Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Sağlığımız > Sağlık
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Sağlık Önce Sağlık! Sağlık hakkındaki herşeyi bu alanda paylaşabilirsiniz.


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 30-10-2007, 10:25   #41 (permalink)
 
..::ŞeHZaDe::.. - ait Avatar
..::ŞeHZaDe::.. - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Sağlık Mevzuatı

 
ECZA TİCARETHANELERİYLE SANAT VE ZİRAAT İŞLERİNDE KULLANILAN ZEHİRLİ VE MÜESSİR KİMYEVİ MADDELERİN SATILDIĞI DÜKKANLARA MAHSUS KANUN (*)


KANUN NO: 984
Kabul Tarihi: 2 Mart 1927
Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 12 Mart 1927 - Sayı: 575
3. t. Düstur c. 8 - s. 124
_____

(*) Bu kanunun harca müteallik hükümleri 5887 sayılı Harçlar Kanununun 126 ncı maddesiyle kaldırılmıştır.
_____

MADDE 1 - Tıbbi eczalar ve kimyevi maddelerin toptan satışına mahsus ecza ticarethaneleri açmak için Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletinin müsaadesi lâzımdır.

Madde 2 - Eczaneler Kanununa göre eczane açmak salâhiyetini haiz olan her eczacı ecza ticarethanesi açabilir.

MADDE 3 - Ecza ticarethanesi işlerinden mesul olacak diplomalı bir eczacıyı müdür göstermek şartiyle eczacı olmıyan kimseler dahi ecza ticarethanesi açabilirler. Bir şirket tarafından dahi ecza ticarethanesi açılabilir. Şukadar ki diplomalı eczacı olmak şartiyle şeriklerden birinin ticarethane işlerinden mesul müdür gösterilmesi lâzımdır.

MADDE 4 - Bir yerde ecza ticarethanesi açmak için o yerin en büyük mülkiye memuruna bir istida ile müracaat olunur. Bu istidaya:

1 - Ecza ticarethanesi açacak veya müdiri mesul gösterilecek zatın isim ve hüviyetini ve diplomasının tarih ve numarasını ve ecza ticarethanesi açılacak yerin açık adresini havi fotoğraflı bir beyanname

2 - Hüviyet cüzdanı ve diploma musaddak suretleri

3 - Ecza ticarethanesi bir şirket tarafından tesis edildiği takdirde şirkete ait esas mukavelaname ve nizamnamenin musaddak suretleri raptolunur.

MADDE 5 - Bu istida üzerine Hükümeti mahalliyece ait olduğu daireler vesıtasiyle ecza ticarethanesi yapılacak yerin vüsati ve zehirli ve iştiali kabil maddelerin muhafazasına mahsus yerlerin bu baptaki ahkâma uygun olup olmadığı en çok onbeş gün içinde tetkik edilerek yapılacak rapor ve kroki

istida ve merbutlariyle beraber Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletine gönderilir.

MADDE 6 - Vekâletçe en çok on beş gün içinde icap eden tetkikat yapılarak istida sahibinin ve ticarethane yapılacak yerin lâzım gelen vasıfları haiz olduğu tebeyyün ettiği takdirde ticarethanenin açılmasına müsaade edilip ruhsatname verilir. Ruhsat harcı maktu olarak iki yüz lira olup istidayı verene aittir.

MADDE 7 - Bir ecza ticarethanesinin sahibi tarafından kapatılmasına lüzum görüldüğü takdirde bulunduğu yerin memurini sıhhiyesine malûmat verilir.

MADDE 8 - Bir ecza ticarethanesinin başka bir yere nakline lüzum görülürse usulü dairesinde müsaade alınmak lâzımdır.

MADDE 9 - Bir ecza ticarethanesinin mesul müdürü olan kimse kendi namına bir eczanenin sahip veya mesul müdürü olamaz.

MADDE 10 - Bir ecza ticarethanesinin şubeleri de olabilir. Ancak bu şubelerin açılması için dördüncü maddede gösterildiği üzere müsaade alınması ve şubenin bir eczacı mesul müdürün idaresinde bulunması lâzımdır. Bir ecza ticarethanesi depo ve ardiye kullanabilirse de evvelce memurini sıhhiyeye haber verilmesi ve bu yerlerin lâzım gelen vasıfları haiz olması şarttır. Bu gibi depo ve ardiyelerde alışveriş yapılamaz.

MADDE 11 - Ecza ticarethanelerinden yalnız eczanelere toptan veya perakende ecza ve mevaddı kimyeviye satılabilir. Ecza ticarethanelerinde reçete yapılması memnu olduğu gibi tuvalet eşyasiyle kauçuk mamulât veya tıbba ve kimyaya ait alât ve edevat müstesna olmak üzere toptan ve perakende olarak ecza ve kimyevi maddelerin ve tıbbi müstahzaratın eşhasa satılması dahi memnudur. Sanat ve ziraatte kullanılan zehirli ve müessir kimyevi maddeler toptan ve perakende olarak hususi ahkâmına tevfikan satılabilir.

MADDE 12 - Ecza komüsyoncuları ecza ticarethaneleriyle eczanelere ecza ve kimyevi maddeler ve müstahzarat celbine tavassut etmeğe salâhiyettar olup nezdlerinde nümune olarak gösterilecek miktardan fazla ilâç bulunduramazlar.

MADDE 13 - Ecza ticarethanelerinden başka yerlerde yalnız sanat ve ziraat işlerinde kullanılan zehirli ve müessir ecza ve kimyevi maddeleri herkes satabilir. Ancak bu gibi maddeleri satmağa tâlip olan şahsın istidasiyle beraber hüviyetini ve satacağı kimyevi maddeleri ve dükkânının yerini ve esassen hangi ticaret ile meşgul olduğunu gösteren bir beyannameyi mahallinin en büyük mülkiye memuruna vermesi lâzımdır. Bu beyanname üzerine dükkânı tetkik ve lâzım gelen vasıfları haiz ve zehirli maddelerin muhafazasına mahsus tertipleri havi olduğu takdirde ruhsat verilir. Kayıt ve tescil için Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletine bildirilir.

MADDE 14 - Gerek ecza ticarethanelerinde ve gerekse munhasıran sanat ve ziraat işlerinde kullanılmağa mahsus zehirli ve müessir maddeler satılan yerlerde bütün bu zehirli ve müessir maddeler hususi talimatnamesine tevfikan muhafaza edilir.

MADDE 15 - Ecza ticarethaneleriyle sanat ve ziraat işlerinde kullanılmağa mahsus zehirli ve müessir maddeler satılan yerlerde mahallinin en büyük sıhhiye memuru tarafından tasdik edilmiş defterler tutmak mecburidir. Bu defterlere zehirli ve müessir maddelerin alım ve satımı kaydolunur.

MADDE 16 - Ecza ticarethaneleri ve sanat ve ziraate mahsus zehirli ve müessir maddeler satılan yerler Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletinin daimi teftiş ve murakabesine tabidir. Senede iki defa teftiş icrası mecburi olup lüzum görülen sair zamanlarda da teftiş yapılabilir. Bu teftişler fevkalâde haller haricinde her halde Sıhhiye ve Maveneti İçtimaiye müfettişleri tarafından yapılır. Teftiş için gelen ve hüviyetini ispat eden müfettişe bu gibi ticarethane sahip veya müdiri mesulleri dükkân veya mağazasının her tarafını ve on beşinci maddede gösterilen defterlerini göstermeğe ve talep edilen sair malûmatı vermeğe mecburdur.

MADDE 17 - Ecza ticarethanelerinin teftişi esnasında bozuk mağşuş veya gayri sâf olduğundan şüphe edilen maddelerden üç nümune alınarak her iki tarafça mühürlenir ve bir nümunesi ticarethanede bırakılarak diğer iki nümune tahlil ve tetkik için Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletine göndrilir. Tahlil neticesine kadar maddenin kalan kısmı istimalden menolunur ve mühürlenir.

MADDE 18 - Ecza ticarethaneleriyle sanat ve ziraat işlerinde kullanılan zehirli ve müessir maddeler satılan mahallerin dahilî tertibatını ve ne suretle teftiş edileceğini ve bir ecza ticarethanesinin muhtevi olması lâzımgelen ecza ve kimyevi maddelerin en az miktarını gösterir bir talimatname tanzim olunacaktır.

MADDE 19 - Bir ecza ticarethanesinin sahip veya müdiri mesulü her hangi bir sebeple ticarethanesinden bir heftadan fazla gaybubet ettiği takdirde mahallî memurini sıhhiyesine malûmat vermelidir. Gaybubet iki ayı geçtiği ve ticarethanede en aşağı beş sene bir eczane veya ecza ticarethanesinde çalışmış ehliyetli bir kalfası bulunmadığı takdirde gaybubed eden müdiri mesulün yerine bir eczacı müdiri mesul gösterilmesi ve bunun için dördüncü maddede gösterildiği veçhile müsaade alınması lâzımdır.

MADDE 20 - Ecza ticarethanelerinde bulunacak olan tıbbi eczanın sâf ve gayri mağşuş ve kanunen kabul edilmiş kodekse muvafık olması mecburidir.

MADDE 21 - Bu kanunda tasrih edilen kaidelere riayet etmiyen veya memnuiyetlere muhalif hareket eden ecza ticarethaneleri sahip veya müdiri mesulleri ile sanat ve ziraat işlerinde kullanılan zehirli ve müessir maddeler satıcılığı yapanlar hakkında başkaca cezayı müstelzim bir fiil olmadığı takdirde (Değişik ibare: 4854 - 24.4.2003 / m.1/A-4) "yüzyetmişdörtmilyon lira idari para cezası verilir. Suçun tekrarı halinde ceza iki kat olarak uygulanır ticarethane ve bu gibi maddelerin satıldığı yerler bir ay süre ile o yerin en büyük mülki amiri tarafından kapatılır." Memurini sıhhiyece usulüne tevfikan tanzim olunan zabıt varakaları aksi sabit oluncaya kadar muteberdir.

(Ek fıkra: 4854 - 24.4.2003 / m.5) Bu Kanunda yazılı olan idari para cezaları o yerin en büyük mülki amiri tarafından verilir. Verilen idari para cezalarına dair kararlar ilgililere 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.

MADDE 22 - Zehirli ve müessir maddelerin muhafazasına ait tertibatın talimatnamesi hilâfına noksan olduğu görülen yerler tertibatın ikmaline kadar kapatılır.

MADDE 23 - Eczanelerde sâf veya kodekse uygun olmaması sebebiyle müsadere edilen ecza ve kimyevi maddelerin bedellerini bunları satmış olduğu evrak ve vesikalarla sabit olan ecza ticarethaneleri eczane sahibine iade etmeğe mecburdur.

Yalnız bu maddede görülen ademi sâfiyetin muhafazası hususundan fennî kaidelere riayet etmemekten veya her hangi bir suretle eczacının sun'u taksirinden veya tağşişten mütevellit bir muameleye maruz kalmasından dolayı husule gelmemiş olması lâzımdır. Ecza ticarethaneleri sahipleri de zararı müeddi olan bu gibi ahvalde haklarını almak için malın ilk sahibi aleyhinde ait olduğu mahkemeye müracaat edebilirler.

MADDE 24 - Hariçten gelip de tababet ve baytarlıkta kullanılan ecza ve kimyevi maddeler Türkiye'ye Sıhhiye ve Maliye Vekâletlerince tâyin olunacak mahallerden ithal edilir. Bu yerlerde ait olduğu Vekâletçe ecza ve kimyevi maddelerin sâf ve kodekse uygun olup olmadıklarını tâyin için her türlü levazımı havi lâboratuvarlar bulundurulur ve müteahassıs kimyagerler istihdam edilir.

Muayyen gümrüklerin gayrisinden ithali arzu edilen maddeler veya nümunelerin lâboratuvarları olan gümrüklerce muayeneden geçirilmiş olması lâzımdır.

MADDE 25 - 25 Nisan 1301 tarihli Akkarlar ve attarlar ve kökçüler nizamnameleri hükümleri mülgadır.

MADDE 26 - Bu kanunun neşri tarihinde mevcut olan ecza dapolariyle sanat ve ziraat işlerinde kullanılan zehirli ve müessir maddeler satan ticarethaneler bu kanunun muhtelif maddelerinde gösterilen şartları altı ay zarfında ikmale mecburdurlar.

MADDE 27 - Bu kanun neşri tarihinden muteberdir.

MADDE 28 - Bu kanun ahkâmının icrasına Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Adliye ve Maliye Vekilleri memurdur.
..::ŞeHZaDe::.. isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 30-10-2007, 10:26   #42 (permalink)
 
..::ŞeHZaDe::.. - ait Avatar
..::ŞeHZaDe::.. - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Sağlık Mevzuatı

 
ELEMAN TEMİNİNDE GÜÇLÜK ÇEKİLEN YERLERDE SÖZLEŞMELİ SAĞLIK PERSONELİ ÇALIŞTIRILMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDEKİ KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN



Kanun No: 4924
Resmi Gazete
Tarih: 24.07.2003; Sayı: 25178

Amaç ve kapsam
MADDE 1. - Bu Kanunun amacı; eleman temininde güçlük çekilen yerlerde ve hizmet dallarında sağlık hizmetlerinin etkili ve verimli bir şekilde yürütülebilmesini temin etmek üzere Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları tarafından hizmet akdi ile sözleşmeli olarak istihdam edilecek ve işçi sayılmayan sağlık personelinin hizmet şartlarını niteliklerini işe alınma ve işine son verilme hallerini görev ve yetkilerini hak yükümlülük ve sorumluluklarını ücret ve diğer ödemeleri ile özlük işlerini düzenlemektir.
Sözleşmeli personel istihdam edilecek hizmet birimleri; Başbakanlık Doğu ve Güneydoğu Eylem Planı Devlet Planlama Teşkilâtı tarafından yayınlanmış en son ilçe bazındaki sosyo ekonomik gelişmişlik kriterleri ilçelerin sağlık göstergeleri ile coğrafi konumları dikkate alınarak Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine yılda bir kez Bakanlar Kurulu kararı ile tespit edilir. Dağıtımı yapılacak pozisyon sayısı 22000'i geçemez. Şehir merkezlerinde kullanılacak toplam pozisyon sayısı bu rakamın azami % 5'idir. Ekli (2) sayılı cetveldeki taban oranlarını yarısına kadar indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. İstihdam edilecek sözleşmeli personel unvanları ve bunlarda aranılacak nitelikler ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir.

Tanımlar
MADDE 2. - Bu Kanunda yer alan;
a) Bakan: Sağlık Bakanını
b) Bakanlık: Sağlık Bakanlığını
c) Sözleşmeli personel: Ekli (1) sayılı cetvelde belirtilen pozisyon unvanlarından birinde görev yapan personeli
d) Sözleşmeli personel pozisyonu: Ekli (1) sayılı cetvelde unvanlar itibarıyla belirtilen ve ancak bir personelin istihdamına imkân veren görev pozisyonunu
İfade eder.

Sözleşmeli personelin sayısı ve çalıştırılacakları yerler
MADDE 3. - Bakanlık bu Kanunun 1 inci maddesi gereğince hazırlanan Bakanlar Kurulu kararında belirtilen hizmet birimlerinde ve ekli (1) sayılı cetvelde gösterilen pozisyon unvanlarıyla sınırlı olmak kaydıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın Maliye Bakanlığı tarafından vize edilmiş pozisyonlarda Bakan onayı ile sözleşmeli personel istihdam edebilir.
Sözleşmeli personelin pozisyon unvanlarını ve niteliklerini gösteren ekli (1) sayılı cetvel ile bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen sözleşmeli personel sayısı hizmete duyulan ihtiyaçtaki değişmeler dikkate alınarak yılda bir kez olmak kaydıyla Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığının görüşü ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca yeniden belirlenebilir.
Bu Kanuna göre istihdam edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarının bu Kanunun 1 ve 3 üncü maddeleri gereğince Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen hizmet birimlerinde ve bu kararlarda belirtilen azami pozisyon sayısını geçmemek üzere sağlık kurum ve kuruluşları ile gezici sağlık ve 112 acil servis gibi hizmet bazında birimler ve pozisyon unvanları itibarıyla dağılımına ilişkin vize işlemi Bakanlığın teklifi üzerine yılda bir kez olmak üzere Maliye Bakanlığınca yapılır. Vize işlemine aykırı pozisyon unvanlarında ve sağlık birimlerinde sözleşmeli personel istihdam edilemez. Bakanlık sözleşmeli personel pozisyonlarının hizmet ihtiyaçlarına en uygun şekilde dağılımının sağlanması için gerekli tedbirleri alır ve bu amaçla norm pozisyon sayılarını tespit eder. Norm pozisyon sayısının değişmesi dışında pozisyonların birimler itibarıyla dağılımı değiştirilemez.
Maliye Bakanlığı tarafından birimler itibarıyla vize edilmiş pozisyonlarda istihdam edilecek personel; pozisyonunun tahsis edildiği yer dışındaki birimlerde sürekli olarak görevlendirilemez ve çalıştırılamaz. Ancak sözleşmeli personel; deprem yangın su baskını yer kayması çığ ve benzeri afetler sıkıyönetim olağanüstü hal seferberlik ve savaş hali ile yılda bir ayı geçmeyen hizmet içi eğitim çalışmaları esnasında pozisyonunun tahsis edildiği yer dışındaki birimlerde geçici olarak görevlendirilebilir.

Sözleşmeli personelin atanma şartları ve nitelikleri
MADDE 4. - Sözleşme ile çalıştırılacak personelin; Bakanlığın belirleyeceği hizmetin gerektirdiği özel koşulların yanı sıra 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilen genel şartları ve ekli (1) sayılı cetvelde belirtilen nitelikleri taşıması zorunludur. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar sözleşmeli personel olarak istihdam edilemezler.
Sözleşmeli personel olarak; uzman tabip tabip diş tabibi ve eczacı pozisyonlarına her türlü atamalar kura ile diğer sözleşmeli personel pozisyonlarına ise merkezi sınavla yapılır. Daha önce Devlet memurluğu hizmeti bulunanlar halen Devlet memuru olarak çalışanlar diğer personel kanunlarına tabi olanlar ile bu Kanuna tabi olarak istihdam edilip de hizmet sözleşmesini feshedenler veya sözleşmesi feshedilenler de sınavla atanması öngörülen pozisyonlara ancak merkezi sınavla atanabilirler. Bir sözleşmeli personel pozisyon unvanından sınavla atanması öngörülen diğer bir pozisyon unvanına nakiller ile sözleşmeli personelin aynı pozisyon unvanıyla bu Kanunun 1 inci maddesi gereğince hazırlanan Bakanlar Kurulu kararında gösterilen hizmet birimleri arasındaki aynı unvanlı sınavla atanması öngörülen boş diğer pozisyonlara nakillerinde merkezi sınav puanına göre yapılacak sıralama esas alınır.
Sözleşmeli personel pozisyonlarına atanacakların seçimi maksadıyla yapılacak sınavlar sınava tabi tutulmaksızın yapılabilecek atamalara ilişkin kuralar bir sözleşmeli personel pozisyon unvanından diğer bir pozisyon unvanına nakiller ile sözleşmeli personelin aynı pozisyon unvanıyla bu Kanunun 1 inci maddesi gereğince hazırlanan Bakanlar Kurulu kararında gösterilen hizmet birimleri arasındaki aynı unvanlı boş diğer pozisyonlara nakilleri ile ilgili usul ve esaslar Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Bakanlık tarafından hazırlanarak yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir.

Hizmet sözleşmesi
MADDE 5. - Hizmet sözleşmesinin tarafları Bakanlık ile 4 üncü madde uyarınca sözleşmeli personel olarak çalışmaya hak kazanmış kişilerdir. Hizmet sözleşmesi Bakanın ilde yetkili kıldığı amir ile sözleşmeli personel arasında imzalanır. Sözleşmeli personelin; görev yeri görevi dahilinde yapacağı işlerin tanımları uyacakları mesleki ve etik kurallar ödev yetki ve sorumlulukları ile diğer hususlar hizmet sözleşmesinde belirtilir. Hizmet sözleşmesi yazılı olarak yapılır ve tip sözleşme örnekleri Maliye Bakanlığınca vize edilir.
Hizmet sözleşmelerinin uygulanma süresi malî yıl ile sınırlıdır. Taraflardan birinin sözleşmenin bitiminden en geç bir ay önce karşı tarafa yazılı fesih bildiriminde bulunmaması durumunda hizmet sözleşmesinin uygulanma süresi izleyen yılın sonuna kadar uzatılmış sayılır.
Hizmet sözleşmesinin gerektirdiği damga vergisi sözleşmeli personel tarafından diğer resim harç ve benzeri giderler Bakanlıkça karşılanır.
Sözleşmeli personel; kazanç getirici başka bir iş yapamaz resmi veya özel herhangi bir müessesede maaşlı ücretli veya sözleşmeli olarak görev alamaz serbest olarak sanat ve mesleklerini icra edemez 657 sayılı Kanunda Devlet memurları için yasaklanmış bulunan fiil ve eylemlerde bulunamaz ve siyasi partilere üye olamazlar.
Sözleşmeli personelin istihdam edildikleri hizmet birimlerinin bulundukları yerleşme merkezlerinde (mücavir alanları dahil belediye ve köy hudutları içerisinde) sözleşme süresince ikamet etmeleri esastır.
Sözleşmeli personelin haftalık çalışma süresi kırk saattir. Ancak ilgili valilik çalışma birimlerinin ve hizmetin özellikleri ile emsali Devlet memurlarının çalışma saatlerini dikkate alarak farklı çalışma süreleri ve günlük çalışma saatlerini belirlemeye yetkilidir. Belirli sürede bitirilmesi gereken işler söz konusu olduğunda sözleşmeli personel normal çalışma saatleri dışında veya hafta tatili ve resmi tatillerde de çalışmak zorundadır. Bu çalışmaları karşılığında sözleşmeli personele herhangi bir ek ücret ödenmez. Ancak zorunlu çalışılan hafta tatili ve diğer dinlenme süreleri başka günlerde kullandırılır.
Sözleşmeli personelin izinleri hususunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uygulanır. Ancak otuz günü aşan hastalık izinlerinde sözleşmeli personele yarım sözleşme ücreti ödenir. Ayrıca sözleşmeli personelin yıllık izinleri birleştirilemez ve bu personele yıllık izinden düşülmek üzere mazeret izni verilemez.

Malî haklar ve ödül
MADDE 6. - Sözleşmeli olarak çalıştırılacak personele 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre çalışanlar için uygulanmakta olan tavan ücretin 25 katını aşmamak üzere ekli (2) sayılı cetvelde pozisyon unvanları itibarıyla belirlenmiş bulunan taban ve tavan ücret oranları arasındaki oranlar üzerinden hesaplanan miktarlarda aylık ücret ödenir. Taban ve tavan oranlar arasındaki aylık ücretin belirlenmesinde; sözleşmeli olarak çalıştırılacak personelin pozisyon unvanı hizmet süresi görev yerinin özelliği ve şartları ile eğitim seviyesi esas alınır.
Çalıştırıldıkları il merkezinde oluşturulacak komisyon ile sicil ve disiplin amirleri tarafından yapılacak başarı değerlendirmesi sonucunda emsallerine göre başarılı görev yaptıkları tespit edilen sözleşmeli personele bir aylık ücreti tutarında ve bir malî yılda iki defayı geçmemek üzere ödül verilebilir. Sözleşmeli personelin başarı değerlendirmesi; objektif kriterler çerçevesinde belirlenmek kaydıyla; görevin verimli ve etkin yürütülmesi yaratıcılık girişimcilik çalışma disiplini görevin yürütülmesinde gösterilen gayret ve başarı ile sağlık hizmetlerinden yararlananların memnuniyeti dikkate alınarak tespit edilir.
Başarı değerlendirmesi esas ve usulleri başarı değerlendirmesini yapacak amirler ve komisyonun kimlerden oluşacağı ile sözleşmeli personele ödenecek aylık ücret yukarıda belirtilen unsurlar çerçevesinde Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Bakanlık tarafından belirlenir.
Sözleşmeli personele yapılacak ödemeler çalışmayı takip eden ay sonunda yapılır. Sözleşmeli personele aylık sözleşme ücreti dışında görev yaptıkları birimde bulunan döner sermayeden ilgili mevzuatı dahilinde ödeme yapılabilir. Sözleşmeli personele Devlet memurlarına ödenen aile doğum ölüm yardımları ödeneği verilir ve bu personel 657 sayılı Kanunun 209 210 211 ve 212 nci maddelerindeki yardım ve haklardan yararlandırılır.
Sözleşmeli personele yukarıda sayılanlar dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve sözleşmelere bu hususta hüküm konulamaz.

Hizmet sözleşmesinin feshi ve sürekli sözleşmeli personel statüsü
MADDE 7. - Sözleşmeli personel iki ay önceden yazılı ihbarda bulunmak şartıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak her zaman feshedebilir. Bakanlık hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle sicil veya disiplin amirleri tarafından yazılı olarak ikaz edilenlerden söz konusu koşullara uymama halinin tekerrürü durumu ile norm pozisyon sayısında değişiklik olması sözleşmeli personel pozisyonlarının vizelendiği birimlerin kapatılması veya bu birimlerde sözleşmeli personel istihdam edilmesinden vazgeçilmesi hallerinde sözleşmeli personelin sözleşmesini bir ay önceden yazılı ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. Bakanlık sözleşmeyi sona erdirmek istediği takdirde gerekçesini karşı tarafa bildirmek zorundadır.
Norm pozisyon sayısında değişiklik olması sözleşmeli personel pozisyonlarının vizelendiği birimlerin kapatılması veya bu birimlerde sözleşmeli personel istihdam edilmesinden vazgeçilmesi sebebiyle sözleşmesi feshedilenler hariç olmak üzere sözleşmesi feshedilenler ile hizmet sözleşmesini feshedenler iki yıl geçmedikçe yeniden sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemezler. Bunların sözleşmeli statüde geçirdikleri hizmetler yeniden işe alınmalarında kazanılmış hak teşkil etmez.
Hizmet sözleşmesi; sözleşmeli personelin istek yaş haddi malullük gibi nedenlerle emekliye ayrılması 657 sayılı Kanuna göre Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesini gerektirecek bir fiil işlenmesi veya ölümü sözleşmeli personelin ilgili mevzuatına göre aranan niteliklerden birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya bu niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi hallerinde kendiliğinden sona erer. Sözleşmesi anılan fiillerden birini işlemesi nedeniyle sona eren personel hiçbir şekilde bir daha sözleşmeli personel olarak istihdam edilemez.
Kesintisiz on yıl süreyle sözleşmeli personel olarak hizmet etmiş ve bu süre içerisinde aylıktan kesme ve üstü disiplin cezası almamış olanlar sicilleri olumlu olmak kaydıyla sürekli sözleşmeli personel olma hakkını elde etmiş sayılır. Bu hakkı elde etmiş personelin sözleşmesi 657 sayılı Kanuna göre Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesini gerektirecek bir suç işlemedikçe emeklilik hakkını elde edene kadar Bakanlık tarafından tek taraflı olarak feshedilemez.

Kanunda hüküm bulunmayan haller
MADDE 8. - Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde bu Kanuna tabi personel hakkında diğer kanunlarda aksine bir hüküm bulunmadıkça 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.
Çeşitli hükümler
MADDE 9. - Sözleşmeli personel istekleri üzerine Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilişkilendirilir. Diğer sosyal güvenlik kurumlarıyla ilişkilendirilen sözleşmeli personel hakkında 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 40 ıncı maddesi hükmü uygulanır. Sözleşmeli personel emsali Devlet memuru dikkate alınarak 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerinden yararlandırılır.
Sözleşmeli personel hakkında uygulanacak disiplin cezaları ile sicil hususunda bu Kanun ile ilgili düzenlemeler dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili maddelerine göre işlem yapılır. Aylıktan kesme cezası sözleşmeli personelin brüt ücretinin 1/30-1/8 arasında kesinti yapılması; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası sözleşmeli personelin ücretinin belirlenmesinde esas alınan kıdem süresinde indirim yapılması; Devlet memurluğundan çıkarma cezası ise sözleşmenin feshedilmesi suretiyle uygulanır. Sözleşmeli personele disiplin cezalarının uygulanması ile sicil verilmesine ilişkin usul ve esaslar Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Devlet memuru olarak çalışmaktayken bu Kanun çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçenler sözleşmelerinin bitiminde istekleri halinde 657 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre Devlet memurluğu kadrolarına naklen atanabilirler.
Sözleşmeli personel hakkında; 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun ile 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu hükümleri de uygulanır.
Sözleşmeli personele karşı görevi ile ilgili veya görevi başında işlenen suçlar Devlet memuruna karşı işlenmiş sayılır.
Sözleşmeli personelin çalışma usul ve esasları ile bu Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.

MADDE 10. - 7.5.1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa aşağıdaki madde eklenmiştir.

Bazı sağlık personelinin atanması
EK MADDE 1. - Kamu kurum ve kuruluşlarının uzman (T.U.T.G.) uzman tabip tabip diş tabibi ve eczacı kadrolarına yapılacak açıktan atamalar açıktan atama izni alınmaksızın mevzuatta öngörülen işlemlerin tamamlanmasından sonra sınavsız ve kura ile yapılır.
Klinik şefi klinik şef yardımcısı başasistan ve asistan kadrolarına açıktan atama izni alınmaksızın ilgili mevzuatı çerçevesinde atama yapılır.
Kura yoluyla yapılacak atamalara ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

MADDE 11. - 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin "III-SAĞLIK HİZMETLERİ VE YARDIMCI SAĞLIK HİZMETLERİ SINIFI" başlıklı bendine aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
Bu sınıfa dahil personel tarafından yerine getirilmesi gereken hizmetler lüzumu halinde bedeli döner sermaye gelirlerinden ödenmek kaydıyla Bakanlıkça tespit edilecek esas ve usullere göre hizmet satın alınması yoluyla gördürülebilir.

MADDE 12. - 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa 43 üncü maddesi ile eklenen ve 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yeniden düzenlenen Ekli (I) sayılı cetvelin "III- Sağlık Hizmetleri Sınıfı" kısmı ekteki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

MADDE 13. - 13.12.1983 tarihli ve 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 22 nci maddesinde yer alan "on (10)" ibaresi "otuz (30)" olarak değiştirilmiştir.

Yürürlükten kaldırılan hükümler
MADDE 14. - 21.8.1981 tarihli ve 2514 sayılı Bazı Sağlık Personelinin Devlet Hizmeti Yükümlülüğüne Dair Kanun ile 7.6.2000 tarihli ve 4576 sayılı Devlet Memurları Kanunu Harcırah Kanunu Bazı Sağlık Personelinin Devlet Hizmeti Yükümlülüğüne Dair Kanun Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun Kadastro Kanunu ile Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun geçici 1 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

GEÇİCİ MADDE 1. - 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak Sağlık ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı kadrolarında halen çalışmakta olan personelden 1.1.2004-31.12.2004 tarihleri arasında Bakanlığa müracaatta bulunanlar sınavsız ve kura ile sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilebilirler. Başvuru süresi Bakanlar Kurulu kararı ile uzatılabilir. Sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilmeye başlanan Devlet memurlarının kadroları hiçbir işleme gerek kalmaksızın tutulu kadro haline gelmiş sayılır.

Yürürlük
MADDE 15. - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme
MADDE 16. - Bu
III SAĞLIK HİZMETLERİ SINIFI
a) Uzman Tabip Tabip Diş Hekimi Veteriner Hekim Eczacı ve Biyolog ile Yüksek Lisans ve Doktora Yapmış Olanlar 1 3600
2 3000
3 2200
4 1600
5 1300
6 1150
7 950
8 850

b) Sağlık bilimleri lisansiyerleri 1 3000
2 2200
3 1800
4 1300
5 1150
6 950
7 850
8 800

c) Sağlık ile ilgili ön lisans mezunları 1 2200
2 1600
3 1200
4 1100
5 900
6 800
7 600
8 550
9 500
10 450

d) Diğerleri 1 1500
2 1100
3 800
4 650





(1) SAYILI CETVEL
SÖZLEŞMELİ PERSONEL POZİSYON UNVANLARI VE BU POZİSYONLARDA İSTİHDAM EDİLECEKLERDE ARANACAK NİTELİKLER
UNVANI NİTELİĞİ
Uzman Tabip Tıpta Uzmanlık Tüzüğüne göre uzman olanlar
Tabip Tıp fakültesi mezunu
Diş Tabibi Diş hekimliği fakültesi mezunu
Eczacı Eczacılık fakültesi mezunu
Veteriner Veteriner fakültesi mezunu
Biyolog Fen-edebiyat fakültesi biyoloji bölümü mezunu
Psikolog 4 yıllık fakültelerin psikoloji bölümü mezunu
Sosyal Çalışmacı Fakülte veya 4 yıllık yüksekokulların sosyal hizmetler bölümü mezunu
Diyetisyen Fakülte veya 4 yıllık yüksekokulların diyetisyenlik bölümü mezunu
Fizyoterapist Fakülte veya 4 yıllık yüksekokulların fizyoterapist bölümü mezunu
Çocuk Gelişimcisi Fakülte veya 4 yıllık yüksekokulların çocuk gelişimi bölümü mezunu
Odyolog Fakülte veya 4 yıllık yüksekokulların odyoloji bölümü mezunu
Tıbbi Teknolog Sağlık eğitim enstitüsü mezunu
Sağlık Teknikeri Sağlık hizmetleri meslek yüksek okulu mezunu olup sağlık teknikeri olarak mezun olanlar
Hemşire (4 yıllık YO) 4 yıllık yüksekokulların hemşirelik bölümü mezunu
Hemşire (2 yıllık YO) 2 yıllık yüksekokulların hemşirelik bölümü mezunu
Hemşire (SML) Sağlık meslek lisesi mezunu
Ebe (4 yıllık YO) 4 yıllık yüksekokulların ebelik bölümü mezunu
Ebe (2 yıllık YO) 2 yıllık yüksekokulların ebelik bölümü mezunu
Ebe (SML) Sağlık meslek lisesi mezunu
Sağlık Memuru (4 yıllık YO) 4 yıllık yüksekokulların ilgili bölümü mezunu
Sağlık Memuru (2 yıllık YO) 2 yıllık yüksekokulların ilgili bölümü mezunu
Sağlık Memuru (SML) Sağlık meslek lisesi mezunu


(2) SAYILI CETVEL
SÖZLEŞMELİ PERSONELİN AYLIK BRÜT ÜCRETLERİNE İLİŞKİN TABAN VE TAVAN ORANLARI
POZİSYON UNVANI VEYA NİTELİĞİ TABAN ORANI TAVAN ORANI
Uzman Tabip 15 25
Tabip - Diş Tabibi 12 22
4 yıl ve üzeri fakülte mezunu 09 19
2-3 yıllık yüksekokul mezunu 08 17
Lise ve dengi okul mezunu 07 15
..::ŞeHZaDe::.. isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 30-10-2007, 10:26   #43 (permalink)
 
..::ŞeHZaDe::.. - ait Avatar
..::ŞeHZaDe::.. - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Sağlık Mevzuatı

 
ÇOCUK KORUMA KANUNU


KANUN NO: 5395
Kabul Tarihi: 3 Temmuz 2005
Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 15 Temmuz 2005 - Sayı: 25876

BİRİNCİ KISIM
Amaç Kapsam Temel İlkeler Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler


BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç Kapsam Tanımlar ve Temel İlkeler
Amaç

MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasına haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2- (1) Bu Kanun korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında alınacak tedbirler ile suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerinin usul ve esaslarına çocuk mahkemelerinin kuruluş görev ve yetkilerine ilişkin hükümleri kapsar.

Tanımlar

MADDE 3- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile onsekiz yaşını doldurmamış kişiyi; bu kapsamda

1. Korunma ihtiyacı olan çocuk: Bedensel zihinsel ahlaki sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru çocuğu

2. Suça sürüklenen çocuk: Kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuğu

b) Mahkeme: Çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerini

c) Çocuk hakimi: Hakkında kovuşturma başlatılmış olanlar hariç suça sürüklenen çocuklarla korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında uygulanacak tedbir kararlarını veren çocuk mahkemesi hakimini

d) Kurum: Bu Kanun kapsamındaki çocuğun bakılıp gözetildiği hakkında verilen tedbir kararlarının yerine getirildiği resmi veya özel kurumları

e) Sosyal çalışma görevlisi: Psikolojik danışmanlık ve rehberlik psikoloji sosyal hizmet alanlarında eğitim veren kurumlardan mezun meslek mensuplarını

İfade eder.

Temel ilkeler

MADDE 4- (1) Bu Kanunun uygulanmasında çocuğun haklarının korunması amacıyla;

a) Çocuğun yaşama gelişme korunma ve katılım haklarının güvence altına alınması

b) Çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesi

c) Çocuk ve ailesinin herhangi bir nedenle ayrımcılığa tabi tutulmaması

d) Çocuk ve ailesi bilgilendirilmek suretiyle karar sürecine katılımlarının sağlanması

e) Çocuğun ailesinin ilgililerin kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içinde çalışmaları

f) İnsan haklarına dayalı adil etkili ve süratli bir usul izlenmesi

g) Soruşturma ve kovuşturma sürecinde çocuğun durumuna uygun özel ihtimam gösterilmesi

h) Kararların alınmasında ve uygulanmasında çocuğun yaşına ve gelişimine uygun eğitimini ve öğrenimini kişiliğini ve toplumsal sorumluluğunu geliştirmesinin desteklenmesi

i) Çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasına en son çare olarak başvurulması

j) Tedbir kararı verilirken kurumda bakım ve kurumda tutmanın son çare olarak görülmesi kararların verilmesinde ve uygulanmasında toplumsal sorumluluğun paylaşılmasının sağlanması

k) Çocukların bakılıp gözetildiği tedbir kararlarının uygulandığı kurumlarda yetişkinlerden ayrı tutulmaları

l) Çocuklar hakkında yürütülen işlemlerde yargılama ve kararların yerine getirilmesinde kimliğinin başkaları tarafından belirlenememesine yönelik önlemler alınması

İlkeleri gözetilir.

İKİNCİ BÖLÜM
Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler
Koruyucu ve destekleyici tedbirler

MADDE 5- (1) Koruyucu ve destekleyici tedbirler çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık eğitim bakım sağlık ve barınma konularında alınacak tedbirlerdir. Bunlardan;

a) Danışmanlık tedbiri çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye

b) Eğitim tedbiri çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak devamına; iş ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine veya meslek sahibi bir ustanın yanına yahut kamuya ya da özel sektöre ait işyerlerine yerleştirilmesine

c) Bakım tedbiri çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi halinde çocuğun resmi veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılması veya bu kurumlara yerleştirilmesine

d) Sağlık tedbiri çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbi bakım ve rehabilitasyonuna bağımlılık yapan maddeleri kullananların tedavilerinin yapılmasına

e) Barınma tedbiri barınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede olan hamile kadınlara uygun barınma yeri sağlamaya

Yönelik tedbirdir.

(2) Hakkında birinci fıkranın (e) bendinde tanımlanan barınma tedbiri uygulanan kimselerin talepleri halinde kimlikleri ve adresleri gizli tutulur.

(3) Tehlike altında bulunmadığının tespiti ya da tehlike altında bulunmakla birlikte veli veya vasisinin ya da bakım ve gözetiminden sorumlu kimsenin desteklenmesi suretiyle tehlikenin bertaraf edileceğinin anlaşılması halinde; çocuk bu kişilere teslim edilir. Bu fıkranın uygulanmasında çocuk hakkında birinci fıkrada belirtilen tedbirlerden birisine de karar verilebilir.

Kuruma başvuru

MADDE 6- (1) Adli ve idari merciler kolluk görevlileri sağlık ve eğitim kuruluşları sivil toplum kuruluşları korunma ihtiyacı olan çocuğu Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bildirmekle yükümlüdür. Çocuk ile çocuğun bakımından sorumlu kimseler çocuğun korunma altına alınması amacıyla Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna başvurabilir.

(2) Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu kendisine bildirilen olaylarla ilgili olarak gerekli araştırmayı derhal yapar.

Koruyucu ve destekleyici tedbir kararı alınması

MADDE 7- (1) Çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı; çocuğun anası babası vasisi bakım ve gözetiminden sorumlu kimse Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen çocuk hakimi tarafından alınabilir.

(2) Tedbir kararı verilmeden önce çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılabilir.

(3) Tedbirin türü kararda gösterilir. Bir veya birden fazla tedbire karar verilebilir.

(4) Hakim hakkında koruyucu ve destekleyici tedbire karar verdiği çocuğun denetim altına alınmasına da karar verebilir.

(5) Hakim çocuğun gelişimini göz önünde bulundurarak koruyucu ve destekleyici tedbirin kaldırılmasına veya değiştirilmesine karar verebilir. Bu karar acele hallerde çocuğun bulunduğu yer hakimi tarafından da verilebilir. Ancak bu durumda karar önceki kararı alan hakim veya mahkemeye bildirilir.

(6) Tedbirin uygulanması onsekiz yaşın doldurulmasıyla kendiliğinden sona erer. Ancak hakim eğitim ve öğrenimine devam edebilmesi için ve rızası alınmak suretiyle tedbirin uygulanmasına belli bir süre daha devam edilmesine karar verebilir.

(7) Mahkeme korunma ihtiyacı olan çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararının yanında 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre velayet vesayet kayyım nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında da karar vermeye yetkilidir.

Tedbirlerde yetki

MADDE 8- (1) Korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirler çocuğun menfaatleri bakımından kendisinin ana baba vasisi veya birlikte yaşadığı kimselerin bulunduğu yerdeki çocuk hakimince alınır.

(2) Tedbir kararlarının uygulanması kararı veren hakim veya mahkemece en geç üçer aylık sürelerle incelettirilir.

(3) Hakim veya mahkeme; denetim memurları çocuğun velisi vasisi bakım ve gözetimini üstlenen kimselerin tedbir kararını yerine getiren kişi ve kuruluşun temsilcisi ile Cumhuriyet savcısının talebi üzerine veya re'sen çocuğa uygulanan tedbirin sonuçlarını inceleyerek kaldırabilir süresini uzatabilir veya değiştirebilir.

Acil korunma kararı alınması

MADDE 9- (1) Derhal korunma altına alınmasını gerektiren bir durumun varlığı halinde çocuk Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından bakım ve gözetim altına alındıktan sonra acil korunma kararının alınması için Kurum tarafından çocuğun Kuruma geldiği tarihten itibaren en geç beş gün içinde çocuk hakimine müracaat edilir. Hakim tarafından üç gün içinde talep hakkında karar verilir. Hakim çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerektiğinde kişisel ilişkinin tesisine karar verebilir.

(2) Acil korunma kararı en fazla otuz günlük süre ile sınırlı olmak üzere verilebilir. Bu süre içinde Kurumca çocuk hakkında sosyal inceleme yapılır. Kurum yaptığı inceleme sonucunda tedbir kararı alınmasının gerekmediği sonucuna varırsa bu yöndeki görüşünü ve sağlayacağı hizmetleri hakime bildirir. Çocuğun ailesine teslim edilip edilmeyeceğine veya uygun görülen başkaca bir tedbire hakim tarafından karar verilir.

(3) Kurum çocuk hakkında tedbir kararı alınması gerektiği sonucuna varırsa hakimden koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilmesini talep eder.

Bakım ve barınma kararlarının yerine getirilmesi

MADDE 10- (1) Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından kendisine intikal eden olaylarda gerekli önlemler derhal alınarak çocuk resmi veya özel kuruluşlara yerleştirilir.

Çocuklara özgü güvenlik tedbiri

MADDE 11- (1) Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.

Akıl hastalığı

MADDE 12- (1) Suça sürüklenen çocuğun aynı zamanda akıl hastası olması halinde 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamına giren çocuklar hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.

Tedbir kararlarında usul

MADDE 13- (1) Bu Kanunun 7 nci maddesinin yedinci fıkrasında öngörülen durumlar hariç olmak üzere suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklarla korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında duruşma yapılmaksızın tedbir kararı verilir. Ancak hakim zaruret gördüğü hallerde duruşma yapabilir.

(2) Tedbir kararının verilmesinden önce yeterli idrak gücüne sahip olan çocuğun görüşü alınır ilgililer dinlenebilir çocuk hakkında sosyal inceleme raporu düzenlenmesi istenebilir.

Kanun yolu

MADDE 14- (1) Bu Kanun hükümlerine göre çocuk hakimi tarafından alınan tedbir kararlarına karşı itiraz yolu açıktır. İtiraz 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun itiraza ilişkin hükümlerine göre en yakın çocuk mahkemesine yapılır.

İKİNCİ KISIM
Soruşturma ve Kovuşturma


BİRİNCİ BÖLÜM
Soruşturma
Soruşturma

MADDE 15- (1) Suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturma çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır.

(2) Çocuğun ifadesinin alınması veya çocuk hakkındaki diğer işlemler sırasında çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulabilir.

(3) Cumhuriyet savcısı soruşturma sırasında gerekli görüldüğünde çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasını çocuk hakiminden isteyebilir.

Çocuğun gözaltında tutulması

MADDE 16- (1) Gözaltına alınan çocuklar kolluğun çocuk biriminde tutulur.

(2) Kolluğun çocuk biriminin bulunmadığı yerlerde çocuklar gözaltına alınan yetişkinlerden ayrı bir yerde tutulur.

İştirak halinde işlenen suçlar

MADDE 17- (1) Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi halinde soruşturma ve kovuşturma ayrı yürütülür.

(2) Bu halde de çocuklar hakkında gerekli tedbirler uygulanmakla beraber mahkeme lüzum gördüğü takdirde çocuk hakkındaki yargılamayı genel mahkemedeki davanın sonucuna kadar bekletebilir.

(3) Davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi halinde genel mahkemelerde yargılamanın her aşamasında mahkemelerin uygun bulması şartıyla birleştirme kararı verilebilir. Bu takdirde birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülür.

Çocuğun nakli

MADDE 18- (1) Çocuklara zincir kelepçe ve benzeri aletler takılamaz. Ancak; zorunlu hallerde çocuğun kaçmasını kendisinin veya başkalarının hayat veya beden bütünlükleri bakımından doğabilecek tehlikeleri önlemek için kolluk tarafından gerekli önlem alınabilir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi

MADDE 19- (1) Fiil için kanunda öngörülen cezanın üst sınırı üç aydan fazla ve iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını veya adli para cezasını gerektirir ise Cumhuriyet savcısı tarafından deliller toplandıktan sonra şüpheli hakkında açılacak kamu davası;

a) Çocuğun daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması

b) Yapılan soruşturmanın kamu davası açılmasının ertelenmesi halinde şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi

c) Kamu davası açılmasının ertelenmesinin şüpheli ve toplum açısından kamu davası açılmasından daha yararlı olması

d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi

Koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde beş yıl süreyle ertelenebilir. Bu fıkranın (d) bendindeki koşul çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması halinde aranmayabilir.

(2) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın uygulanması çocuk hakiminin onamasına bağlıdır. Bu husustaki karar beş gün içinde verilir.

(3) Erteleme süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum olmadığı takdirde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyet halinde kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez.

(4) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

(5) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk bakımından birinci fıkrada öngörülen hapis cezasının üst sınırı üç yıl (üç yıl dahil) olarak uygulanır.

Adli kontrol

MADDE 20- (1) Suça sürüklenen çocuklar hakkında soruşturma veya kovuşturma evrelerinde adli kontrol tedbiri olarak Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinde sayılanlar ile aşağıdaki tedbirlerden bir ya da birkaçına karar verilebilir:

a) Belirlenen çevre sınırları dışına çıkmamak.

b) Belirlenen bazı yerlere gidememek veya ancak bazı yerlere gidebilmek.

c) Belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmamak.

(2) Ancak bu tedbirlerden sonuç alınamaması sonuç alınamayacağının anlaşılması veya tedbirlere uyulmaması durumunda tutuklama kararı verilebilir.

Tutuklama yasağı

MADDE 21- (1) Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerinden dolayı tutuklama kararı verilemez.

İKİNCİ BÖLÜM
Kovuşturma
Duruşma

MADDE 22- (1) Çocuk velisi vasisi mahkemece görevlendirilmiş sosyal çalışma görevlisi çocuğun bakımını üstlenen aile ve kurumda bakılıyorsa kurumun temsilcisi duruşmada hazır bulunabilir.

(2) Mahkeme veya hakim çocuğun sorgusu veya çocuk hakkındaki diğer işlemler sırasında çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurabilir.

(3) Duruşmalarda hazır bulunan çocuk yararı gerektirdiği takdirde duruşma salonundan çıkarılabileceği gibi sorgusu yapılmış çocuğun duruşmada hazır bulundurulmasına da gerek görülmeyebilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

MADDE 23- (1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda belirlenen ceza en çok üç yıla kadar (üç yıl dahil) hapis veya adli para cezası ise; mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.

(2) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için gerekli koşullar şunlardır:

a) Çocuğun daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması.

b) Çocuğun yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat gelmiş olması.

c) Çocuk hakkında kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi.

d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi. Suçun işlenmesiyle kamunun uğradığı zarar miktarının belirlenememesi halinde mahkemece takdir edilecek bir miktarda paranın bir defada Maliye veznesine yatı