![]() |
|
|||||||
| Hukuk Hukuk Bilgilerini Paylaşabileceğiniz Alanımız. |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU A) Tarif BİRİNCİ BÖLÜM Fikir Ve Sanat Eserleri Madde 1- Bu kanuna göre eser; sahibinin hususiyetini taşıyan ve aşağıdaki hükümler uyarınca ilim ve edebiyat musiki güzel sanatlar veya sinema eserleri sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulüdür. B) Fikir ve Sanat Eserlerinin Çeşitleri: I- İlim ve Edebiyat Eserleri: Madde 2- İlim ve Edebiyat Eserleri Şunlardır: 1. (Değişik: 7.6.1995-4110/1 md.) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonra ki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları; 2. (Değişik: 1.11.1983-2936/1 md.) Her nevi rakıslar yazıl koreografi eserleri Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri. 3. (Değişik: 7.6.1995-4110/1) Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle her nevi haritalar planlar projeler krokiler resimler coğrafya ve topoğrafya’ya ait maket ve benzerleri her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri mimari maketler endüstri çevre ve sahne tasarım ve projeleri. Ara yüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere bir bilgisayar programının her hangi bir öğesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmaz. II. Musiki Eserleri: Madde 3- Musiki eserleri her nevi sözlü ve sözsüz bestelerdir. III. Güzel Sanat Eserleri: Madde 4- (Değişik: 7.6.1995-4110/2) Güzel sanat eserleri estetik değere sahip olan: 1. Yağlı ve suluboya tablolar; her türlü resimler desenler pasteller gravürler güzel yazılar ve ¤¤¤hipler kazıma oyma kakma veya benzeri usullerle maden taş ağaç veya diğer maddelerle çizilen veya tesbit edilen eserler kaligrafi serigrafi 2. Heykeller kabartmalar ve oymalar 3. Mimarlık eserleri 4. El işleri ve küçük sanat eserleri minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil moda tasarımları 5. Fotoğrafik eserler ve slaytlar 6. Grafik eserler 7. Karikatür eserleri 8. Her türlü tiplemelerdir. Krokiler resimler maketler tasarımlar ve benzeri eserlerin endüstriyel model ve resim olarak kullanılması düşünce ve sanat eserleri olmak sıfatlarını etkilemez. IV- Sinema Eserleri: Madde 5- Sinema eserleri şunlardır: 1. Sinema filmleri; 2. Öğretici ve teknik mahiyette olan veya günlük olayları tespit eden filmler; 3. Her nevi ilmi teknik veya bedii mahiyette projeksiyon diyapozitifleri. Yukarıda zikredilen eserler film ve camdan başka bir madde üzerine tespit edilmiş olsa da projeksiyonla gösterildiği takdirde sinema eserleri grubuna girer. Sırf beste nutuk konferans vesaireyi nakle yarayan filmler sinema eseri sayılmaz. C) İşlenmeler: Madde 6- Diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilipte bu esere nispetle müstakil olmayan ve aşağıda başlıcaları yazılı fikir ve sanat mahsulleri işlenmedir; 1. Tercümeler; 2. Roman hikâye şiir ve tiyatro piyesi gibi eserlerden birinin bu sayılan nevilerden bir başkasına çevrilmesi; 3. Musiki güzel sanatlar ilim ve edebiyat eserlerinin film haline sokulması veya filme alınmaya ve radyo ve televizyon ile yayıma müsait bir şekle sokulması; 4. Musiki aranjman ve tertipleri; 5. Güzel Sanat eserlerinin bir şekliden diğer şekillere sokulması; 6. Bir eser sahibinin bütün veya aynı cinsten olan eserlerinin külliyet haline konulması; 7. Belli bir maksada göre ve hususi bir plân dahilinde seçme ve toplama eserler tertibi; 8. Henüz yayımlanmamış olan bir eserin ilmî araştırma ve çalışma neticesinde yayımlanmaya elverişli hale getirilmesi (İlmi bir araştırma ve çalışma mahsulü olmayan alelâde transkripsiyonlarla taksimileler bundan müstesnadır.); 9. Başkasına ait bir eserin izah veya şerhi yahut kısaltılması. İşleyenin hususiyetini taşıyan işlenmeler bu kanuna göre eser sayılır. 10. (Ek: 7.6.1995/4110/3) Bir bilgisayar programının uyarlanması düzenlenmesi veya herhangi bir değişik yapılması. 11.(EK: 7.6.1995-4110/3) Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde verilerin ve materyallerin seçilip derlenmesi soncu ortaya çıkan veri tabanları. (Ancak burada sağlanan koruma veri tabanı içinde bulunan veri ve materyalin korunması için genişletilmez.) Ç) Alenileşmiş ve Yayımlanmış Eserler: Madde 7- Hak sahibinin rızasıyla umuma arzedilen bir eser alenileşmiş sayılır. Bir eserin aslından çoğaltma ile elde edilen nüshaları hak sahibinin rızasıyla satışa çıkarılma veya dağıtılma yahut diğer bir şekilde ticaret mevkiine konulma suretiyle umuma arzedilirse o eser yayımlanmış sayılır. 5680 sayılı Basın Kanununun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası hükmü mahfuzdur. |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
![]() |
İKİNCİ BÖLÜM A) Tarif: Eser Sahibi 1-Genel Olarak Madde 8- (Değişik: 7.6.1995-4110/4) Bir eserin sahibi onu meydana getirendir. Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserlerin mali hak sahipleri bunları çalıştıran veya tayin edenlerdir. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu kural uygulanır. Bir işlenmenin sahibinin asıl eser sahibi hakları mahfuz kalmak şartıyla onu işleyendir. Bir eserin yapımcısı veya yayımlayıcısı ancak eserin sahibi ile yapacağı sözleşmeye göre mali hakları kullanabilir. Sinematografik eserlerde; yönetmen özgün müzik bestecisi ve senaryo yazarı eserin birlikte sahibidirler. Eserin birlikte sahipleri mail hakları yapacakları bir sözleşmeyle ve uygun bir bedel karşılığında yapımcıya devredebilirler. Sinematografik eserin birlikte sahipleri mali haklarını devrettikten sonra aksine ya da özel bir hüküm bulunmadığı taktirde yapımcı tarafından eserin çoğaltımına dağıtımına kamuya arzına kablolu iletimine televizyon ya da başka araçlarla yayınına alt yazı yazılmasına ya da dublajın itiraz edemezler. II- Eser Sahiplerinin Birden Fazla Olu?u Madde 9- Birden fazla kimselerin birlikte vücuda getirdikleri eserin kısımlara ayrılması mümkünse bunlardan her biri vücuda getirdiği kısmın sahibi sayılır. Aksi kararlaştırılmış olmadıkça eseri birlikte vücuda getirenlerden her biri bütün eserin değiştirilmesi veya yayınlanması için diğerlerinin iştirakini isteyebilir. Diğer taraf muhik bir sebep olmaksızın iştirak etmezse mahkemece müsaade verilebilir. Aynı hüküm mali hakların kullanılmasından da uygulanır. III- Eser Sahipleri Arasındaki Birlik Madde 10- Birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa eserin sahibi onu vücuda getirenlerin birliğidir. Birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. Eser sahiplerinden biri birlikte yapılacak bir muameleye muhik bir sebep olmaksızın müsaade etmezse bu müsaade mahkemece verilebilir. Eser sahiplerinden her biri birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebilir. Bir eserin vücuda getirilmesinde yapılan teknik hizmetler veya tefeerruata ait yardımlar iştirake esas teşkil etmez. B) Eser sahipliği hakkında karineler 1- Sahibinin adı belirtilen eserlerde: Madde 11- Yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserin aslında o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse akis sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır. (Değişik: 7.6.1995-4110/5) Umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde mutad şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır; meğer ki birinci fıkradaki karine yoluyla diğer bir kimse eser sahibi sayılsın. II-Sahibinin Adı Belirtilmeyen Eserlerde: Madde 12- Yayımlanmış olan bir eserin sahibi 11 inci maddeye göre belli olmadıkça yayımlayan ve o da belli değilse çoğaltan 2eser sahibine ait hak ve salâhiyetleri kendi namına kullanabilir. Bu salâhiyetler 11 inci maddenin ikinci fıkrasındaki karine ile eser sahibinin belli olmadığı hallerde konferansı verene veya temsili icra ettirene aittir. Bu maddeye göre salâhiyeti kimselerle asıl hak sahipleri arasındaki münasebetlere aksi kararlaştırılmamışsa âdi vekâlet hükümleri uygulanır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Fikri Haklar I- Genel Olarak Madde 13- Fikir ve sanat eserleri üzerinde sahiplerinin mali ve manevi menfaatleri bu kanun dairesinde himaye görür. Eser sahibine tanınan hak ve salâhiyetler eserin bütünü ve parçalarına şamildir. II- Manevi Haklar 1. Umuma Arz Salâhiyeti Madde 14- Bir eserin umuma arzedilip edilmemesini yayımlanma zamanını ve tarzını münhasıran eser sahibi tayin eder. Bütünü veya esaslı bir kısmı alenileşmemiş olan yahut ana hatları herhangi bir suretle henüz umuma tanıtılmayan bir eserin muhtevası hakkında ancak o eserin sahibi malûmat verebilir. Eserin umuma arzedilmesi veya yayımlanma tarzı sahibinin şeref ve itibarını düşürecek mahiyette ise eser sahibi başkasına salâhiyet vermiş olsa bile eserin gerek aslının ve gerek işlenmiş şeklinin umuma tanıtılması veya yayımlanmasını men edebilir. Bu haktan sözleşme ile vazgeçme hükümsüzdür. Diğer tarafın tazminat hakkı mahfuzdur. 2. Adın Belirtilmesi Salâhiyeti: Madde 15- Eseri sahibinin adı veya müstear adı ile yahut adsız olarak umuma arzetme veya yayımlama hususunda karar vermek salâhiyeti münhasıran eser sahibine aittir. Bir güzel sanat eserinden çoğaltma ile elde edilen kopyalarla bir işlenmenin aslı veya çoğaltılmış nüshaları üzerinde asıl eser sahibinin ad veya alâmetinin kararlaştırılan veya âdet olan şekilde belirtilmesi ve vücuda getirilen eserin bir kopya veya işlenme olduğunun açıkça gösterilmesi şarttır. Bir eserin kimin tarafından vücuda getirildiği ihtilâflı ise yahut her hangi bir kimse eserin sahibi olduğunu iddia etmekte ise hakiki sahibi hakkının tesbitini mahkemeden isteyebilir. (EK: 7.6.1995-4110/6) Eser niteliğindeki mimari yapılarda yazılı istem üzerine eserin görülen bir yerine eser sahibinin uygun göreceği malzeme ile silinmeyecek biçimde eser sahibinin adı yazılır. 3. Eserde değişiklik yapılmasını menetmek Madde 16- Eser sahibinin izni olmadıkça eserde veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz. Kanunun veya eser sahibinin müsaadesiyle bir eseri işleyen umuma arzeden çoğaltan yayımlayan temsil eden veya başka bir suretle yayan kimse; işleme çoğaltma temsil veya yayım tekniği icabı zaruri görülen değiştirmeleri eser sahibinin hususi bir izni olmaksızın da yapabilir. Eser sahibi kayıtsız ve şartsız olarak izin vermiş olsa bile şeref veya itibarını yahut eserinin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değiştirmelere muhalefet hakkını muhafaza eder. Bu haktan sözleşme ile vazgeçmek hükümsüzdür. 4. Eser Sahibinin zilyed ve malike karşı hakları: Madde 17- Çoğaltma veya işleme hakkının sahibi bu hakların kullanılması için gerekli olan nispette eserden faydalanmayı aslın zilyedinden talep edebilir. Şu kadar ki hak sahibi eserin kendisine tevdiini isteyemez. (Değişiklik: 7.6.1995-4110/7) Aslın maliki eser sahibi ile yapmış olduğu sözleşme şartlarına göre eser üzerinde tasarruf edebilir. Ancak eseri bozamaz ve yok edemez ve eser sahibinin haklarına zarar veremez. (Ek: 7.6.1995-4110/7) Eserin tek ve özgün olması durumunda eser sahibi kendisine ait tüm dönemleri kapsayan çalışma ve sergilerde kullanmak amacıyla koruma şartlarını yerine getirerek iade edilmek üzere eseri isteyebilir. 5. Hakların Kullanılması a) Genel Olarak Madde 18- Mali hakların devamı süresi bitmiş olsa da eser sahibi gerçek kişi ise yaşadığı ve tüzelkişi ise devam ettiği müddetçe 14 15 ve 16 ncı maddeler gereğince haiz olduğu hakları kullanabilir. Mümeyyüz bulunan küçükler ve kısıtlılar bu hakları kullanmada kanuni temsilcilerinin rızasına muhtaç değildirler. b) Hakları Kullanabilecek Kimseler Madde 19- Eser sahibi 14 ve 15 inci maddelerin birinci fıkralarıyla kendisine tanınan salâhiyetlerin kullanılış tarzlarını tespit etmemişse yahut bu hususu herhangi bir kimseye bırakmamışsa bu salâhiyetlerin ölümünden sonra kullanılması vasiyeti tenfiz memuruna; bu tayin edilmemişse sırasıyla sağ kalan eşi ile çocuklarına ve mensup mirasçılarına ana-babasına kardeşlerine aittir. Eser sahibinin ölümünden sonra yukarıdaki fıkrada sayılan kimseler eser sahibine 14 15 ve 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan hakları mail hakların devamı süresince ve herhalde eser sahibinin ölümünden itibaren 50 yıl içinde kendi namlarına kullanabilirler. Eser sahibi veya birinci ve ikinci fıkralara göre salâhiyetli olanlar salâhiyetlerini kullanmazlarsa; eser sahibinden veya halefinden mali bir hak iktisap eden meşru bir menfaati bulunduğunu ispat şartıyla eser sahibine 14 15 ve 16 ıncı maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan hakları kendi namına kullanabilir. Salâhiyetli kimseler birden fazla olup müdahale hususunda birleşemezlerse; mahkeme eser sahibinin muhtemel arzusuna en uygun bir şekilde basit yargılama usulü ile ihtilafı halleder. (Değişik: 1.11.1983-2936/2 md) 18 inci madde ile yukarıdaki fıkralarda sayılan salâhiyetli kimselerden hiçbiri bulunmaz veya bulunupda salâhiyetlerini kullanmazlarsa yahut ikinci fıkrada belirlenen süreler bitmişse eser; memleketin kültürü bakımından önemli görüldüğü takdirde Kültür Bakanlığı 14 15 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında eser sahibine tanınan hakları kendi namına kullanabilir. III-Mali Haklar 1. Genel Olarak Madde 20- (Değişik: 1.11.1983-2936/3 md.) Henüz alenileşmemiş bir eserden her ne şekil ve tarzda olursa olsun faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Alenileşmiş bir eserden eser sahibine münhasıran tanınan faydalanma hakkı bu kanunda mali hak olarak gösterilenlerden ibarettir. Mali haklar birbirine bağlı değildir. Bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmez. Eser sahibinin meslek birliğine üye olması halinde yazılı yetki belgesinde belirttiği eseri ve ona ilişkin mali haklarının takibi telif ücretlerinin tahsili bu ücretlerin ve eserin dağıtımı meslek birliği tarafından yapılır. Yetki belgesiyle ilgili esas ve usuller Kültür Bakanlığı tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirlenir. Bir işlenmenin sahibi kendisine bu sıfatla tanınan mali hakları işleme hususunun serbest olduğu haller dışında asıl eser sahibinin müsaade ettiği nispette kullanabilir. 2. Çeşitleri a) İşleme Hakkı Madde 21- Bir eserden onu i?leme suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. b) Çoğaltma Hakkı: Madde 22- (Değişik: 7.6.1995-4110/8 md.) Bir eserin aslını veya işlenmelerini kısmen ya da tamamen çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan proje ve krokilerin uygulanması da çoğaltma sayılır. Aynı kural kabartma ve delikli kalıplar hakkında da geçerlidir. Çoğaltma hakkı bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde programın yüklenmesi görüntülenmesi çalıştırılması iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar. c) Yayma Hakkı: Madde 23- (Değişik: 7.6.1995-4110/9 md.) Bir eseri onun aslından veya işlenmesinden çoğaltma ile elde edilmiş nüshalarını dağıtmak kiralamak veya satışa çıkarmak ya da herhangi bir biçimde ticaret konusu yapmak ve bu yoldan faydalanma hakkı yalnızca eser sahibinindir. Yurt dışında çoğaltılmış kopyaların yurt içine getirilmesi durumunda eseri yayma ve faydalanma hakkı eser sahibinindir. Kendi izni olmadan yapılan nüshaların ithalini yasaklama hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Belirli nüshaların hak sahibinin yayma hakkını kullanması sonucu mülkiyeti devredilerek ülke sınırları içinde ilk satışı ya da dağıtımı yapıldıktan sonra bunların yeniden satışı ya da kiralanması biçiminde yayımı kiralama ve kamuya ödünç verme hakkı sakla kalmak şartıyla eser sahibine tanınan yayma hakkını ihlal etmez. ç) Temsil Hakkı Madde 24- Bir eserden onun asıl veya işlenmelerini doğrudan doğruya yahut işaret ses ve resim nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak çalmak oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Temsilin umuma arzedilmek üzere vuku bulduğu mahalden başka bir yere herhangi bir teknik vasıta ile nakli de eser sahibine aittir. (Ek: 1.11.1983-2936/4md.) Temsil hakkı; eser sahibinin veya meslek birliğine üye olması halinde yetki belgesinde belirttiği yetkiler çerçevesinde meslek birliğinin yazılı izni olmadan diğer gerçek tüzelkişilerce kullanılamaz. Ancak 33 üncü ve 43 üncü maddelerdeki hükümler saklıdır. d) Radyo ile Yayım Hakkı Madde 25- bir eserden onun asıl veya işlenmelerini radyo veya buna benzeyen ve işaret ses yahut resim nakline yarayan diğer teknik tesislerle yaymak; böylece yayılan eserleri diğer bir radyo teşekkülünden naklen alarak ister telli ister telsiz olsun tekrar yaymak veya hoparlör yahut buna benzeyen ve işaret ses yahut resim nakline yarayan diğer teknik tesislerle umumi mahallerde temsil etmek suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. 3. Süreler a) Genel Olarak Madde 26- Eser sahibine tanınan mali haklar zamanla mukayyettir. 46 ve 47 nci maddelerdeki haller dışında koruma süresinin bitiminden sonra herkes eser sahibine tanınan mali haklardan faydalanabilir. Bir eserin asıl veya işlenmeleri için tanınan koruma süreleri birbirine tabi değildir. Bu hüküm 9 uncu maddenin birinci fıkrasındaki eserler hakkında da uygulanır. Koruma süresi eserin alenileşmesinden önce cereyana başlamaz. Forma veya fasikül halinde yayımlanan eserlerde son forma veya fasikülün yayımlandığı tarih eserin aleniyeti tarihi sayılır. Fasıla ile yayımlanan müteaddit ciltlerden müteşekkil eserlerin her bir cildi ile bülten risale mevkute ve yıllıklar gibi eserler de aleniyet tarihi bunlardan her birinin yayımlanma tarihidir. Aleniyet tarihinden başlayan süreler eserin ilk defa aleniyetleştiği veya dördüncü fıkraya göre alenileşmiş sayıldığı yıldan sonraki senenin ilk gününden itibaren hesap olunur. Eser sahibinin ölümünden itibaren başlayan sürelerin hesabında eser sahibinin öldüğü seneyi takip eden ilk günü başlangıç tarihi sayılır. 10 uncu maddenin birinci fıkrasında zikredilen hallerde süre eser sahiplerinden son sağ kalanının ölüm tarihinden sonra başlar. b) Sürelerin Devamı Madde 27- (Değişik: 7.6.1995-4110/10 md) Koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder. Sahibinin ölümünden sonra alenileşen eserlerde koruma süresi ölüm tarihinden sonra 70 yıldır. 12 inci maddenin birinci fıkrasındaki hallerde koruma süresi eserin aleniyet tarihinden sonra 70 yıldır; meğer ki eser sahibi bu sürenin bitmesinden önce adını açıklamış bulunsun. İlk eser sahibi tüzel kişi ise koruma süresi aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır. c) Türkçeye tercüme hususunda koruma süresi: Madde 28- (Değişik: 7.6.1995-4110/11 md.) İlk defa Türkçe’den başka bir deldi yayımlanmış olan bir ilim ve edebiyat eseri yayımlandığı tarihten itibaren 70 yıl içinde eser sahibi veya onun izniyle bir başka kişi tarafından Türkçe çevirisi yapılarak yayımlanmamış ise 70 yılın geçmesi ile Türkçe’ye çevrilebilir. ç) El İşleri Küçük Sanat Eserleri Fotoğraf ve Sinema Eserlerinde Süre Madde 29- (Değişik: 7.69.1995-4110/12 md.) El işleri küçük sanat eserleri fotoğraf ve sinema eserleri için koruma süresi aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır. B) Tahditler 1- Amme İnzitamı Mülahasıyla Madde 30- Eser sahibine tanınan haklar eserin ispatı maksadıyla mahkeme ve diğer resmi makamlar huzurunda ve alelıtlak zabıta ve ceza işlerinde bir muameleye konu teşkil etmek üzere kullanılmasına mani değildir. Fotoğraflar umumi emniyet mülahazasıyla veya adli maksatlar için sahibinin rızası alınmaksızın resmi makamlar veya bunların emriyle başkalır tarafından her şekilde çoğaltılabilir ve yayılabilir. Eserin herhangi bir suretle ticaret mevkiine konmasını temsilin veya diğer şekillerde kullanılmasını meneden yahut müsaade veya kontrole bağlı tutan kamu hukuku hükümleri mahfuzdur. II- Genel Menfaat Mülahazasıyla 1. Mevzuat ve İçtihatlar Madde 31- Resmen yayımlanan veya ilan olunan kanun tüzük yönetmelik tebliğ genelge ve kazai kararların çoğaltılması yayılması işlenmesi veya herhangi bir suretle bunlardan faydalanma serbesttir. 2. Nutuklar Madde 32- Büyük Millet Meclisinde ve diğer resmi meclis ve kongrelerde mahkemelerde umumi toplantılarda söylenen söz ve nutukların haber ve malumat verme maksadıyla çoğaltılması umumi mahallerde okunması ve radyo vasıtasıyla ve başka suretle yayımı serbesttir. Hadisenin mahiyeti ve vaziyetin icabı gerektirmediği hallerde söz ve nutuk sahiplerinin adı zikredilmeyebilir. Bu söz ve nutukları birinci fıkrada zikredilenden başka bir maksatla çoğaltmak veya diğer bir suretle yaymak eser sahibine aittir. 3. Temsil Serbestisi Madde 33- Yayımlanmış bir eserin; umumi mahallerde münhasıran eğitim ve öğretim maksadıyla veya intifa kasdı olmaksızın meccanen temsili serbesttir. Aynı kaide safi gelirleri tamamen hayır gayelerine tahsis edilen müsamereler hakkında da uygulanır. Bununla beraber eser sahibinin ve eserin adını mûtat şekilde zikretmek icap eder. 4. Eğitim ve Öğretim için Seçme ve Toplama Eserler Madde 34- (Değişik: 7.6.1995-4110/13 md.) Yayımlanmış musikî ilim ve edebiyat eserlerinden ve alenileşmiş güzel sanat eserlerinden maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde iktibaslar yapılmak suretiyle hal ve vaziyetinden eğitim ve öğretim gayesine tahsis edildiği anlaşılan seçme ve toplama eserler vücuda getirilmesi serbesttir. 2 inci maddenin üçüncü bendinde ve 4 üncü maddenin birinci fıkrasının birinci ve beşinci bentlerinde gösterilen neviden eserler ancak seçme ve toplama eserin münderecatını aydınlatmak üzere iktibas edilebilir. Ancak bu serbestlik hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar verir veya eserden normal yararlanma ile çelişir şekilde kullanılamaz. Münhasıran okullara mahsus olarak hazırlanan ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onana (okul-/radyo) yayımları için de birinci fıkra hükümleri uygulanır. Bütün bu hallerinde eser ve eser sahibinin adı mûtat şekilde zikredilmek icap eder 5. İktibas serbestisi Madde 35- Bir eserden aşağıdaki hallerde iktibas yapılması caizdir: 1. Alenileşmiş bir eserin bazı cümle ve fıkralarının müstakil bir ilim ve edebiyat eserine alınması; 2. Yayımlanmış bir bestenin en çok tema motif pasaj ve fikir nevinden parçalarının müstakil bir musiki eserine alınması; 3. Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ve yayımlanmış diğer eserlerin maksadın haklı göstereceği bir nisbet dahilinde ve mürderecatını aydınlatmak maksadıyla bir ilim eserine konulması; 4. Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ilki konferans veya derslerde konuyu aydınlatmak için projeksiyon ve buna benzer vasıtalarla gösterilmesi. İktibasın belli olacak şekilde yapılması lazımdır. İlim eserlerinde iktibas hususunda kullanılan eserin ve eser sahibinin adından başka bu kısmın alındığı yer belirtilir. 6. Gazete Münderecatı Madde 36- Basım Kanunun 15 inci maddesi hükmü mahfuz kalmak üzere basın ve radyo tarafından umuma yayılmış bulunan günlük havadisler ve haberler serbestçe iktibas olunabilir. Gazete ve dergilerde çıkan içtimai siyasi veya iktisadi günlük meseleler müteallik makale ve fıkraların iktibas hakkı sarahaten mahfuz tutulmamışsa aynen veya işlenmiş şekilde diğer gazete ve dergiler tarafından alınması ve radyo vasıtasıyla veya diğer bir suretle yayılması serbesttir. İktibas hakkı mahfuz tutulsa bile sözü geçen makale ve fıkraların kısaltılarak basın özetleri şeklinde alınması radyo vasıtasıyla veya diğer bir suretle yayılması caizdir. Bütün bu hallerde iktibas edilen gazete dergi ve ajansın ve eğer bunlarda başka bir kaynaktan alınmışlarsa o kaynağın adı ve sayısından başka makale sahiplerinin adı müstear adı veya alameti zikredimek icap eder. 7. Ropörtaj Madde 37- Ropörlaj mahiyetinde olmak üzere günlük hadiselere bağlı olarak fikir ve sanat eserlerinden bazı parçaların işaret ses veya resim nakilen yarayan vasıtalara alınması caizdir. Bu şekilde alınmış parçaların çoğaltılması yayılması temsil edilmesi veya radyo ile yayınlanması serbesttir. Alenileşmiş ilim ve edebiyat eserlerinden bazı parçaların ropörtaj çerçevesini aşmamak şartıyla radyo vasıtasıyla yayınlanması caizdir. III. Hususi menfaat mülâhazasıyla 1. Şahsen kullanma: Madde 38- (Değişik: 7.6.01995-4110/14 md.) Bütün fikir ve sanat eserlerinin yayımlanma veya kâ amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması mümkündür. Ancak bu çoğaltma hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar veremez ya da eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz. Herkes birinci fıkra hükmü çerçevesinde musiki ilim ve edebiyat eserlerini işleyebileceği gibi başkasına da işletebilir. Sözleşmede belirleyici hükümlerin yokluğu durumunda hata düzeltme de dahil bilgisayar programının düşünüldüğü amaca uygun kullanımı için gerekil olduğu durumda bilgisayar programının onu hukuki yollardan edinen kişi tarafından çoğaltılması ve işlenmesi serbesttir. Bilgisayar programını yasal yollardan edinen kişinin programı yüklemesi çalıştırması ve hataları düzeltmesi sözleşme ile önlenemez. Bilgisayar programının kullanımı için gerekli olduğu sürece bilgisayar programını kullanma hakkına sahip kişinin bir adet yedekleme kopyası yapması sözleşme ile önlenemez. Bilgisayar programının kullanım hakkına sahip kişinin yapmaya hak kazandığı bilgisayar programının yüklenmesi görüntülenmesi çalıştırılması iletilmesi veya depolanması fillerini ifa ettiği sırada bilgisayar programının herhangi bir öğesi altında yatan düşünce ve ilkeleri belirlemek amacı ile programın işleyişini gözlemlemesi tetkik etmesi ve sınaması serbesttir. Bağımsız yaratılmış bir bilgisayar programı ile diğer programların ara işlerliğini gerçekleştirmek üzere gerekil bilgileri elde etmek için bilgisayar programının çoğaltılması ve işlenmesi anlamında Kod’un çoğaltılmasının ve kod formunun çevirisinin de zorunlu olduğu durumlarda bu fiillerin ifası aşağıdaki şartların karşılanması halinde serbesttir: 1. Bu fiillerin ruhsat sahibi veya bir bilgisayar programının kopyasını kullanma hakkı sahibi diğer bir kişi tarafından veya onların adına bunu yapmaya yetkili kişi tarafından ifa edilmesi 2. Ara işlerliği gerçekleştirmek için gerekil bilginin (1) numaralı bentte belirtilen kişilerin kullanımlarına sunulmaması 3. Bu fiillerin ara işlerliğini gerçekleştirmek için gereken program parçaları ile sınırlı olması. Yukarıdaki fıkra hükümleri onun uygulanması ile elde edilen bilgilerin; 1. Bağımsız yaratılmış bilgisayar programının ara işlerliğini gerçekleştirmenin dışında diğer amaçlar için kullanılmasına 2. Bağımsız yaratılmış bilgisayar programının ara işlerliğini için gerekil olduğu durumlar dışında başkalarına verilmesine 3. İfade ediliş bakımından esastan benzer bir bilgisayar programının geliştirilmesi üretilmesi veya pazarlanması veya fikri hakları ihlal eden herhangi diğer bir fiil için kullanılmasına izin vermez. Altıncı ve Yedinci fıkra hükümleri programdan normal yararlanma ile çelişir veya hak sahibinin meşru yararlarına makul olmayan müdahale eder şekilde kullanılmasına izin verecek tarzda yorumlanamaz. 2. Bestekârlara tanınan haklar: Madde 39- (Değişik: 7.6.1995-4110/14 md.) Bir edebiyat eseri ancak eser sahibinin yazılı izniyle müzik eserlerinde kullanılabilir. Herhangi bir müzik eserinde kullanılan her türden güfte libretto ve benzeri eserler bestelendiğinde ortak eser kayıt tescil ve dolaşıma konulmadan önce bu izin her aşamada belgelendirilir ve hak sahipleri ile diğer ilgililer tarafından denetlenir. Güftelerin konser ve radyo-televizyon programlarına konularak parasız dağıtılması ve ses taşıyıcılarının üstünde veya bunlarla birlikte verilmek üzere bastırılması mümkündür. Bu imkanlardan yararlanan kimse edebiyat eserinin ve eser sahibinin adını belirtmek zorundadır. 3. Kopya ve Teşhir Madde 40- Umumi yollar caddeler ve meydanlara temelli kalmak üzere konulan güzel sanat eserlerini; resim grafik fotoğraf vesarie ile çoğaltma yayma umumi mahallerde projeksiyonla gösterme radyo ve benzeri vasıtalarla yayımlama caizdir. Bu salâhiyet mimarlık eserlerinde yalnız dış şekle münhasırdır. Üzerlerine sahibi tarafından sarahaten menedici bir kayıt konulmuş olmadıkça güzel sanat eserleri malikleri veya bunların muvafkatıyla başkaları tarafından umumi mahallerde teşhir edilebilir. Açık artırma ile satılacak eserler umuma teşhir olunabilir. Umumi mahallerde teşhir edilen veya açık arttırmaya konulan bir eseri sergi veya artırmayı tertip eden kimseler tarafından bu maksatlarda çıkarılacak katalog kılavuz veya bunlara benzer matbualar vasıtasıyla çoğaltma ve yayma caizdir. Bu hallerde aksine yerle?mi? adet yoksa eser sahibinin adının zikrinden vazgeçilebilir. 4. Plak video kasetleri ve ses kasetlerinin umumi mahallerde kullanılması Madde 41- (Değişik: 1.11.1983-2936/6 md.) Eser sahibinin izniyle ses görüntü veya ses ve görüntü tekrarına yarayan vasıtalara alınmış ve umumi mahallerde temsil edilmek üzere özel işaretlenmiş olan musiki ilim ve edebiyat eserlerinin umumi mahallerde çalışması veya gösterilmesi suretiyle temsili mümkündür. Ancak özel olarak işaretlenmemiş plak video kaset ve ses kasetlerinden eser sahibinin veya yetkili kıldığı hallerde meslek birliğinin uygun bir bedeli tazminat olarak isteme hakları saklıdır. Bu tazminat miktarının tespiti takibi eser sahibi ile meslek birliği arasında paylaştırılmasına ilişkin usul ve esaslar; Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu ile meslek birliğinin görüşü alındıktan sonra Kültür Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikle belirlenir. |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
![]() |
IV. Hükümete tanınan yetkiler:
1. Meslek birliklerinin kurulması: Madde 42- (Değişik: 7.6.1995-4110/16 md.) Eser sahipleri ile komşu hak sahipleri üyelerinin ortak çıkarlarını korumak ve mevzuatın öngördüğü esas ve usuller içinde bu Kanun ve tanınmış haklarının takibini alınacak ücretlerin tahsilini ve hak sahiplerine dağıtımını sağlamak üzere Kültür Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca onaylanan tüzük ve tip statülere uygun olarak meslek birlikleri kurabilirler. Alan tespiti tüzük ile belirlenir. Aynı alanda birden fazla meslek birliği kurulabilir. Her birlik ihtiyaçlar doğrultusunda şubeler açarak çalışabilir. Meslek Birlikleri Kültür Bakanlığınca hazırlanarak Bakanlar Kurulunca onaylanan tip statüye uygun olarak bir üst kuruluş kurabilirler. Radyo-Televizyon Yayınlarında Telif Hakkı Madde 43- (Değişik 7.6.1995-4110/17 md.) Radyo-Televizyon yayınlarında kullanılan fikir ve sanat eserlerine telif hakkı ödenir. Her tür yayınlarda; tanıtım amacıyla kullanılan eserin tümü üzerindeki hakları zedelemeyecek düzeydeki kısa tespitler için eser sahiplerinden izin alınmaz ve herhangi bir ücret ödenmez. Eserlerin herhangi bir bölümünün söz veya müzik programlarını tanıtma yardımcı dramatik unsur sinyal jenerik geçiş müziği ve benzeri maksatlarla kullanılması kısa tespit sayılır. Türkiye Radyo- Televizyon Kurumunun kısa dalga radyo istasyonlarından yurt dışına yapılacak yayınlarda yararlanılan eserler dolayısıyla eser sahiplerine ücret ödenmez. 3. Fikir ve Sanat eserlerinin işaretlenmesi: Madde 44- (Değişik: 7.6.1995-4110/18 md.) Mali hak sahipleri ile fikir ve sanat eserlerinin işaret ses ve resimle tekrarına yarayan aletleri imal edenler ve basanlar; bu Kanunun öngördüğü şekilde çoğaltarak satışa çıkarılacak dağıtılacak veya başka türlü ticaret mevkiine konacak bir eserin bütün nüshalarında işaret ve seri numarası bulundurmakla müştereken yükümlüdürler. Her türlü boş video kasete ses kaseti kompakt disk bilgisayar disketi imal veya ticari amaçla ithal eden gerçek ve tüzelkişiler imalat veya ithilat bedeli üzerinden yüzde beşi geçmemek üzere Bakanlar kurulu kararıyla belirlenecek orandaki miktarı keserek bir ay içinde topladıkları meblağı sonraki ayın en geç yarısına kadar Kültür Bakanlığı adına bir ulusal bankada açılacak özel hesaba yatırmakla yükümlüdürler. Bakanlık bu hesapta toplanan miktarın ¾’ünü meslek birliklerinin temsil ettikleri hak sahiplerine dağıtılmak üzere meslek birlikleri arasında paylaştırır. Meslek Birlikleri bu parayı Bakanlığın onaylayacağı dağıtım planlarına göre hak sahiplerine dağıtır. Bakanlık bu planları onaylarken meslek birliklerince temsil edilen eserlerin özel kopyalama miktarını gözönüne alır. Bakanlık bu miktarın geri kalan ¼’ünü kültürel ve sosyal amaçlarla ve fikri haklara tecavüzün önlenmesi için kullanır. Fikir ve sanat eserleri nüshalarının şahsi veya umumi mahallerde temsil edilmek amacıyla kullanımlarına göre üzerlerine konacak işaret ve seri numaralarına bunu taşımayan nüshaların toplattırılmasına çoğaltılan ve dağıtılan nüsha sayısının kime bildirileceğine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Kültür Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir. 4 Güzel Sanat Eserlerinin Satış Bedellerinden Pay Verilmesi Madde 45- 4 üncü maddenin 1 inci ve inci bendinde sayılan güzel sanat eserlerinin asıllarıyla 2 inci maddenin 1 inci bendinde ve 3 maddede sayılıp da yazarlarla bestecilerin el yazısıyla yazılmış eserlerinin asıllarından biri eser sahibi veya mirasçıları tarafından bir defa satıldıktan sonra eser koruma süresi içinde bir sergide veya açık arttırmada yahut bu gibi eşyayı satan bir mağazada satış konusu olarak elden ele geçtikçe bu satışı bedeli ile bir önceki satış bedeli arasında açık bir nispetsizlik bulunması halinde satıcıya her defasında bedel farkından münasip bir payı eser sahibine bu ölmüşse miras hükümlerine göre 3. Dereceye kadar (bu derece hariç) kanuni mirasçılarına ve eşine bunlarda yoksa mesleki birliğe vermek borcu bir kararname ile yükletilebilir. Kararnamede: 1. Bedel farkının yüzde onunu geçmemek şartıyla farkın nisbetine göre tespit edilecek bir pay tarifesi; 2. Bedeli kararnamede tespit edilecek miktarı aşmayan satışların pay vermek borcundan muaf tutulacağı; 3. Eser nevileri itibarıyla mesleki birliğin hangi kolunun ilgili sayılabileceği; gösterilir. Satışın vukubulduğu müessese sahibi satıcı ile birlikte müteselsilen mesuldür. Cebri satış hallerinde pay ancak diğer alacaklar tamamen ödendikten sonra ödenir. Pay verme borcunun zamanaşımı bu borcun doğumunu intaç eden satıştan itibaren beş yıldır. 5. Devletin Faydalanma Salâhiyeti Madde 46- (Değişik: 1.11.1983-2936/10 md.) Çoğaltma ve yayımı eser sahibi tarafından açıkça menedilmemiş olan ve umumi kütüphane müze ve benzeri müesseselerde saklı bulunan henüz yayımlanmamış veya alenileşmemiş eserler mali haklarla ilgili koruma süresi dolmuş olmak şartıyla bulunduğu kamu kurum ve kuruluşuna ait olur. Bunlardan kamu kurum ve kuruluşları ile bilimsel vesair amaçla yararlanmak isteyen kişi ve kuruluşların izin alacakları merci ve bunlardan alınacak ücretlerle bu ücretlerin hangi kültürel gayelerde sarfedileceği ve diğer hususlar ilgili kuruluşların görüşü alındıktan sonra Kültür Bakanlığınca hazırlanacak tüzükle belirlenir. 6. Kamuya Maletme Madde 47- Bir kararname ile memleket kültürü için önemi haiz görülen bir eser üzerindeki mali haklardan faydalanma salâhiyeti hak sahiplerine münasip bir bedel ödenmesi suretiyle koruma süresinin bitiminden önce kamuya mal edilebilir. Bu hususta karar verilebilmesi için eserin Türkiye’de veya Türk vatandaşları tarafından Türkiye dışında yayımlanmış olması ve aynı zamanda eser nüshalarının iki yıldan beri tükenmiş bulunması ve hak sahibinin münasip bir süre içersinde bunun yenisinin yayımlayacağının da ihtimal dışında görülmüş olması lazımdır. Bu kararnamede: 1. Eser ve sahibinin adı; 2. Müktesep hakları ihlal edilen kimselere ödenecek bedel; 3. Mali hakları kullanacak makam veya müessese; 4. Verilen bedelin itfasından sonra elde edilecek safi kârın hangi kültürel gayelere tahiss edileceği yazılır. |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
![]() |
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Sözleşme ve Tasarruflar A) Hayatta Vaki Tasarruflar 1-Asli İktisap Madde 48- Eser sahibi veya miraçsıları kendilerin kanunen tanınan mali hakları süre yer ve muhteva itibarıyla madhut veya gayrimahdut karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebilir. Mali hakları sadece kullanma salahiyetinde diğer bir kimseye bırakabilir (Ruhsat). Yukarıdaki fıkralarda sayılan tasarruf muameleleri henüz vücuda getirilmemiş veya tamamlanacak olan bir esere taalûk emekte ise batıldır. II- Devren İktisap Madde 49- Eser sahibi veya mirasçılarından mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap etmiş olan bir kimse ancak bunların yazılı muvaffakiyetiyle bu hakkı veya kullanma ruhsatını diğer birine devredebilir. III. Sözleşmeler 1. Vücuda Getirilecek Eserler Madde 50- 48 ve 49 uncu maddelerde sayılan tasarruf muamelelerine dair taahhütler eser henüz vücuda getirilmeden önce yapılmış olsa dahi muteberdir. Eser sahibinin ileride vücuda getireceği eserlerin bütünü ne veya muayyen bir nevine taallük eden bu kabil taahhütleri taraftardan her biri ihbar tarihinden bir yıl sonra hüküm ifade etmek üzere fesh edebilir. Eser tamamlanmadan önce eser sahibi ölür veya tamamlama kabiliyetini zayi eder yahut kusuru olmaksızın eserin tamamlanması imkansız hale gelirse zikri geçen taahhütler kendiliğinden münfesih olur. Diğer tarafın iflas etmesi veya sözleşme uyarınca devraldığı mali hakları kullanmaktan aciz duruma düşmesi yahut kusuru olmaksızın kullanmanın imkansız hale gelmesi hallerinde de aynı hüküm caridir. 2. İleride Faydalanma İmkanları Madde 51- İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibini tanınması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır. İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir. IV- Şekil Madde 52- Mali hakları dahil sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. V- Tekeffül I. Hakkın Mevcut Olmaması Madde 53- Mali bir hakkı başkasına devreden veya kullanma ruhsatını veren kimse iktisab edene karşı hakkın mevcudiyetini Borçlar Kanununun 169 ve 171’inci maddeleri hükmünce zamindir. Haksız fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan talepler mahfuzdur. 2. Salahiyetin Mevcut Olmaması Madde 54- Mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli olmayan kimseden iktisab eden hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez. Salahiyet olmaksızın mali bir hakkı başkasına devreden veya kullanma ruhsatını veren kimse; salahiyeti bulunmadığına diğer tarafın vakıf olduğunu veya vakıf olması lazım geldiğini ispat etmedikçe tasarrufun hükümsüz kalmasından doğan zararı tazminle mükellifdir. Kusur halinde mahkeme; hakkaniyet gerektiriyorsa daha geniş bir tazminata hükmedebilir. Haksız fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan talepler mahfuzdur. VI- Yorum Kaideleri 1. Şümul Madde 55- Aksi kararlaştırılmış olmadıkça mali bir hakkın devri veya bir ruhsatın verilmesi eserin tercüme veya sair işlenmelerine şamil değildir. 2. Ruhsat Madde 56- Ruhsat; mali hak sahibinin başkalarına da aynı ruhsatı vermesine mani değilse (basit ruhsat) yalnız bir kimseye mahsus olduğu takdirde (tam ruhsat) tır. Kanun ve sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça her ruhsat basit sayılır. Basit ruhsatlar hakkında hasılat kirasına tam ruhsatlar hakkında intifa hakkına dair hükümler uygulanır. 3. Mülkiyetin İntikali Madde 57- Asıl veya çoğaltılmış nüshalar üzerindeki mülkiyet hakkının devri akis kararlaştırılmış olmadıkça fikri hakların devrini ihtiva etmez. Bir güzel sanat eseri üzerinde çoğaltma hakkını haiz olan bir kimse kalıp vesair çoğaltma aletlerinin zilyedliğini iktisap eden kimse aksi kararlaştırılamamışsa çoğaltma hakkını da iktisap etmiş sayılır. Bir sinema eserinin çoğaltılmış nüshaları üzerinde mülkiyet iktisap eden kimse akis kararlaştırılmamışsa temsil hakkını da iktisap etmiş sayılır. VII- Cayma Hakkı Madde 58- Mali bir hak ve ruhsat iktisap eden kimse; kararlaştırılan süre içinde ve eğer bir süre tayin edilmemişse icabi hale göre münasip bir zaman içinde hak ve salahiyetlerden gereği gibi faydalanmaz ve bu yüzden eser sahibinin menfaatleri esaslı surette ihmal edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabilir. Cayma hakkını kullanmak isteyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanılması için noter vasıtasıyla diğer tarafa münasip bir mehil vermeye mecburdur. Hakkın kullanılması iktisap eden kimse için imkansız olur veya tarafından reddedilir yahut bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı surette tehlikeye dü?mekte ise mehil tayinine lüzum yoktur. Verilen mehil neticesiz geçerse veya mehil tayinine lüzum yoksa noter vasıtasıyla yapılacak ihbar bir cayma tamam olur. Cayma ihbarının tebliğinden itibaren 4 hafta geçtikten sonra caymaya karşı itiraz davası açılamaz. İktisap edenin mali hakkı kullanmamakta kusuru yoksa veya eser sahibinin kusuru daha ağır ise hakkaniyet gerektiği hallerde iktisap eden münasip bir tazminat isteyebilir. Cayma hakkından önceden vazgeçme caiz olmadığı gibi bu hakkın derme yanını iki yıldan fazla bir süre için meneden takyitlerde hükümsüzdür. VIII- Hakkın Eser Sahibine Avdeti Madde 59- Eser sahibi veya mirasçıları mail bir hakkı muayyen bir gaye zımnında yahut muayyen bir süre için devretmişlerse gayenin ortadan kalkması veya sürenin geçmesiyle ilglii hak |