Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Yaşam ve Eğlence > İslam ve Din Bölümü
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

İslam ve Din Bölümü Dinimiz ve Diğer Dinler Hakkındaki Bilgiler...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 23-11-2007, 13:08   #1 (permalink)
 
! Қ Â ĺ Π ! - ait Avatar
! Қ Â ĺ Π ! - MSN üzerinden Mesaj gönder
Cool Islam Birliği Müjdesi 2

 
İSLAM

BİRLİĞİ MÜJDESİ 2

1. BÖLÜM

Giriş
Büyük İslam alimi Bediüzzaman Said
Nursi hazretleri 1911 senesinde Şam’daki Cami-i Emevi'de
verdiği ünlü hutbesinde şöyle demişti: “Bu zamanın en büyük
farz vazifesi ittihad-ı İslâmdır.” (Hutbe-i Şamiye
s. 90)
Bediüzzaman'ın bunu söylediği devirde büyük Osmanlı imparatorluğu
yıkılmak üzereydi. Yıkıldığında içinden onlarca farklı devlet
çıktı ve bunların büyük bölümü Batılı güçlerin sömürgeleri
haline geldiler. Osmanlı yönetimi altında asırlarca huzur
ve barış bulmuş olan Ortadoğu İsrail'in de bölgeye girmesiyle
tam bir kaos ve çatışma diyarı haline geldi. Aralarında hiç
bir zaman anlaşamayan ve giderek farklı siyasi kamplara ayrılan
İslam ülkeleri bu parçalanmışlığın acı sonuçlarını 20. yüzyılda
yaşadılar.
Kısacası Bediüzzaman Müslümanların siyasi ekonomik ve kültürel
sorunlarının birlik yokluğundan kaynaklandığını görmüş ve
gelişen olaylar da onu doğrulamıştı.
Ancak Bediüzzaman Müslümanların içine düştükleri durumun
bir "fetret devri" olduğunu ve yakında biteceğini
de görüyordu. İmanın ona kazandırdığı basiretle tüm Müslümanlara
müjde vermişti: "Ümitvar olunuz. Şu istikbal inkılabatı
içinde en yüksek gür seda İslamın sedası olacaktır..."
Tüm Müslümanlara müjdelemek isteriz ki Üstad'ın haber verdiği
o istikbal artık çok yaklaşmıştır. Bugün hem İslam dünyanın
"en gür sedası" olma yolundadır; hem de onun en
büyük vazife olarak gösterdiği "ittihad-ı İslam"
yani İslam Birliği yaklaşmaktadır.

İslam
Dünyasının Durumu
Bugün İslam dünyasının durumu değerlendirildiğinde ilk dikkati
çekecek özelliklerden birisi Müslümanların kendi aralarındaki
parçalanmışlığı olacaktır. Kimi İslam ülkeleri arasında derin
anlaşmazlık ve ihtilaflar vardır. Hatta yakın geçmişte İran-Irak
Savaşı Irak'ın Kuveyt'i işgali Pakistan-Bangladeş Savaşı
gibi Müslüman ülkeler arasında geçen savaşlar yaşanmıştır.
Müslüman ülkelerde çoğunlukla etnik ve siyasi sorunlar nedeniyle
yaşanan iç savaş ve çatışmalar da -örneğin Afganistan'da
Yemen'de Lübnan'da Irak'ta veya Cezayir'de olduğu gibi-
İslam dünyasının olması gerektiği gibi olmadığını göstermektedir.
Öte yandan İslam dünyasının dört bir yanında birbirinden son
derece farklı dini yorumlar görüşler ve modeller hakimdir.
Neyin gerçekten İslam'a uygun neyin de aykırı olduğunu belirleyecek
bu konuda dünya Müslümanlarının geneline yön verecek onları
uzlaştırabilecek merkezi bir otorite yoktur. Katoliklerin
Vatikan'ı Ortodoks Hıristiyanların Patrikhaneleri vardır
ama İslam dünyasında dini bir birlik ve merkez bulunmamaktadır.


Oysa İslam ahlakının özünde birlik vardır. Peygamberimiz Hz.
Muhammed (sav)'in vefatının ardından İslam dünyası hep Hilafet
makamı tarafından yönlendirilmiş bu makam Müslümanların dini
konulardaki yol göstericisi olmuştur.


Günümüzde de İslam dünyasının tümüne yol gösterecek çağdaş
bir merkezi otorite kurulabilir. Avrupa Birliği'ne benzer
bir biçimde demokratik esaslara ve hukukun üstünlüğü prensibine
dayanan merkezi bir İslami otoritenin ve bir İslam Birliği'nin
kurulması İslam dünyasının mevcut sorunlarının giderilmesinde
çok önemli bir adım olacaktır.


Eğer bundan 20 30 40 veya 50 yıl öncesinde olsaydık o
zaman böyle bir "İslam Birliği"nden söz etmek çok
daha zor olurdu. Çünkü ne dünyanın ne de İslam dünyasının
durumu böyle bir birliğin oluşması için gerekli şartları
taşımıyordu. Aksine böyle bir birliğin kurulmasına engel
olabilecek pek çok şart vardı. Ancak dünya 1980'lerden itibaren
bir dizi değişim geçirdi ve bunlar bir İslam Birliği'nden
söz etmeyi ve bunun kurulması için çalışmayı mümkün kıldı.

Bunların ilki Müslümanların özgürleşmesidir.

1. BÖLÜM

Giriş
Büyük İslam alimi Bediüzzaman Said
Nursi hazretleri 1911 senesinde Şam’daki Cami-i Emevi'de
verdiği ünlü hutbesinde şöyle demişti: “Bu zamanın en büyük
farz vazifesi ittihad-ı İslâmdır.” (Hutbe-i Şamiye
s. 90)
Bediüzzaman'ın bunu söylediği devirde büyük Osmanlı imparatorluğu
yıkılmak üzereydi. Yıkıldığında içinden onlarca farklı devlet
çıktı ve bunların büyük bölümü Batılı güçlerin sömürgeleri
haline geldiler. Osmanlı yönetimi altında asırlarca huzur
ve barış bulmuş olan Ortadoğu İsrail'in de bölgeye girmesiyle
tam bir kaos ve çatışma diyarı haline geldi. Aralarında hiç
bir zaman anlaşamayan ve giderek farklı siyasi kamplara ayrılan
İslam ülkeleri bu parçalanmışlığın acı sonuçlarını 20. yüzyılda
yaşadılar.
Kısacası Bediüzzaman Müslümanların siyasi ekonomik ve kültürel
sorunlarının birlik yokluğundan kaynaklandığını görmüş ve
gelişen olaylar da onu doğrulamıştı.
Ancak Bediüzzaman Müslümanların içine düştükleri durumun
bir "fetret devri" olduğunu ve yakında biteceğini
de görüyordu. İmanın ona kazandırdığı basiretle tüm Müslümanlara
müjde vermişti: "Ümitvar olunuz. Şu istikbal inkılabatı
içinde en yüksek gür seda İslamın sedası olacaktır..."
Tüm Müslümanlara müjdelemek isteriz ki Üstad'ın haber verdiği
o istikbal artık çok yaklaşmıştır. Bugün hem İslam dünyanın
"en gür sedası" olma yolundadır; hem de onun en
büyük vazife olarak gösterdiği "ittihad-ı İslam"
yani İslam Birliği yaklaşmaktadır.

İslam
Dünyasının Durumu
Bugün İslam dünyasının durumu değerlendirildiğinde ilk dikkati
çekecek özelliklerden birisi Müslümanların kendi aralarındaki
parçalanmışlığı olacaktır. Kimi İslam ülkeleri arasında derin
anlaşmazlık ve ihtilaflar vardır. Hatta yakın geçmişte İran-Irak
Savaşı Irak'ın Kuveyt'i işgali Pakistan-Bangladeş Savaşı
gibi Müslüman ülkeler arasında geçen savaşlar yaşanmıştır.
Müslüman ülkelerde çoğunlukla etnik ve siyasi sorunlar nedeniyle
yaşanan iç savaş ve çatışmalar da -örneğin Afganistan'da
Yemen'de Lübnan'da Irak'ta veya Cezayir'de olduğu gibi-
İslam dünyasının olması gerektiği gibi olmadığını göstermektedir.
Öte yandan İslam dünyasının dört bir yanında birbirinden son
derece farklı dini yorumlar görüşler ve modeller hakimdir.
Neyin gerçekten İslam'a uygun neyin de aykırı olduğunu belirleyecek
bu konuda dünya Müslümanlarının geneline yön verecek onları
uzlaştırabilecek merkezi bir otorite yoktur. Katoliklerin
Vatikan'ı Ortodoks Hıristiyanların Patrikhaneleri vardır
ama İslam dünyasında dini bir birlik ve merkez bulunmamaktadır.


Oysa İslam ahlakının özünde birlik vardır. Peygamberimiz Hz.
Muhammed (sav)'in vefatının ardından İslam dünyası hep Hilafet
makamı tarafından yönlendirilmiş bu makam Müslümanların dini
konulardaki yol göstericisi olmuştur.


Günümüzde de İslam dünyasının tümüne yol gösterecek çağdaş
bir merkezi otorite kurulabilir. Avrupa Birliği'ne benzer
bir biçimde demokratik esaslara ve hukukun üstünlüğü prensibine
dayanan merkezi bir İslami otoritenin ve bir İslam Birliği'nin
kurulması İslam dünyasının mevcut sorunlarının giderilmesinde
çok önemli bir adım olacaktır.


Eğer bundan 20 30 40 veya 50 yıl öncesinde olsaydık o
zaman böyle bir "İslam Birliği"nden söz etmek çok
daha zor olurdu. Çünkü ne dünyanın ne de İslam dünyasının
durumu böyle bir birliğin oluşması için gerekli şartları
taşımıyordu. Aksine böyle bir birliğin kurulmasına engel
olabilecek pek çok şart vardı. Ancak dünya 1980'lerden itibaren
bir dizi değişim geçirdi ve bunlar bir İslam Birliği'nden
söz etmeyi ve bunun kurulması için çalışmayı mümkün kıldı.

Bunların ilki Müslümanların özgürleşmesidir.
! Қ Â ĺ Π ! isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Islam Birliği Müjdesi 1 ! Қ Â ĺ Π ! İslam ve Din Bölümü 0 23-11-2007 13:22
İSLAM BİRLİĞİ(nasil bir birlik?) ! Қ Â ĺ Π ! İslam ve Din Bölümü 0 23-11-2007 13:18
İSLAM BİRLİĞİ -Türkiye'ye Düşen Görev ! Қ Â ĺ Π ! İslam ve Din Bölümü 0 23-11-2007 13:09
(5. bölüm: İslam Birliği Kurulduğunda...) ! Қ Â ĺ Π ! İslam ve Din Bölümü 0 23-11-2007 12:11
Sigortacılık Kanunu O'NEAL Hukuk 0 14-10-2007 17:34


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:50 .


Powered by vBulletin 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

TRplatform.Org
Yazılı Avatarlar UslanmaM bilgi MaxiCep MeleklerMekanı izafet Web Hattı bebek tedavin ilginç Resimler SMF İndir Aşk Resimleri Rüya Tabirleri Güzel Sözler