Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Kültür ve Sanat > Hukuk
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Hukuk Hukuk Bilgilerini Paylaşabileceğiniz Alanımız.


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 14-10-2007, 13:56   #1 (permalink)
 
O'NEAL - ait Avatar
O'NEAL - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Burjuva Kamu Modeli(Mugla uni. bitirme calışması)

 
BİR BURJUVA KAMU MODELİ İÇİN İLK SINIRLARIN ÇİZİLMESİ

Kamusal ve kamu kavramları günlük dildeki kullanımlari bir birleriyle uyuşmayan anlam ifade etmektedir.
Bir toplulukta yapılan toplantılar herkese acık ise kamusal olarak adlandırılır yani kamusal yerler ve kamusal binalar kamunun gelişigidişine acık olma sından ötew devletin kurumlarını barındıklarıiçin kamusaldırlar devlet kamu erkidir devlet kendi hukukuna tabi olanların kamusal selametini korumakla yükümlüdür
Kamu sözçüğü ilk olarak almanya da ortaya çıkmış ve bu dönemde mal degişimi ve toplumsal emegin alanı olarak kendi kurallarına göre oluşan burjuva toplumuna aittir.
Yunan şehir devletlerinde özgür vatandaşlıkların ortak kullandığı polis’in alanı tek tek şahışlara ait olan oikosun alanından ayrılmıştır.
Kamusal hayata katılabilmenin koşulu aile reisi olarak özel hayat alanında özerk olmaktır.
Özel alan daha çok eve bağlıdır.kölelerin çalışması kadınların hizmeti doğum ve ölüm kölelerin despotluğunu koruması altında izlenirzorunluluk ve geçicilik alemi özel alanın gölgesinde gizlenmiştir.
Yunanlılara göre kamu özel alanın karşısında özgürlük ve istikrar süreci olarak belirtilmiş ve onlara göre her gizli şey kamunun ışığında açığa çıkarherkesin gözüne kamuda görünür.
Hayat kavgası ve hayati ihtiyaçların giderilmesi zorunluluğu oikos2un sınırları içinde saklanmaktadır.polis ise onurlu bir yaşam alanı sunar.aristoteles’in derlemiş olduğu erdemler yalnızca kamu alanında geçerlidir.burjuva toplumu kamunun siyasal bilincinin oluşmasına ve hukuksal kurumlaşmasına hizmet etmişlerdir.
Temsili kamu modeli üzerine:Özel alandan ayrılmış kendi başına bir alan olarak kamudan söz edilemez.mesela prenslerin mühürlarini kamusal olarak tanımasıingiliz kralının publicresse nail olmasıda rastlantı olmamıştır.egemenlik kamusal bir nitelikte temsil edilmektedir.temsili kamu kendini toplumsal bir alan kamu alanı olarak ortaya koymazbu bir nevi statüdür.bir toprak beyinin statüsü kendi başına kamusal ve özel alan ölçütleri karsısında tarafsızdırancak bu statü kamusal olarak sunulur.
Temsiliyet ancak kamu alanında görülürözel mesele teşkil eden bir temsiliyet olamaz.temsili kamu şahışların vasıflarına bağlıdır yani kılık kıyafetjestler ve güzel konuşma sanatına yani tam bir soylu şekli ile ilgilidir.
Bu soylu kişilerin ruhani olanların kendilerini dünya işlerin ötesinde temsil edecekleri yer vardırbu da kilisedir.kilisedeyapılan toplu ayinlerde dualarda temsili kamu hala günümüzde de sürmektedir.
Temsili kamunun en güzel örnekleri barok şölenleride görülmüştür.barok şölenleri kamusal alandan uzaklaşmıştırbu şölenler saraylardan yani kamusal alanlardan parklara ve caddelere gecmiştir burada halkın eglenmekten başka herhangi bir iş yapmamıştır yani halk böyle şölenlenlerden dışlanmış ve sokakalarda daima halk vardır. Teslimiyet her zaman bir çevreye muhtaçtır.burjuvanın düzenlendigi davetler ise daima kapalı kapılar arasında kalmıştıryani halk dışlanmışmıştır.bu nedenle temsili kamu sarayda yoğun dışlanmıştır bu nedenle temsili kamu sarayda yoğunlanmıştır.özel alan devletin işleyiş alanı dışında olmayı ifade eder.kamusal topluluk özel karşıtı olarak görülmektediryani kamu gücünü ifade eder.Devlet memurları kamusal şahıslar ve kamusal görevleri bulunmakta ve calıştıkları binalar kamusal binalardır.Bunun yanında özel merciler ve özellikler vardır.Devlet dışında kalan kesimdir.Devlet kamusal amac için özel alanlarda özel cıkarlar için çalışmaktadır.
Zamanla temsili kamunun baglı olduğu kurumlar birbirinden ayrılarak bir yanda özel alan bir yanda kamusal alan olarak parçalanır ve kilisenin temsil ettiği dini otorite zamanla özel bir mesele haline dönüşür.Fakat kişiler hala kamu kurumu olarak görevlerini devam ettirirler.
Temsili kamunun sonu : Wilhelm kamusal bir şahıs olma geniş bir cevrede begenilme ve etkili olma ihtiyacı duyduğunu belirtmiştir.Ancak soylu bir şahıs olmadığından ve bir burjuva olarak sırf böyle görünmek için boşuna cabalamak istemediğinden bir bakıma kamusallık ikamesi olarak sahneyi seçer tahsilli insan sahnede yüksek sınıflardan birine mensup olması halinde olacagı kadar pırıltılı bir kişilikle göründüğünü belirtir.Tahsilli şahsiyet terimini içerdiği gizli iki anlamlılık soylu şahıs olarak tasarlanmış tipin burjuva egilimleri teatral sunuşla kamusal temsiliyeti örtüştürmeye imkan saglamıştır.Burjuvada temsili kamunun çöküşünü kavranmasını o kadar isabetli ve buna ragmen burjuva toplumuna dahil olma eglimi o kadar güclüdür ki meselenin böyle bir örtüşmeyecegi acıktır.
Burjuva toplumunda kamunun oluşumu :Kapitalizm ile birlikte serbest mal dolaşımın başlaması yeni pazarların oluşması ve mali sermaye tekniklerin yani bono policegibi kavramların ortaya çıkması ve borsaların kurulması ile bilikte bu dolaşım siyasal ek tartafından yapılmaktadır. Mal dolaşımı ile bilirlikte haber dolaşımıda başlamıştır yeni pazarların oluşması ile muhasebe ihtiyacının ve uzaktaki pazarlardan bilgi olma istegi haberleşme yi geliştirmiş ve eski ticaret mektuplarının yerini profesyonel haberleşme almıştır.
Bu haberleşme kamuısallaşmamıştırdaha yeni örgütlerin bir özel haber alanı olarak başlamıştır .Fakat posta oluşabilmesi için haberleşmenin kamusallaşması gerekmektedir.Kamuya acık olması ve halkın erişebilir olması ile basın ortaya çıkmıştır .Temsilli kamunun öneminin azalması ile yenibir kavram olan kamusalllığa kaymıştır yani kamu erkinin alanı oluşmuştur.Mal dolaşımı ile modern bir ekonomi oluşmaya başlamıştır. Modern ekonomi oikosu odak almıyordu evin yerini Pazar almıştı ve ekonomi ticaret bilimine dönüşmüştür. Mal dolaşımı ile birlikte basın kavramıda ortaya çıkmıştır.Haftalık olarak çıkarılan ilk gazeteler sonra günlük yayınlanmaya başlamıştır.Fakat bu gazeteler uluslar arası ticari dolaşıma yer verilir ve özel bir haberleşme alanı olarak kullanılıyordu.bu gazeteler süzgeçten ve sansürden geçirildikten sonra bir kısmı konuya açıklanıyordu.
Daha sonraları basına kendi çıkarları ve amaçları doğrultusunda kullanmaya başlayan hükümetlerin kullanması ile emir ve nizameleri duyurmak için kullanmaları ile birlikte basın ilk kez tam anlamıyla halka açık olmaya başlamıştır.
İktidarların basını kendi çıkarları ve amaçları doğrultusunda kullunmaya başlamaları ile pazardaki fiyatlar kur bilgileri ticaret ile ilgili haberler ticaret ile uğrasan halkla açıklanıyordu.
İktidarların açıklandığı bu haberlerin ulaştığı kesim tüm teba olarak görülüyordu.Fakat bu açıklama sıradan bir adama değil mal dolaşımı ile oluşan pazarda zenginlesen ve tahsilli ve bilgili bir kimlik yapısına sahip olan bir kesime ulasıyordu bu toplulukta papazlar hekimler öğretmen ve tahsilli halk kesimini oluşturmaktaydı.
Burjuva toplumu kendisini oluşumundan itibaren okuma topluluğu olarak ortaya koyan kamusal topluluğun esas tasıyıcısı olarak görmekteydiler.
Kamunun Toplumsal Yapılarıurjuva toplumunda kamu ilk önce burjuva toplumu kamusal topluluk olarak bir araya gelmiş özel şahışlar olduklarını belitmişlerdir.Kamunun devletle toplum arasındaki siyasal işlevler yüklenmeden önce çekirdek ailenin mahremiyet alanında kaynaklanan özellikle çekirdek aile bir nevi kendi kamusunu oluşturmaktadır.Bunun dışında siyasetin olmadığı bir kamusallık oluşmuşyani edebi nitelikli bir kamusallık oluşmuştur bu oluşum kamusal akıl yürütmenin deneme alanını oluşturmuştur.Burjuva ile birlikte psikoloji bilimi ortaya çıkmış okuma salonlarında tiyatrolarda psikoloji ile ilgilenenlerde yer almışlardır.Edebi kamu ilk kez sarayın kültürel karşıtı olan devletlerde kahvehanelerde çıkmaya başlamıştır.Tamamen burjuva topluluklarında oluşmuştur.
Devletle toplumu birbirinden ayıran çizgi kamusal alanla özel alanı da ayırmaktadır.Kamusal alan kamu erki ile ilgili kamuda özel alanda yer almaktadır.Çünkü bu konu özel şahışlar tarafından oluşturulmuştur.
Kamunun Kurumları:17 yy da sanat ve edebiyatı izleyenler ve eleştirmenler kamuya dahil edilmiyorlardı önceleri kamu denince akla ilk önce saray gelmekteydi.Bununla beraber yüksek burjuva ve şehirli soylular kamuya dahil idiler.Giderek saray kanunun odağı olma özelliğini yitirmiştir.Sarayların önemini yitirmesi ve şölen ve şenliklerin sokaklara yani şehir içine taşınması ile saray şehir arası bir geçiş yaşanır.Bununla birlikte yeni kurumlarkahvehaneler ve salonlar ortaya çıkmış ve bu alanlar önceleri edebi içeriğin olduğu yerler iken zamanla siyasal kimliğe bürünmüşlerdir.Bu kurumda üst düzey soylu kişiler aristokrasi sınıfı yer almaktadır.Bu kurumlar zamanla siyasal tartışmaların yapıldığı birer toplantı merkezleri haline gelmiştir.Ressamlar ve sanatçılar ilk eserlerini salon ve kahvehanelerdeki kişilere sunarak meşrulaştırma yoluna gitmişlerdir.Zamanla rütbe ve mevkilerinin yerini eş değerlik yani eşit statü kavramı ortaya çıkmış ve beyefendiler özel şahıslar kamusal görevlerinin kazandırdığı güç ve saygınlıklarını zamanla kaybetmeye başlamışlardır.Pazar yasalarıda tıpkı devlet yasaları gibi devre dışı kalmıştır.Kamusal topluluk ilk kez kahvehane ve salonlarda ve cemiyetlerde kurumsallaşmış ve bir iddia ve etkinlik oluşturmaya başlamıştır.İlerleyen zamanlarda felsefi ve kültürel bilgiler pazardaki bilgiler gibi herkes tarafından ulaşılır hale gelmişti.Edebiyat da olduğu gibi tiyatroda da kamusal dönüşüm olmuştur.Önceleri soylu sınıfların uğrak ve izlenim alanı olan tiyatrolar zamanla halka açılmıştır.Zamanla oluşan edebiyat sanat tiyatro ve ressamların çıkması ile yeni kamusal alanın oluşması ve bu sanat eserlerinin herkese açık olması sonucunda bu konularda bilgisiz ve tecrübesiz kişilerinde çeşitli sanat ürünleri ortaya koymak istemeleri sonucu yeni bir meslek olan sanat jürisi ortaya çıkmıştır.Bu kişiler kendilerini kamusal topluluğu dinletmeleri için basın ve dergilerde yazılar yazmaya başlamışlardır.
Burjuva Ailesi ve Kamusallıkla Bağlantılı Özelliğin Kurumlaşmasıurjuva toplumunda kanunun ilk kurumları saraydan kopmuş olan soylu cemiyetinin izlerini taşımaktadır.Tiyatrolarda müzelerde ve konserlerde oluşan kamusal topluluk burjuva kökenlidir .Burjuva toplumunun oluşması ile çekirdek ailenin mahremiyetini ele alan mektuplar zamanla yazarların bu konuya değinmeleri nedeni ile yani yazarların mektupları edebileştirmeleriyle mektup romanlar ortaya çıkmıştır.Yazar mektup romanların kişilerin birbirlerine yazdıkları mektuplar gibi samimi bir şekilde yazarak okuyucu kitlesini etkilemeyi başarmışlardır.
Zamanla günlük gazetelerin ve dergilerin satışlarının artması ile roman almanın burjuvası için bir alışkanlık halini alır.Bununla birlikte burjuva kesimleri kahvehanesalonakşam yemeği davetleri gibi ilk kurumlardan önce oluşarakgelişerek basın ve profesyonel eleştiri organları ile birlikte yer alan kamusal topluluğu oluşturmuşlardır.Bununla çekirdek ailenin mahremiyetinden kaynaklanan özellik biriminin kendisi hakkında kendi kendiyle mutabık kaldığı bir edebi akıl yürütmeye dayanan kamuyu meydana getirmiştir.
Edebi Kamunun Siyasal Kamuyla İlişkisievlet oluşan kamunun akıl yürüten özel şahısların oluşturduğu kamusal topluluk tarafından temellik edilerek kamusal erke karşı bir eleştiri alanı olarak inşa edildiği süreç kamusal topluluğu özgü kurumlaşmalarla ve tartışma platformlarıyla donatılmış bulunan edebi kamunun işlevsel değerini oluşturmaktadır.Bunlar aracılıyla halka dönük özel alana ilişkişin deneyim insicamı siyasal kamuya da nüfuz etmektedir.Burjuva kamusunda mutlakiyetçi egemenliğe karşı ve soyut yasalar kavramı ve talebini formüle eden ve kendini bu yasaların tek meşru kaynağı olduğunu savunan bir siyasal bilinçle gelişmiktedir.Mülk sahiplerinden oluşan kamusal topluluğun insanlardan olusan kamusal toplulukla özdeşleştirilmesi burjuva özel şahısların toplumsal statüsünün kural olarak mülkiyet ve tahsille birleşmesi oranında çabuk gerçekleşir.Burjuva toplumunun merkantalist düzenlemeden genel olarak mutlakiyet yönetimden siyasal açıdan özgürleşmesi konusunda işlevler üstlenmektedir.Aleniyet ilkesini yerleşik otoritelere karşı yönettiği için siyasal kanunun başlangıçta nesnel olan işlevi ile edebi kanunun kategorilerinden elde edilen öz kavrayış çzel mülk sahiplerinin çıkarı ile bireysel özgürlükleri bir birlerine yakınlaşabilmektedir.
KAMUNUN SİYASAL İŞLEVLERİ
İngiliz Gelişim Modeli:İngiltere’de imalat sanayinin oluşması ve kapitalist sistemle oluşan burjuvanın yeterli topraklara sahip olması ve Pazar ekonomisinde sözünün geçmesi ile birlikte yeni oluşan tacirlerle öncede pazarda yer alan eski kuşağın çatışma alanın oluşması ile kapitalist üretimde söz sahibi olmaya başlayan geniş tabakalar akıl yürüten kamusallığı oluşturmaya başlamışlardır.
Kabine hükümeti parlementonun gelişiminde yeni bir aşamayı getirir.Devlet erkinin parlementerleştirilmesine giden uzun bir yolun ilk adımı atılmıştır. Parlementerleştirme siyasal işlevli kamunun devlet organı olarak yerleşmesine yol açmıştır. Zamanla kahvehanelerde çeşitli siyasal tartışmaların başlaması ve devleti eleştiren konuların tartışılması devletin kahvehaneleri uyarı içerikli yazılar ve beyannameleri sunmalarını gerektirmiştir.
Zamanla İngiltere de başlayan gazetecilik hareketlerinin yaygınlaşması ile muhalefet tarafından hükümeti eleştirisel ve siyaset yürütebilecekleri bir kamu oyu ve hükümeti eleştiren ve irdeleyen bağımsız bir gazetecilik başlamıştır.İlerleyen zamanlarda muhalefetin çeşitli yayın organları ile birlikte eleştirisel dergilerin çıkmasıyla başlamasıyla akıl yürüten bir kamusal topluluk oluşmuştur.Bununla devletle yönelik eleştiriler ve yorumlar bir kurum haline gelerek kamu erkini değişikliğe uğratarak kamusal erkin kamusal hale gelmesini sağlamışlardır.Daha sonraki yıllarda akıl yürüten bir kamusal topluluk aracılığıyla hükümet ile muhalefet partiler arasında tartışmalar başlamıştır. Bu tartışmalar hükümet meselelerini kapsamaktaydı. Yolsuzluk parti fraksiyon muhalefetin hükümet ile ilişkilerine kadar siyasal antropolijisinin sorunlarına değinilmekteydi. Bolingbroke oluşturmuş olduğu muhalefet teorisinde kamusal muhakeme etkili olmuştur. Bolingbroke özel ile kamusal çıkar arasındaki ilişkiyi saray ile taşra iktidardakiler ile iktidar dışı olan sefa ile mutluluk tutku ile akıl arasındaki ilişki olarak ele almaktaydı.
18.yy sonlarına partiler parlamentonun dışında kamusal toplantılar ve siyasal derneklerin ötesinde örgütlenme gerçekleştirmişlerdir. Yerel komitelerin kurulmasıyla sağlam bir örgütsel yapıya ulaşmışlardır.
Fransız devriminin gerçekleşmesinden kısa bir zaman sonra siyasal düşünce üreten kamusal topluluk Avam kamarasındaki çıkışlarıyla kamusal eleştiri işlevi yönüyle kabul ve onay görmüş oldukları ve parlamentoda ilk kez kamuoyundan söz etmeye başlanmıştır. Parlamento kamuoyunun istekleri ve çıkarlarını göz önünde bulundurmaya başlamıştır.
Temmuz devriminden sonra siyasal düşünce üreten kamuoyunu oluşturan gelişmiş orta tabaka yada siyasal katılım hakkı tanınmıştır.
Kamuoyu eleştirel olmayan bir tarzda şahıslara yönelik naif ve plebisiter biçimde manipüle edilmiş onay veya oylama içinde değil bir konuyla ilgili savlar üzerine yürütürken tartışma içinde sağduyu ile oluşmuştur.


KITA AVRUPASINDAKİ DEĞİŞİK BİÇİMLER
Fransa’da 18.yy ikinci yarısından itibaren siyasal akıl yürüten bir kamusal topluluk ortaya çıkmıştır ve İngiltere deki gibi tam kurumsallaşmamıştır. Fransada siyasal işlev gören kamunun ilk sesleri Necker zamanında görlmektedir. Necker etkileriyle kral bakanı düşürür bununla birlikte kamusal topluluk hükümete denetleme mercii olarak kendisini ispatlamaya başlamıştır. Siyasal düşünce üreten bir kamu kesin olarak burjuva toplumunun kendi çıkarlarını hükümete karşı talepkar biçimde ortaya koyduğu bir alan haline gelmiştir.
Kıta Avrupasında burjuva kamusunun fiili ve siyasal işlevlerinin bilincine varılması İngiltere deki kamusal topluluğunun geçirdiği sürecin etkili olmasıdır. Bununla da kamunun siyasal işlevleri Fransız devrimi anayasasından sonra tüm Avrupaya yayılmıştır. Siyasal düşünce üreten kamusal topluluk ilk önce burjuvaların özel toplantılarında ortaya çıkmakla beraber zamanla siyasal nitelik taşıyan ve gelişen dergiler sayesinde siyasal düşünce üreten kamusal topluluk yaygınlaştı. Almanya başta olmak üzere okuma cemiyetleri kuruldu. Okuma cemiyetlerinin üyeleri seçimle gelmekteydiler. Fakat bu cemiyetlerde kadınlar dışlanmıştır. Bu cemiyetler siyasal düşünce üreten kamusal toplumun ilk temsilcileri olmuştur.

ÖZEL ÖZERKLİĞİN ALANI OLARAK BURJUVA TOPLUMU
Özel Hukuk ve Liberalleştiren Pazar:
18.yy boyunca kamnmu siyasal işlevleri kazanmıştır. Burjuva toplumunun gelişim tarihi meta dolaşımı ile toplumsal emeğin devletin buyruklarından özgürleştikleri özgül aşamasından hareketle bütünsel bir şekilde kavranmaktadır.
Kamu parlamenter yapıya sahip olan burjuva toplumunun kapitalizm aşamasında siyasal kamuoyunun burjuva devletindeki hukuk devletindeki yetkin gelişimine ulaşabileceği derecede kamusal erkin buyruklarından özgürleşmiştir. Kamunun burjuva hukuk devletindeki çelişkili kurumsallaşması özel şahıslardan oluşan kamusak topluluk bu yasa yetkisini kullanarak yürütmüş olduğu mücadele ile bu statüye ulaşır. Burjuva hukuk devleti yasa ile kamuoyu arasındaki bağlantıyı kurumsal yönde güvence altına almak için siyasal işlevli kamuyu bir devlet organı olarak inşa etmiştir. Hukuk devleti böyle bir kökene sahip olmasından kaynaklanan kendin özgü bir çelişkinin izlerini taşır. Bu çelişki önce yasa kavramındaki bir çatışkıda açığa çıkmaktadır. Temel hakları düşünce üreten kamusal topluluğun sahip olduğu düşünce ve ifade özgürlüğü hakları ile özel şahısların bu kamusallığın içindeki siyasal işlevleri ile ilgili dilekçe hakkı gibi temel hak ve hürriyetlerin ikinci grubunda ise bireyin temeli ataerkil küçük ailenin mahrem alanında yatan özgürlük statüsü ile ilgilidir. Diğer bir grupta ise özel mülkiyet sahiplerin burjuva toplumu alanındaki ilişkileriyle yani öze mülkiyetin korunması ile ilgilidir. Temel haklar kamusal ve özel alanları kamusal topluluğun kurum ve araçlarını ve özel özerkliğin temelini özel şahısların işlevlerini vatandaş olarak sahip oldukları siyasal işlevleri ekonomik işlevleri güvence altına almaktadır.
Kamusal devlet organlarının icraatları için örgütleme ilkesi olarak ortaya çıkmış ve bu yönde aleniyetten bahsedilmiştir. Aleniyet zamanla millet vekilleri ve seçmenler arasındaki ilişkiler sağlamakla birlikte yargılamada etkili olmuştur. Bağımsız yargı için kamuoyunun denetiminde gereksinim duyulmaktadır.
Burjuva kurumsallığı umuma açıklık ilkesi ile kaimdir. Bazı grupların eopise dışlandığı bir kurumsallık kamusallıktan çıkmıştır artık. 18.yy burjuvasının oluşturduğu o kamu topluluğu ile artık büyük ölçüde şekillenmeye başlamıştır. Bu kamusallık siyasal işlevleri üstlendiğinde dahi edebi kimliğini korumuş ve tahsil bu alana kabul edilmede bir öçlük olmuştur. Kamusallık ekonomik ve toplumsal koşullar kabul edilebilir. Ölçütleri yerine getirmeye yani ve varklı insanı oluşturan özel özerklik niteliklerini edinme konusunda herkese eşit imkanları sunduğu sürece varolabilmektedir.
Kamuoyu sınıf çıkarlarına dayanmaktadır. Siyasal işlev gören kamusallığı etrafında özel şahıslara bir kamusal topluluk olarak düşen rol siyasal kamunun edebi kamu ile özdeşleşen sınıfın çıkarlarının kamusal akıl yürütme aracılığıyla genelin çıkarı görüntüsünde kamuoyu egemenliği çıplak akıl yürütme içinde çözülme ile özleştirilmesi ile gerçekleştirilir.
Gelişmiş burjuva kamusallığı toplumsal şartların karmaşık bir bileşimine bağlıdır. Bu şartlar bir müddet sonra değişikliğe uğraması ile burjuva hukuk devletine kurumsallaşmış olan kamuda çelişki ön plana çıkmıştır.

BURJUVA KAMUSALLIĞI FİKİR VE İDEOLOJİSİ

Kamuoyu Kavramı Tarihi Üzerine: burjuva kurumsallığının işlevi hakkındaki anlayışı kamuoyun kavramı ile açıklanmaktadır. Kamuoyu ilk taşıdığı anlam kalkın basit diye açıklanmaktaydı. Daha sonra çeşitli anlam yüklenen kamuoyu kavramını ilk başlarda oppion publigue şeklinde telaffuz edilmeye başlanmıştır ve bunu en kapsamlı bir şekilde ilk kez Louis Sehastron Mercier açıklamıştır. Bu açıklamasında yönetenlerle ilgili bilgiler arasında ayrıma gitmiş ve bireylerin kamuoyunu oluşturduğu yönetenlerin ise kamusal topluluğun uzmanlarca sevk ve idare idare edilen müdahalesinden çıkan sonuçları uygulayan kesim olarak belirtmiştir.
Oppion dolaysız toplumsal denetim işlevi görmektedir. Bunu yapacak kişi denetçidir. Kamuoyu öyle bir yasadaki denetçi onu uygulamakla görevlidir. Töreleri yargılayan onuru yargılamakla görevlidir. Onuru yargılayan ise yasasını oppiondan almaktadır.
Fransız devriminden sonra 1791 tarihli anayasa halk egemenliği ilkesini siyasal işlev gören kamuoyunu temel haklarla güvencelenen parlamenter hukuk devleti ilkesi ile bağdaştırılmıştır. Kamuoyu bilgilemek için parlamento müzakerelerin aleniyetine ihtiyatı dayanmaktadır. Uzun süre aleni meclislere sahip olan bir halkta beraberlik ruhu da yüksek düzeyde temekkül etmektedir. Sağlıklı fikirler daha yaygılaşır ve zararlı önyargılar ve bunlara kamusal yoldan mücadele etmek devlet tarafından yapılmaktadır. Parlamentonun aleni müzakereleri kamusal topluluğun kamusal topluluğun aleni müzakerelerinin bir parçası olarak ele alınır. Bir gazeteci olan Wİekend komuoyunun dolaysız mutluluk ve kaderlerine dair kuruntu ve önyargılarının hakikatin üstün gücüne boyun eğdiği noktadan çıktığı ve kamuoyu hakkındaki iyi veya kötü bütün gerçeklerinin en mükemmle şekilde tartılıp biçimlenmesiyle yapılan en ayrıntılı incelemelerle uyum içindedir. Wiekend bu izdüşümlerinde Rousseou’un unsurları da yer almaktadır. Bunlar siyasal romantizmin ileride özgürlük savaşları sırasında kamuoyunu sessiz dilsiz halk ruhuyla özdeşleştirmek amacıyla dayanacağı unsurlardır.

SİYASET İLE AHLAKI UZLAŞTIRAN İLKE OLARAK
ALENİYET / KAMUSALLIK

Kamuoyu terimi daha alman diline yerleşmeden önce burjuva kurumsallığı fikri kant’ın aleniyet ilkesini hukuk ve tarih felsefesi açısından geliştirmesiyle teorik olgunluğa sahip bir yapıya kavuşmuştur. Kamuoyu siyaseti ahlak adına rasyonalize etmeyi hedefliyordu.
Kant sunmuş olduğu aklın yasaları dahilinde söz ettiği siyasal yaas koyuculuk ahlaki açıdan bu yasanın denetimine tabi olduğunu belirterek burjuva özel şahıslar bir kamusal topluluk şeklini almış ve onların muhakeme alanları kamuoyu devlet ile toplum arasındaki arabuluculuğun siyasal işlevleri dahil edilmiştir. Kant’ın düşüncesinde aleniyet ilkesi tek başına siyasetin ahlak ile uyumu güvence altına alabilecek bir ilke olarak kabul görmüştür.
Akıl yürüten kamusal topluluk ortak varlığın sorunları üzerinde uzlaşma sağladığında vatandaşlarda oluşan akıl yürüten kamusal topluluk biçimini alır.
Kamusal Diyatekliği Üzerine: Hegel’in kamuoyu olarak adlandırdığı akıl yürüten özel şahısların oluşturduğu kamusallıkta şekillenmektedir. Kamusal topluluk olarka bir araya gelmiş özel şahısların oluşturduğu kamuoyu birlik ve hakikati için gerekli olan temeli artık daha fazla koruyamamaktadır. Kamuoyu sağduyu biçiminde ortaya çıkar. Önyargı tarzında halkın içinde yayılır ve fakat bu bulanıklıkta bile gerçekliğin sahici ihtiyaçlarını ve doğru eğilimlerini yansıtır. Hegel burjuva kamusallığı fikrini ehilleştirir. Anarşik ve antogonist toplum özerk özel şahıslar arasındaki ilişkinin egemenlikten özgürleşmiş ve iktidardan arınmış alanını ifade etmez. Oysa özel şahısların oluşturduğu kamusal topluluk ancak bu alan temelinde siyasal otoriteyi rasyonel otoriteye taşır. Burjuva kamusu tarihsel olarak devletten ayrılmış bir toplumla bağlantı içinde ortaya çıkmıştır. Toplumsalın kendi başına bir alan olarak teşekkül etmesi bir yandan hayatın yeniden üretimi özel biçimlere büründükçe fakat diğer yandan da bir bütün halinde özel alan kamusal önem kazandıkça mümkün olmuştur. Kamusallığın kendi diyalektiği gereği özel mülkiyetten ve dolayısıyla özel özerklik zemininden yoksun odluları için toplumun bir özel alan olarak muhafazasında çıkarları bulunmayan gruplarca işgal edileceği 19.yy da görülmekteydi.
Marx burjuva kamusallığının içkin diyalektiğinden kamusal alan ile özel alan arasındaki klasik ilişkinin tersine döndüğü karşıt bir modelin sosyalist nitelikli sonuçları türetmektedir.

LİBERAL TEORİDE ÇATIŞIKLI KAMUSALLIK ANLAYIŞI

Kamuoyunun kendi kendini tartışması kesin bir şekilde belirlenip sınırlanmış olan polemiksel hedef hükümetlerin uyguladığı gizlilik siyasetiyle elinden alındıkça ve bizzat kendisi belli ölçüler de dallanıp yayıldıkça son bulmuştur. Kamuoyunun bütünlüğü ve belirginliği artık ortak hasım sayesinde güvence altına alınamamaktadır. Mill ve Tocguaville gibi liberaller kamusallık ilkesi hatırına oyladıkları süreci yarattığı etkiler itibariyle yine aynı ilke uğruna değersizleşmişlerdir.
Mill kamuoyunda çatışan düşünceler için din çatışması örnek alarak hoşgörü kavramını geliştirmiştir. Akıl yürüten kamusal topluluk rasyonel bir mutabakata tek bir kamuoyuna artık kesinlikle ulaşamaz bütün taraflar için dürüst bir mücadele imkanı bugünkü anlayış düzeyinde ancak düşüncelerin çeşitliliği sayesinde sağlanmaktadır. Mill çartist harekete ilişkin tecrübelerine dayanarak genişletilmiş kamusal toplulukta çoğunluğunu artık mülk sahiplerin değil hepsi aynı toplumsal konumu paylaşan ve esasta aynı meslek sınıfına dahil olan proleterlerin kol emekçilerinin oluşturduğuna işaret etmektedir. Siyasal işlev gören kamusallık iktidarın çözülmesi fikrine tabi olmaktan çıkmış ve iktidarın bölünmesine hizmet etmeye başlamıştır. Böylece kamuoyu iktidarın basit bir sınırı haline gelmiştir. Kültürlü ve güçlü vatandaşlar soya dayalı bir aristokrasinin yokluğunda elitler kamusunu oluşturacaklar onların muhakemesi de kamuoyu belirlemektedir. Kamusallık alan olarak genişlediği ve de özel alanı kemindiği ölçüde kendi ilkesinden aldığı gücünü yani eleştrel aleniyeti yitirmektedir.

KANUNUN TOPLUMSAL YAPISININ DÖNÜŞÜMÜ

Kamu Alanının Özel Alan İle Kaynaşması Eğilimi: burjuva kamusu devletle toplum arasındaki gerilim sahasında fakat özel alanın parçası olarak kalacak şekilde gelişmektedir. Kamusal otoritenin özel alanı kaplayan gelişmesi de karşıt süreç olarak toplumsal gücün yerine devlet gücünün ikame edilmesiyle bağlantılıdır. Toplumun giderek arta devletleştirilmesi ile koşut olarak kendini dayatan devletin toplumsallaştırılması şeklindeki bu diyalektik burjuva kamusunun temellerini yani devlet ile toplum arasındaki ayrışmayı tedricen tahribata uğratmaktadır. Devletin özel alana yaptığı müdahaleler yeni katılım olasal çelişkilere dönüştürmeyi başarmıştır. Burjuva toplumunun kamusal yönden önem taşıyan özel alanının ortasında devletin ve toplumun kurumları kamusal ve özel kavramlarıyla arık ayrıştırılamayan tek bir işlevsel bütünlük içinde birbirlerine bağlanırlar. Böylelikle yeniden siyasallaştırılmış bir toplumsal alan oluşur.

Toplumsal Alana Mahremiyet Alanının Kutuplaşması
Özel alanın mahremiyet alanının merkezidir. Özel alan özellik vasfını kaybettikçe bu alanın kıyısına çekilir. Liberal dönemin burjuvaları özel hayatlarını protipik olarak mesleklerinde ve ailelerinde yaşamaktaydılar. Mal mübadelesinin ve toplumsal emeğin alanı tıpkı ekonomik işlevlerden sıyrılmış ev gibi özel alandı. Aile sermaye oluşumu işlevleriyle birlikte yetiştirme ve eğitim koruma kollama ve rehberlik hatta temel gelenek ve yön tayini işlevlerini de giderek yitirmiştir. Burjuva ailesinde özel alanın en iç avluları sayılan sahalarda bile davranışları belirleme gücünü yitirmektedir. Böylece özel alanın bakiyesi olan aile de kamusal statü güvenceleri aracılığıyla özel niteliğinden uzaklaştırlmıştır. Aile şimdi tamamen gelir ve boş zaman tüketicisi kamusal olarak güvencelenmiş tazminatların ve yardımların alıcısı konumuna gelmiştir.

Kültürel Akıl Üreten Kamusal Topluluktan Kültür Tüketicilerine:

18.yy sonlarında doğru küçük aileye ait mahremiyet alanın deneyim bağlamı ve kamusal toplulukla ilişki içinde oluşan özel alan hipolojisinin toplumsal psikolojisi edebi kamunun gelişimi hakkında olduğu gibi kendi çöküşünü belirli şartları hakkında da fikir vermektedir. Edebi kamunun yerini kültür tüketiminin sözde kamusal görünüşte özel alana almıştır. Mal mübadelesi ve toplumsal emek alanlarına egemen olan piyasa yasaları bir kamusal topluluk teşkil eden özel şahıslara ayrılmış olanı da istila ederse akıl yürütme faaliyeti tüketim faaliyetine dönüşme eğilimine girer ve kamusal iletişim bağlamı tek biçimlileştirilmiş münferit iktibas edimlerine bölünmüştür. Böylece kamusal toplulukla ilişkili özellik ters yüz edilmiş olmaktadır. Edebi aile dergileri bizzat burjuva ailesinin yapısal dönüşümü ile işlevsel hale geldi. Bunların yerini bugün yaygın biçimde okur adreslerine postalanan ilan dergileri alıyor ki bunlar kitap trajlarını yükseltmek olarak duyurdukları hedeflerine inat artık harfin gücüne güvenmeyen bir kültürün ürünleri olmuştur. Edebi kamunun yıkılış eğilimi bütün ölçüsüyle ancak okur topluluğunun bütün halk kesimlerini içeren genişlemesi kitap okurluğunun gerçek yayılımını oranlandığında görülmektedir. Kültürel akıl yürüten okurların oluşturduğu kamusal topluluğun yerini kültür tüketicilerinin oluşturduğu bir kitle kamusunun alması bu nedenle kitap piyasasının menzili içinde ancak yetersiz bir düzeyde yansımaktadır. Resimli gazetenin temel gazetecilik ilkeleri hürmete değer bir geleneğe sahiptir. Bu nedenle gazete okurlarının oluşturduğu kamusal topluluğun genişlemesiyle orantılı olarak siyasal akıl yürüten basın uzun vadede etkililiğini yitirmiştir. Edebi kamunun çöküşü kendisini bu görünümde bir kez daha belirtmiştir. Aklın kamusal kullanımı için yetiştirilmiş tahsilliler tabakasının yankı ve titreşim olacağı zemin yıkılmıştır.

Silinen Siluet: Burjuva Kamusunun Yıkılışının Gelişme Çizgileri

Devlet ile toplumun karşılıklı birbirlerinin içine girmesinin özerkliği sayesinde yasaların genelliğini mümkün kılan bir özel alanın çözülmesine yol açması ölçüsünde akıl yürüten özel şahısların oluşturduğu görece homojen kamusal topluluğun zemini sarsılmıştır. Örgütlü özel çıkarların rekabeti kamuya nüfuz etmeye başlamıştır.

KAMUSALLIĞIN SİYASAL İŞLEVİNİN DÖNÜŞÜMÜ

Yazı Yazan Özel Şahısların Yaptığı Gazatecilikten Kitle İletişim Araçlarının Kamusal Hizmet Sunuma Kamuoyunun Bir İşlevi Olarak Reklam: kamusallığın ilkesinin işlev değişimi bir alan olarak kamunun yapısının değişimine dayanmaktadır. Bu da onun basının dönüşümde ortaya çıkmaktadır. Burjuva hukuk devletinin kurulması ve siyasal işlev gören bir kamusallığın yasallaşmasıyladır ki akıl üreten basın kanaat baskısından kurulmuştur artık polemiksel konumunu bırakabilir ve her ticari işletme gibi kazanç imkanlarını dikkate almaktadır. Kamusallığın reklam yayınlarının istilasına uğraması her ne kadar eski tarz ticari işletme gibi kazanç imkanlarına uğraması her ne kadar eski tarz ticari reklamlar onunla yaklaşık aynı zamanlarda ortaya çıkmışsa da piyasa ilişkilerinin liberalleşmesiyle açıklanmaktadır. Reklam ekonomisi sadece mevcut yayın organlarına müdahale etmekle kalmaz kendi gazetelerini ve dergilerini de oluşturmuştur. Reklam genel olarak ilan aracılığıyla sınırlıydı. Buna karşılık kanaat idaresi promosyon ve idarecilik araçlarıyla reklamın ötesine geçmiş planlı olarak yenilikler çıkartmak veya ilgi uyandıran vesileleri istismar etmek suretiyle kamuoyu sürecine müdahale etmektedir. Kamusallığın yeniden feodalleşmesi daha kesin bir başka anlamda da söz konusu edilmektedir. Kitle eğlencesi ile reklamın public relations’un suretinde siyasal bir karakter kazanmaya başlamış olan entegrasyonu kanunlarına bizzat devleti tabii kılmaktadır.
Aleniyet İlkesinin İşlevsel Dönüşümü: Siyasal işlev gören kamusallık çerçevesinde çatışmaların nispeten homojen çıkar zemininde ve nispeten akılcı müzakere biçimleri içinde sonuca bağlanabilmiş olmasının da parlamenter yolla karara vardıran çatışmaların soyut ve genel nitelikli yasalar sistemi içinde rasyonellik ve süreklilik idiasıyla kayda bağlanabilmiş olmasının da yegane nedeni özel alan olarak tarafsızlaştırılmış mübadele to olumunda maddi kararlar yığınının piyasa mekanizması dolayısıyla ve ilke olarak gayri yasal biçimde alınmasıdır. Bir zamanlar aleniyet monarkların gizlilik politikasına karşı kabul ettirilmesi için uğraşmak gerekiyordu. Aleniyet şahsı yada meseleyi kamusal akıl yürütmeye tutmakta ve siyasal karaları kamuoyu mercii önünde değiştirilebilir kılmaktaydı. Bugün ise bunun tersine aleniyet çıkar sahiplerinin gizlilik politikası aracılığıyla hayata geçirilmekteydi. Bir şahsa veya meseleye kamusal prestij temin etmekte ve böyle kamusal olmayan bir oy ve görüş ortamında destek bulabilmesini sağlıyordu.
Değişen koşullar altında klasik aleniyet talepleriyle tamamlanan aleniyetin şimdiye kadar kendileri onun gözetimine girmeksizin başkalarının kamusallığının sırtından geçinen kurumlara da uzanmasını gerektirmektedir.
Oluşan Kamusallık Ve Kamusal Olmayan Kanaat Halkın Seçim Davranışları: Seçmen kamusunun bir kamusal topluluk oluşturmasını sağlayan rabıtanın dağılması seçmenlerin ağırlıklı bölümünün tuhaf bir şekilde hareketsizleşmesiyle açığa çıkmaktadır. Her partinin çekirdek seçmenleri birbirinden çok farklı iki gruptan oluşmaktadır. Bir tarafta haklı olarak aktif olarak adlandırılacak vatandaşların oluşturduğu azınlık ile onun karşısında ise kararları aynı ölçüde kesin olan gündelik siyasal tartışmaların iz bırakmadan yalayıp geçtiği vatandaş çoğunluğu vardır.
Bir siyasal kamunun her seçim döneminde yeniden sahneleşi burjuva kamusunun çökerken aldığı biçimi suretine bürünmektedir. Güdüm altındaki kamu alanı kamusal kanaat ikliminin hakimiyetine girmektedir. Nesnel olarak giderek artan ölçüde kendisine başvurulan merciin bir kamuoyu olarak iş görmesi ve siyasal ve toplumsal iktidar kullanımını rasyonelleştirmesi salt geçici olarak oluşturulan bir kamusal alan çerçevesinde soyut oyu verme işleminden beklenen onay sağlama amacı doğrultusunda gösterisel ve manipülatif olarak üretildiği ölçüde imkansızlaşmaktadır.
Liberal Hukuk Devletinin Sosyal Devlete Doğru Dönüşümü Sürecinde Siyasal Kamu: Liberal hukuk devletinin sosyal devlet denen biçime dönüşümünün normatif olarak açıkça düzenlendiği ve bu dönüşümün amacının dönüşümün gerçekleşmesinden önce anayasa kurumların lafzında ve ruhunda içerildiği yerde aşikar hale gelmiştir. Sosyal hukuk devletinin liberal hukuk devletinden ayıran bir devlet nizamının toplumsan örgütler nizamını da belirli temel ilkelere oturtmaya dönük bir hukuksal talepte tebaruz etmek değildir tersine sosyal devlet tam da liberal devletin hukuk geleneğini sürdürmek için çünkü liberal devletin öncelikle devleti ve toplumu kapsayan bütünsel bir hukuk düzenine teminat altına almak istemekteydiler. Toplumsal koşulların tazmine mecbur olmasıdır. Eleştirel bir aleniyetin salt manupülasyon amacıyla düzenlenmiş aleniyetle kavgası sürmektedir. Siyasal iktidar icrası ve güçlerinden gelenmesine dönül olarak sosyal devletin gerektirdiği kamusallığın salt destek ve alkış temini doğrultusunda imal edinen kamusallığa galebe çalacağı kesin değildir. Fakat bir ideoloji olarak tıpkı liberal serpilme dönemindeki burjuva ve kamusallık fikri gibi sanık sandalyesinde oturtulamaz onun yaptığı olsa olsa ideolojiye indirgenmiş o fikrin diyalektiğini nihayetime erdirmektir.


KAMUOYU KAVRAMI ÜZERİNE

Kamu Hukuku Kurgusu Olarak Kamuoyu Kavramının Sosyopsikolojik Tahlili: Kamu hukuku kurgusu olan kamuoyunu bizzat kamusal topluluğun gerçek davranışını teşhis etmek mümkün olmamaktadır. Belli siyasal kurumlara yapılan atıflarda kamuoyunu kamusal topluluğun davranış düzleminden bütünüyle soyutluyorsa onun duygusal karakterini ortadan kaldırmamaktadır. Ampirik sosyal araştırma kamuoyunu doğrudan tespit etmek amacıyla pozitivist bir hareket ve heyecenı geri döndürmekte ve kurumsal veciheler soyutlama yoluna gitmekte ve kamuoyu kavramına sosyopsikolojik tahminine ulaşmaktadır.
Public opinion grup süreçlerinin sosyopsikolojik tahlillerinin başlığı haline gelmiştir. Bu tahlil nesnesi belirlenmekteydi. Kamuoyu insanları aynı toplumsal gruba mensup olduklarında bir mesele hakkında alacakları tavrı belirtmekteydi. Kamuoyunun öznesi olarak public ilk önce kitle ile sonradan iki veya daha fazla birey arasındaki iletişim ve etkileşim sürecini sosyopsikolojik temeli olarak grupla özdeşleştirilmiştir.
18.yy da kamuoyunun eleştirel bir şekilde karşısına dikildiği din örf adet ve basit önyargı tarafından biçimlendirilen kanaat içermekte ve davranış tarzlarını da kayıtsız kapsamaktaydı. Böyle bir kanaat kamusal sıfatını tek başına grup süreciyle olan bağlantısı sayesinde elde etmektedir. Kamuoyunun yapısal dönüşümünün ifadesi olarak bir kez kamusallık ile özel alan arasındaki ayrım karşısında tarafsız olan bir birime yani gruba indirgenirse kamuoyunun kendisi rasyonel iletişim ile irrasyonel mutabakat arasındaki ayrım karşısında tarafsız olan ilişkileri içinde çözülürse grup kanaatlerinin kamusal erkle ilişkisi de artık sadece idarenin emrinde bir yardımcı bilim dalı çerçevesinde formule edilmektedir. Kamuoyu yoklamaları hükümete ve organlarına politikalarından özellikle etkilenenlerin tepkilerinin oluşturduğu bir gerçekliği dikkate alarak hareket etmek kudreti sağlamaktadır. Kamuoyu egemenliği taviz vermeye yada yönünü yeniden tayin etmeye zorlandığı durumlarda bile onun nesnesi olarak kalmaya devam etmektedir.

ELEŞTİRİLER

Burjuva toplumu devletin benzeri olarak inşa edilmiştir. O zaman dek ev ekonomisinin çerçevesiyle sınırlanmış faaliyetler ve bağımlılıklar evin eşiğinden kamunun ışına çıkmaktaydı. Schunpeter’in tüm kişiliğini şahıs üstü amaç sistemlerine tabii kılındığı eski biçimlerin yavaş yavaş yok olduğu ve bireysel ekonominin ailenin var oluşunun odak noktası haline geldiği ve böylece bir özel alanın oluştuğu şimdide kamusal alnın ayırt edilebilir bir şey olarak bu özel anın karşısında dikildiği yolundaki saptaması oluşumunun sadece bir yanına yani yeniden üretim sürecinin özelleşmesine değinmektedir. Bunun kazandığı kamusal önemi atlamaktadır. Özelleşmiş iktisadi faaliyet kamusal düzenleme ve gözetim altında genişleyen mal dolaşımı tarafından yönlendirilmektedir.
Rousseau’nun kamusal olmayan kanaate dayalı demokrasisi sonuçta yönlendirici iktidar kullanımı talep ve iddia etmektedir. Genel iradenin her zaman haklı olduğu fakat onu yol gösteren yargının çoğu durumda aydınlatılmış olmadığını belirtmektedir. Bu nedenle olayların nasılsalar bazen de nasıl görünmeleri isteniyorsa öyle gözler önüne serilmesi gerekirken Rousseau egemen halkoyunu basitçe opinion olarak adlandırmaz onu opinion publigye ile özdeşleştirmez. Bunun nedeni doğrudan demokrasi egemenin gerçek temsilini gerektirmektedir.
Marx kamuoyunu yanlış bilinç olarak ifşa eder kamuoyu kendi gerçek karakterini yeni burjuva sınıf çıkarını maskesi olduğunu bizzat kendinden gizler. Marx’ın siyasal iktisada yönelik eleştirisi siyasal işlevli kamusallığın kendi hakkındaki anlayışının dayandığı varsayımları hedef almaktadır. Buna göre kapitalist sistem kendi haline bırakıldığında bunalımdan arınmış bir doğal düzen olarak kendini yeniden üretememektedir. Ayrıca sermayenin değerlenme süreci emeğinden başka bir malı olmayan mal sahiplerinin artık emeğinden kaynaklanan artı değerinin gasp edilmesine dayanmaktadır. Bundan dolayı küçük mal üreticilerinden oluşan orta sınıflı bir toplum yerine ücretli işçilikten mülk sahipliğine toplumsal terfii imkanının giderek azaldığı sınıflı bir toplum ortaya çıkmıştır. Marx’ın karşılaştığı kamusallık kendi ilkesi olan genel erişebilirlik ilkesiyle çatışmaktadır. Kamusal topluluğun ulusla burjuva toplumunun da genel olarak toplumla özdeş olduğu söylenemez olmuştur.
Mill dünyayı kamuoyunun yönettiği devlet hayatında basma kalıp bir laf gibi belirtmektedir. İktidar adını hak eden yegane güç kitlelerin gücünü ve kendilerini o kitlelerin gayret ve eğilimlerinin aracı kıldıkları sürece de hükümetlerin gücü olduğunu söylemektedir. Anlamlı bir yenilik oluşturan şey ise kitle kanaatlerini kilisenin yada devletin seçkin şahıslardan önderlerden veya alışılmışın dışında çıkan kitaplardan almamaktadır. Düşünme işini onların yerine onlara benzeyen ve onlara o anın dürtülerine göre gazeteler aracılığıyla seslenen adamlar yerine getirmektedir.
Marx ve Tocgueville’nin aynı anda üzerinde durdukları hükümet gücünün merkezileşmesi sorunu aslına bakılırsa burjuva hukuk devleti için yapısal nitelikte olan kamujsal alan ve özel alan ilişkisine daha değinmemiştir. Büyük sanayinin imtiyazlı dış pazarları fethetmek ve güvenceye almak amacıyla askeri aygıtın genişletilmesine ilgi duyması bile başlangıçta kamusal gücün varolan işlevlerinden yalnızca birini gerçekleştirmekteydi. Ancak devletin payına yeni işlevler düştükçe onunla toplum arasındaki duvar sallanmaya başlamıştır.




SÖZLÜK

Oikos :
Barok : 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu.
Manipulasyon : İnanları kendi bilgileri dışında veya istemedikleri halde etkileme.
Manipulatif :
Naif : Kendi kendisini yetiştirmiş bir plastik sanat yeteneğine sahip sanatçıların yaptıkları resim sanatı 2. Saf deneyimsiz.
Kaim : Ayakta duran var olan.
Özerklik : Bir topluluğun bir kuruluşun ayrı bir yasaya bağlı olarak kendi kendine yönetme hakkı.
Rasyonel : Akla uygun aklın kurallarına dayanan ölçülü ussal hesaplı.
Veche : Yön.
Normatif : Bir kural değerini gücünü taşıyan norma ilişkin.
Mahremiyet : Gizlilik kişinin özel hayatına dair.
Kodifikasyon : Düzenleme.
Tefriz : Bir yeri gerekli eşya ile düzenleme.
Diyalektik :
Temekkül :
Ampirik : Deneye dayalı sonuçları kesin.
Protipik :
Aristokrasi : Soylu erki.
Pozitivist : Olgucu.
Eopise :
Public opinion : Kamuoyu.
Public relation :
Tipoloji : İnsan tiplerini belirleme ayırt etme yöntemi.
Mutabık : Birbirine uyan aralarında anlaşmazlık olmayan.
Despot : Her istediğini ve dilediğini yaptırmak isteyen kimse.
Ehilleştirmek :
Fraksiyon : Bir siyasi partinin politikasını parlamentoda yerel yönetimlerde çeşitli kuruluşlarda yürütmek için teşkilatlanmış grup.
Plebisiter : Halk oylaması.
O'NEAL isimli üye çevrimiçidir (Online)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türk Ceza Kanunu O'NEAL Çöp Forum 4 31-05-2008 19:42
Burjuva Kamu Modeli(Mugla uni. bitirme calışması) O'NEAL Hukuk 0 14-10-2007 13:56
Bütçe Çeşitleri O'NEAL Ekonomi - Turizm 0 14-10-2007 12:27
Türk Ceza Kanunu... -BAŞŞAD- Hukuk 2 14-05-2007 14:39
Acİl Yardim...rep Ne Kadar İstİyorsaniz!!! satanrium Çöp Forum 13 07-04-2007 16:04


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:40 .


Powered by vBulletin 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

TRplatform.Org
Yazılı Avatarlar UslanmaM bilgi MaxiCep MeleklerMekanı izafet Web Hattı bebek tedavin ilginç Resimler SMF İndir Aşk Resimleri Rüya Tabirleri Güzel Sözler