![]() |
|
|||||||
| Şiirler Her Konuda Şiirin Bulunduğu Ortamınız |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1901 (permalink) |
![]() |
Ben Seni Sevdim Mi?
Ben seni sevdim mi? Sevdim kime ne Tuttum ta içime oturttum seni Aldım okşadım saçlarını öptüm İçtim yudum yudum güzelliğini Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette Bendeydi özlemlerin en korkuncu Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan Aşk değil hiç doymayan bir şeydi bu Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu Sevdikçe tamamlandım bütünlendim Biri vardı ağlayan; gecelerce Biri vardı sana tutkun; o bendim Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük En solmayan güller açtı içimde Ömrümü değerli kılan bir şeydin Sen benim bozbulanık gençliğimde Ben seni sevdim mi? Sevdim öyle ya Bir çizgiye vardım seninle beraber Ve bir gün orada yitirdim seni Ben seni sevdim mi? Sevdim Ya sen beni? Ümit Yaşar Oğuzcan |
|
|
|
|
|
#1902 (permalink) |
![]() |
Beni Unutma
Bir gün gelir de unuturmuş insan En sevdiği hatıraları bile Bari sen her gece yorgun sesiyle Saat on ikiyi vurduğu zaman Beni unutma Çünkü ben her gece o saatlerde Seni yaşar ve seni düşünürüm Hayal içinde perişan yürürüm Sen de karanlığın sustuğu yerde Beni unutma O saatlerde serpilir gülüşün Bir avuç su gibi içime ey yar Senin de başında o çılgın rüzgar Deli deli esiverirse bir gün Beni unutma Ben ayağımda çarık elimde asa Senin için şu yollara düşmüşüm Senelerce sonra sana dönüşüm Bir mahşer gününe de rastlasa Beni unutma Halâ duruyorsa yeşil elbisen Onu bir gün benim için giy Saksıdaki pembe karanfilde çiğ Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen Beni unutma Büyük acılara tutuştuğum gün Çok uzaklarda da olsan yine gel Bu ölürcesine sevdiğine gel Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün Beni unutma Ümit Yaşar Oğuzcan |
|
|
|
|
|
#1903 (permalink) |
![]() |
Benim Korkum Ölüm Değil
Geçen gün senin yanında aklıma ölümüm geldi Sensizlik bir mızrak gibi saplandı kalbime O son anı hatırladım o seni koyup gidişimi İlk defa bu kadar üzüldüm dünyaya geldiğime Ölüm! kaçınılmaz sonuç o soğuk kelime Bir gün ucuz bir fahişe gibi koynuma girecek Yüzümde gezinecek pis ve iğrenç elleri Korkudan büyümüş gözlerimde hayaller can verecek Biliyorum üzüleceksin ama bir gerçek Bir yerde sevişmek gibi bir yerde yaşamak kadar Ne hazin sıcaklığımızın bizi terketmesi Ve yüzümüze birbiri ardınca kapanan kapılar Ergeç uzanır bir el son kampanyayı çalar Anlarız kaçınılmaz anın geldiğini Şehre bir bomba düşmüş gibi aynalar camlar kırılır İnsan arar da bir türlü bulamaz güzelliğini. Kimse benim kadar bilemez ölümün rezilliğini Seni koyup gitmenin hüznünü ben anlarım Çünkü ben sende buldum kendimi sende sevdim Senin yanında seninle değerlendi zamanlarım Ne acı gün kadehlerin boş kalması şarkıların yarım Mevsimlerin birbiri ardınca bir anda bitivermesi Ansızın toprakla dolması gözlerimizin Karnımıza o çirkin böceklerin girmesi Kim bilir ölüm belki de bir çilenin sona ermesi Belki güzeldir şu sefil dünyaya boş gözle bakmak Ne çare ki sen varsın o dünyada sen varsın Benim korkum ölüm değil seni yalnız bırakmak |
|
|
|
|
|
#1904 (permalink) |
![]() |
BEYAZ GÜVERCİN
Süzülüp mavi göklerden yere doğru Omuzuma bir beyaz güvercin kondu Aldım elime usul usul okşadım Sevdim gençliğimi yeniden yaşadım Bembeyazdı tüyleri öyle parlaktı Açsam ellerimi birden uçacaktı Eğildim kulağına; dur gitme dedim Hareli gözlerinden öpmek istedim Duydum; avuçlarımda sıcaklığını Duydum; benden yıllarca uzaklığını Çırpınan kalbini dinledim bir süre Ve uçmak istedim onunla göklere Ak güvercinin iri gözleri vardı Güzelliğinden fışkıran bir pınardı Soğuk sularından içtim serinledim Çağlayan bir nehrin sesini dinledim Belki buydu sevmek hayat belki buydu Işıl ışıldım gözlerim dopdoluydu Bir name yükseldi sevinçten ve hazdan Bir name yükseldi güzelden beyazdan Uzattı sevgiyle pembe gagasını Birden öğrendim hayatın manasını Kaderde sevgiyi sende bulmak varmış Seninle bir çift güvercin olmak varmış. Ümit Yaşar Oğuzcan |
|
|
|
|
|
#1905 (permalink) |
![]() |
Beşinci Mektup
Ayrılık diye bir şey yok. Bu bizim yalanımız. Sevmek var aslında özlemek var beklemek var. Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun? Güneş çoktan doğdu. Uyanmış olmalısın. Saçlarını tararken beni hatırladın değil mi? Öyleyse ayrılmadık. Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz. Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum. Önce beklemekten. Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan. İkisi de kötü ikisi de hazin tarafı yaşantımızın. Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar Sonra yürümesini konuşmasını büyümesini... Zaman ilerliyor bu defa para kazanmasını Kanunlara saygı göstermesini İnsanları sevmesini aldanmasını aldatmasını bekliyorlar. Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun. Ya o? Ya o? İnsanlardan dostluk bekliyor sevgilisinden sadakat Çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor Saadet bekliyor yaşamaktan. Zaman ilerliyor bir gün o da ölümü bekliyor artık. Aradıklarının çoğunu bulamamış Beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak Göçüp gidiyor bu dünyadan. İşte yaşamak maceramız bu. Yaşarken beklemek beklerken yaşamak Ve yaşayıp beklerken ölmek! Özleme bir diyeceğim yok. O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası. O nefes alışı sevgimizin kavuşmalarımızın anlamı. O tek güzel yönü bekleyişlerimizin. İnsanlığımız özleyişlerimizle alımlı Yaşantımız özlemlerle güzel. Özlemin buruk bir tadı var hele seni özlemenin. Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem. Bir ışığı var bir rengi var seni özlemenin anlatılmaz. Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam; Seni özlediğim içindir. Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni; Seni özlediğim içindir. Yaşıyorsam; içimde umut varsa Yine seni özlediğim içindir. Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki! Ümit Yaşar Oğuzcan |
|
|
|
|
|
#1906 (permalink) |
![]() |
Bildiğim Bir Şarkı Var
Merhametsiz karanlık içindeyim Ne zaman güneş doğacak bilmiyorum Mavi denizlere mor dağlara karşı Bildiğim bir şarkı var onu söylüyorum Bildiğim bir şarkı var onu söylüyorum Bütün şarkılar gibi kederli Sokaklar caddeler evler bomboş Yokluğun sırtıma saplandı bir bıçak gibi Yokluğun sırtıma saplandı bir bıçak gibi Akıtır taşa toprağa kanımı Dünya seninle aydınlık ve güzeldi Şimdi bin güneş doğsa götürmez karanlığımı Şimdi bin güneş doğsa götürmez karanlığımı Yanmaz elinin değmediği ışıklar Gel o şarkıyı beraber söyleyelim Tut ellerimden beni aydınlığı çıkar Tut ellerimden beni aydınlığa çıkar Yumdum gözlerimi seni düşünüyorum Mavi denizlere mor dağlara karşı Bildiğim bir şarkı var onu söylüyorum Ümit Yaşar Oğuzcan |
|
|
|
|
|
#1907 (permalink) |
![]() |
Bilir Misin?
Tam sınırdan kaçarken vurulmak nedir bilir misin? Nöbetçiler ha gördü ha görecek Parmaklarının ucu dikenli tellere değdi değecek... Ama... Bir adım daha atamazsın. Uzanıp tutamazsın; Göz pınarlarında donup kalır hayallerin Planların kaçışın kurtuluşun Ve deler sevgi dolu yüreğini Sevgi bilmeyen bir kurşun. Bir okyanus da boğulmak nedir bilir misin? Batan bir gemiye el sallayamamak Oturup ağlayamamak Birkaç kulaç ötedeki Bir tahta parçasını tutamamak Nedir bilir misin? Sevmek nedir bilir misin? Bir şeyler tutuşur yüreğinde kıpır kıpır Bütün benliğini sarar ısıtır. Her gülüşte yeniden doğarsın Ve bin kere ölürsün her iç çekişte Nasıl anlatsam bilmem ki. Yani "sevmek" işte. Duymak nedir bilir misin? Duymak ama anlatamamak Çemberini kıramamak kelimelerin. Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek "Seviyorum" diyememek Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin? Ümit Yaşar Oğuzcan |
|
|
|
|
|
#1908 (permalink) |
![]() |
Bir Ayrılık Gününde
Ne gariptir şu ayrılık günleri Bir dosttan da düşmandan da ayrılsan Nedense bir tuhaf oluyor insan Derin bir sızı giriyor içeri Son bir defa bakarken caddelere Dükkanlara evlere kahvelere Hatıra yüklü kervanlar geçiyor Dolu dolu gözlerinin önünden Bu son yadigar mı bir ayrılık gününden Ne unutulmaz zamanlar geçiyor Ağır ağır biz farkında değilken Gökler masmavi yaprak yemyeşilken Sen istediğin kadar unutulmaz de Bu son dakika bu vakitsiz yağmur Unutulur azizim unutulur Başka ne yapılır böyle bir günde Kapanan bavul çivilenen sandık Ve sonra kuru bir "Allaha ısmarladık!" Ümit Yaşar Oğuzcan |
|
|
|
|
|
#1909 (permalink) |
![]() |
Bir Çıkmaz Sokakta
Ne kadar dönüp dolaşsam yine de Hep o çıkmaz sokaktayım çaresiz Bir umut kırıntısı gözlerimde Yürüyorum durmadan dalgın sessiz Sokak o sokak bense ben değilim Sanki bin yıllar geçmiş aradan Boşlukta bir şeyler arıyor elim Belki de mahşere dek bulunmayan Yitirdiğim neydi aradığım ne Çöken ne yüreğime kurşun gibi Tanrım! ben mi değiştim söylesene Yoksa bende zamanlar mı eskidi Bir yerlere varmadan nasıl böyle Hiç durmadan akıp gidiyor günler Yaşam diye verdiğin bu mu söyle O mu sırtıma sapladığın hançer Bir çıkmaz sokağın sonunda işte Suskun ve tek başına seninleyim Fanilikten ölmezliğe geçişte Bilmiyorum söyle bana ben neyim Sevdimse; verdiğin yürekle sevdim Sen açtın bu ufku karşımda sonsuz Yürüdüm bir yolun sonuna geldim Yıkık üzgün ve paramparça onsuz Ölüm buysa Tanrım buysa yaşamak Sil alnımdan yazdığın bu yazgıyı Ya bir yere çıksın artık bu sokak Ya da öldür içimdeki Tanrıyı!... Ümit Yaşar Oğuzcan |
|
|
|
|
|
#1910 (permalink) |
![]() |
Açlık Ordusu Yürüyor
..................................Açlık ordusu yürüyor ..................................yürüyor ekmeğe doymak için ..................................ete doymak için ..................................kitaba doymak için ..................................hürriyete doymak için. Yürüyor köprüler geçerek kıldan ince kılıçtan keskin ..................................yürüyor demir kapıları yırtıp kale duvarlarını yıkarak ..................................yürüyor ayakları kan içinde. ..................................Açlık ordusu yürüyor ..................................adımları gök gürültüsü ..................................türküleri ateşten ..................................bayrağında umut ..................................umutların umudu bayrağında. ..................................Açlık ordusu yürüyor ..................................şehirleri omuzlarında taşıyıp ..................................daracık sokakları karanlık evleriyle şehirleri ..................................fabrika bacalarını ..................................paydostan sonralarının tükenmez yorgunluğunu taşıyarak. ..................................Açlık ordusu yürüyor ..................................ayı ini köyleri ardınca çekip götürüp ..................................ve topraksızlıktan ölenleri bu koskoca toprakta. ..................................Açlık ordusu yürüyor ..................................yürüyor ekmeksizleri ekmeğe doyurmak için ..................................hürriyetsizleri hürriyete doyurmak için açlık ordusu yürüyor ..................................yürüyor ayakları kan içinde ..................................Nazım Hikmet Ran |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kiz Isimlerinin Anlami | ayseduru | Geyik Oyunlar | 13 | 04-10-2008 18:43 |
| Güzel Sözler Arşivi | ||||