AB Turizm Teşvik Politikası
Avrupa Birliğinin turizm teşvik politikasını ikiye ayırmak mümkündür. Bunlar; AB’nin doğrudan turizmi hedef alan küçük bütçeli teşvik programları (eğitim kültür çevre koruma gibi) ile Yapısal Fon ve Avrupa Yatırım Bankası gibi kaynaklardan elde edilen doğrudan turizmle ilgili olmayan ancak ulaştırma haberleşme ve diğer altyapı yatırımları gibi turizm sektörü için hayati öneme sahip yatırımları finanse etmekte kullanılan ve büyük miktarlara ulaşan teşviklerdir. Bunların dışında Avrupa Birliği ülkelerinin turizm üstyapısı için kendi bünyelerinde devlet teşviki uygulamaları da mümkündür. Bu tür teşvikler tesis inşaatına verilen yatırım teşviklerinden modernizasyon ve turistik faaliyetlerin iyileştirilmesine kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsayabilmektedir. Devlet teşvikleri; hibe uzun vadeli krediler faiz sübvansiyonu gibi finansal ya da vergi muafiyeti yatırım/amortisman indirimi gümrük vergisi muafiyeti gibi mali teşviklerden oluşmaktadır. Üyeler uyguladıkları devlet teşviklerini Komisyona bildirmekle yükümlüdürler. Turizm sektöründe devlet teşviklerine olumlu yaklaşan Komisyon bu teşviklerin rekabet politikasına uyumunu kontrol etmekle de yükümlüdür. AB turizm sektörünü önemli bir kalkınma aracı teşvikleri de kalkınmayı gerçekleştirmede önemli bir itici güç olarak görmektedir. Tarım alanındaki istihdamı azaltmayı hedefleyen AB tarımdan gelecek işgücünü turizme yönlendirmeyi planlamaktadır. Turizm nispeten geri kalmış bölgelerde yaşam standardının yükseltilmesi için bir çözüm olarak görülmektedir. Turizm AB içinde gerçekleştirilmesi düşünülen yapısal değişikliklerin temel taşlarından birini oluşturmakta bu bağlamda Birliğe bağlı ülkeler gerek AB kaynakları gerekse kendi kaynaklarından sağladıkları fonlarla turizm sektörü için etkin bir teşvik sistemine sahip bulunmakta mevcut sistemi daha da geliştirmek için çalışmalarını sürdürmektedirler.
|