![]() |
|
|||||||
| İslam ve Din Bölümü Dinimiz ve Diğer Dinler Hakkındaki Bilgiler... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
[Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Ücretsiz Üye Olmak İçin Tıklayın.]
ÖNSÖZ İsim; ad unvan nam alem şöhret lakap anlamına gelen bir kelimedir. Somut ya da soyul olan ve insanın idrak alanı içinde varlığı algılanan herşeyin bir adı vardır.. Adın nesneye uygunluğu ve ayırdedici özelliğini vurgulaması önem taşır. İnsanlar bu kelimelerle eşyayı tanımlar.onu başkalarına aktarır ve değer hükümleri üretirler. Biz burada eşya isimleri üzerinde değil Türkiye'de müslümanların çocuklarına verdikleri isimler üzerinde durmaya çalışacak ve bu konuda yaptığımız bir derlemeyi sunacağız. Konuyu çok yönlü olarak ele almaya çalıştık. Dini örfi ve hukuki açıdan isim konusuna yeni yorumlar getirmeye çalıştık.Kuşkusuz burada her isme yer verdiğimiz iddiasında değiliz. Bu bir ön çalışmadır. Sizlerden gelen teklif ve eleştirilerle gelişerek daha doyurucu hale gelecektir. Konuya ansiklopedi tekniği ile yaklaşmaya çalıştık: İsmin manasını hangi dilden olduğunu erkekler için mi yoksa kadınlar için mi kullanıldığını belirttik.Bu çalışmamızın çocuğu olan ailelere rehberlik etmesini.onların arayışlarına katkı sağlamasını umut ediyoruz. Kuşkusuz bu çalışma mükemmel bir çalışma değildir. Ama doğru yönde atılmış bir adım olarak değerlendirilebilir. Çok fazla ayrıntıya girmeden hem genel bilgiler sunmaya hem de erkek ve kadınlar için örnek isimler sunmaya çalıştık.Böyle bir kitaba niçin gerek duyuldu? Herşeyin yeniden sorgulandığı .yapılandığı günümüzde isim konusuna da değinmeden edemezdik.Belki isim konusu uygarlık savaşında ilk ele alınması gereken mesele değildir. Ancak başka meseleler gibi karmaşık ve zor bir mesele olmadığı için de öncelikle aradan çıkartılması mümkün bir meseledir.Güzel bir isimle anılmak herkesin hakkıdır. Bu konuda velilere görev düşmektedir. Bu sorumluluğun doğru olarak yerine getirilebilmesi için böyle bir çalışmaya ihtiyaç olduğunu düşündük. Daha önce bu konuda hazırlanmış kitaplardan farklı bir isim sözlüğünün hazırlanması konusundaki talepleri gözönünde bulundurarak hazırlanan bu çalışmayı beğeneceğinizi ümid ediyoruz. Size ve ailenize hayırlı ve uzun bir ömür diliyoruz.. En iyi dileklerimizle. selam ve dua ile. Konu Oº°SANCAK°ºO tarafından (19-11-2006 Saat 23:19 ) de değiştirilmiştir.. Sebep: ses |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
![]() |
ÂBAD: (Fars.) Er. 1. Şen
bayındır. 2. (Ar.) Sonsuz gelecek zamanlar.ABADÎ: (Fars.) Er. - Şen bayındır mamurlukla ilgili. Abadı Mehmet Çelebi. Türk hukuk bilgini (1555).ABAKA HAN: (Tür.)- İlhanlı hükümdarı Hülagu'nun oğlu. ABAY (Tür.) Er. - Beceri. Sezgi anlayış dikkat. Abay Kunanbayoğlu. Kazak Türk şiirinin kurucusu.ABAZA: (Tür.) - Karaçay-Çerkes Özerk bölgesinde yaşayan müslüman bir halk. - Abaza Hasan Paşa Osmanlı vezirlerinden.ABBAD: (Ar.) Er. -Allaha itaat ve ibadet eden kulluğunu hakkıyla yerine getiren. Yasaklarından kaçınan. -Abbad b. Bişr. Ashab'dan.ABBAS (Ar.) Er: 1. Sert çatık kaşlı kimse. 2. Arslan (bkz. Esed gazanfer şiir). - Abbas b. Abdülmuttalib. Rasûlullah (s.a.s)'ın amcası Mekke'nin fethinde müslüman olmuştur.ABBASE: (Ar.) Ka. - (bkz. Abbas). Ahmed b. Hanbel'in hanımının ismi. Hz. Abbas'a mensup olan. ABBAZ: (Fars.) Er.- Yüzgeç yüzücü.ABD: (Ar.) Ka. - Köle hizmetçi itaat edici. Kul. Sonuna Allah'ın isimleri getirilince bazı isimler meydana gelir. Abdullah Abdurrahim Abdulmelik gibi.ÂBDAR: (Fars.) Ka. - 1. Sulu taze. 2. Parlak. 3. Sağlam vücutlu. 4. Nükteli. 5. Zarif güzel hoş. 6. Su veren hizmetçi.ABDİ: (Ar.) Er. - Kulluk ve itaat eden. ABDULLAH: (Ar.) Er.- Allah'ın kulu. Peygamber (s.a.s)'in en sevdiği isimlerden aynı zamanda babasının adıdır. ABDURRAHMAN: (Ar.) Er. - Rahman'ın kulu. Rahman; dünyada her canlıya mü'min-kafir ayırdelmeksizin herkese merhamet eden. Allah'ın isimlerindendir. Abdurrahman İbn Avf: Sahabedendir.ABDURRAUF: (Ar.) Er. - Rauf olan Allah'ın kulu. (bkz. er-Rauf). ABDUSSABUR: (Ar.) Er. - Sonsuz sabır ve genişlik sahibi Allah'ın kulu. Allah'ın isimlerinden (bkz. es-Sabur).ABDÜDDAR: (Ar.) Er. - Zararlı şeyleri ve sebeblerini bir hikmete mebni olarak yaratan Allah'ın kulu. ed-Dar. Allah'ın isimlerindendir. ABDÜLAFUV: (Ar.) Er. - Geniş Avf ve mağfiret sahibi yüce Allah'ın kulu. Allah'ın isimlerinden (bkz. el-Afuv).ABDÜLA'LA: (Ar.) Er. - En yüksek en yüce ve yücelikte eşi olmayan Allah'ın kulu. A'la kelimesi Kur'an-ı Kerim'in sıfatı olarak geçmektedir. Ünlü bir İslam bilgini.ABDÜLALİ: (Ar.) Er. - Yüce ulu şan ve şeref sahibi Allah'ın kulu. Ali kelimesi Kur'an'da Allah'ın yüceliğini vasfetme anlamında kullanılmıştır.ABDÜLALİM (Ar.) Er. - Alim ve mükemmel bilgiyi uhdesinde bulunduran Allah'ın kulu. Alim kelimesi Allah'ın 99 isminden birisidir. ABDÜLAZİM: (Ar.) Er. - Azamet ve büyüklük sahibi Allah'ın kulu. - Allah'ın isimlerinden (bkz. el-Azim).ABDÜLAZİZ: (Ar.) Er. - Büyük ve aziz olan izzet ve şeref sahibi Allah'ın kulu. (bkz. Aziz). Aziz Allah'ın isimlerindendi r. - Sultan Abdülaziz: 32. Osmanlı padişahının adı.ABDÜLBAKİ: (Ar.) Er. - Sonsuz ebedi olan ve ölmenin kendisi için sözkonusu olmadığı. Allah'ın kulu-Allah'ın isimlerinden (bkz. Baki).ABDÜLBARİ: (Ar.) Er. - Yaratan yaratıcı Allah'ın kulu. Bari ismi Allah'ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.ABDÜLBASIT: (Ar.) Er. - Genişlik ferahlık ve kolaylık verici olan Allah'ın kulu. - Allah'ın isimlerinden (bkz. el-Basıt).ABDÜLBASİR: (Ar.) Er. - Her şeyi görüp gözeten ve gizliliğin kendisi için söz konusu olmadığı yüce Allah'ın kulu. - (bkz. el-Basir). ABDÜLBEDİ: (Ar.) Er. - Allah'ın isimlerinden.- Bedi'nin kulu. (bkz. el-Bedi). ABDÜLBERR: (Ar.) Er. - Berr'in kulu. Cömert ve ihsan edicinin kulu.-Berr Allah'ın isimlerindendir. (bkz. el-Berr).ABDÜLCEBBAR: (Ar.) Er. - Cebredici zorlayıcı kuvvet ve kudret sahibi Allah'ın kulu. Cebbar Allah'ın isimlerindendir.ABDÜLCELİL: (Ar.) Er. - Büyük ulu yüce Allah'ın kulu. Celil Allah'ın isimlerindendir.ABDÜLCEMAL: (Ar.) Er. - Güzellikleri kendinde toplayan Allah'ın kulu. ABDÜLCEVAT: (Ar.) Er. - Cömert olan Allah'ın kulu. ABDÜLEHAD: (Ar.) Er. - Şeriki ve ortağı bulunmayan tek olan Allah'ın kulu. Ehad Allah'ın isimlerindendir.ABDÜLESED: (Ar.) Er. - Aslan'ın kulu.- Hz. Rasûlullah (s.a.s)'m reddettiği isimlerdendir. Müslümanlar kullanmazlar. ABDÜLEVVEL: (Ar.) Er. - Herşe-yin evveli ilk olan varlığının başlangıcı bulunmayan Allah'ın kulu.ABDÜLEZEL: (Ar.) Er. - Ezelden beri var olan varlığı için başlangıç söz konusu olmayan Allah'ın kulu. ABDÜLFERİD: (Ar.) Er. - Tek eşsiz eşi olmayan kıyas kabul etmez üstün olan. Allah'ın kulu. (bkz. Ferid).ABDÜLFETTAH: (Ar.) Er. – Zafer kazanmış üstün gelmiş fetheden-açan kullarınının kapalı-müşkil işlerini açan Allah'ın kulu. (bkz. Fettah). Allah'ın isimlerindendir.ABDÜLGAFFAR: (Ar.) Er. - Kullarının günahlarını affeden Allah'ın kulu. - (bkz. Gaffar). Allah'ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz. ABDÜLGAFUR: (Ar.) Er. - Kullarının günahlarını tekrar tekrar bağışlayıcı olan Allah'ın kulu. - (bkz. Gafur). "Abd" takısı almadan kullanılmaz. ABDÜLGANİ: (Ar.) Er. - Zengin varlıklı bol doygun olan Allah'ın kulu.- Allah'ın isimlerinden (bkz. Gani).ABDÜLHABİR: (Ar.) Er. - Her şeyin iç yüzünden gizli ve saklılıklarından haberdar olan Allah'ın kulu. (bkz. el-Habir). Allah'ın isimlerinden.ABDÜLHADİ: (Ar.) Er. - Hidayet eden doğru yolu gösteren Allah'ın kulu. - Allah'ın isimlerinden (bkz. Hadi).ABDÜLHAFIZ: (Ar.) Er. - Herşeyi bütün ayrıntı ve inceliğiyle kayıtlayıp tutan ve dilediği zamana kadar bela ve afetlerden koruyan Allah'ın kulu. -(bkz. el-Hafız). Allah'ın isimlerinden. ABDÜLHAK: (Ar.) Er. - Hak ve gerçek olan varlığı hiç değişmeden duran Allah'ın kulu. - Hak Esmau'l-Hüsna'dandır.ABDÜLHAKEM: (Ar.) Er. Bütün işlerin kendisine döndürüldüğü onun adalet ve kararına baş vurulduğu yüce Hakem Allah'ın kulu. - (bkz. el-Ha-kem). Allah'ın isimlerinden.ABDÜLHAKİM: (Ar.) Er. - Her şeye hükmeden Allah'ın kulu.- Hakim Allah'ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.ABDÜLHALİK: (Ar.) Er. - Yaratan yoktan vareden yaratıcı Allah'ın kulu. - Halik Allah'ın isimlerinden. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.ABDÜLHALİM: (Ar.) Er. - Tabiatı yavaş olan yumuşak huylu hikmetli Allah'ın kulu. - (bkz. Halim). Allah'ın isimlerinden.ABDÜLHAMİD. (Ar.) Er. - Hamdolunmuş övülmüş bütün varlığın diliyle övülmüş Allah'ın kulu. - Hamid; Allah'ın isimlerindendir. (bkz. Hamid).- Türk dil kuralları açısından "d/t" olarak kullanılır.ABDÜLHASİB: (Ar.) Er. - Bütün varlıkların takdir edilen hayatları boyunca yaptıkları bütün işlerin ayrıntılarıyla hesabını en iyi bilen Hasib'in kulu. - Hasib; Allahın isimlerindendir. ABDÜLHAY: (Ar.) Er. - Daima diri olan ebedi hayat sahibi her şeye gücü yeten Cenab-ı Allah'ın kulu. -(bkz. el-Hay). Allah'ın isimlerinden.ABDÜLKADİR: (Ar.) Er. - Bitmez tükenmez kuvvet sahibi olan her şeyi yapmaya gücü yeten Allah'ın kulu.-Kadir; Allah'ın isimlerindendir. (bkz. Kadir).ABDÜLKAVİY: (Ar.) Er. - Sonsuz güç ve kuvvet sahibi Allah'ın kulu. -Kaviy kelimesi Esmau'l-Hüsna'dandır. (bkz. el-Kaviyy). ABDÜLKAYYUM: (Ar.) Er. - Bu isim her şeyin bir varlık olarak durabilmesi için neye ihtiyacı varsa onu veren gökleri yeri ve her şeyi tutan baki kaim Allah'ın kulu. - Kayyum Allah'ın isimlerindendi. (bkz. el-Kayyum).ABDÜLKEBİR: (Ar.) Er. - Kebir'in büyüklük ve Azamette eşsiz olan Allah'ın kulu. - Kebir; Allah'ın isimlerindendi. (bkz. el-Kebir).ABDÜLKERİM: (Ar.) Er. - Keremi bol cömert olan Aziz ve Celil Allah'ın kulu. - Kerim; Allah'ın isimle -rindendir. (bkz. Kerim).ABDÜLLATİF: (Ar.) Er. - Latif güzel yumuşak hoş nazik olan bütün olayların ve eşyanın inceliklerini bilen Allah'ın kulu. - el-Latif; Allah'ın isimlerindendi. (bkz. Latif).ABDÜLMACİD: (Ar.) Er. - Kadru şanı büyük cömertlik ve keremi bol olan Allah'ın kulu. - Macid kelimesi Allah'ın isimlerindendi. (bkz. el-Ma-cid).ABDÜLMALİK: (Ar.) Er. - Sahip olan her şeyin mülkiyetinin sahibi olan Allah'ın kulu. - Malik; Allah'ın isimlerindendi. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.ABDÜLMECİD: (Ar.) Er. - Şanı büyük ve yüksek olan şan ve onur sahibi yüce Allah'ın kulu. - Mecid kelimesi Allah'ın 99 isminden biridir. Sultan Abdülmecid Han: 31. Osmanlı padişahı.ABDU'L-MELİK: (Ar.) Er. - Her şey üzerinde tasarruf ve hükmeden tek hükümdar Allah'ın kulu. el-Melik Allah'ın isimlerindendir.ABDÜLMENNAN: (Ar.) Er. – Çok ihsan eden ihsanı bol olan Allah'ın kulu. - Mennan kelimesi Allah'ın sıfatlarındandır.ABDÜLMESİH: (Ar.) Er. - Hastalara şifa veren mesih İsa'nın kulu.-(bkz. Mesih). İsim olarak kullanılmaz.ABDÜLMETİN: (Ar.) Er. - Metanetli sağlam dayanıklı olan Allah'ın kulu. - (bkz. Metin). Allah'ın isimlerin-dendir.ABDÜLMUCİB: (Ar.) Er. - Kendisine yönelip yalvaranların isteklerine cevap veren onların dua ve tevbelerine icabet eden yüce Allah'ın kulu. Mucib Esmau'l-Hüsna'dandır. - (bkz. el-Mucib).ABDÜLMUHSİ: (Ar.) Er. - Bütün varlıkların sayısını tek tek bilen Allah'ın kulu. - Muhsi Esmau'l-Hüsna'dandır.ABDÜLMUHYİ: (Ar.) Er. - Hayat veren can ve ruh veren bütün canlıları ve hayatı diri tutan Allah'ın kulu. - Muhyi Allah'ın 99 isminden birisidir (bkz. Muhyi).ABDÜLMUİD : (Ar.) Er. - Yaratılmışları yokettikten sonra tekrar dirilten Allah'ın kulu. - Muid Allah'ın 99 isminden birisidir (bkz. el-Muid).ABDÜLMUİZ: (Ar.) Er. - Muiz'in izzet veren şereflendiren Allah'ın kulu. - (bkz. el-Muiz). Allah'ın isimlerindendir.ABDÜLMÜMİN: (Ar.) Er. - Gönüllerde iman nurunu yerleştiren kendisine yönelenlere iman nasib ederek onları hidayetine alan koruyan yüce Allah'ın kulu. - Mü'min Allah'ın isimlerindendir.ABDÜLVACİD: (Ar.) Er. - Yoktan vareden meydana getiren dilediğini anında elde eden zenginlik ve servetine nihayet bulunmayan Vacid'in kulu. Vacid Allah'ın isimlerindendir. -(bkz. el-Vacid).ABDÜLVAHİD: (Ar.) Er. - Tek ve eşsiz olan zatında sıfatlarında hükümlerinde işlerinde asla benzeri olmayan Allah'ın kulu. - Vahid kelimesi Cenab-ı Hakk'ın Kur'an'da zikredilen 99 isminden birisidir (bkz. el-Vahid).ABDÜLVALİ: (Ar.) Er. - Bütün alemleri ve meydana gelen bütün olayları tedbir ve idare eden Allah'ın kulu. - Vali Esmau'l-Hüsna'dandır. (bkz. el-Vali).ABDÜLVARİS: (Ar.) Er. - Gerçek servet ve zenginliklerin mutlak sahibi. Bütün zenginliklerin son ve asıl sahibi olan yüce Allah'ın kulu. - Varis kelimesi Allah'ın isimlerindendir. (bkz. el-Varis). ABDÜLVASİ: (Ar.) Er. - Vasi'nin kulu.Genişlik sahibi ve müsade edici darlık fakirlik ve sıkıntıdan münezzeh olan Allah'ın kulu. - Vasi kelimesi Allah'ın isimlerindendir. (bkz. el-Vasi).ABDÜLVEDUD: (Ar.) Er. - Vedud'un kulu.- Allah'ın isimlerinden. Vedud; iyi amel sahibi kullarını seven onlara rahmet ve rızasını yönelten sevilmeye ve sayılmaya dostluğu kazanılmaya yegane layık olan yüce Allah anlamındadır.ABDÜLVEHHAB: (Ar.) Er. - Çok çeşitli nimetleri daima bağışlayan Allah'ın kulu. Vehhab Allah'ın isimle-rindendir. - "Abd" takısı almadan kullanılmaz.ABDÜLVEKİL: (Ar.) Er. - Kendisine tevekkül edilen kudretiyle kullarının işlerini halleden onlara yardımcı olan yüce Allah'ın kulu. - Vekil. Allah'ın isimlerindendir. (bkz. el-Vekil).ABDÜLVELİ: (Ar.) Er. - Kendisine iman edenlerin dostu ve yardımcısı. Yarattıklarına mütevelli ve nazar edici olan Allah'ın kulu. - el-Veliyy kelimesi Allah'ın isimlerindendir. (bkz. el-Veli). ABDÜNNAFİ: (Ar.) Er. - Yararlı şeyleri ve sebeplerini kudretiyle yaratan Allah'ın kulu. - Nafı kelimesi Allah'ın isimlerindendir. (bkz. en-Nafı).ABDÜNNASIR: (Ar.) Er. - Yardım eden Yardımcıların en hayırlısı mü'minlere nusrct ve zafer veren Allah'ın kulu. - Nasır Allah'ın sıfatla-rındandır.ABDÜNNASIR: (Ar.) Er. - Yardımcı yardım eden Allah'ın kulu.ABDÜNNUR: (Ar.) Er. - Nur sahibi aydınlık parlaklık sahibi olan Allah'ın kulu. - Nur Allah'ın isimlerindendir.ABDÜRRAFİ: (Ar.) Er. - Rafı'nin kulu. (bkz. er-Rafi). Allah'ın isimlerinden ABDÜRRAHİM: (Ar.) Er. - Merhametli esirgeyen koruyan acıyan ahirette mümin kullarına merhamet eden Allah'ın kulu.- er-Rahim Allah'ın isimlerindendir.ABDÜRRAUF: (Ar.) Er. - Çok lütuf şevkat ve rahmet eden. Onları belli nimetlerle dengeli yaşatan seviyelendiren Allah'ın kulu. (bkz. Rauf).ABDÜRREŞİD: (Ar.) Er. - Allah'ın isimlerinden. Reşid'in kulu.- (bkz. er-Reşid). ABDÜRREZZAK: (Ar.) Er. - Bütün mahlukların rızkını veren Allah'ın kulu. - Rezzak Allah'ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.ABDÜSSAMED: (Ar.) Er. - Kimseye hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın kulu. - Samed Allah'ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz. Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.ABDÜSSELAM: (Ar.) Er. - Barış rahatlık selamete çıkaran selam eden zevalsiz ebedi olan Allah'ın kulu. - es-Selam kelimesi Allah'ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılamaz.ABDÜSSEMİ: (Ar.) Er. - Her şeyden arınmış olarak bütün sesleri sözleri ve kelimeleri işitip ayırdeden yüce Allah'ın kulu. (bkz. es-Semi').ABDÜSSETTAR: (Ar.) Er. - Günahları örten gizleyen Allah'ın kulu.ABDÜŞŞAHİD: (Ar.) Er. - Şahid'in kulu. Görünen ve görünmeyen eşyanın hepsini görücü ve tasarruf edici olan ve her şeyi müşahade altında bulunduran Allah'ın kulu. - Şahid Allah'ın isimlerindendir. (bkz. eş-Şahid).ABDÜŞŞEKÜR: (Ar.) Er. - Emrine uyan yasaklarından sakınan kullarını seven ve çok ikramda bulunan Allah'ın kulu. - Şekür Allah'ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.ABDÜZZAHİR: (Ar.) Er. - Varlık ve birliği sonsuz sayıda eserler ve delillerle belli olan Allah'ın kulu. - ez-Zahir Allah'ın isimlerindendir. (bkz. ez-Zahir).ABER: (Ar.) Er. - Hz. Nuh'un erkek torunu. ABENDAM: (Fars.) Ka. - Güzel vücutlu güzellik.ABGUN: (Fars.) Er. - 1. Mavi renk. Gök. 2. Parlak. 3. Nişasta. ABHER: (Ar.) Er. 1. Nergis çiçeği. 2. Yasemin. 3. Zerrin kadehi çiçeği. 4. Dolu kab. ABILAY HAN: (Tür.) Er. - Orta cüz Kazak Hanı. Ülkesini Çinlilere Hive hanlıklarına karşı ustaca savundu (1711-1781).ABIŞKA NOYAN: (Tür.) Er. - İlhanlı komutan. (XIII-XIV. yy.) bkz. Abuşga. ABHİZ: (Fars.) Er. 1. Büyük dalga. 2. Kaynak. 3. Su yolu. ABİD: (Ar.) Er. Allah'a ibadet eden çok ibadet eden zahid. Kullar köleler.ABİDE: (Ar.) Er. - Anıt. Önemli ve değerli yapıt. ABİDİN: (Ar.) Er. - İbadet edenler-Zeyne'l-Abidin'den kısaltma isim ad. Zeynelabidin: Hz. Ali'nin torunlarından biri ibadet edenlerin ziyneti.ABŞAR: (Ar.) Ka.- Şelale. ABUŞKA: (Tür.) Er. - Koca zevc yaşlı erkek.ABUZER: (f.a.i.) Er. - Altın suyu. Altın suyu gibi parlak ve görkemli. Yahut Ebu Zer (el-Gıfarî) isminin fonetik değişikliğe uğramış şekli. ABUZETTİN: (Ar.) Er. - Din yolunda çabuk hızlı gidenACA: (Tür.) Er. 1. Amca ağabey. 2. Güçlü kuvvetli başladığı işi bitiren. 3. BüyükACABAY: (Tür.) Er. - (bkz. Aca). ACAHAN: (Tür.) Er. - (bkz. Aca). ACAR: (Tür.). 1. Becerikli. 2. Atılgan ele avuca sığmaz. 3. Halk. 4. Yeni taze- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır (örfte). Acar Sırrı: 1967 Dünya Güreş şampiyonu Türk.ACARALP: (Tür.) Er. - Yiğit becerikli cesur kişi.ACARBAY: (Tür.) Er. - Doğan Acarbay olimpiyatlarda yarışmış Türk atlet 1948.ACARER: (Tür.) Er. - (bkz. Acaralp). ACARKAN: (Tür.) Er. - (Acaralp). ACARMAN: (Tür.) Er. - Çevik becerikli girişken.ACARÖZ: (Tür.) Er. - Özünde yiğitlik bulunan. ACARSOY: (Tür.) Er. - Yiğit soylu. ACEM: (Ar.) Er. 1. Arap olmayan milletlerin hepsi 2. Açık ve doğru Arapça konuşamayan kimse 3. Özellikle İranlı İran halkından biri. Acem Bekir Efendi: Türk Reisü'l-Küttab 1723.ACER: (Ar.) Ka. - Hz. İsmail (a.s.)'in annesi (bkz. Hacer). ACLAN: (Ar.) Er. - Hızlı çabuk telaşlı. Osman Bey ile çağdaş olan 14. yy. ortalarında yaşamış Karasi Beyi.ACUN: (Ar.) Er. - Dünya varlık.ACUNAL: (Tür.) Er. - Dünyayı kapsayan dünyayı fetheden.ACUNALP: (Tür.) Er. - (bkz. Acunal). ACUNMAN: (Tür.) Er. - Dünyaca tanınmış ünlü.AÇANGÜL: (Tür.) Ka. - (bkz. Gül). AÇE: (Tür.) Ka. - Sumatra adasının en kuzey kısmı. Önceleri burada Açe İslam devleti hüküm sürerdi. Şimdi ise Hollanda sömürgesidir. AÇELYA: (Yun.i.) Ka. - Kokusuz fundagillerden çeşitli renklerde çiçekler açan bir bitki.AÇIL: (Tür.) Ka. - Açılmak eyleminden emir; serpil AÇILAY: (Tür.) Ka. - Ayın dolunay halinde olmaya başlaması AD: (Ar.) Er. - Çok eskiden Yemen taraflarında bulunan ve Hud peygamber tarafından imana getirilemediği için Allah tarafından yok edildiğine inanılan bir kavmin adı. Kur'an-ı Ke-rim'de bu kavim aynı isimle anılmış ve başlarından geçen hadiseler genişçe ele alınmıştır. ADAHAN: (Tür.) Er. - Adanın hakimi yöneticisi.ADAL: (Tür.) Er. - "Adın yayılsın ün kazan" manasında.ADALEDDİN : (Ar.) Er. - Dinin adaleti- Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır. ADALET: (Ar.) Ka./Er. - 1. Hakka riayctkarlık hak tanırlık haklılık doğruluk. 2. Haksızlıktan uzaklaşma. 3. Düzenli ve dengeli davranma. 4. Hakkaniyet.ADANIR: (Tür.) Ka./Er. - Şanlı şöhretliADEM: (İb.h.i.) Er. 1. Allah'ın yarattığı ilk insan insan soyunun atası ve ilk peygamberi. 2. Adam. 3. İyi temiz kimse. Âdem (a.s.) ilk insan ve ilk isimlendirilen varlık. Kur'an'da Hz. Adem'in 25 yerde ismi geçer.ADETULLAH: (Ar.) Er. - Allah'ın kanunu ilahi sünnet.ADEVİYE: (Ar.) Ka. 1. İyilik yardımseverlik. 2. Ünlü hanım mutasav-vıfe.ADIGÜZEL: (Tür.). Ka./Er. - Güzel isim. Verilen ismin güzel olması. ADİL: (Ar.) Er. 1. Doğruluk gösteren. Doğru. 2. Eşit eş müsavi. 3. Adaletli davranan. Kur'anî bir isimdir. Allah'ın emirlerini hakkıyla uygulayan anlamına gelir. Raşid halifelerin 2. cisi Ömer b. el-Hattab'ın meşhur lakabı.ADİLE: (Ar.) Ka. 1. Doğruluk gösteren. 2. Doğru- Her işinde adalet doğruluk bulunan hükümet. 3. Adile Sultan; Osmanlı döneminde Bağdat'ta valilik yapan Süleyman Paşa'nın hanımı. Adına bir cami bir de kervansaray yapılmıştır.ADİLHAN: (a.t.i.) Er. - Adil yönetici. ADİL GİRAY: (a.t.i.) Er. - Kırım ve-liahtı. (1548- Kazvin 1579) Devlet Giray'ın oğlu. Osmanlı-İran savaşında Osmanlılara yardımcı oldu. İkinci Şa- mah savaşını kazanan İranlılarca tutsak edildi ve Kazvin'de öldü. ADİN: (Ar.) Er. - Cennet (Adn). ADİY: (Ar.) Er. - Savaşçı savaştan geri durmayan mücahid. Adiy b. Hatim et-Tai: 630 yılında müslüman oldu. Babası gibi cömertti. Kabilesinde İslam'dan dönme eğilimleri görünce engel oldu. Cemel vakasında Hz. Alinin yanında yer aldı.ADNAN: (Ar.) Er. - Cennette ölümsüzlüğe kavuşan kimse. ADNİ: (Ar.) Er. 1. Adın'a mensup (bkz. Adnan). 2. Cennete girmeye hak kazanan. Adni Recep Dede. Türk mutasavvıf şair. (Belgrat 1688).ADNİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Adni). AFAFET: (Ar.) Ka. 1. Afıflik temizlik temiz olan. 2. Fenalıktan günah işlemekten kaçınma. 3. Namuslu olmak.AFET: (Ar.) Ka. 1. Büyük felaket bela musibet. 2. Çok güzel kadın dilberAFFAN: (Ar.) Er. - Kötü şeylerden kaçınan kötülüklerden uzaklaşan temiz. Ashab'dan bu ismi kullananlar olmuştur.AFGAN: (Ar.) Er. - Heyecanlı çabuk öfkelenen. Orta Asya'da yaşayan müslüman bir kavim. Cemalettin Af-gani: Müslüman alimlerden.AFİF: (Ar.) Ka. 1. İffetli namuslu ırz ve namus sahibi kadın. 2. Doğru haramdan sakınan yolsuzluğa sapmaz kişi.AFİFE: (Ar.) Ka.. - (bkz. Afif). IV. Mehmed'in hanımı. AFİL: (Ar.) Er. 1. Uful eden gurub eden batan (güneş yıldız). 2. Görünmez olan kaybolanAFİTAB: (Fars.) Ka.l. Güneş gün ışığı. 2. Çok güzel dilber parlak yüz.AFRA: (Ar.) Ka. 1. Ayın onüçüncü gecesi. 2. Beyaz toprak. Afra binti Ubeyde: Sahabe hanımlardan. AFŞAR: (Tür.) Er. 1. Oğuz Türklerinin 24 boyundan biri. Türkiye Iran Azerbaycan ve Afganistan'da dağınık olarak yaşamaktadırlar. 2. Çabuk iş gören çevik atılganAFŞİN: (Tür.) Er. - Zırh silah. Afşin bey: Selçuklu komutanı. ( XI. yy.). Gümüştigin'le birlikte Anadolu savaşlarına çıktı. Malatya'da Bizans ordularını yendi. Marmara kıyılarına kadar ilerledi (1079).AFTABE: (Fars.) Ka. - 1. Su kabı. 2. Güneş biçiminde yapılan mücevher. AFUV: (Ar.) Er. - Daima affeden merhametli. Esmaü'l-Hüsna'dandır. "Abd" takısı alarak kullanılır.AGAH: (Fars.) Er. - Bilgili haberli uyanık afif. Vakıf olmuş malumatlı. Agah Efendi: (1744-1824). Türk devlet adamı.AĞAN: (Tür.) Ka.- Akanyıldız ağmaAGER: (Tür.) Er. - Temiz doğru kimseAGRA: (Ar.) Er. - Çok sevimli çok yakışıklı.AĞA: (Tür.) Er. 1. Yaşlanma manasına gelen "ağmak"tan. Büyük efendi. Büyük kardeş ağabey. 2. Amir baş reis. Eski devlet teşkilatımızda bazı idarecilere verilen unvan. 3. Osmanlı devletinde okuma-yazma bilenlere verilen şeref unvanı. 4. Halkın saygısını kazananlara verilen unvan. 5. Er-kek eş koca. 6. Eski büyük konaklarda çalışan hizmetlilerin başı. Eski Türklerde soylu aileye mensup kadınlar da bu unvanı kullanmışlardır.AĞAHAN: (Tür.) Er. - Nizari İsmaili imamlara verilen unvan. Doğu Türk-çesinde ağabey anlamında da kullanılmıştır. Türk kökenli Kaçarların onur unvanıydı. Ağa Han: Nizari İsmailîlerin dini önderi. AĞAR: (Tür.) Er. - 1. Beyaz renkli. 2. Açık tavırlı samimi. 3. Asil onurlu şerefli.AĞANER: (Tür.) Er. - Saf temiz duru insan.AĞCA: (Tür.) Ka. - Beyaz tenli kadın. AĞGÜL: (Tür.) Ka. - Beyaz gül ak gül.AHAD: (Ar.) Er. 1. Bir kişi kimse. 2. Birler birden dokuza kadar olan sayılar. 3. Ünlü Türk denizcilerinden Ahad bey (Umur bey donanmasından).AHAVİ: (Ar.) Er. - 1. Kardeşçe dostça. Kardeş gibi.AHBARÎ: (Ar.) Er. - Haber veren rivayet eden.AHDİ: (Ar.) Er. - Ahd and icabı veya ahd ve ahda müteallik. Ahdî Türk tezkire yazan ve Divan şairi (Bağdat 1593).AHENK: (Fars.) Ka. 1. Uygun uyum düzen armoni. 2. Renkler arasında uygunluk. Sesler arasında uygunluk düzen makam. 3. Çalgılı eğlence-Saz takımınca icra edilen beste. 4. Kasıt niyet.AHFA: (Ar.)- Kalb ruh sır hafi ah-fa şeklinde sıralanan "Ietafet-i hamse" sonuncusuna verilen ad.- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.AHFAZ: (Ar.) Er. - 1. Belleği çok kuvvetli. 2. Kur'an'ı en iyi hıfzetmiş kişi. 3. Alçak gönüllü. AHFEŞ: (Ar.) Er. 1. Küçük gözlü zayıf bakışlı. 2. Yalnız gece gören kimse. Ahfeş lakabında üç büyük Arap alimi vardır. Abdülhamid Said b. Mes'ade Ali b. Süleyman.AHİ: (Ar.) Er. 1. Ahi ocağına mensup olan kimse. 2. Cömert eliaçık. Ahi Benli Hasan. Türk şairi. Yavuz döneminde yaşamış ve Şirinu Perviz mesnevisini yazmıştır.AHİD: (Ar.) Er. 1. Bir şeyin yerine getirilmesini emretmek. 2. Söz vermek. Emir talimat taahhüt anlaşma yükümlülük.AHKAF: (Ar.) Er. 1. Kum fırtınası 2. Kur'an-ı Kerim'in 6. suresi. Araplar bu ismi Arabistan'ın güneyinde kimsenin bilmediği ve giremediği çöle vermişlerdir.AHLA: (Ar.) Ka. - Çok tatı. Pek şirin. AHLAS: (Ar.) Er. - 1. Saf halis ka-rışımsız. 2. İyi yürekli temiz kimse. 3. Kur'anî ıstılahta Allah'a halis olarak yönelip ihlaslılıkta ileri bir dereceye varmış kul.AHMED: (Ar.) Er. - Çok en çok övülmüş methedilmiş. Kur'an-ı Kerim'de Saf suresinin 2. ayetinde: Hz.İsa İsrailoğullarına: "...adı Ahmed olan peygamberi de müjdeleyici olarak geldim" şeklinde geçen isimlendirme ile Peygamberimizin isimlerinden birisi olarak anıldı ve kullanılmaya başlandı.- Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır. Ahmed-i Muhtar Hz. Muhammed (s.a.s).AHMER: (Ar.) Er. - Kırmızı kızıl.AHNEF: (Ar.) Er. 1. Ayaklan çarpık ve eğri büğrü olan. Daha çok lakap olarak kullanılır. Ahmet b. Kays as-habdan.AHNES: (Ar.) Er. - Basık ve sivri burunlu. Daha çok lakap olarak kullanılır. AHRA: (Ar.) Ka. - Daha layık münasip uygunAHSA: (Ar.) - Arabistan'ın Kuveyt-Katar kısmına verilen isim- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır AHSEN: (Ar.) - Daha güzel çok güzel en güzel. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Ahsen-i takvim: En güzel şekil. Kur'an-ı Kerim'in Tin suresinin 3. ayetinde insanın ahsen-i takvim üzere yaratıldığı beyan buyurulmaktadır. Ahsen kelimesi Kur'an'da 16 yerde zikredilmiştir.AHTER: (Fars.) Ka. - Yıldız. AHU: (Fars.) Ka. 1. Ceylan karaca gazal. 2. Güzel ince alımlı kadın. 3. Gözleri ceylan gözüne benzeyen kadın. 4. Kardeş dostAHVER: (Ar.) Er. -1. Müşteri yüzlü güzel gözlü adam. 2. Zeki akıllı.AHVES: (Ar.) Er. - Cesur kahraman yiğit.AİŞE: (Ar.) Ka. - 1. Yaşayan zenginlik ve bolluk gören. Yaşayış. Aişe binti Ebu Bekir. Peygamberimiz (s.a.s)'in hanımlarından. Muhterem annelerimizden biri olan Aişe (r.a.) İslami bilgisi ve fakihliği ile de meşhurdur (bkz. Ayşe).AJDA: (Tür.) Ka. 1. Filiz sürgün. 2. Çentik çentik olan şey AKABE: (Ar.) Er. 1. Sarp geçit çıkılması zor yokuş. 2. Tehlike. Atlatılması zor güçlük muhtıra.AKAD: (Tür.) Er. - Doğruluğuyla dürüstlüğüyle tanınmış kimse.AKALP: (Tür.) Er. - Doğruluğu ve dürüstlüğüyle tanınan kimse. AKALIN: (Tür.) Er. - Alnı açık suçu olmayan onurlu. Akalın (Besim Ö-mer Paşa). Türk hekim. AKANAY: (Tür.) Ka. - Yıldız kümesi. AKANSEL: (Tür.) Er. 1. Akarsu. 2. Uzun mesafeler geçerek denize dökülen akarsu. AKAR: (Tür.) Er. 1. Akıp geçen. 2. Gelir getiren. AKASMA: (Tür.) Ka. - Beyaz mavi morumsu pembe çiçek veren yabani tırmanıcı bir bitki.AKASOY: (Tür.) Er. - Sevilen sayılan soydan gelenAKASYA: (Yun.i.) Ka. - Küçük sıra yapraklı gölgeli küçük cinsleri süs için yetiştirilen baklagillerden bir ağaç. Salkım ağacı da denir.AKAY: (Tür.)- Beyaz ay ayın tam bir daire olarak dolgun parlak göründüğü evre. Ak ve ay kelimelerindenbirleşik isim. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. AKBATU: (Tür.) Er. - Yiğit erkek. AKBATUN: (Tür.) Er. - (bkz. Akbatu). AKBEHMEN: (Tür.) Er. Peygamber çiçeğinin eşanlamlısı. AKBİLGE: (Tür.) - Alim bilgili dürüst kimse.- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.AKBOĞA: (Tür.) Er. - Boğa gibi güçlü ve temiz şahsiyetli. Akboğa Celayir: Moğol emir ve komutanı. AKBORA: (Tür.) Er. - (bkz. Bora) AKBUDUN: (Tür.) Er. - Temiz tanınmış soydan gelenAKBURAK: (Tür.) Er. - (bkz. Burak) AKÇAN: (Tür.) Ka. - Temiz dürüst kimseAKCEBE: (Tür.) Er. - Beyaz zırh sahibi yiğit. AKÇA: (Tür.) Ka. 1. Oldukça ak beyazca. 2. Eskiden kullanılan küçük gümüş para nakit. 3. Temiz saf iyi niyetli kişi.AKÇAKİRAZ: (Tür.) Ka. - Bir kiraz çeşidi. AKÇAKOCA: (Tür.) Er. - Temiz ve namuslu erkek. - Osman Gazi ve Orhan Gazi'nin silah arkadaşı. AKÇALI: (Tür.) Er. - Varlıklı zengin.AKÇAM: (Tür.) Er. - Kuzey Amerika'da yetişen bir çam türü. AKÇAR: (Tür.) Er. - iyi ruhlar. AKÇIL: (Tür.) - Beyazımsı solgun Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.AKÇİÇEK: (Tür.) Ka. - Beyaz çiçek- Daha çok örfte kullanılır. AKÇORA: (Tür.) Er. - İyi ruhlar. AKDA: (Ar.) Ka. - Himaye altında olan cariye kadın köle. AKDEMİR: (Tür.) Er. - Demir gibi güçlü ve temiz yürekli. Yiğit. AKDES: (Ar.) Er. - En kutsal. AKDİL: (Tür.) Er. - İyi doğru güzel konuşan kişi.AKDOĞAN: (Tür.) Er. - (bkz. Doğan). AKDORU: (Tür.) Er. - Doruğu bulutlu dağ. AKEL: (Tür.) Er. 1. Doğru dürüst işler yapan kimse. Dürüst güvenilir erkek.AKERGİN: (Tür.) Er. - (bkz. Akerman). AKERMAN: (Tür.) Er. - Dürüst soylu temiz kişi.AKGİRAY: (Tür.) Er. - (bkz. Akergin) AKGÜL: (Tür.) Ka. - Beyaz gül. AKGÜN: (Tür.) Er. - Mutlu sevinçli gün.AKHAN: (Tür.) Er. - Dürüst hakan. AKALP: (Tür.) Er. - Cömert eli açık yiğit.AKIMAN: (Tür.) Er. - Cömert eli açık kimse.AKIN: (Tür.) Er. - Her engeli aşan güçlüklerden yılmayan hızlı hareket kabiliyetine sahip.AKINALP: (Tür.) Er. - Akın yapan yiğit. Yiğit. AKINCI: (Tür.) Er. -Osmanlılarda ileri karakol. Ani vurkaçlarla düşmanlarının moralini bozan uç süvarileri. Hafif süvari. AKINER: (Tür.) Er. - (bkz. Akınalp) |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
![]() |
AKINTAN: (Tür.) Er. - Tan yeri ağarırken yapılan akın AKİF: (Ar.) Er. 1. Bir şeyde sebat eden. 2. İbadet eden ibadet maksadıyla mübarek bir yere çekilen. İ'tikafa giren. 3. Direnen. M. Akif Er soy: Ünlü şair ve yazarımız. Safahat'ın yazan. İstiklal marşını telif etmiştir.AKİFE: (Ar.) Ka. 1. Bir şey üzerinde azimle duran sebatlı kararlı. 2. İbadet eden h |