![]() |
|
|||||||
| N'ayhki den Alıntı Şiirler Şiirler icinde N'ayhki den Alıntı Şiirler konusu , Manice Tarlada buğdaylar başak açar mı Yosmanın kızı gözüne sürme çeker mi Üzerine yine dar fistanı giyer mi Acep beni yine baş dan çıkarır mı Alıp testiyi çeşmeye gider ... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#101 (permalink) |
|
Aslında 0
![]() |
ManiceTarlada buğdaylar başak açar mı
Yosmanın kızı gözüne sürme çeker mi Üzerine yine dar fistanı giyer mi Acep beni yine baş dan çıkarır mı Alıp testiyi çeşmeye gider mi Çeşme başında yolum gözler mi Vardığımda çeşme başına Testiyi omzuna alıp,yine göz kırpar mı Bahçelerinde çilekler olmuş mu Toplayıp sepetine doldurmuş mu Bir avuç çilek uzatıp bana Dudağıma yine bir buse kondurur mu |
|
|
|
|
|
#102 (permalink) |
|
Aslında 0
![]() |
Marko PaşaSenin vurdum duymazlığın
Senin aldırmazlığın İnsanı zivanadan çıkartıyor Hele bir yol beni dinle Marko Paşa Bir yerde dert çok ise Derman yoktur bilesin Biz Leb demeden leblebiyi biliriz İnsanlığa saygıdandır Konuşanı dinleriz Dert nedir derman nedir? Kimin eli kimin cebindedir Çok şükür Marko Paşa Çok şükür biliyoruz Bak Marko Paşa Biz Peygamber çiçeğinin yeşil Yaprağında büyüdük Ezan sesi duyulunca yürüdük Minarede Ezan sesi bitince durduk Topraklarımız emek kokuyor Çünkü biz bu toprakları Alın teriyle suladık Kanla yoğurduk Bak Marko Paşa Biz senin gibi olmadık Ol padişah sofrasını görmedik Sadrazam pilavını yemedik Vezir parmağını Dilber dudağını tatmadık Onun için Marko Paşa Herkes kendi yoluna yürüsün Olmaz mı? |
|
|
|
|
|
#103 (permalink) |
|
Aslında 0
![]() |
MarmaraSeni sesliyor Marmara,
mehtaplı gecenin yakamozlarında. Can için çarpıyor kalbim dalgalarında... ............. Olmaz ki ama, can kız yazıyor bak sessiz ve nazlı süzülen teknenin iki yanında. Vallahi günahım yok, bırakmıyor yakamı. Seviyorum işte. Kaçarım yok, niyetim de, soracak olursan. |
|
|
|
|
|
#104 (permalink) |
|
Aslında 0
![]() |
MarsGök mavi, başak sarışın...
Tadı ne güzel barışın. Karları ılık olacak Yarın yuvalarda kışın. On altı yaş kucağına Koşabilir yirmi yaşın Kanatları üzerinde Aşkın, dileğin, alkışın. Gök mavi, başak sarışın... Tadı ne güzel barışın! Fakat senin on savaşa Değer, ey yurt, bir karışın |
|
|
|
|
|
#105 (permalink) |
|
Aslında 0
![]() |
Mart İçin HoyratSabah erken kalktım dereler buz
Tanrı bilir ne zaman döner avcılar Kör Süleyman gece gündüz sayıklar Çadırı yıkılsın da bozulsun bağı Kan izlerini sildi götürdü acı kırağı Dolandım durdum uzun yollarda yalnız Severim gözünü şu halime bak Yaramı saran gümüş telli kavak Döner durur göğün dibinde bir yabana Kartal mı desem peşinde bir alıcı kuş Hakkari Oramar yaylası Van gölü Muş Genç ömrüm bir kürt kilimiydi geçti gitti İnsan yüreği pas tutar derdi babam rahmetli Başında bir solgun poşu ayağında çarpana Gözünü severim bir haber salsana Yüreğimden uçan gümüş telli turna Uyudum uyandım bir uzun gece Ay karanlık devir puşt hava dumanlı Sırtımda bir hançer söğüt yaprağı Düşte gördüm dökülmüş odamın beyaz Kireci bahar gelmeden geçip gitmiş yaz Kimse sormaz aç mıyım susuz mu halim nice Gözünü severim sen söyle kiraz Ağacından doğan gümüş telli saz Kar üstüne açmış yaz delisiydi Erken öttü gönlümün çapar horozu Korkarım silerler defterden bizi Götürür ayrılığa bir tahtadan at Tarih dokuz yüz ¤¤¤¤en gün yirmi üç mart Biri hasret gömleğini bir daha giydi Yüzünü seveyim sarayım belin Koynumda uyan gümüş telli gelin |
|
|
|
|
|
#107 (permalink) |
|
Aslında 0
![]() |
MartılarDenize karşı durmuşum
Ne güzelde uçuşuyorlar; Kaçmayın,ürkmeyin benden Niyetim sizi korkutmak değil Bakın ufak ufak atıyorum ekmekleri Tıpkı ona olan sevgim gibi Durun gitmeyin ; Söyleyeceklerim bitmedi Sizde bırakmayın beni; bir başıma Aşk düzlükte yaşanır düzlük ise tek aşkla Her şey dümdüz,pürüzsüz Ve bomboş Çünkü o yok! Ya benide götürün gittiğiniz yere(ona) Ya da haber salın sevdiğime; “Orada hep seni bekleyen ve özleyen” Bir yürek var. Söyleyin, söyleyin hiç susmayın Giden sevgili dönmezse geri Bekleyen anlarsa hiç sevilmediğini İşte o zaman; Yanar bu gönül için için Kan ağlar gözlerim Sanki halime üzülmüş gibi Hepsi oturdu denize , teselli edercesine Nafile, Yedikleri ağır geldi,oturdu midelerine Söyle;sevgim mi ağır geldi Sayende içime oturdu bu sevda |
|
|
|
|
|
#108 (permalink) |
|
Aslında 0
![]() |
Martının Gözyaşları Bir rüzgar mı getirmişti
Beni bu boş sahile,bilemiyorum Üzerimdeki ince elbiseyle titriyordum. Rüzgar,uçuşan saçlarımla,bedenimi Bir hırsla sarsıyordu. Dalgaların sesi uğulduyordu kulaklarımda Çıplak ayaklarım kumların üzerinde üşüyordu. Biliyordum artık. Sonsuz duyguların savurduğu,ben Yine anlatamamıştım ona istediklerimi Anlayamazdı ki beni nasılsa... Bu rüzgarlar keşke sadece tenimi değil Yüreğimi de bu kavurucu acıdan kurtarabilseydi Delice bir arzu yine sarıyordu ruhumu. Kollarımı açmak bir kanatmışçasına Gökyüzüne uçmak istedim: Belki bir martı gibi çığlıklar atarak süzülmek. O bulutlarla oynaşan mavilikte. Son hızla uçarak,ona yakın olabilmek. Yine vurulacağımı bilsemde Ruhumu yolladım gökyüzüne Bir an bile sürse,avunsun Yine özgürmüşçesine sevgiyi tatsın diye Sizin de yürürken düşerse iki damla üzerinize Gökyüzüne bakın sizde Bu bir martının gözyaşıdır Yine ulaşamamıştır sevgilisine... |
|
|
|
|
|
#109 (permalink) |
|
Aslında 0
![]() |
Martıyı VurdularŞiirlerimdeki martıyı vurdular
Bir güzel İstanbul akşamında İbreti alem olsun diye Bir pusuda kıydılar canına özenip de martıma Şiirler yazılmasın diye Özgürlük, sevda üstüne suçu yalnızca sevmekmiş Kırıp esaret zincirini Özgürlüğe kanat çırpmak maviye kur yapmak meğer ne büyük günahmış Düşüme girdi dün gece Bakarken yaşlı gözlerime Azıcık mahzun, fakat başı dik Dedi bekliyordum zaten bu sonu Ağırıma giden yalnızca dostun kurşunuydu... |
|
|
|
|
|
#110 (permalink) |
|
Aslında 0
![]() |
MaryaSustu Another Life gazinosu
Sustu şarkılar, Paletimde renk sustu, fırçamda şekil Ve bu gece ilk defa şimal körfezinde Sustu Peramos'un mazgallarından Şehre pancur pancur dökülen arya, Artık ne tayfalar mevcut, ne komondoslar, Ne o kor tenli, kızıl saçlı kanarya. Bu medar ikliminin tenha gecesinde Sardı bambu kamışlarını pişman bir sukut Sardı bu sizi. Hani birdenbire bazen bütün etrafımızı Sapsarı bir şüphe sarar ya İşte öylesine berbat bir hal var. Hiç bir şey düşünmek istemiyorum, hiç bir şey Ama dördüncü tarassut kulesinde Bir şüpheli sinyal var. Hayır hayır yalan bütün bunlar Artık ne kadere inanıyorum ne fala Yalan söylüyor o falcı kadın O hintli parya. Ben yanlız sana inanıyorum Yanlız sana, MARYA... Beni kahrediyor böyle geçen her gece Bu hoyrat yıldzlar, bu su, bu okyanus, bu yer Ve gökyüzünde emanet duran Şu asma fener. İnan ki sevgili MARYA Ne varsa hepsi yalan, hepsi keder Ve hepsi omuzumun üstünde çaresiz bir yük Ve hepsi angarya. Biliyorum bu sabah güneşle beraber biliyorum Bir vapur demirleyecek bu nankör limanda Pol'un ebedi matemine rağmen Virjini olabilirdi bu vapurda Ama sen yoksun biliyorum sen yoksun. Baharda geleceğim diyordun hani Haydi gel daha ne bekliyorsun İşte mevsim bahar ya. Fırçam neden boyle titrer bilir misin ? Ve neden resimlerimde fon sapsarı. Anlıyorsun değil mi yavrum Bütün kağıtlara sinmiş anlıyorsun Bu tropikal zehir, Bu mizmin malarya, Sensiz nasıl da boş iskele, Sensiz nasıl da tenha şehir Müfreze nöbetçilerinin gözü önünde Koydan yıldızları çalmışlar bir bir, Yine de birkaç çımacı, birkaç palikarya. Ama kim düşünür yıldızları, Yüzbaşı Arnold'u vurmuş yerliler Matemler içinde tekmil batarya. Bu insanlar, bu gök, bu deniz, bu yer Birer birer kaybolmaya mahkum, birer birer Biz ki çoktan bu sapsarı hasret içinde susuz Biz ki çoktan beri kaybolmuşuz. Nasıl. Ağlıyor musun MARYA?.. Sil gözlerini, sil yavrum Bizim yokluğumuzdan ne çıkar Aşkımız var ya..… |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| N'ayhki nin doğum günü | BaSKeTBaLLeR | Duyurular | 24 | 20-05-2007 10:09 |
| Site Polisleri Hakkında N'ayhki | arazi42 | Duyurular | 8 | 08-05-2007 21:00 |