Kör bölge tehlikesi
“Daha önceden yörüngesini tespit edip isimlendirmediğimiz bir göktaşının bu kör bölgeden Dünya'ya çarpacak şekilde yönelmesi durumunda yapacağımız uyarının pek de bir anlamı kalmayacak.” Uzay boşluğunda yüzmekte olan milyonlarca kuyruklu yıldız

meteor gibi kütleler

Dünya için önemli bir tehlike oluşturmaktadır. Aslında Dünya bir mayın tarlası içinde yörüngesine devam ediyor da diyebiliriz. Bunlardan sadece birinin Dünya'yla çarpışması

tüm insanlığın sonu anlamına gelebilir.
Şimdi bir göktaşı çarpması sırasında Dünya'da meydana gelebilecek olaylar üzerinde biraz düşünelim.
Günümüzden milyonlarca yıl önce yaşamış olan dev dinozorların nesillerinin

65 milyon yıl önce meydana gelen bir meteor yağmuru sonucunda tükendiği düşünülmektedir. Dinozor gibi büyük ve güçlü canlıları yeryüzünden silen meteor olaylarına başka örnekler de vardır.
Bilim adamları

1908’de Sibirya’nın Tunguska bölgesine düşen bir göktaşına dikkat çekmektedirler. Mart ayında dünyanın çok yakınından geçen

'2002 EM7' göktaşının Tunguska’ya düşenden daha da büyük olduğunu belirten bilim adamları

Tunguska’da göktaşının düştüğü yerde büyük bir patlama olduğunu ve 2000 km2 içindeki tüm ağaçların devrildiğini hatırlatıyorlar.
Dört saatlik meteor yağmuru
13 Kasım 1833 tarihinde Doğu Amerika’da yaşanan ve sabaha karşı saat 03.00'te başlayan yaklaşık 4 saatlik meteor yağmuru sırasında gökyüzünde binlerce ateş topu hızla yere çarpıyor

düştüğü göletleri buharlaştırıyor

ağaçları yakıyor ve geceyi gündüze çeviriyordu. Bu olağanüstü anları yaşamış olan Elder Samuel Rogers

bu süre zarfında insanların Allah’a nasıl dua ettiklerini yazısında şöyle aktarıyor:
“Bazıları gerçekten kıyamet gününün geldiğini düşünüyordu
pişmanlık içinde diz çökerek geçmişte yaşadıkları günahlarını itiraf ediyor ve Allah’tan merhamet diliyorlardı.”
Güneş'in etrafında yörüngelerinde gezmekte olan kuyruklu yıldızlar da Dünya için önemli tehlike oluşturmaktadırlar. Bunlardan Temple-Turtle adlı kuyruklu yıldızın

uzayda beraberinde büyük buz ve gaz kitleleriyle yüzmekteyken

Dünya'nın bu bulut içine girmesiyle yaşanan meteor yağmuru 1966 yılına damgasını vuran

unutulmaz gök olaylarından biridir. Dünya

milyonlarca kilometre uzunluğunda ve 35.000 kilometre genişliğinde olduğu bildirilen bu buluta girmiş ve bir anda Dünya'ya ateş topları inmeye başlamıştır. Bu yoğun bulut içindeki Dünya'ya

yalnızca bir saatte 100.000 meteorit düştüğü bilim adamlarınca hesaplanmıştır.
Bu inanılmaz rakamlar bize evreni yaratan Allah’ın gücünün sınırsızlığını göstermektedir. Bu gibi rakamlar üzerinde düşünüldüğünde dünyevi çıkarların küçüklüğü açıkça gözler önüne serilmektedir. Gerçekte insan

evrende bir kum tanesi kadar dahi yer kaplamaz. Bu yüzden her insan Allah karşısındaki aczinin farkına varmalı ve hemen geçmiş günahlarından dolayı Allah’a tevbe edip O'na yönelmelidir.
Bu

göktaşının Dünya'ya teğet geçmeyip sizin bulunduğunuz ülkeye

kente ve hatta apartmana düşmemesi için hiçbir sebep yoktur. Şüphesiz ölüm bizlere çok yakın bir gerçektir

hayatımıza son veren sebep

bir göktaşı

bir hastalık ya da herhangi başka bir şey olabilir. Hiç kimse birkaç dakika sonra yaşıyor olacağını garanti edemez. Ölümden kaçılamayacağı

her insanın bir gün mutlaka Rabbimize döndürüleceği Kuran’da şöyle bildirilmektedir:
“Her nerede olursanız ölüm sizi bulur
yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş şatolarda olsanız bile...” (Nisa Suresi
78)
Dünya koruma altında
Elbette göktaşlarının Dünya'nın bu kadar yakınından geçmesi de

evrendeki tüm olaylar gibi Allah’ın iradesi ve kontrolüyle gerçekleşmektedir. Hüküm ve hikmet sahibi olan Allah

göklerde ve yerde olan her olayı bir amaç doğrultusunda yarattığını şöyle bildirmektedir:
“Biz bir oyun ve oyalanma konusu olsun diye göğü
yeri ve ikisi arasında bulunanları yaratmadık” (Enbiya Suresi
16)
Uzaydan gelebilecek çeşitli tehditlerle dolu böyle bir ortamda Dünya'nın göktaşlarından veya herhangi başka bir zarardan korunmuş olması da Allah’ın ayetlerindendir. Bilindiği gibi gök cisimleri başka gezegenlere çarptığı takdirde

örneğin Ay'ın yüzeyine çarptığında dev kraterler açmaktadır. Oysa yalnızca Dünya'ya özgü olan atmosfer tabakası

içerdiği oksijen sayesinde göktaşlarının sürtünmeyle alevlenmesini ve bu şekilde yere çarpıncaya kadar büyük kütle kayıplarına uğramasını sağlamaktadır. Bu sayede bizler farkında olmadığımız halde Dünya atmosferine sık sık göktaşları girer ancak yere ulaşamadan yanar. Allah sonsuz şefkat sahibi olan herşeyden haberdar olandır. Kuran'da Allah'ın insanları koruduğu

Enbiya Suresi’nin 32. ayetinde şöyle haber verilmektedir:
“Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık
onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar.”