![]() |
|
|||||||
| Geyik Oyunlar Kendinizi Oynamaktan Alamayacağınız Geyik Oyunlarımız |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
İçinizden Ne Geliyorsa Yazabileceğiniz Bir Yer Olsun Burası.. O Anda Bir Şiir
Bir Yazı Bir Haber veya Bir Üye Hakkında Düşünceniz...Aklınızda Ne Varsa Yazın Köşe Yazınız Olsun.Bakalım Kim Ne Düşünüyor(muş). Konu FΣNΣRBAHÇΣ tarafından (05-07-2009 Saat 02:17 ) de değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
![]() |
Usanmak vazgeçmek umursamamak..Bu üç kelime eğer bu sırayla dizilmişse artık bir insan yaşamında sevilmeyi özlemeye başlamıştır o insan. Sadece şefkatli bir ses ve o sesin tek bir hecesi bile yeter yağmurlu bir günü güneşli bir gün yapıvermeye.. Karşımdaki suretin durgunluğu tanıdık.. Usanmaktan vazgeçmişliğe uzanan bir koridorda; ağlamadan söylenmeden gözünü kırpmadan oturuyor..Mutsuz olması için bir sebep yok oysa. Bir işi bir evi ailesi geliri vesairesi vesairesi var.. Hayatın beyaz kalın resim kağıdına benzeyen ilk gününde kurşun kalemle bir çırpıda çizilmiş ilk taslağında ne varsa hepsi tamam yani. İş boyamaya geldiğinde içlerini doldurmak gerektiğinde başlıyor bütün mesele.. "Daha ne istiyorsun?" diyorlar.. Oysa o kelime "daha" ne korkunç ne büyük ne yıkık köprüdür. O kadar yıkıktır ki; döküntüsü tıkamıştır zaten bütün yolları..Şimdi oturduğu yerden kalkmadan yapıyor yapmak zorunda olduklarını. Ve hiç de mutluluk duymuyor mutluluk duyması gerekenlerden.. Her şeyin her ilişkinin her adamın her kadının her günün bir şekilde "aynılaşması" yoruyor aslında. Kırmızı ışıkların uzun yeşillerin kısa olması üzerinde uzlaşılmış her meselenin sonunda rengini kaybetmesi "asansörü ve 24 saat sıcak suyu olan her dairenin" ultra lüks sayılması gibi..Yani son derece sıradan yani sadece olması gerekenin olduğu her durumun; şükran duyulması gereken bir halmiş gibi sunulması.. Ve en çok da "az"a kanaat ettikçe "hiç"in reva görülmesi usandırıyor..Sonra vazgeçiyor anlaşılmayı aranmayı özlenmeyi beklemekten.. Kırılanı örseleneni dağılanı düzeltmekten ve gün üstüne gün koyup biriktirmekten.. Birikmiş öfkeleri bilemekten vazgeçiyor..Artık o koridorda öyle otururken umursamıyor daha önce bugüne sebep olanların tekrara düşmesini..Öyle ya; daha ne istiyor ki? "Asansörü ve sıcak suyu varken" ve herşey ultra lüks diye pazarlanırken?.. Kurşun kalemle eskizi çizilmiş ve sonradan renklendirilmiş bir hayatın ne eksiği olabilir ki? Renkleri uyumsuz ve solgun olsa ne çıkar?.. Sadece "sevilmek" harekete geçirir donmakta olan bir kalbi. Ve hızla çarpan bir kalptir her seferinde dünya üzerindeki onca güzel şeyin sebebi.. Yani.. Sızlayan yerinden sevmeye başlamalı bir insanı. Sevdiği kadar da sevilmektir zaten bir acının yara bandı..İclal AYDIN |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
![]() |
kan gubuna göre kadınlar ve erkekler...
A Grubu Kadını Para harcamasını çok sever. ¤¤¤¤i iç çamaşırlarına düşkündür. Çocukları çok sever ve çocuk sahibi oldukdan sonra eşini ihmal eder. Değişikliği seven biridir. A Grubu Erkeği Düzenli yaşamayı sever. İyi bir dost ve konuşmacıdır. Birlikte olacağı kadını seçerken çok titiz davranır. B Grubu Kadını İstek doludur. ¤¤¤¤e hiç hayır demez. Para konusunda eli ya çok açıktır ya da çimridir B Grubu Erkeği Özgürlüğünün sınırlanmasından nefret eder. Kadınlara saygısı sonsuzdur. Hep neşe dolu bir aileye sahip olmak ister. Yemek konusunda son derece titizdir. AB Grubu Kadını Erkeklerin yüreğini hoplatan elbiseler giymeye bayılır. Para konusunda tutumludur. Yemek pişirmekte mükellef bir sofra hazırlamakta üzerine yoktur. AB Grubu Erkeği Aile içinde mutlaka sözünün dinlenmesini isteklerinin yapılmasını ister. Hoşgörülü ve kararlıdır. En iyi aşıklar bu grupdan çıkar. Eşine ev işlerinde yardım etmekten çekinmez. 0 Grubu Kadını Mutfan masraflarından kısarak kendine hoş elbiseler alır. Çocukları biraz ele avuca geldiğinde hemen çalışma hayatına dönmek toplumdaki yerini almak ister. Yemek yapmakla fazla uğraşmak istemez. Pratik yemekleri tercih eder. 0 Grubu Erkeği Aşık olduğu zaman birlikte olduğu kadını çok kıskanır. Kalabalığı sevmez. Son derece hareketli çalışkan ve hırslıdır. Sevgilisine veya eşine sık sık hediye almayı sever. |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
![]() |
Giden ve dönmeyen bilen ve asla bildiklerinden şaşmayan gözleri yaşlı içi boş gibi görünen ama bir o kadar kalbi dolu bir adamsın sen. Bildiğim ama bilmediğimi iddia ettiğim sayısız sonsuzluk birimlerinden biri olsan da her ne kadar ben seni o bilinmezliğinin içindeki saf benliğinden tanıdım yolların sonuna doğru giderken. Bildiğim ama söylemediğim şeylerin hepsi seni anlatıyordu içimde. Seni bu kadar sevmemin senden gidemememin yine de karşına çıkmaya bu kadar çekinmemin ve sana bu kadar uzak kalmaya çalışmamın sonucunca neler gördüğümü bir sorsan bir anlasan içimdeki bu yangını; ölüm olurum gecenin en vakitsiz vaktinde…Sen içimde karanlıklardan krallık kuran yüreğimin en titrek anlarında içimi dolduran ve içimde çığlar düşüren bir o kadar yaralayan ama bir o kadar da yaralarımı sarmaya çalışan ne yaptığını ne yapmaya çalıştığını asla anlayamayacağım sevgilim bırak beni.Ben yalnızlığıma alışmışım ve sana susamışlığım kadar da içine gömüldüğüm bu şehrin her karışına adını yazmışım. Bırak beni. Ben burada öylece sessiz kalmaya çalışırken sen bir yandan acımasız çığlıklar atmaya çalışan bir yandan seven bir yandan da nefret eden o adam…Sessizliğimi sorguladığın her anımda içimde bir şeylerin hep acıdığı içime düş kırıklarımın battığı yüreğimde o koca vapurların battığı sen. Anlamaya çalıştığın her an benim anlamsızlığımda boğulmaya çalışmanın da anlamını çıkaramıyorum bir türlü. Neden kendini beni anlamak uğruna bu kadar karanlığın içine attığını neden beni anlamak uğruna bu kadar canına kastını neden bu kadar üzüldüğünü ve neden bu kadar yaraladığını anlayamadığım; sen…Kuru çöl geceleri gibi çatlak olan dudaklarımın sana susadığını bildiğin halde bu kadar neden kaçtığını neden bu kadar ısrarla görünmezliğini ve bu kadar acemi sevişlerini hiç anlayamadığım sen bir o yana bir bu yana savrulurken ellerimi tutmaya çalışan bir yandan da tuttuğunu zannettiğim anda ellerimi bir boşluğa bırakan; neden? Köpeklerin ısırmaları acıtmıyo ve sevdiğim her şey sıcaklığıyla yakıyor. Bir yandan da sen üşütüyorsun içimi; yalnızlığım kadar gizemli olan adam…Nedenini ve anlamsızlığını çözemediğim o mayışmış bakışlım. Şifreli konuşmalarının ve şifresiz susuşlarının gözlerimin içine bu kadar buğulu ve bir o yandan hiçbir anahtarın açmadığı o soğuk bakışların. Ki ne zaman anlamaya çalışsam beni daha da içe çeken daha da onulmaz halde yaralayan ve neden bu kadar acı ile doldurduğunu anlamadığım kalbimi bu kadar çok karartan ki; fal karanlığında sen; neden susuyorsun?Sustuklarının ve bildiklerinin arkasına sığındığını gördüğümde gözlerime inanamadığım gözlerimi aydınlık bakışların yüzünden açamadığım sözcüklerimi hiçbir tümceye bağlayamadığım sen.Uzun tümcelerimin ardından düzeltmelere çalıştığım fakat cümlelerin içinden atamadığım o kelime; sen… Ne anlatmaya çalıştığımı ve neyi özlediğimi bilmediğim halde özlediğim seni ne kadar özlemem gerektiğini bilmediğim hiçbir ışığın aydınlatmayacağı o karanlık kalbim hepsi şimdi birer muamma kalacak.Hiçbir anahtar bu sırrı açamayacak dudaklarım kilitli gözlerim rüzgara küs kalacak… Sormadığım ve sormaya cesaret edemediğim o birkaç kelimeden biriydi seni yaralayan ve gidişinin sebebi olan bu tümce. Karanlık sulardan geçecek ve bir daha asla geri dönmeyecek bu hisler.Günün birinde sana ithaf edilmiş olan bu yazıyı okuduğunda kime yazıldığı kimi anlattığı kimden hesap sorduğu anlaşılmayacak olan bu yazıyı belki bir başkasına yazıldığını zannederek ki büyük zahmet ederek okuyacaksın. O zaman gözlerin mi buğulanır yoksa senin de kalbine benim gibi düş kırıklarımı batışır yoksa gözlerin kapanıp yaşlar mı boşalır bilemiyorum.Ama ben hala... Neyse...Alıntı |
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
![]() |
"Bazen bir kulagimizdan girip digerinden çikan uçucu sesler
neleri getirip neleri götürdügü farkinda bile olunamayan... Bazen de o kadar siddetle sarsan ki benligimizi yüklendigi anlamdan ötesini bize dahi tasitmayan... En vefalı en zor bulunan en yanibasimizda en acitan en sevdigimiz ve hep özlenen hep aranilan. " Dost " Bazen gün agardiginda gökyüzündeki günesi alip dudaklariniza dokundurtan bazende karanliklar basincaya kadar söylenemeyen esirgenen ya da unutulan. " Günaydın " Bazen yanibasindayken hep seninle olacakmis kadar asinalasip umarsizlastigin bazen de kiymetini önemini sevgisini ve sevkatini artik aglayarak özlemiyle paylastigin. " Anne " Bazen hiddetinden korktugun gücünü devlestirdigin her türlü sorumlulugu yükleyipte elinle ittigin bazende arkadas olup gezdigin örnek aldigin yüregindeki sinirlari sonsuza kadar açtigin taptigin. " Baba " Bazen "eninde sonunda sen benim olacaksin bende senin" diyecegin kadar keskin ve kesin Bazen de aradigin sonsuzluga kavusturacak kadar hem uzak hem de yakin ama senin. " Ölüm " Bazen çok bilinm eyenli bir denklem içinde sürüklenip kaybolup gittigin bazende basitligi karsisinda afallayip alaya alip küçümsedigin "es" geçtigin. " Hayat " Bazen torpil de yapsan nafile süresi basindan kisaltlmis bir imtihan bazen de bir bedende dokuz kez formatlanmis bir yasam. " Ömür " Bazen saçlarina ak düsene kadar arayip da bulamadigin en güzel hayal en büyük armagan en büyük düs bazen de bolca bulup insafsizca harcadigin laçkalasmis anlami kaybolmus bir yokolus bir düsüs. " Aşk " Karnin her zaman tokken sirtin pekken gönlün hosken dahi en büyük açligin fazla bulunca degerini ilemeyip simardigin gidim gidim öldürüp de yokettigin saçtigin. " Sevgi " Bazen bir kerecik isitebilmek için hem kaçtigin hem kovaladigin bazen de olur olmaz yerde söyleyip abartarak batirdigin battigin. " Saygı " Bazen degil her zaman bütün kisiliklerin boy aynasi... Yansidigin...yansittigin... " Evet " Bazen acimasizca dudaklarindan çikmasina izin verdigin insafsizligin bazen de söyleyip hem ezdirdigin hem de altta kaldigin! " Hayır " Bazen tadabilmek için tadini beyazlara siyahlara çiçeklere ve umutlara dolandigin dolandirdigin bazende kurtarabilmek için özgürlügü tek parça kalabilmek adina savastigin. " Evlilik " Bazen gün içersinde cömertçe sunabilecek kadar gönüllere ilik bir meltem tatli bir su olup aktigin bazen de bir kerecik duyabilmek ve söyleyebilmek için seni kavuran yalnizliga hüzünlerle daldigin. " Merhaba " Bazen seni sevdigin herseyden ayiracak korkusu ile duymamak için kulaklarini eze eze tikadigin bazen de sabah´lari karsilamak için gece´lere söyleyip yildizlarla allayip pulladigin. " Allahaısmarladık " Bazen de bir kelimeyi baska bir kelime ile onlari da baska baska kelimelerle tanistirip dünyanin en düsünülür yapisini olusturdugun anlamlar dinamigin. " Cümle " Cümle ? Sahi cümle dedim de aklima geldi; Sadece 3 kelimeyi seferber ederek sonrada onlari yanyana dizerek yüregimin sesini de anlamina katarak olusturdugum en favori cümlemi açikliyorum " Seni çok seviyorum..." Geç kalmadan iste! Hiç bir sey zamaninda "geç" degildir çünkü..." |
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
![]() |
İki yüreğin bir ömre sığabilieceği tüm duyguları
Kısacık hayatta soluk soluğa yaşamalıydık Gururlarımızın gemilerini yakıp köprüleri tahrip etmeliydikAyrı olduğumuz her dakika eksildiğimizi hissetmeliydik Hepsini al! Paramparça bir hayat istemiyorum!! Beni bırak! Bana bırak! Ve öylece defol! Git kalanımdan! Ben hafif bir rüzgar bulup devrilecem bir köşeye Ruhumu şarkılar Fikrimi nefret Dilimi küfür beslemeyecek Bir yokluk istiyorum! Aşk hacize yelten Ben gidiyorum. Bazen gitmek gerekir Bazen tüm soruları cevapsız bırakıp kaçıp gitmek gerekir Giderken geride kalanları düsünmemek sessiz sedasız gitmek gerekir En önemlisi güçlü olmak gerekir Yüreğimiz kanasada Bazen Gitmek Gerekir! |
|
|
|
|
|
#10 (permalink) |
![]() |
Bir kız ve bir delikanlı bir motosikletin üzerinde 180Km hızla
gidiyorlar ve aralarında şöyle bir konuşma geçiyor; Kız : Lütfen yavaşla ben korkuyorumDelikanlı : Hayır bak ne kadar eğlenceliKız : Lütfen lütfen çok korkuyorumDelikanlı : Peki beni sevdiğini söyleKız : SENİ ÇOK SEVİYORUM lütfen yavaşlaDelikanlı : Şimdi de bana sıkıca sarıl Kız delikanlıya sıkıca sarılır Delikanlı : Şapkamı alıp kendine takar mısın? Başımı cok sıktııErtesi gün gazetelerde şöyle bir haber çıktı: Motorsiklet Kazası; Motorsiklet fren arızası nedeniyle bir binaya çarptı.Üzerindeki 2 kişiden sadece biri kurtuldu.Gerçek ise şöyleydi; Yolun yarısında delikanlı frenlerin bozulduğunu anlamış ama bunu kızabelli etmek istememişti.Bunun yerine kızdan kendisini sevdiğini söylemesini ıstemış kendısıne son defa sarılmasını istemişti. Sonra da kendi ölümüpahasına kızın başlığı takmasını ve hayatta kalmasını sağlamıştı İşte gerçek AŞKIN anlamı da buydu!!! |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Tarkan - Asla Vazgeçemem | FΣNΣRBAHÇΣ | Yerli Şarkı Sözleri | 0 | 18-01-2010 14:55 |
| Gerçek Sevda Asla Bitmez | FΣNΣRBAHÇΣ | Süper Cafe | 0 | 11-01-2010 17:26 |
| Sensiz Asla OLmaz | KaraLeke | Şiirler | 0 | 11-01-2010 10:14 |
| WWE Smackdown Bölüm Kuralları - Kesinlikle Okumadan Konu Açmayınız. | x[αчαz]x | WWE Smackdown | 0 | 09-01-2010 21:51 |
| Kahve Falı Bölüm Kuralları - Okumadan Konu Açmayınız. | x[αчαz]x | Kahve Falı | 0 | 21-12-2009 23:53 |