Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Yaşam ve Eğlence > Şiirler
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Şiirler Her Konuda Şiirin Bulunduğu Ortamınız


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 19-04-2008, 07:26   #1 (permalink)
 
O'NEAL - ait Avatar
O'NEAL - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Yusuf Hayaloğlu'nun Şiirleri

 
AH ULAN RIZA



Neden halâ gelmedi, yoksa

Saati mi şaşırdı bu hıyar?

Gerçi hiç saati olmadı ama

En azından birine sorar.



Cebimde bir lira desen yok,

Madara olduk meyhaneye!

Ah eşşek kafam benim,

Nasıl da güvendim bu hergeleye!



Gelse, balığa çıkacaktık,

Ne çekersek kızartıp birayla yutacaktık.

Kafamız tam olunca, şarkılar döktürüp

Enteresan hayâllere dalacaktık.



Bu sandalı geçen hafta denk getirip

Çalıntıdan düşürdük.

Arkadaşlar ısrar etti,

Biz de, iyi olur, bize uyar diye düşündük.



Saat sekizde gelecekti,

Bana birkaç milyon borç verecekti.

Yoksa o nemrut karısı kaçtı da

Onun peşinden mi gitti?



Eğer öyleyse yandık,

Gudubet gene yaptı yapacağını!

Geçen sene de merdivenden itip

Kırmıştı Rıza'nın bacağını.



Abi, kadında boy şu kadar;

Kalça fırıldak, göz patlak, kafa çatlak!

Korkuyorum, bir gün ya kendini asacak,

Ya horlarken Rıza'yı boğacak!



Bak, şimdi acıdım, aşkolsun adama,

Ben olsam, vallahi baş edemem! ..

Hele beş tane velet var ki boy-boy,

Allah'tan düşmanıma dilemem!



Aslında iyi çocuktur Rıza, efendi huyludur,

Herkesin suyuna gider.

Yoksa, kalıba vursan hani,

Tek başına on tane adam eder!



Bir keresinde, hiç unutmam

Üç-beş zibidi haraca dadandı;

Rıza, sandalyeyi kaptığı gibi

Herifleri hastaneye kadar kovaladı!



Aynı mahallede büyüdük, aynı kızları sevdik,

Aynı kafadaydık.

Orta ikiden bıraktık, matematik ağır geliyordu,

Biz, başka havadaydık.



Aynı gömleği giyer, aynı sigaraya takılır,

Aynı takımı tutardık.

Fener'in her maçına iddialaşıp

Millete az mı yemek ısmarladık! ..



Bir tek askerde ayrıldık,

Bana Bornova düştü, ona Gelibolu.

Döner dönmez evlendirdiler,

En büyük salaklığı da bu oldu! ..



Bense hiç düşünmedim, zaten param yoktu.

Hep tek tabanca gezdim.

Benim beğendiğimi anam istemedi,

Onun gösterdiğini ben sevmedim.



Neyse, bunlar derin mevzu...

Anlaşıldı, bu herif artık gelmeyecek.

Ufaktan yol alayım

Anam evde yalnız, şimdi merağından ölecek! ..



Gittim, vurup kafayı yattım;

Rüyamda gördüm, gülümseyerek geldiğini.

Ne bilirdim, yolda kamyon çarpıp

Hastaneye kavuşmadan can verdiğini! ..



Vay be Rıza! ..

Sonunda sen de düşüp gittin Azrail'in peşine!

Dün, boşuna günahını almışım,

Ne olur, kızma bu kardeşine!



Öğlen kahvede söylediler, Rıza öldü, dediler

Ne kolay söylediler!

Sanki dev bir taş ocağını

Kökünden dinamitleyip üstüme devirdiler!



Ah dostum... o kocaman gövdene

O beyaz kefeni nasıl kıyıp giydirdiler?

O zalim tabutun tahtalarını

Senin üstüne nasıl böyle çivilediler?



Yani sen şimdi gittin, yani yoksun,

Yani bir daha olmayacak mısın?

Yani bir daha borç vermeyecek,

Bir daha bira ısmarlamayacak mısın?



Peki, beni kim kızdıracak,

Kim zar tutacak, kim ağzını şapırdatacak?

Peki, beni bu köhne dünyada

Senin anladığın kadar kim anlayacak?



Ulan Rıza... ne hayâllerimiz vardı oysa,

Ne acayip şeyler yapacaktık...

Totoyu bulunca dükkân açacak,

Adını Dostlar Meyhanesi koyacaktık.



Talih yüzümüze gülecekti be! ..

Karıyı boşayıp sıfır mersedes alacaktık.

Hafta sonu iki yavru kapıp

Boğaz yolunda o biçim fiyaka atacaktık!



Ah ulan Rıza... bu mahallenin,

Nesini beğenmedin de öte yere taşındın?

Ara sıra gıcıklaşırdın ama inan ki,

Benim en kıral arkadaşımdın! ..



Ah ulan Rıza... ben şimdi,

Bu koca deryada tek başıma ne halt ederim?

Senden ayrılacağımı sanma,

Bir kaç güne kalmaz, ben de gelirim! ..
O'NEAL isimli üye çevrimiçidir (Online)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 19-04-2008, 07:26   #2 (permalink)
 
O'NEAL - ait Avatar
O'NEAL - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Yusuf Hayaloğlu'nun Şiirleri

 
AH ULAN RIZA



Neden halâ gelmedi, yoksa

Saati mi şaşırdı bu hıyar?

Gerçi hiç saati olmadı ama

En azından birine sorar.



Cebimde bir lira desen yok,

Madara olduk meyhaneye!

Ah eşşek kafam benim,

Nasıl da güvendim bu hergeleye!



Gelse, balığa çıkacaktık,

Ne çekersek kızartıp birayla yutacaktık.

Kafamız tam olunca, şarkılar döktürüp

Enteresan hayâllere dalacaktık.



Bu sandalı geçen hafta denk getirip

Çalıntıdan düşürdük.

Arkadaşlar ısrar etti,

Biz de, iyi olur, bize uyar diye düşündük.



Saat sekizde gelecekti,

Bana birkaç milyon borç verecekti.

Yoksa o nemrut karısı kaçtı da

Onun peşinden mi gitti?



Eğer öyleyse yandık,

Gudubet gene yaptı yapacağını!

Geçen sene de merdivenden itip

Kırmıştı Rıza'nın bacağını.



Abi, kadında boy şu kadar;

Kalça fırıldak, göz patlak, kafa çatlak!

Korkuyorum, bir gün ya kendini asacak,

Ya horlarken Rıza'yı boğacak!



Bak, şimdi acıdım, aşkolsun adama,

Ben olsam, vallahi baş edemem! ..

Hele beş tane velet var ki boy-boy,

Allah'tan düşmanıma dilemem!



Aslında iyi çocuktur Rıza, efendi huyludur,

Herkesin suyuna gider.

Yoksa, kalıba vursan hani,

Tek başına on tane adam eder!



Bir keresinde, hiç unutmam

Üç-beş zibidi haraca dadandı;

Rıza, sandalyeyi kaptığı gibi

Herifleri hastaneye kadar kovaladı!



Aynı mahallede büyüdük, aynı kızları sevdik,

Aynı kafadaydık.

Orta ikiden bıraktık, matematik ağır geliyordu,

Biz, başka havadaydık.



Aynı gömleği giyer, aynı sigaraya takılır,

Aynı takımı tutardık.

Fener'in her maçına iddialaşıp

Millete az mı yemek ısmarladık! ..



Bir tek askerde ayrıldık,

Bana Bornova düştü, ona Gelibolu.

Döner dönmez evlendirdiler,

En büyük salaklığı da bu oldu! ..



Bense hiç düşünmedim, zaten param yoktu.

Hep tek tabanca gezdim.

Benim beğendiğimi anam istemedi,

Onun gösterdiğini ben sevmedim.



Neyse, bunlar derin mevzu...

Anlaşıldı, bu herif artık gelmeyecek.

Ufaktan yol alayım

Anam evde yalnız, şimdi merağından ölecek! ..



Gittim, vurup kafayı yattım;

Rüyamda gördüm, gülümseyerek geldiğini.

Ne bilirdim, yolda kamyon çarpıp

Hastaneye kavuşmadan can verdiğini! ..



Vay be Rıza! ..

Sonunda sen de düşüp gittin Azrail'in peşine!

Dün, boşuna günahını almışım,

Ne olur, kızma bu kardeşine!



Öğlen kahvede söylediler, Rıza öldü, dediler

Ne kolay söylediler!

Sanki dev bir taş ocağını

Kökünden dinamitleyip üstüme devirdiler!



Ah dostum... o kocaman gövdene

O beyaz kefeni nasıl kıyıp giydirdiler?

O zalim tabutun tahtalarını

Senin üstüne nasıl böyle çivilediler?



Yani sen şimdi gittin, yani yoksun,

Yani bir daha olmayacak mısın?

Yani bir daha borç vermeyecek,

Bir daha bira ısmarlamayacak mısın?



Peki, beni kim kızdıracak,

Kim zar tutacak, kim ağzını şapırdatacak?

Peki, beni bu köhne dünyada

Senin anladığın kadar kim anlayacak?



Ulan Rıza... ne hayâllerimiz vardı oysa,

Ne acayip şeyler yapacaktık...

Totoyu bulunca dükkân açacak,

Adını Dostlar Meyhanesi koyacaktık.



Talih yüzümüze gülecekti be! ..

Karıyı boşayıp sıfır mersedes alacaktık.

Hafta sonu iki yavru kapıp

Boğaz yolunda o biçim fiyaka atacaktık!



Ah ulan Rıza... bu mahallenin,

Nesini beğenmedin de öte yere taşındın?

Ara sıra gıcıklaşırdın ama inan ki,

Benim en kıral arkadaşımdın! ..



Ah ulan Rıza... ben şimdi,

Bu koca deryada tek başıma ne halt ederim?

Senden ayrılacağımı sanma,

Bir kaç güne kalmaz, ben de gelirim! ..
O'NEAL isimli üye çevrimiçidir (Online)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 19-04-2008, 07:26   #3 (permalink)
 
O'NEAL - ait Avatar
O'NEAL - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Yusuf Hayaloğlu'nun Şiirleri

 
CAN DOSTUM



Dün gece düşümde can dostu gördüm

Ulu bir çınardan dal verdi bana

Uzandım yüzüne yüzümü sürdüm

Ben zehir istedim bal verdi bana



Dağ yanarsa yağmur çiser mi dedim

Ten yanarsa rüzgar eser mi dedim

Can yağarsa canan küser mi dedim

Çağırdı yanına el verdi bana

Can dostum dostum kül verdi bana



Ben aşkı sırtıma vurdum da geldim

Hasretin acısını çöl verdi bana

Can dostu görünce eridim bittim

Yüreğime ateş kül verdi bana

Can dostum dostum kül verdi bana



Aşk olmazsa kalem yazar mı dedim

Dost olmazsa gönül tozar mı dedim

Hayaloğlu sana kızar mı dedim

Yanağımdan öptü gül verdi bana

Can dostum dostum gül verdi bana
O'NEAL isimli üye çevrimiçidir (Online)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 19-04-2008, 07:26   #4 (permalink)
 
O'NEAL - ait Avatar
O'NEAL - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Yusuf Hayaloğlu'nun Şiirleri

 
HANGİ AYRILIK?



Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz?

Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?



Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın?

Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?





Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye?

Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye?

Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren?

Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren.

Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline?

Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde?

Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?

Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?

Hangi cama kafa atsam?

Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?

Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?



Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.

Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.

Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?

Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?

Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?

Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?

Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın?

Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?

Hiç sanmam! ...

Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! .

Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.

Hangi mübarek dua,

Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?

Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye?

Olur mu be! . olur mu?

Bu da benim gibi adama yapılır mı?

Aşk dediğin mendil mi?

Buruşturup bir kenara atılır mı?

VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?



Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden?

Hangi pense kopardı bizi birbirimizden?

Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?

Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini?

Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı?

Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı?

Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti?

Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?



Dağ gibi adamı eze eze! .....

Hangi anası tipli parlak çömeze,

Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?

Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı?

Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı?

Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı?

Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı?

Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni?

Ve! .. Hangi su bağışlatır?

Hangi musalla temizler seni?



Bu Nasıl Ayrılık?...
O'NEAL isimli üye çevrimiçidir (Online)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 19-04-2008, 07:27   #5 (permalink)
 
O'NEAL - ait Avatar
O'NEAL - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Yusuf Hayaloğlu'nun Şiirleri

 
Beni Tutmayın
Yağmurlu ve upuzun bir yolu düşe kalka yürümeye çalıştım.
Ve inanılamayacak kadar duygusal bir geçmişimiz oldu seninle.
Üstelik biz bunu bir ömür boyu sürüp gider sanmıştık.
Beni tutma öyle sahnelere gelemem, beni tutma çok kötü yanılırsın.
Yıllardır öyle biriktim, öyle gerildim ki,topyekün boşalır toz olur dağılırsın.



Sen benim en ince dilimde türkümü çaldın
Sen benim en ücra duygularımı talan ederek beslendin
Her şeyin merkezi sendin ve her şey senin etrafında dönerdi.
Bar köşelerinde tükenip kaldırımlarda ararken kendimi, Gelip sana sığınırdım.,umutlarım bir kez daha sönerdi.



Beni tutma şantajlara boyun eğmem.
Beni tutma hırsımdan çatlarım.
Yıllardır öyle sabrettim öyle doldum ki,
Şimdi yanardağlar gibi birden patlarım.



Bir yavru serçe hayata bağlanır gibi ağzım açık bağlandım sana,
Bir topal karınca yuvasına yaklaşır gibi, titredim ve heyecanlandım,
Bu akşam çekip gitme adına bütün ömrümü ve seni sildim.
Bir tuhaf senaryoydu ve bu senaryoda zavallı bir figürandın sadece, anlatamam
Kumlara yazılmış sözcükler kadar kısacıktı ümidim.
Ve anladım ki bir takım şeyleri ben ilk dalgada yitirmişim.



Beni tutma ben senin dizlerine çökemem
Beni tutma ellerinde kalırım, kırılırım



Yıllardır öyle daraldım öyle bunaldım ki;
Şimdi bir saniye bile oyalarsan çıldırırım.
SEN, kalbimi emanet edecek kadar güvendiğim, dost bildiğim.
SEN, bir lokmayı bile hazmedemeyip birlikte yediğim.
Yatalak olsan altına yapsan bile iğrenmeden, alırdım dediğim
Bu nasıl insanlıkmış, bu nasıl arkadaşlıkmış, bu nasıl vefaymış
Bu nasıl acıymış ulan bu nasıl vicdansızlık, bu nasıl cefa


Beni tutma gazabım yakar ellerini, beni tutma hurdahaş olursun.
Yıllardır öyle kırıldım, öyle küstüm ki,bir ah ederim kaskatı kesilir taş olursun.



Ben şimdi gözüne sokuyorum dünyaya,ama sen körsün ısrarla görmüyorsun
Ben şimdi beynine sokuyorum hayatı, bir türlü algılamak istemiyorsun.
Hala o aptal köşende oturup, beni öngörülerinle yargılamak ne kolaymış.
Peki! gördüklerimi gördün, yaşadıklarımı yaşadın mı SEN!
Peki devrik heykellerin önünde düşsüz yanılgıları o yüce gururlarıyla,
Yoksul fakat dürüst bir mızrak gibi dimdik duranların acısını yaşadın mı SEN!
Beni tutma gömleğim kan içinde, beni tutma darmadağın olursun
Yıllardır öyle çok yedim öyle çok doydum ki
Şimdi bir tükürürüm kaskatı olur rezil olursun




Ey kir içinde yüzenler, herkesin atına binenler
Ey sürünenler, ey bölenler, bölünenler,
Herkesi birbirine düşürüp, sinsice sevinenler
Ey gençliğimi harcayanlar, ey kağıttan kaplanlar, zavallı sıçanlar.
Ey ciğeri beş para etmezler, ey sıkıyı gördü mü fellik fellik kaçanlar
Ey darbe kaçkınları, orta yolcular, dönekler, sümüklü böcekler
Ey ispiyoncular, bozguncular, medya çömezleri yüzü yırtılmış köçekler, ibneler




Beni tutmayın ulan burama geldi dayandı.
Beni tutmayın bozarım bu kirli numaranızı
Yıllardır öyle çok sömürdünüz, öyle çok kan kusturdunuz ki
Ulan bir şarjöre diz çöktürürüm ALAYINIZI! .......


Yusuf Hayaloğlu
O'NEAL isimli üye çevrimiçidir (Online)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 19-04-2008, 07:27   #6 (permalink)
 
O'NEAL - ait Avatar
O'NEAL - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Yusuf Hayaloğlu'nun Şiirleri

 
İŞTE GİDİYORUM



İşte gidiyorum

Karşılıksız bir aşka kurban ettim ömrümü

İşte gidiyorum

Toprak alsın benimde bu hazin öykümü



İşte gidiyorum, gurbet yorgunu gövdemi

Çukura kim indirecek

İşte gidiyorum

Bu menfur cinayeti, şimdi çıkıp kim üstlenecek



Çürüdü gözlerim, yüreğim, bu yağmurlu şehirde

İşte gidiyorum

Beni kaldırın, hicran kalsın teneşirde



Size yüzyallardır sesini kaybetmiş

Bir türkü söyliyecektim...

Ve bir yayla şefkatiyle

Kirpiğinizin ucundan öpecektim



Bir masum türküydü sadece

Yüzbinlerce madurun gönlünde

Belki söyleriz hepbirlikte

Belki, mahşerin birinci gününde



Nasıl sevmiştim hepinizi..nasıl böyle oldu akıbetim?

Ve nasıl çöle döndü

O benim gül gülistan memleketim



İşte gidiyorum, hiçbiriniz, hiçbir dilde beni anlamadınız

Ben başımı verdim, sizinse

İnsafsız bir linç oldu karşılığınız



İşte gidiyorum

Penceresiz bir dünyanın labirentine

İşte gidiyorum

''Saçlarındaki yıldızları koparabilirsin anne''



Sonunda kaptırdım gönlümü

ölüm denen o kaypak türküye...

Ve işte kurtuldun benden

Şen olasın ey sevgilim Türkiye



Elbet benimde vardı

Kendime ve yurduma dair umutlarım

Belki bıraktığım yerden sürdürür

Dostlarım, karım ve çocuklarım...



Çatladı yüreğim çatladı sazım

Demekki böyleymiş yazım

Sizlere armağan olsun

Sizlerden ödünç aldığım bu yürek sızım...



Benim hiç hayalim olmadı anne

Ne seni rahat ettirdim, ne kendim ettim rahat

Bir mutluluk fotoğrafı bile çekdirmedi bu hayat

Kaybolmuş bir anahtar kadar sahipsizim anne

Ne omuzumda bir dost eli, ne saçımda bir şefkat...



Sayki yollarda akan, şu feydasız çamurdan anne...

Sayki ıslanmaktım, üşümektim

Sayki yağmurdum anne?



Bunca yıldır gözyaşını, hangi denizlere sakladın,

Oy ben öleyim, sen beni ne diye doğurdun anne?
O'NEAL isimli üye çevrimiçidir (Online)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 19-04-2008, 07:27   #7 (permalink)
 
O'NEAL - ait Avatar
O'NEAL - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Yusuf Hayaloğlu'nun Şiirleri

 
SANA GELDİM



Yağmurlar içinden ıslandım geldim

Bir kuru değneye yaslandım geldim

Sıcacık çorbana muhtacım inan

Ölümlerden geçtim uslandım geldim



Üşüdü ellerim üşüdü kalbim

Yaban ellerinde taşlandım geldim

Sanki cehennemdi sensizlik bana



Irmaklar içinden sislendim geldim

Tren yollarında islendim geldim

Kalmadı hevesim kalmadı inan

Yıkandım arındım süslendim geldim



Sana geldim sana kucaklarmısın

Bilmemki yeniden bağışlarmısın
O'NEAL isimli üye çevrimiçidir (Online)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 19-04-2008, 07:27   #8 (permalink)
 
O'NEAL - ait Avatar
O'NEAL - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Yusuf Hayaloğlu'nun Şiirleri

 
BİR ANKA KUŞU



Yüzlerce soğuk namlu üzerime çevrildi,

Yüzlerce demir tetik aynı anda gerildi!

Anne, beni söğüdün gölgesinde vurdular,

Öpmeye kıyamadığın oğlun yere serildi.

Üşüştü birer birer çakallar üzerime,

Üşüştü her bir yandan göğsüme, ciğerime.

Anne, beni leş gibi yiyip talan ettiler,

Teşhis edilmek için savurdular önüne.

'Yeryüzündeki acıların

Hepsini, hepsini tattım!'

Heder oldum, ekmeğime tütün kattım!

Beni milyon kere yaktılar üstüste.

Bir Anka kuşu gibi anne,

Kendimi külümden yarattım.

Geceler tanır beni; konarım göçerim ben.

Geceler tanır beni; kan damlar içerim ben.

Anne, sen beni unut. Karanlığın bağrında

Kırmızılar ekerim, siyahlar biçerim ben.

Suçüstü yakalandım bölüşürken kalbimi,

Suçüstü, kelepçeyle yardılar bileğimi.

Anne, ben diyar diyar umudun savaşçısı,

Bir tutam sevgi için dağladım gözlerimi.

Prometeus'tum, çiviyle çakılırken taşlara

Ciğerimi kartallara yedirdim.

Spartakus'tüm, köleliğin çığlığında.

Aslanlara yem oldum, tükendim.

Kör kuyuların dibinde Yusuf'tum,

Kerbela çölünde Hüseyin.

Zindanlarda Cem Sultan, sehpada Pir Sultan.

Kaçıncı ölmem, kaçıncı dirilmem bu?

'Tanrılardan ateş çaldım,'

Yüzyıllarca tutuştum, üstüste yandım.

Bir Anka kuşu gibi anne,

Kendimi külümden yarattım.
O'NEAL isimli üye çevrimiçidir (Online)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Karakoyunlular CaRéMéŁénq Çöp Forum 3 17-07-2008 15:40
Yenilmez Türk Koca YUSUF O'NEAL Biyografiler 0 14-02-2008 14:28
Hz Yusuf’a geldiklerinde ♣ ARES ♣ Din Kültürü 2 10-07-2007 11:55
Hz Yusuf’a geldiklerinde O'NEAL Çöp Forum 2 18-06-2007 08:44
DÜnyanin En GÜÇlÜ Adami...koca Yusuf 06_KOÇHİSAR Garip ve Esrarengiz Olaylar 0 22-03-2007 22:18


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:58 .


Powered by vBulletin 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

TRplatform.Org
Yazılı Avatarlar UslanmaM bilgi MaxiCep izafet Web Hattı bebek tedavin Kitap Özetleri ilginç Resimler SMF İndir Aşk Resimleri Rüya Tabirleri Güzel Sözler