![]() |
|
|||||||
| Komik Fıkralar Bildiğiniz Duyduğunuz Kahkahalarınızı Alamayacağınız Komik Fıkralarınız |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
* * koparıyor ve "Sıçra" diyor pire yine sıçrıyor!.. Raporunu şöyle yazıyor; "Pire kanatlarını kopmuş olarak zıpladı." Ayaklarını koparıyor ve "Sıçra" diyor pire zıplayamayınca 2. raporu şöyle yazıyor; "Pirenin ayakları kopunca kulakları duymuyor."* Dursun' a sormuş;- Dursun bu nedur da? Dursun gayet sakin cevap vermiş;- Haçan bu olsa olsa bin yaşında bir sinek dur.* akıl hastasının iyileştiğine karar verip akıl hastasını taburcu etmiş. Buna çok sevinen hasta gelip doktoruna şöyle demiş;-"Doktor Bey size hediye ayakkabı yapacağım ama sorayım dedim topuğu önde mi olsun arkada mı? * * ![]() "Baba öndeki amca elindeki sopayla niye kadını korkutuyor ?" Baba;"Korkutmuyor oğlum yönetiyor!""Eee peki o zaman kadın niye avaz avaz bağırıyor " * * ![]() bakkala öfkeyle sordu:- Neden hep küçük yumurta veriyorsun? - Taşıması kolay olur da ondan.Ahmet eksik para verip yumurtaları alıp giderken bakkal seslendi: - Ama sen eksik para verdin. Küçük çocuk arkasına dönüp gülerek: " Para daha çabuk sayılır da... * * ![]() "Aşk olsun yine mi dövüştün okulda? "Şey büyük bir çocuğun küçüğü dövmesine engel olmaya çalıştım da anneciğim." "Aferin bak bu cesaret işi. Kimdi o küçük?" Nuri gayet sakin; " Ben! " * * ![]() " Koş efendi evin yanıyor. "Adam sakince cevap vermiş : "Ev işlerine karım bakıyor." * * ![]() kendinden daha büyük olana yan yan bakarak: "Söylediğin sözü geri alman için sana beş dakika süre veriyorum!" dedi. Öbürü kabararak:"Bak hele sen. Peki beş dakika sonra sözümü geri almazsam ne olacak?" diye diklendi. Küçük çocuk biraz düşündükten sonra: "Peki söyle ne kadar zaman istiyorsun?" dedi. * * ![]() ressam arkadaşına: "Kutlarım sergi açılışına bakanlar gelmiş" Bunun üzerine Ressam: "Ne önemi var ki bakanlar geleceğine keşke biraz da alanlar gelseydi. " der. * * ![]() hastasına o güne dek yaptığı tahlillerin sonuçlarını açıklayacak;"Size bir kötü bir de daha kötü haberim var. Önce kötü haberi vereyim. Test sonuçlarına göre 24 saatlik ömrünüz kalmış." deyince adam yıkılır![]() "Hayır olamaz. Buna inanamıyorum: Fakat bundan daha kötü haber nasıl olabilir? "deyince hasta doktorun yanıtı kısa olur;"Dünden beri size ulaşmaya çalışıyorum." * * ![]() - Ne yapıyorsun? - Görmüyor musun intihar ediyorum.- Öyle ise ipi boğazına bağlasana - Bağlarsam boğulurum. * * ![]() uzaktaki ailesine gönderdiği faksta şunları yazıyordu;"Babacığım okullar kapandı. Öğretmenler beni çok seviyorlar. İmtihanlara tekrar bekliyorlar." * * ![]() "Örneğin oğlum bir eve gittik. Onları yemek yerken göndük ilk sözümüz ne olmalı?"Afiyet olsun" der oğlu. Baba; "Peki neden bu söylenir?" deyince oğlu ; "Neden olacak buyurun desinler diye." der. * * ![]() hırsıza şöyle sorar:"Söyle bakalım soyduğun dükkana nasıl girdin?" Hırsız biraz düşündükten sonra soruyu şöyle yanıtlar:"Efendim biz buraya yargılanmaya mı yoksa meslek sırrı vermeye mi geldik ." der. * * ![]() "Akşama ne var?" diye sorunca annesi;"Saymakla bitmez oğlum" dedi. Mehmet; "Güzel nelermiş bunlar?" deyince annesi gülümseyerek "Pirinç pilavı!" dedi. * * ![]() "Bana yeni bebek alsana anne." dedi. Annesi; "Bebeğin var ya kızım; yenisini ne yapacaksın?" diyence küçük Zeynep;"Ben varken sen kendine yeni bir bebek aldın ya!" der. * * ![]() öğrenci; "Ben oruçluyum!" der. Öğretmen; "Eee oruçluysan ne yapalım?" deyince öğrenci;"Annem bana sakın bir şey yeme dedi evden çıkarken. Eğer bir şey yersem orucum bozulurmuş." * * ![]() "Her tarafımı arılar soktu." Doktor ona bakar ve gayet sakin "Peki o zaman şöyle oturun da size birkaç iğne yapalım" der. * * ![]() - Oğlum adın nedir? - Temel ama "Z"si yok! Hakim: - Temel'de "Z" olurmu be adam?- Haçan hakim pey ne kızayısun pen de zaten "Z"si yok dedum! * * ![]() -Kızınız çok geveze diliyle ortalığı karıştırıyor. Lütfen çaresine bakınız.Telgrafın cevabı gelir: -Siz gelin bir de annesini görün. Geveze nasıl olurmuş! * * ![]() -Cüzdanımı sen mi aldın? -Altı mahallenin altıncı sokağının altıncı apartmanının altıncı odasının altıncı çekmecesinde duran Kur'an'a el basarım ki ben almadım... * * ![]() -Ne biçim son arzudur bu? _ -Zehirlitur tiye tiye pağa yedurmetiler. Şimti ağuz taduyla rahat rahat bir mantar ziyafeti çekeceğum. * * ![]() -Ben 100 metreyi tam 8 saniyede koşayurum. -Ciddi misin dedi arkadaşı. Bu bir dünya rekorudur. Nasıl yapıyorsun bunu?Bizimki hafifçe kasılarak cevap verdi: -Çestirmeden cideyurum daa... * * ![]() -Help! Help! Yoldan geçen Temel onu gördü. Kızgın bir şekilde bağırdı: -Ula ingilizce öğreneceğine yüzme öğrenseydin ya!.. * * ![]() -Küçükken gözlerim görmediği için bana voleybol oynatmazlardı. Bu yüzden başka bir vazife verdiler: -Ne vazifesi? -Hakemlik! * * ![]() "Bak kızım gelinler en mutlu günleri olduğu için nikahta beyaz giyerler." Küçük kız bir an düşündü. "Yaa... Şimdi damatların neden siyah giydiklerini daha iyi anlıyorum..." * * ![]() -Temel emice Cemil MERİÇ kimdur? -Büyük bir yazar idi. Vefat etti. -O da küçük yazsa idi... * * ![]() telaşla:-Dursun öldi!... der. Kahvedekiler bu haber üzerine birer yorum yapmaya başlarlar. -Dursun sapasağlam adamdi neden öldi ki? -Uşağım hiç bir laz acindan ölmez. Söylemdi biz bağa yardım ederduk. -Pelki utanmiştur istemeğe -Gördinmu uşağım. Dursun acından değul inadından öldi da... * * ![]() Temal atılır: Desene Dursun sen teminden beri koca bir sığır yedun. * * ![]() bir çocukla ninesi karşıdan karşıya beraber geçeceklermiş nine 80 çocuk ise 5 yaşlarındaymış. Nine torununa:-Oğulum karşıdan düt düt geliyor çabuk geçelim demiş.Bunun üzerine çocuk: -Yok nine o dütdüt değil sekiz silindirli mercedes demiş * * ![]() başladı nasihata:-Bak oğlum!... Oku ve hayatını kazan... Yoksa dilenci olursun. -Dilenci mi? -Evet dilenci!.. -Bunu daha önce söylesene baba!... Bende okula bile gitmeyen bu zenginler bu kadar parayı nereden kazanıyor diye merak ediyorum. * * ![]() Cemal ve diğer karadenizliler açık denizde küçük bir tekne ile fırtınaya tutulmuşlardı. Yanlarında büyük bir gemi geçmekteydi.Temel: -- Uyy kurtarun pizuuu... imdattt!... diye haykırıyordu.Geminin güvertesinden birisi de yanıt veriyordu: -- Biz adam almıyoruz biz adam almıyoruz.Bunu duyan Temel: -- Uyy haçan piz lazuz laz alun pizu. * * ![]() -- Anneciğim tatil oldu geliyorum. Ama maalesef sınıfta kaldım. Ne olursun ben gelinceye kadar babamı hazırla! dedi.Duruma canı sıkılan ve morali bozulan annesi oğluna şu cevabı verdi:-- Baban hazır asıl sen kendini hazırla!.. * * ![]() -- Bugün neredeyse duvardaki saat annemin başına düşecekti... Adam umursamaz bir tavirla başını salladi:-- Sahi mi? O saat hep geç kalıyor zaten... * * ![]() -- Hz.Nuh'un gemisine zeytin dalını getiren güvercin dişi miydi erkek miydi7Hoca hemen cevaplamış: -- Mutlaka erkekti dişi olsaydı ağzını uzun zaman kapalı tutamazdı ki.* * - Bu hap şimdi senin baş ağrını geçirir. Peki onu kolay yutabilecek misin? Kolay yutmasına yutarımda hap mideme girdikten sonra başıma giden yolu nereden bulacak? * - Ben bu baklayı yiyemem. Çabuk bana şef garsonu çağırın! Yan masada oturan adam dudak bükerek cevap verdi: -Fayda etmez efendim o da yiyemez!.. * sergide bir tabloyu seyrediyordu. Biri:-Şuna bak dedi güneşin doğuşunu ne güzel canlandırmış.Öbürü düzeltti: -İmkânı yok mutlaka güneşin batışıdır.-Belki öyledir. Ama nasıl oluyor da bu kadar kesin konuşabiliyorsun? -Ressamı tanırım sabahları onbirden önce kalkmaz. * * ![]() -Söyle bakalım oğlum köylüler kurtları niçin öldürürler?-Kuzuları öldürdükleri için efendim.Ön sıralarda oturan Ayla hemen atıldı:-Öyleyse kasapları niçin öldürmüyorlar? * * ![]() akıl hastasına sorar:-Bir kulağını kesersem ne olur? -Canım yanar. -Ya iki kulağını keserse -O zaman iyi göremem. -Peki ama niçin? ' -Niçini var mı canım? İki kulağımı da keserseniz gözlüğümü nereye takarım?.. * * ![]() -"Bağırmadım bağırmadın bağırmadı" deyince ne anlarsınız? diye sordu.Kimseden çıt çıkmıyordu. Öğretmen bütün öğrencilerin birden parmak kaldırmasını beklediği için hayal kırıklığına uğradı.Neden sonra ön sıralardan Temel ayağa kalkarak söz hakkı istedi. Öğretmen söz verince de cevapladı: -Önemli bir durum yok efendim. Hiç kimse bağırmamıştır. * * ![]() Temel kimseyi beklemediğinden merakla kapıya yönelmiş ve seslenmiş; -Kim o? Kapıcı: -Çöp! diye bağırmış... Temel gayet sakin ve kibar bir dille konuşmuş: -İhtiyacımız yok... * * ![]() bir teki bile rakibine değmiyordu. Raund arasında menejerine sordu: "Maçı almam için bir şansım var mı?" Menejeri bir yandan terini kurularken diğer taraftan: "Elbette var diye cevap verdi. Etrafındaki havayı dönmeye devam et. Böylelikle rakibini zatüreden öldürebilirsin. * * ![]() dairelerimiz aynı genişliktedir. Sen evi duvar kâğıdıyla kaplattın? Ben de evi dekore edeceğim de. Ne kâdar duvar kağıdı aldın?- On yedi top aldum. Komşu da duvar kâğıdını alır evi kaplatır ama epeyce de kâğıt elinde kalır.- Yahu Temel ben de on yedi top aldım ama yedi top arttı!- Eyi benum da o kadar artmıştı! * * ![]() bizum Fadume'nun çok köti bi huyi vardur. Gece dörde kadar uyumayı!- Temelcuğum peki o saate kadar ne yapayi?- Penum eve gelmemi bekliyor! * * ![]() parasını vermek. Muhtarı bulur durumu anlatır. Tavuğu verir. Ancak tavuk dümdüz olmuştur. Muhtar köylüleri tek tek çağırır. Tavuğu gösterir. Hiç kimse tavuğa sahip çıkmaz. Muhtar sonucu yabancıya açıklar: - Bizim köyde yamyassı tavuk yoktur. * * ![]() - Ha oradan bi ekmek vermeni rica edeyirum! - Ula parasını verecek misun? - Elbette vereceğum. - Haçan parasını vereceksen ne diye rica edeyisun? * * ![]() bir seçim mitingi için Rize'ye gider. Kürsüde konuşan ince zayıf uzun boylu İnönü'yü gören Temel sorar:- Habu konuşan adam da kimdur? Derler ki: İsmet İnönü'nün oğlu Erdal'dır! - Uy desene Paşanun çok günahını almışuz. Rahmetli II. Dünya Savaşı yıllarında bizleri çok aç bırakmıştı. Baksanıza ne kadar adaletli davranmuş kendi uşağını da aç bırakarak ne hale getirmiş! * * ![]() karısı Fadime'yi bademcik ameliyatı yaptırmıştı. Hastaneden taburcu edilirken doktor Temel'e bazı tavsiyelerde bulunur ve son olarak der ki;- Aslında bu ameliyat gecikmiş daha çocukken yapılmalıydı.Temel hemen söze girer: - O zaman faturayı kayınbabamı gönder de hasabını o ödesun! * * ![]() minberden cemaate hitaba başlar: - Ey cemaat-i müslimin deyince: Arkalardan Temel cevap verir:- Efendum! Bağa mi deyisun? * * ![]() * * ![]() Cehennem'e atmışlar. Zebaniler sesini duyamuyınca kapıyı aralamışlar. Eskimo:- Kapatın şu kapıyı! İçeri soğuk giriyor üşüyorum. demiş. * * ![]() - Olay nasıl oldu. - Savci bey olay molay yok... Temel bi talup geleceğim dedi ama siz da göriysiniz gelmedi... * * ![]() Bir kaç gün sonra o adamdan şöyle bir yazı alır: - Bize gelmişsin. Kapıya attığın imzadan anladım. * * ![]() * * ![]() - Durum çok kötü doktor bey bir dakika önce olan herşeyi unutuveriyorum.- Peki niçin hatırlamaya çalışmıyorsun. - Neyi? * * ![]() senden polis olmaz. Nasıl kaçırdın elindeki azılı hırsızı!Sormayın komiser bey. Bir anluk dalgınluğum sebep oldu. Üstünde "girmek yasaktır" tabelası bulunan bi yere girdi arkasından gidemedum! * * ![]() - Temel köpekleri atlatıp kümesten tavuğu nasıl çaldın? - Komiserüm onu söylemem meslek sırrıdır!- Ama ben söyletmesini bilirim! - O da sizin meslek sırrunuzdur! * * ![]() - Söyle bakalım Temel cephanelik önünde nöbet tutuyorsun birden cephanelik infilak etti ne yaparsın?- Herkesin duyması için havaya bi el ateş ederum komitanum! * * ![]() Eriksonlar ayağa kalksın dediklerinde Wilsonlar ayağa kalksın; böylece onları kandırmış oluruz. * * ![]() - Ula Ehmet bir bilet al maçı öğren gel der.Ehmet gider ve maçı öğrerüp gelir durumu Arkadaşına anlatır: - 2 direk dikiyler ortaya bir kabak koyiyler. 21 avanak peşinde koşiyler. 2 direğin arasına girince gool diye bağriyler birde utanmadan kısa don giyiyler. * * ![]() lokantanın nıüşterilerinden biri yanına çağırıp azarladı:-- Bana getirdiğin tavuğun bir bacağı diğerinden daha kısa. Bu ne rezalet? Temel öfkeyle cevap verdi:-- Ben sana o tavuğu dans edesin diye değil yiyesin diye getirdim!.. * * ![]() harpte yararlılık gösteren bir askere madalya takarken:-- Asker yüz altın mı istersin yoksa bu madalyayı mı?Asker: -- Madalyanın kıymeti nedir? der. Bismark: -- Maddi kıyıııeti aşağı-yukarı üç altın diye cevap verir.Asker : -- Öyleyse 97 altınla madalyayı isterim! der. * * ![]() -- Burada bír gece kalmak istiyorum. Fakat oda istemiyorum. -- Oda istemiyor musunuz? -- Hayır ben uyur gezerim. Uzun bir koridorunuz varsa mesele yoktur. Sabaha kadar dolaşır dururum. * * ![]() -- Ne zaman çay içsem sağ gözüm ağrıyor doktor bey. Doktor Temel'ın gözlerini kontrol ettikten sonra anlamlı anlamlı başını salladı ve gülerek cevap verdí:-- Hımmm. Durunı anlaşıldi. Çay içmeden önce kaşığı bardaktan çikarın. O zaman sağ gözünüz ağrımaz. * * ![]() Garson da masada ters duran bardakları göstererek: -- Masada var ya' demiş... Temel bardağı eline almiş ve biraz inceledikten sonra kaşlarını çatmış ve sítem dolu bir sesle konuşmuş: -- Onlarín dibi deìik üstü kapalì demiş... * * ![]() öğrencilere bütün insanların Adem ve Havva'dan geldiğini söyledi. Bir öğrenci söz aldı:-- Bu doğru değil. -- Nasıl yani? dedi öğretmen. -- Babam bize maymundan geldiğimizi söyledi. -- Sevgili çocuğum dedi öğretmen sizin özel aile tarihiniz bizi hiç ilgilendirmiyor. |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
![]() |
PARASUT
Temel ile Dursun parasut kursuna yazilir ve hafta sonlari egitim gormektedirler.Aradan aylar gecer ve egitim tamamlanir. Yapilacak bir gosteri icin prova yapmaktadirlar.Ucaktan atlarlar lakin Dursunun parasutu acilmaz Temel sorar "Dursun parasutun acilmadi ne dusunuyorsun?".Dursun : "Ula önemli degul ya demis gercek degul ki prova yapayruz.". |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
![]() |
YILAN
Iki laz yilan olan Temel le Idris yolda gidiyorlarmis. Birden Temel Idris'e donup : - Ula Idris biz zehirli miydik yoksa zehirsiz mu diye sormus. Idris sasirmis - Ula ne oldu gene demis. Temel de : - Ula piraz once dilumi isirdim da demis |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
![]() |
SARIŞIN DEDEKTİFLER
Üç sarisin detektif olmak üzere polis teskilatina müracaat etmisler. Yapilmasi icap eden bir sürü imtihandan birini idare etmek de Komiser Kâzim'a düsmüs. Komiser Kâzim birinci kiza bes saniye müddetle bir dosyadan çikarttigi bir resmi göstermis ve "Söyle kizim" demis "Bu bir suçlunun resmi bu adamin bariz ne özelligi var? Bunu ileride nasil tanirsin?" Kiz söyle bir durmus ve "Çok kolay" demis "Adam tek gözlü" Komiser Kâzim resime bakmis ve "Kizim bu resim profilden yani yandan çekilmis. Tabi tek göz göreceksin..." demis ve ayni resimi ikinci kiza gösterip ayni suali sormus ve "Bana bak" diye ilave etmis "Dogru dürüstbir cevap ver" Ikinci kiz "Bu adami tanimak çok kolay" demis "Çünkü adamin tek kulagi var" Komiser Kâzim "Kizim" diye bagirmis "Bu resim profilden dedik yaa!...Adamin suratinin öbür yanini göremiyoruz. Onun için kaç gözü kaç kulagi oldugunu bilemeyiz..." Kâzim üçüncü kiza "Kizim lütfen akilli bir cevap vermeye çalis. Beni çildirtma. Bu adamin bariz özelligi nedir bu adami ileride nasil tanirsin?" diye sormus Kiz "Bu adam lens takiyor" diye cevap vermis.Komiser Kâzim saskin saskin resime bakmis ama adamin lens takip takmadigini bir türlü anlayamamis. Merak etmis adamin dosyasini açip okumus dosyadaki bilgiye göre hakikaten adam lens takiyormus.Komiser Kâzim üçüncü kiza hayranlik içinde "Aferin be kizim" demis "Dogru bilmisin. Simdi söyle bakalim bu adamin lens taktigini resimden nasil anlayabildin?" Kiz "Çok kolay" diye cevap vermis: "Tek gözlü tekkulakli bir adamin gözlük takacak hali yok ya !!" |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
![]() |
BU KIŞ ÇOK SOĞUK OLMAK
Beyaz gocmen Kanada'nin ucsuz bucaksiz ormanlarinda bir kulube yapmis kisa hazirlaniyordu. Tam odun keserken bir kizilderili gecti."Hey kizilderili" diye seslendi "Kis nasil olacak?""Soguk" dedi kizilderili ve yoluna devam etti. Yerlilerin doga bilgisine buyuk guven duyan gocmen epey endiselendi ve her ihtimale karsi daha fazla odun kesti. Aksam kizilderili tekrar gecerken "Hey arkadas" diye beyaz gocmen bir kez daha seslendi. "Kis gercekten cok mu soguk gececek?""Cok hem de cok soguk" dedi kizilerili ve yoluna devam etti.Gocmen artik fena halde korkmustu. Cilginlar gibi odun kesip istifledi. Ertesi sabah kizilderili seslendi gecerken:"Bu kis insan oglunun yasayamayacagi kadar soguk olmak!""Nereden biliyorsun?" diye nefes nefese butun gece odun durmadan odun kesip bitkin dusen gocmen sordu. "Eski bir kizilderili sozu var beyaz adam cok odun kesmek kis cok cok soguk olmak" |
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
![]() |
BOYA KOVASI
Laza karayollarını boyama işi vermişler. Laz başlamış çalışmaya. İlk gün tam 200 metre boyamış. İkinci gün 100 metre üçüncü gün 50 metre.Artık dördüncü gün 10 metre boyayınca amiri Lazı çağırmış: - Hayırdır evladım iyi çalışıyordun ? - Ben yine iyi çalışıyorum - İyi ama dün 50 metre bugün de 10 metre boyamışsın. - E... haliyle. İlk günlerde boya kovasına gidip gelmek kolaydı sonraları çok vakit almaya basladı. |
|
|
|