Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Yaşam ve Eğlence > İslam ve Din Bölümü
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

İslam ve Din Bölümü Dinimiz ve Diğer Dinler Hakkındaki Bilgiler...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 20-11-2006, 00:43   #31 (permalink)
 
Oº°SANCAK°ºO - ait Avatar
Oº°SANCAK°ºO - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: ÇOCUK İSİMLERİ....isimler sözlüğü

 

YA'KUB: (Ar.) Er. 1. Erkek keklik. 2. İbranice "Takib eden izleyen". -Hz. Yusuf (a.s.)'un babası ve Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen 25 peygamberden (Hz. Ya'kub). Hz. İshak (a.s.)'ın oğlu. - Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.
YABAN: (Fars.) Er. 1. Yabancı. 2. Issız kır ova çöl sahra. 3. Dışarı başka ülke gurbet. 4. Ekin tarlası.
YABAN GÜLÜ: (Fars.) Ka. 1. Kır gülü. Bozkır çiçeği. 2. Kuşburnu.
YABAR: (Tür.) Er. - Güzel koku misk.
YABENDE: (Fars.) - Bulucu bulan. Keşfeden. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YABGU: (Tür.) Er. - Eski Türk devletlerinde "hükümdar" anlamında kullanılan bir unvan.
YADE: (Fars.) Ka. - Hatıra.
YADİGAR: (Fars.) - Bir kimseyi ya da bir olayı anımsatan kimse. Bırakılan anı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YAFES: (Ar.) Er. - Hz. Nuh (a.s.)'un üçüncü oğlu. Tufandan sonra Hazar denizinin kuzeyine yerleşmiştir. Türk soyunun atası olduğu söylenir.
YAĞAN: (Tür.). - Yağmur kar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YAĞIN: (Tür.) Er. 1. Yağmur. 2. Düşman yağı. 3. Yiğit. 4. Arka sırt.
YAĞINALP: (Tür.) Er. - (bkz. Yağın).
YAĞIZ: (Tür.) Er. 1. Esmer. 2. Doru. 3. Yiğit. 4. Bakımlı hayvan.
YAĞIZALP: (Tür.) Er. - Esmer güçlü yiğit.
YAĞIZBAY: (Tür.) Er. - Esmer kimse.
YAĞIZER: (Tür.) Er. - Esmer kimse.
YAĞIZHAN: (Tür.) Er. 1. Esmer hükümdar. 2. Yeğni katı cesur han.
YAĞIZKAN: (Tür.) Er. - Asil soylu kan.
YAĞIZKURT: (Tür.) Er. - Esmer güçlü kuvvetli kimse.
YAĞIZTEKİN: (Tür.) Er. - Esmer güçlü erkek.
YAĞMUR: (Tür.) Ka. - Gökten damlalar halinde düşen su.
YAĞMURCA: (Tür.) Er. - Bir tür geyik. Dağ keçisi.
YAHŞİ: (Tür.) Er. 1. İyi güzel çok güzel. 2. Yiğit yakışıklı. 3. Toy deneyimsiz genç.
YAHŞİBAY: (Tür.) Er. - İyi tanınan saygın kimse.
YAHŞİHAN: (Tür.) Er. - Genç güzel hükümdar.
YAHYA: (İbr.) Er. - 'Allah lütufkardır" anlamında. Kur'an-ı Kerim'de 5 yerde ismi geçen ve Zekeriyya (a.s.)'nın oğlu olan peygamber.
YAKAZAN: (Ar.) Ka. - (bkz. Yakzan).
YAKTIN: (Fars.) Er. - Kabak. Kavun karvpuz hıyar gibi toprakta uzanıp yetişen bitki.
YAKUT: (Ar.) 1. Parlak kırmızı şeffaf kıymetli taş. 2. Sibirya'nın kuzey kısmında yaşayan bir Türk kavmi. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YAKZAN: (Ar.) Er. - Uyanık gözü açık.
YALABUK: (Tür.) Er. 1. Güzel yakışıklı sevimli. 2. Parlak ışıltılı. Şimşek. 3. Çevik atik işgüzar. 4. Kavgada üstün gelen.
YALAP: (Tür.) Er. 1. Parıltı. 2. İvedi hızlı çabuk. 3. San renkli bir kuş. 4. Şimşek.
YALAVAC: (Tür.) Er. - Peygamber elçi.
YALAZ: (Tür.) Er. 1. Alev. 2. Bayrak.
YALAZA: (Tür.) - Alev. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YALAZABEY: (Tür.) Er. - Ateş gibi.
YALAZALP: (Tür.) Er. - Alev gibi parlak yiğit.
YALAZAN: (Tür.) - Berk şimşek. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YALAZAY: (Tür.) - Ayın kırmızı ışıklar açar hali. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YALÇIN: (Tür.) Er. 1. Sarp. 2. Düz kaygan. 3. Parlak cilalı.
YALÇINER: (Tür.) Er. - (bkz. Yalçın). Çetin sert ve yiğit.
YALÇINKAYA: (Tür.) Er. - bkz. Yalçın.
YALÇUK: (Tür.) Er. 1. Parlak parlayan. 2. Elçi.
YALDIRAK: (Tür.) Er. - Ak parlak ışıltılı.
YALE: (Fars.) - Sığır boynuzu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YALGIN: (Tür.) Er. 1. Serap ılgın. 2. Alev.
YALIM: (Tür.) Er. 1. Alev ateş. 2. Kılıç bıçak vb. kesici yüzü. 3. Kaya. Sarp yer uçurum. 4. Şimşek. 5. Kuvvet kudret. 6. Onur derece. 7. Çalım gurur.
YALIN: (Tür.) 1. Gösterişsiz sessiz sade. 2. Alev ateş. 3. Taş büyük kaya. 4. Çıplak örtüsüz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YALINALP: (Tür.) Er. - (bkz. Yalın).
YALINAY: (Tür.) - (bkz. Yalın). Ayın en görkemli ve sade görüntüsü. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YALINÇ: (Tür.) Er. - Karışık olmayan sade yalın yapılması ve anlaşılması kolay olan.
YALKI: (Tür.) Er. 1. Yalın tek. 2. Işın.
YALKIN: (Tür.) Er. - (bkz. Yalgın).
YALMAN: (Tür.) Er. 1. Kılıç kama bıçak mızrak'ın ağzı veya ucu. 2. Sarp dik. Eğik eğinik.
YALTIR: (Tür.) Er. - Parlak parlayan.
YALTIRAK: (Tür.) Er. 1. Işık parıltı. 2. Kuyruklu yıldız.
YALTIRAY: (Tür.) Er. - (bkz. Yaltır). Ayın ışıltısı.
YALVAÇ: (Tür.) Er. - (bkz. Yalavaç).
YAMAÇ: (Tür.) Er. 1. Dağın ya da tepenin herhangi bir yanı. Karşı. Yan. 2. Yakın. 3. Bedel karşılık.
YAMAN: (Tür.) Er. 1. Kötü korkulan şiddetli. 2. Cesur güçlü. 3. İşbilir kurnaz becerikli.
YAMANER: (Tür.) Er. - Güçlü cesur erkek.
YAMANÖZ: (Tür.) Er. - Özü güçlü olan.
YANAÇ: (Tür.) Er. - Yön taraf.
YANAL: (Tür.) Er. 1. Yanda olan yana düşen. 2. Alaca değişik renkli. 3. Kırmızı pembe. 4. Nehir yatağı.
YANAR: (Tür.) Er. 1. Parlayan parıldayan. 2. Kaplıca. 3. Aralık ve Ocak ayı.
YANIK: (Tür.) Er. 1. Yanmış olan esmer. 2. Duygulu dokunaklı. 3. Kavruk gelişmemiş. 4. Aşık.
YANIKER: (Tür.) Er. - Aşık vurgun kimse.
YANKI: (Tür.) - Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses ses yansıması. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YAPINCAK: (Tür.) Ka. - Seyrek taneli kırmızı bereli bir üzüm türü.
YAPRAK: (Tür.) Ka. 1. Bitkilerde ekseriya klorofilli yeşil renkli çeşitli şekil ve yapıda olan soluk almaya yarayan uzantı. 2. Kitap yaprağı varak.
YAREN: (Fars.) Er. - Arkadaş dost yakın dost.
YARIDİL: (Fars.) - Gönül arkadaşı sevgili. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YARKAYA: (Tür.) Er. - Sarp uçurumlu kaya.
YARKIN: (Tür.) - Şimşek ışık ışıklı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YARLIK: (Tür.) Er. 1. Buyruk ferman. Yasa kanun. 2. Yoksul acınan. 3. Bağış lütuf.
YARUK: (Tür.) Er. - Işık aydınlık parlaklık parıltı.
YASA: (Tür.) Er. - Sevinç memnuniyet beğenme ve alkış ifade eder; yaşasın ömrü çok olsun aferin.
YASAN: (Tür.) Er. 1. Tertip düzen. 2. İmge belirti. 3. Bir işi yapma isteği karar. 4. Öngörü. 5. Baskın.
YASAVUL: (Tür.) Er. 1. Koruyucu muhafız. 2. İlhanlılar devrinde ordu müfettişliği yapan kimse. 3. Jandarma polis.
YASEMİN: (Fars.) Ka. - Zeytingillerden güzel kokulu ve ekseriya beyaz veya sarı çiçek açan sarılgan ağaççık (jasminum).
YASER: (Ar.) Er. - Bolluk varlık zenginlik varlıklılık.
YASİN: (Ar.) Er. - Kur'an-ı Kerim'in 36. suresinin başlangıcı. Asıl manası bilinmemekle birlikte "Ey insan Ey Seyyid" gibi muhtelif anlamlar çıkarılmıştır.
YASUN: (Tür.) Er. 1. Tarz üslup töre. 2. Doğa tabiat.
YAŞAM: (Tür.) - Doğumdan ölüme kadar geçen süre hayat. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YAŞANUR: (Tür.) - (bkz. Yaşa). -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YAŞAR: (Tür.) - Doğan çocuğun uzun ömürlü olması dileğiyle konulan adlardır. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YAŞIK: (Tür.) Er. - Işık parıltı parlaklık.
YAŞIL: (Tür.) Er. 1. Yeşil. 2. Erkek ördek.
YAŞIN: (Tür.) 1. Işık parlaklık. 2. Gizli. 3. Şimşek.
YATMAN: (Tür.) Er. - Boyun eğen uysal yumuşak başlı kimse.
YATUK: (Tür.) Er. 1. Kanun santur vb. sazların genel adı. 2. Saklanan kullanılmayan şey. 3. Tembel.
YAVER: (Fars.) Er. - Yardımcı.
YAVEŞ: (Tür.) Er. 1. Ağırbaşlı yumuşak huylu sakin. 2. Şefkatli sevecen.
YAVUZ: (Tür.) Er. 1. Yaman güçlü güzel. 2. Sert şiddetli çetin keskin. 3. Fevkalade ala müstesna. 4. Kötü fena azgın. Yavuz Sultan Selim. Hilafetin Osmanlılara geçmesini sağlayan dokuzuncu Osmanlı padişahı.
YAVUZALP: (Tür.) Er. - (bkz. Yavuz). Çetin ve mücadeleci yiğit.
YAVUZAY: (Tür.) Er. - (bkz. Yavuz). Ayın en güzel hali.
YAVUZCAN: (Tür.) Er. - Güçlü kişiliği olan kimse.
YAVUZER: (Tür.) Er. - Cesur güçlü erkek.
YAVUZHAN: (Tür.) Er. - Güçlü hükümdar hakan.
YAY: (Tür.) Er. 1. Ok atmaya yarayan iki ucu arasına kiriş gerilmiş eğri ağaç ya da metal çubuk. 2. Burç.
YAYALP: (Tür.) Er. - (bkz. Yay). -Sportmen.
YAYBÜKE: (Tür.) Er. - (bkz. Yay).
YAYGIR: (Tür.) Er. - Gökkuşağı.
YAYLA: (Tür.) Ka. - Deniz yüzeyinden yüksek yaz mevsiminde oturulan serin ve yüksek yerler.
YAZGAN: (Tür.) Er. - Yazan yazar.
YAZGANALP: (Tür.) Er. - (bkz. Yazgan).
YAZGI: (Tür.) - Kader alın yazısı. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YAZGÜLÜ: (Tür.) Ka. - Yazın açan gül.
YAZIR: (Tür.) Er. - Oğuzların Bozok kolunun Ayhan soyundan gelen bir Türkmen boyunun adı.
YEDİER: (Tür.) Er. - (bkz. Yediger).
YEDİGER: (Tür.) Er. - Büyük ayı takım yıldızı.
YEDİVEREN: (Tür.) Ka. - Yılda her mevsim çiçek açan gül.
YEFA: (Ar.) - Yüksek yer. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YEGAH: (Fars.) Ka. - Türk müziğinin en eski makamlarından bir terkib.
YEGAN: (Fars.) Er. - Tekler birler.
YEGANE: (Fars.) Ka. - Biricik tek.
YEĞİN: (Tür.) Er. 1. Zorlu katı şiddetli. 2. Baskın üstün. Yiğit güçlü çalışkan. 3. Bereketli bol. 4. İyiliği seven. 5. Yakışıklı güzel ince. 6. Uygun yerinde.
YEĞİNER: (Tür.) Er. - (bkz. Yeğin).
YEĞREK: (Tür.) Er. 1. İyilik sever. 2. Güzel. 3. Fazla çok.
YEHUD: (Ar.) Er. - Yahudi Hz. Ya'kub'un oğlu Yahuda soyundan gelenler İsrailoğulları.
YEHUDA: (Ar.) Er. - Hz. Ya'kub'un on iki oğlunun en büyüğü.
YEKÇEŞME: (Fars.) Ka. 1. Tek gözlü. 2. (Tür.) Güneş.
YEKDANE: (Fars.) Ka. 1. Eşi benzeri olmayan tek. 2. Bir çeşit gerdanlık.
YEKPARE: (Fars.) Ka. - Tek parça bütün som.
YEKRENG: (Fars.) Ka. 1. Bir renkte olan. 2. Sözünün eri olan. 3. Meşhur bir çeşit lale.
YEKRU: (Fars.) Er. 1. Bir yüzlü iki yüzlü olmayan. 2. Güvenilir dost.
YEKRUYE: (Fars.) Ka. - (bkz. Yekru).
YEKSAN: (Fars.) 1. Düz. 2. Bir beraber. 3. Her zaman bir düzeyde. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YEKSARE: (Fars.) Ka. - (bkz. Yekser).
YEKSER: (Fars.) Er. 1. Yalnız başına. 2. Bir baştan bir başa. 3. Ansızın nagehan.
YEKTA: (Fars.) Er. 1. Tek yalnız. 2. Eşsiz benzersiz.
YELAL: (Tür.) Er. - Rüzgar yel esinti.
YELDÂ: (Fars.) Ka. - Uzun ve siyah şey. Şeb-i yelda; uzun gece.
YELDAN: (Tür.) Er. - Hızlı süratli.
YELEN: (Tür.) Er. 1. Arzu istek. 2. Fırtına.
YELER: (Tür.) Er. - Yel gibi hızlı çabuk kimse.
YELESEN: (Tür.) Er. - Yel gibi hızlı çabuk.
YELİZ: (Tür.) Ka. - Güzel havadar aydınlık.
YELMEN: (Tür.) Er. - Aceleci hızlı davranan canı tez kimse.
YELTEKİN: (Tür.) Er. - (bkz.Yeler).
YENAL: (Tür.) Er. - Galip gelmek zafer kazanmaktan emir.
YENAY: (Tür.) - Yeni ay hilal-i ayça. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YENBU: (Ar.) - Pınar çeşme kaynak. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YENER: (Tür.) - Üstün gelen kazanan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YENGİ: (Tür.) Er. - Zafer utku yenme alt etme.
YENİSEY: (Tür.) Er. - Eski SSCB'de 3800 km uzunluğundaki ırmak.
YENİSU: (Tür.) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YEREL: (Tür.) - Belirli bir yer ile ilgili olan örf. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YERGİN: (Tür.) Er. - Hüzünlü tasalı kaygılı.
YERHUM: (Ar.) Er. - Erkek kartal.
YERSEL: (Tür.) - Yere ait yerle ilgili. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YERTAN: (Tür.) Er. - Güneşin ilk ışıklan.
YESAR: (Ar.) Er. 1. Varlık zenginlik. 2. Sol sol tarafı.
YESARET: (Ar.) Ka. 1. Kolaylık. 2. Zenginlik.
YESÂRİ: (Ar.) Er. 1. Sol solla ilgili sol tarafa ait. 2. Zenginlikle ilgili.
YESÜGEY: (Tür.) Er. - Cengiz Han'ın babası Kubilay Han'ın kardeşi olan Türk- Moğol hükümdarı.
YEŞİL: (Tür.) Ka. 1. San ile mavinin karışımından oluşan çoğu bitki yapraklarında görülen renk. 2. Genç taze. 3. Koyu al renkte at. 4. Yeşil başlı yaban ördeği.
YEŞİM: (Ar.) Ka. - Açık yeşil ve pembe renkli kolay işlenen değerli bir taş.
YETEN: (Tür.) 1. Yetişen ulaşan. Olgun olgunlaşan. 2. Süresi dolan günü gelen. 3. Tüm canlılar herkes. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YETENER: (Tür.) Er. - Olgun erkek.
YETER: (Tür.) - Sonuncu olması istenen çocuklara verilen adlardır. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YETİK: (Tür.) Er. 1. Yetişmiş erişmiş büyümüş. Bilgili olgun. 2. Güç işleri başaran becerikli. 3. Delikanlı. 4. İri büyük.
YETİŞ: (Tür.) - Amacına ulaş isteğine kavuş. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YETİŞEN: (Tür.) - Ulaşan kavuşan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YETKİN: (Tür.) - Gerekli olgunluğa erişmiş olan ergin. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YETKİNER: (Tür.) Er. - Olgun kişilikli bilge.
YEZDAN: (Fars) 1. Zerdüştlerin iyilik tanrısı. 2. Allah. - İsim olarak kullanılmaz.
YEZİD: (Ar.) Er. - Emevi halifesi Muaviye'nin 3. oğlu.
YIBAR: (Tür.) Er. - Misk amber güzel koku.
YİĞİT: (Tür.) Er. 1. Güçlü yürekli kahraman alp 2. Delikanlı genç erkek. 3. Gözüpek düşüncelerini açıkça söylemekten kaçınmayan kimse.
YİĞİTCAN: (Tür.) Er. - Güçlü korkusuz kahraman.
YİĞİTER: (Tür.) Er. - (bkz. Yiğit-can).
YİĞİTHAN: (Tür.) Er. - Yiğit cesur hakan.
YİĞİTKAN: (Tür.) Er. - Güçlü cesur soydan gelen.
YILDANUR: (Tür.) Ka. - Seneyi aydınlatan ışık saçan.
YILDIKU: (Tür.) Ka. 1. Yıldız. 2. Ünlü Hun hükümdarı Atilla'nın son karısı.
YILDIR: (Tür.) Er. - Parlak parlayan ışıklı ışık.
YILDIRALP: (Tür.) Er. - (bkz. Yıldır).
YILDIRAN: (Tür.) Er. - Parlayan ışıldayan ışık saçan.
YILDIRAY: (Tür.) Er. - Parlak ışık saçan ay.
YILDIRIM: (Tür.) Er. 1. Büyük ışık parlaması ve gök gürültüsüyle ortaya çıkan bulutlar arasında veya buluttan yere elektrik boşalması saika. 2. Şiddetli süratli çabuk! Yıldırım harekatı. Ünlü Osmanlı padişahı: Yıldırım Bayezid.
YILDIZ: (Tür.) Ka. 1. Geceleri gökte çıplak gözle ışıklı bir nokta olarak görülen gök cismi necm kevkeb si-tare ahter. 2. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan köşeli. 3. Baht talih. 4. Mesleğinde çok parlamış kimse ve daha çok parlamış kimse sinema sanatçısı. 5. Kuzey (Denizcilikte).
YILDIZHAN: (Tür.) Er. - Yıldızların hakanı.
YILHAN: (Tür.) Er. - Yıl - han.
YILKAN: (Tür.) Er. - Yıl - kan.
YILMA: (Tür.) Er. - Vazgeçme korkma doğru yoldan yürümekten ayrılma yılma.
YILMAZ: (Tür.) Er. - Yılmayan bıkmayan azimli sebatlı.
YILŞEN: (Tür.) Ka. - (bkz. Yıldanur).
YOĞUN: (Tür.) Er. 1. Oylumuna oranla ağırlığı çok olan. 2. Dolu sık. 3. Kalabalık. 4. İri kaba kalın.
YOĞUNAY: (Tür.) Er. - (bkz. Yoğun).
YOLAÇ: (Tür.) Er. - Yol gösteren kılavuz.
YONCA: (Tür.) Ka. - Baklagillerden kırmızı veya mor çiçek açan çayır bitkisi.
YORDAM: (Tür.) 1. Kılavuz rehber. 2. Beceri yatkınlık. 3. Gelenek görenek. 4. Anlayış yerinde davranış. 5. Kural yöntem düzen. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YORUÇ: (Tür.) Er. - Komutan kumandan.
YOSUN: (Tür.) - Çoğu sularda yetişen ilkel yapıdaki bitkilerin genel adı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YÖNAL: (Tür.) Er. - Yönünü cepheni al.
YÖNER: (Tür.) Er. - (bkz. Yönal).
YÖNET: (Tür.) Er. 1. Uygun doğru. 2. İyi güzel. 3. Uysal. 4. Becerikli yatkın. 5. Biçim tarz usul.
YÖNTEM: (Tür.) 1. Yol tarz metod. 2. Yetenek. 3. Uygun kolay. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YÖRÜK: (Tür.) Er. 1. Göçebe. 2. Çabuk yürüyen hızlı. 3. Hayvancılıkla geçinen göçebe Oğuz Türkleri.
YULA: (Tür.) 1. Meşale. Kandil. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YULUĞ: (Tür.) 1. Mutlu mesut. 2. Hak adalet. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YUMLU: (Tür.) 1. Uğurlu kutlu. 2. Kutsal mübarek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YUMUK: (Tür.) Ka. 1. Açılmamış çiçek gül goncası. 2. Uysal sessiz ağırbaşlı.
YUMUŞ: (Tür.) - İş güç çalışma. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YUNUS: (Ar.) Er. 1. Ilık ve sıcak denizlerde yaşayan memeli hayvan. 2. Bir takım yıldızın adı. 3. Uzun müddet bir balığın karnında kaldığı rivayet edilen ve Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen 25 peygamberden birisi. Hz. Yunus (a.s.). Kur'an-ı Kerim'in 10. suresi.
YURA: (Tür.) Er. - Dağ sırtı.
YURDAER: (Tür.) Er. - Yurdu için doğmuş kimse.
YURDAGÜL: (Tür.) Ka. - Ülkene gül. İlken için yararlı ol.
YURDANUR: (Tür.) Ka. - Yurduna ülkene ışık saç aydınlat.
YURDAŞEN: (Tür.) - Yurdu şenlendiren. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YURDAY: (Tür.) - Yurdu aydınlatan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YURDCAN: (Tür.) Er. - Yurda canlılık veren.
YURDUSEV: (Tür.) Ka. - Ülkeni yurdunu sev.
YURT: (Tür.) Er. 1. At kısrak. At sürüsü. 2. Orman.
YURTSEVEN: (Tür.). - Yurdunu milletini seven. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YURTSEVER: (Tür.) Er. - (bkz. Yurtseven).
YUSUF: (Ar.) Er. 1. Hz. Ya'kub (a.s.)'un oğlu olan peygamber Hz. Yusuf. 2. İbranice; inleyen ah eden inilti.
YUŞA: (Tür.) Er. - Tarihlerde Peygamber olduğu rivayet edilen Yûşa b. Nün.
YÜCE: (Tür.) - Yüksek büyük ulu bala. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YÜCEALP: (Tür.) Er. - Büyük ulu yiğit.
YÜCEL: (Tür.) - Yüksel yüce bir duruma gel başarı kazan ilerle. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YÜCELAY: (Tür.) - (bkz. Yücel). -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YÜCELEN: (Tür.) Er. - Yükselen yüce bir duruma gelen ilerleyen.
YÜCESAN: (Tür.) Er. - Saygın bir adı olan.
YÜCESOY: (Tür.) Er. - Saygın ulu soylu.
YÜCETEKİN: (Tür.) Er. - (bkz. Yüce).
YÜKSEL: (Tür.) - Yükseklere çık yücel basan kazan ilerle. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
YÜMİN: (Ar.) Er. 1. Uğur mutluluk. 2. Bereket.
YÜMNA: (Ar.) Ka. - Sağ taraf.
YÜMNİ: (Ar.) Er. 1. Uğurlu becerikli. İşi sağ eliyle gören. Kıyamet gününde kitabını sağ tarafından alacak olan. 2. Uğura ait uğurla ilgili.
YÜMNİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Yümni).
YÜRÜK: (Tür.) Er. - (bkz. Yörük). 1. Çabuk ve hızlı yürüyen. 2. Tarihte yeniçerilere katılan yaya asker. 3. Hızlı koşan at.
YÜRÜKER: (Tür.) Er. - (bkz. Yürük).
YÜSR: (Ar.) Er. 1. Kolaylık rahat. 2. Zenginlik.
YÜSRA: (Ar.) Ka. - Sol taraf.
YÜZÜAK: (Tür.) Er. - Dürüst namuslu doğru suçsuz kimse.
Oº°SANCAK°ºO isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 20-11-2006, 00:43   #32 (permalink)
 
Oº°SANCAK°ºO - ait Avatar
Oº°SANCAK°ºO - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: ÇOCUK İSİMLERİ....isimler sözlüğü

 
ZABİT: (Ar.) Er. 1. Askere kumanda eden rütbeli asker. 2. Ticaret gemilerinden geminin hareketini yöneten idareci. 3. İdare etme gücü olan. (Mecaz): Tuttuğunu koparan dediğini yaptıran kimse.
ZADE: (Fars.) Er. 1. Evlat oğul. 2. Dürüst doğru adam.
ZAFER: (Ar.) l. Amaca ulaşma basan. 2. Düşmanı yenme üstün gelme utku. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZÂFİR: (Ar.) Er. - Zafer kazanan üstün gelen.
ZAĞNOS: (Tür.) Er. - Bir tür doğan ' kuşu.
ZÂHİD: (Ar.) Er. - Zühd sahibi şüpheli şeyleri bile terkederek günahtan kaçan Allah korkusuyla dünya nimetlerinden el çeken (kimse) muttaki.
ZAHİDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zahid).
ZAHİR: (Ar.) Er. - Parlak parlak yıldız. Allah'ın isimlerindendir. Kur'an-ı Kerim'de Hadid suresi 3. ayette geçer.
ZAHİRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zahir).
ZAİD: (Ar.) Er. - Artan artıran. -Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.
ZAİDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zaid).
ZAİK: (Ar.) Er. - Tad alan tadıcı tadan.
ZAİKA: (Ar.) Ka. - (bkz. Zaik).
ZAİM: (Ar.) Er. 1. Kefil. 2. Prenses şef.
ZAİME: (Ar.) Ka. - (bkz. Zaim).
ZAKİR: (Ar.) Er. - Zikreden anan. Allah'ı gerektiği gibi teşbih ve tehmid eden. Kur'an'ı öğüt verici gerçek bir zikir olarak gören.
ZAKİRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zakir).
ZAMBAK: (Ar.) Ka. - Güzel ve iri çiçekli bir süs bitkisi.
ZAMİR: (Ar.) Er. 1. İç yüz. 2. Yürek vicdan. 3. Gönülde gizli olan sır. 4. Adın yerini tutan sözcük.
ZAMİRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zamir).
ZARAFET: (Ar.) Ka. - İncelik güzellik zariflik.
ZARİF: (Ar.) Er. 1. Nazik ve hoş konuşan ince ve hoş tavırlı olan kimse kibar. 2. İnceliği latifliği ile hoşa giden.
ZARİFE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zarif).
ZATİ: (Ar.) Er. 1. Kendiyle ilgili kendine ait özel. 2. Özle ilgili.
ZATİNUR: (Ar.) Ka. - Aydınlık nurlu kişi.
ZATİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zati).
ZAYİÇE: (Fars.) Ka. - Yıldızların belli zamandaki yerlerini gösteren cetvel.
ZEBERCET: (Ar.) Ka. - Zümrütten daha açık yeşil olan zümrüt kadar değerli olmayan bir süs taşı.
ZEBİH: (Ar.) Er. 1. Kesilmiş veya kesilecek kurban. 2. Hz. İsmail ile Hz. Muhammed'in babası Hz. Abdullah'ın lakabı.
ZEHEB: (Ar.) Er. - Altın. (bkz. Zer).
ZEHRA: (Ar.) Ka. - Çok beyaz ve parlak yüzlü. Hz. Muhammed'in kızı Hz. Fatıma'nın lakabı.
ZEHRE: (Ar.) Ka. - Çiçek. (bkz. Şükufe).
ZEHREVAN: (Ar.). - Kur'an'daki sure-i Bakara ile Sure-i Al-i İmran. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZEKAİ: (Ar.) Er. - Zekayla ilgili zekaya ait.
ZEKAVET: (Ar.) Ka. - Zeka zeki-lik.
ZEKERİYA: (Tür.) Er. - Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen peygamberlerden biri.
ZEKİ: (Ar.) Er. 1. Zekalı çabuk anlayan ve kavrayan. 2. Zeka belirten.
ZEKİRE: (Ar.) Ka. - Belleği güçlü olan unutmayan.
ZEKİYE: (Ar.) Ka. - Anlayışlı kavrayışlı zeka sahibi.
ZELİHA: (Ar.) Ka. - (bkz. Züleyha).
ZEMHERİR: (Ar.) - Gündönümünden sonraki şiddetli soğuklar kara kış. (22. Aralık'tan 31 Ocak'a kadar). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZEMİN: (Fars.) Er. 1. Yer yeryüzü. 2. Temel dayanak. Konu tema.
ZEMİNE: (Fars.) Ka. - (bkz. Zemin).
ZEMZEM: (Ar.) - Ka'be çevresindeki ünlü kuyu ve bu kuyunun müslümanlarca kutsal sayılan suyu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZENAN: (Fars.) Ka. 1. Kadınlar. 2. (bkz. Nisa).
ZENNİŞAN: (f.a.i.) Ka. - Ünlü tanınmış kadın.
ZENNUR: (Tür.) Ka. - (bkz. Zinnur).
ZERR: (Ar.) Er. - Karınca yumurtası. Ebu Zerr: Ashab-ı Kiram'da zühd ve takvaca meşhur bir zat.
ZERAK: (Ar.) - Mavi gök renkli. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZERARE: (Fars.) - Saçıntı saçılan şey. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZEREFŞAN: (Fars.) Ka. 1. Altın saçan altın saçıcı. 2. Altın kakmalı. 3. Bir lale türü.
ZEREN: (Tür.) - Anlayışlı kavrayışlı zeki. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZERGUN: (Fars.) Ka. - Altın renkli altın gibi san olan.
ZERGÜL: (Fars.) Ka. - Altın gibi.
ZERİA: (Ar.) Ka. - Vesile bahane fırsat.
ZERİN: (Fars.) - Altından olan altın gibi parlak olan san olan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZERİŞTE: (Fars.) 1. Altın tel sırma. 2. San. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZERKA: (Ar.). 1. Gök gözlü. 2. Gök mavisi. 3. Mavi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZERNİGAR: (Fars.) Ka. - Altınla işlenmiş yaldızlı.
ZERNİŞAN: (Fars.) Ka. - Kılıç gibi şeylerin üzerine kakma altınla yapılan işleme süs.
ZERRİN: (Fars.) Ka. 1. Altından mamul. 2. Altın renginde sarı. 3. Parlak. 4. Güzel kokulu bir cins çiçek. 5. Fulya.
ZERTAR: (Fars.) Ka. 1. Altın tel sırma. 2.Güneş ışını.
ZERVER: (Fars.) - Altın yaldızlı olan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZEVAHİR: (Ar.) 1. Parlak yıldızlar. 2. (bkz. Zahir). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZEVAL: (Ar.) Er. 1.Yerinden ayrılıp gitme. 2. Zail olma sona erme. 3. Güneşin başucunda bulunma zamanı.
ZEVKAN: (Ar.) 1. Zevk bakımından zevkçe. 2. Zevk yoluyla. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZEVRA: (Ar.) 1. Dicle nehri. 2. Bağdat şehri. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZEVRAK: (Ar.). 1. Kayık sandal. 2. Mekke'de yapılan zemzem şişesi. 3. Çiçek testisi kadehi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZEVVAK: (Ar.) Er. 1. Bir şeyi çok fazla tadan. 2. Bir şeyi çok fazla deneyen. 3. Bir şeyin çok fazla farkına varan.
ZEYCAN: (Fars.) Er. - Candan cana yakın.
ZEYNEB: (Ar.) Ka. - Değerli taşlar mücevherler. Zeyneb binti Cahş: Peygamberimiz (s.a.s)' in hanımlarından.
ZEYNEDDİN: (Ar.) Er. - Dinin zineti süsü.
ZEYNEL: (Tür.) Er. - Zeynelabidin adından kısalmış ad.
ZEYNELABİDİN: (Ar.) Er. İbadet edenlerin süsü.
ZEYNİ: (Ar.) Er. - Süsle bezekle ilgili.
ZEYNİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zeyni).
ZEYNO: (Tür.) Ka. - Zeynep adının bozulmuş hali.
ZEY¤¤¤¤AH: (Ar.) Er. - Allah'ın süsü.
ZEYNUR: (Ar.) Er. - (bkz. Zinnur).
ZEYREK: (Tür.) Er. 1. İlgi çekici. 2. Eli uz usta. 3. Akıllı zeki.
ZEYYAL: (Ar.) Ka. - Uzun etekli.
ZEYYAN: (Ar.) Ka. - Süsler pırıltılar.
ZEYYAT: (Ar.) Er. - Zeytinyağı zeytinyağı yapan kimse.
ZİBA: (Fars.) Ka. 1. Süslü güzel. 2. Yakışıklı.
ZİCAN: (Fars.) Ka. 1. Canlı canayakın candan.
ZİBARU: (Fars.) Ka. - Güzel yüzlü dilber.
ZİHNİ: (Ar.) Er. - Zihinle akılla ilgili.
ZİHNİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zihni).
ZİKRİ: (Ar.) Er. - Anma ile ilgili.
ZİKRA: (Ar.) 1. Anma hatırlama. 2. İbret örnek. 3. Öğüt. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZİNET: (Ar.) Ka. - Süs bezek.
ZİNDE: (Fars.) 1. Diri yaşayan canlı. 2. Dinç sağlam güçlü kuvvetli. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZİNNUR: (Ar.) Er. - Nurlu ışıklı aydınlık.
ZİNNURE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zinnur).
ZİNNUREYN: (Ar.) Er. - İki nur sahibi. Hz. Osman'a Hz. Muhammed (s.a.s)'in iki kızıyla evlendiği için bu ad verilmiştir.
ZİRVE: (Ar.) - Doruk bir şeyin en yüksek noktası tepesi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZİŞAN: (Ar.) 1. Şanlı sereni. 2. Canlı. 3. Bir tür lale. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZİVEKAR: (Ar.) Er. - Vekarlı. Vakar dolu. Vakar sahibi.
ZİVER: (Fars.) - Süs bezek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZİVERBEY: (Tür.) Er. - (bkz. Ziver).
ZİYA: (Ar.) Er. - Aydınlık parlaklık nur ışık.
ZİYAD: (Tür.) Er. - Fazlalık çokluk. - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır. Ziyat.
ZİYAEDDİN: (Ar.) Er. - Dinin ışığı aydınlığı.
ZİYNET: (Tür.) Ka. - (bkz. Zinet).
ZİYNETİ: (Ar.) Ka. - Süsle bezekle ilgili
ZOBU: (Tür.) Er. 1. İri yarı kadın kaba. 2. Delikanlı. 3. Zor sıkıntılı. 4. Eski vezir konaklarındaki hizmetlilere verilen ad.
ZORAL: (Tür.) Er. - Zor al.
ZORLU: (Tür.) Er. 1. Güzel çok güzel iyi. 2. Yakışıklı. 3. Güçlü dayanıklı.4. Sert keskin. 5. Yürekli cesur. 6. Girgin girişken.
ZUHAL: (Ar.) Ka. - Güneşe uzaklık bakımından altıncı durumda olan gezegen satürn.
ZUHUR: (Ar.) Görünme meydana çıkma baş gösterme. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ZUHURİ: (Ar.) Er. - Orta oyununda komik rolünü yapan kimse.
ZÜBEYDE: (Ar.) Ka. - Öz asıl cevher.
ZÜBEYR: </