Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Yaşam ve Eğlence > İslam ve Din Bölümü > Sahih Hadisler
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Sahih Hadisler Sahih Hadislerin Paylaşım Alanı


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 14-05-2009, 21:17   #1 (permalink)
 
ş!r!n£ - ait Avatar
ş!r!n£ - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Hazret-i Fatıma-tüz-Zehra

Hazret-i Fatıma (radıyallahü teâlâ anha) Peygamber efendimizin Hazret-i Hatice validemizden olan en küçük ve en sevgili kızıdır. Hazret-i Ali’nin zevcesi ve Hazret-i Ömer’in kayınvalidesidir.

Aklı zekası güzelliği zühdü ve takvası pek fazla idi. Yüzü pek beyaz ve parlak olduğundan Zehra denildi. Zühd ve dünyadan kesilmekte en ileri olduğu için Betül yani çok temiz demişlerdir. Betül erkeklerden çekinen ibadete düşkün namuslu ve çok temiz kadın demektir.

Resulullah efendimizin vefatından sonra güldüğü hiç görülmedi. Altı ay daha yaşayıp Ramazan-ı şerifin üçüncü günü Medine-i münevverede vefat etti.

Peygamber efendimiz Hazret-i Fatıma’yı çok severdi. Âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerle metholundu. Peygamber efendimiz onu 15 yaşındayken Allahü teâlânın emriyle Hazret-i Ali ile evlendirdi.
Hazret-i Fatıma’nın kardeşlerinin çocuğu olmadı olanı da küçük iken vefat etti. Resulullahın soyu yalnız Fatıma validemizden hasıl oldu. Hazret-i Fatıma’nın; Hasan Hüseyin Muhsin adında üç oğlu ile Ümmi Gülsüm ve Zeyneb adında iki kızı oldu. Muhsin küçük yaşta vefat etti. Ümmi Gülsüm Hazret-i Ömer ile evlendi.

Hazret-i Fatıma ehl-i beytin gözbebeğidir. Peygamber efendimiz aleyhisselam buyurdu ki:
(Fatıma benden bir parçadır. Onu inciten beni incitmiş olur.) [Hakim]

(Hatice dönemindeki kadınların en iyisidir. Meryem dönemindeki kadınların en iyisidir. Fatıma dönemindeki kadınların en iyisidir.)
[Taberani Bezzar]

(Bir melek geldi. Hasan ve Hüseynin Cennet gençlerinin seyyidi Fatıma’nın da Cennet kadınlarının seyyidesi olduğunu müjdeledi.)
[İ. Asakir]

(Fatıma İmran kızı Meryem Firavunun ailesi Âsiye ve Hüveylid kızı Hatice’den sonra bütün kadınların seyyidesidir.)
[İbni Ebi Şeybe]

(Fatıma Cennet hatunlarının üstünü Hasan ve Hüseyin de Cennet gençlerinin yüksekleridir.) [Tirmizi]

(Allahü teâlâ Fatıma ve nesline Cehennemi haram kıldı.)
[Hakim Taberani]

(Ya Fatıma Allahü teâlâ senin gazabın için gazap eder senin rızan için razı olur.)
[Hakim]

(Fatıma’yı Ali’den daha çok severim Ali bana Fatıma’dan daha çok kıymetlidir.)
[Hakim]

(Kızım Fatıma’nın adı “Allah onu ve sevenlerini Cehennemden korur” manasındadır.)
[Deylemi]

Resulullaha en çok kimi seviyorsun denilince (Âişe’yi) buyurdu. Erkeklerden kimi diye sorulunca (Âişe’nin babasını) buyurdu. (Buhari)

Hazret-i Âişe
’ye sordular ki Resulullah kadınlardan en çok kimi severdi? Fatıma’yı severdi dedi.
Erkeklerden en çok kimi severdi dediler. Fatıma’nın zevcini [Hazret-i Ali’yi] buyurdu.

Bundan anlaşılıyor ki zevceleri arasında Hazret-i Âişe’yi çocukları arasında Hazret-i Fatıma’yı Ehl-i beyti arasında Hazret-i Ali’yi Eshabı arasında ise Hazret-i Ebu Bekir’i en çok severdi .

Hazret-i Ali ile Hazret-i Fatıma’nın evlenmeleri
Fatıma-tüz-Zehra küçük yaşta iken Hatice validemiz vefat etti. Resulullah efendimiz onu büluğ çağına kadar kendi yanında bakıp terbiye etti. Evlenme vakti geldiğinde hatır-ı şeriflerine geldi ki annesi hayatta olsa idi onun çeyizini hazırlardı.

Derhal Cebrail aleyhisselam gelip dedi ki:
(Ya Resulallah Allahü teâlâ buyurur ki Habibime selam söyle hiç merak etmesin! Ben Fatıma’nın bütün ihtiyaçlarını karşılar ve elbiselerini Cennet elbiselerinden yapıp yakında sadık ve muvahhid ve has kuluma veririm.) Resulullah Cebrail aleyhisselamdan bu müjdeyi işitince şükür secdesi yaptı.

Cebrail aleyhisselam ayrılıp bir süre sonra üstü altın boğça ile örtülmüş elinde bir altın sini ile geri döndü. Tazim için bin Kerubiyan meleği de yanında. Arkasında Mikail aleyhisselam ve İsrafil aleyhisselam ve Azrail aleyhisselamın yine ellerinde altın boğça ile örtülmüş birer altın sini biner melek ile gelmiş oldukları görüldü. Bu melekler getirip sinileri Server-i kâinat hazretlerinin huzurlarına arz eylediler. Resulullah bunları görünce (Ya kardeşim Cebrail! Allahü teâlânın emr-i şerifi nedir bu siniler ile ne emreder?) buyurdu.

Cebrail aleyhisselam dedi ki:
(Ya Resulallah! Allahü teâlâ sana selam eder ve buyurur ki ben Habibimin kızı Fatıma’yı Ali’ye verdim. Arş-ı Uzmada nikah ettim. Habibim de Eshab arasında nikah eylesin. Sinilerin birinde Cennet elbiseleri vardır. Diğer sinilerde Cennet yiyecekleri vardır. Eshabına ziyafet versin.)
Resulullah bu müjdeyi işitince tekrar şükür secdesi yaptı. Sonra Cebrail aleyhisselama dedi ki:
(Ya kardeşim Cebrail! Dilerim ki nikahın nasıl yapıldığını aynen açıklayasın.)

Cebrail aleyhisselam dedi ki:
(Ya Resulallah! Allahü teâlâ emretti ki Cennet kapıları açılsın ve Cenneti süslesinler. Cehennem kapılarını da kapatsınlar. Yedi kat gökte ve yerde ne kadar Kerubiyan mukarrabin ve ruhaniyyan var ise Arş-ı azimin gölgesinde Tuba ağacı altında toplansınlar. Allahü teâlânın emri yerine geldi. Yine Allahü teâlânın emriyle melekler üzerine tatlı bir rüzgar esti ki vasfı anlatılamaz. O tatlı rüzgar Cennet ağaçlarının üzerine eser. Cennet ağaçlarının yapraklarının birbirine dokunması ile hoş bir seda hasıl olur ki dinleyenlerin akılları başlarından gider. Ondan sonra gönül kuşlarına emreyledi ki nağmeye başladılar. Ya Habiballah! Allahü teâlâ buyurdu ki ya Cebrail sen aslanım Ali’nin vekili ol. Ben de Fatıma’nın vekili olayım. Ya Meleklerim siz de şahid olunuz. Fatıma’yı helalliğe Ali’ye verdim. Ya Cebrail sen de vekaletin hasebiyle Ali için kabul eyle. Orada nikah oldu. Sana da emrolundu ki burada da Sahabe-i güzini toplayıp nikah yapasın.)

Resulullah bunun üzerine tekrar şükür secdesi yaptı. Eshab-ı kiramın toplanmasını emretti. Sonra Cebraile dedi ki:
(Ya Cebrail! Kızım Fatıma benim hatırımı kırmaz. Bu Cennet elbiselerini dünyada giymeye değmez. Geriye Cennete götürünüz!)
Sahabe-i kiram toplandı. Dörtyüz akçe ile nikah eylediler.

Durumu Hazret-i Fatıma’ya müjdelediler. Hazret-i Fatıma razı olmadı. Cebrail tekrar geldi. Ya Resulallah Allahü teâlâ buyurdu ki; Fatıma dörtyüz akçe ile nikaha razı olmaz ise dörtbin akçe olsun. Bunu Fatıma’ya söylediler. Yine razı olmadı. Geri Cebrail gelip dörtbin altın emrolundu dedi. Fatıma yine razı olmadı. Ya Resulallah! Allahü teâlâ bizzat Fatıma’ya varıp muradı ne ise sormanı emretti.

Resulullah Fatıma’nın yanına varıp muradını sorduğunda Fatıma dedi ki:
Babacığım muradım şudur ki sen mahşer meydanında müminlerin günahkârlarından nicelerine şefaat edip Cennete koyarsın. Ben de onların hatunlarına şefaat edip Cennete koyayım.

Resulullah çıkıp Fatıma’nın muradını söyledi. Cebrail aleyhisselam oradan ayrıldı. Geri nüzul edip [inip] dedi ki:
Ya Resulallah! Allahü teâlâ Fatıma’nın muradını kabul edip (O da ruzi cezada [mahşer meydanında kıyamet gününde] şefaatcı olsun) buyurdu. Resulullah Fatıma’ya muradının kabul olup şefaat edeceğini kendisine iletti.

Fatıma babacığım dedi senin şefaat edeceğine huccet [delil] kelam-ı kadimde ve Furkan-ı azimde âyet-i kerimelerdir. Ya bana delil nedir? Resulullah ey ciğerparem muradını arz edeyim buyurdu. Çıkıp Cebrail aleyhisselama Fatıma’nın muradını söyledi. Cebrail aleyhisselam ayrılıp az sonra elinde bir beyaz ipekle geri döndü. Resulullahın huzurunda ak ipeği açıp içinden bir kağıt çıkardı. (Yevm-i cezada [kıyamet gününde] mümin hatunların asilerine kulum Fatıma’yı şefaatcı ettiğime bu hucceti yanında bulundursun.)

Resul-i ekrem o kağıdı geri ipeğe sarıp Fatıma’ya getirdi. Fatıma hucceti gördü. Kabul edip nikaha razı oldu. (M. Ç. Güzin)

Nübüvvet ağacının yemişi!
Resulullah efendimiz Hazret-i Ali’ye buyurdu ki:
-Ya Ali Allahü teâlâyı sever misin?
-Evet ya Resulallah

-Beni sever misin?
-Evet ya Resulallah

-Fatıma’yı sever misin?
-Evet ya Resulallah

-Hasan ve Hüseyini sever misin?
-Evet ya Resulallah

-Ya Ali! Bu kadar muhabbeti bir gönüle nasıl sığdırırsın!

Hazret-i Ali sükut etti eve geldi. Hazret-i Fatıma’ya olayı anlattı ve cevap veremediği için üzüldüğünü belirtti. Hazret-i Fatıma buyurdu ki; (Bunda üzülecek ne var! Allahü teâlâyı sevmek imandan ve akıldandır. Muhammed aleyhisselamı sevmek imandandır. Beni sevmek şehvetindendir. Hasan ve Hüseyni sevmek tabiatındandır.) Hazret-i Ali hemen Resulullahın huzuruna gelip bu cevabı söyledi. Resulullah buyurdu ki:
(Bu yemiş nübüvvet ağacının yemişidir!) [Yani ya Ali bu cevap senin değil Fatıma’nın cevabıdır.] (M. Ç. Güzin)

Su ile iftar edip su ile sahur yaptılar
Hazret-i Hasan ile Hüseyin çocukken hastalanmışlardı. Hazret-i Ali Hazret-i Fatıma ve hizmetçileri Fidda çocuklar iyi olunca üç gün oruç tutmayı adamışlardı. Çocuklar iyileşince oruç tutmaya başladılar. Birinci gün iftar için hazırladıkları yemekleri kapılarına gelen yetimlere vererek su ile oruçlarını açıp su ile sahur yapıp ikinci günü orucuna başladılar. Zira yetimlere verdiklerinden başka evde bir şey yoktu.

İkinci günü akşam iftar için hazırladıklarını yine o saatte kapıya gelip “Allah için bir şey verin!” diyen fakire verdiler. O gece de yine başka yiyecek olmadığı için su ile oruçlarını açıp su ile sahur yapıp üçüncü günü oruca başladılar.

O akşamda da kapılarına gelen esirleri boş çevirmemek için hazırladıkları iftarlıklarını bunlara verdiler. Bunun üzerine Allahü teâlâ şu mealdeki âyeti gönderdi:
(Bunlar adaklarını yerine getirdiler. Uzun ve sürekli olan kıyamet gününden korktukları için çok sevdikleri ve canlarının istedikleri yemeklerini miskin yetim ve esirlere verdiler. Biz bunları Allahü teâlânın rızası için yedirdik sizden karşılık olarak bir teşekkür bir şey beklemedik bir şey istemeyiz dediler. Bunun için cenab-ı Hak onlara şerâb-ı tahûr ihsan eyledi.) [İnsan 7-9-] (M. Ç. Güzin)

Bu Cennet yemeğidir
Hazret-i Osman Resulullaha ve eshabına ziyafet vermişti. [Hazret-i Osman Resulullah eve teşrif edene kadar adımlarını saymış her adımı için bir köle azat etmişti.] Hazret-i Ali o ziyafetten çıkıp eve geldi. Fatıma validemiz onu hüzünlü görüp (Ya Ali niçin hüzünlüsün?) diye sordu. Hazret-i Ali (Eğer bizim de dünyalığımız olsa idi Resulullahı evimize davet ederdik. Nitekim bugün Osman davet etti) dedi. Hazret-i Fatıma (Biz de davet edelim) deyince (ya Habibullahın kerimesi! Ne ile ikram edersin. Hangi yemeği yedirirsin!) dedi. Hazret-i Fatıma (O Habibullahtır. Ona Allahü teâlâ ikram eder ve yemek verir. Sen git sevgili babamı davet et) dedi.

Hazret-i Ali Resulullahın huzuruna varıp ya Resulallah! Kerimeniz Fatıma sizi davet eder. Resulullah (Ya Ali yalnız beni mi eshabımla beraber mi?) diye sordu. Hazret-i Ali eshab-ı kiram da beraber buyursunlar dedi.

Eshab-ı kiram ile beraber kalkıp Hazret-i Fatıma’nın evine geldiler. Hazret-i Fatıma (Ya Rabbi senin Habibin bugün miskin kulunun evine geldi. Sen onlara ikram eyle nimetler ver. Ben fakir onlara ikram etmeye ve nimet vermeye gücüm yetmez) diye dua etti.

Bir çömleği vardı. Ateş üzerine [ocağa] koydu. Allahü teâlâ kendi lütuf ve keremi ile o çömleği yemek ile doldurdu. Hazret-i Fatıma o yemeği Resulullahın huzur-u şeriflerine gönderdi. Resulullah ve eshab-ı güzin o yemekten yediler. Resulullah efendimiz buyurdu ki: (Bu yemek Cennet yemeğidir.)

Bunun üzerine Hazret-i Fatıma odaya girip secde etti ve (Ya Rabbi benim kölem yoktur ki azat edeyim. Velakin dilerim ki ümmet-i Muhammedin günahkârlarından bir miktarını Cehennem ateşinden azat eyleyesin) diye dua etti.

Hemen Cebrail aleyhisselam geldi. Dedi ki ya Resulallah! Fatıma günahkâr ümmet için münacât etti. Allahü teâlâ buyurdu ki:
(Habibime selam eyle ve de ki Fatıma’nın evine gelenlerin her bir adımına yüz er ve yüz kadın Cehennem azabından azat eyledim.) [M. Ç. Güzin]

Hazret-i Âişe validemiz (radıyallahü teâlâ anha) anlatır:
Bir gün Fatıma geldi. Resulullahın yanına oturdu ve gizli konuştular. Fatıma çok ağladı. Kızının çok ağladığını gören Resulullah bir daha gizli olarak bir şeyler söyledi. O zaman Fatıma güldü. Resulullah gidince Fatıma’dan gizli konuştuklarının ne olduğunu sordum. “Resulullahın sırrını ifşa edemem” dedi. Resulullah ahirete intikal edince tekrar sordum. O zaman dedi ki (İlk gizli konuşmamızda babam; “Cebrail aleyhisselam her sene bir kere Kur’an-ı kerimi benimle karşılıklı okurdu. Bu sene iki kere okudu. Bundan ecelimin yaklaştığı anlaşılır. Allahü teâlâdan sakın ve sabırlı ol!... Ben senin için güzel selefim” buyurdu. Onun için ağladım. Üzüldüğümü görünce ikinci defa gizli konuşmamızda (Ehl-i Beytimden bana en önce sen kavuşursun) buyurdu.

Resulullahın vefatından 6 ay sonra Hazret-i Fatıma vefat etti. (radıyallahü teâlâ anha) (M. Ç. Güzin)

Her mümine şefaat vardır

Sual: Peygamberimizin kızına (Ahirette sana gelecek azabı benim kurtarma yetkim yok) dediği bildiriliyor. Hazret-i Fâtıma Cennetlik değil midir?
CEVAP
Evet Cennetliktir. Resulullah efendimiz [Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Ücretsiz Üye Olmak İçin Tıklayın.] duasını okuyunca Eshab-ı kiram (Ya Resulallah sen de dönmekten korkuyor musun?) dediklerinde (Mekr-i ilahiden kurtulmak için kim bana teminat [güvence garanti] verebilir ki?) buyurdu. (Levh-il-mahfuz ve Ümm-ül-kitab risalesi)

Bu dua (Ey büyük Allahım! Kalbleri iyiden kötüye kötüden iyiye çeviren ancak sensin. Kalbimi dininde sabit kıl yani dininden döndürme ayırma!) demektir. Kendisi için böyle buyurunca hepsi Cennetlik olan Eshabı ve yakınları için de aynı şeyi söylemesi normal değil mi? Bu hadis-i şerif (Rabbimin lütfu olmadıkça ben kendi yakınlarıma da şefaat edemem ancak Rabbimin bana vereceği yetkiye dayanarak şefaat ederim) demektir. Bir âyet-i kerime meali:
(Allah’ın izni olmadan kim şefaat edebilir?) [Bekara 255]

Tek yetkilinin Allahü teâlâ olduğu bildiriliyor. Bir âyet-i kerime meali de şöyledir:
(Bütün şefaatler Allah’ın iznine bağlıdır.) [Zümer 44]

Peygamber efendimiz Allahü teâlâdan izin aldıktan sonra yakınlarına ve imanı olan herkese şefaat edecektir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(İmanla ölen herkese şefaat edeceğim.) [Buhari Müslim]
ş!r!n£ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiShare on Facebook
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Zehra - Barış Manço вy eянan Gitar 0 30-04-2009 00:49
Kurtarın Zehra bebeği bu canavarın elinden SтyL[є]´ Güncel Haberler 0 17-04-2009 16:07
Ve Recep Ve Zehra Ve Ayşe O'NEAL Tiyatro ,Sinema ve Konser 0 18-03-2009 23:14
Fatıma sultan'ın rüyası ø ÁρσŁŁση ø Dini Hikayeler 0 04-03-2009 13:18
Nice Senelere Zehra ( Hayal-i Ressam ) * ΛLISΛ * Çöp Forum 21 25-02-2009 10:13


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:20 .


Powered by vBulletin 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

TEKplatform.Com
UslanmaM MaxiCep izafet Web Hattı telefon tedavin