![]() |
|
|||||||
| Ekonomi - Turizm Ekonomi - Turizm Ders ve Projelerini Paylaşabileceğiniz Alan. |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
Türkiyede Kamu Kesimi Açıkları Kamu finansmammn sağlanması iktisa*di düşünce okullarında sürekli tartışılmış ve önemine dikkat çekilmiştir. Devletin ekonomi*deki rolünün olduğu kadar finansman açığı*nın da nasıl kapatılacağı tartışmaları günümüz*de de ehemmiyetini korumaktadır. Kamu finansman açığının kapatılmasın*da sıkça başvurulan mali kaynak iç borçlardır. Finansman açığının bir maliye politikası aracı olan iç borçlanma ile kapatılmasımn ekonomi*deki dengeleri hangi yönde etkileyeceği de di*ğer bir önem arzeden konudur. Bazı iktisatçı*lar bahsedilen yöndeki bir politik uygulama*nın sadece ekonomideki kaynak dağılımınıdeğiştireceğini yani özel kesimden kamu kesi*mine bir kaynak aktarımının söz konusu olaca*ğını; diğer bir ifade ile özel kesimin mali piya*salardan dışlanacağını ifade etmektedirler. Keynesgil iktisatçılar ise dışlama etkisi ile ilgi*li olarak ödünç verilebilir fonlar açıklamasınıreddetrnektedirler. Yine Moneteristler de dışla*ma etkisinin varlığını kabul eden iktisat okuludur.Bahsedilen bu teorik çerçeve ışığında Türkiye'nin kamu kesimi açıkları bunların fi*nansman usulü ödünç alınan fonların kullanı*mı ekonomik dengelere etleisi özellilde eko*nomik süjeleri asıl sahaları dışında faaliyete İt*mesi ve bunlapn sonuçlarına değinilip çözüm teklifleri ele alınacaktır.1. Kamu Finansmanı Aracı Olarak İç Borçlanma Uzun bir süre kamu borçlanması fayda*lı mıdır yoksa zararlı mıdır tartışması devam etrniş ve bu soruya cevap aranmıştır. 19.yy başlarında tanınmış bir iktisatçı olan Klasik Okul mensubu David Ricardo devlet borçlan*masım; "millete azap vermek için herhangi bir zamanda icad dilmiş korkunç bir kırbaçtır" ifadesiyle nitelendirmiştir. Bundan yaklaşık 100 yıl sonra 19.yy sonunda bir Alman maliye*cisi olan Lorenz von Stein "borçsuz devlet ya geleceğine yönelik çok az şey yapıyor; ya da içinde bulunduğu zamanından çok şey talep ediyor" diyerek Ricardo'nun tezine karşı çık*mıştırÖyleyse borçlanma ile ilgili ortaya ko*nan görüşler uygulama sonuçlarına göre de*ğişmektedir. Bazı ülkeler açısından geleceğe yönelik bir yatırım olmakta bazı ülkeler açısın*dan ise milletine ızdırap veren ve geleceğini tehdit eden bir uygulama şeklinde ortaya çık*maktadır. Doğurduğu sonuçlar itibariyle de Türkiye ikinci grup ülkeler arasında yer almak*tadır. Bugün devletin harcama kaynak denge*sini sağlayabilmek için başvurduğu bu finans*man kaynağı vergilerin aksine geri ödeme zo*runluluğu olan ve bu fonksiyonun yerine geti*rilmesinden sonra da çok olumsuz sonuçlar doğuran bir uygulamaya sahne olmaktadırYukarıda ifadesini bulan tezlerden bi*rincisi; devletin giderlerinin normal bütçe ge*lirleriyle karşılanmasına önem verip; bütçe açıklarına şiddetle karşı çıkarak devletin faali*yet sahasını savunma adalet eğitim ve sağlık hizmetlerine münhasır gören klasik okul men*suplarının görüşlerinden oluşmaktadır. Buna karşı borçlanmayı savunan ve borçsuzluğu ağır bir şekilde yeren ikinci tez ise genel olarak Keynesyen iktisatçıların oluşturduğu akımın ifadesidir. Bu okul mensupları ekonomide bütçe dengesini sağlamanın gerekli olmadığı*nı ve maliye politikaları makro ekonomik dengelere göre icra edileceğinden ekonomik konjonktüre göre bütçenin açık da verebilece*ğini denk de olabileceğini vurgulamaktadırlar.İç borçlanma politikasına karşı çıkan ik*tisatçıların temel argümanı devletin devlet ol*manın özelliklerinden kaynaklanan gücü ile fi*nansal piyasalara girmesi ile özel sektör karşı*sında üstünlük sağlayıp özel sektöre gidecek olan kaynaklara el koyması gerçeğinden ileri gelmektedir.3. İç Borçlanmanın Sonuçları ve Ekonomiye Etkileri TÜrkiye'de kamu finansman açıkları sÜ*rekli borçlanma yoluyla kapatılmaktadır. Borç*lanma ve onun getirdiği faiz yükü yeni borç*lanmalara sebebiyet vermekte bunun kaçınıl*maz sonucu olarak daha çok borçlanabilmek için kamu kesimi bir yandan faiz oranlarını yükseltirken diğer taraftan kamu kağıtlarına verilen faizler vergiden muaf tutulmaktadır (Seviğ s. 34). Bu şekilde kamu finansman açı*ğı "iç borç-faiz-enflasyon-yatırım eksikliği-iş*sizlik" gibi kronik bir hastalığa sebep olmakta*dır. Meselenin esası da fonların reel sektörden mali sektöre kayması ve reel sektörün küçüI*mesi sonucu olurken bunun sebebi de devlet olmaktadır.3.1. Türkiye'de Özel Kesimin Dışlanması Kamu kesimi açıklarının para arzı değiş*tirilmeden bütünüyle iç borçlanma ile finanse edilmesi için ekonomideki tasamıfların devlet bütçesindeki açık kadar olan kısmının iç borç*lanma ile kamu kesimine aktarılması gerekir (TOBB 1993 s.10n. Fakat kamu kesiminin yanısıra özel kesimin de açık verdiği durumlar*da ekonomide oluşan tasarruflarla finanse edi*lecek iki kesim olacaktır. Diğer bir ifade ile kamu kesimi açık verdiği zaman kendi açıkla*rını finanse etmek için ekonomideki tasarrufla*ra yönelecektir. Bu şartlarda şirketler ve kamu kesimi ekonomide oluşan tasarrufları kendile*rine çekmek için rekabet edeceklerdir. Özel*likle Türkiye ve benzeri gelişmekte olan Ülke ekonomilerindeki tasarruflar sınırlı olduğun*dan özel sektörün şirketler grubu ile kamu ke*siminin rekabeti bu sektörlere aktarılacak fon*ların hacmini belirleyecektir (Berksoy s. 19). Halbuki "devletin sermaye piyasasında özel sektörün yüksek kredi talebinin olduğu du*rumlarda mümkün oluğu kadar ihtiyatlı dav*ranması gerekmektedir. Bunun aksi olduğun*da yani devletin kredi talebi ile özel sektörün kredi talebi arasında bir rekabet meydana gel*diğinde piyasa faiz oranları yükselmekte ve kredi faizlerinin artmasından dolayı- maliyetler de artmaktadır" (Çolakoğlu s. 120). Özel kesi*min dışsal finansmanı pahalıya sağlandığın*dan özel kesimin fon talebinde faiz esnekliği*nin de yönlendireceği seviyede bir daralma olacaktır. Diğer bir ifade ile kamu kesiminin fon aktarına maksadıyla mali sektöre girişi özel sektöre aktarılacak fonlarda bir gerileme meydana getirecektir. Bu özel kesimin mali piyasalardan dışlanması (crowding-out) olarak tanımlanan bir durumdur (Berksoy s. 19). Bu*na başka bir ifade ile "kalabalıklaşma etkisi" de denilmektedir.Önemle üzerinde durulması gereken bir konu da faiz hadlerinin yükselmesinin bir dö*nem sonra bütçe açığının da yükselmesine se*bep olması hasebiyle dışlama etkisinin bir kısır döngü meydan getirecek olmasıdır (TOBB 1993 s.1O2.). Türkiye'deki uygulamanın bah*sedilen durumdan çok farklı olmadığı da bir gerçektir.Yukarıdaki dışlama olgusu hakkında yaptığımız açıklamalardan sonra Türkiye'deki durumun bahsi geçen hususlarla uyuşup uyuş*madığını iç borç gelişiminin özel kesimi nasıl etkilediğini inceleyebiliriz.Türk mali sisteminde bankacılık sektörünün hakimiyeti bilinmektedir. Bu itibarla ba*kıldığında "mevduat" özel tasarrufların değerlendirilmesi için en önemli araç "banka kredi*leri" de özel kesim açıklarının finansmanında en önemli kaynak olmaktadır. |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kamuda esnek çalışma dönemi | FΣNΣRBAHÇΣ | Ekonomi ve Para Piyasaları | 0 | 04-05-2009 14:14 |
| Turkcell'den 'BizBize Kamu' tarifesi | FΣNΣRBAHÇΣ | Cep Telefonları | 0 | 29-04-2009 18:14 |
| İl Özel İdaresİ Kanunu | -DeMoN- | Hukuk | 0 | 12-04-2009 18:32 |
| Karma Ekonomi | FΣNΣRBAHÇΣ | Ekonomi ve Para Piyasaları | 0 | 15-03-2009 14:30 |
| TÜBİTAK kamu bilgisayarlarını koruyacak | 4yuz_ka | Güncel Haberler | 0 | 27-02-2009 23:17 |