Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > Yaşam ve Eğlence > İslam ve Din Bölümü > Dini Hikayeler
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Dini Hikayeler Dinimiz ve Diğer Dinlerle İlgili Hikayelerin Bulunduğu Bölümümüz


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 10-07-2007, 22:44   #1 (permalink)
 
WİTALİ - ait Avatar
Tanımlı Kıssadan Hisse (Çoban Baba)

 
Çoban Baba

Erzurumdan çıkıp on oniki kilometre kuzeybatıya doğru ilerlediniz mi Köse Mehmet geçidiyle karşılaşırsınız.
Çok keskin çok sert iki yamacın meydana getirdiği bu geçid yaz bahar aylarında burcu burcu kekik kokar kışın ak kürklere bürünür sırlı düşünceli kendini ele vermeyen bir alemdir.
Köse Mehmet geçidinin tatlı rüyaları da vardır karanlık kabusları da...
Sevdalılar bu geçidi çokluk geçmişler kervanlar bu geçidte ateş yakıp mola vermişler sıla türküleri sevda türküleri dağdan dağa ulaşmıştır.
Erzurum'un Ruslar tarafından kuşatıldığı ve aslanlar gibi dayandığı yıllarda gönlü kara biri Rus ordularına Köse Mehmet geçidini haber vermiş geçid oraya açık verdiği için düşman oradan bir yılanın akışı gibi Erzurum'a akmıştı.
Kara günlerdi o günler bereket çok uzaklarda kaldı. Köse Mehmet geçidinin bir yüzü çoban dede dağıdır. Çobandede dağında da çiğdemler çabuk açar kekikler burcu burcu kokar rüzgârlar ılgıt ılgıt eser.
Bu dağda küçük bir mezar vardır. Başucunda birkaç çam ağacının nöbet tuttuğu bu mezar koca dağa adını vermiş olan Çoban dede'nindir.
Her akşam gün kararmadan Köse Mehmet geçidindeki köyden Çoban dede'ye gidiyorlarmezarının toprağını kabartıp mumlarını uyarıyorlar Allah'a niyazlar dualar edip Fatiha'lar okuyup köye öyle dönüyorlar.
Ve her gün mezara karşı geçid başında nöbet tutan yiğit Türk erleri onun mumlarının ışığını seyrede seyrede nöbetini tamamlıyor
Kimdi bu çoban Baba?
Sürüsünü almış otlata otlata dağa doğru çıkıyordu. Bazen bir çam altında mekan tutup yanık yanık kaval çaldığı olurdu. Derin adamdıaşık adamdı.Yıldızların uzaklığına tasaları düşünceleri vardı. İnsanoğlunun nereden gelip nereye gittiğini pek merak ederdi. O böyle düşüne düşüne kendi kendisiyle söyleşe halleşe hayli yol almış hayli de yorulmuştu.
Baktı ki susuzdur gözünün önüne kara topraktan fışkırmış kol kol billur sular geldi. Fakat o yana baktı bu yana baktı su bulamadı. Etrafta ne bir pınar ne bir patlak vardı.
Yürümeye koyunları da kendisiyle birlikte gelmeye devam ediyor fakat Çoban aradığı suyu bulamıyordu.
Sanki dağlar âşık Kerem'in susuz kalasın kararıp gidesin diye beddua ettiği Karadağ'a dönmüştü.
Çoban'ın susuzluğu gittikçe arttı. Dudakları şahrem şahrem yarıldı.Ciğeri göz gözdağlandı.
Çoban baktı ki susuz olan yalnız kendi değildir.
Oğlaklar kuzular dilleri dışarda meleşiyor. Koyunların başları önlerine düşmüş. Koçlar huysuz ve öfkeli. Gün akşama dönünceye kadar bütün sürü su arıyor Köpekler ayaklarıyla yeri deşiyor çoban o çalının dibinden ötekine koşuyor nafile!
Sonunda yorgun ve takatsiz düştü.
Mis gibi kokulu bir mersib kümesinin dibinde toprağa çöktü. Başını niyaz secdesine eğdi:
"Rabbim" dedi "Güzel Rabbim!! Sürüm de ben de susuzluktan mı ölelim? Rahmet deryaların mı tükendi? Sesim sana yabancı mı geliyor? Bu güne kadar bir dediğimi iki etmedin Allahım. Benden bir suyunu mu esirgeyeceksin? Ben susuzluktan ölsem bir şey lazım gelmez ama bu hayvancıkların meleşmeleri sana da acı gelmiyor mu?"
Çoban hem söylüyor hem ağlıyordu. O kadar çok ağlıyordu ki gözünün yaşı toprağı yıkıyordu. Başı hâlâ o toprakta secdedeydi. Birden dudaklarına serin ve leziz bir zevk değdi... Önce ne olduğunu anlayamadı.Serinlik bütün yüzünü kaplayınca başını kaldırdı ve hayretle gödü ki yerden bir pınar patlamış gürül gürül kaynıyor. Serin tatlı ışıl ışıl.
Şimdi Çoban daha çok ağlıyordu. Niyazı olmuş Rabbi onun sesini duymuştu.
Bu sevinçle az evvelki vaadini unutacak değildi. Çoban onun için tekrar konuştu:
"Artık ölebilirim güzel Allah'ım dedi. Artık ölebilirim. Bu su beni ihya etti. Değilmi ki sürüm susuzluktan kurtulacak değil mi ki sen beni duydun rehmet hazneni benden esirgemedin artık bu can bana lâzım değil!"
Çoban Dede'nin canı Hakk'a lazımdı alışverişi oracıkta tamamlayıverdiler. Sürü gidenden gelenden habersiz suya baş uzatmıştı. Yalnız çoban köpekleri huysuz endişeli mahzun homurdanıyorlardı.
Çobandede dağında bu su hâlâ akıp gider. Yalnız sürülerin dağda olduğu mevsimde. Sürüler inince su da kesilir.
Düşman o yaylaların üzerine kara bir bulut gibi indiği zaman Köse Mehmet geçidini kendilerine gösteren ağzı karanın köyü de dahil her yeri yakıp yıkmış Çobandede'nin manevi himayesindeki yerlere el sürülememiştir.
WİTALİ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
babadan araba istemek MaWiSh Çöp Forum 3 13-07-2008 01:07
Ak Benekli ! Қ Â ĺ Π ! Hikayeler 1 20-01-2008 09:30
Amerikan Borsalarının İşleyişi ..::ŞeHZaDe::.. Ekonomi - Turizm 0 09-10-2007 13:11
Baba Arabanın Anahtarını Versene??? .:G@L@DRI€L:. Çöp Forum 1 27-07-2007 23:23
Kıssadan Hisse (Eskici Baba) WİTALİ Dini Hikayeler 0 10-07-2007 22:43


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:28 .


Powered by vBulletin 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

TRplatform.Org
Yazılı Avatarlar UslanmaM bilgi MaxiCep izafet Web Hattı bebek tedavin MeleklerMekanı ilginç Resimler SMF İndir Aşk Resimleri Rüya Tabirleri Güzel Sözler