Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Kültür ve Sanat > Kitap ,Resim ve Dergi > Kitap Özetleri
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Kitap Özetleri Kitap Özetlerini Paylaşabileceğiniz Bilgi Alanı


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 08-07-2008, 14:50   #1 (permalink)
 
er07 - ait Avatar
Tanımlı Luigi Pirandello ..bİrİ, HİÇbİrİ, Bİnlercesİ

KİTABIN ÖZETİ :
Eserde genel olarak kimlik sorunu ve insan yaşamının derinliklerine inilmiş.

Kahramanımız Moscarda ayna karşısında iken yıllardan beri şekilsiz olan burnunu hep düzgün olarak görmektedir ta ki burnu hakkındaki gerçekler kendisine söylenene dek. Genel olarak yani yapı itibarıyla detaylara çok dikkat eden bir kişiliğe sahip olmasına rağmen kendisi ile ilgili gerçeklerden bihaber görünmektedir. Olayları çok fazla inceleyen buna rağmen kendine fazla güveni olmayan ve bir türlü hedeflerini gerçekleştiremeyen bir yapıya sahiptir. Karısının burnu hakkındaki gerçekleri söylemesi burnu ve vücudu hakkında endişelere kapılmasına ve ruhsal durumunun gittikçe bozulmasına kadar bir dizi olayın başlamasına neden olur.
Kendi eksikliğini bir türlü kabullenemeyen Moscarda bunun diğer insanlarca ne kadar kolay farkedilip ortaya çıkarılabildiğine ve ne kadar kolay alay konusu yapılabildiğine hayret eder. Bunun yanında insanların kendilerini kusursuz gördüklerini ama ufacık kusurların yüzlerine vurulması durumunda bunun onlar için çok büyük problem olabildiği gerçeğini düşünür. Bir başka deyişle eksik olan herşeyin insanlar için bir kompleks kaynağı oluşturduğunu görür.
Bu şekilde olumsuz düşüncelere kapılan Moscarda çareyi yalnız kalmaya çalışmakta bulur ve bunun çeşitli yollarını geliştirmeye başlar. Yalnızlığı aradığını söyleyen kahramanımız yalnızlığın kendi kendine dışarıyla ilgisiz yaşayan ne izi ne de sesi olan bir şey olduğunu ve insanın onu bulduğunda oradaki tek yabancı halinde bulunacağını söyler. Yani bir anlamda kendisinin bile olmadığı bir yalnızlık düşler ve kendinden kaçmaya hatta nefret etmeye başlar. Bu zamana kadar kendisiyle ilgili gerçeklerin farkına varmadığı için kendisine kızar ve bedenini bir yabancı olarak görmeye başlar.
Bu yabancılık saplantısı Moscarda’nın beyninde o kadar güçlü bir yer edinmeye başlar ki bir an önce karısının evden ayrılmasını bekleyip hatta bu işi çabuklaştırmak için onu kürkünü tutarak gönderdikten sonra aynanın karşısına geçer ve kendisini tanımaya çalışır. Aynanın karşısında değişik tavırlar takınarak kendini izlerken delirdiğini düşündüğü de olur. Bu sırada aklından çeşitli fikirler geçmektedir. Ayna karşısında gerçekçi yapmacık olmayan bir kiş görmeyi arzular. Fakat bu kişinin dış dünyadaki insanların gözleriyle gördükleriyle aynı kişi olmaması saplantısı onu çok rahatsız etmeye başlar. Aynadaki kişiyi kendinden soyutlar ve onun ayrı duyguları ve düşünceleri olduğunu düşünmeye başlar. Hapşırdığında bile o kişiye çok yaşa demekte ve bu yaptığına kendi de gülmektedir. Bu gülüş onun için bir delinin gülüşüdür.
“İçimdeki bu yabancıya nasıl katlanacaktım? Benim için kendim için olan bu yabancıya? Onu nasıl görmeyecektim ve onu nasıl tanımayacaktım. Onu sonsuza dek yanımda içimde başkalarının gözünde kendi gözümün dışında taşımaya nasıl yazgılı kalacaktım? Bu düşünceler huzur bırakmadı bende” der.
Moscarda kendi içine düştüğü bu durumun başkalarınca anlaşılamadığını düşünmesinin yanında başkalarının da tıpkı kendisi gibi çıkmaza girmiş olabileceklerini fakat bunu dışarıya yansıtmadıklarını geçirir aklından. Böylece kendi durumunun normal olduğunu hissetmek ister fakat yine de bir kişinin yaptığının diğerleri tarafından anlaşılamayacağının altını çizer. Kendince doğru olanı yaptığına göre vicdanen rahat olabileceğini hisseder.
Örneğin insanın özel eşyalarının kendince güzel fakat başkalarınca anlamsız olduğundan dem vurur. “Niçin biricik gerçekliğin kendi içinizdeki gerçeklik olduğunu sanıyorsunuz? Başkaları yanıldığında yanlış yaptığını söyleyerek kızıyorsunuz. Oysa ki insan ne yapsa kendince doğru olur ama başkasının ruh durumuna uymaz” der. Bu da normal karşılanması gereken bir durumdur. İnsan arkadaşına bir şey söylediğinde arkadaşının onu anladığını düşünebilir oysa ne o arkadaşını ne de arkadaşı onu anlayamamış olabilir; çünkü iki insanın aynı anda aynı ruh halinde olması çok düşük bir ihtimaldir. Dolayısıyla olaylara her zaman kendince bakmak çözüm olamaz. Bir de başkalarının gözüyle bakarak gerçek nedenlerin kavranabileceğini düşünür.
İnsanlar karşısındakileri çoğu zaman gerçekte olduğu gibi değil kendi kafalarındaki gibi tanırlar. Karısı da kahramanımızı gerçek Moscarda olarak değil de kendi düşüncelerindeki kişi olarak tanımaktadır. Bu durum da ikili ilişkilier açısından insanları kısıtlamaktadır. Moscarda üç kişilik bir odada gerçekte (3x3) yani dokuz kişinin var olacağını düşünür.
Hayatında yapacağı değişikliklerin örneğin yoksullar evinde bir yoksul gibi yaşamasının kasabadaki insanlar tarafından bir pişmanlık olarak nitelendirilmesine üzülür. Kendisinin çok istediği bir şeyi diğer insanların yanlış algılamasının moralini bozduğunu söyler.
Bunların yanında insanların kendi isteklerinden tamamen soyutlanamayacağını da düşünür. Örneğin kasabadaki papazın yaptığı iyilikleri sırf Tanrı için yapmış olmasına rağmen bunun sonunda diğer insanların gözünde kişiliğinin yükselmesini sağladığına işaret eder. Dolayısıyla papaz biraz da kendi özbenliği için yapar bunları.
“Düşkünler evi kırlık ve güzel bir yerde. Her sabah tan yeri ağarırken dışarı çıkıyorum çünkü ruhumu böyle temiz tutmak istiyorum. Uzaklardan kentten zaman zaman akşamın derinliğinde ara ara çan sesleri geliyor. Dışarılarda kendiler için çaldıkları o çanları artık içimde istiyorum. Belkide sımsıcak bir güneşin ısıttığı kırlangıçların çığırtısıyla dolu güzel bir gökyüzünde ya da havadar çan kulelerinin üstünde ağır alabildiğine yüksek bulutlar rüzgarda uğultulu boşluklarının içinde sevinçle ürperiyorlar. Ölümü düşünmek ve yakarmak; hala bu gereksinimi duyanlar var. Çanlar onları seslendiriyor. Ben böyle bir gereksinim duymuyorum artık çünkü her an ölüyorum sonra yeniden doğuyorum. Onlardan yoksun; artık kendi içimde değil dışarıdaki her şeyin içinde.”
er07 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 18-07-2008, 19:29   #2 (permalink)
 
Rüzgar's - ait Avatar
Tanımlı Cevap: Luigi Pirandello ..bİrİ, HİÇbİrİ, Bİnlercesİ

Teşekkürler...
Rüzgar's isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Knight OnLine'ın Hikayesi... tekadres Knight Online 18 01-05-2009 12:27
20 Soruda Evrİm Teorİsİnİn ÇÖkÜŞÜ AÇiklamali btl47 Bilimsel ve Teknolojik Haberler 26 21-07-2008 20:12
Osmanlı Ansiklopedisi er07 Akademik Bilgi 2 29-05-2008 12:31
Biri Bana Söylesin.... _KoJiRo_ Aşk Şiirleri 0 14-12-2007 13:33
Dini Sözlük _E_R_E_N_ Sahih Hadisler 68 03-06-2007 19:33


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:34 .


Powered by vBulletin 3.8.3
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

TRplatform.Org
Yazılı Avatarlar UslanmaM bilgi MaxiCep izafet Web Hattı bebek tedavin ilginç Resimler SMF İndir Aşk Resimleri Rüya Tabirleri Güzel Sözler