bu kısa süre sonra ne Jordan’ın ne de Tar Heels’in pişman olmayacağı bir başarı öyküsünün ilk adımlarından biriydi.. Jordan, birçoğunun benchde dirsek çürüteceğini söylemesine rağmen NCAA'de sergilediği performansla James Wothy ve Sam Perkins gibi yıldızların arasından sıyrılarak süre almayı başardı.. Son yılında Georgetown ve ezeli rakibi olacak olan Patrick Ewing'e karşı finallerde North Carolina formasıyla sahada kendine şans bulan Michael Jordan maçın bitimine 15 saniye kala 6 metreden kaydettiği 3 sayı ile takımını 63-62 ile NCAA şampiyonluğuna taşıdı.. Bu son saniye basketleri ve son şutu kullanmaktaki cesareti muhteşem bir kariyerin başlama noktası olarak Jordan'ın hayatındaki yerini yavaş yavaş almaya başladı.. Hakemlerin Jordan’a sürekli "hatalı yürüme" çalmasından usanan North Carolina yönetimi üniversite takımının yıldızı olan Jordan’ın yavaş çekim görüntülerini hakemlere izletti ve Jordan’ın hatalı yürümediği ancak gözlerin onun hızını yakalayamadığı anlaşıldı.. Üniversite hayatı boyunca 2 kez "Yılın Kolej Basketbolcusu" ödülünü kazanan Jordan son senesini tamamlamadan önce profesyonel olmaya karar verdi ve North Carolina'da düzenlediği basın toplantısında NBA'e adım atma kararını açıkladı. Bu arada Jordan'ın bir başka başarısı NBA'e imza atmadan önce seçildiği Olimpiyat Takımı ile kazandığı altın madalya oldu.. 1984 olimpiyatlarında kazandığı altın madalyanın ardından Chicago Bulls tarafından ilk tur 3. sıradan draft edilen Jordan, Bulls kontratının yanı sıra ilk olarak Nike ve diğer spor markaları ile imzalara başladı.. NBA YILLARI, PERİ MASALI (MI ?).. O yıl Houston Rockets tarafından ilk sıradan draft edilen Hakeem Olajuwan bir yıldız olmayı başardı ama ikinci sıra draft hakkını Jordan'ın yerine Sam Bowie'yi seçen Portland yıllarca draft ta yaptığı hatanın bedelini ödedi.. |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
![]() |
Maria Sharapova
Yeteneğini güzelliğinin önünde tutmayı başaran 2004 Wimbledon şampiyonu Maria Sharapova 4 yaşından beri raket sallıyor.. Babası sayesinde kortlara adım atan Sharapova'nın tesadüflerle başlayan ve büyük bir başarı hikayesine dönüşen hayat hikayesi.. Dünya’nın en çok kazanan ve dergi kapağı süsleyen kadın sporcusu.. Kortlarda sergilediği performansla olduğu kadar attığı çığlıklarla da gündemde yer alıyor.. WTA’de 1 numaraya kadar yükselmeyi başardı.. Tenis dışında ilgi duyduğu alanlardan biri olan “moda” onun vazgeçilmezleri arasında.. Navratilova hayatını değiştiren isim oldu.. Bir yılda tam 18 milyon dolar kazandı.. Nike’ın ana sponsorluğunda en çok ilerleme kaydeden sporcular arasında yer aldı.. Son yılarda adı paraya en kolay çevrilen atlet oldu.. ![]() Maria Sharapova ya da Rusçasıyla Мари́я Ю́рьевна Шара́пова, 19 Nisan 1987’de Yuri Sharapov ve Yelena Sharapova’nın çocukları olarak Dünya’ya geldi.. Sharapova’nın ailesi aslen Homiel, Belarus’dan ancak 1986’da yaşanan Chernobyl nükleer faciasının ardından Rusya’ya yerleşmek zorunda kaldılar.. Sharapova ise ailesi taşındıktan bir yıl sonra Nyagan, Rusya’da Dünya’ya geldi.. DÖNÜM NOKTASI Sharapova 3 yaşındayken ailesiyle birlikte bir sahil kasabası olan Sochi’ye yerleşti.. Bir yıl sonra ise tenis eğitmeni olan babasına Rus tenisinin önde gelen isimlerinden Yevgeny Kafelnikov tarafından hediye edilen bir raketle ilk kez tenis topuna vurdu.. 6 yaşında babası tarafından ***ürüldüğü Moskova’daki bir tenis kliniğinde efsane isimlerden Martina Navratilova ile gösteri maçında oynama şansı yakaladı ve hayatı bir anda değişti.. Navratilova’nın ailesine küçük Sharapova’yı mutlaka eğitmeleri yönünde bulunduğu tavsiye ve babası Yuri’nin bu tavsiyeyi ciddiye alması kısa süre sonra Amerika’ya kalkan bir uçağa binmesine sebep oldu.. Yuri küçük Sharapova’yı alarak Bradenton, Florida’ya gitti ve zor şartlar altında olmasına rağmen bulduğu bütün parayla kızını Nick Bollettieri Tenis Akademisi’ne kayıt ettirdi.. Sharapova, Florida’da uzun süre finansal problemler ve vize alamadığı için Florida’ya gelemeyen annesi Yelena’dan ayrı yaşamak zorunda kaldı.. Maria her ne kadar çocuk yaşta annesinden ayrı kalmış ve Rusya özlemiyle dolu olmasına rağmen babasının sonsuz desteği ile yeteneklerini yavaş yavaş göstermeye başladı.. Akademinin parasını yetiştirmekte zorlanan Yuri’nin yardımına Sharapova’nın yeteneği ve bir spor firması olan IMG yetişti.. Küçük yaşta nasıl bir yetenek olduğunu kanıtlayan Sharapova’ya IMG firması sponsor oldu ve bütün okul ve turnuva masraflarını üstlendi.. Kendisinden büyük 2 kız ile birlikte yurtta yaşamak zorunda kalan Maria İngilizcisini kısa sürede geliştirdi ve çevresiyle daha rahat anlaşmaya başladı.. 2 yıl sonra Maria’nın annesi de vizesini alarak Florida’ya geldi ve aile yeniden birleşti.. Akademide eğitim gören Maria annesinin de verdiği eğitimle birlikte normal bir okula gitmedi.. SHARAPOVA’NIN KARİYERİ 1.88’lik sarışın 2001 yılının sonunda profesyonel oldu.. Sağ elini kullanan Sharapova 2002’den itibaren çoğunlukla ITF/Challenger turnuvalarında boy gösterdi ve seneyi 28 galibiyet 5 mağlubiyetle tamamladı.. 2002’de sergilediği performansın ardından WTA sıralamasında 186. sırada yer aldı.. 2003 Maria’nın büyük çıkışını yaptığı yıl oldu.. Sezon boyunca 38 galibiyet elde eden genç Rus bir anda 32. sıraya kadar tırmandı.. Sezon sonunda Japonya ve Kanada’da katıldığı WTA turnuvalarından kupayla dönmesi ise kariyerinin ilk önemli başarıları oldu.. Tenis camiasında kısa sürede isim yapmaya başlayan Maria hızlı adımlarla yürüyen bir yıldız adayı olduğunu gösterdi.. İLK BÜYÜK BAŞARI 2004’te bir çok insanı şaşkına çeviren başarı gelmeden önce çim kortta yaptığı 22 maçı peş peşe kazanan Sharapova sezon boyunca kupa ve ödül kazanmaya devam etti.. 2004’te Maria ilk grand slam turnuvasını kazandı.. Wimbledon’u kazanarak çok önemli bir başarıya imza atan Maria Sharapova bir anda bütün Dünya’nın dikkatlerini üzerine çekmekle kalmadı aynı zamanda herkesin görmek ve tanımak istediği bir yıldız oldu.. Wimbledon’un yanı sıra 3 önemli WTA turnuvasında daha kupa kaldıran Sharapova sezonun kapanışında da WTA Tour kupasına uzandı.. Sharapova böylece WTA Tour kupasına uzanan ilk bayan Rus raket olmayı başardı.. Sharapova aynı zamanda ilk katıldığı sene bu kupayı kaldıran 2. isim oldu.. Wimbledon kupasına uzandığında 17 yaşından sadece 2 ay olmış olan Sharapova, Hingis’in ardından bu başarıya ulaşan en genç raket ve tüm zamanlarda da bir grand slam kazanan en genç 3. raket oldu.. Muhteşem bir sezonu geride bırakan Maria Sharapova WTA sıralamasında 4. sıraya kadar tırmandı ve 2.506.263 dolar turnuva geliri ile yılın en çok kazanan bayan raketi oldu.. Nike sponsorluğundaki Rus raket sezon boyunca kazandığı toplam 18.000.000 dolar ile ilerleyen aylarda Forbes’a kapak oldu.. ![]() 22 Ağustos’ta WTA’de zireveye çıkmayı başardı.. YARDIMSEVER SHARAPOVA Maria 2004 Aralık’ta Haynes, Kirilenko, Vaidisova, Stubbs ve Florida eyaleti valisi Jeb Bush ile Tampa’da gösteri maçları yaptı ve elde edilen gelir Florida Kasırga Fonu’na bağışlandı.. Tayland’da yaşanan tsunami felaketinin ardından da Tayland başbakanı ile bir araya geldi ve 10.000 dolarlık bir bağış yaptı.. Sharapova 2005 Avustralya Açık’ta 2004 WTA Tour’da kazandığı Porsche Cayenne’in değeri kadar para bağışını 2004’te Beslan Rusya’da bir okulda yaşanan rehine felaketi için bağışladı.. Sony Ericsson WTA Tour’da Yılın Oyuncusu ödülüne uzandı ve Yılın En Çok Gelişme Gösteren raketi olarak onurlandırıldı.. KORTALARIN DIŞINDAKİ SHARAPOVA Prince’in “Shark” raketini kullanan Maria Sharapova elde ettiği popülarite sayesinde bir anda firmanın daha önce hiç satmadığı kadar çok satış yapmasını ve raket satışlarını zar zor yetiştimesine sebep oldu.. Rus raket modaya olan tutkusu, dans sevgisi ve sinemaya yakınlığı ile de tanınıyor.. Özellikle macera ağırlıklı kitaplar okuyor ve iki haftada bir roman bitirmeye çalışıyor.. Henüz 18 yaşındayken çok başarılı bir raket olduğunu kanıtlamayı başaran Sharapova aynı başarıyı modellikte de gösterdi.. New York, Paris ve Sao Paulo’da büroları olan ve Gisele Bundchen, Tyra Banks, Heidi Klum, Kate Moss ve Laetitia Casta gibi mankenleri bünyesinde bulunduran IMG ajansının bir modeli olan Sharapova uzun süre Kournikova ile kıyaslandı ancak iki rakette bu kıyaslamadan memnun olmadıklarını sıklıkla dile getirdi.. 2002’de “Teen People”ın listesinde “Dünya’yı Değiştirecek 20 Genç” arasında gösterildi.. Aynı sene sayısız dergi Maria Sharapova’yı “21. yüzyılda izlenmesi gereken en önemli atletlerden biri” olarak gösterdi.. 2003’te “W” dergisinin kapağını süsleyen Sharapova aynı sene “USA Today” gazetesi tarafından tanıtıldı ve “YM”, “On the Move” dergileri ve “People Magazine” “coolest girls, havalı kızlar” arasına Sharapova’yı yerleştirdi.. 2004’te gelen Wimbledon zaferinin ardından “NBC's Today Show”, “Regis and Kelly”, “the Mike and Mike Show”, “Entertainment Tonight”, “Inside Edition”, “ESPN's SportsCenter”, “Fox”, “Friends”, “ESPN's Cold Pizza”, “CBS Early Show”, “MTV's TRL” (Total Request Live) de boy gösterdi ve TRL’de masa tenisi oynadı !.. Ardından en önemli başarılardan biri gerçekleşti ve 2 yılı aşkın bir süredir kapağına bir tenis oyuncusu koymayan “Sports Illustrated” dergisinin kapağını süsledi.. 2004 Ağustos’da İtalya “Vogue”un kapağında ilk kez boy gösterdi.. 2005’de Amerika piyasasında yapılan araştırmada en iyi şekilde lanse edilen spor kadını olarak ün yaptı.. 2005 Haziran’da “ESPN” dergisinin kapağını süsleyen Sharapova Temmuz’da da “Forbes”un kapağında 18 milyon dolarlık yıllık geliri ile “Dünya’nın En Zengin Kadın Atleti” olarak yer aldı.. “People” dergisi tarafından “En Güzel 50 Kişi” arasında gösterilen Sharapova, Laureus tarafından “Yılın Sporkadını” olarak seçildi.. KISA KISA SHARAPOVA - Babası Yuri Sharapov ve Robert Lansdorp tarafından çalıştırılıyor.. - Dünya sıralamasında “1” numara olan ilk Rus ve toplamda 15. kadın raket oldu.. - 2005 Haziran’da ESPN, Temmuz’da da Forbes dergilerinin kapağında “Dünya’nın en Zengin Kadın Atleti“ olarak yer aldı.. - 2005’de People dergisi tarafından “En güzel 50 kişi” arasında gösterildi.. - WTA 2004’ün “En İyi Oyuncusu” ödülünü kazandı.. - 2004 WTA sezon sonu şampiyonasında 1 milyon dolar para ödülünün yanı sıra bir de Porsche Cayenne S kazandı.. - 2004’de Wimbledon’u kazandı.. - 2004 Ağustos ve Ekim’de İtalya Vogue’un kapağını süsledi.. - Sharapova liseyi internet üzerinden katıldığı Keystone High School’da tamamlıyor.. - 2004 Ekim ayında Dünya’nın en popüler arama motorlarından Kazaa’da Britney Spears, Paris Hilton, Pamela Anderson, New York Yankees, New England Patriots, Christina Aguilera, Tiger Woods, Alicia Keys ve Usher’den daha çok Sharapova hakkında arama yapıldı.. |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
![]() |
Golün Adı: Thierry Daniel Henry Fransa'nın yetiştirdiği en iyi golcülerden biri olan Henry, kısa süren Serie A macerasının ardından yeniden bir araya geldiği mentoru Wenger yönetiminde rekorlar kırdı harikalar yarattı.. 0-100'ü 5 saniye olan Henry'nin muhteşem kariyerini sizler için derledik.. Thierry Daniel Henry Fransa Milli Takımı ve Arsenal'in gururu.. Dünya yıldızları onun kadar başarılı ve istikrarklı olmanın hayallerini kuruyor.. Kaydettiği goller kadar hazırlayıcısı olduğu gollerle de her zaman gündemde.. Günümüzün alışılmış forvet anlayışından çok modern futbolun güzelliklerini gözler önüne seren bir futbol anlayışı var.. Teklemeyen bir futbol makinası gibi.. Havada ve yerde rakip tanımıyor.. Golü her an koklayan Henry ya da İngiltere'de çağırıldığı takma adıyla "Titi" gerektiğinde şov yapmasını ve bilet parasının boşa gitmemesini de sağlıyor.. "Yangında ilk kurtarılacaklar" misali Arsenal'in nerdeyse herşeyi olan Henry'nin istikrarlı futbolu yaşadığı hayatın bir aynası.. ![]() .::KISACA HENRY::. Thierry Henry 17 Ağustos 1977'de Les Ulis, Fransa'da doğdu.. Henry forvet olarak Premier League takımı Arsenal'de kulüp tarihinin ve milli takımın en golcü futbolcusu olarak ter döküyor.. Günümüz futbolunun en dinamik futbolcularından biri olarak görülen Henry modern futbolun ihtiyaçlarını karşılayan bir gol makinası.. Bir forvet olmasına rağmen zaman zaman oyun kurucu özelliğini de gözler önüne seren Henry, bir çok forvetin aksine bencil bir oyun anlayışına sahip değil.. Geleneksel forvetlerin dışında bir görüntüsü olan Henry hava topları da dahil olmak üzere her alanda mücadele ediyor.. Orta sahadan top almayı seven, defansına yardıma giden, ince bilek haraketleriyle çalım atan, serbest vuruşlarda topun başına geçen, kornerlerde kafa golü kovalan Henry, yaratıcılık, hız ve kombinasyonun bir bünyede buluştuğu bir forvet.. Yorulmak nedir bilmeyen Henry, Dünya'nın en zorlu liglerinden biri olan Premier League'de Dünya'nın en iyi golcülerinden biri olmayı başarmış bir yıldız olarak dikket çekiyor.. .::HENRY'NİN HAYATI::. Henry, profesyonel futbol kariyerine Fransa'nın ünlü Monaco kulübünde başlamadan önce Fransa Futbol Federasyonu'nun futbol akademisi olan Clairefontaine'e gitti.. Şu anda da teknik direktörü olan zamanın Monaco teknik direktörü olan Arsene Wenger tarafından henüz 17 yaşındayken Monaco forması kendisine teslim edildi.. Ancak o dönemde Monaco forvetinden Brezilyalı yıldız Sonney Anderson bulunduğu için Henry, Wenger tarafından kanada yerleştirildi.. Monaco'da ön plana çıkan ve 1997 Ekim'de milli takım formasını giymeye hak kazanan Henry ilk kez Güney Afrika karşısında sahaya çıktı.. 1998 Dünya Kupası'nda fırtına gibi esen Les Bleus'un başarılı isimleri arasında yer alan Henry kaydettiği 3 golle parladı.. 2000 Avrupa Şampiyonası'nı da kazanan ve büyük bir başarıya imza atan Les Bleus'un kadrosunda yine 3 gol kaydeden Henry milli takımın değişmezi ve Avrupa futboluna da kısa sürede damgasını vuracak bir isim olduğunu gösterdi.. 2003 Konfederasyon Kupası'na ev sahipliği yapan Fransa'nın değimez ismi olan Henry kupayı kaldıran milli takımın da sergilediği başarılı performansla "Turnuvanın Futbolcusu" onuruna layık görüldü.. 1998 Dünya Kupası'nda kendisinden beklenenin çok üzerinde bir performans sergileyen Henry, İtalyan devi Juventus tarafından Monaco'dan transfer edildi.. 1999 Ocak'ta 14 milyon pound karşılığında Torino devine transfer olan Henry yeniden kanat futbolcusu olarak oynamaya başladı ve yeni tanıştığı katı İtalyan defans anlayışı karşısında zorluk çekti.. Bianconeri'de 12 maça çıkan yıldız futbolcu sadece 3 gol kaydedebildi ve Serie A'da beklediği zevki alamadı.. İtalya'da bekleneni veremeyen Henry, 1999 Ağustos'da 10.5 milyon pound karşılığında mentoru olan Wenger'in yönetimine geçmiş olan Arsenal'e transfer oldu.. Monaco'da kanat oynattığı ve zamanla forvete kaydırdığı genç yıldızından istediği verimi alan Wenger, milli takımda da gol yollarında en öldürücü isim olan Henry'i yeniden forvet hattına oturttu.. İlk maçla başlayan Henry fırtınası günümüze kadar neredeyse kusursuz bir şekilde gelmeyi başardı.. Arsenal'de geçirdiği 7 sezonda Gunners tarihinin en golcü ismi olmayı başardı.. 2005 yazında takım arkadaşı Patrick Vieira'nın Juventus'a transfer olmasıyla birlikte Arsenal'in kaptanı yapılarak onurlandırıldı.. ![]() Bir çok otoritenin Arsenal tarihinin ve Avrupa'nın "gelmiş geçmiş en iyi golcüsü" olarak gördüğü Henry 18 Ekim 2005'te Sparta Parg'a kaydettiği 2 golle birlikte Arsenal efsanesi Ian Wright'ın 185 golllük rekorunu tarihe gömerek Gunners tarihinin en başarılı ismi oldu.. Henry, Arsenal formasıyla 190'dan fazla gole imza atarak tarihe geçerken, makalenin başında da belirttiğimiz gibi, bencil olmayan futbol anlayışı ile her zaman takım arkadaşlarını da golle buluşturdu.. Bir çok sezon takımın en çok asist veren oyuncusu olan Henry özellikle 2002 - 2003 sezonunda verdiği 20 asistle göz doldurdu.. Kuzey Londra'da yaşadığı en büyük hayal kırklığı ise 2001 Aralık'ta futbol sahasında ter dökerken Hampstead'daki 2.5 milyon poundluk evinin soyularak 40.000 poundluk eşyasının çalınması oldu.. Bir çok şilt ve ödül almış olan ve takımını rekorlar kırarak şampiyonluğa taşıyan Henry 2003 ve 2004'te FIFA Yılın Futbolcusu ödül töreninde finalist oldu.. Arsenal'i Premier League tabelasında sırtlayan Henry, Futbol Yazarları Birliği Yılın Futbolcusu ödülünü ve PFA Yılın Futbolcusu ödülüne ikişer kez kazandı.. 2004-2005 Arsenal'in Premier League'de şampiyon olamamasına karşın Thierry Henry Avrupa'da Altın Krampon ödülüne peş peşe 2. kez ulaştı.. FIFA Dünya'da Yılın Futbolcusu ödülüne ulaşan Ronaldinho ise ödül töreninde yaptığı konuşmada Henry'i göstererek, Fransız yıldızın bu ödülü hak ettiğini ve onu geride bırakmanın büyük başarılı olduğunu söyleyerek Fransız yıldızı onurlandırdı.. Nike, Pro Evolution Soccer, Renault ve Pepsi gibi dev firmaların televizyon reklamlarında boy gösteren Henry bir zamanlar sevgilisi olan İngiliz süpermodel Nicole Merry ile 2003 Temmuz'da evlendi.. 27 Mayıs 2005'te ilk çocukları Tea Henry'nin doğumunu kutlayan çift Hampstead Kuzey Londra'da yaşıyor.. Her yıldızda olduğu gibi zaman zaman transfer gündemine adı yerleşen Henry, Arsenal ile sezon sonunda masaya oturacağını söylemesine ve Ronaldinho'nun Barcelona davetlerine rağmen açıklamalarının satır aralarında Arsenal'den kopmayı düşünmediğini belirtiyor.. "Yılın Fransız Futbolcusu" ödülüne 2005'te peş peşe 3. kez ulaşan Thierry Henry, 2000'de de kazandığı bu onurla birlikte toplamda 4. kez en tepede yer alan Fransız futbolcu olmayı başardı.. 2005'de Dünya'nın en prestijli dergilerinden Time'a konu olan Thierry Henry İngiltere'de yaşamaktan ve Arsenal formasını taşımaktan dolayı son derece mutlu ancak Henry'nin en büyük sıkıntılarından biri Avrupa'nın bir çok ülkesinde olduğu gibi Premier League'de de varolan ve sonu getirilemeyen ırkçı ¤¤¤ahüratlar.. .::HENRY HAKKINDA SÖYLENENLER YILDIZIN AYNASI::. "O ayaklarıyla mucizeler yaratan bir büyücü.. Gol kabiliyeti ile kutsanmış bir yıldız.. Hız ve kombinasyonun birleştiği ve hiç bir defans oyuncusunun gününde olduğunda durduramayacağı bir forvet.. Dünya'da onun kadar hızlı koşuya başlayan biri daha yok herhalde".. Lilian Thuram "Newcastle Akademisi'nde çocuklara Henry'i izlemeleri söylüyorum.. Hiç bencil değil, çok hızlı ve akıllı, muhteşem bir kalite |