![]() |
|
|||||||
| Felsefeci Felsefe Bilgilerini Paylaşabileceğiniz Alan. |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
RUH
kısaca HEPİMİZİ ve HERŞEYİ yaşatan bir ENERJİ'dir. Ancak konuşmalarda kullandığımız gibi Benim Ruhum böyledir Senin Ruhun şöyledir. Şeklinde parçalanmış ve şahsiyetlere ayrılmış bir Enerji değildir. RUH BİR BÜTÜNDÜR. BÖLÜNMEZ VE SONSUZ BİR ENERJİDİR. DAİMA BAKİDİR. KADİR ENERJİDİR. (Yaratıcı Enerjidir) NÖTR BİR POTANSİYELDİR. (Hiçbir AYIRIM yapmadan faydalı-faydasız doğru-yanlış demeden Madde'den Mevcudat'a uzanan yolda HERŞEYİ canlandıran yaşatan bilinçlendiren BÜTÜNDE tutan Potansiyeldir.) Ruh'un TEKAMÜLE-EVRİME İHTİYACI YOKTUR-MÜKEMMELDİR. Tekamül ve Evrim Madde içindir. Yani Tekamül ; Ruhsal Enerjiyle canlanan titreyen yaşayan ve gittikçe bilinçlenen Kaba Madde Hücre ve Beden için geçerlidir. *Aslında RUHSAL ENERJİ Bilinmeyen Zamansız Boyutlarda DOĞAL SİRKÜLE ortamında mevcut olan DOĞAL bir VİBRASYON GÜCÜ' dür. Onun için RUHSAL ENERJİYE ; İLAHİ VİBRASYONLAR da denmektedir. Bu Sonsuz Titreşim Kaynağının Doğal Sirküle ortamında kıpırdanmasından-dalgalanmasından meydana gelen ilk Varlıklar Evrimleri Sonucu ulaştıkları Bilgi ve Teknolojileriyle Bu Sonsuz Kaynaktan intişar eden VİBRASYONLARI denetim altına almışlar ve Odaklamışlardır. Koydukları EVRENSEL YASALAR ve kurdukları EVRENSEL SİSTEMLER çerçevesinde Mezkur Doğal Vibrasyon Gücünü Doze ederek (Enerjilerini ayarlıyarak) kademe kademe diğer boyutlara yansıtmışlar Çeşitli değişim ve gelişimlerden sonra içinde bulunduğumuz Varoluşları ve Yaşamları yaratmışlardır. *Bu Doğal Vibrasyon Kaynağı ; Sonsuz Gücünü Sonsuz Titreşimini FOTON' larla yani IŞIK ile (IŞIK' ın tüm elektro manyetik tayfı ile) Ezelden-Ebede yaymaktadır. Yani RUHSAL ENERJİ ; Aslında Evrensel Boyutların çok ötelerinden gelen SONSUZ GÜÇ FOTONLARI' dır. Bu nedenle Bilgi Kitabı Ruhsal Enerjiye IŞIK FOTON SİKLON GÜCÜ de demektedir. Yani Ruhsal Enerji ; FOTON Kaynaklı Enerjilerin Bütünüdür. Bu nedenle Ruhsal Enerji'ye KOZMİK ENERJİ de denmektedir. Zira Kozmik Enerji ; Tüm IŞIK Kaynaklı Enerjileri bünyesinde toplayan Enerji Bütünü'dür. Dünya kavramıyla basit olarak Ruh Elektro Manyetik bir Enerjidir. Her bir Galaksinin Her bir Güneş Sisteminin Elektro Manyetik Gücü yani Ruhsal Enerjisi (Güç ve frekans olarak) değişiktir. Bu Enerjiyi Galaksilerin-Güneş Sistemlerinin içindeki Güneş'ler temin etmektedir. *Bilgi Kitabı (Fas.5 - Sh.56) da "Ruh bir Evren Işığı bir Evren Enerjisidir. Kendine göre yoğunluğu vardır. Ama bu yoğunluk Birim ölçülerine göre ölçülemez. Takribi 15 miligramdır. Nüvesi plazmadır.” denmektedir. Yani Ruh’un Evrenden gelen bir enerji olduğu Ruh’un Işık Enerjisi Elektro Manyetik tayfda yer alan bir Enerji olduğu açıklanmakta ve Ruh’un nüvesi’nin (Ruh’un Özü’nün-Çekirdeğinin) Plazma olduğu bildirilmektedir. Buradaki Plazma tabiri Kanımızda bulunan ve içinde akyuvar ile alyuvar’ların yer aldığı sıvı değildir. Maddenin Katı Sıvı Gaz halinden başka çok yüksek sıcaklıklarda ortaya çıkan 4.cü hali daha vardır. Maddenin çok yüksek sıcaklıklarda ortaya çıkan Dinamik akışkan haline Plazma veya Maddenin 4.cü hali denmektedir. Plazma Elektrik yükü nötr olan gaz moleküllerinden pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkandır. Ruh’un nüvesi özü olan Plazma Bu Plazmadır. (Yıldırım şimşek ile ark kaynağının ucundaki beyaz parlak ışık maddenin plazma halinin Dünya örnekleridir.) *Not. Güneşimiz Nükleer tepkimeyle Işık ve Enerji üretmektedir. Güneşin içi 15 milyon dışı 5 bin derece civarında sıcaktır. Güneş kütlesinin tamamı Plazma halindedir. Güneşteki patlamalarla Güneşten Işık'la beraber Plazma Kümeleri de fışkırmaktadır. Bu Plazma Milyon derecede sıcak Atom ve Atom altı parçacıklardan meydana gelen İyonize Gaz Bulutlarıdır. Bilinen Tüm Kozmos’un % 99 unun Plazma halinde olduğu tesbit edilmiştir. Bu kızgın ve yüksek enerji taşıyan Partiküller saniyede 400 km. süratle Güneş Rüzgarları olarak Dünyamıza ulaşırlar. *HEPLİK BOYUTU içersindeki hiç bir Varlık Kendi yaşamını sağlayacak olan Ruhsal Enerjiyi kendi gücüyle çekemez. Heplik Boyutu içersindeki Bütün Varlıklar kendilerine gerekli olan Ruhsal Enerjiyi Ruhsal Enerjiye hakim olarak Sonsuz Yaşama sahip olan Yüksek Benlikleri kanalıyla sağlarlar. İnsan Kendi Yüksek Benliğinden çekilen bir Ruh İpliğiyle kendine gerekli olan Ruhsal Enerjiyi çekerek yaşamını devam ettirir. Bu iplik (veya enerji kanalı) aynı zamanda Yüksek Benliğimizin dürtülerini görüşlerini isteklerini bize ulaştırır. (Tanrı Size Şah damarınızdan daha yakındır.) Bu Ruhsal Enerji ipliğine GÜMÜŞ KORDON da tabir edilir. Bu Ruhsal Enerji ipliği sadece O şahsa aittir. İnsan her Beden kazandığında aynı Ruhsal Enerji ipliği (aynı kod-aynı numara) kendisine bağlanır. Yani her Kaba maddenin RUHSAL ENERJİYE bağlı bir Enerji kanalı vardır. Bu degişmez bir kanaldır. Herkesin Ruhsal Enerjisi Kendinin Bilinç Enerjisine bağlı olarak sadece kendine aittir. İnsan Bütün yaşamlarında elde ettiği Bilgileri-Tecrübeleri-Duyguları hem Hücresel olarak Hücre özüne kaydetmekte hemde Ruhsal ipliği kanalıyla Yüksek Benliğine iletmekte (Her İnsanın tüm yaptıkları düşündükleri duyguları arzuları anında ruhsal enerji bağı üzerinden kendi Yüksek Benliğine aktarılmaktadır. Tanrı Size Şah damarınızdan daha yakındır cümlesi bu bağlantıyı ifade etmektedir.) ve yaşam kayıtları aynı zamanda kendi Ruhsal Sandığımıza (Spadyumdaki Kompütür kayıtlarına) aktarılmaktadır. O Sandık O kişinin Çeyiz Sandığı olmaktadır. Buna AKAŞİK KAYITLAR da denmektedir. Yani Yaşam Kayıtları Hücre özüne Yüksek Benliğe ve Ceyiz Sandığına olmak üzere anında 3 yere kayıt edilmektedir. *Ruhsal Enerji İnsan Bedeninin içinde değildir. İnsan Bedeninde (Yaşamı Boyunca) Ruhsal Enerji' yi alan-çeken bir Merkez vardır. Bu Enerji Merkezi İnsan Beyninin Odak noktasındadır. Yani Ruhsal Enerji İnsan Beyninin Odak noktasına bağlı olan görünmez bir Kanaldan-görünmez bir Enerji Telinden akar. (Cep telefonları ile Ana Santral arasındaki görünmez elektro manyetik bağlantı gibi düşünün. Nasıl Herkesin cep telefonunun ayrı bir numarası ayrı bir frekansı-titreşimi varsa her İnsanın Ruhsal Enerjisinin de kendine özel değişmez kodu ve frekansı vardır. ) Bu Enerji telinden akan enerjinin kesilmesi ise ÖLÜM'dür. Ruh Bedende olmadığı için Ölüm anında Bedeni terk eden Ruhsal Enerji değildir. Ölüm anında Bedeni terk eden ÖZ'dür. ÖZ Potansiyeldir. ÖZ' de Yüksek Benliğimizden ayrılan Enerjisini indirgeyerek İnsan Bedeni içersine giren Ancak bulunduğu yüksek enerji ortamından uzaklaşarak Kaba Madde ortamına girdiği için geldiği kaynağı-çıktığı ortamı unutan ve bu nedenle ayrı bir Şahsiyete bürünerek Arayışa geçen Yüksek Benliğin Kendi ÖZ Parçasıdır. Ölümle geride kalan Beden ise Kemikten Etten yapılmış bir Vasıtadır. Enerjisi kesilmiş bir Robottur. Ruhsal Enerji kesilince ÖZ de tüm Bilinç ve Potansiyeliyle Bedeni terk edince Hücreler yavaş yavaş dağılmakta Beden yaratıldığı maddelerin moleküllerine-atomlarına dönüşerek yok olmaktadır. *Bilgi Kitabı'nın 78.ci sayfasında " Her bir Faset Dünya hayatında ana rahmindeki Cenini tasarrufuna alır. Artık o Tesirler Mekanizmasının Emri altındadır. Kaderi bu yoldan çizilecektir." denmektedir. Yine Bilgi Kitabı'nın 97.ci sahifesinde " Sizin Yaşam Tablonuzda Beyin Hücreleri her zaman Güçlü bir Potansiyel kazanabilmek için çalışma ve Enerji Üretme zorunluluğundadır. Düşünce Kanalı ile Tesirler Ortamından aldığınız Enerjiler Sizin Hücresel Potansiyelinizi temin etmektedir. Beynin Fonksiyonu durdu mu tüm Hücresel Faaliyetleriniz de durur. Bu Size Atomik Yapınızın muayyen bir Tesir Ortamından çalıştırıldığını ortaya koymaktadır." denilmektedir. Burada açıklanan husus şudur. Bilgi Kitabı Dünyasal Bedenimizi çalıştıran ve Beynin Odak noktası tarafından çekilen Ruhsal Enerjinin gönderildiği kaynağın Güneşimizin sol boyutunda bulunan "Tesirler Mekanizması" oldugunu açıklamaktadır. Yani Dünyada yaşayan Canlılar için gerekli olan Ruhsal Enerjinin kaynağı Güneşimizdir. Ruhsal Enerjinin yansıtılması dağıtımı idaresi takibi ise Güneşimizin sol boyutunda faaaliyet gösterdiği açıklanan "Tesirler Mekanizması" a aittir. (Ruhsal Enerji bağını Cep telefonları ile Ana Santral arasındaki görünmez elektro manyetik bağlantı gibi düşündüğümüzde Güneşimizdeki "Tesirler Mekanizması" Ana Santral Beynimiz ve Beynimize bağlı olarak çalışan Bedenimiz de Cep Telefonu olmaktadır.) *Ruhsal Enerji aslında Güneşimizden gelen Elektro Manyetik bir enerjidir. Güneşimiz var olduğu sürece Ruhsal Enerji hiçbir şekilde kesilmez. Ruh madde de Madde Ruh'tadır. Ruhsal Enerjinin kesilmesi Tüm Güneş Sisteminin Maddenin ve Mevcudatın dağılması demektir. İnsan Bedeninin çektiği Ruhsal Enerjiyi kesen Beynimizin odak noktasındaki Ruhsal Enerjiyi alan merkezdir. Ruhsal Enerjiyi çeken bu odak noktası Hücresel programı gereği planlanan zaman veya öngörülen şartlar yerine geldiğinde kendini otomatik olarak kapatmaktadır. Yani Ruhsal Enerji gelmesine rağmen Beynimiz Ruhsal Enerji çekimin durdurmaktadır. Bu Ana Rahmine ışınlanmadan önce Genlere aktarılan Hücresel bir programdır. (Bu Hücresel Programa CAN TOHUMU denmektedir. Ruhsal Enerjiyi alamayan Beyin fonksiyonlarının durmasıyla tüm hücresel faaliyetlerde durmaktadır. Ruhsal Bilgilerin "Sizin beden hücreleriniz ölüme programlanmıştır. İsterseniz ve Hücrelerinize gerekli talimatı verebilirseniz. Yani Hücrelerinizin Kompitur programını değiştirebilirseniz. Ölümü bile yenebilirsiniz." demesinin nedeni budur*EVRENSEL BÜTÜNLÜK tarafından GÜRZ' ün içersindeki Alemlere Evrenlere Galaksilere Ruhsal Enerji Doze edilerek yani Enerjisi indirgenerek 7 katman halinde ihtiyaçlarına göre yansıtılmaktadır. Zira Bütün Sistemler bulundukları Enerjik noktaların gücüne göre Ruhsal Enerjiyi alabilme yeteneğindedir. Yani 3.cü Boyut Evriminin yaşandığı bir Gezegene 3.cü Boyut Evrimi için gerekli olan Ruhsal Enerji yansıtılmaktadır. Kadir Enerji Odağından çeşitli Sistemlere yansıtılarak Güneşimize ulaştırılan Ruhsal Enerji Dünyamızın ihtiyacına göre doze edilerek Güneşimizin kendi kaynağı ile birlikte Tesirler Mekanizması tarafından tüm Mevcudata aktarılmaktadır. Ruhsal Enerji daha güçlü olarak yansıtılırsa Gezegen üzerindeki İnsanlar Bilinçsizlikleri nisbetinde daha azgın daha saldırgan olmakta Hayvanlar-Bitkiler ise daha büyümekte vahşileşmekte ve İnsanlarin Evrimine engel teşkil etmektedir. Gezegen ise fazla Enerji aldığı takdirde Tabiat olayları şiddetlenmekte Dünya yangınlarla fırtınalarla sel baskınlarıyla ve mağma hareketleriyle çalkalanmakta bu felaketlerde ; Varlıkların Evrimine mani olmaktadır. Dolayısıyla her Gezegene içinde bulunduğu Evrim ve Bilinç Düzeyine göre Ruhsal Enerji yansıtılmaktadır. Evrimini bitirmiş bir Varlık dahi 3.cü Evrim Boyutunda (Mesela Dünya'mızda Öğretici olarak) Bedenlense bile Ruhsal Enerjisinden yansıtılan kadarını çekebilmektedir. Düşünce olarak Bütün Boyutlara ulaşabildiği halde Ruhsal Enerjisini tam olarak çekemediği için ; Bütün 3.cü Boyut varlıkları gibi sonunda Bedensel olarak Ölmekte Üst Boyutlarda rahatça yaptığı işleri mesela Bedensel Işınlanmayı Düşünceyle maddeye şekil vermeyi yapamamakta ve Dünyada bulunduğu sürece (Bilinç olarak çok yüksek olduğu halde) diğer İnsanlar gibi yaşamaktadır. Bu nedenle Bilgi Kitabı Sh.316 da Evrensel Bilgileri kendi Öz Bilgisi olarak hissedenlere "Şu an Ruhsal Enerjinizin ancak %20 sini kullanıyorsunuz. Ana Varoluş Boyutuna geçince % 80 ni de alacaksınız." demektedir. *Ancak yaşadığımiz dönemde DÜNYA enteresan bir geçiş devresi içinde bulunmaktadır. Dünya her biri 26.000 yıl sürmekte olan Siklus Devrelerinin Sonuncusunun Sonuna gelmiş Dünya ve üzerindeki mevcudat 2000 yılından itibaren 3.cü Evrim Boyutundan 4.cü Evrim Boyutu rezonanslarının bulunduğu sahaya geçmiştir. Bu nedenle Dünya'ya yansıtılan Ruhsal Enerji'lerin Gücü ve Vibrasyonu kademe kademe 4.cü Evrim Boyutu rezonansları seviyesine çıkartılmıştır. Verilen bilgilere göre 2012-14 yıllarına kadar Dünya'ya verilen Enerjiler tedricen arttırılacak ve 2012-14 yıllarında en üst seviyeye ulaştırılacaktır. Bu durum Şu anda Dünya üzerinde yaşayan İnsanlara çok az rastlanan bir fırsat sunmaktadır. Bu Fırsatın adı YÜKSELİŞ'tir. YÜKSELİŞ ; İnsanın Bilgi ve Bilincini 4.cü Boyutun Bilgi ve Bilincine ulaştırarak 4.cü Boyut Ruhsal Enerjilerini absorbe etmesi ve Hücresel-Bedensel frekansını 4.cü Boyut Ruhsal Enerjisinin frekansıyla eşitlemesi halinde ÖLMEDEN-ÖLÜMÜ tatmadan şu anda sahip olduğu Bedenle 4.cü Boyuta geçmesi demektir. Verilen Bilgilere göre 2012-14 yıllarına kadar dalgalar halinde bir çok İnsan YÜKSELİŞ' i başaracaktır. *YÜKSELİŞ'i başaramazsak (Belki de Görevimiz kalmamızı gerektiriyordur.) Üzülmiyelim. Yaşarken Bilgi ve Bilincimizi Hücresel-Bedensel frekansımızı 4.cü Boyut Ruhsal Enerji frekansına çıkartmış isek Ölümümüzden sonra 30 yaşındaki Bedenimizle 4.cü Boyuta Işınlanarak anında dirileceğiz. Verilen Bilgilerde İnsanların Büyük Kısmının Ölümü SON olarak tadacağı yani Ölümlerinden sonra 4.cü Boyuta alınacağı bildirilmektedir. Eğer Bilgi ve Bilincimizi Hücresel-Bedensel frekansımızı 4.cü Boyut Frekansına ulaştıramamış Ancak yakınlaştırmış isek Ölümümüzden sonra ilk fırsatta Bize Dünyada Bedenlenerek 4.cü Boyuta geçebilme şansı tekrar tanınacaktır. 4.cü Boyuta geçme olasılığımız yoksa mevcut Bilgi ve Bilincimiz Hücresel-Bedensel frekansımız müsait değilse Ölümümüzden sonra 3.cü Boyut Evrimine devam edebileceğimiz BAŞKA BİR GEZEGENE nakledileceğiz. Verilen Bilgilere göre Bu Seçimler 2300 yılına kadar sürecek 2300 yılından sonra Dünya'da sadece 4.cü Boyut Evrimine geçebilen İnsanlar kalacaktır. *HEPLİK BOYUTU (Evrim Boyutu) içinde bulunan İnsan Bilinçlendiği oranda Ruhsal Enerji çekmektedir. Çekilen Ruhsal Enerji arttıkça O kişinin Hücresel-Bedensel-Zihinsel frekansı yani Bedensel Vibrasyonu yükselmektedir. Bedensel titreşim yükselince İnsan Tesirler Mekanizmasından yansıtılan daha yüksek frekanslı tesirleri algılıyabilmekte Olaylara-Problemlere daha değişik açılardan-daha üstten bakabilmekte İdrak kabiliyeti artmakta Çözümlere daha kolay ulaşmakta Hoşgörüsü ve Sevgisi yükselmektedir. Dolayısıyla çekilen Ruhsal Enerji'nin artması Bedensel Frekans yükselmesini Bedensel Frekansın artması Bilinç yükselmesini Bilinç yükselmesi de tekrar daha fazla Ruhsal Enerji çekimini sağlamaktadır. İnsan Bu döngünün Bu dairenin devamlı tekrarlanması sonucunda ; Ruhsal Enerjisi ile Bedensel Enerjisini eşitliyerek EVRİM'ini bitirmektedir. *Yukarıdaki paragrafta anlatılan Döngü-Daire şöyle çalışmaktadır. Tesirler Mekanizmasından gelen Tesirlerle İnsan Beyni Düşünce üretmektedir. İnsan Beyni Düşünce ürettiğinde Düşüncesinin Yoğunluguna ve Frekansına göre RUHSAL ENERJİ Gümüş Kordondan İnsan Beynine akmaktadır. Zira düşünce'dir. (Bilgi Kitabı Sh.271) ANTİ MADDE de Ruhsal Enerji'nin ZIT GÜCÜ 'dür. (Bilgi Kitabı Sh.371-372) ZIT GÜÇ'ler birbirini çekmekte-birbirine akmaktadır. Birleşen 2 ZIT GÜÇ birleşerek-çarpışarak BEDENSEL yaşam Enerjisi yaratmaktadır. Yaşam Enerjisinin görüntüsü AURA'dır. Yani DÜŞÜNCE ile RUHSAL ENERJİ birleşince (Yaratılan Düşüncenin ve Akan Ruhsal Enerji'nin ; Frekansına Yoğunluğuna Gücüne Devamlılığına bağlı olarak) Beyin'de Beden'de ve Bedenin etrafında Elektro Manyetik bir Enerji Alanı yaratmaktadır. AURA' da denen bu Enerjik Alan İnsanın Bedensel ve Ruhsal Potansiyelinin Göstergesi olmaktadır. Yani AURA'nın Gücü Hücresel ve Zihinsel kapasiteyi göstermektedir. AURA' mız ne kadar kuvvetli olursa Güneş' ten gelen Kozmik enerjileri-Kozmik partikülleri de o kadar çok çekmekteyiz. Kozmik partiküller Bedenimizin Enerjisini- Vibrasyonunu-Frekansını arttırmakta Şuur ve İdrakimizi açmaktadır. *AURA Alanının titreşimine uygun çesitli Pozitif ve Negatif tesirler Tesirler Mekanizmasından ve Çevreden akarak Bu Enerjik Alanın içine dolmaktadır. AKIL (İnsanın karar verme mekanizması) burada devreye girerek AURA Alanına dolan çeşitli Pozitif ve Negatif Tesirlerden (Düşüncelerden) hangisini tatbikata alacağına karar verir. AKIL karar verdikçe Kararlar maddeyle tezahür ettirildikçe Elde edilen sonuçlara göre İnsan Zihninde Doğru-Yanlış Faydalı-Faydasız Güzel-Çirkin vs. şeklinde Kavramlar ve Bilgi Birikimi meydana gelir. Bu Kavramların ve Bilgi Birikiminin Azlığı-Çokluğu-Yoğunluğu-Detayı da O kişinin BİLGİ ve BİLİNÇ birikimininin Seviyesini teşkil eder. Bilgi ve Bilincimiz arttıkça İdrak arttıkça hücresel titrşimimiz de artar. Ruhsal Enerjimize daha çok yaklaşırız. Çünkü hücresel vibrasyon Bilgi Bilinç ve İdrak arttıkça daha çok-daha detaylı DÜŞÜNEBİLİRİZ dolayısıyla daha çok Ruhsal Enerji çekeriz. Nitekim Bilgi Kitabı Sh.499 da "İnsanlık Ruhsal Yansımalara Düşünce ile ulaşır." demektedir. Muhtelif Reenkarnasyonlar sırasında devam ettirilen bu Mekanizma sonucunda İnsan Bedensel Potansiyelini-Bedensel Vibrasyonunu kendisine 7 Boyutta 7 katman halinde yansıtılan RUHSAL ENERJİSİYLE eşitlediğinde Heplik Boyutundaki EVRİM'ini bitirmektedir. *SONUÇ : Fiziksel ÖLÜM'den hiç korkmayın. Çünkü BİZ gerçekte hiç ÖLMÜYORUZ. Şu anda Beden içinde olan BİZ Beden değiliz. Beden BİZ'im Giysimizdir. Beden Ölümle yok oluyor ama BİZ yok olmuyoruz. Çünkü BİZ Yüksek Benliğimizin parçası olan ÖZ' üz. Ölüm sırasında BİZ Eterik Bedenle ve Mevcut Bilincimizle hemen ortaya çıkıyoruz. Ancak Eterik Bedenle Kaba Madde'ye tesir edemiyoruz. Bunun için Madde Alemlerinde var olabilmemiz için BİZ'im (ÖZ 'den ayrılan parçanın da) Mutlaka FİZİK BEDENE ihtiyacı vardır. FİZİK BEDENİ var olduğumuz Dünya'nın (veya bulunduğumuz Gezegenin) Kaba Madde'sinden alıyoruz. Kaba Madde'den yapılmış Bedenin Frekansını Bilgi ve Tatbikatla yükseltmeye çalışıyoruz. Sahip olduğumuz FİZİK BEDEN'lerden hangisinin Frekansını 7.ci Boyuttaki Ruhsal Enerjimizin frekansına çıkartırsak o Beden BİZİM oluyor. O BEDEN'le Sonsuza kadar ÖLÜMSÜZ olarak var oluyoruz. Ruhsal Enerji ve Fizik Beden arasındaki ilişki bu bakımdan önemlidir. ÖLÜMSÜZLÜK için Bedensel Vibrasyonumuzu Ruhsal Enerjimizin Vibrasyonuna ulaştırmamız lazımdır. Ruhsal Enerji çekebilmek için DÜŞÜNMEMİZ DÜŞÜNCE üretmemiz lazımdır. Daha yoğun daha detaylı düşünebilmek içinde Bilgi’ye ihtiyacımız vardır. Bilgi ve Bilincimiz arttıkça Ruhsal Enerji ve Kozmik partikülleri çekerek Bedensel Vibrasyonumuzu yükselttiğimiz için her an her vesileyle Bilgi pesinde koşmamız gerekmektedir. Bilgi de BİLGİ ve SEVGİ yolunda DİSİPLİNLE çalışarak araştırarak elde edilmekte BİLGİ de SEVGİ de verdikçe aktardıkça yansıttıkça çoğalmaktadır. |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Я Λ M Ś Σ Ś - Bazı Paylaşımlarım | Я Λ M Ś Σ Ś | TEKplatform +Rep Merkezi | 12 | 17-01-2010 16:07 |
| Nedir Mutluluk? | Her. | Şiirler | 0 | 25-03-2009 22:42 |
| Kooperatif Nedir? | FΣNΣRBAHÇΣ | Ekonomi ve Para Piyasaları | 0 | 15-03-2009 14:41 |
| Sigorta Nedir? Sigorta Hakkında | FΣNΣRBAHÇΣ | Ekonomi ve Para Piyasaları | 2 | 15-03-2009 14:11 |
| Aşk nedir | нırçıи мєlєк | Aşk Bölümü | 0 | 02-02-2009 16:10 |