Sultan III. Mustafa zamanındaki evliyanın büyüklerinden olan
Abdülehad Nuri Efendi
Süleymâniye Câmiinde vâz ettiği bir gün

kürsüye bir kâğıt kondu.
Vâzdan sonra

bu şekilde konan kâğıtları okurlardı. Kâğıdı okuyunca;
"Sizin gavs olduğunuz söyleniyor. Gavs olan
Allahü teâlânın izni ile istediğini yaparmış. Eğer gavs iseniz
beni bu mecliste öldürün bakalım." yazıyordu.
Abdülehad Efendi bu yazıyı okuyunca;
"Taassub insanı nelere götürürmüş. Sübhânallah
biz âciz ve fakîr bir kuluz. Halk bizi gavs ve kutb bilir. Hak teâlâ onları tasdik eyleye. Kutb olanlar nefis ehli olanlar gibi
ben bunu yapamaz mıyım diye elinden geleni yapmaya kalkışmaz. Onlara sıkıntı ve cefâ verilse bile onlar affederler. Onun için yüksek mertebelere eriştiler. Fakat evliyâ
kınından çekilmiş bir kılıçtır. Bir kimse kendini kılıca vursa
kabahat kılıcın mıdır
yoksa kendini kılıca vuranın mı?"
buyurduklarında

câminin içinde; "Aman

eyvah

eyvah." diye bir çığlık koptu. O kâğıdı yazan kişi o anda vefât etti.