Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Yaşam ve Eğlence > İslam ve Din Bölümü > Dini Şiir ve Videolar
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Dini Şiir ve Videolar Dini Video ve Şiirlerin Bulunduğu Bölüm


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 01-07-2009, 17:23   #1 (permalink)
 
♣bLack♣ - ait Avatar
Tanımlı GüL Kırmızı ve Aşk Sızı


GüL kırmızı ve aşk sızı


Sen gittin hazan düştü bahçemize
Sen gittin tarumar oldu her şey
Sen gittin geriye
doyumsuz bir aşk bıraktın bize.


Sevgili!
önce kum deryalarına düştük sonra serâba
bugüne kadar umutlardı bizi ayakta tutan
sevdandı kimsesiz çöllerde yürekleri bir tutan
yalnızlığa açılır bütün kapılar sensiz
sen yoksun diye sicim sicim karanlık yeşerdi içimizde
dalga dalga hasretindi kalbimizde alevlenen
gönlümüze batan dikenler ne ki
büyüttüğümüz güller sadece sen kokmak içindi.






Sevgili
en haşin haliyle girdaba düştük
sensizliğe sürgün edildik ilkin
sonra mağara arkadaşın bırakıp gitti bizi
sonra kılıçların efendisi
ardından cennet gençlerinin efendileri
ve diğerleri birer birer bırakıp gittiler bizi
dilimiz lâl âmâ kaldı gözlerimiz
sen olmasaydın kalpler sevmeyi öğrenebilir miydi!
ey ihsanda nisan bulutunu geçen Sevgili.
örümcek gözlerde hâlâ en kalın perdedir
sırların sırrı kisranın sarayında
ondört burcunun düştüğü yerdedir.
en büyük mucizen Kur’an’dı sonra Sen’din
güneşi sağ eline ayı da sol eline alsaydın
yine de çözülmezdi ebterlerin kalbindeki kir!








ey ay yüzlü güzel!
bütün kelamları yazan kalemin emriydi gidişin
oysa ne kadar çok beklemişti gelişini Hira
ne kadar da çok yolunu gözlemişti Râhip Bahira
bir tek Bilâl değil cihan alışmıştı sana
hüzündü ardında biriktirdiğimiz
yokluğunun vadilerinde yuvarlanırken
yaralı kalbimizin fısıltısına
günâha battık ama konuşan gözlerimizin hıçkırığına
“tebessüm sadakadır” fermânınla
bir damla bengisu ver n’olur
n’olur nûrunu gönder yoksul umutlarımıza.
asırlardır yetimliğe açılır gözlerimiz
bir pazartesi ilk defa aşk gibi aşk yaşamıştı dünya
ilk defa karşı karşıya gelince Bedir’de baba ve oğul
çoğalmıştı dillerdeki keşkeler
haberler uçuran bir güvercinin kanatları altında
eleverir bizi ahir zaman.







Sen gittin hazan düştü bahçemize
Sen gittin tarumar oldu her şey
Sen gittin geriye doyumsuz bir aşk bıraktın bize.
hicretimiz var kervan kervan yurduna
bizi de coşkuyla karşılar mı Medineli kadınlar
kardeş kabul eder mi ensar bizi de
ondört asırdır takvimlerde kalınca bahar
adı Muhammed olmayan güller dövünür.
omuzlarımızda taşıyamadığımız en ağır yük
bestelenmemiş gidişindi sevdandı
hasretindi her taşa desen desen nakşettiğimiz!






ey gecemizi gündüze çeviren sevgili
kardeşin “Yusuf’u görüp
ellerini kesen kadınlar
seni görselerdi kalplerini keserlerdi”
nisanı unuttu yokluğunda dünya
nisyan sardı bütün cihanı sen olmayınca
her hayat bir ırmaktır sana akan
yolu sana kavuşamayanın
daim zehirdir damarlarında dolaşan.
yüzünü göster ağustos gülü oluversin ateş çöller vaha
sen olmayınca gökler bir damla rahmet indirir mi
hasretinden çatlamış dudaklarımıza!
Necâşi’nin Zeylâ’sından davet var yine!
gel ki nisanı nisan gibi baharı bahar gibi
aşkı aşk gibi yaşalım bir daha!
müjdelediğin gibi altı asırdır
ezanlar hala dalgalanır Konstantin burçlarında.






heybemizde senin özlemin
dünya saltanatına bedel kaç insan
hizmetkarın olmayı istemişti.
şimdi bahtsız bir kıtada iz süreriz sana kavuşmak için
şimdi resimlerle tarifsiz uçurum kenarında dünya
gül iklimini çoktan yitirdik sevgili
hicran mevsimine düştük masallarla büyütüldük
oysa adın anılınca susuyor bütün masallar
kırmızı kokuyor özlemin gül kırmızısı
ne çok yakışırsınız birbirinize
Sen ve kırmızı!






Sen gittin hazan düştü bahçemize
Sen gittin tarumar oldu her şey
Sen gittin geriye doyumsuz bir aşk bıraktın bize.
kirli yağmurlarla ıslanıyor dünya
güneş ışığını suçlu indiriyor yeryüzüne
yokluğunda geceler kavuşur mu gündüze!
gel yıldızlar dökülsün yollarına
müjdelesinler tek tek Muhammed Mustafa’yı
gel yorgunluk çöreklendi yokluğunda omuzlarımıza
gel gülü koparmadan sevmeyi öğret bize
seni yaşayınca gülistan oluyor dünya
seni yaşayınca gül kokuyor insan.
geldin! bin dört yüz seneler geçti
rüzgarlara kapıldık firakınla izini kaybettik
sen sevmeyi sevilmeyi öğretirken bize
anne karnında kurşun sesleriyle tanıştı bebekler
sen sevgi ekerken biz ölüm biz zulüm
biz sevgisizlik koklamaya başladık
ey Nebi! senin getirdiğin nurla yeniden dirileceğiz
düştüğümüz yerden kaybolduğumuz yerden kalkacağız yeniden
ey gelişiyle karanlıkları aydınlığa çeviren sevgili!
bugün gibi yine bir pazartesiydi gidişin
yüz yirmi beş bin değil şimdi milyonlar diyor ki ey Resûl:
"ALLAH 'ın elçiliğini ifa ettin
vazifeni hakkıyla yerine getirdin
bize vasiyet ve nasihatte bulundun!"
"Şâhid ol yâ Rab! şâhid ol yâ Rab! şâhid ol yâ Rab!"



♣bLack♣ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiShare on Facebook
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Erkeklerin kırmızı tutkusu нırçıи мєlєк Erkek Kahvesi 6 27-06-2009 16:37
Kırmızı renk boğaları niçin kızdırır? ø ÁρσŁŁση ø Garip ve Esrarengiz Olaylar 0 24-06-2009 17:43
Kırmızı halının modaya kazandırdıkları... ☠υℓυѕινє☠ Giyim ,Bakım ve Moda 0 24-06-2009 16:40
41 yıllık tavukçu Banvit kırmızı ete girdi SтyL[є]´ Ekonomi ve Para Piyasaları 0 19-06-2009 14:31
Kırmızı Hüzün KİИGPŁΛЧЄЯ Şiirler 0 19-06-2009 10:49


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:59 .


Powered by vBulletin 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

TEKplatform.Com
UslanmaM MaxiCep izafet Web Hattı telefon tedavin