Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Sağlığımız > Psikoloji
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Psikoloji Psikoloji hakkında hiçbir kaynaktan erişemeyeceğiniz bilgiler bu başlık altında.


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 03-01-2008, 00:42   #1 (permalink)
 
O'NEAL - ait Avatar
O'NEAL - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Dikkat Dağınıklığı

Dikkat Dağinikliği

Dikkat etmek hayatı farketmektir
Dr. Yankı Yazgan

Önce Polemik

İnternette dolaşan tedavi muhalifi yazılar hakkında bir şeyler söylememi isteyen mesajlar yağdı. "Bir şeyler" söyleyeyim: Bu yazılar ilk bakışta ilaç tedavilerinin kötülüğünü göstermek için yalan yanlış bir takım bilgilerin iyi bir ifade ile dile getirilmesi gibi gözüküyor. Mesele ilaçlar değil oysa. Daha dikkatli okuduğunuzda çocukların gelişimlerini zorlaştıran sorunların çözülmesine karşı çıkan hayatın akışı üzerinde bir denetim kurmaya çalışmayı tehlikeli gören bir söylem beliriyor. Tartışmaya kapalı dogmatik ve tutucu bir içerik hakkında bir doktor olarak ne diyebilirim?

Kararlar nasıl verilecek? Peki dikkat dağınklığı ya da hiperaktivite ne zaman bir problem sayılmalıdır? Tedavi edilmeli midir? Kim tedavi etmelidir? Nasıl etmelidir? İlaç mı kullanılmalıdır? Nasıl ne zaman kullanılmalıdır? Bu çok önemli soruların cevaplarını aramak her anne-babanın çocukla ilgili herkesin beraberce gireceği bir süreçtir. Bu süreçte kimlere kulak vereceğini seçmek hakkına saygı göstermekten başka ne yapabiliriz.

Ama huyum kurusun olmayacak yolda gideni gördüm mü bir şeyler söylemeden edemiyoruz. Anne-babalar bir çocukla ilgili karar verilirken eğitimi ve deneyimi olan birilerine kulak vermek gerektiğini hatırlatmakla yetinmeyeceğim. Daha önemli bir şey var: Sorumluluk almak.

Sorumluluk alarak bilgi ve deneyimini sorunun çözümü yolunda tahsis eden kişi(ler)i herhalde (okuduğunu bile anlamaktan âciz olması bir yana) bu hususta ciddi bir sorumluluk hiç üstlenmemiş insanlardan daha fazla ciddiye almanızı tavsiye ederim. Profesyonel olmak ise zaten sorumluluk almaktan başka bir şey değildir.

İlaç ya da başka bir yöntem hakkındaki tartışmaları sorumluluk sahipleri ile yapmak en doğrusu olur. Sorumluluk sahiplerine (biz doktorlara ve çocuk ruh sağlığı alanında çalışan diğer disiplinlerden meslekdaşlarıma) düşen ise anne babanın ve çocuğun bilgilendirilmesine her türlü seçenek hakkında özgürce ve sorumlulukla karar verecek hale getirilmesine önayak olmaktır. Bunu işimizin esası olarak görmektir.

Ben dikkat dağınıklığının birey açısından nasıl bir anlam taşıdığını ve neden önemli olduğunu aşağıdaki satırlarda kısaca özetlemeye çalıştım. İlaç tedavileri ve uyarıcı ilaçlara ilişkin yeni araştırmalar hakkında daha önce yazdığım ve yaydığım iki yazıyı da "ek" olarak sunuyorum. İlaç tedavileriyle ilgili yazı birkaç hafta içinde kitapçılarda bulunabilecek olan "Hiperaktif Çocuk Okulda" adlı kollektif kitaptan. İlgili başka yazılarımın
[Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Ücretsiz Üye Olmak İçin Tıklayın.]da yayımlanması için anne-babalar tarafından kurulmuş olan dikkat eksikliği-hiperaktivite derneğine başvuracağım. Bu mesajı yazmam için beni asistan ve uzman doktor arkadaşlarım ve çocuklarının sorunlarının çözümünde yardımcı olmamı istemiş aileler teşvik ettiler. Ekteki yazıya Dr. Pınar Öner ve Dr. Özgür Öner katkıda bulundular.

Sonra bilgi

Dikkat dağınıklığı diye bir problem olabilir mi?
Herkesin dikkati dağılabilir; eğer dağılan dikkatin toplanmasında bir gecikme ya da zorluk varsa dikkat dağınıklığı bir problem sayılabilir.

Aşırı hareketlilik diye bir problem olabilir mi? Herkes aşırı hareketli olabilir; ama aşırı hareketliliğini durdurması beklendiğinde veya gerektiğinde duramayan buna da "canım istediğinde durabilirim aslında" diye bir açıklama getirenlerin ama yine de duramayanların "aşırı hareketlilik problemi" olabilir.

Sabırsızlık yeterince/gereğince bekleyememek bir problem sayılabilir mi? Herkes sabırsız ve aceleci olabilir; ama gereğinde bekleyebiliriz. Sadece görebildiğimiz somut yararlar olduğunda değil göremediğimiz ama düşünebildiğimiz gelecekteki yararlar olduğunda ya da başkaları için de gerektiğinde bekleyebilmek... Bunu yapamamak pekalâ bir problem sayılabilir.

Hayatta ne lüzumlu ne lüzumsuz; nasıl karar verilebilir? Herhangi bir durumu ya da kişiyi değerlendirirken "şu anda şu saniyede benim işime yarıyor mu yaramıyor mu?" sorusuna aldığı cevaplara göre hayatını yönlendiren (bunun da pek farkında olmayan) bir çocuk/birey yetiştirmek isteyip istemediğinize siz karar verin.
Yeterince beklediğimizde görebileceklerimizi görememek bir kitabı (sırf başını sıkıcı kitabı da kalın bulduğu için) sonuna kadar okuyamamış olmak matematiği sadece mühendislerin edebiyatı sadece yazarların resimi sadece ressamların işine yarayacağı düşüncesiyle lüzumsuz addeden bir zihniyete sürükleyecektir kişiyi.

Dikkat dağınıklığı ve/veya aşırı hareketlilik; ya da hiperaktivite ya da adına ne derseniz deyin; (meselâ hayatın tadına varma güçlüğü hayatı öğrenme güçlüğü) bir sendromdur bazı çocukların kolayca etki alanına girdiği. Bu etkilenişi belirleyen genetik mekanizmalar kısmen bellidir. Genetik-biyolojik etkilerin varlığı ise âşikâr. Bu duruma dilerseniz hastalık deyin dilerseniz bozukluk dilerseniz güçlük. Ben bir tür "huy" (temperament) olduğu izlenimindeyim bütün huylar gibi son derece biyolojik olarak belirlenen; hayat boyu çeşitli biçimlerde kendini belli eden (malûm can çıkar huy çıkmaz !). Ama anne-babanın ve eğitim düzeninin de rolüyle bir rahatsızlık yaratabilen veya yaratmayan... İşaretini erkenden veren veya vermeyen...

Dikkatimiz dağınık kalsa ne zararı olabilir ki? Bir bakış açısıyla hiç... Olacaklar kazanabileceklerimizden kayıplardır tâcirlerin "kârdan zarar" dedikleri... Diğer yandan kazanacaklarımız basitçe bir kâr olmadığı için asıl zarar ciddi boyutlara varabilir. Farkettiğinizde zararın azaltılmasının daha kolay olduğu dönemlerden epeyce uzaklaşmış olabilirsiniz. Bir çocuğun hayatınca işine yarayacak hangi bilgi varsa öğrendiği bir dönemden söz ediyoruz.

Öğrenme denince nedense herkesin aklına okuldaki dersler geliyor; davranış denince de anne-babanın ya da öğretmenin istediği gibi olmak anlaşılıyor. Keşke derdimiz dersler ya da sınıfta uslu durmak vsden ibaret olsa tedavi muhaliflerinin "anladığı kadarıyla"...

Çocuğun kendi değerini öğrendiği bu değeri de büyükleri-küçükleri ve yaşıtlarıyla ilişkileri içerisinde yaşadıklarıyla kaybettikleri ve kazandıklarıyla pekiştirdiği bir dönemi nasıl geçirdiği (ne kadar dikkat ederek ne kadar farkında olarak geçirdiği) bence çok önemli.

Gelecekte ona bugünden kalmış olan öğrendiği çarpım tablosundan ziyade başkasını dinleyebilme ve anlayabilme becerisi olacaktır. Bu beceriyi tam geliştiremediğinde üstelik bunun da ayırdında olmayıp kendisine ya da başkasına kabahat bulmakla ömrünü geçirdiğinde anlaşılmamış "sevilmiş ama sevildiğini hissetmemiş" olma olasılığı artar.

Dikkati dağınık ya da aşırı hareketli çocuk ve yetişkin bireyler bazen canlarının ne istediğini bilemedikleri için bir istekten diğerine geçer durur çok isteyip eriştikleri hiçbir şeyden tad almazlar. Hayatın tadını alamayarak ama bir tad arayışı içinde geçen ömrün bir noktasında hayatın bir tadı olmadığına hükmedip hayatın tadını aramaktan vazgeçmeleri en ürkütücü olandır: o vazgeçişin adına ise depresyon denmekte... Talihliler istisna oluşturabilirler elbette. Ama doktor olarak istisna ile kuralı ayırd etmek planları ikisine de göre ama tehlikeli olan olasılığı unutmaksızın yapmak öğretilmiştir bize.
O'NEAL isimli üye çevrimiçidir (Online)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiShare on Facebook
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
half 2 tam çözüm KeRTeNKeLe$* Oyun Hileleri ve Püf Noktaları 2 16-06-2008 09:44
Beyin Hassasiyeti ve Dikkat Eksikliği lazmusti Bilimsel ve Teknolojik Haberler 2 24-03-2008 18:37
dikkat dağınıklığı? ! Ќ Ā Í Π ! < Psikoloji 0 25-11-2007 17:29
Dikkat Et ..:: DoN_JuAn::.. Şiirler 2 23-05-2007 11:46
Dikkat Dağınıklığı sara Psikoloji 0 22-03-2006 20:53


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:12 .


Powered by vBulletin 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

TEKplatform.Com
UslanmaM MaxiCep izafet Web Hattı telefon tedavin