![]() |
|
|||||||
| Sahih Hadisler Sahih Hadislerin Paylaşım Alanı |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
Sual: (Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak
zındıklar hariç hepsi Cennete gider) hadisi ile (Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak bunlardan yalnız biri Cennete girecektir) hadisi birbirine zıt değil midir?CEVAP Zıt değildir. İkisi de aynı şeyi ifade etmektedir. Cennete gider demek doğrudan gider demek değildir ki. Cehennemde cezalarını çektikten sonra gidecek demektir. Ümmet kaç fırkaya ayrılırsa ayrılsın bid’ati küfür olmayan yani zerre kadar imanı olan elbette Cennete gidecektir. Bunun gibi açıklama gerektiren birçok hadis-i şerif vardır. Birkaç örnek verelim: (Din kardeşini ziyaret eden Cennettedir.) [Taberani] (Cömert Cennete gider.) [Ebuşşeyh] (Yatağa girince yüz kere "İhlas" okuyan Cennete girer.) [Tirmizi] Din kardeşini ziyaret etmekle cömert olmakla ve ihlas okumakla diğer günahlarının cezasını çekmeden Cennete mi gider? Açıklaması olması gerekir. Yani itikadı düzgün ise sevapları günahlarından çok ise yahut affa veya şefaate uğramışsa ancak o zaman din kardeşini ziyaret eden cömert olan ve yüz ihlas okuyan Cennete girer. Bir de iman şart. Ne kadar iyilik ederse etsin insanlığa ne hizmeti yaparsa yapsın hatta namaz kılsın Müslüman değilse Cennete giremez. İki hadis-i şerif meali şöyledir:(Cennete Müslüman olan girer.) [Buhari Müslim](Cebrail aleyhisselam Allah’a şirk [ortak] koşmadan ölen herkesin muhakkak Cennete gireceğini müjdeledi.) [Buhari]Bu iki hadis-i şerifi bile açıklamak gerekir. Her Müslüman doğrudan Cennete giremez. Günahlarının cezasını çektikten veya şefaate kavuştuktan sonra Cennete girer. Bu bakımdan Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında aklımıza ters gelen bir hadis-i şerif görünce bu uydurma demekten çok sakınmalı. Biz o hadisin uydurma olduğunu biliyoruz da o büyük âlimler bilemez mi? Onlardan öğrendiğimiz bilgilerle onları mı sorguya çekeceğiz? Bu fen bilgisi değil ki zamanla daha iyisi bulunmuş olsun. Muhaddis bir âlimin kitabındaki bir hadis-i şerife uydurma demek o âlimi cahillikle suçlamak olur.(Halktan bir şey istemeyeceğine söz verenin Cennete gireceğine kefilim.) [Nesai] (Çok günahkâr birisi günahlarının cezasını çekmeden veya şefaate kavuşmadan elbette Cennete giremez.) (Cennete temizler girer.) [Deylemi] (Bir kâfir de temiz olabilir imanı olmadan nasıl Cennete girer. Sonra her temiz olan Müslüman da doğrudan Cennete giremez.)(Kibirden de uzak olduğu halde ölen Cennete girer.) [Tirmizi] (Diyelim ki bir canide kibir yok ama her kötülük var bu adam doğrudan Cennete girebilir mi? Demek ki bunları açıklamak gerekir.)(İki kız evladına güzel muamele eden mutlaka Cennete girer.) [İbni Mace] (Bu kimse kibirli hain kul ve hak borçları varsa veya imanı yoksa nasıl Cennete girer?)(Kocası razı olduğu halde ölen kadın Cennete girer.) [Tirmizi] (Bir kadın her türlü melaneti yapsın sırf kocası razıdır diye doğrudan Cennete gidebilir mi? Burada kocaya itaatin önemi bildirilmektedir. Kocasını razı ederse diğer işleri kolaylaşır demektir.)İmam-ı Rabbani hazretleri (şartsız bildirilen bir hüküm şartlı olarak anlaşılır) buyuruyor. Mesela koyun eti yemek caizdir. Hüküm şartsız bildirilmiştir. Koyun eti caiz diye canlı bir koyunun bir budunu kesip yiyemeyiz. Ehl-i kitap hariç gayrı müslim keserse veya kendiliğinden ölürse leş olur yenmez. Besmelesiz kesilirse de yenmez. Bu anlaşılınca bid’at fırkaların hangi şartlar altında Cennete gideceği anlaşılır.Sual: Bazı hadislerde şu on kısım dokuzu şöyle deniyor. Bunlar kesinlik bildirir mi? Mesela (Haya on kısımdır. 9’u kadında biri erkektedir) hadisi de aynen böyle mi yoksa bir açıklaması var mı?CEVAP Genelde bu ifadeler çoğunluğu bildirir. İlla on olması gerekmez. Bu genel bir oranlamadır. Genelde kadın erkekten daha hayalıdır anlamındadır. Hayasız kadın olmaz veya kadından daha hayalı erkek olmaz anlamında değildir. Mesela Eshab-ı kiram Peygamber efendimiz için (Resulullahın hayası bâkire İslam kızlarının hayalarından daha çoktu) buyuruyorlar. Aşağıdaki hadis-i şeriflerde bilinenleri bu açıdan anlamak gerekir: (İbadet on kısımdır; dokuzu helal kazanmak biri de diğer ibadetlerdir.) [Beyheki] (İbadetlerin kabul olması için helal kazanmanın önemi bildiriliyor. Helal kazan da ibadet etmesen de olur denmiyor) (Haya on kısımdır; dokuzu kadında biri erkektedir.) [Deylemi] [Kadınların daha hayalı olduğu bildiriliyor kadın bozulunca ailenin cemiyetin bozulacağına işaret vardır.](İlim on kısımdır; dokuzu Ali’de biri diğer insanlardadır.) [Ebu Nuaym] (Hazret-i Ali’nin ilminin çok olduğu bildiriliyor.)(Hikmet [faydalı şeyler] on kısımdır. dokuzu uzlette biri susmaktadır.) [Beyheki](İnsanlardan uzak duran az konuşan insanın daha az günah işleyeceği bildiriliyor.)(Cimrilik on kısımdır; dokuzu Fars’ta biri de diğer insanlardır. Cömertlik ondur; dokuzu Sudan’da biri diğer insanlardadır. Kibir on kısımdır; dokuzu Rum’da biri diğer milletlerdedir.) [Hatib] (Cimriliğin Fars’ta cömertliğin Sudan’da kibrin ise Rum’da daha çok olduğu bildiriliyor.)(Rızkın dokuzu ticarette biri de hayvancılıktadır.) [İbni Sa’d] (Ticaretin önemi bildiriliyor. Bunların dışında da ticaret yolları yok demek değildir. Mesela çiftçilik terzilik marangozluk demircilik hizmetçilik v.s.)(Hayrın dokuzu Şam’da biri diğer ülkelerde. Şam da fesada uğrarsa sizde artık hayır kalmaz.) [Hatib] (Şam o zaman en uygun yerlerden imiş. Şimdi Şam da bozuldu Bağdat da...)Tefsir-i kebir’de diyor ki: Haset on kısımdır; bunların dokuzu din adamlarında bulunur. (Din adamlarının daha çok haset ettikleri bildiriliyor.) Dünya sıkıntıları on çeşittir; bunların dokuzu salihlerde bulunur. (Salihlere daha çok sıkıntı bela geleceği bildiriliyor.)Zillet on kısımdır; dokuzu Yahudilerdedir. (O devirde Yahudilerin zillet içinde yaşadıkları bildiriliyor.) Tevazu on kısımdır; dokuzu Nasara’dadır. (O devirde Hıristiyanların genelde alçakgönüllü oldukları bildiriliyor.) Şehvet on kısımdır; dokuzu kadında biri erkektedir. (Şehvetin kadında daha çok olduğu anlaşılıyor. Ama hayası da çok olduğu için birbirini dengeliyor. Kadın hayasızlaşınca denge bozulur.)Akıl on kısımdır; dokuzu erkekte biri kadındadır. (Erkeklerin genelde daha akıllı olduğu bildiriliyor. Bu her erkek her kadından akıllı demek değildir. Peygamber efendimiz (En akıllınız Allah’tan en çok korkan dinimizin emir ve yasaklarına en güzel şekilde riayet edendir) buyurdu. Bir başka hadis-i şerifte de buyuruldu ki:(En akıllınız ölümü çok hatırlayan ahiret için azık toplamakta acele edendir. Ölümü çok hatırlayan dünya ve ahiret saadetine kavuşur.) [Taberani]Kısacası sonsuz saadetini düşünen ve buna göre tedbirini alan daha akıllıdır. Müteşabih bir hadis Sual: Din kitaplarında (Musa aleyhisselam Azrail aleyhisselamın gözünü çıkardı) mealinde bir hadisten bahsediyorlar. Hem melekler nurani varlıklardır gözleri çıkmaz hem de melekler de Peygamberler de günah işlemez. Bu hadis hakkında âlimler neler bildirmiştir?CEVAP Evet Peygamberler de melekler de günah işlemezler. Sünen Nesai’de bu hadis-i şerifin müteşabih hadislerden olduğu bildiriliyor. Müteşabih görülen anlaşılan meşhur olan manayı vermeyip başka mana verilmesi gereken âyet ve hadis demektir. Yani bunların açık ve meşhur manalarını vermek akla ve dine uygun olmazsa meşhur olmayan mana vermek yani tevil etmek gerekir. Mesela bir âyette mealen Resulullah efendimize buyuruluyor ki:(Kanadını müminler için indir!) [Hicr 88] Resulullahın kanadı mı var? Bu bir deyim bir mecazdır. O halde bu âyetin anlamı şöyle olur:(Ey Habibim müminlere merhamet et şefkat göster onlara karşı tevazu sahibi ol!)Böyle âyet ve hadis çoktur. Yukarıdaki hadis-i şerif de böyle müteşabih bir hadistir. Türkçe’de de buna benzer deyimler vardır. Mesela (Ali Veli’nin gözünden düştü) denince gözüne çıkıp oradan aşağıya yuvarlandı demek değildir. Ali Veli’nin yanındaki itibarını kaybetti demektir.İmam-ı Nevevi Müslim şerhinde buyuruyor ki: (Musa aleyhisselam Azrail aleyhisselama münazarada üstün geldi) demektir. Mesela denir ki (Falan filanıngözünü çıkardı) demek delil ile onu yendi susturdu demektir. Bir hadis-i şerifte de Musa aleyhisselamın Âdem aleyhisselam ile münazara ettiği ve Âdem aleyhisselamın galip geldiği de bildiriliyor. Her milletin zamana ve kendine mahsus deyimleri vardır. Deyimlerin o günkü manalarını bilmeden suizan etmek doğru olmaz. Mesela eli kolu uzun Arapça’da cömert demek iken Türkçe’de hırsız demektir. İbrahim aleyhisselamın eli kolu uzundu denince hâşâ hırsız olduğu anlaşılmaz. Aksine çok cömert olduğu anlaşılır. Bir hadis okuyunca hemen görünüşe göre mana vermek yanlış olur. Âlimlerin açıklamasına bakmak gerekir. |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Hac ve Umre İle İlgili Yasaklar... | `EчŁüŁ | Çöp Forum | 1 | 31-03-2009 21:18 |
| İmam-ı Buhari Hayatı | TaDaGoPiE_ | Sahabeler | 0 | 31-03-2009 13:26 |
| İmam-ı Malik Hayatı | TaDaGoPiE_ | Sahabeler | 0 | 31-03-2009 13:20 |
| Organik Tarımda Zararlılarla Mücadele | ş!r!n£ | Bitki Dünyası | 0 | 17-03-2009 01:54 |
| Çocuklarla İlgili Sahih 40 Hadis | Gönül Cerrahı | Sahih Hadisler | 0 | 05-02-2009 13:31 |