Devlet Bakanı Mehmet Şimşek

bugün gelinen noktada İstanbul'un finans merkezi olma fikrinin uçuk fikir olmaktan çıkıp gerçekleştirilebilir bir hedefe dönüştürüldüğünü söyledi. Şimşek

yaptığı konuşmada

Türkiye'nin birkaç yıl önce "uçurumun eğişinde" olduğunu

ancak siyasi ve ekonomik açıdan artık istikrarlı bir yapıya kavuştuğunu söyledi. İstanbul'un bölgesel bir finans merkezi olması yönünde şansının yüksek olduğunu vurgulayan Şimşek

bunun için Türkiye Bankalar Birliği (TBB) tarafından hazırlanan raporun gereklerinin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye'de kamuda bu konuda siyasi bir kararlılık olduğunu ve gerekli siyasi iradenin ifade edildiğini belirten Şimşek

"Bugün geldiğimiz noktada

İstanbul'un finans merkezi olması fikri uçuk fikir olmaktan çıkmış

gerçekleştirilebilir bir hedefe dönüştürülmüştür" dedi. Mehmet Şimşek

İstanbul'un finans merkezi olması için çok yönlü çalışılması ve birçok şartın yerine getirilmesi gerektiğini belirterek

bu konuda birkaç önemli faktörün bulunduğunu kaydetti. Nitelikli işgücünün bunlardan birini oluşturduğunu

Türkiye'nin de buna sahip olduğunu dile getiren Şimşek

diğer önemli konunun mevzuat olduğunu aktardı. Şimşek

dünyada şu anda New York ve Londra'nın uluslararası en önemli finans merkezleri olduğunu

önümüzdeki yıllarda Çin ve Şanghay'ın da önemli uluslararası finans merkezi olma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek

gelişmekte olan Doğu Avrupa

Ortadoğu ve Afrika'da İstanbul

Moskova

Dubai ve Johannesburg'dan oluşan 4 aday bulunduğunu

bu şehirlerde ciddi çaba bulunduğunu ve herkesin yarıştığını söyledi. Önümüzdeki yıllarda İstanbul'un bir finans merkezi olmaması için hiçbir sebep görmediğini dile getiren Şimşek

tam tersine kararlı olduklarını ve bunun için diğer aktörlerle gerekli adımları atacaklarına inandıklarını vurguladı. Mehmet Şimşek

vergilendirme konusuna da dikkat çekerek

Türkiye'de imkânlar elverdiğince vergi yüklerini aşağı çekmek gerektiğini kaydetti. Devlet Bakanı Şimşek

"Büyük harcamalar

büyük gelir ihtiyacı demek. Büyük gelir ihtiyacı ya borçlanma ya da vergi demek. Bunun başka yolu yok. Bedava bir şey yok. Sosyal güvenlik sistemi

yılda milli gelirin yüzde 4-4.5'i kadar açık veriyor. Bu ülkede

bu nüfus dinamikleriyle sosyal güvenlik sisteminin en az yüzde 3-4 fazla vermesi lazım. Vermiyorsa

ciddi bir problem var demektir ve sürdürülebilir bir durum söz konusu değildir. Türkiye'de ortalama ücreti al

kişi başı milli gelire böl

OECD ülkeleriyle karşılaştır. En yüksek ülkelerden biri. Mutlaka bu oyunu kurallarına göre oynayacaksak

yorganın bir büyüklüğü vardır. Yorganına göre verilen imkânlar aslında son derece iyi. Biz zaten ücretle rekabet etmek istemiyoruz. Biz verimlilik

yüksek katma değerle rekabet etmek istiyoruz" dedi.