![]() |
|
|||||||
| İslam ve Din Bölümü Dinimiz ve Diğer Dinler Hakkındaki Bilgiler... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
Bir dinler tarihçisi şunları yazar:
Bir dinler tarihçisi şunları yazar: "Persler Keyhusrev'in fütuhatından sonra Babilonya bölgesinden sürülen Yahudilerle karşılaşmışlar ve onların memleketlerine dönmelerine izin vermişlerdir. Bu sayede bazı Yahudi görüşlerini Zerdüştiliğin etkisiyle izah mümkün olmaktadır. Ki sonradan Hıristiyan düşüncesi üzerinde etki yapmış olan bu görüşler şunlardır:"Tanrı'nın karşısına Şeytan'ı koyan ikicilik (düalizm); meleklere inanma; ölülerin ölmezliği ve sonradan dirilişleri."371 Bilindiği gibi Zerdüşt; Zerdüştçülük dininin "Peygamber"idir. Tanrısıysa Ahura Mazda'dır. Bu dine Tanrı'sının adından ötürü "Mazdacılık" (Mazdeizm) adı da verilir. Zerdüşt Pehlevi dilindeki biçimidir. Yunanlılaşmış biçimiyse Zoroastres'tir. Daha başka biçimleri de vardır.372Bu adla adlandırılan söz konusu "Peygamber" tarihte gerçekten yaşamış mıdır?Tartışmalı. Tıpkı Musa gibi Buda gibi İsa gibi... Bu konuda değerlendirmelerine önem verilen ve görüşleri genellikle kabul edilen iki uzman araştırmacı ve incelemeciye göre Zerdüşt İÖ 660-583 yılları arasında yaşamıştır.373 Bu tarih doğruysa ve Tevrat'ın anlattıklarına da kulak asılacak olursa Yahudilerin "Babil'deki tutsaklıkları" ve sonra "kurtulup ülkelerine dönüşleri" Zerdüşt'ün yaşadığı zamana rastlamış kabul edilebilir. Böyle olunca da; "kimi Yahudi görüşlerini Zerdüştçülüğün etkisiyle açıklamak" doğaldır. Ve doğaldır ki nice "tasarım"lar düşünceler gibi; Kral Tanrı'nın karşısına Kral Şeytan'ı koyan düşünce de bu dinden yansımıştır Yahudiliğe. Ve dolayısıyla öbürlerine... Yani Hıristiyanlığa ve Müslümanlığa...Zerdüşt diye birinin tarihte gerçekten yaşamış olup olmadığı Musa'nın İsa'nın yaşamış olup olmadıkları gibi "tartışmalı". Ama tıpkı; "Musa'nın İsa'nın oldukları ileri sürülen ya da onların "din" ve "Şeriat'larını dile getirdikleri savunulan "kutsal kitaplar" gibi Zerdüşt'ün de "kutsal kitap"ı var: Avesta. Bu "kutsal" kitabın çok önemli bir bölümü de şu adı taşıyor: Vendidad. "Şeytan'a karşı koyma (Şeytan'la savaş)" yada "şeytan karşıtlığının Şeriatı" (Şeytan'a karşı koymanın kuralları) anlamında.Bu kitap çok önemli. Çünkü Yahudiliğin de Hıristiyanlığın da İslam'ın da "amentü"sünün yani temel inanç kurallarının ve kimi "Şeriat" kurallarının bu kitaptan alınma olduğu açık seçik görülmekte: "Tanrı ordular'nı oluşturan "melekler" bu kitapta. Kral Şeytan İblis'in ordular'nı oluşturan "cinler" ve benzerleri bu kitapta. Ölümden sonraki yaşam "cennet" ve "cehennem" inancı bu kitapta. Dinsel "pislik"ler "pislenmeler nelerdir ve dinsel "temizlenme"ler nasıl olur; bu kitapta.374Bu kitapta "iki güç" çarpışmakta: Kral Tanrı Ahura Mazda ile Kral Şeytan Ehrimen. Bu iki Kralın da "ordular"ı bulunmakta. Sayısız sıradan "asker"leri "erbaş"ları "subay'ları "komutan"ları var.Kral Tanrı Ahura Mazda'nın "ordular"ında "en ileri gelen" yani en büyük "rütbe"li "komutan" altı "melek" bulunur. Bunlar Kral Tanrı'ya doğrudan bağlıdırlar. Kralın "yardımcı"ları ve "Bakan"ları durumundadırlar. Kral tahtının (Arş'ın) önünde "buyruk" alır ve yerine getirirler. Bunlar şunlardır:• "Vohu-Mano (Behmen)". "İyi düşünce" demek. "Yararlı Hay vanlar Bakanı"dır bu melek. • "Asha-Vahisht (Erdibihişt)". "Güzel Erdem" demek. "Ateş Bakanı." • "Şehriver." "Güzel Krallık" demek. "Madenler Bakanı." • "Sipendarmidh (Spenta-Aramiti)." "İyi cömertlik" demek. "Yer yüzü Bakanı." • "Haur-Vatat (Hurdâd)". "İyi sağlık" demek. • "Amertat (Murdâd)." "Ölmezlik" (ya da iyi ölmezlik) demek. Son iki "melek-bakan" birlikte "su"larla "bitki"lere bakarlar. Vebunların Kur'an'a değişik "işlev"de "Harut-Marut" diye geçtikleri görülmekte.376 Bunlar çıktıktan sonra kalan dört melekse Yahudilikçe Hıristiyanlıkça ve Müslümanlıkça da kabul edilen dört ünlü melekten başka değiller. Anlaşılan bu melekleri önce Yahudiler alıp aşırmışlar.377 Sonra da öteki iki din benimsemiş.Yukarıdaki altı meleğe "ölümsüz kutsal kişilikler" denir. (Ameşas Spantas.) Bunların dışında ve daha "aşağı rütbe"de olan "melek"ler pek çoktur Kral Tanrı'nın "ordular"ında. Tümüne "Yazata"lar ("Izid"ler) denir.378 Bunlar da "göksel olanlar" ve "yersel olanlar" olmak üzere ikiye ayrılırlar. Göksel olanların hepsinin başında en büyük "göksel yazata" sayılan Kral Tanrı Ahura Mazda bulunmakta. "Yersel" olanlarsa Zerdüşt'ün yönetimindedirler. "Güneş"e "Ay"a "yıldız'lara "hava"ya "ateş"e ve "su"ya ilişkin işlerle ilgilenirler. Aslında "Güneş" Kral Tanrı Ahura Mazda"yı simgeler. Ötekiler bundan sonra gelirler.379"Melekler" içinde görevleri yalnızca "koruyuculuk" olanlar ("hafaza") da vardır. Çeşitli "işlev"ler üstlenmiş "grup grup" melekler.380Nitelikleri görevleri ne olursa olsun tüm "melek"ler Kral tanrı'nın "ordular"ında "savaşçı" olarak bulunurlar ve Kral Şeytan Ehrimen'in "ordular"ıyla "savaşırlar".Kral Tanrı Ahura Mazda'nın "ordular"ında nasıl "rütbe'ler varsa Kral Şeytan Ehrimen'inkinde de var. Ahura Mazda'nınkinde "en yüksek rütbeli" birer "Bakan" durumunda "altı melek" mi var? Ehrimen'inkinde de bunların karşılığı olan şeytanlar var.Bu "yüksek en yüksek rütbeli" şeytanların üçü adlarını Hinduların "tanrı'larının adlarından almaktalar: "İndra" "Serva" ve "Nasatia".381Burada hemen belirtmek gerek ki Hint ve İran inançlarında bir karşıtlık göze çarpar: Birinde "iyicil" diye inanılan "güçlere öbüründe "kötücül" diye inanılır. Örneğin Zerdüştçülükte "iyicil" diye nitelenen "Asu-ra"lar Hindularda birer "kötücül şeytan"dırlar. Hinduların "iyicil" diye inandıkları "div"ler ("dev"ler) Zerdüştçülüğe göre "kötücül"dürler.382 Dinler arasında zaman zaman rastlanır bu tür durumlara.383Ehrimen'in orduları "kötücül cinlerden; "div" (dev) "dervec" (darvand) "peri"... adı verilen "kötücül" güçlerden oluşurlar. Ve "aşağı dün-ya"da "cehennem"de yaşarlar kralları Ehrimen'le birlikte. "Cehennemin kapısı"nda da bir "dağ" bulunmakta: "Arezûra" dağı 384 Buna karşılık Kral Tanrı Ahura Mazda "ordular"ıyla birlikte "yukarı"da "gökler"dedir!Ne var ki Kral Şeytan Ehrimen bulunduğu yerde kalmak istememekte Kral Tanrı'nın yerine geçmek için yanıp tutuşmakta.Kral Tanrı Ahura Mazda bunu bildiği için sürekli "uyanık" bulunmakta. "Ordular"ını da "uyanık" tutmakta her an. Çünkü kesintisiz olarak "savaş" durumu yaşanmakta.Burada hemen Kur'an'dan bir ayeti anımsıyoruz: Fecr Suresi'nin 14. ayeti: "Senin Rabbin gözlem evindedir." Böyle deniyor. Kral Tanrı "gözlem evinde beklemekte" Kral Şeytan İblis ve "ordular"ı eliyle kotarılanları hemen görüp kendi "ordular"ına bildirmekte gerekli "önlem"leri aldırtmakta. "Cin"ler "kötü niyet"le "vahiy çalma" amacıyla "gök"lere mi yöneldiler? Kral Tanrı hemen bildirir ordularındaki meleklere. Melekler de o kötücül cinlerin ardına düşüverir ve onların üzerine "ateş saçan delip geçen" nesneler yağdırırlar. Kur'an ayetleri bunları anlatıyor.385 Daha önce de değinilmiş ve bu ayetlere yer verilmişti.386Kral Tanrı Ahura Mazda ile Kral Şeytan Ehrimen arasındaki savaş da öyle. Savaşan güçlerden her iki kesim de "uyanık". Zerdüştçülüğün "kutsal" kitaplarından Vendidad'a göre Kral Tanrı Ahura Mazda'nın gerçekleştirdiği her "yaratış"a Kral Şeytan Ehrimen bir "yaratış"la karşılık vermekte. Ahura Mazda hep iyileri "yararlı" olanları yaratırken; Ehrimen de "kötü"leri "kötülük'leri ve "zararlıları" oluşturup ortaya koymakta.Vendidad'a şunlar anlatılarak giriliyor: "Ben Hürmüz'ün (Ahura Mazda'nın) yarattığı güzel ülkelerin ilki; Aras ırmağının suladığı İran'dır." "Ölüm dolu Ehrimen'se şu belayı yaratarak buna karşılık verdi: Divlerin (devlerin) yaptığı ırmak yılanı ve kış."...Ben Hürmüz'ün yarattığı güzel ülkelerin ikincisi Sogd'luların yaşadıkları ırmak kıyısı kesimlerdir.""Ölüm dolu Ehrimen'se şu belayı yaratarak buna karşılık verdi: Hayvancıkları ve bitkileri yok eden çekirge." "Ben Hürmüz'ün yarattığı güzel ülkelerin üçüncüsü Merv'dir. Çevresiyle korunaklı olan Merv.""Ölüm dolu Ehrimen'se şu belayı yaratarak buna karşılık verdi: Olumsuzluk ve sapkınlık."387 Böyle sürüyor bölüm boyunca. Ahura Mazda hangi ülkeleri yani kentleri yaratmış Ehrimen neler yaratarak bunlara karşılık vermiş; "bir bir anlatılıyor"!388Daha sonraki bölümler "soru"lu "yanıt"lı. Zerdüşt sorar; Hürmüz yani Ahura Mazda karşılık verir.İkinci bölümde "iyilik"çi ve "adalet"çi bir mitolojik hükümdar olan Yima Khshaetra 389 dönemindeki "gelişme"ler anlatılmakta. Şöyle başlanmakta:Zerdüşt Hürmüz'e sordu:"Hürmüz! Ey çok yararlı ruh! Ey tüm gövdeler dünyasını yaratan. Ey kutsal! Ben Zerdüşt'ten önce sen Hürmüz'ün konuştuğu ilk insan kimdir? Kimdir o ki sen ona Hürmüz dinini Zerdüşt dinini öğrettin."Hürmüz karşılık verdi: "İyi insan Yima'dır o ey Zerdüşt. "İyi çoban" Yima. Ben Hürmüz'ün sen Zerdüşt'ten önce konuştuğu Hürmüz dinini Zerdüşt dinini öğrettiği ilk kişi o'dur."Ey Zerdüşt! Hürmüz olarak ben ona dedim ki: "Ey Vivanhat oğlu Yima! Benim şeriatımı (dinimi) öğrenmek ve gereğini üstlenmek (yaymak) ister misin? "Yima buna şu karşılığı verdi ey Zerdüşt: '"Ben bu göreve elverişli değilim daha. Şeriat dersini alamam öğrenemem ve gereğini üstlenemem!'"390Muhammed de "ilk vahiy" sırasında "vahiy meleği"ne buna benzer karşılık verdiğini bildirir. "Hadis"te kendisine "oku!" dendiği ve kendisinin "okur değilim okuyamam!" biçiminde karşılık verdiği anlatılır.391 Bu anımsandığında Muhammed'in "ilk vahiy" numarasının kaynaklarından biri beliriyor."İyi insan" ve "iyi çoban" Yima öneriyi geri çevirmiş görünür; ama yine bir görev alır Hürmüz'den:Bölümde anlatılanlara göre: Hürmüz'ün "yarattıkları"nı "üretip çoğaltma" "koruma-kollama" ve "gerekli önlemleri alma" görevini üstlenir. Bu dönemde daha; ne "kışın amansız soğuğu" "ne yazın" sıcak rüzgârının amansız sıcağı ne "hastalık" ve ne de "ölüm" var dünyada.Hürmüz Yima'ya bir "altın yüzük" bir de "altınla süslemeli kılıç" verir. Ve Yima bunlarla tüm ülkeye egemen olur.Ne var ki her "üç yüz kış"ta bir Hürmüz'ün "yaratıkları" öylesine çoğalırlar ki hiçbir yere sığmaz olurlar. Her böyle oluşta Hürmüz "iyi çoban Yima'yı uyarıp önlem almasını buyurur. Yima "güney yönünde Güneşin yolunda nur (ışık) içinde altın yüzüğünü ve altınla süslemeli kılıcını" kullanır. Bir yandan da "Yeryüzü Bakanı" "Sipendarmidh" (Spenta-Aramiti) adlı meleğe seslenir ondan yardım etmesini ve "yeryüzünü genişletmesini" diler. Dilediği gibi olur: Daha önceki genişliğin "üçte bir"i eklenir yeryüzüne. Üç kez böyle olur ve yeryüzü genişletilir.Aradan bir süre geçince; Hürmüz Yima'ya bir kez daha "uyan "da bulunur: Bu kez çok önemli bir "tehlike" var: "Öldürücü kışlar" gelecek canlıları yok edecek ölçüde soğuklar olacak.Hürmüz Yima'ya bir "sığınak" ("var") yapmasını buyurur. Sığınağın ölçülerini verir. Hangi tür "seçme insan" "seçme hayvan" ve "seçme bitki" alıp buraya koyacağını açık-seçik bildirir. "İyi çoban" da söyleneni yerine getirir.392Bu sığınak "tufan"daki "Nuh'un gemisi"ne benzer bir "kurtarıcı" rolü oynamakta. Aradaki fark "coğrafya" ve "iklim" farklarından ileri gelmekte yalnızca. "Nuh'un gemisi" azgın "su"lardan; "Yima'nın sığınağı "ysa azgın "soğuk"lardan "kurtarma" işlevinde...393"Sığınak"ta her tür gereksinimin karşılığında "nur" (ışık) bile bulunduğu anlatılır. Buraya Hürmüz'ün "din"ini "sokan" ve yayma çabasında bulunan da bir "kuş"tur: "Karshiptar." "Ruhani Başkan" ise "Urvatatnara" adında bir insan.394Gelin görün ki bunlar olurken Kral Şeytan Ehrimen de boş durmaz. Yima'yı ortadan kaldırmaya yönelir. Mitolojiye göre "şeytan "larından "Dahhâk" bir yolunu bulup o "iyi çoban"ı öldürür. Bu "bela"nın başına gelmesinde "Yima"nın kendisinin de "suç"u vardır. Çünkü "başarılarına böbürlenmiştir".395Sözü edilen "Yima" İran mitolojisinde ünlü bir hükümdar olan "Cemşid"dir.396"Dahhâk" ise (Zohak) yine İran mitolojisinde ünlü Asurlu bir komutandır. Ancak ileri gelen bir "şeytan" sayılmıştır.Yine mitolojiye göre "Dahhâk"ı da "tutsak" alıp "hapseden" ve dolayısıyla "İran"ı kurtaran biri çıkmıştır: "Feridun." "Cemşid"in torunlarından. "Dahhâk"ın o gün bugün Demavend (Denbavend)397 dağında "hapis"te bulunduğuna ve yanına gidenlere "büyü" öğrettiğine inanılır.398 Kur'an'da Bakara Suresi'nin 102. ayetinde "büyü öğretmenleri" olarak sunulan "Harut-Marut" öyküsünün kaynaklarından birinin bu inanç olduğu düşünülür.399"Dahhâk" eğer "şeytan"sa nasıl "hapsedilmiş" olabilir? |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Yazınsal İletişimde Yazar ve Okurun Konumu | Rico-Pasa | Edebiyat - Türkçe | 0 | 10-06-2008 12:12 |
| Ne Yazar... | Cнαηg-куυм | Aşk Şiirleri | 0 | 23-03-2008 20:58 |
| Yakup Kadrİ KaraosmanoĞlu - Yaban | ..::PRéNSéS::.. | Kitap Özetleri | 1 | 08-12-2007 01:03 |
| Orhan Pamuk-beyaz Kale | ..::PRéNSéS::.. | Kitap Özetleri | 0 | 08-08-2007 22:55 |
| Beyaz Kale Orhan Pamukl | HsrT | Başarının Anahtarı | 4 | 08-04-2007 13:55 |