Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren

yaşanan ekonomik sorunun adı ne olursa olsun önemli olanın piyasalardaki krizin bulaşma etkisinin ne olacağı konusunda düğümlendiğini belirtti. Ekren

"Bu bulaşmanın boyutunu bilmemiz gerekiyor

bize hangi kanaldan bulaşabilir

etkileme yöntemi nedir? Bilinen iki yöntem vardır. Ya dış ticaret kanalıyla bir etki olabilir

ya da cari açığın finansman kanalıyla

yani portföy yatırımlarıyla" diye konuştu. Ekren'in

yaklaşık 1.5 aydır GAP bölgesindeki 9 ilde sürdürdüğü toplantıların sonuncusu Adıyaman'da yapıldı. Ekren

burada basın mensuplarıyla yaptığı görüşmede küresel finansal sistemin mimarisinde aksaklıklar olduğunu

ABD mortgage kredilerinin paketlenip bir şekilde dünyanın her tarafına satıldığını belirtti. Ekren

yükselen piyasalarda olduğu kadar gelişmiş ülkelerin finansal sistemlerinin de zaaflarının bulunduğunun bu yaşananlarla ortaya çıktığını dile getirdi.
ANLIK YANSIMA OLUYOR
Krizin anlık

altı aylık

yıllık etkileri bulunduğunu

Türkiye'nin şu anda faiz

kur ve portföy yatırımlarında anlık yansımaları yaşadığını kaydeden Ekren

ABD ile dış ticaretin düşük olması nedeniyle Türkiye'nin dış ticaretinin daha az etkileneceğini ifade etti. ABD'deki krizin likidite daralması yaratması halinde Türkiye'ye gelen fonların miktar ve faiz olarak bundan etkileneceğini belirten Ekren

ABD'deki kriz Avrupa ve Uzakdoğu'yu etkilerse Türkiye'nin dış ticaretinin de olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekti. Ekren

sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizim için bu aşamada önemli olan piyasa aktörlerinin göstergelere dayalı olarak rasyonel davranıp davranmadığı. Bizim gibi ülkelerde yatırımcıların makro göstergelere göre rasyonel davranıp davranmadığını izlemeliyiz. Yatırımcılar rasyonel göstergelerin dışında grup psikolojisine bağlı olarak ellerindeki portföyün değer kaybının yaratacağı baskıya bağlı olarak rasyonel davranıştan sapabilir. O zaman herkes bilinçsizce hareket ettiğinde yükselen piyasaların birçoğunda işler düzgün gitse bile etkilenmeden kaçınamazsınız. İşte bizim gibi ülkelerin derdi bu etkilenme oranını düşürmektir."