Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Yaşam ve Eğlence > Fun Club ve Birlikler (Yeni)
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Fun Club ve Birlikler (Yeni) Üyelerimizin daha keyifli vakit geçirebilmelerini ve daha organize olabilmelerini amaçlayan alan.


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 17-01-2008, 19:49   #1 (permalink)
 
Birinebakıpçıkıcam - ait Avatar
Tanımlı Gothic fun Club

Gothic Nedir?
Gotik sözcüğü herkeste genellikle güzel çağrışımlar uyandırır: katedraller kiliseler sivri kuleler eski tarz bir
dekorasyon.Oysa bu sözcüğü ilk kez kullanan Rönesans dönemi İtalyan sanatçıları için Gotik terimi oldukça değişik bir
anlam taşımış ve klâsik biçimlere karşı çıkan Kuzeyli barbarların özellikle Cermen kökenli halkların kültürünü
simgeleyen bir sözcük olarak geçerlik bulmuştur.

Gotik sözcüğü ilk önceleri Rönesans olgusunun dışında kalan tüm barbar kültürü ifade etmek için kullanılmıştı. Ancak
sonradan bu kültür daha iyi anlaşılıp takdir edilmeye başlanınca daha dar bir anlamda yalnızca mimari bir biçimi
belirtmek amacıyla kullanılır oldu. Daha yakın dönemlerde ise halk dilindeki anlamıyla tümüyle dinsel yapılarla
özellikle katedraller ile bağdaştırılan bir terim haline geldi. "New English Dictionary" (Yeni İngilizce Sözlük) Gotik
sözcüğü için şu tanımı vermektedir:

"Batı Avrupa'da XII. yüz yıldan XVI. yüz yıla kadar yaygın olan mimari stil için kullanılan terim. Stilin temel özelliği
sivri kemerlerdir. Aynı zamanda mimari ayrıntılarda ve süslemede de uygulanmıştır".

Aslında bu tanım yeterince kesin değildir. Mimarlık tarihi uzmanlarından bir çoğu Gotik stilin temel özelliğinin sivri
kemerler olduğunu kabul etmeyip farklı kuramlar ileri sürebilirler. Ayrıca Gotik stili yalnızca mimarlığa özgü olarak
kullanmak da pek doğru değildir. Zira Gotik yalnız yapılar için değil; mobilyalar giysiler süslemeler hatta mutfak aletleri
ve davranış biçimleri için bile geçerli bir kavramdı. Ne var ki günümüzde kilise yapılarının dışında Gotik stilden geriye
hemen hiç bir şey kalmamıştır.


Gotik ortaya çıkana dek Batı Avrupa’daki tüm yapı biçimlerinin temelini oluşturan "Romanesk" mimarlık oldukça basit
bir ilkeye bağlıydı ve özünü eski bazilika inşaatlarından almıştı. Bu ilke dört duvar üzerine oturtulan düz bir çatıdan
ibaretti. Eğer çatı kubbeli ya da çıkıntılı olursa yan ağırlıkları taşımaları için duvarların kalınlaştırılması gerekliydi. Bu
nedenle geniş iç mekânlar gerektiren büyük yapılarda duvarlar fazlasıyla kalın yapılıyordu. Duvarların yeterince sağlam
olması için ise pencerelerin pek küçük olmaları gerekiyordu. Sonuç olarak Romanesk yapılar bodur ve hantal
görünümlü iç mekânları karanlık ve hüzünlü yapılardı.

Gotik mimarlar iç mekânlarda yeterli genişliği sağlayan sivri ve yüksek kemerler kullanarak Romanesk yapıların
uygunsuz koşullarından kurtulma çaresini bulmuşlardı. Üstelik kemerli payandalar kullanarak yan ağırlıkları
desteklemesini de biliyorlardı. Bu sayede duvarların üzerindeki büyük yük azaltılmış oluyordu. Açılan büyük pencereler
ve kullanılan renkli camlar iç mekânların tatsız karanlığını ve hüznünü yok ediyordu. Zamanla yapıyı oluşturan çeşitli
öğeler; kemerler payandalar sütunlar ve duvarlar tıpkı bir makinenin gerekli parçaları gibi bütün halinde uyumlu bir
sistem biçimine dönüştü. Yapının çeşitli öğelerini uyumlu bir biçimde örgütleyen bu bütüncül sistem Gotik stilin özünü
ve Romanesk stilden ayrılmasını sağlayan ana niteliğini oluşturdu. Kemerler payandalar sütunlar gibi teknik özellikler
stili belirlemede ikinci plana düştü.

Violet-le-Duc'ün ünlü Gotik tanımına göre; "tümüyle Romanesk stilden ayrı evrimleşmiş olan Gotik stilin ayırt edici
özelliği yapının tüm karakter ve görkeminin titizlikle örgütlenmiş ve içtenlikle uygulanmış bir sisteme bağlı
olmasındadır".

Moore'un tanımlamasına göre; "Gotik mimari kısaca payandalar ve ayaklar tarafından taşınan bağımsız bir kemerler ağı
ile bunların üzerine oturtulmuş bir çatının oluşturduğu bir yapı sistemidir. Yapının tüm dengesi ağırlık ve karşı-ağırlıklar
sayesinde sağlanmıştır. Tüm sistem mimari koşullara ve sanatsal formlara uygun konularını doğadan alan yontularla
bezenmittir. Gotik dinsel inanç ile esinlenmiş ulusal ya da yöresel tutkularla uyarılmış laik zanaatkârların ürünü olan
yaygın bir kilise mimarisidir".

Moore Gotik'in anahtarını payandalarda bulur. Diğer uzmanlar farklı kuramlar sunarlar. Porter'a göre temel nitelik
kemerli çatıdır. Phillips sivri kemerlerin tüm sistemin özü olduğunu ileri sürer. Gould için en üstün değer taş çatılardadır.
Oysa Lethaby Gotik stilin özünü bu tür teknik özelliklerden çok yapının genel Orta Çağ karakterinde bulmaktadır.

Gothic Stili Kim Buldu?
Gotik'in nerede ve ne zaman başladığı konusunda mimarlık tarihçileri arasında büyük görüş farklılıkları vardır. Gotik
stili yaratma onurunu kendi ülkelerine mal etmeyi arzulayan İngiliz yazarlar ilk örneğin Durham'da 1100 yılları civarında
ortaya çıktığını ileri sürmektedirler. Oysa ayrıcasız olarak tüm Fransız yazarlar Gotik'in başlangıcının Paris ve çevresinde
gerçekleştiğini savunmakta ve ilk Gotik anıtın yapımına 1140 yılında başlanan Saint Denis Manastır Kilisesi olduğunu
söylemektedirler. Çağdaş yazarların büyük çoğunluğu Fransız kuramını kabul etme eğilimindedirler. Porter yeni stilin
1063 yılında Paris'te başladığını ve doruk noktasına 1120 yılında Amiens nefi (orta sahını) ile ulaştığını belirtir.

"Roman and Medieval Art" (Roma ve Orta Çağ Sanatı) adlı kitabında Goodyear Gotik stilin başlangıcı ve gelişmesi
hakkında şunları dile getirir: "Gotik'in "erken" "orta" ve "geç" dönemleri olduğu belirtilir. Oysa bu dönemler arasında
kesin sınırların bulunmadığı bilinmelidir. Genel olarak XII. yüz yılda Gotik Fransa'da başlamıştır ve diğer ülkelerde XIII.
yüz yıl öncesinde bu stile rastlanmaz. XIII. ve XIV. yüz yıllar Gotik stilin yetkinliğe ulaştığı dönemlerdir. XV. yüz yılda
ise göreli olarak gerileme görülür. Hem Almanya ve hem de İngiltere'de Gotik XIII. yüz yılda ortaya çıkmıştır. Halbuki
İtalya Gotik'i asla tümüyle kabullenmemiştir. İngiltere Gotik stilde en yoğun yerel ve ulusal uygulamaların yapıldığı
ülkedir ve bu nedenle İngiltere'de Gotik'in ikinci el olarak bir taklit biçiminde uygulandığı aşikârdır. Biçimsel güzellik
ve genel çekicilik açısından İngiliz katedralleri diğer tüm ülkeler ile yarışabilirler; ancak Gotik'in ortaya çıkıp gelişmesi
açısından öncelik Fransızlara ait olmuştur."


Acaba Gotik mimarlar bu yeni sanatın gizlerini nereden türetmişler?
Bu konuda da çok sayıda farklı kuramlar mevcuttur ve pek aklı başında savların yanı sıra oldukça saçma olanlara da
rastlanabilir. Lascelles mimarların sivri kemerleri Nuh'un Gemisinden öğrendiklerini ileri sürmüştür. Stukeley yeni
yapı ilkelerinin Druid'lerin mağaralarını taklit etmeye çabalarken keşfedildiğini savunur. Ranking'e göre Gotik stil
temelde Gnostik bir karakter taşımaktadır. Christopher Wren Gotik'in Araplardan alındığını söylemiştir. Findel'e göre
Gotik sanatı bulma onuru Cermen kökenli halklara aittir. Scott bu kurama katılmakta ancak Fransa ve İngiltere'ye
yayılmasını "Comacine Ustaları"na bağlamaktadır. Lewis bu denli açık ve kesin ilkelerin ancak tek bir kişi tarafından
oluşturulabileceğini düşünür ve Gotik sanatın keşfi onurunu Fransa kralı Şişman Louis’nin başbakanı Suger'e verir.
Pownall Gotik'in ağaç oymacılığından türediğini belirtir.

Günümüz sanat tarihçilerinin genelde birleştikleri kuram Gotik'in zamanla ve ustadan çırağa sözlü eğitim ile evrimleştiği
kaçınılmaz olarak dönemin mimari ve toplumsal koşullarından etkilendiği biçimindedir. Bu kurama Gould da şu sözlerle
katılır: "Gotik bir taklit ya da çalıntı değil özgün bir stildir. Avrupa'nın çeşitli yörelerinde hemen hemen eşzamanlı olarak
belirmiş ve zamanla gelişmiştir."

ayrıca ;


Gotik kendine has özelliği olan bir sanat anlayışı ve yazı şekli. Gotik yazılar ilk baskı denemelerinde denenmiş çoğunlukla Almanlar tarafından kullanılan bir yazı stilidir. Gotik sanatı 12. yüzyılın ikinci yarısında Romanik sanatının değişmesiyle Latin sanatına bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Mimaride ilk çıkış yeri Fransa diyenler varsa da Avrupa'nın çok yerinde aynı zamanda rastlanmış ve bütün Hıristiyan batı dünyasına yayılmıştır. Her ülke Gotik sanatında zevkine uygun değişiklikler yapmıştır. Avrupa'nın sanat merkezi kabul edilen İtalya'da ise pek tesiri görülmemiştir. İngiltere'de sütunları çoğaltan ve kubbenin altında onları yelpaze gibi açan bir dikey üslüba bağlıdır. İspanya'da Gotik sanatının Arap motifleriyle birleşmesinden meydana gelen müdeccer (mudejar) üslubu doğmuştur. Gotik sanatı Avrupa'nın kuzeyinde 16. yüzyılın başlangıcına kadar sürmüştür.

Gotik sanatının mimarları ağırlığın itme kuvvetini ve yönünü tesbit ederek baskıyı kemerlere ve fil ayaklarına aktardılar. Böylece yapının tamamı dengeye faydalı olan elemanlara bağlandı. Ağırlığa tamamiyle hakim olan Gotik mimarisinde yapılar sanki yükselerek uçuyormuş gibi bir his verir.

Gotik tarzının önemli özelliği sivriliktir. Roma mimarisindeki yaygın kubbeler yerine dilimli kubbeler yuvarlak kemerler yerine sivri ve birbirini kesen kemerler kullanılmıştır. Dini yapılarda aranan diğer bir husus ise büyüklük ve yücelik hissinin uyandırılmasıdır. Pencerelerin bol olması pencere camlarının renkli olması çatılardaki okumsu kuleler dikkati çeken diğer özelliklerdir.

Gotik tarzı yalnız mimarlıkta tesirli olmayıp; süs ve gündelik eşya resim ve yazıda heykelcilikte de etkili olmuştur. Gotik mimarlık ise daha ziyade katedral kilise manastır gibi dini yapılarda tesirini göstermiştir.

Gotik mimarisinin başlıca eseri katedraldir. 13. yüzyılda toplum adeta bütün heyecanını ve zenginliğini katedral yapmaya ve süslemeye harcamıştır. Paris'te Notre Dame ve Amiens bunlardandır

Konu Birinebakıpçıkıcam tarafından (19-01-2008 Saat 19:59 ) de değiştirilmiştir..
Birinebakıpçıkıcam isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiShare on Facebook
Alıntı ile Cevapla
Eski 17-01-2008, 20:08   #2 (permalink)
 
Birinebakıpçıkıcam - ait Avatar
Tanımlı Gothic yapılar











Notre Dame Katedrali

Fransız gotik mimarisinin en güzide örneği olarak bilinen Notre Dame ayrıca ilk gotik katedrallerden biridir ve gotik dönem boyunca inşası sürmüştür. Heykellerin ve işlemeli camların ortaçağ Roma mimari üslubundan sonra pek görülmemiş bir dünyevilik içermesi natüralizm akımının eserlerdeki ağır etkisi sebebiyledir.

Turistler açısından popüler bir yer olmasının yanı sıra halen bir Roma Katolik katedrali olarak kullanılır ve Paris başpiskoposluğuna ev sahipliği yapar. (15 Şubat 2005'ten beri görevi André Vingt-Trois yürütmektedir.)


[img]Bölümleri

Batı cephesi

Batı cephesi katedralin en ünlü kısmıdır. Birbirinden ayrılan üç parçadan oluşur ki bu Roma mimari geleneğinden alınmıştır. En önemli kısımları şöyledir: [/img]



Notre Dame'ın ünlü batı cephesiGüney kule katedralin ünlü çanı "Emmanuel"'i barındırır. Dökümü 1631 yılında yapılmış olan bu çan Notre Dame'daki en eski parçadır.
Galerie des Chimères ya da Büyük Galeri iki kuleyi birleştirir ve katedralin efsanevi chimère'lerinin bulunduğu yerdir.
Batı Gül Penceresi 10 metre çapındanır. İşlemelerle süslü pencerenin birçok kısmı katedralin 13. yüzyıldaki inşasında oluşmuştur. Önünde kucağında bebek İsa ile birlikte bir Meryem Ana heykeli vardır.
Krallar Galerisi Yahuda ve İsrail'in 24 kralının heykellerinin sıralandığı koridordur. Bu kısım Fransız devrimi sonrasında hasar görmüş ve Viollet-le-Duc tarafından yeniden tasarlanmıştır. Devrimciler heykellerin Fransız krallarına ait olduğunu sanmış ve kafalarını koparmışlardır. (Kafaları bir öğretmen kurtarmış ve arka bahçesine gömmüştür. Sonradan yeniden bulunmuşlar ve şu an Musée de Cluny'de sergilenmektedirler).
Alttaki üç büyük kapı Meryem Ana (Meryem Ana Kapısı) Yeniden tahta çıkan İsa'nın on bakire de dahil olmak üzere yaşayan ve ölüleri yargılaması (Son Hüküm Kapısı) ve Meryem Ana'nın annesi Azize Anne'e (Azize Anne Kapısı) ait hikayelerle süslenmiştir.

Meryem Ana Heykeli
Katedralde Meryem Ana'nın bir heykeli bulunur. ("Paris'in Bakiresi" olarak tanınır.) Zenginliğin bol olduğu dönemde katedrali şehrin gururu ve yeni ekonomik özgürlüğün bir sembolü olarak gören yerel tüccarlar tarafından yaptırılmıştır. Zayıf estetik görüntüsü yanı sıra pahalı dekorasyonu ile dikkat çeken bu heykel bazı gözlemcilere dini bir ibadetten ziyade kibirli bir zenginlik çağrışımı yapar.



Kuzey ve Güney Gül Pencereleri

Gül pencereler (rose window) kiliselerde ve özellikle gotik katedrallerde görülen genellikle ön cephede yuvarlak pencerelerdir. renkli camlar desenler ve resimlerle süslü pencerelerde yine oymalar ve desenlerle süslenmiş çerçeveler kullanılır.



Notre Dame'ın iki kanadında bulunan bu pencereler geç gotik dönem bir tarza sahip olup 1250-1260 yılların arası yapılmıştır. Tarz batı façadedeki gömülü olan pencerenin aksine bunların duvarda kabarık bir şekilde durmasından anlaşılır ki batıdaki pencere erken gotik dönem eseridir. Güneydeki pencerede Yeni Ahit'ten "İsa'nın zaferi" hikaye edilir.

Bu pencereler katedraldeki sayılı renkli camlı pencerelerden olması açısından dikkat çeker ve Avrupa'da özgün eserler olarak kalmayı başarmışlardır.

Payandalar
Notre Dame de Paris dünyada ana yapıdan ayrı payandaların kullanıldığı ilk binalardan biridir. Bina özgün tasarımında aslında bu payandalar yoktur. Ancak yapım başladıktan sonra gotik mimaride kullanılan ince duvarlar daha da yükseldikçe duvarlarda dışa doğru oluşan gerilimlerden dolayı çatlamalar başlamıştır. daha fazla bozulmayı engellemek için bu destekler düşünülmüştür. Uzun yıllar boyunca eleştirilmişler ve "birilerinin sökmeyi unuttuğu yapı iskeleleri" gibi durdukları söylenerek katedrale "bitirilmemiş" bir hava verdikleri iddia edilmiştir.

Bazı Rakamlar


*Güney kulesindeki "Emmanuel" adlı çan 13 ton gelir yalnız tokmağı 500 kilodur.
*1631'de Emmanuel yeniden döküldüğünde kadınların ergimiş olan metale mücevherlerini attıkları ve çanın orjinal rengini buradan aldığı söylenir.
*Katedralin ana kubbesi 34 metre yüksekliktedir.
*Batı cephesindeki kuleler 69'ar metre yüksekliktedir.
*Çan kulesine gitgide daralan toplam 422 basamakla çıkılır.

Yapımı

1160 yılında Paris katedrali "Avrupa'nın krallarının bölge kilisesi" olduktan sonra Piskopos Maurice de Sully tarafından "mağrur görevi için yetersiz" bulundu ve "Paris piskoposu" ünvanını aldıktan kısa süre sonra Sully katedrali yıktırdı. Efsaneye göre Sully Parisin yeni görkemli kilisesinin hayalini görmüş ve orjinal kilisenin dışına bu görüntüyü çizmiştir. Kilisenin yapımı için birçok evi yıktırmış ve malzemelerin taşınabilmesi için bir de yeni yol açtırmıştır.

1163'te Kral VII. Louis'nin hükümdarlığı döneminde başlamış olan inşaatın temel taşını Maurice de Sully'nin mi yoksa Papa Alexander III'ün mü koyduğu tartışma konusudur fakat her ikisinin de ilgili seremonide hazır bulunduğu bilinmektedir. Piskopos Sully ömrünün büyük kısmını ve parasını katedralin inşaatına vakfetmiştir.



Batı cephenin ve çarpıcı iki kulesinin yapımı 1200 yılları civarında sahın henüz tamamlanmadan başladı. Yapım süreci boyunca çok sayıda mimar çalıştı ki değişik yüksekliklerde görülen değişik stillerin sebebi budur. 1210 ve 1220 yılları arasında dördüncü mimar gül pencerenin hizasını gördü ve 1245 yılında kuleler tamamlandı. Katedralin tamamlanması ise 1345'e uzanır.

Yıllar boyunca kiliseye pek çok org getirildiyse de hiçbiri binanın yapısına uygun olmamıştır. İlk uygun org Cliquot tarafından 1700'lü yılların başlarında tamamlandı. Cliquot'nun eserinin bir kısmı günümüze kadar dayanmıştır fakat org 19. yüzyılda Aristide Cavaille-Coll tarafından büyük ölçüde yeniden yapıldı. Ne katedral ne de org Paris'in en büyüğü olmamasına rağmen Notre Dame'ın piyanisti şehrin en kıdemlisi addedilmiştir. Bu konuda 18. yüzyılda öyle bir rekabet olmuştur ki dört piyaniste ünvan verilmiştir ve her biri yılın üç ayı boyunca çalmıştır. Kilisenin en iyi piyanisti 1900-1937 yılları arasında çalan Louis Vierne olarak görülür. daha sonradan çalan orgçular özellikle Pierre Cochereau orga önemli katkılarda bulunmuşlardır. Yine de orgun orjinal tınısı bugün dahi Cavaille-Coll versiyonuna aittir ve org yaptığı en iyi enstrümanlardan biri olarak kabul edilir.

Yapılış zaman çizelgesi

*1160 Piskopos Maurice de Sully (Paris piskoposu) orjinal katedralin yıkım emrini verir.
*1163 Temel taşı koyulur - yapım başlar.
*1182 Apsis (Apse) ve koro bölümü tamamlanır.
*1196 Nave (bir kilisenin orta bölümü) tamamlanır. Piskopos de Sully ölür.
*1200 Batı Façade'de çalışma başlar.
*1225 Batı Façade tamamlanır.
*1250 Batı kuleleri ve Kuzey gül pencere tamamlanır.
*1250–1345 Geri kalan kısımlar tamamlanır

Victor Hugo ve Notre Dame

19. yy başlarında Paris şehir planlamacıları katedralin bakımsızlığından ötürü katedrali yıktırmak istemişlerdir. Ünlü Fransız yazar Victor Hugo halkın ilgisini çekmek için Notre Dame'ın Kamburu adlı romanını yazmıştır. Roman katedralin kurtarılması için kampanya başlatılmasını sağlayarak katedralin yenilenmesinde büyük rol oynamıştır....




LÜZİNYANLAR döneminde 1298 - 1312 yılları arasında yapılmış olan yapı tüm Akdeniz dünyasının en güzel Gotik yapılarındandır. Lüzinyan kralları önce Lefkoşa'da St. Sophia Katedrali'nde Kıbrıs Kralı sonra da Mağusa'da St. Nicholas Katedrali'nde Kudüs Kralı olarak taç giyerlerdi.



1571 yılında cami haline getirilene dek bu törenler yapılagelmiştir. Katedralin Batı cephesi mimarisi Fransa'daki Reims Katedralinden etkilenmiştir. Gotik tarzda işlemeli eşsiz bir penceresi bulunmaktadır. 16. yy. Venedik galerisi avluda yer almakta ve günümüzde şadırvan olarak kullanılmaktadır.


Girişteki yuvarlak pencerelerin üzerinde bir Venedik arması görülmektedir. Bazı hayvan figürleriyle süslü kabartmanın Salamis'teki bir tapınaktan geldiği sanılmaktadır. Katedralin apsiti çoğu Kıbrıs kiliselerinde olduğu gibi Doğu üslubunda üç bölmelidir. Yukarıdaki pencereler iyi korunmuş olup batı cephesinde ve yanda iki şapel bulunmaktadır. Yapının önünde bulunan tarihi cümbez ağacı adanın kuzeyinde çok az bulunmakta olan tropik bir incir türüdür.

Birinebakıpçıkıcam isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiShare on Facebook
Alıntı ile Cevapla
Eski 19-01-2008, 11:00   #3 (permalink)
 
dαяιυѕ - ait Avatar
dαяιυѕ - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Gothic fun

yalnış yere açmışın mesajını
dαяιυѕ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiShare on Facebook
Alıntı ile Cevapla
Eski 19-01-2008, 11:09   #4 (permalink)
 
-BuRHan- - ait Avatar
-BuRHan- - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Gothic fun

ewt bencede..
-BuRHan- isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiShare on Facebook
Alıntı ile Cevapla
Eski 19-01-2008, 11:23   #5 (permalink)
 
::wHy:: - ait Avatar
Tanımlı Cevap: Gothic fun

Gothic bana göre Satanistten başka bişey deil
::wHy:: isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiShare on Facebook
Alıntı ile Cevapla
Eski 19-01-2008, 19:58   #6 (permalink)
 
Birinebakıpçıkıcam - ait Avatar
Tanımlı Cevap: Gothic fun

Alıntı:
RicKy41´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
Gothic bana göre Satanistten başka bişey deil
GOTHIC NEDIR KISACA OZET : Gothic bir stilden cok icinde bulundugun atmosferin durumudur. icine kapali karamsar bir hava tasiyip herseyi grinin tonlari ve siyah gormek olarak nitelendirilebilir.

Satanist Nedir KISACA OZET : Hristiyanlığa karşıdırlar çoğu Satanist tanımlamasını ve kimliğini kabul etmez ; kuşkucudurlar ve sabit inançların tümünden kaçarlar. Bazı Voodoo inançları Orta Çağ türü Cadıcılık ve Tantrik Budizm'in bazı formları bu kategoriye girerler.
Birinebakıpçıkıcam isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiShare on Facebook
Alıntı ile Cevapla
Eski 19-01-2008, 20:49   #7 (permalink)
 
Birinebakıpçıkıcam - ait Avatar
Tanımlı Gothic fun Club



















Resim küçültülmüştür.Tam boyutlarını görmek için tıklayın
Birinebakıpçıkıcam isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiShare on Facebook
Alıntı ile Cevapla
Eski 19-01-2008, 21:50   #8 (permalink)
 
::wHy:: - ait Avatar
Tanımlı Cevap: Gothic fun

Bak koyduğun 1. resim Gothic 2.si satanist.

Dikkatli bak aralarında fark varmı GÖRÜNÜŞ olarak
::wHy:: isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiShare on Facebook
Alıntı ile Cevapla
Eski 20-01-2008, 13:20   #9 (permalink)
 
Birinebakıpçıkıcam - ait Avatar
Tanımlı Cevap: Gothic fun

Alıntı:
RicKyTR´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
Bak koyduğun 1. resim Gothic 2.si satanist.

Dikkatli bak aralarında fark varmı GÖRÜNÜŞ olarak
şöyle gösterelim madem




Satanist resmi genelde bu tür Şeyler içerir .) iLLa yayinlatican.. Goth da böyLe bişey buLamassın Aykırı.. sadeece görüntü & bakış acısı vardır.
en başında gelen Şey ise DAR GORUSE TEPKI !
Birinebakıpçıkıcam isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiShare on Facebook
Alıntı ile Cevapla
Eski 12-06-2009, 14:19   #10 (permalink)
 
HardyZ - ait Avatar
Tanımlı Cevap: Gothic fun









HardyZ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiShare on Facebook
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
gothic nedir? neyi kapsar? ..::ŞeHZaDe::.. Süper Cafe 5 03-10-2008 19:30
Gothic die alıorsunuz ya ev kısı çıkarsa:) нırçıи мєlєк Komik ve Geyik 5 12-04-2008 20:36
Gothic (Gotik-Gothic Nedir? - Gothic-Gotik Sanatı-Resimleri) eƒѕαηe_мeleк Süper Cafe 1 15-03-2008 23:03
Gothic laf_ebesi Pisiko Avatarlar 123 05-01-2008 17:05


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:15 .


Powered by vBulletin 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

TEKplatform.Com
UslanmaM MaxiCep izafet Web Hattı telefon tedavin