Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Yaşam ve Eğlence > İslam ve Din Bölümü > Sahih Hadisler
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Sahih Hadisler Sahih Hadislerin Paylaşım Alanı


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 21-03-2009, 22:45   #1 (permalink)
 
ŜΛηČΛkTΛЯ - ait Avatar
ŜΛηČΛkTΛЯ - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Dua Hakkında Hadis-i Şerifler




DUANIN FAZİLETİ VE VAKTİ

1722 - Nu'man İbnu Beşîr (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Dua ibadetin kendisidir" buyurdular ve sonra şu âyeti okudular. (Meâlen): "Rabbiniz: ''Bana dua edin ki size icâbet edeyim. Bana ibadet etmeyi kibirlerine yediremeyenler alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir" buyurdu." (Gâfır 60).

Tirmizî Tefsir Gâfir (2973); Ebû Dâvud Salât 358 (1479). Metin Tirmizî'ye aittir.

1723 - İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kime dua kapısı açılmış ise ona rahmet kaıları açılmış demektir. Allah'a taleb edilen (dünyevî şeylerden) Allah'ın en çok sevdiği afiyettir. Dua inen ve henüz inmeyen her çeşit (musibet) için faydalıdır. Kazayı sadece dua geri çevirir. Öyle ise sizlere dua etmek gerekir. "

Tirmizî Daavât 112 (3542).

1724 - Ubâde İbn's-Sâmit (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Yeryüzünde mâsiyet veya sıla-i rahmi koparıcı olmamak kaydıyla Allah'tan bir talepte bulunan bir Müslüman yoktur ki Allah ona dilediğini vermek veya ondan onun mislince bir günahı affetmek suretiyle icabet etmesin. "

Tirmizî Daavât 126 (3568).

1725 - Ebû'd-Derdâ (radıyallâhu anh)
anlatıyor: "Resûl-i Ekrem (aleyhissalâtu vesselâm) (bir gün) sordu:

"En hayırlı olan ve derecenizi en ziyade artıran melîkinizin yanında en temiz sizin için gümüş ve altın paralar bağışlamaktan daha sevaplı düşmanla karşılaşıp boyunlarını vurmanız veya boyunlarınızı vurmalarından sizin için daha hayırlı olan amelinizin hangisi olduğunu haber vereyim mi ?"

"Evet! Ey Allah'ın Resûlü!" dediler.

"Allah'ın zikridir!" buyurdu.

Tirmizî Daavat 6 (3374); Muvatta Kur'ân 24.

1726 - Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Allahu Teâlâ hazretleri şöyle seslenir: "Beni bir gün zikreden veya bir makamda benden korkan kimseyi ateşten çıkarın!"

Tirmizî Cehennem 9 (2597).

1727 - Hz. Muâz (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Akşamdan (abdestli olarak) temizlik üzere zikrederek uyuyan ve geceleyin de uyanıp Allah'tan dünya ve âhiret için hàyır taleb eden hiç kimse yoktur ki Allah dilediğini vermesin."

Ebû Dâvud Edeb 105 (5042).

1728 - Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Bir kimse evine veya yatağına gir'ince hemen bir melek ve bir şeytan alelacele gelirler. Melek:

"Hayırla aç!" der. Şeytan da:

"Şerle aç!" der.

Adam şayet (o sırada) Allah'ı zikrederse melek Şeytanı kovar ve onu korumaya başlar. Adam uykusundan uyanınca melek ve şeytan aynı şeyi yine söylerler. Adam şayet: "Nefsimi ölümden sonra bana geri iade eden ve uykusunda öldürmeyen Allah hamdolsun. İzniyle yedi semayı arzın üzerine düşmekten alıkoyan Allah'a hamdolsun"dese bu kimse yatağından düşüp ölse şehit olur kalkıp namaz kılsa faziletler içinde namaz kılmış olur."

Rezîn ilâvesidir.

1729 - Hz.Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Allah'ı zikreden bir cemaatle sabah namazı vaktinden güneş doğuncaya kadar birlikte oturmam bana İsmâil'in oğullarından dört tanesini âzad etmemden daha sevgili gelir. Allah'ı zikreden bir cemaatle ikindi namazı vaktinden güneş batımına kadar oturmam dört kişi âzad etmemden daha sevgili gelir."

Ebû Dâvud İlm 13 (3667).

1730 - Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Her gece Rabbimiz gecenin son üçte biri girince dünya semasına iner ve;

"Kim bana dua ediyorsa ona icabet edeyim. Kim benden bir şey istemişse onu vereyim kim bana istiğfarda bulunursa ona mağfirette bulunayım" der. "

Rivayetin Müslim'deki bir vechi şöyle: "Allahu Teâla gecenin ilk üçte biri geçinceye kadar mühlet verir. Ondan sonra yakın semâya inerek şöyle der:

"Melik benim Melik benim. Kim bana dua edecek?"

Buhârî Tevhid 35 Teheccüd 14 Daavât 13 MüslimSalâtu'1-Müsâfırin 166 (758); Muvatta Kur'ân 30 (1214); Tirmizî Daavât 80 (3493); Ebû Dâvud Salât 311 (1315).

1731 - Ebû Ümâme (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Derdi ki: "Ey Allah'ın Resûlü! En ziyade dinlenmeye (ve kabule) mazhar olan dua hangisidir?"

"Gecenin sonunda yapılan dua ile farz namazların ardından yapılan dualardır!" diye cevap verdi."

Tirmizî Daavât 80.

1732 - Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Ezanla kaamet arasında yapılan dua reddedilmez (mutlaka kabule mazhar olur"

"Öyleyse dendi "ey Allah'ın Resûlü nasıl dua edelim?"

"Allah'tan dedi dünya ve âhiret için âfıyet isteyin!"

Ebû Dâvud Salât 35 (521); Tirmizî Salât 46 (216) Daavât 138 (3588 3589).

1733 - Sehl İbnu Sa'd (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"İki şey vardır asla reddedilmezler: Ezan esnasında yapılan dua ile insanlar birbirine girdikleri savaş sırasında yapılan dua."

Muvatta Nidâ 7 (1 70); Ebû Dâvud Cihâd 41 (2540).

1734 - Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Kul Rabbine en ziyade secdede iken yakın olur öyle ise (secdede) duayı çok yapın."

Müslim Salât 215 (482); Ebû Dâvud Salât 152 (875).

1735 - Yine Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) anlatıyor:

"(Allah'ın kabul ettiği) üç müstecab dua vardır bunların icâbete mazhariyetleri hususunda hiç bir şekk yoktur. Mazlumun duası müsâfirin duası babanın evladına duası."

Tirmizî Birr 7 (1906); Cennet 2 (2528) Daavât 139 (3592); Ebû Dâvud Salât 364 (1536); İbnu Mâce Dua 11 (3862).

1736 - Abdullah İbnu Amr İbni'l-Âs (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"İcâbete mazhar olmada gâib kimsenin gâib kimse hakkında yaptığı duadan daha sür'atli olanı yoktur."

Tirmizî Birr 50 (1981) Ebû Dâvud Salât 364 (1535); Müslim Zikr 88 (2733); Buhârî Mezâlim 9.

DUA EDENİN HEY'ETİ (DIŞ GÖRÜNÜŞÜ)

1737 - İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) hazretleri anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Duvaları örtmeyin. Kim kardeşinin mektubuna onun izni olmadan bakarsa tıpkı ateşe bakmış gibi olur. Allah'tan avuçlarımızın içiyle isteyin sırtlarıyla istemeyin; duayı tamamlayınca avucunuzu yüzlerinize sürün."

Ebû Dâvud Salât 358 (148914901491).

1738 - Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) dua ederken ellerini öyle kaldırdı ki koltuk altlarının beyazlığını gördüm."

Buhârî İstiska 21.

1739 - Hz. Ömer (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ellerini dua ederken kaldırınca onları yüzlerine sürmedikçe geri bırakmazlardı."

Tirmizî Daavât 11 (3383).

1740 - Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Adamın biri iki parmağı ile dua ediyordu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):

"Birle! Birle!" diye müdâhale etti."

Tirmizî Daavât 117 (3552); Nesâî Sehv 37 (3 38).

1741 - Sehl İbnu Sa'd (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı ne minberde ne de bir başka şey üzerinde dua yaparken ellerini uzattığını görmedim. Bilakis şöyle gördüm" dedi ve baş ve orta parmaklarını kapayıp şehâdet parmağını açmış vaziyette işaret etti."

Ebû Dâvud Salât 230 (1105).

1742 - Hz. Selmân (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Rabbiniz hayiydir kerimdir. Kulu dua ederek kendisine elini kaldırdığı zaman O ellerini boş çevirmekten istihya eder."

Tirmizî Daavât 118 (3551); Ebû Dâvud Salât 358 (1488).

1743 - Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlulla: (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Allah'a duayı size icabet edeceğinden emin olarak yapın. Şunu bilin ki Allah celle şânuhu (bu inançla olmayan ve) gafletle (başka meşguliyetlerle) oyalanan kalbin duasını kabul etmez."

Tirmizî Daavât 66.(3474

DUANIN KEYFİYETİ

1744 - Fadâle İbnu Ubeyd (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) dua eden bir adamın dua sırasında Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e salat ve selam okumadığını görmüştü. Hemen:

"Bu kimse acele etti" buyurdu. Sonra adamı çağırıp:

"Biriniz dua ederken Allahu Teâlâ'ya hamd u senâ ederek başlasın sonra Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e salât okusun sonra da dilediğini istesin" buyurdu."

Tirmizî Daavat 66(3473 3475); Ebû Dâvud Salât 358 (1481); Nesâî Sehv 48 (3 44).

1745 - Hz. Ömer (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Dua sema ile arz arasında durur. Bana salat okunmadıkça Allah'a yükselmez. (Beni hayvanına binen yolcunun maşrabası yerine tutmayın. Bana duanızın başında ortasında ve sonunda salât okuyun"

Tirmizî Salât 352 (486).

Tirmizî bunu Hz. Ömer (radıyallahu anh)'e mevkuf olarak rivayet etmiştir. Rezîn ise merfu olarak rivayet etmiştir.

1746 - Hz. İbnu. Mes'ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Hz. Ebû Bekir Hz. Ömer (radıyallâhu anhümâ) beraber otururlarken ben namaz kılıyordum. (Namazı bitirip) oturunca Allah'a sena ile zikretmeye başladım ve arkasından Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a salât okuyarak devam ettim. Sanra kendim. için duada bulundum. (Bu tarzımı beğenmiş olacak ki) Hz. Peygaınber (aleyhissalâtu vesselâm);

"İşte!.İstediğin veriliyor. İşte! İstediğin veriliyor'' dedi."

Tirmizî Cum'a 64 (593).

1747 - Hz. Übeyy İbnu Ka'b (radıyallâhu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) birisine dua edeceği vakit önce kendisine dua ederek başlardı."

Tirmizî Daavât 10 (3382).

1748 - Ebû Müsabbih el-Makrâî Ebû Züheyr en-Nümeyrî (radıyallahu anh)'den naklen anlatıyor: "Bir gece Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraber çıktık. Derken bir adama rastlatdık. Sual (ve Allah'tan talep) hususunda çok ısrarlı idi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) onu dinlemek üzere durakladı. Ve:

"Eğer (duayı) sonlandırırsa vâcib oldu!" buyurdu. Kendisine:

"Ne ile sonlandırırsa ey Allah'ın Resûlü!" denildi.

"Amin ile" dedi uzaklaştı. Adama:

"Ey fülan! duanı âminle tamamla ve de gözün aydın olsun!" dedi."

Ebû Dâvud Salât 172 (938).

1749 - Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Sizden biri dua edince "Ya Rabb! Dilersen beni affet! Ya Rabb dilersen bana rahmet et!" demesin. Bilâkis azimle (kesin bir üslubla) istesin zira Allah Teâlâ Hazretleri'ni kimse icbâr edemez. "

Buhârî Daavât 21 Tevhîd 31; Müslim Zikr 7 (2678-79); Muvatta Kur'an 28 (1 213); Tirmizî Daavât 79 (3492); Ebû Dâvud Salât 358 (1483); İbnu Mâce Dua 8 (3854).

1750 - Ebû Musâ (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Bir sefere (Hayber Seferi) çıkmıştık. Halk (yolda bir ara) yüksek sesle tekbir getirmeye başladı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) (müdahele ederek):

"Nefislerinize karşı merhametli olun. Zîra sizler sağır birisine hitàb etmiyorsunuz muhâtabınız gâib de değil. Sizler gören işiten (nerede olsanız) sizinle olan bir Zât'a Allah'a hitab ediyorsunuz. Dua ettiğiniz Zât her birirıize bineğinin boynundan daha yakındır" dedi."

Buhârî Daavât 50 67 Cihâd 131 Meğâzî 38 Kader 7 Tevhîd 9; Müslim Zikr 44 (2704);Tirmizî Daavât 3 59 (3371 3457); Ebû Dâvud Salât 361. (15261527.1528).

1751 - Hz. Muâz (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir kimsenin: "Ya Rabbi senden nimetin kemâlini taleb ediyorum" dediğini işitmişti. Sordu:

"Nimetin kemâli nedir?"

"Bu bir duadır onunla dua edip onunla hayır (çok mal) ümîd ettim" dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)

"Sordum zîra nimetin kemâli cennete girmektir ateşten kurtulmaktır" dedi. Bir başkasının da şöyle dediğini işitti:

"Ey celâl ve ikrâb sâhibi Rabbim!" hemen şunu söyledi:

"Duana icâbet edilmiştir (ne arzu ediyorsan) durma iste" Derken bir başkasının:

"Ya Rabbi senden sabır istiyorum!" dediğini işitmişti ona da: "Allah'tan bela istedin afiyet de iste!" dedi.

Tirmizî Daavât 99 (3524).

1752 - Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) özlü duaları tercih eder diğerlerini bırakırdı."

Ebû Dâvud Salât 358 (1482).

1753 - Hz. İbnu Mes'ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) duayı üç kere yapmaktan istiğfarı üç kere yapmaktan hoşlanırdı."

Ebû Dâvud Salât 361 (1524).

MÜTEFERRİK HADİSLER

1754 - Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyudular ki: "Acele etmediği müddetçe herbirinizin duasına icâbet olunur. Ancak şöyle diyerek acele eden var: "Ben Rabbime dua ettim duamı kabul etmedi."

Buhârî Daavât 22; Mislim Zikr 92 (2735); Muvatta Kur'an 29 (1 213); Tirmizî Daavât 145 (3602 3603); Ebû Dâvud Salât 358 (1484).

Müslim'in diğer bir rivâyeti şöyledir: "Kul günah taleb etmedikçe veya sıla-i rahmin kopmasını istemedikçe duası icâbet görmeye (kabul edilmeye) devam eder."

Tirmizî'nin bir diğer rivâyetinde şöyledir: "Allah'a dua eden herkese Allah icâbet eder. Bu icâbet ya dünyada peşin olur ya da ahirete saklanır yahut da dua ettiği miktarca günahından hafifletilmek süretiyle olur yeter ki günah taleb etmemiş veya sıla-ı rahmin kopmasını istememiş olsun ya da acele etmemiş olsun."

1755 - Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Nefslerinizin aleyhine dua etmeyin çocuklarınızın aleyhine de dua etmeyin hizmetçilerinizin aleyhine de dua etmeyin. Mallarınızın aleyhine de dua etmeyin. Ola ki Allah'ın duaları kabul ettiyi saate rastgelir de istediğiniz kabul ediliverir."

Ebû Dâvud Salât 362.(1532).

1756 - Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizden herkes ihtiyaçlarının tamamını Rabbinden istesin hatta kopan ayakkabı bağına varıncaya kadar istesin."

Tirmizî Daavât 149 (3607 3608).

1757 - Ebû Hüreyre hazretleri (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah Teâla Hazretleri kendisinden istemeyene gadap eder."

Tirmizî Daavât 3 (3370); İbnu Mâce Dua 1 (3827).

1758 - İbnu Mes'ud (radıyallâhu anh) hazretleri anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allahu Teâla Hazretleri'nin fazlından isteyin. Zira Allah kendisinden istenmesini sever. İbadetin en efdali de (dua edip) kurtuluşu beklemektir."

Tirmizî Daavât 126 (3566).

1759 - Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Bir kadın: "Ey Allah'ın Resûlü bana ve kocama dud ediver!" diye ricada bulunmuştu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) efendimiz:

"Allah sana da kocana da rahmet etsin!" diye dua buyurdu."

Ebû Dâvud Salât 363 (1533).

1760 - Ebû'd-Derdâ (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kardeşinin gıyabında dua eden hiçbir mü'min yoktur ki melek de: "Bir misli de sana olsun" demesin."

Müslim Zikr 86 88 (2732 2783); Ebû Dâvud Salât 364 (1534).

Ebû Dâvud'un rivâyetinde şu ziyâde vardır: "Melekler: "Âmin bir misli de sana olsun!" derler."

1761 - Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Her kim kendine zulmedene beddua ederse ondan intikamını (dünyada) almış olur."

Tirmizî Daavât 115 (3547).

İSM-İ ÂZAM VE ESMÂ-İ HÜSNA DUALARI

1762 - Hz. Büreyde (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir adamın şöyle söylediğini işitti: "Allah'ım şehâdet ettiğim şu hususlar sebebiyle senden talep ediyorum: Sen kendisinden başka ilah olmayan Allah'sın birsin samedsin (hiçbir şeye ihtiyacın yok her şey sana muhtaç) doğurmadın doğmadın bir eşin ve benzerin yoktur."

Bunun üzerine Efendimiz (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular:

"Nefsimi kudret elinde tutan Zât'a yemin olsun bu kimse Allah'tan İsm-i Âzàmı adına talepte bulundu. Şunu bilin ki kim İsm-i Âzamla dua ederse Allah ona icâbet eder kim onunla talepde bulunursa (Allah ona dilediğini mutlaka) verir. "

Tirmizî Daavât 65 (3471); Ebû Dâvud Salât 358 (1493).

1763 - Mihcen İbnu'l-Edra' (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir adamın: "Ey Allah'ım bir ve samed olan doğurmayan ve doğurulmayan eşi ve benzeri de olmayan Allah adıy-la senden istiyorum. Günahlarımı mağfıret et sen Gafürsun Râhimsin!" dediğini işitmişti hemen şunu söyledi:

"O mağfiret edildi. O mağfıret edildi. O mağfiret edildi!"

Ebû Dâvud Salât 184 (985); Nesâî Sehv 57 (3 52).

1764 - Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Bir adam şöyle dua etmişti: "Ey Allah'ım hamdlerim sanadır nimetleri veren sensin senden başka ilah yoktur Sen semâvat ve arzın celâl ve ikrâm sahibi yaratıcısısın Hayy ve Kayyümsun (kâinatı ayakta tutan hayat sahibisin Bu isimlerini şefaatçi yaparak senden istiyorum!"

(Bu duayı işiten) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) sordu:

"Bu adam neyi vesile kılarak dua ediyor biliyor musunuz?"

"Allah ve Resûlü daha iyi bilir`?"

"Nefsimi kudret elinde tutan Zât'a yemin ederim ki o Allah'a İsm-i Âzam'ı ile dua etti. O İsm-i Âzam ki onunla dua edilirse Allah icabet eder onunla istenirse verir."

Tirmizî Daavât 109 (3538); Ebû Dâvud Salât 358 (1495); Nesâî Sehv 57 (3 52).
ŜΛηČΛkTΛЯ isimli üye çevrimiçidir (Online)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiShare on Facebook
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
İşsizlik Sigortası Hakkında herşey GüĹümsé Meslek ve Kariyer 4 13-01-2010 00:02
Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri HüzüηBαz ~ Kitap ,Resim ve Dergi 0 13-02-2009 23:55
İmam-ı Malik HüzüηBαz ~ Biyografiler 0 13-02-2009 14:38
Allah (c.c) нırçıи мєlєк İslam ve Din Bölümü 0 08-02-2009 18:40
Çocuklarla İlgili Sahih 40 Hadis Gönül Cerrahı Sahih Hadisler 0 05-02-2009 13:31


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:03 .


Powered by vBulletin 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

TEKplatform.Com
UslanmaM MaxiCep izafet Web Hattı telefon tedavin