![]() |
|
|||||||
| Şiirler Her Konuda Şiirin Bulunduğu Ortamınız |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
Acemi
Unutulurmuş dediler ya!.. O zamanlar çocukluk işte ![]() Platonik sipariş bayramlar Tescillenmemiş kaygılı umutlar vardı Ve karanlıkla uzayan rüyalar adama bakardı… Sonra kalakalmışlık yalnız başına bu şehirde İncitilmiş arzuların viraneliği hatıralarda Ismarlama hesaplar ![]() Tek kişilik sahne oyunları! Şimdi her şey bir yürek ağrısı!!! Sürgülenmiş ve mıhlanmış kapı! Çaylaklık ve çömezlik; bir ilk işte ![]() İşte fersiz geleceğin akıbeti; Kalemiz düştü ilkin Sonra atların nalları düşünce bir gül fırtınasında Ve vezir de esir edilince peşinen bir file Şahı devirmek bize kaldı! Acemilik işte ![]() Gençliğimiz; pusatsız hovardalığın hazin nihayeti.. Şimdi her şey bir baş belası!!! Kendim gibiyim her daim Şiiri eskiden de severdim ![]() Ben inşa ettim tüm çıkmaz sokakları Hep vuslat türkülerini damıttın aynalardan Çareler aradım aylarca bu diyarda Sonunda bir mim koyabildim hatıralara Mezara gömdüm eski- Ve siyah-beyaz fotoğrafları.. Acemilik kazası işte ![]() Şimdi her şey nisan ayı Ve geriye dönüp baktığımda Tüm olup bitenler yapma kartpostal gibi buralarda ![]() Senin çocuğundum ve ağırdım o zamanlar Şimdi bir şey o kadar uzak ki.. [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Üye Olmak İçin Tıklayın.] Acemi Aşıkikimiz de acemi birer aşıktık o zamanlar sen yollarda eski bir aşka ağlıyordun bense kendimi usta zannediyordum bu işlerde yağmur gibi akıp giden yıllardan geriye ne kaldığını bilmiyordum seni tanıyana dek ama farkındaydım yinede ne zaman seninle olsam tanıdık bir kus cıvıltısıyla uyanıyordum her sabah şimdi ise kırılgan mektuplar yazıyorum hangi adrese göndereceğimi bile bilmeden namımın olsun ben sende ülkemi sevdim hüzün dolu yağmurlarla tasan boynu bükük nehirleri ben sende yolları sevdim dallarına hiç bir kusun kopmaya bile yanaşmadığı ağaçlarla kaplı yolları ikimizde acemi birer asıktık o zamanlar ve çoğu zaman ne yapacağımızı bile bilmeden serseri dolaşırdık sokaklarda!!!... Acep NerdedirYalan dolan ile geçen ömrümde Arıyor gözlerim acep nerdedir? Bir tatlı kelâmdır tüten gözümde Arıyor gözlerim acep nerdedir?Bilirim garibin kimsesi olmazEvvel dost diyenler arayıp sormazHatırın sormaya kapıyı çalmaz Arıyor gözlerim acep nerdedir?Yürekte kanayan derttir hasrettirGönlü bir virane Engin gariptirBir gelse bir gülse ol ki cennettirArıyor gözlerim acep nerdedirAcıGözlerim görmüyor açık olsada Derman olmuyorki yaşlar dolsada Gelip geçen sille tokat vursada Bana bundan beter acı veremez Sorsan anlatması o kadar zorki Çaresi olmalı kalbim diyorki Bu dert birincisi daha sonraki Bana bundan beter acı veremez Gezip dolaşırım hep aynı yerde Her yer kapkaranlık sanki alemde İşkence yapsalar tüm bedenimde Bana bundan beter acı veremez Çalsın dertli ud’um söylesin dilim İş’e yaramıyor ama gözlerim Dünya zehir olsa inan sevgilim Bana bundan beter acı veremezAcı Yaşamak uğruna Ölmek bu olsa gerek Sevmek uğruna Acı çekmek bu olsa gerek Hayat uğruna Savaşmak bu olsa gerek Peki ya sen uğruna Üzülmek niye? AcıAteş gibi vücudum ![]() Elim ayağım içim titriyor hasretinle![]() Canım acıyor ![]() Ağlamak istiyorum ![]() Avazım çıktığı kadar bağırarak saatlerce ![]() Bu nasıl bir şey böyle ![]() Bu nasıl duygu böyle ![]() Kendime hakim olamıyorum ![]() Deprem oluyor tüm bedenimde beynimde sanki![]() Alev alev yanıyor her yerim ![]() Ama titriyorum hala Yanında olmak İstiyorum ![]() Hiç ayrılmamacasına ![]() Koynunda uyumak istiyorum her gece ![]() Üşüyorum ![]() Sanki sadece sen sarılınca ![]() Kollarına alınca ısınacak gibiyim ısınamıyorum bir türlü ne yapacağımı bilmiyorum ![]() Çıldırmak üzereyim ![]() Sevgini istiyorum yanımda olmanı istiyorum![]() Sadece benim olmanı istiyorum...... Acı Kaldırım gülü oldum dün gece sahil boyunca unutmaya çalıştım bana bıraktığın kimsesizliği saatler geride kalmış benden derdimi anlayan yok. Dermanım da uzakta şimdi o kara gözlerin olacaktı karşımda avucumda aşkın. Saracaktım ince hayatını kollarımla zaman bırakacaktı seni bana. Solmadan geçecekti bu hayal. Gidip geliyorum seninle kendim arasında değişen birşey yok. Aynı boşluktayım sevsem mi yoksa sevmesem mi seni acı mı çeksem her gün prangalarımı eskitsem şaraba vurup kendimi ölsem mi yoksa yoksa hiç bırakmasam mı seni vazgeçtim diyorum olmuyor gerçekten içimdesin sökemiyorum acılar vız gelir şimdiden sonra sensizlik ölüm. Onca şeyi sırtladım ben senin için rakı gibisin. Soğuk ağır beyaz az birazcan damarda bitiyor aşkın kapalı kapılar ardına bırakacağım seni bir müddet aşk yıllandıkça erir kalp mi kaldı sanki bedende her şeyim senin. Acı benimle gelirBirçok kelime ![]() Kitap kandırır ![]() Kapağı tavana bakar ![]() Rakamların sayfa çığlığı ![]() Işınlanıp gelmiş sevda ![]() Oturmuş yanıbaşına ![]() Bilemezsin ![]() Bir göz ![]() Gözlerine nasıl da saldırır ![]() Kaçamazsın ![]() Gönlü toprak kokan ![]() Karıncanın hikayesi ![]() Bana birgün ![]() Sana sonsuzluk kalır ![]() Duvarda salınan zaman ![]() Ağlar gözleri yaşlı anam ![]() Derdim ya hani ![]() Gözleri gökyüzümde dolaşan ![]() Gideceksen temelli ![]() Akşam vakti toparlan ![]() Islanıp gelmiş ![]() Bilemezsin ![]() Bir temmuz gecesinde ![]() Adı yadigar kalan.... Acı Budur Sen gittin Her şey yarım kaldı Her şey değişti Kuşlar bile uçmaz oldu Dağlar bile durgun Ne senden haber ne sesin çıkıyor Bu koca dünyada kalmışım yalnız Ne desem değişmiyor Gözyaşlarım dinmiyor Acım geçmiyor Herşeyim gitti Sen gittin Bir yanım ölü Bir yanım kan ağlıyor Ne kaldı ki Bu çile benim Bu keder benim Ölsem ne fark eder Ne bu dünyada benim oldun Ne öbür dünyada benim olursun Her yerde sensizlik Oysa nasıl sevmiştim be Herºeyim dedim Canım dedim Ölürüm dedim Ama gitti Olmadı benim olmadı Benim değil o Kader kısmet derler ya Benim yazım da bu Sensizlik. |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
![]() |
Açık DilekçeGörmediğim bir bambaşka durum var
Sizin şehrin kızlarında savcı bey Yaklaşanı ta yürekten vururlar Kan kokuyor gözlerinde savcı bey Gayeleri gönül kırmak dal gibi Bakışları çifte favül bal gibi Ülkeler fethetmiş bir kral gibi Gurur dolu pozlarında savcı bey Kaş yaparken göz çıkarır elleri;Çok silahtan tesirlidir dilleri Hayret ettim bir tuhaf ki halleriPoyraz eser yüzlerinde savcı bey Derviş olup çıktım tığsız tebersizİlk görüşte avladılar habersiz Pişirdiler beni tuzsuz bibersizKebap oldum közlerinde savcı bey Bölüştüler gönlüm ile aklımı Davacıyım ara benim hakkımı...Bir yol göster haklı mıyım haksız mı?Yorulmayın izlerinde savcı bey. Açık Kalmış Gözlerime Bak Feri çekilmiş çoktan Ama merak edersen yine de En son hayal ettiklerini... Ne bir külah dondurma Ne pırıl pırıl parlayan o kırmızı bisiklet Ne uzun zamandır ayaklarımı sıkanların yerine bir çift pabuç Ne de renk renk balonlar. Oysa yaslanmak isterdim hem anama hem de babama Korkmadan koşmak göz alabildiğine yeşil kırlarda Kuş cıvıltılarının arasında. Koklamak o artık yerinde olmayan erik ağacının ![]() Bu zamanlar açması gereken çiçeklerini. Sonra alıp elime çam kozalağından devemi Sürmek hayal bu ya uzağa çok uzağaÖyle bir yere ki Ne çocuklar anasız babasız Ne de geleceklerini yitirmiş Ya da yitirmiş düşlerini. Açık kalmış gözlerime bak Hayallerini yitirmiş çoktan Ama merak edersen yine de. Gözüme düş yerine oturmuş kızıllığa bak. AçıklardaBir ağızdan çalınan düdükler kalın kalın![]() Boşlukta tos vuracak nokta arayan çığlık. Koşup yılanlar gibi üzerinden suların![]() Arıyor teknemizi oturacak bir sığlık. Omuz omza şahlanan dalgalar büyük büyük![]() Bir ses işitip ürkmüş sürülerle canavar.Gözlerinde kıvılcım ağızlarında köpük![]() Birbirinin üstünden atlayıp geliyorlar. Gittikçe boşluklara düşmekteyiz enginde; Arkadaki sahilse fosfor bir iz halinde![]() Her ân bir parça daha uzaklaşıyor bizden. Deniz bu yerde ölüm korkusu kadar derin;Kocaman bir kuş gibi geliyor peşimizden ![]() Ruhu bu kapkaranlık suda can verenlerin...Acil HastaYoldan geçerken bir araç vurdu savurdu kenara... kırdı hemen her yerini... koştu gören...insafı olanlar imdâda... ele alınacak gibi değildi... bir telaşla...haber verdiler ambulansa... saatler sonra gelebildi ambulanssa… ne doktor…ne hemşire!!?? aklı eren bir kimse yok ambulansta bir şoför…bir sedye sadece!!?? apar topar koydular yaralı kıvranırken acılar içinde...sedyeye…. ambulans zar zor çıkabildi caddeye ve sirenler çalarak nice tehlikelerden sonra yetiştirebildi yaralıyı yarı canlı...hastaneye… acil servis kapısı…ana baba günü!! herkes üzgün… görmek mümkün değil kimsenin güldüğünü… yaralı...çığlıklar atarken ve yalvarırken yardım için… başucuna gelen görevli -kızgın kızgın!!?? bakmadan yaralının haline... aldırmadan çektiklerine... sormaya başladı; sosyal güvencen var mı? sigortalı mısın? Paran var mı? Arkan var mı? Yok deyinince...yaralıyı haşladı!!?? Kimin kimsen yoksa bekleyeceksin sen... -beklemek senin yazgın! sana yardım edemem… edersem eğer!!?? mevzuat beni de yer!? Dedi ve ekledi: Bekle..yorulma beklemekten… hasta kahrolurken inlemekten. Hasta bekledi…bekledi. Kendini kurtaracak yardımseverleri Bir türlü gelmedi… Kan kaybı… dereken kalbi tekledi ve birkaç yardımsever el aldı temelli iyileşen hastayı sükut aracına yükledi… O gün... İğreti...eve benzemeyen bir evde Akşam...babalarını ve yiyecek getirmesini bekleyen başka bekleyenlerde vardı gözleri yollarda... beklediler...beklediler bekledikleri gelmedi her taraf karardı sordular...aradılar gözleri kapıda kulakları seste hiç kimse haber getirmedi ve o eve bir daha sevinç girmedi... Acılar DeniziBen acılar denizinde boğulmuşum işitmem vapur düdüklerini martı çığlıklarınıDalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni Duyarım yosunların benim için ağladıklarını Ölüyüm çoktan bir baksana gözlerimeGör içindeki o kanlı cam kırıklarınıBu ne karanlık bu ne zindan gece böyleBütün gemiler söndürmüş ışıklarını Ben acılar denizi olmuşum yaklaşmaSularım tuzlu sularım zehir zemberekBaksana; herkes içime dökmüş artıklarını Bu karanlık bitse artık bir ay doğsaBir deli rüzgar çıksa; alıp ***ürse Yılların içimde bıraktıklarını... Acılara İnat Tüm acılara inat Güneşe köprü kurdum Islak gözbebeklerini yüreğimde kurutmak için Yıldızlara merdiven uzattım Karanlık gecende gözlerinde umut olmak için Yel değirmeni oldum sisli sabahlarda Acılarını yüreğimde öğütüp gülüşlerini görmek için. Söz verdik yarınımıza yenilmemeliydik katmerleşmiş acılarımızaKalbimizde gözyaşı ve keder olmuş müptela Nasırlanmış yarınlarımız sanki ezayla cefa İstemem onca sırtımda yük varken neşeyle sefa Bin derdime bir gülüşün yeter oysa. Hadi aç gözlerini hasta yatağında Söz vermiştin bana ve hatırlasana Ben toprak sen ise sevda tohumu Yarınlarımıza ektik ölümsüz sevdayı ve umudu Pes etmeyecektin sinsi acılarımıza Zincirleri kırıp Güneşli sabahlarda elele koşacaktık yarınlarımıza Senle ben çok şey istemedik oysa Geçmişteki acılarımızı kalbimizde unutmak Gözyaşlarına inat delice sevdayı yaşamak. Ağlama sen sevdiceğim; Ben yaşadığın ve yaşayacağın tüm acıları Kıl çuvallarına yükleyip geceden sabaha Sırtımda taşıyıp Güneşli sabahlarda avuçlarımda umutlar bıraktım yatağına Tüm acılara inat Yaşayacağımız güzel yarınlarımız varken Beni sevdanın yetimliğini yaşatma Hadi; aç gözlerini Tut ellerimi delice sarıl bana... Gözyaşlarına inat Küçük mutluluklarında sev beni. Acılarım ve BenSeni sevmek imkansızlaşıyor artık uzaklara kaçmak geliyor içimdenSana dair hiç bir şey kalmasın istiyorum anılarımda ve bu günümde Yeter artık yalnız kalmak istiyorum..senden kalan acılarımla ve ben Bazen yeni bir ümitle başlıyorum güne.bazense inanıyorum yaşarken öldüğüme Her şey senin eserin her şey senden hediye acılarım ve benBir gün dönüp bakarsan maziye..yıkılan ben kaybeden sen.. Tüm saatler sana kurulu Tüm hayatım sana tutsak...Yavaş yavaş ölüyorum oysa acılarımla ben... Zaman geçti..güneşlerim battı benim..bir sen kalmıştın işte.. Delicesine ölürcesine sevdiğim bir tek sen vardın senOysa öyle düşler kurmuştum öyle doğrularım vardı ki benim.Şimdi her şey yalan oldu..seni içime gömdüm..acılarım kaldı bir de BEN |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
![]() |
Acıların Efendisi Koydum Adımı
Acıların efendisi koydum adımı Zaten başkası olamaz Doğduğumda içten ağlamışım İsyanım sana der gibi feleğe. Acıların efendisi koydum adımı Zaten başkası olamaz Gözlerimizin buluştuğu ana lanet Yüreğime batan bir hançer oldu. Hiç severken acı çekilirmi? Mutluluğun adı sevda iken Hiç ölüm istermi insan Sevdiğiyle aynı havayı solurken. Benim isyanım insanlara Dostum dediğim nankörlere Yüzüme gülüp sırtımdan vuranlara Kendini insan sanan varlıklara. Yenildim biriken dertlere Boğuldum sevda denizinde Sevdam kurtaramadı Hüzün bulutlarına haber saldım. Gidiyorum... Acıların GünüAcıların günü çoktan başladı Ve ben Puslu bir havanın kanlı kucağında ![]() Tek bir kurşunla şafağa nişan alıyorum ![]() Tüm isyanların namlusuna... Acıların KıyısındaÇocuk düşlerimizle bir dünya kurmuştuk Yüreğimizi çevirmiştik güneşe acıların kıyısında oturmuştuk karanlıklar sürdü bizi ateşe Yapraksızdık güz mevsimiydivurdular türkümüzü kırdılar sesimiziDalgakıran dönemiydi Koyaklar unutmadı adresimizi Sevdasız aşksız kalmıştık umuttu dağların ardı hep büyük hülyalara dalmıştık yanımızda yiğitler vardı Acılarına Kefen Giydirdim Dal dal kuruduğuma aldırma... Sen Islak gözbebeklerime bakıp ağlama... Sen Gözlerinde yaşamaya yemin ettim Acılarına kefenin beyazını giydirdim Yanan dudaklarına ıslak bulutları değdirdim Yaz ortasında üşürsem kederlenme .sen Kaldırımda dizlerimin üzerine yığılırsam üzülme..sen Gözlerinde nefes almaya yemin ettim Gülüşlerini yarınlarımda umut bildim Karanlık geceye bir kalemde gözlerini çizdim Kahverengi gözlerini bulundurmasın acıyla keder Yüreğine baharın esintilerini doldursun kader Sensiz gökkuşağını kelebeklerin sırtına giydirdim Bir gülüşünle ömrüme " ömürler" ekledim Toprağında dört mevsim çiçekler filizlensin Gözbebeğinden al yanağına hiç gözyaşı süzülmesin Gözlerinle hayata umutla bakmaya yemin ettim. Acılı Gecenin BitimindeYaşadığımı işitmek istiyorum Bir ses uzaktan yakından ya da içimden Düşen yaprak örneğin Kağıt hışırtısı olsun Ya da eski tahtaları içten kemiren bir kurdun çıtırtısı Bir inilti derinden Damlayan su Bir elektrik düğmesi çıt diye Çok uzaklardan yankılanan duyulur duyulmaz İçimdeki mağaralarda besler büyütürüm Her ne olursa olsun bir ses Yeter ki bana ispat etsin yaşadığımı Yaşadığımı görmek istiyorum Bir ışık uzaktan yakından ya da içimden Sesindeki pırıltıya Gözündeki ışıltıya benzer Bir kibrit çakımı Bir yanıp sönse yeter Sabahın yağan toz mavisi göğsünde çıplak Ya da gün batımı pembesi dudak Bir yıldırım hızında çizilsin Bir şimşekçe yazılsın karanlığım Bir fener ki uzaklığı bilinmeyen Bir yıldız parlayıp sönen Dişlerinin aydınlığını İçimdeki mağaralarda besler büyütürüm Her ne olursa olsun bir ışık AcımSaat geceyi yarıladı Odam ay ışığı loşluğun da Ne hayal ettiysem uzak kalıyor yıldızlar gibiÖzlemler İçimi delik deşik ediyor Yalnızlığın korkunç yüzü ürkütüyor beni Birden karanlık çöküyor Hersey koyulaşıyor Çıkmaz bir sokakta buluyorum kendimi Köreliyor gözlerim Ellerim kelepçede Uzanıpta yakalayamıyorum hiçbir aydınlığı Gozbebeklerimden yeni yeni hüzünler doğuyor Arkam da yüreğime çapa vuranlar Ve pis bunaltısı ellerime yapışan insan kokularınınBir de yanım da golgem gibi beni terketmeyen puslu kaderim Öyle çaresizim ki Haykırsam duyanım yok Belirsiz seslenişlerin arkasından koşuyorum ..koşuyorum koşuyorum tutunamıyorum Diz boyu balçık her yanım Ben hep kendimle döğüşüyorum Sonun da kendime yenilip teslim oluyorum Oysa ne kadar yitikmişim hayata Bunu şimdi daha iyi anlıyorum Alın goturun beni Çekin ***ürün kurtarınGözlerimi irdeleyen uçurum manzarası Şakaklarımı öpen ruzgarın ılık nefesi Mujdeliyor bana umarsızca ölümü Alın ***ürün çekin beni bendenYoksa boylu boyuna yıkılacağım Yoksa ölümün kırmızılığı ezecek beni.. |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
![]() |
Acımasız Gerçekler
Yine seni durmadan düşündüğüm bir gündü Düşünmediğim bir an bile yoktu aslında Acaba kavuşabilirmiyim diye düşünüyordum Çok ama çok geçti biliyordum Ben yinede durmadan düşünüyordum Bir çözümü olmalıydı sana kavuşmanın Fakat bir çözümünü bulamıyordum Olumsuzluklara rağmen tek dayanağım sendin Aynı gün ilerleyen saatlerin birinde Senden bir haber duydum ve yıkıldım Düğünün varmış davet ediyorsun Yetmezmiş gibi beni yok sayıyordun Anladım ki meğer ben hiç olmamışım Sende bir yer bulamamışım O kadar rahat davrandın ki Ben hayatında hiç olmamışım gibi Sensizliğin ateşi bağrıma kadar işlemişken Hayatım alt üst olmuşken Yaşadığımı bile hiç hissetmezken Hayatından şimdi mutlumusun Ben umutluydum senden Umutla yaşanmıyormuş bu hayatta Sayende iyice kazıdım beynime Ne söylediysem inanmadın İnat edercesine gülüp geçtin Sana kaç kez geldim Bir kez olsun bile ağzını açmadın Meğer sen hiç gelmemişsin ki bana Umudum sevdiğim değilsin artık Ben de seni hayatıma karşıma Çıkmamış tanımamış sayıyorum Ne çok yanılmışım meğer Boşu boşuna güvenmişim sana İstediğin olduğu artık sonunda Öldürdün beni Kına yak. BabaBir çınar dı karşımdaydı Baktım yıkılıyor Uzandım tuttum Düşüyordu Bir şey yapamadım kucağımdaydı sıcaktı Kuş oldu kanatlandı Kayboldu Bir şey yapamadım Bakakaldım ağladım Dağ dı yok oldu Soğumuştu Babamdı Baba Benle evlat sevgisine tattın Benle birlikte bir daha doğdun O minik kalbim attıkça Senin kalbinde benim kadar atıyordu Hasta olunca geceler başımda beklerdin Gizlice her gece gelip beni öperdin Ama yıllar geçti bugün ben evleniyorum Senin o biricik o küçük kızın evleniyor Meğer senden ayrılmak ne kadar zormuş İçimden bir fırtına kopuyor Ben gidiyorum baba Hakkını helal et Kızın evleniyor bugün. Baba Benle evlat sevgisine tattın Benle birlikte bir daha doğdun O minik kalbim attıkça Senin kalbinde benim kadar atıyordu Hasta olunca geceler başımda beklerdin Gizlice her gece gelip beni öperdin Ama yıllar geçti bugün ben evleniyorum Senin o biricik o küçük kızın evleniyor Meğer senden ayrılmak ne kadar zormuş İçimden bir fırtına kopuyor Ben gidiyorum baba Hakkını helal et Kızın evleniyor bugün. Babakale’de Bir Çeşmeyim! Babakale’de bir çeşmeyim Unuttum bir asır mı Yoksa daha mı fazla yaşım Yalçın kayalıklardan söküldü Taşındı örüldü taşımKaç alın teri döküldü kucağıma Kaç bin dile değdi suyum Kurda kuşa yem oldum Yerliyi yabancıyı yudum Genç kızların sinesine benzer Çıktığım geldiğim kuyumEvine ekmek taşıyan Okulundan gelen çocuk Parasını denizde bulan balıkçı Ağlara takılan balık Yerlisi yabancısı Dostu düşmanı doyurdu soğuk suyumKaç zamandır kimse gelmez başıma Yıllar oldu kurudu suyum Yine içimde umut Beklerim tek başıma liman önünde Belki bir gün Bir başka sevgilinin koynunda olurum... Babakale’nin dağlarında bir türküyüm Rüzgarla birlikte anılır adım Her yürekte doğarım mutlaka Kah ana olurum kah çocukBazen de bir sevdalıya tercüman olurum Hiç bitmeyen rüzgar olurum Limana savrulan dalga olurum Sevda olurum Ümit olurum Hasret olur vuslat olurumHerkesin dilinde bülbül olurum Bazen gelin alayı Tepsi tepsi pirinç böreği Davul olurum zurna olurumNefes olurum Bazen bir yudum rakı olurum... Sırtımı vermişim dağına Bir yanım zeytin kokusu Bir yanım çam korusu Tepelerden aşağı Ev olurum iş olurum aş olurumEllerim liman olur Sarıp sarmalarım mavilikleri Karşıda Midilli olurum Burada ben olurum Orada sen olurum Arada kardeş olurum Bir yanım sirtaki oynar Dağlarda efe olurum Her yanı türkü dokurum.... Cunda ile Ayvalık arası Sabahta güneş olurum Yeni bir gün olurum Ümit olurum Isıtırım hasretlik çekenleri Sevda olurum Yedi iklime can olurum Toprağa arkadaş olurum Ağaca dal olurum Zeytin olurum yağ olurumBuğday olur un olurumSebze olurum ekmek olurum aş olurumYerde karınca olurum Sen olurum ben olurum....Akliman’da kum olurum Sarı olurum beyaz olurum bal olurumDenizde dalga olurum Tuz olurum Balık olurum derya olurumTeknelere sevdalı olurum Ağ olurum umut olurumDüğün olur çeyiz olurumGenç olurum yaşlı olurumÖnce de insan olurum Mavi olurum yeşil olurumSu olur taş olurumEt olur süt olur hayat olurumTüy olurum tel olurumYel olurum.... Kaz dağında selvi olurum Hava olurum taş olurumRenklerden renk olurum Kanat olur kuş olurumPamuk pamuk bulut olurum Şimşek olurum kar olurumGökteki yıldız olurum Ondördünde ay olurum Akdeniz olurum Karadeniz olurum Ayancık Sinop olurumAnadolu Rumeli Türkiye olurumAl olurum bayrak olurumBen olurum..... |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
![]() |
Babalar Günü
Bugün yine babalar günü Baba hiç görmedi ki güldüğünü Bir gün duyarsınız öldüğünü İşte o zaman olur babalar günü Senede bir gün anmak yetmiyor Nesil böyle gelmiş böyle gidiyor Bayramlarda bile elini öpmüyor Sen bunamı diyorsun babalar günü Bir gün onlarda baba olacak Babanın önemini anlayacak Babasını arasada bulamayacak Onlar için olacak kıyamet günü. Babam Uzaklarda da olsa insanın sevdikleri Ona yüreği kadar yakındır Gülüp oynasa bile ara sıra Acısı hep içinde saklıdır. İnsanın sevdiği uzaklardaysa Bir fırsatını bulur ona gelir Öper-okşar ellerini Dizlerine kapanır Bir kez görmek Bir kez sarılıvermek ellerine Ona teselli verir. Şimdi öyle uzaklardasın ki Ne bir yol var sana ulaşan Ne mektup ne telefon. Gemiler yol almaz o denizlerde Uçakların kanatları yetmez Kuşlar bile bilmez bu yolu Gül kokuları erişemez. Seninle aramızda Şimdi uçsuz-bucaksız sonsuz. Yalnızca seni bana getiren İçimde duyduğum Beni yoktan var eden sevgin. Her geçen gün Sevgilerle örülür hasretin!... Bağdat Türküsü Hastahane koridorlarında ağlayan Ve yeni solmuş bir gülün adıdır; zeynep ![]() Karanlığa inat binlerce yıldızların ![]() Bağdat’a doğan gecenin adıdır; zeynep.. Yıkılmış kentlerin dili yoktur bilirim…Sevgiyle harmanlanmış dostluklar nerede! Martın yirmisinde denize hüzün akar ![]() Mavinin türküsünü söyleyenler nerede! Necef’te basra’da yaraları kim sarar..Anlaşılan medeniyet tarihte kalmış.. Dünyaca şanlı iki zalimin elinden ![]() Muharrem ayı şu ırak’a haram oldu ![]() Yüreklerde acılar şimdi çok derinden ![]() Şehirlerde talan minik eller kan oldu![]() Mazlumlarda ah mazlumlarda şimdi figan…Yaralı bağdat; bir kralın sürgün evi..! Dünya tarihi on dört asırdan bu yana ![]() Dini bir milletleri hiç ayrı görmedi![]() En içli güfteler bağdat’lı analarda: “Gidip gelmeyecek dönüp görmeyecekler…! ”Zeynep sabah olmasını beklemektedir![]() En hüzünlü dualar da gece dökülür… Maveradan melekler gülümsemektedir ![]() Ve soysuz bir saltanat tarihe gömülür ![]() Zalime sürgün mazluma bir cihan düşer…Sokak başlarında koşan sonra da gülen ![]() Ve hiç solmayan bir gülün adıdır; zeynep.. En karanlık gecenin sabahına doğan ![]() Üstümüzdeki güneşin adıdır; zeynep ![]() Bir notanın son durağıdır; zeynep zeynep…Savaşlara ceza verebilseydim eğer ![]() Ebediyen mutluluğa mahkum ederdim. BağdatBağdat duman olmuş tüter Bombalarla kan içinde Yarim asker olmuş gider Amerikanın emrinde Vatan millet dedik durduk Ülkemizin her yerinde Bu günlerde asker olduk Zalim düşmanlar önünde Ruhumuz kararıp coştu Anaların hür gönlünde Komşu bizlerle buluştu Düşman askeri önünde |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
![]() |
Bağırmak İstiyorum
Sokulmak istiyorum kollarına Bir gitar sesi ile Gecenin karanlığında Boşalan ellerimin teri soğumadan Beni bırakma diye Bağırmak istiyorum. Koşmak istiyorum şehrin sokaklarında Ansızın durup gözü yaşlı Vitrin camlarından yıldızlara bakıp Bağırmak istiyorum. Sıyrılmak istiyorum Kalabalığında şehrin Beni terk edip gittin ya Hayatımda ilk defa Yorganıma sarılarak Defolun diye. Düşlerime bağırmak istiyorum BağışlaYa zamanından çok erken gelirim Dünyaya geldiğim gibi Ya zamanından çok geç Seni bu yaşta sevdiğim gibi Mutluluğa hep geç kalırım Hep erken giderim mutsuzluğa Ya her şey bitmiştir çoktan Ya hiçbir şey başlamamış Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın Ölüme erken sevgiye geç Yine gecikmişim bağışla sevgilim Seviye on kala ölüme beş BağlıBeni öyle bir yalana inandır ki ![]() Ömrümce sürsün doğruluğu |
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
![]() |
BahaneArama hayatın cilvesinde bahane.
Benim gönlüm serseri ise sana ne. Ben gezerim meyhane birane ![]() Sen bilmezsin serserilik ne şahane. Aldanırlar bize o gözle bakanlar ![]() Bizlerizdir bu alemde en mutlu olanlar. Belki bir gün karşılaşırız? Sen efendi kocanın kollarında ![]() Bense sersefilim hala. BahaneEsti geçti bende kavak yelleri Esiyor hala senin başın da Özlemin sensizliğe boğuldu Gönlüm deniz gönlüm yayla Ne sen bana sevdalı Ne de ben sana deli divane Avuttuk kendimizi İşte hepsi bu hepsi bahane |
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
![]() |
BaharNe olduğu belirsiz bir bahar kendini gösteriyor yine utanarak... ve ben bildiğim bütün duaları okuyarak kaçıyorum baharın aşk sarhoşluğundan. göğüslerinden süt damlıyor çiçeklerin ![]() sevdaya kesiyor mevsim. ağaçların ıslak saçları ele veriyor mevsimin şehvetini kadın kokuyor toprak. sipariş vermeden usulca kapıyı çalıyor aşk. AÇIK DİLEKÇE (15439 Hit) Görmediğim bir bambaşka durum var Sizin şehrin kızlarında savcı bey Yaklaşanı ta yürekten vururlar Kan kokuyor gözlerinde savcı bey Gayeleri gönül kırmak dal gibi Bakışları çifte favül bal gibi Ülkeler fethetmiş bir kral gibi Gurur dolu pozlarında savcı bey Kaş yaparken göz çıkarır elleri; Çok silahtan tesirlidir dilleri Hayret ettim bir tuhaf ki halleri Poyraz eser yüzlerinde savcı bey Derviş olup çıktım tığsız tebersiz İlk görüşte avladılar habersiz Pişirdiler beni tuzsuz bibersiz Kebap oldum közlerinde savcı bey Bölüştüler gönlüm ile aklımı Davacıyım ara benim hakkımı... Bir yol göster haklı mıyım haksız mı? Yorulmayım izlerinde savcı bey ALIŞKANLIK (8776 Hit) Bu kirli düzenin düzenbazları Azrail'e rüşvet vermeyi dener Ölünce dünyanın en kurnazları Torpille cennete girmeyi dener ANADOLU GEZİSİ (6209 Hit) -1- Ter kokuyordu Çukurova tarlaları Irgat Türküleri duyuluyordu uzaktan Ekin biçiyordu yalınayak köy kızları Elleri kabarıyordu oraktan. Gökbelen dağlarına yağmur yağıyordu; Yetimler mahallesinde bir çocuk ağlıyordu -2- Kan kokuyordu doğunun çimenli yayları; Silah sesleri geliyordu Şırnak'tan. Oğulsuz koymuşlardı ak saçlı anaları; Tütünler tedirgin olmuştu ocaktan. Cilo dağlarında kamalaklar üşüyordu; Garipler köyünde bir gelin düşünüyordu -3- Yosun kokuyordu Karadeniz'in mavnaları; Yırtık havalar döküyordu parmaktan. Bıçak gibi bir soğuk biçiyordu baharı; Dal boylu gençler gidiyordu bıçaktan. Ilgaz dağlarında kurtlar uluyordu. Bekarlar kahvesinde bir adam uyuyordu. -4- Şehvet kokuyordu Ege'nin bereketli ovaları; Taze bedenler soyuluyordu ahlaktan. Tedirgin etmişlerdi bizim havaları; Yadırgı seleri geliyor plaktan. Çatalkaya dağında kartallar dönüyordu; Bir nesil yaşıyor bir tarih ölüyordu.AYIP (9534 Hit) Kara gözlüm bu ayrılık yetişir İki gözüm pınar oldu gel gayrı. Elim değse akan sular tutuşur İçim dışım yanar oldu gel gayrı. Ayların sırtında yıllar taşındı Sanma ki garibi eller düşündü. Bebekler evlendi yollar aşındı Kozalaklar çınar oldu gel gayrı. Hesap et sen gurbet ile Otuz ay tutuldu kolay mı dile? Hapisler sürgünler esirler bile Sılasına döner oldu gel gayrı. Gönlüm sende gözüm yollarda durdu Saat isyan etti takvim kudurdu. Hasret hançerini bağrıma vurdu yüreciğim kanar oldu gel gayrı. Emeği boşadır yuvasız kuşun... Nerdeyse toprağa değecek başın. Beni düşünmezsen kendini düşün Herkes seni kınar oldu gel gayrı. AYNALARIN ÖTESİ (12899 Hit) Her ne kusur varsa geçen zamanda; Suçsuzdur aynalar ela gözlü yarMecnunlar Mevla'yı bulursa canda ![]() El olur Leylalar ela gözlü yar Güzel açar güzelliğin sergisin Gün ağartır kara saçın örgüsün... Muhabbet faslında ölüm türküsün Kim söyler kim çalar ela gözlü yarEstikçe iş çıkar işin içinde; Gençliğin hasret yer sevda göçünde Bilmez misin dört mevsimin üçündeKar olur yaylalar ela gözlü yarAlı al yeşili yeşilde ara;Ahirete gider kalbdeki yara... Ne yapsan bir daha çıkmaz dallara ![]() Dökülen ayvalar ela gözlü yar Vakit dolar nakit biter kasanda...Sevda bir kitaptır gönül masanda; Okusan da olur okumasan da...Kapanır sayfalar ela gözlü yar AYNANIN İKİ YÜZÜ (5581 Hit) Bir zirvede habire şiştikçe şişene bak Bir tabanda her adım yıkılıp düşene bak Bir ülke yansa bile yan gelip yatanlara Bir yangın söndürmeye çarıksız koşana bak. AYRILIK HAVASI (7759 Hit) Ben nefret eyledim sizin gerçekten Yalanı severim yalanı gayrı Tiksindim bülbülden gülden çiçekten Yılanı severim yılanı gayrı Yıllarca boş yere canımı sıktım Nihayet yol buldum çığırdan çıktım Beyden efendiden sayından bıktım Ulanı severim ulanı gayrı Sapıtmış bu diye beni yeriniz Hakkımda bin türlü hüküm veriniz Omuzumda yüktür dirileriniz Öleni severim öleni gayrı BALABANIM (5495 Hit) Geldi gönderdiğin şiirden mektup Arada bir böyle yaz Balaban'ım Zaman siciminin ucundan tutup Bazen bağla bazen çöz Balaban'ım Fikir gölü derinleşir girdikçe Dostluk gülü gümrah açar derdikçe Sıhhat zaman mekan imkan verdikçe Cevapsız bırakmam söz Balaban'ım Ahval-i aleme kafayı takma Allah Kerim sabrı elden bırakma İlmi düstur eyle imanı sakla Gayrisi savrulan toz Balaban'ım Huzur içte gerek kabukta değil Vuslat acelede çabukta değil Akıl da baştadır topukta değil Çile yemekteki tuz Balaban'ım Ahlakı töreyi kenara atan Dine 'Afyon' diyen vatanı satan Müslüman olamaz Türk değil zaten Dayanmaz görmeye göz Balaban'ım Demişler ya 'Kuvvet birlikten doğar' Kar yağmur zamanı gelince yağar Nasihatım o ki dinlersen eğer İşaret 'ben' değil 'Biz' Balaban'ım Çevremizi saran türlü ihanet Gün geçtikçe görünüyor daha net Başlangıçta bilmek değil kehanet Bağrımıza girmiş köz Balaban'ım Zaman geldi esir olduk maddeye Zaman geldi hasır olduk caddeye Zaman geldi küsur olduk şetteye Daha bunlar bize az Balaban'ım Dört yanımı gurbet yazmış kaderim Dosttan mektup gelir biter kederim Gözlerinden öper selam ederim Aydınlık günlerde gez Balaban'ım Daha Ne Kadar Sürecek Bu Kaçışlaryine nazlarda yine kaçışlardasın kaç bakalım daha ne kadar sürecek bu kaçışlar... ne zaman sussam ve ne zaman kötü olsam sanki hiç sevmiyormuş gibi sanki tanımadığın biriymişim gibi umursamaz ve rahat tavrınla deli edercesine beni kaç bakalım daha ne kadar sürecek bu kaçışlar... oysa ben kararımı vermişken tam gidecekken gitme diyen sen sensiz ne ederim diyen sonra yine kaçıp giden kaç bakalım daha ne kadar sürecek bu kaçışlar... sarsa bedenimi kordan geceler titretse ruhumu eritse düşüncelerduymasam sesini kahrolsam çıldırsam alamasam senden bir haber kaçma artık yeter kaçtıkça herşey biter sus ağlama bağırma öylehem kızmada gitmem gerekiyor bakma yüzüme öyle sadece sus bu bana yeterbir kelime bile konuşma ne sesin duymak isterim ne görmek yüzünü sakın ümitlenme artık dönmem geri yasta tutma arkamdan tek bildiğin şeyi yap yine hadi kaç sen kaçtıkça yürek dolusu sevgiler uğruna serilmiş ömürler bir bir kaçıp giderler kalplerinde sana yer verdiler hani şimdi nerdeler diye sorma sakın şimdi onlar çok uzaktalar geride bir sen birde vicdanını bırakarak kaçıp gittiler hadi şimdide kaç göreyim seni hadi kaç ey sevgili vicdanından da kaç göreyim seni dememişmiydim sana daha ne kadar sürecek bu kaçışlar Daha Ne Kadar Sürecek Bu Kaçışlaryine nazlarda yine ka |