Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Yaşam ve Eğlence > Fun Club ve Birlikler (Yeni)
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Fun Club ve Birlikler (Yeni) Üyelerimizin daha keyifli vakit geçirebilmelerini ve daha organize olabilmelerini amaçlayan alan.


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 04-01-2008, 19:21   #21 (permalink)
 
Bheni_Bosar - ait Avatar
Bheni_Bosar - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: █ ██▓▒Mustafa Kemal Atatürk▒▓██ █

bu gruba beni de yasın...
Bheni_Bosar isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 05-01-2008, 13:12   #22 (permalink)
 
-BuRHan- - ait Avatar
-BuRHan- - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: █ ██▓▒Mustafa Kemal Atatürk▒▓██ █

Ekle Benide Aga ...
-BuRHan- isimli üye çevrimiçidir (Online)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 05-01-2008, 16:34   #23 (permalink)
 
Puck - ait Avatar
Tanımlı Cevap: █ ██▓▒Mustafa Kemal Atatürk▒▓██ █

benide eKle. te$ekkrLer.
Puck isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 06-01-2008, 04:24   #24 (permalink)
 
•KαrαmsαŘ• - ait Avatar
•KαrαmsαŘ• - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: █ ██▓▒Mustafa Kemal Atatürk▒▓██ █

Bendende Sözleri

Biz Türkler bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.

Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun istiklâlden mahrum bir millet medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.

Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin haysiyetin namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin bu arzusundan vazgeçinceye kadar amansız düşmanıyım.

Milli egemenlik öyle bir nurdur ki onun karşısında zincirler erir taç ve tahtlar batar mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.

Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.

Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.

Gerçi bize milliyetçi derler. Ama biz öyle milliyetçileriz ki işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.

Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.

Milli mücadelelere şahsî hırs değil milli ideal milli onur sebep olmuştur.

Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesini yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.

Bir dinin tabiî olması için akla fenne ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.

Her fert istediğini düşünmek istediğine inanmak kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.

Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda durmadan yılmadan ilerlemektir.

Medeni olmayan insanlar medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.

Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın hoca olmak sarıkla değil dimağladır.

Arkadaşlar efendiler ve ey millet iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler dervişler müritler meczuplar memleketi olamaz. En doğru en hakiki tarikat medeniyet tarikatıdır.

Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.

Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.

Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.

Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını her vasıtayla arttırmaya çalışmak bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.

İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki bu kütlenin bir parçasını ilerletelim ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?

Ey kahraman Türk kadını sen yerde sürünmeye değil omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız hattâ erkeklerimizden çok aydın daha çok feyizli daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.

Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere Türk Milletine canımı vereceğim.

Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin vatan sevgisinin fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.

Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.

Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır.

Sizler yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye bizim yüksek idealimize durmadan yorulmadan yürüyecektir.

Biz cahil dediğimiz zaman mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

Müsbet bilimlerin temellerine dayanan güzel sanatları seven fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.

Mualimler! Yeni nesli Cumhuriyetin fedakâr öğretmenleri ve eğiticileri sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır.

Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden eğiticiden yoksun bir millet henüz millet namını almak istidadını keşfetmemiştir.

Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.

Okul sayesinde okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki Türk milleti Türk sanatı Türk iktisadiyatı Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.

Türkiye'nin asıl sahibi ve efendisi gerçek üretici olan köylüdür. O halde herkesten daha çok refah saadet ve servete müstahak ve layık olan köylüdür. Onun için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin iktisadi siyaseti bu aslî gayeye erişmek maksadını güder.

Ekonomik kalkınma Türkiye'nin hür müstakil daima daha kuvvetli daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir
•KαrαmsαŘ• isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 06-01-2008, 08:25   #25 (permalink)
 
-Punk!ess- - ait Avatar
-Punk!ess- - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: █ ██▓▒Mustafa Kemal Atatürk▒▓██ █

Hepinizi ekledim...
-Punk!ess- isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 06-01-2008, 08:37   #26 (permalink)
 
madaxe - ait Avatar
Tanımlı Cevap: █ ██▓▒Mustafa Kemal Atatürk▒▓██ █

Benide eklein Lütfen!
madaxe isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 06-01-2008, 09:04   #27 (permalink)
 
..::ŞeHZaDe::.. - ait Avatar
..::ŞeHZaDe::.. - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: █ ██▓▒Mustafa Kemal Atatürk▒▓██ █

beni de ekler misin
..::ŞeHZaDe::.. isimli üye çevrimiçidir (Online)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 06-01-2008, 09:15   #28 (permalink)
 
-Punk!ess- - ait Avatar
-Punk!ess- - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: █ ██▓▒Mustafa Kemal Atatürk▒▓██ █

Üye olanlara çok teşekkür ediyorum Herkesi ekledim...
-Punk!ess- isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 06-01-2008, 12:53   #29 (permalink)
 
solemiyo - ait Avatar
Tanımlı Cevap: █ ██▓▒Mustafa Kemal Atatürk▒▓██ █

ATATÜRK’ÜN Sosyal BİLİME VE TÜRKÇEYE VERDİĞİ ÖNEM

Bilim sadece yeni keşifler ve icatlar için değil yaşamın tümü için gereklidir. Ancak ne yazık ki bu düşünce ve kavrayış toplumsal tarihimizin çok kısa bir evresi dışında egemen ve etkili olamamıştır. Oysa bilim doğrudan görünür ya da görünmez biçimde aydınlanmanın ve ilerlemenin temel hareket ettirici gücüdür. Bilimi toplumsal tarihin sessiz motoru olarak nitelendirebiliriz.
Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet’in ilanından önce bilimin önemini ve gerekliliğini vurgulamaya başlamıştı. Atatürk Cumhuriyet’in yönünü ve geleceğini belirleme de bilimi temel kılavuz olarak almıştır. Buna örnek olarak bazı söylemlerini gösterebiliriz;
27 Ekim 1922’de büyük zaferden üç ay sonra Bursa’da öğretmenlere şöyle seslendi;
“Hanımlar beyler memleketimizin en mamur en latif en güzel yerlerini üç buçuk sene kirli ayaklarıyla çiğneyen düşmanı mağlup eden zaferin sırrı nerededir bilir misiniz? Orduların sevk ve idaresinde ilim ve fen düsturlarını rehber ittihaz etmemizdendir. Milletimizin siyasi ve içtimai hayatında fikri terbiyesinde de rehberimiz ilim ve fen olacaktır.”
22 Eylül 1924 tarihinde Samsun İstiklal Ticaret Mektebinde yine öğretmenlere hitaben yaptığı konuşmada şunları söylemişti;
“Efendiler dünya da her şey için medeniyet için hayat için muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir fendir. İlim ve fen haricinde mürşit aramak gaflettir cehalettir dalalettir.”
Ahmet Cevat EMRE “İki Neslin Tarihi” adlı kitabında Gazi’den dinledikleri sözleri şu cümlelerle nakleder;
“Ben o adamım ki ordunun memleketi ve milleti muhakkak bir neticeye götürebileceği noktalarda emir veririm. Fakat İlim bilhassa içtimai ilim sahasına dâhil işlerde ben kumanda vermem. Bu vadide isterim ki beni âlimler (bilginler) irşat etsinler (aydınlatsınlar yetiştirsinler). Siz kendi ilminize irfanınıza güveniyorsanız bana söyleyiniz. İçtimai ilmin güzel istikametlerini gösteriniz. Ben takip edeyim...”
Atatürk 10. yıl nutkunda “Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda elinde ve kafasında tuttuğu meşale müspet ilimdir” sözleri ile meselelerimize hangi yoldan çözüm aranması gerektiğini şüpheye mahal kalmayacak biçimde ifade eder.
Ve Atatürk bir defa daha demiştir ki;
“Ben manevi miras olarak hiçbir nass-ı katı hiçbir dogma hiçbir donmuş ve kalıplaşmış düstur bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevi mirasçılarım olurlar.”
Atatürk’ün “en hakiki mürşit ilimdir” diye tanımladığı müspet ilimin üretildiği yerler ise üniversitelerdir.
Cumhuriyet’in ilk üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi de dönemin değişen koşullarına göre kendisine çağdaş bir yer edinmeliydi bu sebeple 1933 tarihinde Üniversite Reformu gerçekleştirilmiştir.

Bu reformda eğitim dilinin korunması amacıyla alınan kararlar çok dikkat çekicidir.
1933 Üniversite reformunda alınan kararlarda önemli olan birkaç hususa değinmek isterim.
İstanbul Üniversitesi’nin yeni kadrosu üç kaynaktan oluşacaktı.
1. Eski Darülfünun’dan (Üniversite’den) kadroya alınanlar.
2. Avrupa üniversitelerinde öğrenim ve ihtisaslarını başarı ile tamamlayıp yurda dönenler.
3. Yurt dışından getirilecek yabancı profesörler.
6 Haziran 1933’te İstanbul’da Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip ile yapılan toplantıda 30 yabancı profesörün isminin olduğu bir liste de mutabakat sağlandı. Buna göre "yabancı profesörler";
1. Üniversite’de tam gün çalışacaklardır.
2. Öğrenciler için çevirmenler yardımı ile Türkçe ders kitaplarını en kısa zamanda hazırlayacaklardır.
3. Üçüncü yıldan itibaren Türkçe ders vereceklerdir.
4. Hükümete gerektiğinde bilirkişi raporu hazırlayacaklardır.
Atatürk yeni üniversiteyi oluştururken kadronun seçkin olmasına itina göstermiştir. Gelen Alman profesörlerinin bir kısmı dünya çapında ün sahibiydi. Unutmamak gerekir ki Alman Üniversiteleri 19. yüzyılın ortalarından 20. yüzyılın ortalarına kadar yayınları yeni buluşları ve güçlü bir iş disiplini ile dünyanın en gelişmiş üniversiteleri özelliğini taşıyorlardı. Bu nitelikler yeni oluşturulan İstanbul Üniversitesi’nin sağlam bir temelde yükselmesinde etkili oldular.
Diğer göze çarpan bir yenilikte üniversitenin halk konferansları ve üniversite haftaları ile halka açılmasıdır.
Atatürk üniversiteleri Türkiye’nin kültür birliğini oluşturacak kuruluşlar olarak düşünmüş ve 1930’lardan itibaren hız verdiği milli kültür politikasının bir aracı olarak çağdaş bir yapıda oluşmalarına itina göstermiştir.
Bilimin ve eğitimin önünü açmak için atılan bazı adımlardan bahsedersek;
İlk orta ve yüksek öğrenim gören öğrenci sayısı arttı. Mühendis mektebi’nde 1923’te öğrenci sayısı 83 iken 1928’de 255’e yükselmişti. 7 Ekim 1925’de Darülfünuna bilimsel ve idari özerklik tanındı. 26 Aralık 1925’de Avrupa takvim ve saat sistemi kabul edildi. 24 Mayıs 1928’de Latin rakamları Türk rakamı olarak kabul edildi. Asrın uygarlık düzeyine ulaşmayı kolaylaştırmak amacıyla 1928’de harf devrimi yapıldı. 1927’den başlayarak başarılı öğrenciler devlet hesabına okumak üzere Avrupa’ya gönderildi. 1928–1929 ders yılında yurt dışında bulunan toplam öğrenci sayısı 170’dir (36’sı kız öğrenci). Bu dönemde yurt dışında doktora yapanların büyük çoğunluğu pozitif bilimler alanındadır. Sosyal bilimlerde batı ülkelerinde doktora yapan Türklere daha çok İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra rastlanmaktadır.
1927 yılında Türkiye radyo yayınına dünyada ilk başlayan ülkeler arasındadır bu da teknolojiye ne kadar önem verildiğini gösterir. 1926 yılında ilk otomatik telefon santrali hizmete girmiştir. 1923 – 1928 yılları arasında Türkiye’de 6 tane popüler bilim dergisi yayınlanıyordu. Bu dergilerden Fen Âlemi dergisinin sahibi Mehmet Refik Bey derginin 15 Mart 1926 tarihli sayısında Darülfünun Fen Fakültesi’nin düzenlediği halka açık pratik elektrik ve makine derslerine her yaş ve meslek gurubundan 425’den fazla kişinin kayıt yaptığını bildirmektedir. Halkın bilimsel ve teknolojik konulara gösterdiği bu şaşırtıcı ilgi ülkemizin o yıllardaki bilimsel atmosferini tasvir edebilmemize yarayacak bir başka örneği oluşturmaktadır.

Atatürk eğitimden beklenenin ne olduğunu vurgulamak için diyor ki; “Eğitimdir ki bir ulusu ya özgür bağımsız onurlu yüksek bir topluluk biçiminde yaşatır ya da bir ulusu tutsaklık ve yoksulluğa götürür.” Çünkü: “Eğitimde hızla yüksek bir düzeye çıkacak bir ulusun yaşam savaşımında maddi ve manevi bütün güçlerinin artacağı kesindir.”(1928)
Ve son olarak NUTUK’UN son sayfasında gençliğe hitabenin hemen üstünde şu satırlar dikkatten kaçmamalı; “Efendiler bu nutkumla Milli varlığı sona ermiş sayılan büyük bir milletin istiklalini nasıl kazandığı ilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan Milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım.”


KAYNAKLAR:
1. Prof. Dr. Abdurrahman ÇAYCI Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi Sayı 10 1987 s.61–68
2. Prof. Dr. Yüksel ÜLKEN Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi Sayı 12 1988 s.795
3. Osman BAHADIR BİLİM CUMHURİYETİNDEN MANZARALAR İzdüşüm yayınları.
4. Şevket Süreyya AYDEMİR TEK ADAM Remzi Kitapevi 1.Cilt.
5. M. KEMAL ATATÜRK NUTUK Karınca Kitapevi s.655
solemiyo isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 06-01-2008, 12:54   #30 (permalink)
 
solemiyo - ait Avatar
Tanımlı Cevap: █ ██▓▒Mustafa Kemal Atatürk▒▓██ █

ATATÜRK’ÜN BİLİM VE TEKNİĞE VERDİĞİ ÖNEM

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk yalnızca bir asker komutan diplomat politikacı ve devlet adamı değildi. O bir düşünürdü de... O’nun ulusumuzun toplumsal yapısı uygarlık ve çağdaşlık anlayışı dinsel inancı ile “Türk” ve “insan” olmanın anlamı konusunda yazdığı kimi yazılar yaptığı kimi konuşmalar üzücüdür ki Türk halkına ulaştırılmamıştır. Türk halkının büyük bir bölümü bu nedenle Mustafa Kemal Atatürk’ü tanıması gerektiği düzeyde tanıyabilme ve O’nu anlaması gerektiği düzeyde anlayabilme olanaklarından yoksun bırakılmıştır. Aşağıda O’ndan kalan elyazısı belgelere dayanan "Bilim ve Teknoloji" hakkındaki görüşleri;
Dünyada herşey için medeniyet için hayat için başarı için en gerçek yol göstericisi ilimdir fendir. İlim ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir cahilliktir doğru yoldan sapmaktır. Yalnız ilmin ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişimini anlamak ve ilerlemeleri zamanında takip etmek şarttır. Bin iki bin binlerce yıl önceki ilim ve fen lisanının koyduğu kuralları şu kadar bin yıl sonra bugün aynen uygulamaya kalkışmak elbette ilim ve fennin içinde bulunmak değildir.Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile alakasız yaşayamayız... Aksine yükselmiş ilerlemiş medeni bir millet olarak medeniyet düzeyinin üzerinde yaşayacağız.
Hiçbir tutarlı kanıta dayanmayan birtakım geleneklerin inanışların korunmasında ısrar eden milletlerin ilerlemesi çok güç olur; belki de hiç olmaz. İlerlemede geleneklerin kayıt ve şartlarını aşamayan milletler hayatı akla ve gerçeklere uygun olarak göremez. Hayat felsefesini geniş bir açıdan gören milletlerin egemenliği ve boyunduruğu altına girmeye mahkumdur.
Başarılı olmak için aydın sınıf ve halkın zihniyet ve hedefi arasında doğal bir uyum sağlamak lazımdır. Yani aydın sınıfın halka telkin edeceği idealler halkın ruh ve vicdanından alınmış olmalıdır. Halka yaklaşmak ve halkla kaynaşmak daha çok aydınlara yöneltilen bir vazifedir. Gençlerimiz ve aydınlarımız niçin yürüdüklerini ve ne yapacaklarını önce kendi beyinlerinde iyice kararlaştırmalı onları halk tarafından iyice benimsenip kabul edilebilecek bir hale getirmeli onları ancak ondan sonra ortaya atmalıdır.
İlerlemek yolunda yapılacak her önemli teşebbüsün kendine göre önemli sakıncaları vardır. Bu sakıncaların en az dereceye indirilmesi için tedbir ve teşebbüslerde hata yapmamak lazımdır.İnsanların hayatına faaliyetine egemen olan kuvvet yaratma ve icad yeteneğidir. Manevi kuvvet ise özellikle ilim ve iman ile yüksek bir şekilde gelişir.Her işin esas hedefine kısa ve kestirme yoldan varmak arzu edilmekle beraber yolun kabul edilebilir mantıki ve özellikle ilmi olması şarttır.
Her yeni yetişen kendinden eskisini beğenmeyecek kadar yükselirse o zaman ancak o zaman gelecek nesiller birbirinden kademe kademe yüksek seviyede bir yükselme grafiği meydana getirebilir ki insanlığın ilerlemesinin amacı da budur.Bir millet için mutluluk olan bir şey diğer millet için felaket olabilir. Aynı sebep ve şartlar birini mutlu ettiği halde diğerini mutsuz edebilir. Onun için bu millete gideceği yolu gösterirken dünyanın her türlü ilminden buluşlarından ilerlemelerinden istifade edelim ancak unutmayalım ki asıl temeli kendi içimizden çıkarmak mecburiyetindeyiz.Milletimizin tarihini ruhunu geleceklerini gerçek sağlam dürüst bir görüşle görmeliyiz
Taassup cahilliğe dayanır. Bundan dolayı taassubu olan cahildir. İlim mutlaka cahilliği yener o halde halkı aydınlatmak lazımdır.
Bu millet ve memleket ilme irfana çok muhtaç; tahsil yapmış diploma almış gelmiş olanları korumak kadar doğal ve lüzumlu bir şey olmaktan başka parti parti eğitim ve öğretim görmek için ilim ve fen almak için Avrupa’ya Amerika’ya ve her tarafa çocuklarımızı göndermeye mecburuz ve göndereceğiz. İlim ve fen ve ihtisas nerede varsa sanat nerede varsa gidip öğrenmeye mecburuz. Bu nedenle artık himaye çok zayıf kalır. Bunun yerine mecburiyet geçerli olur. Hayati gerçekleri bilerek bilmeyenlere de uygun bir yol ile veya zor ile anlatarak amacımıza yürüyeceğiz... Bizi o amaca varmaktan alıkoyan iki kuvvet vardır. Biri dış düşmanlardır. Bunlar bizi bir sömürge haline koymak için ilerlememizi istemeyenlerdir. Fakat çiftçi arkadaşlar muhterem babalar bizim için bunlardan daha zararlı daha öldürücü bir sınıf daha vardır: O da içimizden çıkması muhtemel olan hainlerdir. Aklı eren memleketini seven gerçeği gören kimselerden böyle bir düşman çıkmaz. İçimizden böyleleri çıkarsa onlar ya aklı ermeyen cahiller ya memleketini sevmeyen kötüler ya gerçeği görmeyen körlerdir. Biz cahil dediğimiz zaman mutlaka okula gitmemiş olanları kastetmiyoruz. Kastettiğim ilim gerçeği bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi hiç okumak bilmeyenlerden de özellikle sizlerin içinizde görüldüğü gibi gerçeği gören gerçek bilginler çıkar.
Sanayileşmek en büyük milli davalarımız arasında yer almaktadır. Çalışması ve yaşaması için ekonomik elemanları memleketimizde mevcut olan büyük küçük her çeşit sanayii kuracağız ve işleteceğiz. En başta vatan savunması olmak üzere ürünlerimizi değerlendirmek ve en kısa yoldan en ileri ve mutlu Türkiye idealine ulaşabilmek için bu bir zorunluluktur.
Memleket için kaçınılmaz olan sanayiinin kurulması bitmedikçe her yönden kalp huzuru bulmamıza imkân yoktur. Bu sebeple memleketin sanayiye ait donanımını tamamlamak için bütün gayret ve dikkatimizi çekmeyi yerinde buluyorum.Türkiye’de devlet madenciliği milli kalkınma hareketi ile yakından ilgili önemli konulardan biridir.

Genel sanayileşme düşüncemizden başka maden arama ve işletme işine herşeyden önce dış ödeme vasıtalarımızı döviz gelirimizi artırabilmek için devam etmeye ve özel bir önem vermeye mecburuz.Maden Tetkik ve Arama Dairesi’nin çalışmalarına en yüksek gelişme hızını vermesini ve bulunacak madenlerin verimlilik hesapları yapıldıktan sonra planlı şekilde hemen işletmeye konulmasını temin etmemiz lazımdır. Elde bulunan madenlerin en önemlileri için üç yıllık plan yapılmalıdır.
İtiraf ederim ki düşmanlarımız çok çalışıyor. Biz de onlardan daha çok çalışmaya mecburuz. Çalışmak demek boşuna yorulmak terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü madeni buluşlardan azami derecede yararlanmak zorunludur.
Harp sanayi kuruluşlarımızı daha çok geliştirme ve genişletme için alınan tedbirlere devam edilmeli ve sanayileşme çalışmamızda da ordu ihtiyacı ayrıca gözönünde tutulmalıdır... Bütün uçaklarımızın ve motörlerinin memleketimizde yapılması ve hava harp sanayiimizin de bu esasa göre geliştirilmesi gerekir. Hava kuvvetlerinin kazandığı önemi gözönünde tutarak bu çalışmayı planlaştırmak ve bu konuyu layık olduğu önemle milletin görüşünde canlı tutmak lazımdır.İlim tercüme ile olmaz inceleme ile olur.İlim ve özellikle sosyal bilimler dalındaki işlerde ben emir vermem. Bu alanda isterim ki beni bilim adamları aydınlatsınlar. Onun için siz kendi ilminize irfanınıza güveniyorsanız bana söyleyiniz
sosyal ilimlerin
güzel (yapıcı) yönlerini gösteriniz ben takip edeyim.
Ben manevi miras olarak hiçbir ayet hiçbir dogma hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benden sonrakiler bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında belki gayelere tamamen eremediğimizi fakat asla taviz (ödün) vermediğimizi akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir. Zaman süratle ilerliyor milletlerin toplumların kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur. Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler bu temel mihver (eksen) üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevi mirasçılarım olurlar
solemiyo isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mustafa Denizli 1 yıl daha Beşiktaş'ta GαηgSтαrЯ Spor Haberleri 0 26-06-2009 20:46
Atatürk ile Allah Arasında - Sinan Meydan Gabriella Kitap ,Resim ve Dergi 1 26-06-2009 02:54
Namık Kemal Zeybek: Türkçe Kerameti Olan Bir Dildir ♣bLack♣ Güncel Haberler 1 24-06-2009 21:38
Osmanlı Padişahları Gabriella Tarihimiz 0 24-06-2009 02:55
Mustafa Balbay (Mustafa Balbay Kimdir? - Mustafa Balbay Hakkında) Fell in Love Biyografiler 0 23-06-2009 13:37


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:30 .


Powered by vBulletin 3.8.3
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

TRplatform.Org
Yazılı Avatarlar UslanmaM bilgi MaxiCep izafet Web Hattı bebek tedavin ilginç Resimler SMF İndir Aşk Resimleri Rüya Tabirleri Güzel Sözler