![]() |
|
|||||||
| Komik Fıkralar Bildiğiniz Duyduğunuz Kahkahalarınızı Alamayacağınız Komik Fıkralarınız |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#21 (permalink) |
![]() |
Temel ile Dursun Amerikada itfaiye teskilatina girerler
yangin ihbari alinir. Cok katli bir binada yangin cikmistir.Itfaiyeci merdiveni calismaz ... Temel yukari cikar. Dursun asagida kalir Temel asagida bekleyen Dursunun kucagina cocuklari atmaya baslar. Temel atar Dursun tutar kaldirima koyar. Bir cocuk ikicocuk üc cocuk derken besinci zenci cocuktur ... Temel birakir![]() Dursun yakalamak icin kollarini acmaz. Cocuk paat yerde. Bir zenci cocuk daha... Dursun yine tutmaz. Cocuk paat gene yerde... Ücüncü zenci cocukta Dursun yukari bağırır: -Yaniklari atma ! yaniklari atma ! |
|
|
|
|
|
#22 (permalink) |
![]() |
Fizikçi
matematikçi kimyacı jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş"; jeolog "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış"; matematikçi "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar. Adam cevap verir: - "Boru yetmedi." |
|
|
|
|
|
#23 (permalink) |
![]() |
Albay
binbaşıya: -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri üstü kapalı talimgaha ***ürürsün. Binbaşı yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun. Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış. |
|
|
|
|
|
#24 (permalink) |
![]() |
Öğretmen öğrencilere soru soruyor:
- "Ağaçta 7 kuş var. Avcı ateş ediyor 3 tanesini vuruyor. Ağaçta kaç kuş kaldı?" Biri cevap veriyor: - "4 kuş kalır." Başka bir çocuk da hemen atılır: - "Hayır öğretmenim ateş edince bütün kuşlar uçar ağaçta hiç kuş kalmaz..." Öğretmen bunun üzerine: - "Cevap yanlış ama stilini sevdim" der. Çocuk buna karşılık verir: - "Öğretmenim ben de bir soru sormak istiyorum... Karşıdan 3 bayan geliyor ellerinde dondurma var. Biri yalayarak yiyor biri emerek biri de ısırarak... Bu bayanlardan hangisi evlidir?" Öğretmen düşünüyor düşünüyor... - "Emerek yiyen evlidir" diyor... Çocuk cevap veriyor: - "Hayır öğretmenim parmağında alyansı olan... Ama ben de sizin stilinizi sevdim.." |
|
|
|
|
|
#25 (permalink) |
![]() |
Baba
ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir: -"Getir bakayım şu karneyi!" -"Al baba..." Adam karneye bir bakar ki beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf. -"Bir dediğini iki etmiyoruz bilgisayar dedin bilgisayar aldık ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik gitar kursu müzik aletleri ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali rezil şey!" -"Baba... O benim karnem değil ki senin kitaplarını karıştırıyordum birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..." |
|
|
|
|
|
#26 (permalink) |
![]() |
Bir öğretmen
öğrencileri tek tek odasına alıyomuş ve 100 puan değerinde bi soru soruyomuş: “Otobüstesiniz içerisi inanılmaz sıcak. N’aparsınız?” Odaya giren öğrencilerin hepsi “Pencereyi açarım hocam” diyomuş. Kıl hoca bunun üzerine “Peki o zaman; pencereden giren havanın hızı nedir?” diye soruyomuş. Soruyu duyan öğrenciler de apışıp kalıyomuş. Gak guk… Şudur budur ama yok. Haliyle hepsi odadan bi karış suratla çıkıyomuş. Sıra dersi üstten alan bi öğrenciye gelmiş. Bu çocuk da artık o sene okulu bitirmeyi kafasına koymuşmuş. Hoca yine aynı soruyu sormuş: “Otobüstesin ve içerisi feci sıcak. N’aparsın?” Bizimki başlamış saymaya. “Kazağımı çıkarırım gömleğimi çıkarırım fanilamı çıkarırım.” Hoca bıyık altından gülerek sürekli “Başka başka?” diyomuş. “Gazeteyle kendimi yellerim başıma su dökerim…” Hoca hala “Başka başka” deyince çocukcağız artık dayanamamış “Hocam okulu bitirmem lazım afedersiniz s….niz o pencereyi açmam!” demiş.*Aslında bu fıkradan çok ist. üniv.'sinde yaşanmış gerçek bi olay!!! |
|
|
|
|
|
#27 (permalink) |
![]() |
Sarhosun biri üst bas daginik bir halde karakola gelir
araba anahtarini göstererek komisere söyle der:-"Komiserim su elimde gördügünüz anahtar var ya onun üstünde az önce benim arabam vardi simdi yok. Arabami çalmislar..."Komiser sarhosa söyle bir bakar ![]() -"Sen önce kendine bir çeki düzen ver bakiyim su haline bak. Devletin komiseri önünde böyle fermuari açik durmaya utanmiyor musun?" Sarhos pantolonunun önünde açik fermuara bakar bakar ve söyle der:-"Aha kariyi da çalmislar..." |
|
|
|
|
|
#28 (permalink) |
![]() |
Bir satıcı küçük kasabaya geldiğinde artık saat çok geçtir ve şansına bulabildiği tek oteldeki tüm odalar tutulmuştur.
Satıcı yalvarır:Tek bir yatağınız bile yok mu? nerede olsa yatarım... Resepsiyon memuru cevap verir: Esasında iki yataklık ve bir yatağı boş bir odam var ama o odadaki öyle bir horluyor ki yan odadakiler tüm gece şikayet ettiler. Satıcı : Önemli değil farketmez o tek yatağı bana veriniz... Ertesi sabah satıcı gözleri parlak ve çok dinç bir şekilde kahvaltıya iner. Otelci sorar: Nasıldı geceniz? Satıcı : Hiç bu kadar iyi olmamıştı... Odaya girdim adama''iyi geceler güzelim''diyerek bir öpücük verdim gecenin geri kalanında uyanık olarak beni izledi... |
|
|
|
|
|
#29 (permalink) |
![]() |
Adamın biri işten eve gelmiş bir bakmış
karısı başka bir adamla yatakta. Hemen tabancasını almış ve öteki adama:- ''Madem karımı istiyorsun onu benden erkek gibi al. Seni düelloya davet ediyorum''... Öteki adam bunu kabul etmiş ikisi birlikte yandaki odaya girmişler kapıyı kapatmışlar sonra kadının kocası öteki adama fısıldamış;- ''Aslında kimsenin canının yanmasına gerek yok ikimizde havaya ateş edelim sonra ölmüş gibi yere yatalım karım ilk önce hangimizin yanına koşarsa en çok sevdiği odur''...Böylece ikisi havaya bir el ateş edip hemen kendilerini yere atmışlar... Kadın silah sesini duyar duymaz koşarak içeri girmiş... Yere yatan iki adama bakmış ve bağırmış.....: - ''Hayatım çıkabilirsin ikisi de öldü..!!!!'' |
|
|
|
|
|
#30 (permalink) |
![]() |
Kadínín biri
46 yasíndayken kalp krizi geçiriyor ve hastaneye kaldírílíyor. Ameliyat masasíndayken ölüme yakín birden bir hayal görüyor. Azrailí görüyor ve soruyor: "Benim saatim geldimi?" Azrail cevap veriyor: "Hayír senin daha 43 sene 2 ay vede 8 günün var". Narkozdan uyandígínda estetik yaptírmaya karar veriyor. Yüzünü gerdittiriyor dudaklaríní doldurtturuyor vede gögüslerini düzelttiriyor. Kísacasí: "Yeniden dogmus gibi" Daha uzun bir süre yasíyacagíní bildigi için simdi okadar ameliyatín degdigini düsünüyor. Son ameliyattan sonra hastaneden tamamen yeni bir insan gibi çíkíyor. Karsídan karsíya geçiyorki tam ambülans çarpíyor. Ölüyor. Cenette Azrail e soruyor: "40 seneden daha fazla yasíyacagímí saníyordum! Neden ozaman bana o ambülansín çarpmasíní saglayíp beni öldürttün?" Azrail cevap veriyor: "Kíz ben seni hiç taníyamadím!!!" |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Türk Ceza Kanunu | O'NEAL | Çöp Forum | 4 | 31-05-2008 19:42 |
| dev fıkra arşivi (istedigin fıkralar mevcut) | ..:: DoN_JuAn::.. | Komik Fıkralar | 108 | 30-10-2007 23:23 |
| fıkra arşivi (yeni) | GüN_BaTıMı | Komik Fıkralar | 36 | 29-08-2007 12:13 |
| Türk Ceza Kanunu... | -BAŞŞAD- | Hukuk | 2 | 14-05-2007 14:39 |
| KeSKiN_KaRTaL'dan fıkra arşivi | Orophin Ancalimë | Komik Fıkralar | 300 | 08-05-2007 23:50 |