![]() |
|
|||||||
| İslam ve Din Bölümü Dinimiz ve Diğer Dinler Hakkındaki Bilgiler... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
![]() Kureys Müsrikleri Habes ülkesine hicret eden müslümanlari kendilerine teslim etmemesi üzerine iskencelerini artirmaya basladilar.Kureys Müsriklerinin azillilarindan Ebu Cehil kureyslilere teklif götürerek Peygamberi öldürülmesini teklif etti ve bunu yapabilen her kim olursa büyük ödülün verilecegini ilan etti.Hz.Ömer ''ben buna talibim'' dedi.Ona'' Ey Ömer!Sen buna elverislisin!''dediler.Hz.Ömer vereceginiz mallar hakkinda Saglam Kefalet var mi? Diye sordu.Ebu Cehil ''Evet var! Dedi.Hz.Ömer bu hususta onlarla bir anlasma yapti. Hazret-i Ömer'in kiz kardesi Fatima bint-i Hattab Said b. Zeyd b Amr b. Nufeyl ile evli olup Fatima hatun da Said b. Zeyd de Müslüman olmuslardi.Fakat Müslümanliklarini Hz. Ömer'den gizli tutuyorlardi.Yine Hz. Ömer'in mensup bulundu§u Adiy b. Ka'b ogullarindan Nuaym b. Abdullah Nahham da Müslüman olmustu.Kavmindan korktugu için o da Müslümanligini gizli tutuyordu.Habbab b. Erett Fatima hatuna gelip gidip Kur'an okur ve okuturdu![]() Bir gün Hz Ömer; Peygamberimizle Eshabindan bir cemaata saldirmak üzre kilicini kusanmis olarak evinden çikmisti ki Peygamberimiz ve Eshabinin Safa tepeciginin yanindaki bir evde toplandiklari ve kadinli erkekli kirkkisiye yakin olduklari kendisine haber verilmisti. Dar-i Erkam'da; Peygamberimiz Aleyhisselam ile Amucasi Hz. Hamza Eshab-i Kiramdan Hz. Ebu Bekr Hz. Ali ve Habes ülkesine hicret etmeyip Peygamberimizle birlikte Mekke'de oturan Müslümanlardan bazilari da bulunuyordu.Nuaym b. Abdullah Hz Ömer'e rast geldi. Ona "Ey Ömer! Nereye gitmek istiyorsun?" diye sordu.Hz Ömer: "Kureysilerin islerini darmadagan eden Akillarini akilsizlik sayan Dinlerini ayiplayan Ilahlarina dil uzatan Su Ata dinini birakip yeni din tutan Muhammed'e gitmek istiyorum! Öldürecegim onu!" dedi.Nuaym b. Abdullah "Vallahi ey Ömer! Seni nefsin aldatmistir nefsin! Sen Muhammed'i Öldürünce Abd. Menaf ogullarinin seni yeryüzün gezer birakacagini mi saniyorsun.Sen kendi ev halkina dönsen de onlarin isi üzerinde dursan olmaz mi dedi.Hz. Ömer " Sen benim Ev halkimdan hangisini kasdediyorsun?" diyesordu Nuaym b. Abdullah "Enisten ve Amucanin oglu olan Said b Zeyd b Amr'i ve kiz kardesin Fatima bint-i Hattab'i kasd ediyorum! Vallahi ikisi de Müslüman oldular Muhammed'e uydular ve Onun dinine girdiler!Sana önce onlarla ilgilenmek düser!" dedi. Hz. Ömer hemen geri dönüp kiz kardesi ile Enistesinin evine kadar gitti.O sirada onlarin yaninda Habbab b. Erett ve onun yaninda da içinde Taha suresi yazili bir Sahife bulunuyor onu onlara okuyordu: Hz. Ömer'in tikirtisini isittikleri zaman Habbab evin bir kösesinde gizlendi.Fatima hatun Sahife'yi alip uylugunun altina sakladi. Hz. Ömer evin yanina geldigi zaman Habbab'in Fatima hatunla Saidb.Zeyd'e Kur'an okudugunu isitmisti.Eve girince "Isitmis oldugum o sey ne idi?" diye sordu.Kiz kardesi ile Esnistesi ` `Sen bir sey isitmedin ! ' ' dediler.Hz. Ömer "Evet! Vallahi ikinizin de Muhammed'e uydugunuzu ve Onun dinine girdiginizi haber aldim!?" dedi ve hemen Enistesi Said b. Zeyd'in üzerine çullandi.Fatima hatun kalkip onu kocasinin üzerinden ayirmak uzaklastirmak isteyince Hz. Ömer vurup Fatima hatunun basini yardi!Hz. Ömer bunu yapinca kiz kardesi de Enistesi de "Evet! Biz Müslüman olduk Allah'a ve Resulüne iman ettik!Sen istedigini yap!" dediler. Hz. Ömer kiz kardesinin basini yarip kanattigini görünce yaptigina pisman oldu. Yapmak istedigi seylerden vaz geçti. Kiz kardesine "Demin okudugunuzu sizden dinledigim seylerin yazili bu-lundugu su Sahife'yi bana ver de Muhammed'in getirdigi seyin ne olduguna bir bakayim?" dedi.Kiz kardesi "Biz senin Sahife'ye bir sey yapmandan korkariz!" dedi.Hz.Ömer "Korkma!" dedi ve onu okuduktan sonra geri verecegine ilahlari üzerine yemin etti.Bunun üzerine Fatima hatun Onun Müslüman olacagini umarak "EyKardesim! Sen puta taptigin müddetce pissin (temiz degilsin!) Halbuki Ona (Kur'an-i Kerim yazili Sahife'ye) pak olandan baskasi dokunamaz! " dedi.Hz. Ömer kalkip yikaninca Fatima Hatun ona Sahife'yi verdi.Sahife'de Taha suresi yazili idi.Hz. Ömer sureyi bas tarafindan okumaga basladi.Hz. Ömer: "Bu sözler ne kadar güzel ne kadar degerli!" demekten kendini alamadi. Habbab bunu isitince saklandigi yerden çikip Hz. Ömer'in yanina geldi."Ey Ömer! Vallahi Allah'in Peygamberinin duasini sana nasib edecegini umuyorum en dün Peygamber Aleyhisselam'dan isittim ki: O; (E y Allahim! Islam'i Ebulhakem b.Hi sam veya Ömer b. Hattab ile güçlendir!) diyerek dua etmisti. Ey Ömer! Artik Allah'dan kork! Allah'dan!" dedi.Hz.Ömer Habbab'a "Ey Habbab! Sen bana Muhammed'in bulundugu yeri göster de yanina varip Müslüman olayim?" dedi.Habbab: "O Safa tepesinin yanindaki bir Ev'in içindedir.Yaninda da Eshabindan bazilari bulunuyordur." dedi.Hz. Ömer hemen kalkip kilicini kusandi. Sonra Peygamberimiz Aleyhisselam ile Eshabinin bulundugu yere kadar varip kapilarin çaldi.Hz. Ömer'in sesini isitince Peygamberimizin Eshabindan bir Zat kalkip kapinin gediginden disari bakti.Hazret-i Ömer'i kilicini kusanmis olarak görünce korktu. Peygamberimizin yanina döndü "Ya Resulallah! Bu Ömer b. Hattab'dir. Kilicini kusanmis bir haldedir!" dedi.Hz.Hamza "Ona izin ver! Eger o iyilik için geldi ise kendisine bol bol iyilik ederiz.Eger kötülük için geldi ise onu kendi kiliciyla öldürürüz!" dedi.Peygamberimiz "Ona izin veriniz!" buyurdu.Kapidaki zat ona izin verdi.Peygamberimiz kalkip ona dogru vardi ve kendisi ile avluda karsilasti.Kusagindan veya ridasinin toplandigi yerden tutup kendine dogru hizlica çekti. ve ' Ey Ibn. Hattab Ne getirdin Vallahi Allahin sana bir musibet indirmesine kadar duracagini sanmiyorum!" buyurdu. Hazret-i Ömer "Ey Allah 'in Resulu! Ben Allah'a Allah'in Resulüne ve Ona Allah'dan gelen seylere iman edeyim diye Senin yanina geldim!" dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz "Allahu Ekber!" diyerek Tekbir getirdi.Peygamberimizin Eshabindan olan ve evde bulunan halk hz. Ömer'in Müslüman oldugunu anladilar.Onlar da Tekbir getirdiler.Tekbir sesleri Mekke yollarinda duyuldu.Hz. Ömer der ki: "Müslüman olup ta dövülmeyen dövmeyen bir kimse görmedim.Ancak bundan benim payima hiç bir seyin düsmedigini gördüm.Kendi kendime (Müslümanlar musibetlere ugrarlarken ben musibeteugramamak istemem !) dedim. Müslüman oldugum gece kendi kendime düsündüm. (Mekke halkindan Resulullah Aleyhisselam'a düsmanlikta en azilisi kim ise gidip Müslüman oldugumu ona haber vereyim! Tamam! Ebu Cehl'e haber vereyim. dedim.Sabaha çiktigim zaman Ebu Cehl'in kapisini çaldim. Ebu Cehl yanima çikip (Hos geldin kiz kardesimin oglu! Ne haber getirdin?) dedi.(Allah'a ve O'nun Resulü olan Muhammed'e iman ve Kendisinin getiripbildirdigi seyleri tasdik ettigimi sana haber vereyim diye geldim!? deyince kapiyi yüzüme çarparcasina kapayip (Allah Seni de Senin getirdigin haberi de çirkin ve iyilikten uzak etsin!) (Allah senin de belani versin senin getirdigin haberin de belasini versin!) dedi." Ve Hz. Ömer Müslüman olduktan sonra Müslümanlar açiktan Kabede toplu cemeat halinde namaz kilmaya basladilar.Ve Hz.Ömer Müslümanligi seçtikten sonra islamiyete meyili olan bir cok Kureysli islamiyeti seçmeye basladilar.AKABE BEY'ATLARI Hz. Peygamber (s.a.s.)'in Medine'den gelip ilk müslüman olanlarla 621-622 yillarinda Mekke'nin Akabe adi verilen mevkîinde yaptigi iki anlasma ve ahidlesme. Mekke'ye üç km. kadar uzaklikta bulunan Mina ile Mekke arasindaki bir mevkiye verilen Akabe adina bölgenin baska yerlerinde de rastlanmaktadir. Ayni adi tasiyan birçok yer bulunmasina ragmen Akabe denince ilk defa bu meshur ahidlesme ve anlasmalarin yapildigi mevkî hatira gelmektedir. Islâm'i çesitli kabile ve gruplara anlatmaga çalisan Resulullah (s.a.s.) özellikle Hacc mevsiminde Mekke'ye gelen kabileler arasinda dolasiyor ve onlara bu yeni mesaji iletmeye ugrasiyordu. Bu hac mevsimlerinin birinde Yesrib (Medine)'den gelen ve bu sehirde yasayan iki Arap kabilesinden biri olan Hazrec kabîlesine mensup bazi kimselerle karsilasan Hz. Peygamber onlari Islâm'a davet etti. Peygamberliginin onbirinci yilinda onun bu çagrisina adi geçen kabileden alti ki si icabet edip büyük bir samimiyetle bu yeni dine sarildilar. Zira yillardir Yesrib'teki diger Arap kabilesiyle aralarinda sürüp gitmekte olan Buas savaslarindan bezmis olduklarindan bu yeni dinin aralarinda bir baris ortami olusturacagini ümit ediyorlardi. Yesrib'e geri döndüklerinde bu olaydan ve yeni dinlerinden kardes kabîle Evs'e bahsedip onlari da Islâm'a davet edeceklerine ve gelecek yil yine Hacc mevsiminde ayni yerde Resulullah'la bulusacaklarina dair söz verip ayrildilar Medine'de yasayan bu iki kabîlenin disinda ayrica üç Yahûdi kabîlesi daha bulunuyordu. Bunlar müsrik Araplari dinlerinden ve putperestlik anlayislarindan dolayi hep hor görüyorlardi. Yahûdiler ellerindeki Tevrat'a ayrica âlimlerinden ve atalarindan isitip durduklarina göre yakinda bu bölgede zuhur edecek bir peygambere iman edeceklerini ve bu peygamberin destegiyle putperestlige son vererek Araplari ortadan kaldiracaklarini söyleyip duruyorlardi. Yahûdilerin bu sözleri Yesrib'li Evs ve Hazrec kabilelerinin zihninde yer etmisti. Hz. Peygamber (s.a.s.) ile Akabe'de görüsünce yahûdilerden önce davranip bu peygamberin yaninda yer almakta hiç tereddüt etmediler. Bu ilk müslüman Yesribliler Resulullah'a iman ederek söyle dediler: "Kavmimiz çok zor günler yasiyor hiç iyi bir durumda degiliz. Yillardir süren çatismalar aramizda sonu gelmez bir anlasmazliga sebep oldu. Bu yeni dinin bizleri biraraya getirecegine ve bizleri baristirip kaynastiracagina inaniyoruz." Gerçekten Yesribliler Buas savaslarinin artik son bulmasini istiyorlardi. Hz. Peygambere iman eden Hazrecliler su kisilerden ibaretti: Es'ad b. Zurâre Avf b. Hâris Râfi' b. Mâlik Ukbe b. Âmir Kutba b. Âmir ve Câbir b. Abdullah b. Riab. Bunlardan ilk ikisi Neccarogullarina mensup idi. (Ibn His âm Sîre II 7I vd.; Ibn Sa'd Tabakât I 217 vd.). Islâm'a gönül veren bu ilk Medineli müslümanlar memleketlerine geri dönerek bütün güçleriyle bu yeni dini tanitmaya ve akrabalarinin da iman etmelerini temine çalistilar. Bu küçük grubun Yesribliler üzerinde büyük etkileri oldu. Evs ve Hazrec'ten bir çok kimse bunlarin araciligiyla Islâm'a girdi. Özellikle Resulullah'in dayilarindan olan Neccarogullarina mensup Es'ad b. Zurâre ile Avf b. Hâris müslümanliklarini asla gizlemeksizin büyük bir gayretle insanlari Islâm'a davet ettiler. Gerçekten Islâm akîdesi Yesrib de yillardir süren savaslarin sona ermesinde büyük bir etken oldu. Düsmanliklar sona erdi ve insanlar Allah'in rahmeti sâyesinde kisa zamanda kardesler oluverdiler. Ertesi yil yani peygamberligin onikinci yilinda yine Hacc mevsiminde Mekke'ye gelen Yesrib'li oniki kisi Akabe mevkiinde Resulullah (s.a.s.) ile geceleyin gizlice bulustular. Bunlardan altisi bir önceki yil müslüman olan kisilerdi. Birinci Akabe Bey'ati adi verilen bu bey'atta bulunan sahâbelerden Ubâde b. es-Sâmit hadiseyi söyle anlatir:"Refahta oldugu kadar sikintida sevinçte oldugu kadar üzüntüde de onu destekleyecek ve her konuda emirlerine itaat edecegimize Resulullah'i kendi nefislerimizden aziz tutup durum ne olursa olsun ona muhalefet etmeyecegimize Allah yolunda hiç bir kinayicinin kinamasindan korkmayacagimiza Allah'a asla sirk kosmayacagimiza hirsizlik ve zina yapmayacagimiza çocuklarimizi öldürmeyecegimize kendiligimizden uyduracagimiz yalan ve dolanlarla hiç kimseye iftirada bulunmayacagimiza hiç bir hayirli iste Resulullah'a muhalefet etmeyecegimize dair bey'at ettik. Ayrica bizden birinin verdigi sözünde durmasina karsilik onun ecir ve mükâfâtinin Allah'a ait olduguna ve ona Cennet nimetinin verilecegine; kim insanlik haliyle bunlardan birini isler de ondan dolayi dünyada cezaya çarptirilirsa bunun ona keffâret olacagina; kim de yine bunlardan birini isler de isledigi o suçu Allah açiga vurmazsa onun isinin Allah'a kalacagina; Allah'in dilerse onu bagislayip dilerse azaba ugratacagina dair Resulullah'in bize bildirdigi hususlara sadik kalacagimiza da söz verdik."Bu birinci Akabe Bey'atina katilan oniki kisiden altisi bir önceki yil iman eden kimselerdi. Diger altisi ise Muaz b. Hâris Zekvân b. Kays Ubâde b. es-Sâmit Yezid b. Sa'lebe Abbâs b. Ubâde ve Ebu'l-Heysem Mâlik b. Teyyihan idiler. Bazi kaynaklarda bir önceki yil Resulullah ile tanisan alti kisiden biri olan Câbir b. Abdullah yerine Uveym b. Saide'nin birinci Akabe Bey'atinda bulundugu ifade edilir.Medineliler hacdan geri dönerlerken yanlarinda Islâm'i ögretmek üzere Resulullah tarafindan tayin edilen Mus'ab b. Umeyr'i götürdüler. Kisa surede Medine-i Münevvere'de Islâmiyet hizla yayildi. Mus'ab b. Umeyr Rasûlullah'i Medine'deki her hareketten haberdar ediyordu. Kisa zamanda Evs ve Hazrec kabilesinin bütün evleri Islâm'in nuruyla aydinlanmaya basladi. Artik Medine bir Islâm devletinin dogusuna hazir hâle gelmisti. Mus'ab b. Umeyr'in gayret ve etkisiyle Yesrib'in ileri gelenlerinden Sa'd b. Muaz ve Useyd b. Hudayr müslüman oldular. Bu iki büyük reisin Islâm'a girmesiyle Islâm Medine'de bir hayli kabul gördü. Bunun üzerine Medineliler Hz. Peygamberi sehirlerine dâvet etmeye karar verdiler.Birinci Akabe Bey'atindan bir yil sonra Medineliler yeniden hac için Mekke'ye geldiler. Içlerinde ikisi kadin yetmi s bes müslüman vardi. Allah Resûlünün bu defa onlarla ilgi kurmasi Islâm'in tebliginden ibaret degildi. Çok önemli kararlar arifesindeydiler. Bulusma yeri yine Akabe mevkii oldu. Bulusma gizli yapilacak ve hiç kimseye haber sizdirilmayacakti. Gece yarisina dogru Medineliler gayet tedbirli hareket ederek kararlastirilan yerde toplandilar.Rasûl-i Ekrem Akabe'ye bu defa amcasi Abbâs ile birlikte geldi. Abbâs henüz ya müslüman olmamis yahut müslümanligini gizliyor ancak yegenini himaye ediyordu. Böylesi bir toplantida bulunmayi bir aile borcu kabul etmisti. Toplantida ilk sözü Hz. Abbâs aldi:- Ey Hazrecliler Muhammed (s.a.s.)'in aramizdaki mevkii bildiginiz gibidir. Biz onu düsmanlarindan koruduk ve koruyacagiz. Kendisi burada ailesinin yaninda nezdimizde izzet ve ikrâm içindedir. Fakat sizinle bir andlasma yapmak ve size katilmak istiyor. Ona verdiginiz sözü tutmak kendisine muhalefet edenlere karsi gelmek hususunda azminiz kuvvetli ve saglam ise buna bir diyecek yoktur. Fakat onu ele verecek yaniniza geldikten sonra yalniz basina birakacaksaniz bunu simdiden söyleyiniz ve onu kendi haline birakiniz.Medineli Müslümanlarin cevabi söyle oldu: -Dediklerinizi dinledik. Ey Allah'in resulü siz söyleyin! Kendiniz adina Allah adina istediginiz andi bizden aliniz. Biz haziriz.Resulullah Hz. Muhammed (s.a.s.) Kur'an-i Kerim'den bazi ayetler okuduktan sonra söyle buyurdular: "Kadinlarinizi ve çocuklarinizi nasil koruyorsaniz beni de öylece korumak üzere size elimi veriyorum"Elini ilk uzatan Berâ b. Ma'rur oldu. O söyle dedi:-Bey'at ettik ya Resulullah seni Hak dinle gönderen Allah'a yemin ederiz ki kendimizi çocuk ve hanimlarimizi korudugumuz gibi seni de koruyacak ve savunacagiz. Biz zaten harp içinde yogrulmus kimseleriz. Zirha aliskiniz. Bu bize atalar mirasidir.Bera'dan sonra söz alan Ebu'l Heysem de: - Ya Resulallah dedi. Bizim yahudilerle bir takim baglantilarimiz vardir. Bu baglantilari kesecegiz. Biz bunu yaptiktan sonra siz de Allah'in inâyetiyle muvaffak olunca bizi birakip kendi kavminizin yanina döner misiniz?Resulullah (s.a.s.) gülümsediler ve dediler ki: "Kanim sizin kaninizdir. Siz bendensiniz ben de sizdenim. Kiminle dövüsürseniz" ben sizin yaninizdayim. Kiminle baris yaparsaniz ben de onunla baris yaparim. "Resulullah (s.a.s.)'in bu sözlerini duyan herkes bey'at etmek üzere elini uzatiyordu. Bu sirada Abbâs b. Ubâde ortaya atilarak sunu söyledi:-Hazrecliler! Bu zata niçin bey'at ettiginizi biliyor musunuz? Ona bey'atla insanlarin kirmizisina ve siyahina yani Arap ve Arap olmayana karsi savasa hazir olmayi kabul etmis oluyorsunuz. Bir felâkete ugradiginiz ve ulularinizin maktul düstügünü gördügünüz zaman onu yalniz basina birakacaksaniz simdiden birakiniz. Bu daha dogru olur. Yoksa dünyada ve ahirette rüsvay olursunuz. Fakat ona verdiginiz sözü tutacak malca felâkete ugramayi büyüklerinizin ölümüyle karsilasmayi göze alacaksaniz bunu yapiniz. Çünkü dünya ve ahiret hayri bundadir.Hepsi kabul ettiler ve sordular: - Ey Allah'in Resulü buna karsilik bize ne va'd ediyorsunuz?Resulullah: "Cennet" dedi. Bey'at kisa zamanda tamamlandi. Hepsi de darlikta ve genislikte her halükarda itaate sözün ancak dogrusunu söylemeye ve Allah yolunda hiç bir kinayicinin kinamasindan korkmamaya söz verdiler.Bey'attan sonra Resulullah (s.a.s.) Hazrec'den dokuz Evs'den üç kisi olmak üzere on iki nakip seçtiler. Es'ad b. Zurâre de hepsinin basi ve emîri s eçildi. Bunlardan her biri bir kabîlenin reisi idiler. Bunun anlami oniki kabilenin Islâmiyeti kabul etmesiydi.Bey'at gece karanliginda tenhada ve gizlilik içinde yapilmisti. Fakat bey'atin bitiminde bir çiglik karanligin perdesini yirtti: - Ey Kureys Muhammed ile atalarinin dininden çikanlar sizinle dögüsmek için andlasma yaptilar!..Fakat müslümanlarin artik kimseden çekindikleri yoktu. Bu sesi duyar duymaz Abbas b. Ubâde söyle dedi: - Ya Resulallah seni hak ile gönderen Allah'a yemin ederim ki istersen sabah olur olmaz kiliçlarimizi kinindan siyirir üzerlerine saldiririz. Resulullah (s.a.s.) ise söyle buyurdular:"Hayir... Bize savas izni daha verilmis degildir. Simdilik hepiniz yerlerinize dönünüz." Islâm'a teslim olup Resulullah'a tam anlamiyla bey 'at eden bu ilk müslüman kitle için emre itaat mutlak idi. Akabe'deki bu toplanti dagildi ve herkes yerine döndü. Sabah olunca Kureysli müsrikler bu bey'attan haberdar olmuslardi. Müsrikler bu anlasmanin mahiyetini arastirmaga basladilar. Fakat henüz müslüman olmamis olan Yesribliler'in Hz. Peygamber ile anlasmalarina bir türlü anlam veremiyorlardi. Mekkeli müsrikler bu gizli anlasma hakkinda bir bilgi alamadan Yesrib'li müslümanlar sehri terk etmislerdi . Islâm Devleti'nin kurulmasinda önemli bir dönüm noktasi olan ikinci Akabe bey'atina Resulullah'in savas ve barista korunacagina dair prensiplerin tesbit edildigi ve kararlarin alindigi bir bey'at olmasindan dolayi "Bey'atü'l-Harb" adi verilir. Ikinci Akabe bey'at'inin gerçekles mesiyle Islâm tarihinde yen i bir dönem basliyor ve o gün Islâm Devleti'nin temeli atilmis oluyordu. |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| OĞuz Kaan Destani... | -BAŞŞAD- | Tarihimiz | 1 | 18-08-2008 14:37 |
| HZ. ÖMER B. HATTAB (r.anh) | WİTALİ | Çöp Forum | 1 | 23-06-2008 17:37 |
| Müslüman Türk Devletlerinde Kültür ve Medeniyet | O'NEAL | Tarihimiz | 1 | 07-02-2008 16:01 |
| Hazret-i Ömer'in Müslüman Oluşu | O'NEAL | Din Kültürü | 0 | 02-11-2007 13:02 |
| Lise 2 Ülkeler Coğrafyası (tüm ülkeler ile) | O'NEAL | Coğrafya | 2 | 02-07-2007 20:11 |