![]() |
|
|||||||
| İslam ve Din Bölümü Dinimiz ve Diğer Dinler Hakkındaki Bilgiler... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
43-ez-ZUHRUF
Zuhruf altın ve mücevher anlamına gelir. Sûrede bunlardan söz edildiği ve Allah'ın insana sahip olduğu altın ve mücevherle değil inanç ve davranışlarına göre değer verdiği anlatıldığı için sûre bu adla anılmıştır. Mekke'de inmiºtir ve 89 (¤¤¤¤endokuz) âyettir. 44-ed-DUHÂN Mekke'de inen bu sûre 59 (ellidokuz) âyettir. Adını onuncu âyette geçen ve duman manasına gelen "duhan" kelimesinden almıştır. 45-el-CÂSİYE Mekke'de inmiştir. 37 (otuzyedi) âyettir. Adını 28. âyette geçen ve kıyamette diz üstü çökenleri anlatan "câsiye"den almıştır. Bu sûreye şerîat ve dehr sûresi de denilmiºtir. 46-el-AHKAF Âd kavminin yaşadığı bölgede rüzgârlar "ahkaf" denen kum tepeleri meydana getiriyordu. İçinde bu kavmin yaşadığı bölge ve kum yığınlarından söz edildiğinden sûre Ahkaf adını almıştır; Mekke'de inmiştir; 35 (otuzbeş) âyettir. 47-MUHAMMED Adını Peygamberimizin isminden alan bu sûreye aynı zamanda Kıtâl sûresi de denmiştir. Medine'de inmiştir 38 (otuzsekiz) âyettir. 48-el-FETİH İçinde İslâm'ın elde edeceği fetih başarı ve zaferden bahsedildiği için Fetih adını alan bu sûre hicretin altıncı yılında Hudeybiye antlaşması dönüşünde Mekke ile Medine arasında inmiş ve Medine'de inen sûrelerden sayılmıştır; 29 (yirmidokuz) âyettir. 49-el-HUCURÂT Bu sûrede müminlere bazı görgü kuralları Peygamber'e ve birbirlerine karşı nasıl davranacakları öğretilmektedir. Medine'de inmiştir. 18 (onsekiz) âyettir. Adını dördüncü âyetteki "odalar" anlamına gelen "hucurât" kelimesinden alır. 50-KAF Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. 51-ez-ZÂRİYÂT Mekke'de inmiştir. 60 (altmış) âyettir. İlk âyette geçen ve "rüzgârlar" anlamına gelen "zâriyât" kelimesi sûrenin adı olmuştur. 52-et-TÛR Mekke'de inmiştir. 49 (kırkdokuz) âyettir. Adını birinci âyette geçen ve üzerinde Hz. Musa'ya Tevrat'ın indiği böylece onun ilâhi hitaba mazhar olduğu Tûr dağından almıştır. 53-en-NECM Mekke'de inmiştir. 62 (altmışiki) âyettir. Yalnız 32. âyeti Medine'de nâzil olmuştur. 54-el-KAMER Ayın yarılması mucizesi bu sûrede anlatılır. Onun için bu adı almıştır. Mekke'de inmiºtir 55 (ellibeº) âyettir. 55-er-RAHMÂN Mekke'de inmiştir. 78 (yetmişsekiz) âyettir. İlk kelime olan "er-rahmân" sûreye ad olmuştur. Bu sûrede Allah'ın nimetleri sayılır. Bunlar sayılırken bütün şuurlu varlıklara hitaben "O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?" anlamına gelen ayet sık sık tekrar edilir. 56-el-VÂKIA Mekke'de inmiştir: 96 (doksanaltı) âyettir. Adını ilk âyetinde geçen ve kıyamet olayını ifade eden "vâkıa" kelimesinden almıştır. 57-el-HADÎD Arapça'da demir anlamına gelen "hadid" kelimesiyle isimlenen ve demirin önemine işaret ettiği için bu adı alan sûre Medine'de inmiştir. 29 (yirmidokuz) âyettir. 58-el-MÜCÂDELE Medine'de inmiştir; 22 (yirmiiki) âyettir. Adını ilk âyetinde geçen "tecâdilü" kelimesinden alır. 59-el-HAªR Medine'de inmiştir. 2 - 7. âyetlerinde yahudi kabilelerinden Nadîroğullarının sürülmeleri hakkında bilgi verdiği için bu adı almıştır. 24 (yirmidört) âyettir. 60-el-MÜMTEHINE Adını 10. âyette geçen "imtehınû" kelimesinden alan bu sûde Medine'de inmiºtir; 13 âyettir. 61-es-SAFF Adını müminlerin saf tutarak Allah yolunda savaştıklarını bildiren 4. âyetinden almıştır; Medine'de inmiştir; 14 (ondört) âyettir. 62-el-CUM'A Adını 9. âyetinde geçen "cum'a" kelimesinden alır. Medine'de inmiştir; 11 (onbir) âyettir. 63-el-MÜNÂFİKÛN < p class="MsoPlainText" style="text-indent:19.85pt">Medine'de inmiştir; 11 (onbir) âyettir. Münafıkların davranışlarından söz ettiği için bu adı almıştır. 64-et-TEĞÂBÜN Medine'de inmiştir; 18 (onsekiz) âyettir. Adını dokuzuncu âyette geçen ve aldanma kâr-zarar manasına gelen "teğâbün" kelimesinden alır. 65-et-TALÂK "Talâk" boşama anlamına gelir. Sûre boşama konusunu ihtiva ettiği için bu ismi almıştır; Medine'de inmiştir. 12 (oniki) âyettir. 66-et-TAHRÎM Adını Hz. Peygamber'in bazı yiyecekleri kendisine yasakladığını anlatan birinci âyetten alır. Medine'de nâzil olmuştur 12 (oniki) âyettir. 67-el-MÜLK Mekke'de nâzil olmuştur; 30 (otuz) âyettir. Adını birinci âyetinde geçen "el-mülk" kelimesinden almıştır. Ayrıca Tebâreke Münciye Mücâdele Mâni'a Vâkiye adları ile de anılır. Bu sûreyi her gece okuyanın pek büyük sevaba nâil olacağına ve sûrenin faziletlerine dair hadisler vardır. 68-el-KALEM Mekke'de nâzil olmuştur 52 (elliiki) âyettir. "Nûn" sûresi diye de anılır. Adını ilk âyetindeki "kalem" kelimesinden alır. 69-el-HÂKKA Mekke'de nâzil olan bu sûre 52 (elliiki) âyettir. Adını ilk âyetindeki "el-hâkka" kelimesinden almıştır. "Hâkka"ya değişik manalar verilmiştir. "Hak" kökünden geldiği için hepsinde hak ve hakikat manası vardır. Daha çok "kıyamet" manası verilmektedir. 70-el-MEÂRİC Mekke'de nâzil olan bu sûre 44 (kırkdört) âyettir. Adını üçüncü âyetindeki "el-meâric" kelimesinden almıştır. Meâric "ma'rec"in çoğulu olup "yükselme dereceleri" demektir. 71-NÛH Mekke'de nâzil olmuştur; 28 (yirmisekiz) âyettir. Hz. Nuh'un ilâhî elçi olarak gönderilişi ve mücadeleleri anlatıldığından sûre bu ismi almıştır. 72-el-CİNN Mekke'de nâzil olmuştur: 28 (yirmisekiz) âyettir. Cinlerin Kur'an dinleyip hidayete geldikleri anlatıldığından sûre bu ismi almıştır. Hz. Peygamber amcası Ebu Talip ve eşi Hz. Hatice'yi kaybettikten sonra Tâif'e gitmiş orada çirkin davranışlarla karşılaşmıştı. Bu sıralarda Kureyş müşrikleri de müslümanlara karşı düşmanlıklarını iyice arttırmış bulunuyorlardı. işte Tâif dönüşünde nâzil olarak Resûl-i Ekrem'e teselli veren bu sûre yalnız insanların değil cinlerin de Kur'an'a tâbi olduklarını bildiriyor İslâm'ın muzafferiyetini müjdeliyordu. 73-el-MÜZZEMMİL < p class="MsoPlainText" style="text-indent:19.85pt">Mekke'de nâzil olmuştur; 10 11 ve 20. âyetlerinin Medine'de nâzil olduğu rivayet edilmiştir. 20 (yirmi) âyettir. Sûre adını ilk âyetindeki "el-müzzemmil" kelimesinden almıştır. "Müzemmil" örtünüp bürünen demektir. 74-el-MÜDDESSİR < p class="MsoPlainText" style="text-indent:19.85pt">Mekke'de nâzil olmuştur; 56 (ellialtı) âyettir. Sûre adını ilk âyetindeki "el-müddessir" kelimesinden almıştır. "Müddessir" örtüsüne bürünen sarınan demektir. Hz. Peygamber'e hitap eden ilk âyet Müzzemmil sûresinden önce nâzil olmuştur. 75-el-KIYÂME Mekke'de nâzil olan bu sûre 40 (kırk) âyettir. Adını ilk âyetinde geçen "el-kıyâme" kelimesinden almıştır. 76-el-İNSÂN Mekke'de veya Medine'de nâzil olduğuna dair rivayetler vardır; 31 (otuzbir) âyettir. Adını ilk âyetinde geçen "el-insân" kelimesinden almıştır. "Hel etâke" "ed-Dehr" "el-Ebrâr" ve "el-Emşâc" isimleri ile de anılır. 77-el-MÜRSELÂT Mekke'de inmiºtir. 50 (elli) âyettir. "Gönderilenler" anlamına gelen "el-mürselât" kelimesi ile başladığı için sûre bu adı almıştır. Müfessirler "gönderilenler"den maksadın âlemin idaresi ile görevli bir kısım melekler veya rüzgârlar yahut peygamberler yahut da Kur'an âyetleri olabileceğini belirtmişlerdir. 78-en-NEBE' Meâric'den sonra inmiştir; ilk Mekkî sûrelerden olup 40 (kırk) âyettir. "Nebe' " haber demektir. Kıyamet haberlerini ihtiva ettiği için bu ad verilmiştir. 79-en-NÂZİ'ÂT Nebe' sûresinden sonra Mekke'de inmiştir; 46 (kırkaltı) âyettir. Adını "söküp çıkaranlar" manasına gelen "nâziât" kelimesinden alır. Ana fikir olarak kıyameti konu edinir. Cenab-ı Allah sûrenin başında kendilerini ilk beş âyette belirtilen güç ve melekelerle donattığı varlıklara yemin etmektedir. 80-ABESE Mekke'de inmiştir 42 (kırkiki) âyettir. Adını "yüzünü ekşitti buruşturdu" anlamına gelen ilk kelimesinden almıştır. Bu sûrenin iniş sebebiyle ilgili olarak şöyle bir hadise nakledilmiştir: Efendimiz; Velîd Ümeyye b. Halef Utbe b. Rabîa gibi Kureyş'in ileri gelenlerine İslâm'ı anlattığı bir sırada âmâ olan Abdullah b. Ümmü Mektum gelir ve "Yâ Resûlallah! Allah'ın sana öğrettiklerinden bana da öğret" der. O esnada Resûlullah (a. s.) cevap vermez. Çünkü Kureyş'in bu ileri gelen kimseleri zaten kendilerine özel muamele edilmesini istiyorlardı. Efendimiz onları gücendirmek istemedi. Abdullah tekrar seslenince elinde olmayarak yüz hatları değişti. Bu esnada onlar kalkıp gittiler. Biraz sonra bu âyetler geldi. Resûlullah'ın bazı davranışlarını tenkit ve onu ikaz mahiyetinde gelen bu ve benzeri âyetler onun hak peygamber olduğuna en büyük delildir. Zira hiç kimse kendisini bu ºekilde tenkit etmez. 81-et-TEKVÎR Mekke'de inmiştir 29 (yirmidokuz) âyettir. Sûrenin başında güneşin dürülmesinden söz edilmiş ve adını da buradan almıştır. Sûrenin söz dizisinde ihtiva ettiği konuya ilişkin anlamları yankılandıran ve güçlendiren mükemmel bir musikî taklit edilemez bir âhenk vardır. 82-el-İNFİTÂR Nâziât sûresinden sonra Mekke'de inmiştir. 19 (ondokuz) âyettir. Manası "yarılmaktır"tır. Göğün yarılmasından söz ederek başladığı için bu adı almıştır. Konusu ahiret âlemidir. 83-el-MUTAFFİFÎN Mekke'de inmiştir 36 (otuzaltı) âyettir. Ölçü ve tartılarında hile yapanları kötüleyerek başladığı için bu adı almıştır. 84-el-İNŞİKAK İnfitâr sûresinden sonra Mekke'de inmiştir 25 (yirmibeş) âyettir. Göğün yarılmasından söz ettiği için bu adı almıştır. 85-el-BÜRÛC Şems sûresinden sonra Mekke'de inmiştir; 22 (yirmiiki) âyettir. "Bürûc" burc kelimesinin çoğuludur. Sûrede burçları olan gökyüzüne kıyamet gününe ve o güne tanıklık edecek olanlarla yine o gün müşahede edilecek olaylara yemin edildikten sonra Yemen'de geçmiş bir olaya temas edilir: Yahudi Zûnuvas ve adamları yahudiliği kabul etmeyen Necran hıristiyanlarını Hendek içinde yakılmış bir ateşe atarak yakarlar ve yanmakta olan insanları seyrederler. Bu şekilde işkence ile yakılıp öldürülen kimseler inançları uğrunda ölmüşlerdir. 86-et-TÂRIK Beled sûresinden sonra Mekke'de inmiştir 17 (onyedi) âyettir. Adını 1. âyette geçen "târık" kelimesinden alır. Târık geceleyin gelen şiddetlice vuran kapı çalan demektir. Sûrede geçen târık ise gece fazla ışık saçan yıldıza denir ki bu sabah yıldızıdır. Mecâzî olarak da ünlü kişiye denir. Bir edebî sanat olarak cahiliye devri geceye o devirde gelen Hz. Peygamber de geceyi aydınlatan ve sabahı müjdeleyen sabah yıldızına benzetilmiş olabilir. 87-el-A'L Allah'ın "Yüce" anlamındaki adıyla başladığı için "el-A'lâ" denilen bu sûre 19 (ondokuz) âyet olup Mekke'de inen ilk sûrelerdendir. Cenab-ı Allah bu sûrede kâinatın esrarını oluşunu işleyişini özlü bir anlatımla ifade etmiştir. 88-el-ĞÂŞİYE Adını ilk âyette geçen ve her şeyi saran kaplayan dehşeti her şeye ulaşan kıyamet günü anlamına gelen "ğâşiye" kelimesinden alır. İlk gelen sûrelerden olup Zâriyât sûresinden sonra Mekke'de inmiştir. Bu sûrede kıyamet ve ahirete ait haberler vardır. ayrıca Allah'ın varlığını anlamaya yardım edecek bazı kevnî deliller serdedilmiştir. Hayatın bir plan ve program içinde akıp gittiği bu akışın sonunda Allah'a varılacağı ve O'nun katında hesap verileceği anlatılır. 26 (yirmialtı) âyettir. 89-el-FECR Fecr tan yerinin ağarması ve şafak manasına gelir. Fecr sûresi Leyl sûresinden sonra Mekke'de inmiştir 30 (otuz) âyettir. Bu sûrede eski kavimlere ait kıssalar hatırlatılır. İnsanoğlunun kötülüğe yönelmekte olduğu belirtilerek bunun kötü sonucu dünya hayatından sonraki hayat ve oradaki durumlar kısaca anlatılır. 90-el-BELED Mekke'de Kaf sûresinden sonra inmiştir. 20 (yirmi) âyettir. Adını ilk âyette geçen Mekke'yi anlatan ve "şehir" anlamına gelen "beled" kelimesinden almaktadır. Bu sûrede insanın yaratılışından onun bazı davranışlarından insana verilen üstün vasıflardan o vasıfları iyiye kullanmayanın kötü âkıbetinden iyiye kullananların da mutlu geleceklerinden söz edilir. 91-eº-ªEMS Kadir sûresinden sonra Mekke'de inmiştir 15 (onbeş) âyettir. Adını sûrenin ilk kelimesi olan ve "güneş" anlamına gelen "şems"ten alır. Bu sûrede insanın yaratılışında var olan iki özellik ele alınır: İyilik ve kötülük. İnsanın yaratılışında iyi olmak da kötü olmak da kabiliyet olarak vardır. 92-el-LEYL Geceye yeminle başladığı için "Leyl" denilmiştir. Mekke'de inmiştir 21 (yirmibir) âyettir. Bu sûrede insanoğlunun iki zıt davranışından cömertlik ve cimrilikten bahsedilir. İmanlı olmakla cömertlik imansızlıkla cimrilik arasındaki ilişkiye dikkat çekilir. 93-ed-DUH Duhâ kuşluk vakti demektir. Sûre adını ilk ayette geçen bu kelimeden alır. Fecr sûresinden sonra Mekke'de inmiştir 11 (onbir) âyettir. Sûrede âhir zaman Peygamberinin hususiyetlerinden biri yani yetim oluşu ele alınır ve kendisi teselli edilir. 94-el-İNŞİRÂH "İnşirâh" açılmak genişlemek sevinmek manalarına gelir. Duhâ sûresinden sonra Mekke'de inmiştir. 8 (sekiz) âyettir. Bu sûrede Peygamberimizin çocukluğunda risalete hazırlamak üzere kalbinnin açılıp arıtılmasından söz edilmektedir. Ayrıca onun getirdiği dindeki kolaylıklara dikkat çekilerek Allah'a ºükretmeye teºvik edilmektedir. 95-et-TÎN "Tîn" dağ adı veya incir demektir. Bürûc sûresinden sonra Mekke'de inmiºtir 8 (sekiz) âyettir. 96-el-ALAK Alak insanın yaratılış safhalarından olan aşılanmış yumurtayı ifade eder. Bu sûreye "İkra' sûresi" de denir. Mekke'de inmiştir; 19 âyettir. İlk 5 âyeti Kur'an'ın ilk inen âyetleridir. Bu sûrede okumanın öğrenmenin üstünlüğü insanın yaratılışı kalemin özelliği bunların insana Allah'ın ihsanı olduğu insanın bunları düşünmesi Rabbine itaat etmesi gerektiği aksi halde azaba dûçar olacağı anlatılır. 97-el-KADR Kadir gecesinden söz ettiği için bu adı almıştır. Abese sûresinden sonra Mekke'de inmiştir. 5 (beş) âyettir. Sûrede Kadir gecesinden onun faziletinden o gecede meleklerin yeryüzüne iniºinden bahsedilir. 98-el-BEYYİNE Açık delil manasına gelen ve birinci âyette geçen "beyyine" kelimesi sûreye ad olmuştur. Talâk sûresinden sonra Medine'de inmiştir 8 (sekiz) âyettir. Bu sûrede kâfirlerden ve müşriklerden söz edilmiş onların bazı davranışları anlatılmış inanan ve iyi işler yapanların kurtuluşa ereceği ifade edilmiºtir. 99-ez-ZİLZÂL Deprem demek olan "zilzâl" sûrenin ilk âyetinde geçer. Nisâ sûresinden sonra Medine'de inmiştir 8 (sekiz) âyettir. Kıyametin kopmasından insanların yeniden dirilip hesap vermelerinden herkesin -iyi ya da kötü- ettiğini bulacağından bahseder. 100-el-ÂDİYÂT Âdiyât koşan atlar demektir. Asr sûresinden sonra Mekke'de inmiştir 11 (onbir) âyettir. Bu sûrede insanoğlunun nankörlüğünden kıyamet günü ortaya çıkacak acıklı durumdan söz edilir. 101-el-KÂRİA Kâria kapı çalan demektir ve kıyamet kasdedilmiştir. Kureyş sûresinden sonra Mekke'de inmiştir 11 (onbir) âyettir. Bu sûrede kıyametin kopuşunda meydana gelecek olaylardan ve insanın âkıbetinden söz edilmiştir. 102-et-TEKÂSÜR Tekâsür çokluk yarışı ve çoklukla övünmek demektir. Kevser sûresinden sonra Mekke'de inmiştir. 8 (sekiz) âyettir. Cahiliye Arapları mal evlât ve akrabalarının çokluğunu bir gurur ve şeref sebebi sayarlar hatta bu hususta yaşayanlarla yetinmeyip kabilelerinin üstünlüğünü geçmişleriyle de isbat etmek için kabirlere gider ölmüş akrabalarının çokluğuyla övünürlerdi. Sûrede onların bu tutumu eleştirilmekte ve gerçek üstünlüğün ahirette ortaya çıkacağı |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Çanakkale'de askeri helikopter tarlaya zorunlu iniş yaptı | ●MIПΣЯVΛ● | Güncel Haberler | 0 | 07-11-2007 16:25 |
| Kuran-ı Kerimde Bulunan Surelerin İniş Sebepleri | Sovalye | Çöp Forum | 2 | 19-04-2007 12:39 |
| Tırnak batması'nın sebepleri ve tedavisi | speedymaster | Sağlık | 0 | 18-04-2007 11:56 |
| Tekstil - Ihracat Hakkinda HerŞey | dαяιυѕ | Ekonomi ve Para Piyasaları | 30 | 06-03-2007 13:35 |
| Surelerin iniş sevepleri 1 | leris | İslam ve Din Bölümü | 0 | 23-11-2006 18:11 |