Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Yaşam ve Eğlence > Fun Club ve Birlikler (Yeni)
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Fun Club ve Birlikler (Yeni) Üyelerimizin daha keyifli vakit geçirebilmelerini ve daha organize olabilmelerini amaçlayan alan.


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 17-01-2008, 19:14   #1 (permalink)
 
Birinebakıpçıkıcam - ait Avatar
Tanımlı Metal Fun cLub

HADI BAKALIM GORELIM FORUMUMUZUN METAL CILERINI
EKLENENLER +REP VERICEM VE LUTFEN TARZINIZIDA YAZINIZ..



BLACK SABBATH (DOOM METAL)

Gitarda Tony Iommi basta Terry "Geezer" Butler davulda Bill Ward ve vokalde Ozzy Osbourne tarafından 1969 yılında kurulan grup Hard Rock ve Heavy Metal in gelişiminde rol oynayan en önemli gruplardan biri oldu. Önceleri Caz üzerinde calisan ve isimleri Earth olan grup daha sonra adını Black Sabbath olarak değiştirdi ve Rock üzerinde yogunlasti. İlk albumlerinin kapagında yer alan cadi tasviri yüzünden satanist etkiler barındırdıkları ileri sürüldü. Anavatanlari olan İngiltere nin orta kesimlerinin kasvetli havası ortacag efsaneleri ve teknolojik karmasa albumlerinin ana temasini olusturdu. "Paranoid" "Black Sabbath Vol.4" "Sabbath Bloody Sabbath" "Sabotage" "Heaven And Hell" gibi klasikleşen albumlerle Hard Rock ve Heavy Metalin gelişiminde çok büyük bir etki yaptı. Metallica Motörhead Slayer Iron Maiden Megadeth King s X Overkill gibi çok degisik tarzlarda müzik yapan bircok grubu etkiledi hatta o kadar ki kendisinden 20 yıl sonra bile taklitleri en az onun kadar prim yaptılar. Hemen her calismasıyla adeta ders niteleginde örnekler veren Black Sabbath Rock evrimi içindeki en önemli gruplar arasında yer almayı basardi.



----------------------------------------------------------

Konu Birinebakıpçıkıcam tarafından (17-01-2008 Saat 19:20 ) de değiştirilmiştir..
Birinebakıpçıkıcam isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 17-01-2008, 19:15   #2 (permalink)
 
Birinebakıpçıkıcam - ait Avatar
Tanımlı Metal Fun cLub

cannibal corpse (death metal)

Cannibal Corpse Biyografisi:
Death Metal`in bünyesinde var olan Cannibal Corpse 1988 de New Yorkta kuruldu...

1988 de New Yorkta kuruldu Cannibal Corpse . Death Metal`in bünyesinde var olan grind tadindaki sarkilariyla dikkatleri cektiler. Vokalde Chris Barnes Gitarlarda Bob Rusay Jack Owen Bassta Alex Webster ve davulda Paul Mazurkiewicz den olusmaktaydi kadro. 1989 da 5 sarkilik bir demo olusturdular bunun ardindan Metal Blade ile anlasan grup Eaten Back To life albumunu 1990 da cikartti. Sirasiyla Butchened At Birth Tomb Of The Mutilated isimli albumleri cikaran grup 1993 deki EP leri Hammer Smashed Face ile unlendi. Bu EP de ayrica Black Sabbathin Zero The Hero isimli sarkisida yer almaktaydi 94 de The Bledding Albumu calismalari sirasinda Bob Rusay gruptan ayrildi ve yerine Rob Barret gecti. 1995 de grubun cizgisinden hoslanmayan Chris Barnes gruptan ayrilip Six Feet Undera katildi. yerine George Fisher geldi. Grup ilk gunden beri gidisat bakimindan surdurdugu grind core havasini orjinal death sounduna birakmisti. Sarki sozleri genelde cok komplex seyler olmasada olum ve yasam arasindaki ikilem psikolojik sorunlar ve bir cok muhafazakar kesimi rahatsiz edecek seylerdi. Vokalin vahsi ve brutal seside grubun onemli ozelliklerinden birisidir.



Birinebakıpçıkıcam isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 17-01-2008, 19:16   #3 (permalink)
 
Birinebakıpçıkıcam - ait Avatar
Tanımlı Metal Fun cLub

Heavy Metal rock müziğin daha sert ve agresif olan türüdür.

Distorsiyon (Distortion) gitarlar brutal çığlık vokaller (scream) hızlı ritimler içerir.
Bilinen en ünlü metal grupları içerisinde Metallica Black Sabbath Iron Maiden Helloween Judas Priest Manowar ve Slayer örnek gösterilebilir.
Müzik ile ilgili bu madde bir taslaktır. Maddenin içeriğini geliştirerek Bana yardımda bulunabilirsiniz..



Heavy Metal ne zaman başladı? Buna yanıt vermek oldukça zor. Bu konuda isim yapmış Rock yazarlarının çoğu ilk Heavy Metal eserleri olarak Kinks grubunun "You Really Got Me" ve Who'nun "My Generation" şarkılarını gösterirler. 1964'e denk düşen bu parçaları Modern Heavy Metal parçaları ile karşılaştırdığımızda nesine Metal dendiğini pek anlamasak da uzmanlar öyle diyorlarsa bir bildikleri vardır. Müzik yaşantısını hala sürdüren Alice Cooper (Gerçek adıyla Vincent Fournier) lise yıllarında kurduğu grubu The Spiders ile ilk gerçek Heavy Metal'ci unvanını tartışmasız bir şekilde alır. Gerçi Cooper'ın da günümüzdeki anlamıyla Metal yapmaya başlaması 1971 tarihli klasiği "Love It To Death" ile olur.

1966 ile birlikte sözsel ve enstrümantel sertliğini yavaş yavaş artıran Rock kökleri olan Rock n'Roll ve Blues'dan biraz daha uç noktalara kaymış ve "Hard Rock" tabiri ilk defa kullanılmaya başlanmıştır. 1965-1970 yılları arasında müziklerine Hard Rock denilebilecek gruplar da doğmaya başlamıştır. Golden Earring Cream Jimi Hendrix Experience Led Zeppelin Vanilla Fudge Iron Butterfly Steppenwolf Blue Cheer MC5 Deep Purple Grand Funk Railroad Free Uriah Heep Mountain Humble Pie Bloodrock Black Widow Cactus ve Black Sabbath bu türün öncüleri arasındadır. Heavy Metal terimi ise ilk kez Steppenwolf'un ünlü parçası "Born To Be Wild"da motosiklet gürültüsünü tanımlayan "heavy metal thunder" tamlamasında kullanılmıştır.

Cream ve Jimi Hendrix Experience Heavy Metal'e ticari anlamda hayat veren ilk gruplardır. "Sunshine Of Your Love" ve "White Room"daki sert Eric Clapton gitarları ile Cream yıllar sonra kurulacak Metal gruplarını derinden etkilemiştir. Bir diğer efsanevi grup ise Heavy Metal'in en büyük efsanesi Jimi Hendrix'in taşkın gitarını temel alan Jimi Hendrix Experience'dır. "İnsanlar salamura gibi üstüste yığılmışlardı. Onları harekete geçirmek için gürültülü müzik yapmaya karar verdim" diyen Hendrix bir bakıma Heavy Metal'in de temel mesajını vermektedir. Iron Butterfly da 19 dakikalık unutulmaz klasiği "Inna Gadda da Vida" ile daha sonraları bu tarz müziğin önemli unsurları olacak uçup giden davul ve gitar sololarına ilk örnekleri vermiştir.

ABD'de Bad Company ve UFO gibi gruplar patlama öncesi Heavy Metal'in temelini oluştururlarken asıl patlamayı gerçekleştirecek gruplar İngiltere'de kurulma aşamasındadır. Deep Purple klasik müziğe de yakın tarzda ilk albümlerini yayınlarken daha depresif söylemiyle Led Zeppelin Hard Rock ile Heavy Metal arasındaki ince çizgide durmaktadır. Ama bir grup vardır ki patlamanın tek başına ateşleyicisi olacaktır: Black Sabbath. 70'lerin başında Hard Rock / Heavy Metal tarzı müziğin kralları sayabileceğimiz bu üç İngiliz grubuna kısaca değinmekte fayda var.

Deep Purple Rock dünyasında o ana kadar görülmemiş kompozisyonlar ve cesaret isteyen enstrümantel teknikler getirmiştir. Bunda iyi bir klasik müzik dinleyicisi olan Jon Lord ile gerçek bir gitar ustası olan Ritchie Blackmore'un payı büyüktür; tabii bir de muhteşem sesiyle Ian Gillan'ın. Progressive Rock örnekleri sayabileceğimiz ilk üç albümünün ardından bir de Londra Senfoni ile klasik müzik konseri veren ve bunu albüme döken grup biraz da Blackmore ve gruba yeni giren Gillan'ın baskıları ile daha sert müziğe döner ve muhteşem "In Rock" 1970'de yayınlanır. Bunu izleyen "Fireball" ve "Machine Head" gruba Hard Rock krallığını getirecektir. "In Rock"tan muhteşem "Child In Time" ve "Machine Head"den unutulmaz "Smoke On The Water" gruba tartışılmaz bir konum kazandırmıştır. "Fireball" "Highway Star" ve daha sonraki eserlerinden "Burn" gibi enerjik parçaların yanında "Lazy" "Mistreated" gibi depresif parçalar ile adlarını Rock tarihine yazdırmışlardır.

Led Zeppelin'in müziği Purple'ınki ile karşılaştırıldığında biraz daha serttir. Onda klasik müzik havası veren tuşlu çalgılar ve teknik isteyen ama sonu belli bir tarzdaki gitar soloları yoktur. Zeppelin'in gitar soloları daha uçuktur ve beklenmedik yönlere gider. Davul daha vurucudur asla arka planda kalmaz. Sözler daha sert ve daha tabu konularla ilgilidir. Önceleri Eric Clapton ve Jeff Beck gibi efsanevi gitaristler çıkaran Yardbirds'de çalan Jimmy Page ve solist Robert Plant'in önderliğinde oluşturdukları tarz ile Heavy Metal'e satanik damgası vurulmasına yol açacak ilk gruptur Led Zeppelin. Sonrasında grubun başarı için ruhlarını şeytana sattığı birçok şarkı sözlerinde gizli gizli şeytanı ve satanizmi öven sözler olduğu söylenecektir. Biraz da bunun ve isimsiz ilk dört albümün yarattığı gizemle grup hatırı sayılır bir kitleyi kendine bağlamıştır.

Reggae'den folka birçok değişik müzik tarzını Heavy Rock potasında erittikleri müzikleriyle adlarının yanına "Tüm zamanların en çok bilinen Heavy Metal grubu" unvanını da ekleyeceklerdir. Bunda hala bile ABD radyolarında en çok istek alan parça olan "Stairway To Heaven"ın da etkisi büyüktür. Bunun yanında "Whole Lotta Love" "Black Dog" "Dazed And Confused" "D'yer Mak'er" gibi klasiklerini de unutmamak gerekir. Daha geç dönem eserleri arasında da "Kashmir" "Achille's Last Stand" gibi uzun ve sağlam bestelerini saymak gerekir.

Grubun "rock till you drop" tarzı konserleri ise saatler süren ayinlere dönmektedir. Enerji ve adrenalin üst düzeydedir; bir de konser alanının üstünü kaplayan marihuana dumanı. Sonradan birçok Metal konserinde görmeye alışacağımız uzun gitar ve davul soloları ilk defa Zeppelin tarafından gerçekleştirilmiştir. John Bonham'ın kendini kaptırdığı konserlerde bir saate varan davul soloları attığı anlatılır efsanelerde! Ve Black Sabbath. 30 yıl sonra dönüp bakıldığında ve günümüz şartlarına göre değerlendirildiğinde Deep Purple ve Led Zeppelin'e ancak Hard Rock grubu denilebilecekken Black Sabbath tartışılmaz bir şekilde Heavy Metal'dir. Bu yüzden grubun Heavy Metal tarihindeki yeri eşsizdir. Yoğun karanlık uğursuzluk kokan müzikleri ve adeta çatırdayan gitarları ile yepyeni bir tarz getirirler Rock'a. Gitarist Tony Iommi ve grup arkadaşları Ozzy Osbourne Geezer Butler ve Bill Ward iki klasik albüm "Paranoid" ve "Master Of Reality" ile bunlarda yer alan klasikler "N.I.B." "Paranoid" ve "Children of the Grave" ile Heavy Metal'e yön çizerler. Metallica ve Megadeth gibi yıllar sonra kurulacak gruplar müzikal yönelimlerini üyelerinin gençliklerinde dinledikleri Black Sabbath klasiklerinden alacaklardır. Ciddi bir şekilde bakıldığında Black Sabbath öyle bir gruptur ki katıksız saf Heavy Metal'in yetmişlerin sonunda patlayacak Punk/Metal tarzının ¤¤¤¤enlerin sonu doksanların başında Seattle'da patlayacak Grunge'ın Kuzey Avrupa ülkelerinde çıkış bulacak satanik söylemli Black Metal'in temelinde durmaktadır.

Her ne kadar Satanizm'i Heavy Metal'e Led Zeppelin'in soktuğu sanılmaktadır ki bu büyük bir yanılgıdır. Satanizm aslen Black Metal tarafından kullanılır ve Norveçin tarihinden gelen birşeydir. Malesef yıllar yılı sürecek Heavy Metal düşmanlığının temelleri de Sabbath'in özellikle de asi solistleri Ozzy'nin kişiliğinde toplanan tepkiler ile atılır. Kendisi ilk albüm zamanlarında satanik davranışlar sergilese de zaman ilerledikçe bu huyundan uzaklaşmıştır.


Yetmişlerin ortalarında yedi yeni grup sahneye çıkar ve farklı yönlere doğru giderek bir Heavy Metal yelpazesi oluşumuna katkıda bulunurlar. Judas Priest bu tarz müzikte çift solo gitarist kullanan ilk grup olur. Aerosmith blues'a geri dönüş ile birlikte ¤¤¤¤ ve uyuşturucuyu da getirir. Thin Lizzy coşturucu ve eğlendirici bir tarzın öncüsüdür. "Bohemian Rhapsody" gibi bir şaheserin yaratıcısı Queen ise daha seçkinci ve adına uygun bir şekilde daha asildir. Kiss Alice Cooper'ın makyajını ve sahnesini biraz daha ileriye götürerek Glam Rock'ın temellerini atar. Blue Oyster Cult ise 60'ların basit söz ve ritmlerini Heavy Metal'e katan gruptur. AC/DC'nin getirdiği ise Heavy Metal'in temel taşlarından olacak saldırganlıktır.

Bu yıllarda ortaya çıkmış olan birçok grup birer Heavy Metal devi olarak yerlerini sağlama alırken Metal dışı olarak sınıflandırabileceğimiz bazı Rock grupları da bu tarzdan etkilenerek müziklerine Heavy unsurları da katmışlardır. Bunların en önde gelenleri olarak Physicodelic Rock tarzının öncüsü Pink Floyd'u yine Progressive Rock grupları Genesis Jethro Tull Yes ve King Crimson'ı sayabiliriz. Hatta Jethro Tull 80'lerde oldukça sert parçalar da yaparak Grammy ödülleri kapsamında 1989'da ilk kez verilen Heavy Metal Grubu ödülünü de kazanacaktır. Rush ve Marillion gibi daha geç dönem Progressive grupları da Heavy Metal öğelerini sıkça kullanmışlardır. Ne yazık ki yetmişlerin sonlarıyla birlikte Klasik Heavy Metal yıllarının da sonu gelmiştir. Aerosmith Thin Lizzy ve Black Sabbath üyelerinin uyuşturucu sorunlarına yenik düşmüştür. Kiss işi ticarete dökerek ruhunu kaybetmiştir. Deep Purple eleman değişiklikleriyle kendi kendini bitirirken baterist John Bonham'ın ölümü Led Zeppelin efsanesinin de sonu olmuştur. Judas Priest ve Queen tarihlerinin en sönük eserlerini vermişlerdir. Metal ölüm döşeğindedir. Yine de çok az sayıda grup bayrağı taşımaya devam ederler. Okul çocuğu giyimli Angus Young'un değişik gitar tarzı ve Bon Scott'ın cehennemi çığlıkları AC/DC'yi Metal'in yeni lideri konumuna getirmiştir. Bununla birlikte ilk gitar kahramanlarından Ted Nugent'in adı sıkça duyulmaya başlanmıştır. Deep Purple'dan ayrılan Ritchie Blackmore da daha özgür ve sert takıldığı yeni grubu Rainbow'da tüm zamanların en iyi Metal solistlerinden Ronnie James Dio ile çalışma şansı yakaladığı iki albüm ile efsaneleşmiştir: "Rainbow Rising" ve "Long Live Rock n'Roll". Bu iki albüm aynı zamanda Heavy Metal dünyasının konusunu mitolojiden alan eski efsaneler ile ilk tanışması olur. Dio daha sonra kurduğu kendi grubunda bu epik tarza çok fazla yer verecek ¤¤¤¤enlerin sonuyla hayat bulacak olan Power Metal de Dio'nun destanlardan kutsal savaşlardan şövalye ve kahramanlardan bahseden bu tarzını temel alacaktır.

“80'lere gelindiğinde birçok rock müzik türü icra halindeyken bir Heavy Metal patlaması yaşanır. Bence Heavy Metal müziğini anlatan en iyi sözcük "kargaşa" dır. Bütün Heavy Metal gruplarının faaliyet alanları farklıdır. Bu müzik türünün içinde komünizmfaşizm anarşizm devrimcilik sadizm gibi biribirinden çok kopuk anlamları bulmak mümkündür. Heavy Metal bu çok renkliliği sayesinde birçok alt dallara ayrılmıştır. Fakat hepsinde ortak olan bir şey vardır; küfür. Kimi devlete kimi siyahlara kimi tabulara küfür eder ama muhakkak küfür eder. “

Nu Metal

Linkin Park nasıl coştu değil mi? Peki durup dururken mi çıktı bu çocuklar? Olmayan bir şey mi icat ettiler hayır! Yepyeni bir fikirleri mi vardı yoo… Zaten varolan bir şeyi piyasaya daha uygun hale getirdiler resmen numetal'i canavarlaştırdılar. Peki kötü mü ettiler pek tabii ki hayır Linkin'i de numetal'i de seviyoruz ancak artık numetal'i sadece Linkin Park'tan ibaret sanmanın zamanı geçti. Buyrun geçmişiyle geleceğiyle numetal'i didiklediğimiz dosyamıza. (LP Fan [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.[Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Ücretsiz Üye Olmak İçin Tıklayın.] )

Numetal kabaca heavy metal'in bir alt türü olarak sanılır. Çok genel olarak konuşmaya devam edelim hip hop aromalı vokaller sample'lar tercihen bir DJ'in elinden geçen rap alt yapısı sert gitarlar ve bolca öfkeyi bir araya koyup müzik formuna sokarsanız elinizde kalan şey numetal oluyor. Elinizde kalıyor dedik ama yanılmayın numetal yapıp elinizde kalması gibi bir şey söz konusu değil kapanın elinde kalıyor plaklar. Bu müzik türünü herhangi bir tür "Heavy Metal" sınıfı olarak adlandırmak yanlış olur çünkü Heavy Metal türlerinin sahip olması gereken birçok enstrümental özellikten yoksundur. Daha doğru bir isimlendirme "Neo Rock" veya "Nu Rock" şeklinde olabilir.

Numetal nasıl popülerse numetal hakkında atıp tutmak da o kadar popüler son yıllarda. Bu müziğin gelip geçici bir akım olduğu yetenek gerektirmediği iki kolay riff iki scratch ve "I hate myself and I want to die" diyerek kotarılabildiğini sanmak genelgeçer iddia olarak karşımıza çıkıyor. Bu konuya da geleceğiz. Ancak neymiş şu numetal biraz onu kurcalayalım.

Kurcalayalım tabii ancak öyle dendiği gibi kolay değil bu. Numetal tanım aralığı eğer böyle bir tabir varsa elbette en geniş müzik türlerinden biri olmalı. Zaten en baştan hibrit olmayı kabullendiğinden sürüyle türün numetal içine girmesi ya da numetalin kendisinin birçok türün alt türüne dahil edilmesi yadırganmıyor. En başta hip hop ve hardcore rock elbette. Ancak punk emo emo-core metal-core industrial rapcore hepsi numetalin içinde yer alabiliyor. Belki de numetal onların içinde yer alabiliyor. Farkındaysanız buna deminden beri karar veremedik. Sırf biz olsak gocunurduk da kimse sınırları net çizemiyor o yüzden dert etmiyoruz. O yüzden bazı müzikseverlerin 'mutlaka her şeyi kategorize edelim' saplantısına girmek yerine 'kategorizasyona hiç girmeyelim en iyisi' diyoruz. Zaten girmeye kalksak bile altından çıkabileceğimiz gibi değil durum. Hatta bazen bunlarla alakasız yerel otantik motiflerin de devreye girdiğini unutmayalım.

Otantik dedik de… Bazı heavy metal dinleyenleri fazla sulanmış olduğunu düşündükleri için numetal'den hazzetmez. Numetal'in klasik metal gitar tekniklerini riff'leri ve sololarını olduğu gibi kullanamaması bir yana DJ ler ve popüler kültür etkenlerini de bolca taşıması bu düşünceyi haklı çıkarıyor aslında.

Deftones ve Korn numetal'in ilk temsilcileri; Fishbone Body Count Urban Dance Squad Rage Against The Machine Deftones ve Faith No More da sonraki kuşak temsilciler olarak kabul ediliyor. İşin ucunu Korn'dan da eskiye Tool'a kadar çekenler var. Bu gruplardan bazıları numetal'i tepelemeye çalışan metal fanlarından öyle sıkıldılar ki "biz numetal filan yapmıyoruz kardeşim" gibi açıklamalar yapmak zorunda bile kaldılar. Prodüktör Ross Robinson numetal'in kralı kabul ediliyor; CV'sinde Machine Head Slipknot Cold Sepultura en önemlisi de Korn ve Limp Bizkit gibi gruplar yazılı.

Grupları saymaya başlamışken işin devamını da getirelim. Numetal olup olmadığı tartışmalı ancak benzer sularda gezinen grupları var; Sevendust Finger Eleven Godsmack Soulfly Ill Nino Killswich Engine Fear Factory Spineshank Tool Incubus gibi… Gidip Creed'e numetal denmedikçe bunlar da çok yanlış örnekler olmazlar.

1990'larda saydığımız öncü gruplar metal müziğin üzerine hip hop'a yakın vokaller ve başka teknikler denediler. Dinleyici kitlesi çok geniş iki tarzı buluşturmak ticari bir girişimdi ve başarılı oldu da. Metal dinleyemeyen rockseverler ve hip hop dinleyicileri dinlemesi çok daha kolay bu müziği hemen kucakladı. Sonuç olarak fanlar ve özellikle de ukala müzik yazarları kendilerini geleneksel metal grupları ile metal'in sertliğini alıp diğer zırvalıklarını sample'lar ve bir DJ ile değiştiren bu yeni nesil grupları ayırmak zorunda hissettiler. Malesef ki bulunan "New Metal" terimi zamanla "nu metal" haline geldi ve "metal" kelimesini taşığı için Heavy Metal' e büyük bir leke sürdü. Bugün Nu metal yerine bitişik "numetal" yazılması tercih ediliyor.


Numetal'e en yakın türler rap metal ve rapcore. Rap metal; diğer türlere fazla bulaşmayıp bildiğiniz rap vokallere yükleniyor. Rapcore ve numetal; bol distortion katkılı gitarlar ile raptan "esinlenmiş" vokaller kullanıyor. Yani fark zaman zaman klasik metal sertliğinde vokaller de duyuluyor hatta bu iki tür için farklı vokalistleri olan gruplar da var bilin bakalım hangisi? Linkin Linkin Linkin! Linkin Park rapcore grubu olarak da düşünülebilir örneğin. Papa Roach rapcore'a daha da iyi uyan bir örnek oldu.

Nu-metal vokali yapmak demek rap'i de içine alıyor pırıl pırıl söylenen sözleri de çığlık çığlığa bağırmayı da. Hatta hepsi aynı şarkının içinde de olabiliyor.

Hatta bu şarkılar çok nadiren güzel de olabiliyor. Hepsi olacak diye bir kural da yok bakınız Slipknot'a hip-hop ile pek alakası olduğunu söyleyebilir miyiz?

Gitar tekniği metal kadar komplike değil. Belki de bu yüzden metalciler "yeteneksizseniz numetal grubu kurun" diye dalga geçmekte oldukça haklı. Metal müzik tamamen sololara ve riff'lere dayanıyor oysa numetal'de dayanacak o kadar çok çeşit var ki gitar diğer elementler gibi sadece ritmik bir araç. Linkin Park'ın "One Step Closer"ını açan gitar riff'ini düşünün ne kadar basit bir melodi ancak bütün şarkıyı nasıl taşıyor! Oysa metal şarkılarında sürekli değişen melodiler vardır. Sayın bakalım bir Iron Maiden gibi bir efsanenin şarkısında kaç farklı melodi bulacaksınız.

Basta ise tam tersi bir durum var. Steve Harris gibi enteresan adamları saymazsanız metal müzik çalan basçılar genellikle oldukça basit çalmayı gitar riff'leriyle uyumlu gitmeyi; numetal'de ise basçılar daha komplike çalmayı deniyor. Örneğin Limp Bizkit'in basçısı Sam Rivers aslında bir caz basisti bunun etkisi bazen hissediliyor. Mudvayne basçısı Ryan Martinie'nin funk geçmişi de gruba enteresan bir hava katıyor. Davullara gelirsek metal ile hiç alakası yok davul tekniği tamamen hip hop'un breakbeat yapısı ile alakalı.

Metale göre çok daha beklenmedik ritmler yine ekstra örnekleri saymazsak metale göre daha hızlı ve komplike teknikler göze batıyor. Zaten DJ'lerin önemi de burada ortaya çıkıyor. Numetal grupları beat'leri desteklemesi ve şarkılara efektler eklemesi için kadrolarına DJ'ler ekliyor. Limp Bizkit'in DJ Lethal'ı Linkin Park'ın Joe Hahn'ı Incubus'un Dj Kilmore'u herkesin aklına şak diye gelenler.

İşlenen temalar da metale göre farklı. Numetal'in esas teması gençlik sorunları sistem çarpıklıkları anlayışsız aileler. Tabii kendini evde dışlanmış hisseden bir çocuğun halini anlatan bir müzik haliyle metalci "ağır abilere" gelmiyor. Üstelik bütün bu saydıklarımızın müziği bir formüle oturtması türün en önemli temsilcisi Linkin Park'ın şarkılarının yaratıcılıktan çok önceden ağır ağır hesaplanmış birer matematik harikası olması da bu abilerin ekmeğine yağ sürüyor. Gotik'i Marilyn Manson sanan oraya buraya acaYiP KarakterLerLe yAzıLar yAZan hayranlar da türün adını pek iyiye çıkarmıyor hani.


Türkiye'de yayınlanmakta olan belli başlı metal içerikli dergiler Zor Ağrı Kesici ve yüxexes dergileridir.

Belli Başlı Metal Grupları
Led Zeppelin



Metallica



Megadeth



İron Maiden



AC DC



CradLe Of Filth
Birinebakıpçıkıcam isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 17-01-2008, 19:17   #4 (permalink)
 
Birinebakıpçıkıcam - ait Avatar
Tanımlı Metal Fun cLub

Metalciler arasındaki farklar...
death metal :
sabah uyandım annemi doğradım babamı doğradım bakkala gittim bakkalı
doğradım. bu yüzden çok mutluyum.

doom metal :
sabah düşümde annemi doğradım babamı doğradım bakkala gittim bakkalı
doğradım. bu yüzden bunalımdayım.

gothic metal :

sabah uyandım ne göreyim anne doğranmış babam doğranmış bakkala gittim
o da dogranmış bu yuzden şüpheliyim karamsarim.

black metal :
sabah uyanamadım. hala uyuyorum umarım annem babam bakkal dogranmıştır.
bu yüzden zevk alırım.

trip hop metal :
sabah uyan valideyi kes pederi kes bakkalın suçu yok bu yuzden trip
yapiyorum hopluyorum.

thrash metal :
uyku mu? dittir et. annem mi? amaan babam mı? hiç sevmezdim. bakkal mı?
ne? dukkanınıdamı soymuşlar? ohoh

power metal :

uyanmaz olaydım annemi doğramışlar babamı doğramışlar tavernayı
dağitmışlar bu yüzden kını kılıcı alıp öç almaya gidecem.
Birinebakıpçıkıcam isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 17-01-2008, 19:31   #5 (permalink)
 
Birinebakıpçıkıcam - ait Avatar
Tanımlı Metal Fun cLub


Kökleri Viking mitolojisine ve metal e sımsıkı bağlanmış olan AMON AMARTH 1992 yılında Stockholm`un güneyinde Tumba (Isveç) adındaki küçük bir yörede ortaya çıktı.İsmini Tolkien`in Orta Dünyasında Mordor daki dağdan alan grup kurulduğu tarihten itibaren birçok melodi ve armoni içeren; Vikingleri ve Kuzey tanrılarını anlatan parçalar yazmaya başladı.AMON AMARTH ı diğer metal gruplarında ayıran ve bugün bulunduğu yere getiren en büyük farklılık ta buydu...

Vokalist Johan Hegg niçin bu konuyu işlediğini; "Viking teması ve Iskandinav mitolojisi benim için daha çok bir hayat felsefesi haline geldi." şeklinde açıklıyor. Grup kurulurken elemanlar kendi aralarında kendi müziklerini yapmakeğlenmek için bir araya geldi hatta yapılan açıklamalara göre grup kurulduğunda büyük hedefleri yoktu ve Isveç piyasasından çok küçük bir pay almayı ve ülke gençleri tarafından tanınmayı bile kendileri için yeterli görüyordu.

Grup 1993 yazında Lagret Studios`a girdi ve grubun hiçbir zaman yayınlanmayan demosu "Thor Arise" ı kaydetti.Grup bu kayıdı yeterince güçlü görmüyordu ve dünyada bu şekilde tanınmak istemiyordu.

Demo`nun tracklisti;

1. Risen From The Sea
2. Atrocious Humanity
3. Army Of Darkness
4. Thor Arise
5. Sabbath Bloody Sabbath (cover)

şeklindeydi ve şu anda hit olmuş birçok parçayı içeriyordu.Grup daha sağlam birşeyler ortaya çıkarmak için yeni prova ve çalışmalara başladı ve tekrar stüdyoya girdi.Sonuç olarak ortaya ikinci demo "The Arrival Of The Fimbul Winter" çıktı. Bu demo birinci demoya göre gerek yakaladıkları sound gerek müzikalite bakımından daha tatmin ediciydi ve grup bu demoyu underground piyasaya sürmek için arayışlara başladı.Alınan cevap mükemmeldi.Grubun bu demosunu satmak ve haklarını güvence altına almak için Pulverised Records (Singapur) grupla bağlantı kurdu.

Grup 1995 yılının Kasım ayında 5 günlüğüne Peter Tägtgren e ait olan The Abyss Studios`a girmeye karar verdi ve bu süre içinde "Sorrow Throughout The Nine Worlds" albümü kaydedildi.Bu albüm 3 yeni parça ve ikinci demodan tekrar kaydedilmiş 2 parça içeriyordu.Albüm 1996 Nisan ında piyasaya sürüldü ve grubun dünya çapındaki kariyeri daha da sağlamlaştı.Albümün piyasaya çıkışından 2 ay sonra davulcu Nico gruptan ayrıldı ve yerine Martin Lopez gruba dahil edildi.Bu andan sonra birçok plak şirketinden teklif geldi ve grup bunların içerisinden Metal Blade ile anlaşmayı tercih etti. 1997 yılının Mart ayında grup Metal Blade deki ilk albümü "Once Sent From The Golden Hall" i Peter Tägtgren ile kaydetmek için tekrar The Abyss Studio`ya girdi.Kayıt sonuçları AMON AMARTH`ın Swedish Metal sahnesinin en hiddetli ve agresif gruplarından birisi olacağını daha o zaandan kanıtlıyordu.

"Once Sent From The Golden Hall" albümünün kaydından sonra gitarist Anders Hansson gruptan ayrıldı.Grup bir ay sonra Deicide Six Feet Under ve Brutal Truth ile turneye çıkacağı için acele gitarist arayışına girdi ve Johan Söderberg gruba dahil oldu.Grup artık iyice sağlamlaşmıştı.Haziran 1998 de çıkılan turnede grup en üst düzeye ulaştı.Aynı yıl içinde davulcu Martin Lopez kariyerini OPETH de sürdürmek için gruptan ayrıldıve boşluğu Fredrik Andersson (ex- marduk)ile dolduruldu.Bu grubun son eleman değişikliği oldu ve 1999 yılının şubat-mart ayları boyunca tekrar The Abyss Studios a girerek "The Avenger" albümü kaydedildi. 7 parçalık albümün kayıtları esnasında herhangi bir prodüktörle çalışılmadı. Black metal tarzları; Viking etkileşimi ve brutal altyapı ile sağlamlaştırılarak harika bir albüm ortaya çıkarıldı.Grup albümün tanıtımı için morbit angel ın headliner olduğu birkaç festivale çıktı.

2000 Kasımında The Abyss Studios un kapanması söz konusu olunca grup yeni kayıt için aceleci davrandı.Çok kısa bir sürede "The Crusher" albümü oluşturuldu."The Crusher" AMON AMARTH`ın şimdiye kadar kaydettiği en brutal albümdü.Bu albüm gruba daha çok turneye çıkabilmesi için fırsat verdi.Grup artık bir çok ülkeden festivallere çağırılıyordu ve grup headliner olduğu ilk festivale Danimarka ve Almanya`da; Purgatory ve Seirim gruplarıyla çıktı.Turne büyük bir başarıyla sonuçlandı ve AMON AMARTH bu turne sayesinde Almanya`da yeni binyılda (2001 Ocak) sahneye çıkan ilk metal grubu olarak kayıtlara geçti.AMON AMARTH bu konserden sonra mArduk ve VADER gibi devlerle birlikte No Mercy Festivals e katıldı ve bu festivalden sonra Marduk`un 2001 deki Amerika turlarını desteklemeye karar verdi.Fakat sponsorlar bulunamadığı için tur Ocak 2002 ye ertelendi.Grup 2002 yi beklemedi ve kendilerinin ilk Amerikan turnesine Diabolic (Tampa Florida) in desteğiyle çıktı.Turne harika bir şekilde devam ediyordu fakat kordinatörler turneyi bir hafta gibi kısa bir sürede durdurdu ve AMON AMARTH Isveç`e geri döndü.Grup Isveçli/Gore efendisi VOMITORY`ye Avrupa turu teklifinde bulundu.Teklif kabul edildi ve AMON AMARTH tekrar yollara düştü.Tur sırasında yeni albüm için birşeyler hazırlanmaya devam edildi.

Ağustos 2002 de grup 2. kez WACKEN OPEN AIR`e çıktı ve şov yaklaşık olarak 12.000 kişi tarafından izlendi ve yapılan röportajlarda herkes konserden son derece memnun olduğunu açıkladı. Grup WACKEN`dan çıkar çıkmaz "Versus the World" ü kaydetmek için 7 Ağustos`ta kendini stüdyoya attı.Uzun zamandan beri Peter Tägtgren stüdyosunu kendisine ayırdığı ve başka grupların kayıt işleriyle uğraşmadığı için grup Malmö`deki Berno Studio`da çalışmaya başladı ve bu harika bir seçimdi.Stüdyonun Isveç metal sahnesinde mükkemmel bir ünü vardı.AMON AMARTH Berno (mühendis ve stüdyo sahibi) veya Henrik (mühendis) ile çalışırken hiç bir zorluk çekmedi ve bu yeni stüdyo grubun müzikal yapısına yeni bir boyut kazandırdı.Kayıtlar sırasında grup ara verip Almanya`ya ve Summer Breeze festivaline geziler düzenledi ve buralarda mükemmel bir şekilde karşılandı.Yeni albüm 18 Kasım da piyasaya sürüldü.Albümün sınırlı sayıdaki "Viking" baskısı ise grubun hiç yayınlanmamış eski demolarını içeriyordu ve bu albüm grubun kariyerindeki kilometre taşlarından birisi oldu.Albümün tanıtımı için 3 Amerika ve 2 Avrupa turnesine çıkıldı.

AMON AMARTH`ın yeni albümü "Fate Of Norns" da bir önceki albüm gibi Bernö Studios da kaydedildi.Bu albüm ve diğerleri arasındaki fark sorulduğunda Mikkonen; "Biraz klasik kaçacak ama albümde yakalanan sound süper ve şarkılar diğerlerine göre çok daha güçlü.Johan Söderberg`in şarkı yazımına katkısı öncekilere göre çok daha fazla oldu ve bu da müziğe yeni bir tat ve bakış açısı kazandırdı.Stüdyoya girdiğimizde birçok şarkının yazımı henüz tamamlanmamıştı ve stüdyoya girince farklı birşeyler çıkarabilir miyiz diye merak ettik.Düşündüğümüz gibi oldu ve Bernö sayesinde müzik çok farklı bir noktaya geldi.Bu Prodüksiyonda diğer hiçbirisinde harcamadığımız kadar enerji harcadık." şeklinde açıklıyor."

Konu Birinebakıpçıkıcam tarafından (17-01-2008 Saat 19:37 ) de değiştirilmiştir..
Birinebakıpçıkıcam isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 17-01-2008, 19:40   #6 (permalink)
 
Birinebakıpçıkıcam - ait Avatar
Tanımlı Metal Fun cLub



Blooddrunk albumu Mikko Karmil prodüktörlüğünde Petrax ve Finnvox Stüdyolarında Finlandiya da kaydedildi. Ekim Kasım ve Aralık aylarında Petrax Stüdyolarına kapanan grup kayıtları Finnvox da Mikko Karmila tarafından mixlendi. Albüm Nisan ayı içerisinde yayınlanacak. Albümdeki şarkılar şunlar.




Blooddrunk şarkı listesi
01. Hellhounds On My Trail
02. Blooddrunk
03. LoBodomy
04. One Day You Will Cry
05. Smile Pretty For The Devil
06. Tie My Rope
07. Done With Everything Die For Nothing
08. Banned From Heaven
09. Roadkill Morning


Üyeler:
1997- Janne "Warman" Wirman - keyboards
1997- Alexi "Wildchild" Laiho - guitar vocals
1997- Jaska Raatikainen - drums
1997- Henkka T. Blacksmith - bass
2003- Roope Latvala - guitars

Kaynak: COB Official
Birinebakıpçıkıcam isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 17-01-2008, 19:41   #7 (permalink)
 
Birinebakıpçıkıcam - ait Avatar
Tanımlı Cevap: Metal Fun cLub



İsveçli grup In Flames yeni albümünde yer alan şarkılardan oluşan bir single çıkartıyor.The Mirror's Truth ismindeki single ı 07 Mart 2008 de Nuclear Blast Records etiketi ile yayınlanacak. Haberin In Flames hayranlarını üzecek kısmı ise single in sadece Avrupaya özel bir çalışma olması. Çünki sınırlı sayıda basılacak "The Mirrors Truth" başka bölgelerde bulunmayacak. Bu arada albüm Kapak çalışması Alex Pardee tarafından yapıldı. Alex albüm ile ilgili tüm çalışmaları da üstlenmişti. Single daki şarkılar şunlar.



Single şu şarkıları içeriyor:
-The Mirror's Truth
-Eraser
-Tilt
-Abnegation


Yeni albüm kayıtları bitirten grup. planlandığı üzere 16 şarkı kaydedilmiş yeni albüm için ve sanırım hepsi de albümde bulunacak. bu şarkılar arasında Abnegation un bulunduğunu da hatırlatmakta fayda var. Studio Diary videolarından anlaşıldığı üzere tarz yine "Coma Clarity" gibi olacak. Catchy nakaratlar nispeten daha çok çift ses yüksek tempo. Bu sefer yanılmıyorsam Anders'in kalın Brutaline yer verilmiş ne derece tabii bilemiyorum. Ayrıca yine videolardan izlediğimiz üzere yine parçalarda Leeches'daki gibi nispeten uzun soloları duyabileceğiz. Hiç şüphesiz ki albüm sound ve şarkı kalitesi olarak çok kaliteli olacak. Ama bu türü yapabilecek sayırız gereksiz grup mevcutken neden In Flames in Gothenburg Nue Metal e geçiş yaptığını sormadan geçemiyoruz.



Üyeler:
1990- Jesper Strömblad - guitars
1995- Anders Fridén - vocals
1997- Peter Iwers - bass
1998- Björn Gelotte - guitars
1998- Daniel Svensson - drums

Kaynak: In Flames Official Site
Birinebakıpçıkıcam isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 17-01-2008, 19:48   #8 (permalink)
 
Birinebakıpçıkıcam - ait Avatar
Tanımlı Cevap: Metal Fun cLub

[Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Ücretsiz Üye Olmak İçin Tıklayın.]
EPICA - Klasik müzik konseri

Miskolc Ulusal Opera Festivali Epica ile birlikte bir gösteri yapacaklarını duyurdu. Hollandalı grup Epica bu kosnerinde Senoni orkestrası ve koro ile birlikte sahne alacak. "Epica: The Classical Conspiracy Show" adı altında düzenlenecek bu gösteri sadece gotik/senfonik metal sevenlerin değil Klasik Müzik tutkunlarının da başını döndürecek eşsiz bir müzik ziyafeti olacağa benziyor. Neden? diye sornalar için hemen açıklayalım.



Epica bu konserde özel farklı bir müzikal program oluşturdu. Canlı performanslarında Mozart Dvorak Verdi Orff Prokofiev Grieg ve Vivaldi gibi ustaların bestelerini Epica tarzı ile yorumlayacaklar ve kendi şarkılarının da bu tarz versiyonları ile çalacaklar. Evet yanlış duymadınız. Epica bu konserde çalacağı şarkıları yeniden düzenledi ve yeni baştan yazdı. Grubun açıkladıkları bu kadar ama konserde çok daha fazlasını göreceğimizi iddia ediyorlar.

Epica konseri 14.06.2008 at 21:00 de baslıyor. Kaynak: epica.nl
Birinebakıpçıkıcam isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 03-02-2008, 18:19   #9 (permalink)
 
ironfist - ait Avatar
Tanımlı Cevap: Metal Fun cLub

bende isterem
benim tarzım powerdır...
ironfist isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 05-10-2008, 01:08   #10 (permalink)
 
x09serhat09x - ait Avatar
Tanımlı Cevap: Metal Fun cLub

benide ekle:P
x09serhat09x isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Metallerİn Korozyonu O'NEAL Çöp Forum 1 24-11-2008 18:10
metal nedir kaç çeşit metal vardır ? ßy_Ç@ĞRı Müzik Muhabbeti 16 12-11-2007 21:44
------> | RocK & Metal Fun Cluß | <------ rammstein_tr Çöp Forum 1 04-07-2007 21:59
Metallerin Krozyonu HsrT Kimyacı 2 27-05-2007 09:31
Rock ve Metal Müzik Türleri.... satanrium Müzik Muhabbeti 0 03-04-2007 19:49


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:32 .


Powered by vBulletin 3.8.3
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

TRplatform.Org
Yazılı Avatarlar UslanmaM bilgi MaxiCep izafet Web Hattı bebek tedavin ilginç Resimler SMF İndir Aşk Resimleri Rüya Tabirleri Güzel Sözler