Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Yaşam ve Eğlence > İslam ve Din Bölümü
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

İslam ve Din Bölümü Dinimiz ve Diğer Dinler Hakkındaki Bilgiler...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 18-03-2008, 22:56   #2111 (permalink)
 
мυѕ†у - ait Avatar
мυѕ†у - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Şamil İslam Ansiklopedisi...

 
ZEYNEB binti ALİ (r.a)

Zeyneb binti Ali b. Ebî Tâlib Rasûlüllah (s.a.s)'in torunudur. Annesi Rasûlüllah (s.a.s)'ın sevgili kızı Hz. Fâtıma'dır. Rasûlüllah'ın vefatından yaklaşık beş yıl kadar önce dünyaya gelmiştir (İbnü'l-Esîr Üsdü'l-Ğâbe fı Ma'rifeti's-Sahâbe Kahire1970 VII 132 133).
Zeyneb; zekî akl-ı selîm sahibi gayet düzgün ve edebî konuşan bir hanımdı. Babası kendisini amcasının oğlu Abdullah b. Cafer'l-e evlendirdi. Ondan Ali Abbas Ümmü Külsüm ve Avn el-Ekber adında çocukları oldu. Annesi Fatımatü'z-Zehrâ'dan ve Esmâ binti Umeys'ten hadis rivayet etmiş kendisinden de Muhammed b. Amf Atâ b. es-Sâib ve Fatıma binti Hüseyn b. Ali rivayet etmişlerdir (Ömer Rıza Kehhâle A'l-âmit'n-Nisâ Beyrut 1982 II 91 92; el-Askalânî el-İsâbe fî Temyizi's-Sahâbe Beyrut t.y. VIII100 İbn Sad Tabakâtu'l-Kübrâ Beyrut1957 VIII 465; İbn İshâk Siyer trc. İstanbul 1988 314)
Hz. Zeyneb Kerbelâ'da kardeşi Hz. Hüseyinle beraberdi. Hz. Hüseyin ve yanında bulunan yaklaşık 72 kişi şehîd edilip geri kalanlar esir alındı. Esirler Ubeydullah b. Ziyad'a götürülmek üzere yola çıkarıldıklarında şehidlerin yanında geçirilmişler bu arada kadınlar feryad edip dövünmeye başlamışlardır. Zeyneb de: "Ah ya Muhammed! Semânın bütün melekleri sana selâtü selâm etsin. İşte Hüseyin düzlükte yatıyor kanlara boyanmış azaları kesilmiş. Senin kızların ise esir alınmış zürriyetin tek tek öldürülmüş. Rüzgâr onların üzerine toprak savuruyor" diyerek hem kendisi ağladı hem de dost düşman herkesi ağlattı (İbnü'l-Esîr el-Kâmil fi't Tarîh trc. Ahmet Ağırakça İstanbul 1985 VI 82).
Esirler İbn Ziyad'ın huzuruna çıkarıldıklarında Hz. Zeyneb en âdî elbiselerini giyerek tanınmaz bir hale gelmişti. Cariyeleri de etrafını sarmıştı. Ubeydullah; "Şu oturan kadın kimdir?' diye üç kere sorduğu halde Zeyneb ona cevap vermedi. Cariyelerden biri; "Bu Fâtıma'nın kızı Zeyneb'dir" deyince İbn Ziyad Zeyneb'e şöyle dedi: "Sizleri alçaltan tek tek öldüren ve ortaya attığınız şeyleri yalanlayan Allah'a hamdolsun." Hz. Zeyneb ona şöyle cevap verdi: "Bizleri Muhammed ile şereflendiren ve tertemiz yapan Allah'a hamdolsun! Bizler kesinlikle senin söylediğin gibi değiliz. Ancak fâsıklar rezîl olur ve fâcirler yalancı çıkartılır." İbn Ziyâd; "Allah'ın senin ailene yaptıklarını nasıl buldun?" diye sorması üzerine Zeyneb; "Onların üzerine ölüm yazılmıştı. Onlar da öldürülecekleri yere geldiler. Allah onlar ve seni bir araya getirecek ve sizler karşılıklı olarak O'nun huzurunda muhakemeleşeceksiniz" diyerek karşılık verdi. İbn Ziyad hiddetlenerek; "Senin azgın kardeşine ve ailenden âsî ve isyankâr olanlara karşı duyduğum kinden artık rahatlamış bulunuyorum" dedi. Bu sefer Zeyneb; "Yemin ederim sen benim yiğidimi öldürdün ailemi ortada bıraktın benim akrabalarımı benden kopardın kökünü kazıdın. Eğer bunlar seni rahatlatıyorsa rahatlamış oldun!" diyerek cevap verdi. İbn Ziyad; "Bu bir kahramanlıktır. Yemin ederim gerçekten senin baban bir kahramandı" deyince Zeyneb; "Bir kadının kahramanlıkla ne ilgisi olabilir ki?" dedi (İbnü'l-Esîr a.g.e. I 83).
Bu sırada Hz. Hüseyin"in hayatta kalan oğlu Ali İbn Ziyad'ın gözüne ilişir. Onunla da bir süre tartıştıktan sonra öldürülmesini emreder. Hz. Zeyneb; "Ey İbn Ziyad! Bizden öldürdüğün kimseler yeter. Bizim kanlarımızı içmeye kanmadın mı? Bizden bir kimse bıraktın mı?" diyerek Ali'nin boynuna sarılır ve sözlerine devamla; "Eğer mü'min isen Allah adına senden şunu istiyorum; şayet onu öldürürsen beni de onunla birlikte öldür" dedi. Bunun üzerine İbn Ziyad Ali b. Hüseyin'i öldürmekten vazgeçti (İbnü'l-Esîr a.g.e. IV 83).
İbn Ziyad bilahare esirleri Muaviye'nin oğlu Yezid'e gönderdi. Esirler Yezid'in huzuruna getirilince Şamlı bir adam ayağa kalktı ve; "Bunların esirleri bize helaldır" dedi sonra Hz. Ali'nin kızı Fâtıma'yı kasdederek;
"Bunu bana bağışlayıver" dedi. Fâtıma korkusundan ablası Zeyneb'in elbisesine sarıldı. Zeyneb "Yalan söyledin ve alçaklık ettin; bu iş ne sana ne de ona helâl değildir" deyince Yezid öfkelendi ve "Allah'a yemin ederim sen yalan söyledin. Bu bana düşer ve ben ona bağışlamayı istersem bağışlayabilirdim" dedi.
Zeyneb; "Asla! Vallahi sen dinimizden çıkıp başka bir dine girmedikçe Allah bunu sana helal kılmış olamaz" diyerek karşılık verdi. Yezid yine gazaba geldi ve; "Sen bana bu şekilde karşılık mı veriyorsun? Dinden olsa olsa senin baban ve kardeşin çıkmış olabilir" dedi. Zeyneb; "Allah'ın dini ile babamın kardeşimin ve dedemin dini ile sen de baban da deden de hidayet buldunuz" diye cevap verdi. Bu sefer Yezid; "Ey Allah'ın düşmanı! Yalan söylüyorsun" dedi. Zeyneb; "Sen emîr olduğun halde haksızlık ediyor ve hakarette bulunuyorsun" deyince Yezid utandı ve sesini kesti.
Daha sonra esirler oradan çıkarılıp Yezid'in odalarına yerleştirildiler. Yezid'in aile efradı tek tek onlara taziyede bulundular onlardan alınan malları ziyadesiyle geri verdiler. Bunun üzerine Hz. Hüseyin'in kızı Silkeyne: "Ben Muaviye'nin oğlu Yezid'den daha iyilikçi bir Allah inkarcısı görmedim" diyordu (İbni'l- Erîr a.g.e. VI 87; İbn Sa'd a.g.e. V 212).
Hz. Zeyneb H. 65 (684-85) yılı civarında Mısır'da vefat etmiş ve Kanâtırü's-Sibâ' denilen yerde defnedilmiştir. Mezarı hâlâ ziyaret edilmekte ve ondan teberrük edilmektedir. Bugün Mısır'da ona nisbet edilen bir cami vardır ki H.1173 yılında yeniden inşa edilmiştir (Ömer Rıza Kehhâle a.g.e. II 99. Zeyneb'in Yezid ve Ubeydullah ile tartışmasıyla ilgili geniş bilgi için bk. Ömer Rıza Kehhâle a.g.e. II 93 vd).
Halid ERBOĞA

.....
мυѕ†у isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 18-03-2008, 22:56   #2112 (permalink)
 
мυѕ†у - ait Avatar
мυѕ†у - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Şamil İslam Ansiklopedisi...

 
Hz. ZEYNEB (r.a)

(Rasûlüllah'ın Kızı)
Peygamber (s.a.s)'in ikinci çocuğu ve kızlarının en büyüğü olup annesi
Hz. Hatice binti Huveylid b. Eslem'dir. Rasûlüllah'a nübüvvet gelmeden yaklaşık on yıl önce dünyaya gelmiştir. Bu sırada Peygamberimiz otuz yaşlarındaydı.
İbn Hişam onun Rukayye'den sonra dünyaya geldiğini İbnü'l-Kelbî ise Kasım'dan önce doğduğunu söylemelerine karşı ekseri kaynaklar; Hz. Zeyneb'in Kasım'dan sonra dünyaya geldiğini ve Rasûlüllah'ın kızlarının en büyüğü olduğunu kaydetmektedirler (İbn Hişam es-Sîretü'n-Nebeviyye Mısır 1955 I 190; el-Askalânî el-İsâbe fi Temyizi's-Sahâbe Beyrut VIII 91; İbnü'l-Esîr Üsdü'l-Ğâbe fi Ma'rifeti's-Sahâbe Kahire 1970 VII 130; İbn Abdi'l-Berr el-İstiâb fı Ma'rifeti'l-Ashâb IV 1853 1854; İbn Sa'd et-Tabakatü'l-Kübrâ Beyrut 1957 I 153).
Rasûlüllah (s.a.s)'in Hz. Hatice'den olan çocuklarının tümü vahyin nüzulünden önce dünyaya gelmişlerdir. Erkeklerin hepsi İslâm gelmeden önce vefat etmişler kızları ise İslâm devrine yetişmiş Rasûlüllah'a iman etmiş ve Medine'ye hicret etmişlerdir (İbn İshâk "Siyer" Trc. İstanbul 1988134). İbn Sa'd'a göre Rasûlüllah'ın et-Tayyib (Abdullah) ve et-Tahir adlı çocukları İslâmiyet döneminde dünyaya gelmişlerdir (bk. İbn Sa'd a.g.e. aynı yer).
Zeyneb büyüyüp evlenme çağına gelince teyzesi Hâle bint Huveylid kendisini oğlu Ebu'l-Âs b. er-Rebî'e istedi. Annesi Hz. Hatice kız kardeşinin bu isteğini memnuniyetle kabul etti. Zira o sırada Ebu'l-Âs gerek mal gerek ticaret gerekse güvenilir olma bakımından Mekke'nin sayılı adamlarından biriydi ve Hz. Hatice yeğenini çocukları kadar sevmekteydi. Rasûlüllah (s.a.s) de nübüvvetten önce gerçekleşen bu evliliğe muhalefet etmedi (İbn Hişam a.g.e. I 651 652).
Zeyneb'in Ebû'l-Âs b. er-Rebî'den
mâme ve Ali adında iki çocuğu oldu. Ali çocuk denecek yaşta vefat etti. Kızı Ümâme ise bilahere teyzesi Fâtıma'nın vefatından sonra Hz. Ali ile evlenmiştir (İbn İshak a.g.e. 309; İbnü'l-Esîr a.g.e. VII 130; İbn Abdi'l-Berr a.g.e. IV 1854; İbn Hazm Cemheretü Ensâbi İ Arab Kahire 1982 16 77).
Hz. Muhammed (s.a.s)'e risâlet gelince hanımı Hz. Hatice; başta Zeyneb olmak üzere dört kızı ile birlikte derhal O'na iman ettiler. Zeyneb'in kocası Ebu'l-Âs ise iman etmemiş uzun süre müşrik olarak kalmıştır.1slâm Zeyneb ile kocasının biri birlerinden ayrılmasını ön görüyordu (el-Mümtehine 60/10) fakat Peygamberimiz Mekke'de iken helal ve harama dair hükümleri uygulayabilme gücüne sahip değildi. Bu yüzden İslâmiyeti kabul etmiş olan Zeyneb'i putperest kocasından ayıramamıştır (İbnu'/Esir a.g.e. VII 130).
Rasûlüllah (s.a.s) insanları İslâm'a davet etmeye başlayınca Kureyş müşrikleri hanımını boşaması için Ebu'l-Âs'a baskı yaptılar. Fakat o hanımını çok sevdiği için: "Allah'a yemin olsun ki eşimden ayrılmam onun yerine Kureyş'ten başka bir kadının eşim olmasını da istemem" (İbn Hişam a.g.e.1 652) dedi ve baskılara direndi. Böylece Zeyneb Müslüman olduğu halde hicret edinceye kadar müşrik kocasıyla birlikte kaldı.
Kureyşliler Bedir Savaşında müslümanlara yenilip Mekke'ye döndüklerinde geride birçok esir bırakmışlardı. Ebû'l-Âs b. er-Rebî de esirler arasındaydı Ashab Medine'ye döndüklerinde onu Rasûlüllah'a teslim ettiler. Mekkeliler esirlerini kurtarmak için fidye gönderdikleri vakit Zeyneb de kocasını kurtarmak için bazı mallarla birlikte annesi Hz. Hatice'nin kendisine düğün hediyesi olarak verdiği gerdanlığı da göndermişti. (Rasûlüllah (s.a.s) bu gerdanlığı görünce son derece müteessir olmuş ashâbına; "Şayet esirini serbest bırakmayı ve malını da geri vermeyi uygun görürseniz bunu yapınız" buyurdu. Ashâbı da: "Olur ya Rasûlüllah!" diyerek Ebû'l-Âs'ı serbest bıraktıkları gibi Zeyneb'e ait tüm malları geri gönderdiler (İbn Hişam a.g.e. I 652 653; el-Askalânî a.g.e. VIII 91).
Bir rivayete göre Ebu'l-Âs serbest bırakılırken Rasûlüllah Zeyneb'in Medine'ye hicret etmesine izin vermesini şart koşmuştur. Başka rivayetlere göre ise Ebu'l-Âs bu sözü kendiliğinden vermiştir.
Ebu'l-Âs Mekke'ye gidince Rasûlüllah (s.a.s) Zeyneb'i getirmeleri için Zeyd b. Hârise ile Ensâr'dan birisini görevlendirdi ve onlara; "Zeyneb yanınıza gelinceye kadar Ye'cec vadisinde bekleyin sonra onu alıp bana getirin"dedi. Onlar da söylenen yere gidip beklemeye başladılar. Ebu'l-Âs Mekke'ye varınca Zeyneb'e hicret için izin verdi. O da hazırlığını yaparak kayınbiraderi Kinâne b. Er-Rebî'nin getirdiği deveye bindi ve birlikte yola çıktılar. Kureyşliler bunu haber alınca onları aramaya çıktılar. Nihayet Tuva denen yerde yetiştiler. Zeyneb'e ilk yetişen Habbar b. el-. Esved b. el-Muttalib'dir. Habbâr Zeyneb'i mızrağı ile dürterek yere düşürdü. Bunun üzerine kayınbiraderi Kinâne yere çöküp ok torbasını önüne serdi ve; "Allah'a yemin ederim ki bana kim yaklaşırsa ona ok atacağım" dedi adamlar da geri çekildiler.
Biraz sonra Ebu Süfyan Kureyş'in eşrafından bir grupla gelerek Kinâne'ye: "Be adam! Ok atmayı kes de seninle konuşalım" dedi. Kinâne ok atmayı kesince gelip yanında durdu ve; "Bu yaptığın doğru değildir kadını alenen çıkardın. Onu götürürsen insanlar başımıza gelen felaket (Bedir yenilgisi) dolayısıyla zelit olduğumuzu gücümüzü kaybettiğimizi sanacaklar. Hayatıma yemin olsun ki onu babasına gitmekten alıkoymaya ihtiyacımız yoktur onu hapsederek intikam almayı da düşünmüyoruz. Sen onu geri getir ta ki sesler kesilip insanlar onu geri getirdiğimizi sansınlar. Bilahare gizlice götürüp onu babasına kavuşturursun" dedi. Kinâne de öyle davrandı. Bir gece onu çıkarıp Zeyd b. Harise ve arkadaşına teslim etti. Onlar da Zeyneb'i Rasûlüllah (s.a.s)'e getirdiler (İbn Hişam a.g.e. I 655).
Ebu'l-Âs Mekke'de Zeyneb de Medine'de Rasûlüllah (s.a.s)'in yanında bir kaç yıl bu şekilde kaldı. Mekke fethinden kısa bir süre önce Ebu'l-Âs ticaret yapmak için Şam'a gidip kervanı ile dönerken Peygamber'in gönderdiği bir seriyye ile karşılaştı. Malını bırakarak kaçmak zorunda kaldı. Seriyye mallarla geri döndükten sonra Ebu'l-Âs karanlıktan istifade ile Medine'ye gelip Zeyneb'e iltica etti ve emân diledi Zeyneb de ona emân verdi. Rasûlüllah (s.a.s) sabah namazına tekbir getirip ashâb da O'na uyunca Zeyneb kadınların bulunduğu sofadan yüksek sesle; "Ey insanlar! Ebu'l-Âs b. er-Rebî'e emân verdim" diyerek onu himayesine aldığı bildirdi. Hz. Peygamber selâm verdikten sonra ashâbına dönerek; "Benim duyduğumu siz de duydunuz mu?" diye sordu. "Evet" cevabını alınca; Muhammed'in nefsini elinde bulunduran Allah â yemin ederim ki sizin de duyduğunu işitinceye kadar bu olaydan haberim yoktu. Bilin ki Müslümanların en zayıfı dahi emân verebilir" dedi. (İbn Hişam a.g.e. I 657 658 el-Askalânî a.g.e. VIII 92).
Başka bir rivayete göre Ebu'l-Âs seriyye tarafından esir edilmiş malları elinden alınmış ve müslüman olması karşılığında serbest bırakılacağı ve mallarının kendisine iade edileceği söylenmiş fakat kendisi bu teklifi reddetmiştir (İbn Hişam a.g.e. I 659; el-Askalânî a.g.e. VIII 92).
Daha sonra Rasûlüllah as'habına; "Bildiğiniz gibi bu adam bizdendir. Siz onun mallarını ele geçirmişsiniz. Eğer iyilik edip mallarını iade ederseniz memnun olurum. Kabul etmezseniz şüphesiz bu Allah'ın size helal kıldığı bir ganimettir siz buna layıksınız"dedi. Ashab da: "Malları geri vereceğiz" deyip ona iade ettiler. Ebu'l-Âs da Mekke'ye dönüp herkesin malını verdikten sonra kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu (İbn Hişam a.g.e. I 658; el-Askalânî a.g.e. VIII 92)
Ebu'l-Âs müslüman olduktan sonra Medine'ye geldi. Böylece Rasûlüllah (s.a.s) uzun zamandan beri kocasından ayrı yaşayan kızı Zeyneb'i yeniden Ebu'l-Âs'a nikahladı. İbn İshak İbn Abbas'tan rivayetle Hz. Peygamber'in Zeyneb'i yeni bir mehir kesmeksizin ilk nikahla Ebu'l-Âs'a iade ettiğini nakleder. Başka rivayetlerde ise eski mehre benzer bir mehir ve yeni nikahla eski kocasına iade ettiği söylenir (İbn Hişam a.g.e. I 659; İbnü'l-Esîr a.g.e. VII 131; el-Askalânî a.g.e. VIII 92).
Halid ERBOĞA
мυѕ†у isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 18-03-2008, 22:57   #2113 (permalink)
 
мυѕ†у - ait Avatar
мυѕ†у - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Şamil İslam Ansiklopedisi...

 
Umarım işinize yarar arkadaslar.....
мυѕ†у isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Anahatlarıyla İslam Felsefesi O'NEAL Çöp Forum 2 19-07-2008 15:44
Islam Birliği`nin Müslümanlara Kazandiracaklari-5 ! Қ Â ĺ Π ! İslam ve Din Bölümü 0 23-11-2007 13:27
İSLAM BİRLİĞİ(nasil bir birlik?) ! Қ Â ĺ Π ! İslam ve Din Bölümü 0 23-11-2007 13:18
İSLAM BİRLİĞİ -Türkiye'ye Düşen Görev ! Қ Â ĺ Π ! İslam ve Din Bölümü 0 23-11-2007 13:09
Islam Birliği Müjdesi 2 ! Қ Â ĺ Π ! İslam ve Din Bölümü 0 23-11-2007 13:08


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:59 .


Powered by vBulletin 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

TRplatform.Org
Yazılı Avatarlar UslanmaM bilgi MaxiCep izafet Web Hattı bebek tedavin MeleklerMekanı ilginç Resimler SMF İndir Aşk Resimleri Rüya Tabirleri Güzel Sözler