![]() |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
Seni özlediğimde özümü sevda kıblesine dönerim. Bir pınarın beyaz akışına yaslarım. Kırılmış güllerin dalında ararım. Yaralı bir güvercinin işgal edilen Kudüs’ten getirdiği son çırpıda irkilirim. Aşlar susar
taşlardan ağır bir yenilgi kemirir özümü. Beklerim bir gün bomba eylemi olmayan Bağdat bülbülünden senli bir türkü. Gurbet yazarım kurulmuş öçlerin kan gölü kıyısında azınlık havarilere… Kandan oyulan bir bağırda ularım. Acının tavanına seni yazar beklerim. Sensiz uzaklara uzağım yaralıyım gitme yerinden…Umutlarımın unutkanlığında utanır beklerim çıplak özlemlerinle gelmeni… Ben gelemem bir yanım uranyum kaplı Babil bir yanım katı petrolün dölü çıkarkent. Ey yar! Sen beklemeyi bekle… Ekle beni beklenenlere PıtırcıkSon tebessümlerin bitmeden haber geldi Batı Şeria ‘da… Dudaklarına kadar yarılı seninle çıktığımız gün kadar yeni doğmuş bebişin ölümünü. En son ne zaman öptüm bilmiyorum. Bilsem de minnacık dudakları yaralı Ahat ‘ı düşünürken öpemem. Kurumasın dudaklarının benli suları. Söz öpeceğim belki toprağımı öpmeden önce belki senden ya da benden önce öperim.Sen beni öpülmeye ekle ve bekle nazlıcan…Güneş ışımasını toplar kaçarken sen kim bilir mutfaktasın ve en sevdiğim musakkayı yapıyorsundur. Somali’de açlığından ölenler varken gelemem ki… Ben biraz sensizlikle besleneceğim .Sen doya doya ye benim yerime. Benimden de ye.Sandalyeme de birazcık umut biraz bekleme otursun.Beklemeyi bekle sevgilim. Bir gün tok olarak dönecek dünya… Ya da gülen bir fotoğrafım varsa bul onu koy sandalyeme.Sen besle ayrılık kargalarını oysun bahtını…Bense Irak ‘ta Kabil’de Guantalama’da dahası her yerde çekilmiş işkence fotoğrafları sergisini geziyorum.Hiçbiri senle sarmaş dolaş olduğumuz Boğazdaki fotoğrafımıza benzemiyor.Bu kimin aşkı bu kimin acısı bu kimin ayrılığı…Bu ben hani sen…Ayrıyız ruhum fırtınada özlemlerim magmada acılarım İstanbul’da gitmelerin kuytu kuyularda… Bense bende değilim biraz sonra gelmeyeceğim biliyorsundur. Giderayağım Fırat’ yım hep acılara aktım. kanamalı Basra’yım yorgunum bir Kızıldeniz.Yalnız bir Nil’im akarım uzunçalara…Karunlar aşk satar ben senden giderken. Ki Leyla’da bana yakınmış gelemem belki Leyla’ya giderim. Ey yar! Sen beklemeyi bekle… Ekle beni gelgitlere…Ay bu gece biraz aşktan beyazsa anla ki gelmeyeceğim.Diğer yüzüm soruncaların kara yanı…Açe’ de delirmiş tusinamiyim. Herkes sahilde çıplak… Kim bu kimler. Biraz sonra ölüm gibi akacağım bekle. Gece başladığında aşk ve ışık zevkine sessizce ağladığında kimse ağlamıyor ben hariç senden giden ben hariç…Sevdimse yüreklice Mecnun’nun babası olduğumdandır. Yoksa çirkin bir Leyla’nın komşusu olamayan sana değil ağlayışım. Erkek ve üstelik de şairim anam duymasın ağladığımı. Bunun için yücedir gönlüm senden başkasını alamayacak kadar mecnuni bir mıknatıs gibi. Yakarışlarımı duydun mu? Hani en son ki intihar bombasında bütün parmakları kopan yavrusuna yakaran herhangi bir anne gibi…Sen hiç öyle yakardın mı?.Baban öldüğünde ağlamıştın en son onu gördüm ha birde bana ağlamaların vardı onları saymıyorum… Ki onlar içsel bir kaçışın geçici gözyaşlarıydı. Sen hiç bütün kardeşleri kurşunu dizilmiş dokuz yaşındaki Ceylan’nın haykırması kadar haykırdın mı? Sen daha iki yaşında tecavüze uğrayan herhangi bir minik kızın haykırması kadar haykırdın mı?Sus. Senin gözyaşların yok demek. Ama gittiğin günkü ağlamanın unutamıyorum biraz benziyordu ağlamaya. Ki ben o ağlamana tam üç yüz şiir yazdım vicdanım kurumadı ama kuruyan bir dünya vardı.Üstelik küresel ısınma küresel kriz varken sen gittin.Keyfin dönencesinde dönüyor hesapların.Ahlar göğe kadar yayıldı.Her yıldızı tembihledim her içsel çıkarını şifreleyecekler meleklere… Yalnızlık mevsimim peşi sıra değil her şeyden ırak kayıpsız ayıpların Sibiryamsı kadarBilemedim `hangi şehir seni bana çağırır Kudüs kadar kutsi mi yüreğin Bağdat kadar harap mı yüreğin Kabil kadar serap mı çölün aşk adası adonis kadar çıplak mı umutların.. Ve Ankara kadar kara mı bahtın..Bilmem ben İstanbul’dayım.İstanbul senin içinde mi? Sen bu kente sığamazsın.Bu kent senin ölümüne defter oldu.Her gün senden bir Azrail gezdirtiyor gitmeler.. Simsiyah üryanlara asılarak iniyor acılarımın dert kenti… Ey yar! Sen beklemeyi bekle… Ekle beni ölümcül öçlerine…Penceremde mahzun bir çiçek kaldı senden. Suyu gözyaşlarından. Sende yoksun kurumadı ama solgun.Yalnız gittiğin taraftaki dal kurudu.Bana geldiğin günkü dal yemyeşil hata iki çiçek açtı.Biri senli her şeye yaprak yaprak.Baş harfini yazdım hepsine.Giderken son bakışına benzer bakışlarla bakıyorum. Ürkek Yusufçuk kondu seni bekledi bekledi gelmeyince orada kalakalmaya kitap oldu beni okudu . Unutmama kavmiyim her hisim kavlı. Sen orda ağlıyor musun? Alışalıgelmiş gelişlerinde yerli Mars’ıma erkeksin ne de olsa’yı yazdın mı? Aklanmış bir güncenin son kelimesine ekledin mi kaçışlarını.Kurban geçti yeni bir kurbanın var mı ki ? Beni kurban ettiğin günden sonra sana ömür boyu kurban yasaklandı.Kendini kesme bendimi eşme esişlerinden özlenmiş akışlar besle.. Ey yar! Sen beklemeyi bekle… Ekle beni benlere benlere…Hayrettin Taylan. |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Gülüşlerinle alkışla beni | BiTMΣLiYSΣ | Hikayeler | 3 | 20-10-2009 17:54 |
| Bekle Beni - Cem Karaca | AreS | Çöp Forum | 1 | 18-07-2009 17:38 |
| Aşkta Yarın Yoktur Sevgili | Mєℓody | Aşk Bölümü | 0 | 04-07-2009 14:45 |
| Bir Sevgili İstiyorum... | ● NΣFΣS ● | Şiirler | 0 | 01-07-2009 02:43 |
| Sende mi Gidiyorsun Sevgili.. | RÜZGΛЯ | Aşk Bölümü | 2 | 26-06-2009 13:03 |