Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Yaşam ve Eğlence > İslam ve Din Bölümü
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

İslam ve Din Bölümü Dinimiz ve Diğer Dinler Hakkındaki Bilgiler...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 13-03-2006, 18:01   #1 (permalink)
 
abdulhamit - ait Avatar
Tanımlı ZulÜm

ZULÜM Herhangi bir şeyi kendi yerinden başka bir yere koymak ziya ışık ile nurun aksi. Dinî anlamdaki manası ise hak yemek eziyet işkence ve baskı kullanmak adaletsızlık yapmak hadda aşmak söz ve fiilde aşın gitmek demektir.
Zulüm arapça bir kelimedir. "Zale-me" fiilının masdardır. Aynı kökten türemiş bir isim olarak da kullanılır. Aslı zulm olup Türkçe'de zulüm diye kullanılır. Çoğulu zulümattır.
Kelime olarak zulüm azgınlık gadr karanlık azab ve ezâ ile eş anlamlıdır. Zıddı ise nur aydınlık ve adalettir.
Kur'ân'ın üzerinde en çok durduğu kavramlardan biri şüphesiz zulümdür. Aynı kökden gelen kelimelerle birlikte Kur'ân'da üç yüz'e yakın yerde geçmektedir.
Alimler zulmü üç kısım halinde incelemişlerdir:
1- Insanın Allah'a karşı işlediği zulüm şirk ve küfürdür. "Imân edip de imânlarına zulüm karıştırmayanlar (var ya) işte korkudan emin olmak için onların hakkıdır ve doğru yolu bulanlar da onlardır" (el-En'âm 6/82) âyeti inince bu âyetin ifâde ettiği imâna zulüm karıştırma meselesi ashabın nefsine ağır geldi ve "Hangimiz nefişlerine zulmetmez?" dediler: Bunun üzerine Yüce Allah: "Şüphesiz ki şirk büyük bir zulümdür" (Lokman 31/13) âyetini indirdi. Böylece yakandaki âyette söz konusu olan zulüm kelimesinden şirk kastedildiği anlaşılmıştır (Ibn Kesîr Tefsiru'r-Kur'anı'l-Azîm Beyrut 1969 II153).
Âyetteki "Şirk büyük bir zulümdür" ifadesi ile de şirk'e düşen insanların hikmet ve akıl yönünden ne kadar zavallı olduklarına ve ahmaklık içinde bulunduklarına işaret edilerek şirkin çirkinliği dile getirilmiştir (Muhammed Ali es-Sabunî Safvetu't-Tefâsîr Istanbul 1987 II 491).
Yüce Allah'ın varlığını birliğini inkâr etmek zulüm olduğu gibi imân esaslarından herhangi birini inkar etmek de zulüm ve küfürdür. Bütün bu hususlarda ilgili çeşitli âyetler vardır:
"Onlardan her kim (Allah'ın ilâhlığını inkâr ederek) "Ilâh o değil benim!" derse biz onu cehennemle cezalandırırız. Işte biz zalimlere böyle ceza veririz!" (el-Enbiyâ 21/29).
Bu âyette Yüce Allah'ın ilâhlığını inkâr ederek ilâhlık iddiasında bulunanların durumu dile getirilmiştir. Nemrûd'un Allah'ın varlığını inkâr etmenin neticesinde düştüğü küfür ve zulmünü haber veren bir âyetin meâli de şöyledir:
"Âllah; kendisine hükümdarlık verdi diye (şımararak) Rabbi hakkında Ibrâhim'le tartışanı görmedin mi? Işte o zaman Ibrâhim Rabbim dirilten yaşatan ve öldürendir" deyince "Ben de yaşatır ve öldürürüm"dedi. Bunun üzerine Ibrâhim Bil ki Allah güneşi doğudan getirir sen de onu batıdan getir" dedi. Inkâr eden o adam şaşırıp kaldı (söyleyecek söz bulamadı dili tutuldu). Allah zalım kimseleri doğru yola iletmez" (el-Bakara 2/258).
Isrâiloğullarının Musa (a.s)'ın sözünü dinlemeyerek buzağıya tapmalarının zulüm olduğu hususunda da Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
"Musa ile kırk gece için sözleşmiştik sonra siz onun ardından buzağıyı ilâh edinmiştiniz. (Kendinize böylece) zulmediyordunuz" (el-Bakara 2/51).
"Andolsun Musa size açık delillerle gelmişti. Sonra onun ardından tuttunuz buzağıya taptınız. Söz öyle zalimlersiniz işte!" (el-Bakara 2/92).
Kur'ân'da Allah'ın âyetlerini inkâr etmek ve Allah'ın daha önce indirdiği vahiyleri değiştirmek de zulüm olarak haber verilmiştir:
Ayetlerimizi yalanlayanlar ve kendilerine de zulmeden topluluğun durumu ne kötüdür!" (el-A'raf 7/177).
"Içlerinden zulmedenler (söylediğimiz) sözü kendilerine söylenmeyen bir sözle değiştirdiler. Biz de haksızlık ettiklerinden dolayı üzerlerine gökten bir azab gönderdik" (el-A'raf 7/162).
Âyetlerimiz hakkında (münasebetsizliğe) dalanları gördüğün zaman onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan yüz çevir. Eğer şeytan sana (bunu) unutturursa hatırladıktan sonra (hemen kalk) zalimler topluluğuyla oturma!" (el-En'âm 6/68).
Peygamberliğe ve peygamberlere inanmamak da zulümdür:
"Şüphesiz ki onlara kendilerinden bir elçi geldi. Onu yalanladılar. Bunun üzerine onlar zulümlerine devam ederken azab onları yakalayıverdi" (en-Nahl 16/113).
"Biz onların seni dinlerken ne sebeple dinlediklerini kendi aralarında gizli konuşurlarken de o zalimlerin:
"Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz!" dediklerini gayet iyi biliyoruz" (el-Isrâ 17/47).
"Nuh kavmini de peygamberleri yalanladıkları vakit- onları da boğduk ve onları insanlara bir ibret yaptık. Zalimlere acı bir azab hazırladık" (el Furkan 25/37).
Allah'ın varlığına birliğine gerektiği gibi sıfatlarına ve diğer imân esaslarına inanma hususunda Allah'ın emirlerine ters hareket eden insanlarını zulüm içinde bulunduklarını küfre girdiklerini gösteren daha çok âyet ve hadisler vardır.
2- Insanlar arasındaki zulüm. Bu da insanların kendi hemcinslerine karşı işledikleri suçlar günahlar ve haksızlıklardır. Bilindiği gibi zulüm kavramı Kur'ân'da çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. Insanla insan arasındaki zulüm de bu geniş alanda büyük bir yere sahip bulunmaktadır. Zaten zulüm denince ilk olarak akla insanların birbirlerine karşı olan hareketlerindeki yanlış kötü ve zararlı davranışları zulüm olarak tanıtılmış bunların işlenmemesi istenmiş ve işleyenler tenkid edilmiştir. Bu çirkin hareketlerden bazılarını ve onların olumsuzluğunu bildiren âyet meallerinden bir kısmı şöyledir:
Adam öldürmek: "Onlara Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku: Hani birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden kabul edilmiş diğerinden ise kabul edilmemişti. (Kurban kabul edilmeyen kardeş kıskançlık yüzünden); "Ând olsun seni öldüreceğim" dedi. Diğeri de Âllah ancak sakınanlardan kabul eder. Andolsun ki sen öldürmek için bana elini uzatsan (bile) ben sana öldürmek için el uzatacak değilim. Ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım. Ben istiyorum ki sen hem benim günahımı hem de kendi günahını yüklenip ateşe atılacaklardan olasın. Zalimlerin cezası işte budur" dedi (el-Mâide 5/27 28 29).
Hırsızlılık yapmak: "Onun (hırsızlık yapmanın) cezası kayıp eşya yükünde bulunan kimseye verilir. Işte ona el koymak onun cezasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız dediler" (Yûsuf 12/75).
Erkeklerin erkeklerle temasta bulunması (homo¤¤¤¤üellik) ve yol kesip kötülükte bulunmak: Lût'u da (gönderdik) kavmine dedi ki: "Siz sizden önce âlemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir fuhşa gidiyorsunuz. Siz (kadınları bırakıp) erkeklere gidiyorsunuz yol kesiyorsunuz ve toplantılarınızda edepsizce şeyler yapıyorsunuz ha?" Kavminin cevabı sadece; "Eğer doğrulardan isen haydi Allah'ın azabını getir!.. " demeleri oldu. (Lût): "Rabb'im şu bozguncu kavme karşı bana yardım et" dedi" (el-Ankebût 29 30).
Zina yapmak: "Yûsuf'un evinde kaldığı kadın onun nefsinden murad almak istedi ve kapıları kilitleyip Haydi gelsene. !" dedi. (Yusuf); Allah'a sığınırım. Efendim bana güzel baktı (Ben nasıl onun iyıliğine karşı hıyânet ederim.) Zalimler iflâh olmazlar dedi" (Yusuf 12/23).
Suçlu insanları bırakıp suçsuzları cezalandırmak: Dediler ki: "Ey vezir onun büyük bir ihtiyar babası var! (Onun alıkonduğuna çok üzülür). Onun yerine (bizden) birimizi al. Zira biz seni iyilik edenlerden görüyoruz" (vezir): "Eşyamızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını almaktan Allah'a sığınırız. Yoksa biz zulmedenlerden oluruz dedi" (Yûsuf 12/78 79).
Allah'ın indirdiği ahkâm ile hükmetmemek: "Ve kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse işte zalimler onlardır" (el-Mâide 5/45).
Bundan önceki âyette de Yüce Allah Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenlerin kâfirler olduğunu bildirmiştir: Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse işte kâfirler onlardır" (el-Mâide 5/44).
Hz. Muhammed (s.a.s) de insanın insana zulmetmesini yasaklamış ve Islâm dininde zulmün yerinin olmadığım belirtmiştir. Mazlumun duasından sakınınız. Çünkü onunla Allah arasında perde yoktur" (Buharî Cihâd 180) diyerek zulmün ne kadar kötü ve zararlı bir şey olduğuna işaret etmiştir. Rasûlüllah (s.a.s) veda hutbesinde sık sık zulümden sakınmayı emretmiştir (Ahmed Zeki Safve Cemheretu Hutebi'l-Arab Mısır 1962 I 155 vd).
Diğer bir hadiste de; Müslüman diğer müslümanların onun elinden ve dilinden emin oldukları kimsedir" (Buharî Imân 4 5; Rikâk 26; Müslim Imân 64 65; Ebû Dâvud Cihâd 3; Tirmizî Kıyâme 53 Imân13) diyerek zulmün nasıl bir afet olduğunu ifade etmiştir.
Zulmün âhiretteki azabını bildiren bir hadis de şöyledir:
"Zulümden sakınınız. Zira zulüm kıyâmet günü (sahibini saran) karanlıklar (olacak)dır" (Buhârî Mezâlim 8; Tirmizi Birr 83).
Ebû Musa (r.a)'dan nakledildiğine göre Hz. Muhammed (s.a.s); Âllah zalıme (bir müddet) mühlet verir. Onu bir defa yakaladığı vakit de felâh vermez" Ondan sonra da: "Işte Rabb'in zulmeden şehirlerin (halkını) yakaladığı zaman böyle yakalar. Çünkü O'nun yakalaması çok acı ve çok çetindir" (Hud11/102) (meâlindeki) âyeti okunmuştur (Buhârî Tefsir sre 11 5; Müslim Birr 62; Ibn Mâce Fiten 22).
Bir de Rasûlüllah (s.a.s) dünya hayatında insanlara zulmetmenin ahirette zulmeden kişiyi iflasa götüreceğini bildirmiştir. Ebû Hureyre (r.a)'ın naklettiğine göre (bir gün); Müflis kimdir biliyor musunuz?" diye sormuştur. (Hazır bulunan) ashâb: "Müflis bizim aramızda parası olmayan ve malı bulunmayandır" deyince o şöyle devam etmiştir: "Ümmetimden müflis kıyâmet günü namaz oruç ve zekât sevabı ile (ve amel defterine) şuna sövdü buna zina iftirası yaptı şunun malınıyedi bunun kanını döktü şunu dövdü (diye yazılmış olarak) gelen kimsedir. Onun hasenatının sevâbından (hak sahibi olan) şuna buna verilir. Eğer üzerindeki borç ödenmeden önce ibâdet ve iyiliklerinin sevabı tükenirse alacaklıların günahlarından alınıp onun üzerine yüklenir. Sonra (onların günahları ile birlikte) cehenneme atılır" (Müslim Birr 60; Ahmed b. Hanbel II 303 324 372).
3- Zulmün bir çeşidi de insanın kendi kendine zulmetmesidir. Bu hususta da çeşitli âyetler vardır. Bu âyetlerden bazılarının meâli şöyledir:
"Biz hiç bir peygamberi Allah'ın izniyle itâat edilmekten başka bir amaçla göndermedik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler Allah'tan günahlarını bağışlamasını isteseler ve Rasûl de onların bağışlanmasını dileseydi elbette Allah'ı affedici merhametli bulurlardı" (en-Nisâ 4/64).
"(Inkâr edenler) ille kendilerine meleklerin gelmesini yahut Rabb'inin (azab) emrının gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de öyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi. Fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı" (en-Nahl 16/33).
"Sonra Kitabı kullarımız arasında seçtiklerimize miras verdik. Onlardan kimi nefsine zulmedendir kimi orta gidendir kimi de Allah'ın izniyle hayırda öne geçendir. Işte büyük lütuf budur" (Fâtır 35/32).
Yukarıda sayılan çeşitlerden hangisi olursa olsun zulüm yaratılış düzeninde bozukluk ve sapmalara sebep olmaktadır. Insanın dışındaki bütün varlıklar yaratılış düzenini bozmamakta nasıl yaratılmışlarsa öyle hareket etmektedirler. Allah'ın emir ve yasaklarını dinlemeyen zulüm yollarına düşen insanlar ise insanın yaratılış gayeşinin dışına çıkmaktadırlar. Bu halleriyle de varlıklar arasında en büyük zalimlerden olma durumuna düşmektedirler. Onun için Allah ve Râsulü genel olarak zulmü yasaklamışlardır. Bir de bütün peygamberler insanları Allah'a inanmaya ve O'nun emir ve yasaklarına uygun hareket etmeye çağırmışlardır. Bu davete kulak vererek imâna gelen ve ibadete sarılanlar huzur saadet mutluluk ve başarı elde etmişlerdir. Bu davete kulak vermeyerek peygamberlerin yoluna muhâlefet edenler ise zalimlerden olmuşlar ve başlarına büyük musibetler gelmiştir. Kur'ân'da peygamberlerin emrini dinlemeyen nice toplulukların başına gelen felâket ve musibetler haber vermiştir. Bu bilgiler zulüm işleyen zalimlerin sonu açısından son derece ibret vericidir.
abdulhamit isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiShare on Facebook
Alıntı ile Cevapla
Eski 13-03-2006, 18:03   #2 (permalink)
 
CANIMSIN - ait Avatar
CANIMSIN - ICQ üzerinden Mesaj gönder CANIMSIN - AİM üzerinden Mesaj gönder CANIMSIN - MSN üzerinden Mesaj gönder CANIMSIN - YAHOO üzeri ndenMesaj gönder Send a message via Skype™ to CANIMSIN
Tanımlı Cevap: ZulÜm

TesekurLerrrrrrrrrrr
CANIMSIN isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiShare on Facebook
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

« Zekat | İman »

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Zulüm laf_ebesi Şiirler 3 05-01-2008 09:37
Zulüm Dolanır laf_ebesi Şiirler 0 05-01-2008 09:12
Zulüm мυѕ†у Şiirler 0 12-11-2007 18:07
Ardından yaşamak zaten bir zulüm dαяιυѕ Şiirler 0 29-10-2007 15:56
İnsana Saygı Ve Zulüm qözγaşı İslam ve Din Bölümü 0 05-11-2006 13:06


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:17 .


Powered by vBulletin 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

TEKplatform.Com
UslanmaM MaxiCep izafet Web Hattı telefon tedavin