UNESCO’nun tüm dünyada ’Mevlana Yılı’ olarak ilan ettiği 2007 biterken

Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) da 130 bin işçisi için Mevlana kitabı bastırdı.
Ahmet Kardam tarafından derlenen ve Ender Dandul’un resimlediği ’Hamdım

Piştim

Yandım’ adlı kitap tüm sendika üyesi işçilere dağıtılacak. Kitapta

Mevlana Celaleddin Rumi’nin hayata bakışı

şiir ve öykülerle anlatılıyor. MESS Genel Sekreteri Avukat İsmet Sipahi

kitabın tanıtım yazısında "Kitabımızda; Mevlána’nın yaşamından hayat görüşüne

şiirlerinden inanç felsefesine kadar yaşanmışlıklarına ve düşüncelerine elimiz erdiğince

gönlümüz yettiğince yer verdik. Sürç-ü lisan ettiysek affola" derken

Mevlana’nın kitaptaki bazı dizelerinin çalışma hayatına ve günümüz insanının hırslarına direkt göndermeler yaptığı dikkat çekiyor.
TOPRAK ALTINDA: Kitapta çalışma hayatına direkt mesaj niteliği taşıyan dizelerden biri Mevlana’nın

’Kalanlar sağ olsun’ adlı şiirinde yer alıyor. Bu şiirde "Hırsı bırak

kendini boş yere harcama

Şu toprak altında çırak da bir usta da" deniliyor. Mevlana’nın boğazına düşkün insanlara söylediği şu dizeler de sanki geçim sıkıntısı çeken herkese mesaj niteliği taşıyor: "Madde halindeki yağlı

tatlı şeyler temiz ve hoş görünür

Fakat bir gece geçtikten sonra bunlar sende pislik olur

Sen cisme değil ruha gıda olabilecek yağlı ve tatlı şeyler ye de

kanatların bitsin ve uçmayı öğrenesin."
EŞEK SİDİĞİNDEKİ SİNEK: Çok sayıda öykünün de yer aldığı kitapta "Eşek sidiği üzerindeki saman çöpüne konmuş sineğin öyküsü" de var. Bir insanın görüşü ne kadarsa dünyası da o kadar olur ana fikrini taşıyan öyküye göre; "Eşek sidiği birikintisi üzerindeki saman çöpüne konmuş sinek

kendi kendine böbürlenerek şöyle diyordu: İşte burası deniz

bu da gemi

ben de ehliyetli

doğru düşünen

yerinde hüküm veren bir kaptanım. Eşek sidiği üzerindeki gemisini sürüp duruyordu. O bir avuç sidik gözüne uçsuz bucaksız deniz görünüyordu. Gerçeği görecek göz nerede onda? Görüşü ne kadarsa dünyası da o kadardı."
TESETTÜR MESAJI DA VAR: MESS’in Mevlana kitabında

Mevlana’nın tesettür (kadınların örtünmesi) konusundaki görüşleri şöyle özetleniyor: "İnsanlar men edildikleri şey konusunda açgözlü olurlar. Sen ne kadar kadına

’kendini sakla örtün’ diye emredersen

onda kendini gösterme arzusu o kadar fazlalaşır. Erkeklerde örtünüp kendini gizlediği için o kadını görme isteği artar. Şu halde sen ’örtün’ demekle her iki tarafın da görmek ve görülmek arzusunu kamçılamış oluyorsun ve bununla da kadını yola getirdiğini sanıyorsun. Bu yaptığın şey bozgunculuğun ta kendisidir."
Kedisi kefenlenip yanına gömüldü helva dağıtıldı
MESS’in ’Hamdım

Piştim

Yandım’ adıyla bastırdığı ve işçilere dağıtılacak Mevlana kitabında

Mevlana Celaleddin Rumi’nin hayvan sevgisi de anlatılıyor. Kitapta

"Mevlana’nın evinde çok sevdiği bir kedisi vardı. Hayvan onun ölümünden sonra yemekten içmekten kesilmiş

ancak yedi gün yaşayabilmişti. Kızı Melike Hatun’un kediyi kefenleyip

onun mezarının yakınlarında bir yere gömdüğü

helva pişirip Mevlana’yı sevenlere dağıttığı rivayet edilir" deniliyor. Bir başka bölümde de "Mevlana bir gün Şeyh Nefiseddin Sivasi’ye iki dirhemlik iyi hotab satın alıp getirmesini söyler. O zamanlar bir sini hotabın fiyatı bir dirhemdir. Şeyh isteği derhal yerine getirir. Mevlana hotabı mendile sarıp yola koyulur. Merak eden şeyh de peşine düşer. Gide gide

yeni yavrulamış bir dişi köpeğin sığındığı bir viraneye varırlar. Mevlana getirdiği hotabın tamamını köpeğe verir. Şeyhin bu durumu şaşkınlıkla izlediğini görünce açıklamada bulunur: Yedi gün yedi gecedir bu zavallı köpek bir şey yememiştir. Yavruları yüzünden de buradan ayrılamıyor."