![]() |
|
|||||||
| Fun Club ve Birlikler (Yeni) Üyelerimizin daha keyifli vakit geçirebilmelerini ve daha organize olabilmelerini amaçlayan alan. |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
Gothic Nedir? Gotik sözcüğü herkeste genellikle güzel çağrışımlar uyandırır: katedraller kiliseler sivri kuleler eski tarz birdekorasyon.Oysa bu sözcüğü ilk kez kullanan Rönesans dönemi İtalyan sanatçıları için Gotik terimi oldukça değişik biranlam taşımış ve klâsik biçimlere karşı çıkan Kuzeyli barbarların özellikle Cermen kökenli halkların kültürünüsimgeleyen bir sözcük olarak geçerlik bulmuştur. Gotik sözcüğü ilk önceleri Rönesans olgusunun dışında kalan tüm barbar kültürü ifade etmek için kullanılmıştı. Ancak sonradan bu kültür daha iyi anlaşılıp takdir edilmeye başlanınca daha dar bir anlamda yalnızca mimari bir biçimibelirtmek amacıyla kullanılır oldu. Daha yakın dönemlerde ise halk dilindeki anlamıyla tümüyle dinsel yapılarla![]() özellikle katedraller ile bağdaştırılan bir terim haline geldi. "New English Dictionary" (Yeni İngilizce Sözlük) Gotik sözcüğü için şu tanımı vermektedir: "Batı Avrupa'da XII. yüz yıldan XVI. yüz yıla kadar yaygın olan mimari stil için kullanılan terim. Stilin temel özelliği sivri kemerlerdir. Aynı zamanda mimari ayrıntılarda ve süslemede de uygulanmıştır". Aslında bu tanım yeterince kesin değildir. Mimarlık tarihi uzmanlarından bir çoğu Gotik stilin temel özelliğinin sivrikemerler olduğunu kabul etmeyip farklı kuramlar ileri sürebilirler. Ayrıca Gotik stili yalnızca mimarlığa özgü olarakkullanmak da pek doğru değildir. Zira Gotik yalnız yapılar için değil; mobilyalar giysiler süslemeler hatta mutfak aletlerive davranış biçimleri için bile geçerli bir kavramdı. Ne var ki günümüzde kilise yapılarının dışında Gotik stilden geriyehemen hiç bir şey kalmamıştır. Gotik ortaya çıkana dek Batı Avrupa’daki tüm yapı biçimlerinin temelini oluşturan "Romanesk" mimarlık oldukça basit bir ilkeye bağlıydı ve özünü eski bazilika inşaatlarından almıştı. Bu ilke dört duvar üzerine oturtulan düz bir çatıdanibaretti. Eğer çatı kubbeli ya da çıkıntılı olursa yan ağırlıkları taşımaları için duvarların kalınlaştırılması gerekliydi. Bunedenle geniş iç mekânlar gerektiren büyük yapılarda duvarlar fazlasıyla kalın yapılıyordu. Duvarların yeterince sağlamolması için ise pencerelerin pek küçük olmaları gerekiyordu. Sonuç olarak Romanesk yapılar bodur ve hantalgörünümlü iç mekânları karanlık ve hüzünlü yapılardı.Gotik mimarlar iç mekânlarda yeterli genişliği sağlayan sivri ve yüksek kemerler kullanarak Romanesk yapılarınuygunsuz koşullarından kurtulma çaresini bulmuşlardı. Üstelik kemerli payandalar kullanarak yan ağırlıkları desteklemesini de biliyorlardı. Bu sayede duvarların üzerindeki büyük yük azaltılmış oluyordu. Açılan büyük pencerelerve kullanılan renkli camlar iç mekânların tatsız karanlığını ve hüznünü yok ediyordu. Zamanla yapıyı oluşturan çeşitliöğeler; kemerler payandalar sütunlar ve duvarlar tıpkı bir makinenin gerekli parçaları gibi bütün halinde uyumlu birsistem biçimine dönüştü. Yapının çeşitli öğelerini uyumlu bir biçimde örgütleyen bu bütüncül sistem Gotik stilin özünü ve Romanesk stilden ayrılmasını sağlayan ana niteliğini oluşturdu. Kemerler payandalar sütunlar gibi teknik özelliklerstili belirlemede ikinci plana düştü. Violet-le-Duc'ün ünlü Gotik tanımına göre; "tümüyle Romanesk stilden ayrı evrimleşmiş olan Gotik stilin ayırt edici özelliği yapının tüm karakter ve görkeminin titizlikle örgütlenmiş ve içtenlikle uygulanmış bir sisteme bağlıolmasındadır". Moore'un tanımlamasına göre; "Gotik mimari kısaca payandalar ve ayaklar tarafından taşınan bağımsız bir kemerler ağıile bunların üzerine oturtulmuş bir çatının oluşturduğu bir yapı sistemidir. Yapının tüm dengesi ağırlık ve karşı-ağırlıklarsayesinde sağlanmıştır. Tüm sistem mimari koşullara ve sanatsal formlara uygun konularını doğadan alan yontularlabezenmittir. Gotik dinsel inanç ile esinlenmiş ulusal ya da yöresel tutkularla uyarılmış laik zanaatkârların ürünü olanyaygın bir kilise mimarisidir". Moore Gotik'in anahtarını payandalarda bulur. Diğer uzmanlar farklı kuramlar sunarlar. Porter'a göre temel nitelikkemerli çatıdır. Phillips sivri kemerlerin tüm sistemin özü olduğunu ileri sürer. Gould için en üstün değer taş çatılardadır.Oysa Lethaby Gotik stilin özünü bu tür teknik özelliklerden çok yapının genel Orta Çağ karakterinde bulmaktadır.Gothic Stili Kim Buldu? Gotik'in nerede ve ne zaman başladığı konusunda mimarlık tarihçileri arasında büyük görüş farklılıkları vardır. Gotik stili yaratma onurunu kendi ülkelerine mal etmeyi arzulayan İngiliz yazarlar ilk örneğin Durham'da 1100 yılları civarındaortaya çıktığını ileri sürmektedirler. Oysa ayrıcasız olarak tüm Fransız yazarlar Gotik'in başlangıcının Paris ve çevresindegerçekleştiğini savunmakta ve ilk Gotik anıtın yapımına 1140 yılında başlanan Saint Denis Manastır Kilisesi olduğunusöylemektedirler. Çağdaş yazarların büyük çoğunluğu Fransız kuramını kabul etme eğilimindedirler. Porter yeni stilin1063 yılında Paris'te başladığını ve doruk noktasına 1120 yılında Amiens nefi (orta sahını) ile ulaştığını belirtir. "Roman and Medieval Art" (Roma ve Orta Çağ Sanatı) adlı kitabında Goodyear Gotik stilin başlangıcı ve gelişmesihakkında şunları dile getirir: "Gotik'in "erken" "orta" ve "geç" dönemleri olduğu belirtilir. Oysa bu dönemler arasındakesin sınırların bulunmadığı bilinmelidir. Genel olarak XII. yüz yılda Gotik Fransa'da başlamıştır ve diğer ülkelerde XIII. yüz yıl öncesinde bu stile rastlanmaz. XIII. ve XIV. yüz yıllar Gotik stilin yetkinliğe ulaştığı dönemlerdir. XV. yüz yılda ise göreli olarak gerileme görülür. Hem Almanya ve hem de İngiltere'de Gotik XIII. yüz yılda ortaya çıkmıştır. Halbuki İtalya Gotik'i asla tümüyle kabullenmemiştir. İngiltere Gotik stilde en yoğun yerel ve ulusal uygulamaların yapıldığıülkedir ve bu nedenle İngiltere'de Gotik'in ikinci el olarak bir taklit biçiminde uygulandığı aşikârdır. Biçimsel güzellikve genel çekicilik açısından İngiliz katedralleri diğer tüm ülkeler ile yarışabilirler; ancak Gotik'in ortaya çıkıp gelişmesi açısından öncelik Fransızlara ait olmuştur." Acaba Gotik mimarlar bu yeni sanatın gizlerini nereden türetmişler? Bu konuda da çok sayıda farklı kuramlar mevcuttur ve pek aklı başında savların yanı sıra oldukça saçma olanlara darastlanabilir. Lascelles mimarların sivri kemerleri Nuh'un Gemisinden öğrendiklerini ileri sürmüştür. Stukeley yeniyapı ilkelerinin Druid'lerin mağaralarını taklit etmeye çabalarken keşfedildiğini savunur. Ranking'e göre Gotik stil ![]() temelde Gnostik bir karakter taşımaktadır. Christopher Wren Gotik'in Araplardan alındığını söylemiştir. Findel'e göre![]() Gotik sanatı bulma onuru Cermen kökenli halklara aittir. Scott bu kurama katılmakta ancak Fransa ve İngiltere'yeyayılmasını "Comacine Ustaları"na bağlamaktadır. Lewis bu denli açık ve kesin ilkelerin ancak tek bir kişi tarafındanoluşturulabileceğini düşünür ve Gotik sanatın keşfi onurunu Fransa kralı Şişman Louis’nin başbakanı Suger'e verir. Pownall Gotik'in ağaç oymacılığından türediğini belirtir.Günümüz sanat tarihçilerinin genelde birleştikleri kuram Gotik'in zamanla ve ustadan çırağa sözlü eğitim ile evrimleştiği![]() kaçınılmaz olarak dönemin mimari ve toplumsal koşullarından etkilendiği biçimindedir. Bu kurama Gould da şu sözlerle katılır: "Gotik bir taklit ya da çalıntı değil özgün bir stildir. Avrupa'nın çeşitli yörelerinde hemen hemen eşzamanlı olarakbelirmiş ve zamanla gelişmiştir." ayrıca ; Gotik kendine has özelliği olan bir sanat anlayışı ve yazı şekli. Gotik yazılar ilk baskı denemelerinde denenmiş çoğunlukla Almanlar tarafından kullanılan bir yazı stilidir. Gotik sanatı 12. yüzyılın ikinci yarısında Romanik sanatının değişmesiyle Latin sanatına bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Mimaride ilk çıkış yeri Fransa diyenler varsa da Avrupa'nın çok yerinde aynı zamanda rastlanmış ve bütün Hıristiyan batı dünyasına yayılmıştır. Her ülke Gotik sanatında zevkine uygun değişiklikler yapmıştır. Avrupa'nın sanat merkezi kabul edilen İtalya'da ise pek tesiri görülmemiştir. İngiltere'de sütunları çoğaltan ve kubbenin altında onları yelpaze gibi açan bir dikey üslüba bağlıdır. İspanya'da Gotik sanatının Arap motifleriyle birleşmesinden meydana gelen müdeccer (mudejar) üslubu doğmuştur. Gotik sanatı Avrupa'nın kuzeyinde 16. yüzyılın başlangıcına kadar sürmüştür.Gotik sanatının mimarları ağırlığın itme kuvvetini ve yönünü tesbit ederek baskıyı kemerlere ve fil ayaklarına aktardılar. Böylece yapının tamamı dengeye faydalı olan elemanlara bağlandı. Ağırlığa tamamiyle hakim olan Gotik mimarisinde yapılar sanki yükselerek uçuyormuş gibi bir his verir.Gotik tarzının önemli özelliği sivriliktir. Roma mimarisindeki yaygın kubbeler yerine dilimli kubbeler yuvarlak kemerler yerine sivri ve birbirini kesen kemerler kullanılmıştır. Dini yapılarda aranan diğer bir husus ise büyüklük ve yücelik hissinin uyandırılmasıdır. Pencerelerin bol olması pencere camlarının renkli olması çatılardaki okumsu kuleler dikkati çeken diğer özelliklerdir.Gotik tarzı yalnız mimarlıkta tesirli olmayıp; süs ve gündelik eşya resim ve yazıda heykelcilikte de etkili olmuştur. Gotik mimarlık ise daha ziyade katedral kilise manastır gibi dini yapılarda tesirini göstermiştir.Gotik mimarisinin başlıca eseri katedraldir. 13. yüzyılda toplum adeta bütün heyecanını ve zenginliğini katedral yapmaya ve süslemeye harcamıştır. Paris'te Notre Dame ve Amiens bunlardandır Konu Birinebakıpçıkıcam tarafından (19-01-2008 Saat 19:59 ) de değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
![]() |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Notre Dame Katedrali Fransız gotik mimarisinin en güzide örneği olarak bilinen Notre Dame ayrıca ilk gotik katedrallerden biridir ve gotik dönem boyunca inşası sürmüştür. Heykellerin ve işlemeli camların ortaçağ Roma mimari üslubundan sonra pek görülmemiş bir dünyevilik içermesi natüralizm akımının eserlerdeki ağır etkisi sebebiyledir. Turistler açısından popüler bir yer olmasının yanı sıra halen bir Roma Katolik katedrali olarak kullanılır ve Paris başpiskoposluğuna ev sahipliği yapar. (15 Şubat 2005'ten beri görevi André Vingt-Trois yürütmektedir.) [img]Bölümleri Batı cephesi Batı cephesi katedralin en ünlü kısmıdır. Birbirinden ayrılan üç parçadan oluşur ki bu Roma mimari geleneğinden alınmıştır. En önemli kısımları şöyledir: [/img] Notre Dame'ın ünlü batı cephesiGüney kule katedralin ünlü çanı "Emmanuel"'i barındırır. Dökümü 1631 yılında yapılmış olan bu çan Notre Dame'daki en eski parçadır. Galerie des Chimères ya da Büyük Galeri iki kuleyi birleştirir ve katedralin efsanevi chimère'lerinin bulunduğu yerdir. Batı Gül Penceresi 10 metre çapındanır. İşlemelerle süslü pencerenin birçok kısmı katedralin 13. yüzyıldaki inşasında oluşmuştur. Önünde kucağında bebek İsa ile birlikte bir Meryem Ana heykeli vardır. Krallar Galerisi Yahuda ve İsrail'in 24 kralının heykellerinin sıralandığı koridordur. Bu kısım Fransız devrimi sonrasında hasar görmüş ve Viollet-le-Duc tarafından yeniden tasarlanmıştır. Devrimciler heykellerin Fransız krallarına ait olduğunu sanmış ve kafalarını koparmışlardır. (Kafaları bir öğretmen kurtarmış ve arka bahçesine gömmüştür. Sonradan yeniden bulunmuşlar ve şu an Musée de Cluny'de sergilenmektedirler). Alttaki üç büyük kapı Meryem Ana (Meryem Ana Kapısı) Yeniden tahta çıkan İsa'nın on bakire de dahil olmak üzere yaşayan ve ölüleri yargılaması (Son Hüküm Kapısı) ve Meryem Ana'nın annesi Azize Anne'e (Azize Anne Kapısı) ait hikayelerle süslenmiştir. Meryem Ana Heykeli Katedralde Meryem Ana'nın bir heykeli bulunur. ("Paris'in Bakiresi" olarak tanınır.) Zenginliğin bol olduğu dönemde katedrali şehrin gururu ve yeni ekonomik özgürlüğün bir sembolü olarak gören yerel tüccarlar tarafından yaptırılmıştır. Zayıf estetik görüntüsü yanı sıra pahalı dekorasyonu ile dikkat çeken bu heykel bazı gözlemcilere dini bir ibadetten ziyade kibirli bir zenginlik çağrışımı yapar. Kuzey ve Güney Gül Pencereleri Gül pencereler (rose window) kiliselerde ve özellikle gotik katedrallerde görülen genellikle ön cephede yuvarlak pencerelerdir. renkli camlar desenler ve resimlerle süslü pencerelerde yine oymalar ve desenlerle süslenmiş çerçeveler kullanılır. Notre Dame'ın iki kanadında bulunan bu pencereler geç gotik dönem bir tarza sahip olup 1250-1260 yılların arası yapılmıştır. Tarz batı façadedeki gömülü olan pencerenin aksine bunların duvarda kabarık bir şekilde durmasından anlaşılır ki batıdaki pencere erken gotik dönem eseridir. Güneydeki pencerede Yeni Ahit'ten "İsa'nın zaferi" hikaye edilir. Bu pencereler katedraldeki sayılı renkli camlı pencerelerden olması açısından dikkat çeker ve Avrupa'da özgün eserler olarak kalmayı başarmışlardır. Payandalar Notre Dame de Paris dünyada ana yapıdan ayrı payandaların kullanıldığı ilk binalardan biridir. Bina özgün tasarımında aslında bu payandalar yoktur. Ancak yapım başladıktan sonra gotik mimaride kullanılan ince duvarlar daha da yükseldikçe duvarlarda dışa doğru oluşan gerilimlerden dolayı çatlamalar başlamıştır. daha fazla bozulmayı engellemek için bu destekler düşünülmüştür. Uzun yıllar boyunca eleştirilmişler ve "birilerinin sökmeyi unuttuğu yapı iskeleleri" gibi durdukları söylenerek katedrale "bitirilmemiş" bir hava verdikleri iddia edilmiştir. Bazı Rakamlar *Güney kulesindeki "Emmanuel" adlı çan 13 ton gelir yalnız tokmağı 500 kilodur. *1631'de Emmanuel yeniden döküldüğünde kadınların ergimiş olan metale mücevherlerini attıkları ve çanın orjinal rengini buradan aldığı söylenir. *Katedralin ana kubbesi 34 metre yüksekliktedir. *Batı cephesindeki kuleler 69'ar metre yüksekliktedir. *Çan kulesine gitgide daralan toplam 422 basamakla çıkılır. Yapımı 1160 yılında Paris katedrali "Avrupa'nın krallarının bölge kilisesi" olduktan sonra Piskopos Maurice de Sully tarafından "mağrur görevi için yetersiz" bulundu ve "Paris piskoposu" ünvanını aldıktan kısa süre sonra Sully katedrali yıktırdı. Efsaneye göre Sully Parisin yeni görkemli kilisesinin hayalini görmüş ve orjinal kilisenin dışına bu görüntüyü çizmiştir. Kilisenin yapımı için birçok evi yıktırmış ve malzemelerin taşınabilmesi için bir de yeni yol açtırmıştır. 1163'te Kral VII. Louis'nin hükümdarlığı döneminde başlamış olan inşaatın temel taşını Maurice de Sully'nin mi yoksa Papa Alexander III'ün mü koyduğu tartışma konusudur fakat her ikisinin de ilgili seremonide hazır bulunduğu bilinmektedir. Piskopos Sully ömrünün büyük kısmını ve parasını katedralin inşaatına vakfetmiştir. Batı cephenin ve çarpıcı iki kulesinin yapımı 1200 yılları civarında sahın henüz tamamlanmadan başladı. Yapım süreci boyunca çok sayıda mimar çalıştı ki değişik yüksekliklerde görülen değişik stillerin sebebi budur. 1210 ve 1220 yılları arasında dördüncü mimar gül pencerenin hizasını gördü ve 1245 yılında kuleler tamamlandı. Katedralin tamamlanması ise 1345'e uzanır. Yıllar boyunca kiliseye pek çok org getirildiyse de hiçbiri binanın yapısına uygun olmamıştır. İlk uygun org Cliquot tarafından 1700'lü yılların başlarında tamamlandı. Cliquot'nun eserinin bir kısmı günümüze kadar dayanmıştır fakat org 19. yüzyılda Aristide Cavaille-Coll tarafından büyük ölçüde yeniden yapıldı. Ne katedral ne de org Paris'in en büyüğü olmamasına rağmen Notre Dame'ın piyanisti şehrin en kıdemlisi addedilmiştir. Bu konuda 18. yüzyılda öyle bir rekabet olmuştur ki dört piyaniste ünvan verilmiştir ve her biri yılın üç ayı boyunca çalmıştır. Kilisenin en iyi piyanisti 1900-1937 yılları arasında çalan Louis Vierne olarak görülür. daha sonradan çalan orgçular özellikle Pierre Cochereau orga önemli katkılarda bulunmuşlardır. Yine de orgun orjinal tınısı bugün dahi Cavaille-Coll versiyonuna aittir ve org yaptığı en iyi enstrümanlardan biri olarak kabul edilir. Yapılış zaman çizelgesi *1160 Piskopos Maurice de Sully (Paris piskoposu) orjinal katedralin yıkım emrini verir. *1163 Temel taşı koyulur - yapım başlar. *1182 Apsis (Apse) ve koro bölümü tamamlanır. *1196 Nave (bir kilisenin orta bölümü) tamamlanır. Piskopos de Sully ölür. *1200 Batı Façade'de çalışma başlar. *1225 Batı Façade tamamlanır. *1250 Batı kuleleri ve Kuzey gül pencere tamamlanır. *1250–1345 Geri kalan kısımlar tamamlanır Victor Hugo ve Notre Dame 19. yy başlarında Paris şehir planlamacıları katedralin bakımsızlığından ötürü katedrali yıktırmak istemişlerdir. Ünlü Fransız yazar Victor Hugo halkın ilgisini çekmek için Notre Dame'ın Kamburu adlı romanını yazmıştır. Roman katedralin kurtarılması için kampanya başlatılmasını sağlayarak katedralin yenilenmesinde büyük rol oynamıştır.... LÜZİNYANLAR döneminde 1298 - 1312 yılları arasında yapılmış olan yapı tüm Akdeniz dünyasının en güzel Gotik yapılarındandır. Lüzinyan kralları önce Lefkoşa'da St. Sophia Katedrali'nde Kıbrıs Kralı sonra da Mağusa'da St. Nicholas Katedrali'nde Kudüs Kralı olarak taç giyerlerdi. 1571 yılında cami haline getirilene dek bu törenler yapılagelmiştir. Katedralin Batı cephesi mimarisi Fransa'daki Reims Katedralinden etkilenmiştir. Gotik tarzda işlemeli eşsiz bir penceresi bulunmaktadır. 16. yy. Venedik galerisi avluda yer almakta ve günümüzde şadırvan olarak kullanılmaktadır. Girişteki yuvarlak pencerelerin üzerinde bir Venedik arması görülmektedir. Bazı hayvan figürleriyle süslü kabartmanın Salamis'teki bir tapınaktan geldiği sanılmaktadır. Katedralin apsiti çoğu Kıbrıs kiliselerinde olduğu gibi Doğu üslubunda üç bölmelidir. Yukarıdaki pencereler iyi korunmuş olup batı cephesinde ve yanda iki şapel bulunmaktadır. Yapının önünde bulunan tarihi cümbez ağacı adanın kuzeyinde çok az bulunmakta olan tropik bir incir türüdür. ![]() |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
![]() |
GOTHIC NEDIR KISACA OZET : Gothic
bir stilden cok icinde bulundugun atmosferin durumudur. icine kapali karamsar bir hava tasiyip herseyi grinin tonlari ve siyah gormek olarak nitelendirilebilir.Satanist Nedir KISACA OZET : Hristiyanlığa karşıdırlar çoğu Satanist tanımlamasını ve kimliğini kabul etmez ; kuşkucudurlar ve sabit inançların tümünden kaçarlar. Bazı Voodoo inançları Orta Çağ türü Cadıcılık ve Tantrik Budizm'in bazı formları bu kategoriye girerler. |
|
|
|
|
|
#9 (permalink) | |
![]() |
Alıntı:
Satanist resmi genelde bu tür Şeyler içerir .) iLLa yayinlatican.. Goth da böyLe bişey buLamassın Aykırı.. sadeece görüntü & bakış acısı vardır. en başında gelen Şey ise DAR GORUSE TEPKI ! ![]() |
|
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| gothic nedir? neyi kapsar? | ..::ŞeHZaDe::.. | Süper Cafe | 5 | 03-10-2008 19:30 |
| Gothic die alıorsunuz ya ev kısı çıkarsa:) | нırçıи мєlєк | Komik ve Geyik | 5 | 12-04-2008 20:36 |
| Gothic (Gotik-Gothic Nedir? - Gothic-Gotik Sanatı-Resimleri) | eƒѕαηe_мeleк | Süper Cafe | 1 | 15-03-2008 23:03 |
| Gothic | laf_ebesi | Pisiko Avatarlar | 123 | 05-01-2008 17:05 |