![]() |
|
|||||||
| Güncel Haberler Güncel Konu ve Haberleri Paylaşabileceğiniz Alan! |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
Sabah ve atv’nin satış takvimini bu hafta açıklamaya hazırlanan TMSF
yabancı sınırlamasına dikkat edecek. Yabancıya yüzde 25 sınırına dikkat çeken TMSF Başkanı Ahmet Ertürk "Yabancıların Türkiye’ye geldiklerinde çok kolay adapte oldukları kuralları etrafını dolaşarak aşma alışkanlığına izin vermeyeceğiz" dedi. TASARRUF Mevduatı Sigorta Fonu Başkanı (TMSF) Ahmet Ertürk iktisadi bütünlük yöntemiyle satacağı sabah ve atv için takvimi bu hafta açıklayacaklarını belirtirken mevcut hukuksal düzenlemeleri çok kararlı ve titiz bir şekilde uygulayacaklarını ilan etti. Habertürk kanalında Sabah ve ATV’nin satışına ilişkin soruları yanıtlayan Ahmet Ertürk televizyon yayıncılığındaki yüzde 25’lik yabancı sermaye sınırına dikkat çekerek bu ihalede "kuralların etrafını dolaşarak aşma alışkanlığına" izin vermeyeceklerini vurguladı. ACELEMİZ TAKVİME YANSIYACAK: Bu hafta içinde açıklayacakları satış takviminin çok uzun olmayacağını belirten Ertürk "Medya grubunun yönetiminden bir an önce çekilmek arzusunda olduğumuz için acele ediyoruz. Bu aceleyi de takvime yansıtacağız" dedi. Çok sayıda yerli ve yabancı kuruluşun ilgilendiğini söyleyen Ertürk şartnamede yer alacak iki kritik unsurunu ise şöyle açıkladı: "Bu ihaleye rekabet kuralları açısından tekelleşmeyi önlemek için Rekabet Kurumu’nun bize dikte ettiği giremeyecek kişi ve kuruluşların ismini yazacağız. Doğrudan ve dolaylı. Türkiye’de her zaman dolambaçlı gizlenmiş ilişkilere çok girilmez. İlk defa biz yaptık bunu. Gizlenmiş ilişkileri teşhis etmeye çalıştık. Burada çok net bir şekilde ihaleye katılamayacak birilerini ihaleden önce tespit edersek ihale dışı bırakacağız. İhaleden sonra tespit edersek ihaleyi iptal edeceğiz." YABANCILAR ADAPTE OLUYOR: İhale şartnamesinde yabancı sınırlamasının da söz konusu olduğuna dikkat eçeken Ertürk şöyle konuştu: "Yabancıların da bu sınırlamayı dolaylı yollarla aşmalarına engel olunacak. Yabancıların yerli ortaklarından mali durum belgeleri istenecek. Yüzde 25 sınırı doğrudur yanlıştır ona girmiyorum. Ama bizim burada yaptığımız şey biz Türkiye’de çok alışılmış olan yabancıların da çok garip bir şekilde Türkiye’ye geldiklerinde buna çok kolay adapte oldukları kuralları etrafını dolaşarak aşma alışkanlığına izin vermeyeceğimizi açık şekilde söylüyoruz." Ertürk aynı zamanda katılımcılardan kara para aklama yüz kızartıcı ve hürriyeti bağlayıcı suçlarla ilgili herhangi bir soruşturma geçirip geçirmediklerinin de beyanını isteyeceklerini belirterek "Bir mafya grubu ihaleye girse bu hangimizi mutlu eder" şeklinde konuştu. KENDİMİZE EKSTRA ROL BİÇMEDİK: Tüm satışlarda olduğu gibi bu ihale içinde Rekabet Kurumu’nun görüşünü aldıklarını söyleyen Ertürk "Rekabet Kurumu bize bu konudaki görüşünü bildirdi. Bu görüşün de şartnamede çok açık olarak zikredilmesini not etti. Biz burada kendimize ekstra bir rol biçiyor değiliz. Ama mevcut hukuksal düzenlemeleri çok kararlı titiz bir şekilde uygulayacağımızı ilan ediyoruz" diye konuştu. Yabancıların yüzde 25 sınırından haberdar olduğunu söyleyen Ertürk "Kaldı ki burada etrafı dolanma yolu 100 milyon dolarlık bir alışverişte mümkün. Ama 1 milyar dolarlık bir alışverişte etrafı dolanma yolu çok risklidir" dedi. YERLİ-YABANCI KOMBİNASYONU: "Göztepe ihalesi gibi olmaz ama çok ciddi ilgi bekliyoruz" dediği ihalede nasıl bir alıcı tablosu oluşacağına ilişkin görüşlerini de dile getiren Ertürk kişisel görüşünü "yerli-yabancı ortaklığı" şeklinde açıkladı. Ertürk satış rakamına ilişkin olarak da çok yüksek bir beklenti oluşturmayı doğru bulmadıklarını söylerek beklentisinin "1 milyar artı-eksi yüzde 15-29 gibi bir rakam" olduğunu söyledi. Editöryal bağımsızlığı hiç ihlal etmedik TMSF elindeki medyaların editöryal yönetimiyle ilgili eleştirilerin hatırlatılması üzerine Ahmet Ertürk "Bu operasyonun başlangıcında arkasında siyasetin ’S’sinin olmadığını çok söyledim. Siyaset aslında tanım gereği bu tür radikal çözümlerden çok hoşlanmaz" görüşünü aktardı. TMSF’nin kamu gücü olarak buraya çok açık müdahale ettiğini iddia etmenin biraz haksız olacağını kaydeden Ertürk "Biz hiçbir zaman editöryal bağımsızlığı ihlal ettiğimizi düşünmüyoruz. Hiçbir zaman politik bir manipülasyona gazeteyi alet ettiğimizi düşünmüyoruz. Ama böyle düşünenler olabilir bunlara saygı duyuyorum" değerlendirmesinde bulundu. Merkez Yayın’a sahte belgeyle sözde atama yapmaya kalktılar TMSF’ye yönelik çok sayıda söylenti ve komplo bulunduğunu söyleyen Ahmet Ertürk bir de "sahte TMSF’ciler"in ortaya çıktığını açıkladı. "Bizlere yakınlığını iddia eden TMSF’yle bir şekilde ilgisi olan işi olan insanlardan menfaat temin etmeye yönelen sahtekarlar var" diyen Ertürk "Lütfen TMSF’yle işi olan TMSF’ye borcu olan insanlar TMSF’de birilerini tanıdığını lanse ederek kendilerine gelen insanları kovsunlar. Onlar mutlaka sahtekardır dolandırıcıdır. Bu konudalarda insanlar uyanık olsunlar" diye konuştu. "Sahte TMSF Fon Kurulu kararı"nın da ortaya çıktığını anlatan Ertürk kendi imzasının taklit edilerek halen yönetimi Fon’da bulunan Merkez Yayın Grubu’na sözde atama yapıldığını ancak bunun tespit edildiğini söyledi. Ertürk’ün sözünü ettiği atamanın kahramanı olan Yavuz Yılmaz ise bu olayın nasıl geliştiğini şöyle anlattı: "Başbakanlık’ta çalıştığını bildiğim birileri ’böyle bir niyetin varsa yardımcı oluruz’ dediler ben de ’olur’ dedim. Ancak iş çok uzayıp Merkez Grub’ndan ses çıkmayınca ne olduğunu sordum. Bana atamayla ilgili bir yazı gönderdiler. Araya yine zaman girince olaydan kuşkulandım ve Merkez Yayın Holding Başkanı Mehmet Akif Yaşin’den randevu aldım. Belgenin sahte olduğu ortaya çıktı. Yani bu olayda ben de mağdurum. Ben de bir medya çalışanıyım halen çalışıyorum ortada kariyerim söz konusu böyle bir şey yapar mıyım? Bunu çocuk bile yapmaz ama neden böyle bir oyuna geldim anlayamadım." ’Geri zekálı’ dedim lafımın arkasındayım TMSF ile BDDK ile aralarında "geri zekálı" polemiğine neden olan iptal edilen Adabank ihalesi hakkında da bilgi veren Ahmet Ertürk bu lafının arkasında olduğunu dile getirdi. "Geri zekálı" sözünü BDDK Başkanı ya da BDDK yönetim kurulu üyeleri için değil "Adabank ucuza gitti" diyen ve adını gizleyen BDDK uzmanı için kullandığını vurgulayan Ertürk "Ve o konuda da ısrarlıyım. Gerçekten her kim ki bir bankanın değerini sadece içindeki likit varlıkla ölçüyorsa o evet maalesef biraz zeka problemi yaşıyor demektir" diye konuştu. Güvene dayalı bir sektör olan bankacılığın söylentilere fısıltılara karşı çok kırılgan olduğunu dile getiren Ertürk "bir üst düzey BDDK yetkilisi" şeklinde yapılan açıklamaları da doğru bulmadığını böyle durumlarda BDDK’nın "Öyle bir BDDK yetkilisi yoktur onun sözleri bizi bağlamaz" diye açıklama yapması gerektiğini savundu. |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|