![]() |
|
|||||||
| Garip ve Esrarengiz Olaylar Çevrenizdeki ,Duydugunuz veya Başınızdan geçen tüm Garip ve Esrarengiz olayları paylaşabileceğiniz bir alan. |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
T.C. BASBAKANLIK Milli Istihbarat Teskilati Müstesarligi Konu: Inceleme BASBAKANLIGA 1. Sayin Basbakanimizin devlet içinde yasadisi özel örgütlenmeye gidilmesi ve bunlar araciligi ile yasadisi eylemler yaptirilmasi konusundaki ilgi (a) emirlerinin alinmasini müteakip gerekli arastirmalara baslanilmistir. 2. Takdir buyurulacagi gibi MIT Müstesarligi’nin vuku bulmus kamuoyuna mal olmus ve yargi organlarina intikal etmis olay ve iddialari diger yetkili görevli ve sorumlu kuruluslari bir kenara iterek arastirma ve sorusturma yetkisi bulunmamaktadir. Esasen açiga çikmis bu tür olay ve iddialarin kovusturulmasi güvenlik kuvvetlerimizin (emniyet ve jandarma) ve ilgili yargi organinin görev alaninda bulunmaktadir. Dogal olarak arastirmaya müstenit bilgi belge ve ipuçlarinin da anilan kuruluslarda bulunmasi esasen yasal bir zorunluluktur. 3. Bu itibarla olay olaya bagli olarak ortaya atilan iddialar ve bunlara adlari karisanlarin durumlari; ilgi emir ekinde intikal ettirilen dosya münderecati ile kayitlarimizda yer alan bilgiler çerçevesinde incelenmistir. Iddialara konu olan sahislar hakkinda önceden kayitlarimiza intikal etmis bilgiler ise müstesarligimiz görev alanina giren çalismalar sirasinda bu çalismalarimizla ilgili faaliyetler ölçüsündeki hususlari kapsamaktadir. Yukarida arzedilen esaslar çerçevesinde yapilan inceleme sonuçlari bir dosya halinde ekte sunulmustur. Arzederim. Sönmez Köksal Müstesar Ekler: Ek 1: Dosya (1 adet) 1. GIRIS 03 Kasim 1996 günü saat 19.25 sularinda Balikesir Bursa karayolu Susurluk ilçesi =C7atalceviz mevkiinde meydana gelen trafik kazasi Türkiye genelinde büyük bir tartisma ortami yaratmistir. Kaza sirasinda otomobilde bulunanlarin kimlikleri meslekleri ve konumlari medyanin konuyu sahiplenmesi tartismalari giderek tirmandirmis basinin isimlendirmesiyle tartismalar ``devlet mafya siyaset’’ üçgeni etrafinda yogunlasmistir. Tepki ve tartismalar siyasi zeminde de etkili bir sekilde islenmis devletin var oldugu öne sürülen bazi tasarruflarindan hareketle devlet ve devletin bazi kurumlarini irdeleyen nitelik kazanmistir. Olay giderek kendi boyutlarini asmis siyasi sosyal güvenlik ve psikolojik açidan Türkiye gündemindeki en agirlikli konu haline gelmistir. 2. Olayin cereyani DYP Sanliurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak Istanbul Kemalettin Eröge Polis Okulu Müdürü Hüseyin Kocadag ``Mehmet Özbay’’ sahte kimlikli Abdullah =C7atli ile 1970 dogumlu Gonca Us 01 Kasim 1996 günü aksam saatlerinde Kusadasi Onura Otel’e gelmislerdir. Bucak’a ait 06 AC 600 plakali Mercedes marka otomobille Hüseyin Kocadag yönetiminde Istanbul’a gitmek üzere yola çikan grup 3 Kasim 1996 günü saat 19.25 sularinda Susurluk ilçesi =C7atalceviz mevkiinde benzin istasyonundan yola çikan Hasan Gökçe yönetimindeki 20 RC 721 plakali kamyona çarparak trafik kazasi yapmistir. Kaza sonucu 06 AC 600 plakali otoyu kullanan Hüseyin Kocadag Mehmet Özbay sahte kimlikli Abdullah =C7atli ile Gonca Us hayatini kaybetmisler milletvekili Sedat Bucak ise yarali olarak kurtulmustur. Kazada kamyon soförü Hasan Gökçe asli kusurlu görülmüs ve sorgusunu takiben 04.11.1996 günü tutuklanmistir. 2.2. Kaza sonrasi Bucak’a ait otoda bulunan silah ve dokümanlar. 2.2.1 Çatli’nin üzerinde bulunanlar: Yapi Kredi Bankasi karti Yapi Kredi Bankasi Visa karti Fatura bilgi kardi Barclays Visa karti Istanbul Ticaret Odasi Üye Kimlik Karti 44.500.000 TL. 29 adet 100 ABD Dolari 305 DM. Mehmet Özbay adina düzenlenmis sürücü belgesi. Mehmet Özbay adina Emniyet Genel Müdürlügü’nce düzenlenmis Mehmet Agar imzali Emniyet Genel Müdürlügü uzmani belgesi. 2.2.2 06 AC 600 plakali otoda bulunanlar: 930647 seri nolu 9 mm. çapinda Saddam marka tabanca ile bu tabancaya ait sarjör 9 adet mermi. U544265 seri nolu 9 mm. çapinda Baretta marka tabanca ve bu tabancaya ait 2 adet sarjör ile 10 adet mermi. L534618 seri nolu 9 mm. çapinda Baretta marka ve bu tabancaya ait bir adet sarjör ile 45 adet mermi. B178902 seri nolu 9 mm. çapinda Baretta marka ve bu tabancaya ait bir adet sarjör ile 10 adet mermi. A925710 seri nolu 22 Calibre Baretta marka tabanca ve bu tabancaya ait 2 adet sarjör ile 12 adet mermi. 22 Calibre tabancaya ait susturucu. 21995 seri nolu 9 mm. çapinda MP 5 makinali tabanca ve 2 adet sarjör. C42952 seri nolu 9 mm. çapinda MP 5 makinali tabanca iki adet sarjör ve 82 adet mermi. 13 adet 7.62 mm. çapinda BKC (Biksi) mermi. 100 adet 5.56 mm. çapinda mermi. 8 adet 22 Calibre mermi. Çesitli markalarda 3 adet cep telefonu. Bir adet isildak. 2 adet sifreli kilitli çanta içerisinden; 19 kalem temizlik esyasi 2 adet International Hospital üye karti cep bilgisayari ve degisik kredi kartlari. 06 AC 600 plakali araç adina düzenlenmis Sedat Edip Bucak adina onayli 0514 seri nolu TBMM araç giris karti ve 46 kalem muhtelif esya ve belge. 06 EMR 15 plakali araç adina düzenlenmis Uluç Gürkan adina onayli 1070 seri nolu TBMM giris karti. 34 NUL 63 sayili iki adet sac plaka ele geçirilmistir. Öte yandan Sedat Bucak kaza sonrasi basina yaptigi açiklamalarda; her an ölüm tehdidi altinda oldugunu bu yüzden devamli silah tasidigini arabadaki silahlarin kendisine ait oldugu bunlari PKK ile yaptigi mücadelede kullandigi ancak arabada bulunan susturucularla bir ilgisinin olmadigi bahse konu susturucularin kaza sonrasi arabaya konuldugu bunun kendisine karsi hazirlanan bir komplo oldugu hususlarina deginmistir. Öte yandan Sedat Bucak DGM Savcisi’na Meclis lojmanlarindaki evinde verdigi ifadede; kaza sonrasi arabada bulunan silah ve susturucular hakkinda hiçbir bilgisinin bulunmadigini ifade etmistir. 3 OLAYA ADI KARISANLAR Kazada yer alanlar: Kaza yapan 06 AC 600 plakali Mercedes marka oto içerisinde bulunanlardan milletvekili Sedat Edip Bucak emniyet mensubu Hüseyin Kocadag ve Abdullah Çatli’ya iliskin olarak kayitlarimizda yer alan dosya bilgileri EK 1’de sunulmustur. Üner ve Gül kizi 1969 Izmir dogumlu Gonca Us hakkinda kayitlarimizda herhangi bir bilgi bulunmamaktadir. Ayrica olay sonrasinda sürdürülen arastirmalar kapsaminda Abdullah Çatli için 3 Agustos 1994 tarihinde Mehmet Özbay adina düzenlenmis sahte talep formu tanzim edilerek Maliye Bakanligi’na bagli birinci derece kadrodan Maliye müfettisi gösterilmek suretiyle hususi damgali pasaport talebilnde bulundugu ve Içisleri Bakanligi’nca adina TR A 245202 seri numarali hususi pasaport düzenlendigi anlasilmistir. Tartismalarla Gündeme Gelen Sahislar Ileri sürülen iddialarda ismi geçen ``59’’ sahistan ``17’’si halen hayatta bulunmamaktadir. 9’u yalnizca isimleri ile taninan 59 kisiden; 4’ü politikaci 4’ü isadami 14’ü mafya ile baglantili olduklari ileri sürülen eski ülkücü 5’i TSK mensubu 13’ü emniyet mensubu 1’i din adami 1’i MIT mensubu 1’i MIT’le baglantili oldugu iddia edilen sahis 2’si Iran orijinli sahis 8’i mafya baglantili ve eroin kaçakçisi olduklari iddia edilen sahis 1’i soför 1’i PKK itirafçisi 1’i Suriye orijinli bayan 2’si Kürt orijinli avukat 1’i genelev isletmecisi konusunda bulunmaktadir. |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
![]() |
4. SAHISLAR ARASI ILISKILER Yapilan arastirma sonucunda kazaya karisan sahislara iliskin olarak resmi görevli sahislarin görevlerinden kaynaklanan dogal irtibatlari disinda bugüne kadar birbirleriyle olay ve sonrasindaki iddialar dogrultusunda iltisaklari bulundugu yolunda herhangi bir bilginin kurumumuza intikal etmedigi görülmüstür. Buna karsin basinda yer alan bilgilerle mütalaa edildiginde iddialarda isimleri geçen sahislar arasinda Tansu Çiller Özer Çiller Mehmet Agar Haluk Kirci Sedat Bucak Ibrahim Sahin Korkut Eken Hüseyin Baybasin ile halen ölü bulunan Abdullah Çatli Ahmet Cem Ersever ile Tarik Ümit önem arzetmektedir. Bahse konu sahislar arasinda var oldugu iddia edilen iliskiler ve bu sahislarin gerçeklestirdigi eylemler genel olarak sematize edilerek EK 4’de sunulmustur. Ayrica olaya adi karisan sahislara iliskin basinda çikan iddialar ve bu sahislarin iliskileri ayri ayri sematize edilmek suretiyle EK 5’te sunulmustur. 5. IDDIALAR (Iddialar basinda veya id dianin yer aldigi kaynakta bulundugu sekliyle aktarilmistir.) Iddialarin ayrintilari EK 6’da sunulmaktadir. Asagidaki maddelerde iddialar baslik olarak siralanmaktadir. Aydinlik Dergisi’nin 22 Eylül 1996 tarih ve 483 sayili 17 Kasim 1996 tarih ve 491 sayili 24 Kasim 1996 tarih ve 492 sayili nüshalarinda yer alan iddialar; ``Çiller Örgütü’’ iddialari ``DYP Genel Baskani Tan su Çiller bazi MIT ve emniyet mensuplari ile ülkücülerin içerisinde yer aldigi `Özel Suç Örgütü’ kurmustur. Anilan örgüt mensuplarinca kendi aralarinda `özel büro’ olarak adlandirilan Çiller Özel Örgütü CIA ve MOSSAD ile baglantilidir.’’ Örgütün Yapisi ve Kadrolarina Iliskin Iddialar: ``700 kisiden olusan Özel Büro içerisinde; DYP Genel Baskani Tansu Çiller Özer Çiller Mehmet Agar MIT Müstesar Yardimcisi ve Kontr Terör Daire Baskani Mehmet Eymür Emniyet Genel Müdürlügü Müsaviri Emekli Albay Korkut Eken Özel Harekat Daire Baskani Ibrahim Sahin ülkücü mafya seflerinden Alaattin Çakici Abdullan Çatli’’ bulunmaktadir. Iddia edilen Özel Büro’nun yapisi ve kadrolarina iliskin sema EK 7’de sunulmustur. Örgütün mafya ile baglantisina ve tetikçi kadrolarina iliskin iddialar: Örgütün A. Çatli liderligindeki ülkücü grup ile iliskileri Örgütün 6. Filo isimli ülkücü grupla iliskileri. Örgütün Söylemez çetesi ile olan iliskileri. Örgütün eylemlerine iliskin iddialar: Haydar Aliyev’i devirme operasyonu. Çeçenistan’a müdahale ve Avrasya feribotunun kaçirilmasi. M. Agar’in uyusturucu kaçakçisi Hüseyin Baybasin ile baglantisi. Özer Çiller’in nükleer madde kaçakçiligi yapmasi. Manukyan’a suikast girisimi. Jandarma Genel Komutani Orgeneral Esref Bitlis’in öldürülmesi. Cem Ersever ve arkadaslarinin öldürülmesi. Askar Smitko ve Lazim Esmaeli’nin öldürülmesi. Behçet Cantürk ve arkadaslarinin öldürülmesi. Tarik Ümit’in öldürülmesi. Avukat Yusuf Ekinci Savas Buldan Haci Karay Adnan Yildirim ve Medet Serhat’in öldürülmeleri. Tevfik Agansoy’un öldürülmesi. Haluk Kirci Fethullah Gülen iliskisine dair iddialar 1994 yilindan itibaren Ankara’daki gazinolardan kumarhanelerden barlardan haraç toplamaya baslamistir. Devletten adamlari için milyarlarca liralik yardim alan Bucak Asireti’nin adam sayisini abarttigi ileri sürülüyor. Askerlik yapmak istemeyen kaçakçilarin para karsiligi Bucak Asireti’nden korucu kimlikleri aldiklari ve askerliklerini asiretin belirledigi bir yerde ``geçici köy korucusu’’ olarak tamamladiklari söyleniyor. Sedat Bucak hastaneden çikartildiktan sonra getirildigi TBMM lojmanlarindaki evinden 12 saatligine ayriliyor. Sedat Bucak’in Mehmet Agar ve bir emekli generalle basina yapacagi açiklamayi görüstügü ve mezkur açiklamanin kendisine Agar ve emekli general tarafindan dikte ettirildigi söyleniyor. Bucak’in katildigi HBB’deki TV programini anilan kanalda yöneticilik yapan eski MIT mensuplarindan Bülent Öztürkmen dostu Korkut Eken’in ricasiyla ayarladi. Diger iddialar Susurluk kazasi ve sonrasi basinda yer alan iddialara iliskin ayritili bilgiler Ek 8’de sunulmustur. Bunlar içerisinde asagida yer alan bilgiler önem arzetmektedir: Abdullah Çatli ile ilgili Susurluk kazasi sonrasi baslayan sorusturma sürerken Çatli’nin Ingiltere’deki iliskileri dikkati çekmektedir. Ingiliz hükümetinin ülkelerine yönelik uyusturucu trafiginin önünü kesmek amaciyla Çatli gibi yabancilari kullandigi biliniyor. Hüseyin Kocadag Abdullah Çatli ve Sedat Bucak Susurluk’taki kazadan önce Yalova’ya kumarhane açmak amaciyla arsa aramaya gitmislerdir. Mehmet Agar’in istifasindan sonra ``Çiller Özel Örgütü’’ üyelerine dagitilan sahte kimlikler ruhsatlar pasaportlar geri toplanmis ve üyelerin ortalikta görülmemesi emri verilmistir. Öte yandan Hüseyin Kocadag’in eski Istanbul Asayis Sube Müdürü Sedat Demir ile Sedat Bucak’i baristirmak için arabada bulundugu ve Bursa’ya gittikleri de iddialar arasindadir. Iddialardan dogrulananlar: Aydinlik dergisinin 2 Eylül 1996 tarihinde (483 sayili) 17 Kasim 1996 (491 sayili) ve 24 Kasim 1996 (492 sayili) tarihli nüshalarinda Dogu Perinçek tarafindan ortaya çesitli iddialar atilmistir. Söz konusu iddialardan 22 Eylül 1996 tarihinde Aydinlik gazetesinde yayimlanan ve ``MIT Raporu’’ oldugu iddia edilen metin içerisinde yer alan bazi hususlarin kaza sonrasinda çesitli basin yayin kuruluslarinin arastirmalari sonucundaki gelismelerle dogrulandigi gözlenmistir. Çatli’nin sahte kimlik kullandigi iddiasi: Çatli’nin Mehmet Özbay sahte kimligi tasidigi Mehmet Özbay ve Mehmet Özbey adina Londra ve Sikago baskonsolosluklarindan 1980 1996 yillarinda 3 pasaport aldigi 1992 yilinda Sahin Ekli adina düzenlenmis sahte pasaportla yurtdisina çikmaya çalistigi konsolosluklar ve emniyette bulunan belgelerle kanitlandigi basinda yer almaktadir. (4 Aralik 1996 tarihli Sabah gazetesinde Içisleri Bakanligi müfettislerinin hazirladigi rapora atfen yayimlanmistir. Söz konusu gazete kupürü Ek 9’da sunulmustur.) Çatli’nin eroin kaçakçiligi yaptigi iddiasi: Çatli Fransa ve Isviçre’de eroin kaçakçiligi suçundan mahkum olmustur ve hapis cezasina çarptirilmistir. Söz konusu bilgileri Abdullah Çatli’nin Ek 3’te bulunan dosya bilgileri ve esi Meral Çatli’nin basinda yer alan ifadeleri teyit etmektedir. (Ek 10) Çatli’nin Ali Yasak ve Bucak asireti mensuplari ili iliskili oldugu iddiasi: Çatli’nin Ali Yasak ve Bucak asireti mensuplari ile iliskili oldugu sahislarin beyanlari ile dogrulanmistir. Çatli’nin emniyet mensuplari ile iliskisi oldugu iddiasi: Agar’in kazadan sonra ``Hüseyin Kocadag’in Çatli’yi güvenlik kuvvetlerine teslim etmeye gittigini bu nedenle ayni arabada buludugunu’’ açiklamasina karsin Sedat Bucak’in ``Kocadag’in Çatli’yi Mehmet Özbay adi ile tanidigini’’ belirtmesi Agar’in konuyla ilgili beyanlari ile çelismistir. Ancak mevcut birliktelik dahi Çatli’nin Emniyet’le iliskisi oldugunu açikça ortaya koymaktadir. Mehmet Agar’in Haluk Kirci ile iltisakinin bulundugu iddiasi: Agar Haluk Kici’yi tanimadigini ifade etmis bilahare Hürriyet gazetesinde nikah sahidi olduguna dair fotograflarinin yayimlanmasi üzerine olayi ``vali vatandas’’ iliskisi çerçevesinde açiklamaya çalismistir. Çatli’nin 12 Eylül 1980 öncesi Agca ile iliskisi oldugu iddiasi: Çatli’nin Agca ile iliskisi 1978 yilindan beri bilinmektedir. Söz konusu iddia Agca’nin 24 Kasim 1996 tarihinde gazete ve TV’lerde çikan açiklamalariyla da teyid görmüstür. Çatli’nin kokain kullandigi iddiasi: Susurluk’ta meydana gelen kaza sonrasinda çesiti yayin organlarinda Çatli’nin üzerinde kokain bulundugu seklinde bir iddia yer almis ve Ankara’da jandarma laboratuvarindaki tespitler sonucunda Çatli’nin kokain kullandigi dogrulanmistir. Arastirilmasinda fayda görülenler: Bahse konu iddialardan önemli görülen ve arastirilmasi gerektigi degerlendirilenler asagida sunulmustur: Çiller Özel Örgütü adi altin da faaliyetlerini sürdürdügü iddia edilen bir yapilanmanin mevcudiyetinin tespiti bu suçlama ile baglantili tüm iddialarin dogru olup olmadiklarina vuzuh kazandirilmasi suretiyle mümkün olabilecektir. 1980’li yillarin baslarinda devletle baglantili gösterilmeye çalisilarak gündeme getirilen ASALA’ya yönelik eylemin inceleme konusu olan iddialarla ilgisi ve konu hakkinda teskilatimizin herhangi bir bilgisi bulunmamaktadir. Çatli’nin Isviçre’de tutuklu bulundugu cezaevinden CIA Türkiye Istasyon Sefi tarafindan kaçirilmasi iddiasinin Içisleri ve Disisleri bakanliklarinin Isviçre’deki ilgili kuruluslarla yapacaklari koordine sonucunda açikliga kavusturulabilecegine inanilmaktadir. Mart 1995 tarihinde Azerbaycan Cumhurbaskani Haydar Aliyev’e yönelik darbeyi Tansu Çiller’in onayi ile dönemin Türk cumhuriyetlerinden sorumlu Devlet Bakani Ayvaz Gökdemir Emniyet Genel Müdürü Agar Ibrahim Sahin ve Korkut Eken planlamis ancak MIT’in olayi Süleyman Demirel’e bildirmesi ve Cumhurbaskani’nin da Aliyev’i haberdar etmesi ile darbe girisimi basarisizliga ugramistir. MIT Müstesarligi yürütmekte oldugu istihbarat çalismalari sirasinda Haydar Aliyev’e suikast girisimi hazirligi yapildigini belirlemis ve durum yetkili makamlar araciligi ile Haydar Aliyev’e intikal ettirilerek suikast önlenmistir. MIT Müstesarligi kendisine düsen yasal görevi yerine getirmis olup bunun disinda öne sürülen iddialarin MIT Müstesarligi ile ilgisi bulunmamaktadir. Fethullah Hoca’nin Çiller’in kara para aklama isinde gizli ortagi oldugu Fethullah Hocacilarin CIA’nin bölgemizdeki en önemli sivil toplum kurulusu oldugu iddialari Maliye Bakanligi müfettislerinin Fethullah Gülen’in mali kayitlarini incelemesi ile Içisleri ve Disisleri bakanliklarinin ilgili kuruluslarla yapacaklari koordine sonucunda çözülebilecegi degerlendirilmektedir. Avusturya’da tutuklu bulunan H. Baybasin ile M. Agar arasinda uyusturucu ticareti baglantisinin olup olmadiginin açikliga kavusturulabilmesi için Baybasin’in daha önce tutuklu bulundugu Ingiltere Hollanda ve halen cezaevinde yatmakta oldugu Avusturya’daki faaliyetleri; Içisleri Bakanligi Emniyet Genel Müdürlügü tarafindan ilgili ülkelerin güvenlik kuruluslari ile koordine kurulmasi gerekmektedir. Ayrica H. Baybasin’in M. Agar ile olan iliskisini bildigini iddia ettigi avukati Ilhan Ongan’in ifadesine basvurulmasinin yararli olacagi mütalaa edilmektedir. Emniyetteki Agar ekibine bagli olarak çalisan ülkücü mafya liderlerinden Abdullah Çatli ve ekibinin suç örgütü içerisinde çalisip çalismadigi söz konusu ekibin iddialarda yer aldigi gibi M. Agar’in talimatiyla birçok kisiyi öldürüp öldürmedigi iddiasi Emniyet Genel Müdürlügü içinde tesekkül ettirilecek muhakkik yetkisine sahip bir grup tarafindan söz konusu iddialarda adi geçen sahislarin ifadelerine basvurulmasi suretiyle çözüme kavusturulabilecektir. Nitekim Ö. Lütfü Topal’in öldürülmesi olayinda kullanilan silahlarda A. Çatli’nin parmak izinin bulundugu yolundaki emniyet tespiti de bu iddianin kismen de olsa dogrulugunu teyit eder mahiyettedir. Ömer Lütfü Topal’in kumarhanelerinden gelen gelirden daha fazla pay alabilmek için M. Agar S. Bucak ve H. Kocadag tarafindan öldürülüp öldürülmedigi iddialari: Topal ve Topal’a ait sirketlerin adi geçen öldürülmeden önceki üç aylik dönemi kapsayan para transferleri ile yakinlarinin malvarliklarinin mali yetkililerce arastirilmasi sahsin ölmeden önce yaptigi telefon görüsmelerinin Türk Telekom tarafindan ortaya konulmasinin Topal cinayetinin faillerinin tümüyle açiga çikarilmasina büyük ölçüde katkida bulunacagi degerlendirilmektedir. Tarik Ümit’in ``Çiller Özel Örgütü’’’ne iliskin olarak bildigi konular nedeniyle öldürülüp öldürülmedigi iddialarinin Ümit’in en son beraber gördükleri söylenilen polislerin ilgili savcilik tarafindan yeniden sorguya alinmasi ile konunun vuzuha kavusturulabilecegi degerlendirilmektedir. Ayrica Tarik Ümit’in kizi Hande Bilici: ``Babasinin 17 yillik MIT personeli oldugunu elinde MIT görevlisi sifatiyla imzaladigi belgelerin bulundugunu dönemin Emniyet Müdürü Mehmet Agar imzali özel plaka tahsis tutanaklarinin oldugunu babasinin kaybolusunun ertesinde Mehmet Eymür’ün gönderdigi iki MIT görevlisinin kendisine babasinin Mehmet Agar’in bilgisi dahilinde müsaviri Korkut Eken’in istegi üzerine Özel Harekatçi polislerce kaçirildigini M. Eymür’ün M. Agar’i arayarak babasina bir sey yapilmayacagi sözünü aldigini daha sonra M. Eymür’le yüz yüze görüstügünü Eymür’ün babasinin öldürüldügünü söyledigini ancak Korkut Eken’le yaptigi bir görüsmede Eken’in babasinin özel bir görevle yurtdisina gönderildigini döndügü zaman öldügünü söyleyenlerin ne yapacaklarini merak ettigini söyledigini babasinin akibeti hakkinda herhangi bir bilgi verilemez ise elindeki belgeleri açiklayacagini’’ ifade etmistir. Tarik Ümit çesitli kuruluslara bilgi veren bir kisi olarak taninmaktadir. Nitekim MIT Müstesarligi’na da müstesarligin görev alanina giren konularda zaman zaman bilgi intikal etmistir. Bu nedenle T. Ümit’in kizinin ifadesinde adi geçen sahislarin sorusturma kapsamina alinmalarinda fayda görülmektedir. Tarik Ümit’e iliskin bilgi notu Ek Sami Hostan’in Dev Sol örgütü ile iliskilerinin yani sira Ispanya Hollanda Kolombiya baglantili uyusturucu kaçakçiligi yapip yapmadiginin ortaya çikartilabilmesi için Emniyet Genel Müdürlügü’nün bahse konu ülkelerin ilgili birimleriyle baglanti kurmak sureti ile konuya iliskin bilgi derlenmesi ve adi geçenin telefon kayitlarinin incelenmesinin gerektigi mütalaa edilmektedir. Yzb. Hüseyin Pepekal’in halen Silahli Kuvvetler bünyesinde bulunup bulunmadigi Silahli Kuvvetler’de ise hangi birimde çalistigi hususlari Genelkurmay Baskanligi’nca belirlenebilecektir. Hakkari/Yüksekova’da uyusturucu kaçakçiligi amaciyla olusturuldugu iddia edilen ``Üniformali Çete’’ ve benzerlerinin kurulmasi sevk ve idaresine M. Agar’in yeri ve konumunun Jandarma Genel Komutanligi ve Emniyet Genel Müdürlügü bünyelerinde olusturulacak muhakkik yetkisinde bir komisyon tarafindan arastirilmasi gerekmektedir. Türkiye’de kaçakçilik faaliyeti yürütürken öldürülen Iranli Kürt orijinli Lazim Esmaeili ve Askar Simitko’nun Özer Çiller ve M. Agar ile baglantisi öldürülmeleri eyleminde anilan sahislarin rollerinin olup olmadigi Askar Simitko’nun MIT’e bilgi verip vermedigi iddialari sahislarin öldürülmeden önce yaptiklari cep telefonu görüsmelerinin Türk Telekom tarafindan tespiti ve Emniyet Genel Müdürlügü’nün arastirmalari sonucu çözümlenebilecektir. Iran uyruklu Askar Simitko 1985 yilinda Istanbul’a gelmis olup bu sehirdeki çesitli kanuni unsurlarla iliskisi bulunan bir sahistir. Bu faaliyetleri nedeniyle zaman zaman güvenlik kuvvetleri tarafindan yakalanip serbest birikildigi söylenmektedir. Teskilatimiz ile bir iliskisi bulunmamaktadir. Adi geçen hakkinda kayitlarimiza intikal etmis bilgiler Ek de sunulmaktadir. S. Edip Bucak’in devletten aldigi parayi kendi asiretine mensup koruculara dagitip dagitmadigi hususuna Maliye Bakanligi’ndan ödeme seklinin ögrenilmesi ve ödemede görev alan personelin bilgilerine basvurulmasi suretiyle açiklik kazandirabilecektir. Tansu Çiller’in eski danismani ve Basbakanlik Müsaviri T. Sakir Atik’in Özer Çiller tarafindan bilgi sizdirmak gayesi ile MIT içerisinde görevlendirildigi iddia edilmektedir. Anilan sahsin MIT Müstesarligi ile iliskisine dair bilgi notu Ek 13’de sunulmaktadir. Özgür Gündem Gazetesi’nin (Özgür Ülke) 1994 yilinda bombalanmasi olayinin dönemin Basbakani Tansu Çiller’in emri ile Mehmet Agar’in emrindeki ``Özel Büro’’ tarafindan gerçeklestirildigi iddia edilmektedir. Üzerinde Durmaya Gerek Olmayan Iddialar: 17 Eylül 1996 tarihli Aydinlik Dergisi’nde II. MIT Raporu oldugu iddia edilen ve basinda birçok tartismalara neden olan rapor yayimlanmistir. Söz konusu iddiaya cevaben müstesarligimizca 5.11.1996 tarihinde Anadolu Ajansi Genel Müdürlügü’ne gönderilen açiklamada: ``Son günlerde medyada Milli Istihbarat Teskilati’na atfedildigi sekilde herhangi bir kurulusa veya sahsa verilmis bir rapor mevcut degildir’’ hususlarina yer verilmistir. Hiram Abas’in Çiller Örgütü tarafindan öldürüldügü iddiasi: Bu eylemin 26.09.tarihinde Dev Sol militanlari Hayri Koç Ferit Eliuygun Bahattin Anik ve Ahmet Fazil Ercüment Özdemir tarafindan gerçeklestirildiginin bilinmesi nedeni ile önem tasimamaktadir. H. Kocadag’in Gonca Us ile hissi iliskisi bulundugu iddiasi ise Çatli’nin esi Meral Çatli’nin bu konudaki açiklamalari dolayisiyla üzerinde durulacak nitelikte bulunmamaktadir. 6. SONUÇ VE DEGERLENDIRME Basbakanlik’tan gönderilen dosya içerigi kayitlarimizda mevcut olan ve ulasilabilen diger bilgilerle birlikte incelenmis inceleme sonuçlari ana hatlari ile yukaridaki maddelerde ve ayrintili olarak da bu yazinin ekinde sunulan bölümlerde belirtilmistir. Bizatihi trafik kazasi olayi izahi zor veya savunulamayacak bir beraberligi net olarak ortaya koymaktadir. Kaza yapan araçta bulunan silahlar belgeler ve diger bulgular ise araçta bulunanlarin suç amaçli bir faaliyet içinde bulunduklarina kuvvetli emare niteligindedir. Bazi belge ve bulgular ise esasen bizzat teskil etmektedir. Ancak bunlarin gerçek niteliginin arastirilmasi dogal olarak bu belge bilgi ve bulgularin yedinde bulundurma yasal hakkina sahip olan devlet kuruluslarinin (yargi organi ve yargi organi ile birlikte tahkikati yürütecek güvenlik kuvvetlerinin) yetki alanina girmektedir. Geçmis tarihlere ait ve olayla birlikte yeniden gündeme gelmis olan diger olaylar ise vuku bulduklari tarihte yetkili ve görevli kuruluslarca arastirilmis olup bunlara iliskin bilgi belge ifade tutanaklari ve diger hususlar anilan kuruluslarda bulunmaktadir. Idari tahkikat ve yasal yönden kovusturma yetkisine sahip kuruluslarin bunlarin gerçek durumunu daha saglikli bir sekilde ortaya koyacaklari (sayet daha önceden bu hususlar zaten belirlenmis ise) muhakkaktir. Bun nedenle müstesarlikça: Devletin diger yetkili kuruluslarinin görev alanina girilmeksizin ve anilan kuruluslarin da kendileri açisindan gerekli arastirmayi zaten yaptiklari düsünülerek mevcut bilgilerden hareketle bir inceleme yapilmasi cihetine gidilmistir. Susurluk’ta meydana gelen kaza: Devletin bazi kuruluslarini bu kuruluslarin tasarruflarini bir kisim siyasetçi ve bürokrati tartisilir hale getirmistir. Tartismalar bilinçli olarak veya bilinçsizce olayin çapini asan boyutlara ulastirilmis zaman olarak da son yirmi yili kapsayacak sekilde yayginlastirilmistir. Bu durum bir yandan olayin gerçek niteliginden saptirilmasina diger yandan da ilgili ilgisiz birçok konunun birbirine karistirilarak tartisma alanina çekilmesine yol açmistir. Incelemenin ``Iddialar’’ kisminda da görülecegi üzere bir kisim ``iddialarin’’ olay veya var oldugu öne sürülen örgütlenme ile maddeten ve zaman olarak ilgisinin bulunmasi mümkün degildir. Buna ragmen devleti ve devletin tasarruflarini tartismaya açabilmek için özellikle gündemde tutulmasina çalisilmaktadir. Olayla baglantili çevreler geçmiste kalan ve çesitli dönemlerde tartisilmis olan bazi konulari (ASALA ile mücadele gibi) gündeme getirerek son zamanlarda vuku bulan olaylarla iliskilerini kamufle etme yayma egilimindedir. Ortada birçok ciddi iddia ve itham mevcuttur. Bunlarin bütünü geçmiste kalmistir. Maddi delillerle de kanitlanmasi çok zor iddialardir. Bu durum olaylarin cesametiyle baglantili cezai sorumluluklarin belirlenmesi açisindan zorluklar yaratmaktadir. Bununla birlikte idari açidan ilgili kurum ve kuruluslar içinden kolaylikla tahkik edilecek hususlar da bulunmaktadir. Sahte hüviyet pasaport ve diger belgelerin verilmesi ticari baglantilar gibi hususlar arastirilabilir nitelik tasimaktadir. Konunun medyada ele alinis biçimi ilgili ilgilsiz herkesin konusturulmasi olaylari saptirmak isteyenlere büyük imkanlar saglamis büyük ölçüde gerçeklerden uzaklasmis somut olaylar ve olaylarla iliskili kisilerden çok devlet ve devletin tasarruflari tartisilir hale getirilmistir. Bu durumun olaylarin gerçek suçlulariyla her vesileyle mevcut düzene saldirmayi adet haline getirmis bir kisim maksatli çevrelerin isine yaradigi da ayri bir gerçektir. Tartismalarin ulastigi siyasi boyut ise malumlaridir. Bu durum olaylara iliskin gerçek bilgi ve belgelere ulasilmasini zorlastirmis daha çok spekülatif hususlarin gündeme gelmesine yol açmistir. Susurluk olayi ayrica: Devletin içinde kontrolsüz güçlerin varligini Bu güçlerin devletin ihtiyaçlari disinda da bazi istenmeyen faaliyetlere yönelebildigini Güvenlik kuvvetlerinin resmi güçler disinda bazi unsurlari da devlet görevi adi altinda kullandiklarini Devletin bazi belgelerinin (Pasaport vs.) gayri kanuni unsurlara verilebildigini Devletin ayni kurulusu içinde farkli anlayista olanlarin birbirleri ile devletin olanaklarini kullanarak mücadele edebildiklerini Istihbaratta ve örtülü operasyonlarda çokbasliligin bulundugunu merkezi kontrolün yeterli olmadigini Gizlilik tasimasi gereken devlet belgelerinin veya faaliyetlerinin dahi kolayca açiklanabildigini tartisilabildigini Kontrolsüz güçlerin bazi siyasi güçlerce veya kisilerce desteklendigini Devlet adina yapildigi öne sürülen islerde dahi büyük miktarlarda maddi çikarlarin söz konusu oldugunu (A. Çatli’nin sirketleri ve mal varligi gibi) gösterecek nitelikte emarelerin çikmasina neden olmustur. Yukarida kisaca deginilen ve her biri ayri ayri öneme sahip tespitlerden hareketle öncelikle su hususlarda gerekli tedbirlerin alinmasinda fayda görülmektedir. Güvenlik kuvvetlerinin görevlerini ifa ederken yararlanmak durumunda bulundugu her türlü unsurdan istifade edebilme esaslarini çok iyi belirlenmesinde ve merkezi bir kontrole baglanmasindan fayda görülmektedir. Istihbaratta ilgili kuruluslarin yetki alanlarini genisletmeleri nedeniyle çok baslilik bulunmaktadir. Bunun sonucu olarak bünyesinde istihbarat birimi bulunan bütün kuruluslar istihari metodlar uygulayarak görev alanlarini ilgilendirmeyen bilgi ve imkana sahip olmaktadir. Bunlar il düzeyinde uygulandigindan merkezi kontrolün disinda kalmakta ve il düzeyinde kontrolleri dahi yeterince sistemlestirilmediginden kontrol disi güçler ortaya çikmaktadir. Bu nedenle mevcut mevzuat çerçevesinde istihbarat yetkisine sahip kuruluslarin durumlarinin net olarak belirlenmesinde ve bu alanda her türlü merkezi kontrolü saglayacak yasal kurulus olan MIT Müstesarligi’nin koordinatörlügünün isler hale getirilmesinde zaruret bulunmaktadir. Örtülü operasyonlar bütün demokratik ülkeler tarafindan olaganüstü durumlarda ulusal çikarlarin korunmasi amaciyla basvurulan mücadele metodlarindan birisidir. Ancak bu tür çalismalar bütün ülkelerde merkezi karara dayanmakta etkili bir merkezi denetime tabi olmakta ve devletin mesru güçlerince icra edilmektedir. Hangi gerekçe ile olursa olsun yukarida deginilen temel prensiplerin disina çikilmasi devlet yönetimi açisindan çesitli sikintilari ortaya çikarmaktadir. Devlet organlarinin siyasi otoritenin karariyla hareket etmesi demokrasinin geregidir. Ancak bu zaruretin kuruluslarin siyasetin içine çekilmesi seklinde algilanmamasi dolayisiyla siyasi partilerimizin devlet kuruluslarina siyasi zihniyetleri çikarlari dogrultusunda yaklasmamalari da ayni ölçüde gereklidir. Mevcut politize olmus kadrolarin idari tedbirlerle ayiklanmasi objektif kamu görevi ve güvenligi için vazgeçilmez bir kosul olarak düsünülmektedir. Geçici köy koruculugu uygulamalarindan kaynaklanan olumsuzluklarin giderilmesi sakincali faaliyetler içerisinde bulunanlarin tespit ve takibini müteakip kadro disi birakilmalari ve sistemin güvenilir bir yapiya kavusturulmasi gerekmektedir. Ayni sekilde itirafçilardan istifade edilmesinin de kontrol edilebilir sekilde sisteme baglanmasinda fayda görülmektedir. Diger taraftan devam eden tartismalar yukarida siralanan faktörlerin de etkisi ile güvenlik kuvvetlerimizi olumsuz sekilde etkiledigi gibi kamuoyu nezdinde de itibar kaybina neden olmaktadir. Bütün bunlarin toplumsal güvenligimiz ve demokratik anayasal düzenimiz açisindan arzu edilmeyen gelismeler oldugu söylenebilecektir. Ayrica olaylar dis dünyada da Türkiye’nin itibari demokrasinin gelecegi yönünde ciddi elestirileri ortaya çikarmistir. Bu itibarla öncelikle tartismalari sona erdirecek veya en azindan sinirlandiracak hukuki ve idari kovusturmalarin süratle sonuçlandirilmasinda bunun akabinde de 6.8. maddede siralanan tespitlerin izalesini mümkün kilacak hukuki ve idari tedbirlere yönelinmesinde fayda görülmektedir. Tolga Sakir Atik: Basbakanlik Müsaviri olarak görevli iken Basbakanlik Personel ve Prensipler Genel Müdürlügü’nün 30.tarih ve B.O2.O.G.O.11 315 15515 sayili yazisi ile teskilatimiza naklen atanmasina muvafakat edilmis 03.11.1995 tarih ve 21266 sayili Müstesarlik Onayi ile teskilatimiz emrine atanmistir. Basbakanlik Personel ve Prensipler Genel Müdürlügü’nün 06.11.1995 tarih ve B.O2. O.PPG.O.11 315 sayili yazisi ile 3056 Sayili Kanun’un 311 sayili Kanun Hükmünde Kararname ile degisik 36. maddesine göre Basbakanlik’ta istihdaminin uygun görüldügü bildirilmistir. Basbakanlik Personel ve Prensipler Genel Müdürlügü’nün 18.01.1996 tarih ve B.O2.O.PPG.O.11 315 1 sayili yazisi ile ``kendi istegi üzerine 18.01.1996 tarihi itibariyle asli görevine iadesinin uygun görüldügü’’ bildirilmistir ve adi geçen ayni tarihten itibaren teskilatimizdaki görevine baslamistir. Ilgili 22.01.1996 14.061996 tarihleri arasinda teskilatimizin ilk defa göreve baslayan Meslek Memuru adaylarina uygulanan Temel ve Hazirlik Egitimi görmüstür. Söz konusu egitimi müteakip atandigi Malatya Bölge Baskanligi’ndaki görevine 15.07.1996 tarihinde baslamis ve daha sonra 02.10.tarih ve 19426 24231 sayili Müstesarlik Onayi ile Ankara Bölge Baskanligi emrine atanmistir. 21.10.1996 tarihinde Malatya ünitemizden ilisigi kesilen ve mehil müddetinin sona erdigi 05.11.1996 tarihinden itibaren (10) gün 18.11.tarihinden itibaren (30) gün süre ile rapor alan ilgili henüz yeni görev yerine baslamamistir. Ömer Lütfü Topal: Mahmut oglu 1942 Malatya/Dogansehir dogumludur. 1962 69 71 senelerinde tehdit yoluyla bono imzalatmak biçaklama yaralama darp adam öldürme suçlarindan Istanbul Emniyet Müdürlügü’nde kaydi bulunmaktadir. 20.06.1978 tarihinde Belçika gazetelerinde Belçika’nin Anvers sehrinde 6 kilogram eroinle yakalanmis olup üzerinde Gaziantep Valiligi’nce verilen Sadik Sami Onar adina düzenlenmis bir pasaport ele geçirilmistir. Ayrica Belçika üzerinden ABD’ye uyusturucu madde göndermekle de suçlanmistir. 14.06.1978 23.07.1981 tarihleri arasinda Belçika’da hapis yatmis bilahare ABD’deki eroin olayiyla ilgili cezasini çekmesi amaciyla anilan ülkeye iade edilmistir. New York’ta yargilanarak 5 yil hapis cezasina çarptirilmistir. 13.01 20.02.1989 tarihleri arasinda Hollanda’nin çesitli sehirlerinde büyük miktarda eroinle yakalanan sahislarin ifadelerinde adi geçmistir. 05.05.1989 tarihinde söz konusu olayla ilgili olarak Istanbul Narkotik Sube Müdürlügü’nce yakalanmis 05.05.1989 tarihinde Istanbul DGM Cumhuriyet Savciligi’nca serbest birakilmistir. 1995 yili içerisinde Türkmenistan/Askabat’ta otel ve kumarhanelerin isletilmesini almak için girisimlerde bulunmustur. Istanbul’da kendisine ait Emperyal Gazinosu’nda uyusturucu sattigi bu arada bazi emniyet mensuplarina döviz karsiligi rüsvet verdigi duyumlari alinmistir. 28.07.1996 tarihinde Istanbul’da öldürülmüstür. Sedat Demir: Hasan oglu 1958 Artvin dogumludur. Muhtelif tarihlerde çesitli suçlardan Ankara Sikiyönetim Komutanligi’nca gözetim altina alinip bilahare 1402 sayili kanunun 15. maddesi geregi tahliye edilen sahislar arasinda adi geçmektedir. Ankara Emniyet Müdürlügü Narkotik Sube Müdürlügü Komiser Muavini olarak görev yaptigi 1979 yili içerisinde POL DER’e üye oldugundan DEV YOL örgütünün görüsü dogrultusunda polis teskilati içerisinde birim olusturdugu iddiasi ile 1982 yilinda ifadesi alinmistir. Istanbul Asayis Sube Müdürü görevindeyken Tevfik Agansoy ile kokain isine girdigi bu iste Tevfik Agansoy tarafindan aldatildigi ve Alaattin Çakici’yla birlikte Agansoy’a karsi cephe aldigi yolunda iddialar bulunmaktadir. Halen hakkindaki sorusturma nedeniyle güvenlik kuvvetlerince aranmaktadir. Nurullah Tevfik Agansoy: Yasar Ayse oglu 1960 Bitlis dogumludur. Ülkücü görüsü benimsemektedir. 12 Eylül 1980 öncesi Istanbul/Sisli ve Gültepe’de adam öldürme yaralama bomba atma türünde muhtelif eylemlerle ilgili oldugu gerekçesiyle 20.5.1979 tarihinde Sikiyönetim Komutanligi 1 No’lu Askeri Mahkemesi’nce tutuklanmistir. Ancak anilan mahkemece tutuksuz olarak yargilanmasina karar verilmis bilahare beraat etmistir. 10.07.1981 tarihinde Zafer Ereske’nin 1980 yilinda öldürülmesine istirak edenler arasinda bulunmasi nedeniyle tutuklanmistir. 29.01.1981’de bomba atmak ruhsatsiz silah tasimak suçlarindan mahkum edilmistir. 24.04.1988 tarihinde Metris Cezaevi’nde bulundugu sirada pismanlik yasasindan istifade etmek amaciyla dilekçe vermistir. 27 Agustos 1996 tarihinde Istanbul’da Tansu Çiller’in koruma polisleri Celal Babür ve Ferda Temel ile birlikte iken Alaattin Çakici’nin adamlari tarafindan yapilan saldiri sonucunda Babür’le birlikte hayatini kaybetmistir. Medet Serhat: Isa Bahar oglu 1943 Kars Igdir dogumludur Istanbul Hukuk Fakültesi mezunudur. 1959 yilinda karistigi bir Kürtçülük olayindan ötürü 13 ay tutuklu kalmis bilahare serbest birakilmistir. Yargitay’in davayi bozmasi üzerine 10 ay 20 gün hapse mahkum olmustur. 1963 yilinda Istanbul’da çikarttigi ``Denge’’ adli dergide Kürtçülük propagandasi yaptigi gerekçesiyle tutuksuz olarak yargilanmistir. 1965 tarihi itibariyle Kürtçü cemiyet kurmak suçundan 1 yil 4 ay hapis cezasi almistir. 1977 yilinda Yugoslavya/Zagreb’de yapilan Uluslarasi Avukatlar Toplantisi’ndan sonra Moskova’ya giderek Sovyet Komünist Partisi Gençlik Teskilati yetkilileriyle Kürtlere ve DDKD’ye yapilacak yardim konusunu görüsmüstür. 1978 tarihinde Calal Talabani paralelinde yurtdisinda faaliyet gösteren Ittihad i Vatani Kürdistan isimli örgütün Istanbul Temsilciligi’ne seçilmistir. 1979 tarihinde yapilan mahalli seçimlerde Kars’tan CHP adayi olmustur. 1980 tarihinde geçici üye sifatiyla TKP’ye katilmistir. 27.01.1981 tarihinde komünizm ve kürtçülük propagandasi yaptigi gerekçesiyle tutuklanmis ve 29.01.de serbest birakilmistir. 1982 tarihi itibariyle Erzurum’da sürdürülen PKK davasinin avukatligini yapmistir. Ayni yil itibariyle Baris Dernegi Yönetim Kurulu üyesi olmasi nedeniyle tutuklanmis 1983 Kasim ayinda serbest birakilmistir. 1984 yili itibariyla uyusturucu madde kaçakçiligi yapan Behçet Cantürk’ün avukatidir. 1990 yilinda Istanbul’da Kürt Ulusal Birligi’nin tesis edilmesi bu meyanda ulusal meclis ile legal siyasi Kürt partisi kurulmasi amaciyla olusturulan ``Kürt Hak ve Özgürlükler Vakfi’’nin kuruculari arasinda yer almistir. 1991 yili itibariyle ``Baris Komitesi Dernegi’’ sanik vekillerindendir. 18 19 Aralik 1993 tarihleri arasinda Ankara’da yapilan Demokrasi Partisi (DEP) Kurultayi ile ilgili olarak hazirlanan ``Demokrasi Kurultayi Için Çagri’’ baslikli bildirileri imzalayan sahislar arasinda yer almistir. Ekim 1994 tarihinde Ankara DGM’de yargilanan münfesih DEP milletvekillerinin avukatlari arasindadir. 12.11.1994 tarihinde Istanbul/Erenköy’deki evinin önünde soförüyle öldürülmüstür. Adnan Yildirim: Selim oglu 1957 Diyarbakir dogumludur. Subat 1984 tarihi itibariyle Istanbul Yesilyurt Çinar Oteli’nde Savas Buldan ve Haci Karay ile birlikte silahli sahislarca kaçirilmistir. 04.06.1984 tarihinde Bolu Yigilca ilçesi Yukarikaras grup köy yolunda ölü olarak bulunmustur. Haci Karay: Fehim oglu 1950 Hakkari Yüksekova dogumludur. 13.02.1993 tarihi itibariyle Diyarbakir Cezaevi’nde baslatilan açlik grevi eylemini desteklemek amaciyla Yüksekova’da kepenk kapama eyleminde bulunmustur. Agustos 1993 tarihi itibariyle Hakkari Yüksekova’da uyusturucu ticareti yapan sahislar arasinda yer almistir. Savas Buldan ile irtibatlidir. Mart 1995 tarihi itibariyle iki kiz kardesi Gülcan ve Gülsen Karay PKK örgütüne katilmak amaciyla kirsal alana çikmistir. 02 Haziran 1994 tarihi itibariyle Istanbul Yesilyurt Çinar Oteli’nden Savas Buldan ve Adnan Yildirim ile birlikte silahli sahislarca kaçirilmistir. 04.06.1994 tarihinde Bolu Yigilca ilçesi Yukarikaras grup köy yolunda ölü olarak bulunmustur. Savas Buldan: Sükrü oglu 1964 Hakkari Yüksekova dogumludur. 1979 tarihi itibariyle Yüksekova’da PKK paralelinde faaliyet göstermistir. Mart 1979 tarihi itibariyle Hakkari Yüksekova’da meydana gelen olaylarla ilgili olarak C.Savcilgi’nca hakkinda dava açilmistir. 1980 tarihi itibariyle Kiziltepe ve Diyarbakir’da Kürdistan Ulusal Kurtulusçulari (KUK) ile PKK örgütü arasinda meydana gelen çatismalar sonucunda bazi PKK mensuplarini evinde barindirmistir. Ayni yil itibariyle civar köylerde diger bazi sempatizanlarla birlikte ``Asiretlik’’ konusunu içeren propaganda faaliyetinde bulunmustur. Mart 1992 tarihi itibariyle Nevroz Olaylari sonucunda gözaltina alinan sahislara avukat tutanlardandir. Haziran 1992 tarihi itibariyle Istanbul’da ikamet ettigi dönemde uyusturucu ticaretinde bulunmus ve elde edilen gelirin büyük bir bölümünü PKK’ye aktarmistir 28.07.1992 tarihinde Istanbul Haznedar’da ele geçirilen silah ile ilgili olarak gözaltina alinmis ve bilahare sevk edildigi DGM’ce tutuklanmistir. 02.06.1994 tarihinde Istanbul Yesilyurt Çinar Oteli’nde yaninda bulunan Adnan Yildirim ve Haci Karay ile birlikte silahli sahislarca kaçirilmislardir. 04.06.1994 tarihinde ise Bolu Yigilca ilçesi Yukarikaras grup köy yolunda ölü olarak bulunmustur. Yusuf Ekinci: Kamil oglu 1942 Lice Diyarbakir dogumludur. Haziran 1963 tarihi itibariyle Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2. sinif ögrencisi olup çevresinde sosyalist Kürtçü olarak taninmaktadir. Aralik 1963 tarihinde Ankara’da faaliyete geçirilen TIP’nin gençlik kollari üyeleri arasinda yer almakta olup partinin yayin organi Emekçi gazetesinin genel yayin müdürü olarak görev yapmistir. Nisan 1969 tarihi itibariyle mizuniyetini müteakip staj amaciyla Diyarbakir’a gitmis olup burada Anayasayi Koruma Kanun tasarisini protesto etmek amaciyla mitinge katilmistir. 1970 1971 tevkifati çerçevesinde Devrimci Dogu Kültür Ocaklari (DDKO) bünyesinde Kürtçülük faaliyeti gösterdigi gerekçesiyle dava açilmistir. 1972 tarihi itibariyle Diyarbakir’da avukatlik yapmis olup Kürtçülük hareketini drije etmeye çalismistir. Nisan 1971 tarihinde TIP’nin 4. Genel Kurulu’nda kardesi Tarik Ziya Ekinci’nin fikirlerine muhalif oldugunu belirterek asil amacinin; ``Kürdistan’in tahakkuku oldugunu kendisinin ise Kürt milliyetçisi oldugunu ’’ ifade etmistir. Aralik 1984 tarihi itibariyle Ankara’da avukatlik yapmistir. Subat 1990 tarihi itibariyle SHP’den ihraç edilmis olmasi nedeniyle M. Ali Eren ile birlikte Marksist bir parti kurma çalismalarina baslamistir. 25.02.1994 tarihinde Ankara Gölbasi ilçesi Doktorlar Sitesi mevkiinde ölü olarak bulunmustur. Behçet Cantürk: Resit oglu 1950 Lice dogumludur. Ermeni asillidir. 1975 tarihinden itibaren bazi kaçakçilarin faaliyetlerine para vermek suretiyle ortak olmustur. 1975 yilinda Ilerici Gençlik Dernegi’nin (IGD) tertipledigi Diyarbakir Lice protesto yürüyüsünün organize edilmesine katilmis ve para yardiminda bulunmustur. Ayni yil askere gitmemek amaciyla rüsvet vererek Konya Askeri Hastanesi’nden çürük raporu almistir. 1977 yilinda silah kaçakçiligina baslamistir. 1978 sonlarinda Türkiye’nin Dogu Bölgesi ile Irak ve Iran’in bir parçasinda müstakil bir Kürt devleti kurmayi amaçlayan Celal Talabani’ye bagli Ittihad i Vatani Kürdistan Partisi ile isbirligi içerisinde bulunan Devrimci Dogu Kültür Dernekleri’ne (DDKD) üye olmus ve bu örgüte maddi yardimda bulunmustur. Ayni tarihte DDKD’yi maddi yönden kuvvetlendirmek amaciyla silah mühimmat uyusturucu madde ve gümrük kaçakçiligina baslamistir. 1979 yilinda Bulgaristan’dan kaçak olarak PKK’ye silah getirmistir. 1981 yilinda illegal olarak Suriye’ye gitmis ve ASALA üyeleriyle ASALA DDKD isbirligi ile uyusturucu madde kaçakçiligi faaliyetlerini birlikte organize etme karari almistir. 1981 1983 yillari arasinda Kapaliçarsi’da kuyumcu Ermeni ve Süryanilerle altin ve pirlanta kaçakçiligi yapmistir. 1983 tarihinde Dündar Kiliç ve Ismail Hacisüleymanoglu’nun Kapaliçarsi’daki gayrimüslim ve Diyarbakirlilara altin ve pirlanta kaçakçiligini ele geçirebilmek amaciyla baski yapmasi üzerine ASALA’nin Kapaliçarsi’ya yaptigi bombali ve silahli eylemi organize etmistir. 1983 yili itibariyla Diyarbakir’daki eroin tekelini elinde tutmakta ve Istanbullu Ermeniler ile ASALA kanaliyla yurtdisina pazarlamaktadir. 22.06.1984 tarihinde Kürdistan Isçi Partisi ve Kürdistan Öncü Isçi Partisi mensubu olmasi dolayisiyla Ankara Sikiyönetim Komutanligi’nca tutuklanmistir. Mart 1993 ayi itibariyla Akdeniz’de batirilan Kismetim I gemisinde bulunan 3 ton uyusturucuya Hüseyin Baybasin ile ortaktir. PKK’ye para toplanmasinda kaçakçilar ile örgüt arasinda aracilik yapmistir. Nisan 1992 tarihinde Iranli Hüsno adli sahis ile birlikte Pakistan’dan Türkiye’ye 6 ton bazmorfin ve 5 ton esrar getirmistir. Behçet Cantürk uyusturucunun dagitiminda PKK’ye yardimda bulunan kaçakçilari tercih etmistir. Muhtelif tarihlerde Savas Buldan Hüseyin Erez Hasan Erez Cahit Kocakaya ve Eyüp Kocakaya adli uyusturucu kaçakçilarindan PKK adina para toplamistir. 14 Ocak 1994 tarihinde kimligi belirsiz kisilerce kaçirilmis cesedi bir gün sonra Sapanca yakinlarinda bulunmustur. Sedat Edip Bucak: Ismail Hakki oglu 1960 Sanliurfa/Siverek dogumludur. Sanlurfa/Siverek Bucak Asireti reisidir. 1987 tarihi itibariyle DYP Sanliurfa milletvekilidir. Ekim 1993 tarihi itibariyle DEP Siirt Milletvekili Zübeyir Aydar Sirnak Milletvekili Selim Sadak ile bir görüsme yapmistir. Görüsmede devletin Kürt ve Türk halklari arasindaki kardesligi bozmak için elinden geleni yaptigini ifade etmistir. Aralik 1993 tarihi itibariyle Urfa Siverek ilçe merkezinde ``Siverek Gençligi’’ ibareli bildiri dagitilmasini saglamistir. 24 Aralik 1996 genel seçimlerinde DYP Sanliurfa milletvekilidir. Mehmet Agar: Zülfü oglu Elazig dogumludur. 19 Ekim 1984 tarihinde Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi iken ülkücü drijanlardan Celal Adan ile görüsmüstür. 3 Temmuz 1985 tarihi itibariyle Istanbul Emniyet Müdürlügü’nde Asayis Sube Müdürü görevini yürütürken Süleymanci unsurlarla ilgili hizip gruplari |