Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mustafa Koç ve Başkan Arzuhan Doğan Yalçındağ

yeni bir ekonomik programın gerekliliğini vurguladılar. Koç

"Dünyadaki gelişmeleri ve rekabet koşullarını dikkate alan bir vizyon ve strateji ile somut ve ayrıntılı bir takvime bağlı

ülkenin ufkunu açan

toplumun mutabakatını sağlamış yeni bir ekonomik programa ihtiyacımız var" dedi. TÜSİAD'ın dün yapılan 38'inci Genel Kurul'unda konuşan Koç

2008'e bakıldığında en başta gelen kaygının kuşkusuz ekonomi olduğunu söyledi. Anayasa

AB ile ilişkiler ve bölgedeki gelişmelerin 2008'in diğer önemli gündem maddeleri olduğunu ifade eden Koç

"Ekonomiyle ilgili kaygılarımız bir yandan uluslararası gelişmelerden

bir yandan da ekonomimizin mevcut durumundan kaynaklanıyor. Küresel gelişmeler

rahat bir 2008 geçiremeyeceğimizi söylüyor" dedi. Koç

ABD

Avrupa ve Japonya'nın büyümesinde yavaşlama beklendiğine ve gelişmekte olan ülkelerin ihracat ve yabancı sermayeyi çekme rekabetinin her geçen gün sertleştiğine dikkat çekti. Koç

böyle bir ortamda yatırıma

istihdama

yüksek büyüme hızına ihtiyacı olan Türkiye'nin küresel fonlara erişiminde

ihracat yoluyla kaynak yaratmasında sıkıntı olabileceği uyarısında bulundu."Ekonomimizin kendi iç dinamikleri de 2008 için uyarı işaretleri veriyor" diyen Koç

şöyle devam etti: "Açıktır ki

2001 yılının dünya şartlarına göre tasarlanmış olan uyum programı ile sağlayabileceğimiz iyileşmenin sınırına gelmiş durumdayız."
YENİ STRATEJİ ZORUNLU
İçerden ve dışardan gelen bu baskıları aşabilmek için ekonominin uzun vadeli bir perspektifle yeniden yapılandırılması gerektiğini vurgulayan Koç

"Bunu sağlayabilmek için

geleceğin dünyasını iyi analiz eden

daha fazla katma değer üreten

dış talepten daha fazla pay almamızı sağlayacak

yeni bir strateji ve uygulama programı yapmak zorundayız" diye konuştu. Sorunların çözümü için ekonomiyi gündemin en üst sırasına yerleştirmeye ihtiyaç olduğunu belirten Koç

"Türkiye dar gündemli ve kutuplaştırıcı siyaset yüzünden geçmişte zaman kaybetti. Buna artık müsaade etmemek lazım. Gün birlik olma günüdür. Suni kutuplaşmalar ve gerginlikler yaratmak yerine

ülkemizin ve tüm bireylerin refahını artıracak ekonomik ve sosyal politikalar çevresinde kenetlenme günüdür" dedi.