![]() |
|
|||||||
| Din Kültürü Din Kültürü Ders ve Projelerini Paylaşabileceğiniz Alan. |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
Veda hacı
Peygamber efendimiz Medine'ye hicret ettikten sonra bir defa Hac etmiştir.Peygamberimizin bu hacına " Hacetülveda" Hacetül'İslâm" "Hacetülbelağ" "Hacetüttemam" gibi isimlerle anılmıştır.Hz. İbn-i Ömer'e göre: Peygamberimiz bu hacında Müslümanlarla vedalaşınca "Bu Veda hacıdır!" demiştir. Peygamberimiz bundan sonra hac yapmamış bu hac kendisinin Veda hacı olmuştur.Hz. İbn-i Abbas ise buna Hacetülveda demeyip Hacetül'İslâm demeyi daha uygun görmüş "Peygamber aleyhisselam Veda hacını Hacetül'İslâm ismiyle anardı." demiştir.Peygamberimiz bu hacda Müslümanlara hac amellerini bizzat gösterdiği Vakfeları Cemreleri Tavafı öğrettiği helal ve haram olan şeyleri bildirdiği için bu hac Hacetülbelağ olmuştur."Bu gün sizin dininizi kemale erdirdim. Üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Size din olarak Müslümanlığı verip ondan hoşnud oldum" ayeti Veda hacı sırasında nazil olduğu için Veda hacına Hacetüt'tamam isminin verildiği de bildirdilmiştir..İslâm'ın beş şartından biri olan Hac hicretin dokuzuncu yılında farz kılındı. Nazil olan ayet-i kerimede buyuruldu ki: "Orada (Kabe'de) apaçık alametler İbrahim'in makamı varır. Kim oraya girerse taarruzdan emin olur. Ona bir yol bulabilenlerin (gücü yetenlerin) o Beyt'i hac (ve ziyaret) etmesi Allahü teâlânın insanlar üzerinde bir hakkıdır farzıdır. Kim bu farzı inkar ederse şüphesiz ki Allahü teâlâ bütün alemlerden müstağnidir." (Al-i İmran suresi: 97)Resulullah efendimiz Allahü teâlânın bu emrini Eshabına bildirdi. O sene hazret-i Ebu Bekir'i üç yüz kişilik bir kafileye hac emiri tayin etti. Bu kafilede bulunan Eshab-ı kiram hazret-i Ebu Bekir'in emirliğinde Mekke'ye gitti. Bu sırada "Berae" suresinin ilk ayet-i kerimeleri nazil oldu. Burada muahede hakkındaki bazı hükümler bildirildi. Sevgili Peygamberimiz bunu bildirmek üzere hazret-i Ali'yi de Mekke'ye gönderdi.O zaman Arablar arasında yaygın olan bir geleneğe göre bir antlaşma yapılır veya yapılmış olan bir antlaşma bozulursa bunu bizzat yapan veya onun tayin ettiği bir akrabası ilan ederdi. Peygamber efendimiz bu iş için hazret-i Ali'yi hac kafilesinin arkasından Mekke'ye gönderdi. Hazret-i Ali kafileye yetişip birlikte Mekke'ye girdiler.Hazret-i Ebu Bekir bir hutbe okudu ve hac ibadetini anlattı. Eshab-ı kiram öğretilen esaslara göre hac yaptılar. Hac ibadeti eda edilirken hazret-i Ali de Mina'da "Cemre-i Akabe" denilen yerde bir hutbe okudu. Bu hutbesinde;"Ey insanlar! Beni size Resulullah gönderdi" diyerek söze başladı ve Berae suresinin ilk ayet-i kerimesini okudu. Bundan sonra; "Ben size dört şeyi bildirmeye memurum" dedi. Bu dört husus şunlar idi:1- Müminlerden başka hiç kimse Cennet'e giremez. 2- Bu seneden sonra hiçbir müşrik Kabe'ye yaklaşamayacak.3- Hiçbir kimse Kabe'yi çıplak tavaf etmeyecek (o zaman müşrikler Kabe'yi çıplak oldukları halde tavaf ederlerdi.) 4- Her kimin Resulullah ile antlaşması varsa müddeti bitinceye kadar muteber olacak. Bunun dışındakilere dört ay mühlet tanınmıştır. Bundan sonra hiçbir müşrik için ahd ve himaye yoktur."O günden sonra hiçbir müşrik Kabe'ye gelmedi ve hiç kimse çıplak olarak Kabe'yi tavaf etmedi. Bu hususlar bildirildikten sonra müşriklerden çoğu Müslüman oldu. Hac farizası yerine getirildikten sonra hazret-i Ebu Bekir ve hazret-i Ali Eshab-ı kiram ile beraber Medine'ye döndüler.Hicretin onuncu yılında İslâmiyet bütün Arab yarımadasına yayıldı. Arabistan'ın her tarafından insanlar Medine'ye geliyor; Müslüman olmakla şereflenmek ebedi saadete kavuşmak için birbirleriyle yarış ediyorlardı. Artık Arabistan'da Müslümanlara karşı duracak hiçbir kuvvet kalmamış İslâmiyet her tarafa hakim olmuştu. Sadece bazı Yahudi ve Hıristiyan kabileleri Müslüman olmamıştı.Sevgili Peygamberimiz hicretin onuncu yılında Halid bin Velid'i dört yüz mücahid ile Yemen civarında bulunan Haris bin Ka'boğullarını İslâm'a davet etmek üzere gönderdi. Halid bin Velid hazretleri Resulullah efendimizin emri üzerine bu kabileyi üç gün üst üste İslâm'a davet etti. Onlar da davete icabet ederek Müslüman oldular. Yine bu yılda Resul-i ekrem efendimiz Necranlı hıristiyanlar ile sulh antlaşması yaptı. Bunlardan bazıları daha sonra kendiliklerinden Müslüman oldu. Aynı yıl hazret-i Ali de Eshab-ı kiramdan üç yüz kişi ile birlikte Yemen'de bulunan Medlec kabilesini İslâm'a davet etmek için gönderildi. Önce karşı çıkmalarına rağmen daha sonra Müslüman oldular. Peygamber efendimiz bu sene İslâmiyet'in yayıldığı bütün beldelere valiler ve zekat toplamak üzere görevliler (amil sai) gönderdi.Hicretin onuncu senesinde Peygamber efendimiz hac için hazırlanıp Medine'deki Müslümanlara da hac için hazırlanmalarını emir buyurdu. Medine dışında bulunanlara da haber gönderdi. Bunun üzerine binlerce Müslüman Medine'de toplandı. Hazırlıklar tamamlanınca sevgili Peygamberimiz Zilka'da ayının 25. Günü 40 bin kişilik bir kafile ile öğle namazından sonra Medine'den hareket etti. Server-i kainat efendimiz; "Ey Allah'ım! Bunu bana içinde riya gösteriş ve şöhret bulunmayan mebrur ve makbul bir hac kıl" diyerek dua eyledi. İhrama girip Cebrail aleyhisselamın aber vermesiyle yüksek sesle telbiye getirmeye başladı. Buna Eshab-ı kiram da katılınca yer gök telbiye nidaları ile inlemeye başladı. "Lebbeyk! Allahümme Lebbeyk! Lebbeyk! La şerike leke lebbeyk! İnnelhamde venni'mete leke vel mülke la şerike lek!..." Sevgili Peygamberimiz kesilmek üzere 100 kurbanlık deve götürdü. 10 gün süren yolculuktan sonra Zilhicce'nin 4. Günü Mekke'ye vardılar. Yemen'den ve diğer beldelerden hac yapmak üzere gelenlerin de katılmasıyla Müslümanların sayısı 124 bini aştı. Sevgili Peygamberimiz Zilhicce'nin 8. Günü Mina'ya 9. (Arefe) günü Arafat'a gittiler. Arafat vadisinin ortasında öğleden sonra Kusva adındaki devesinin üstünde Veda Hutbesi'ni okuyup Eshab-ı kiram ile vedalaştılar.Efendimiz Veda Hutbesi'ni okuduğu gün Maide suresinin; "Bugün dininizi sizin için ikmal eyledim. Üzerinize olan nimetimi tamamladım ve size din olarak İslâmiyet'i vermekle razı oldum..." mealindeki 3. Ayet-i kerimesi nazil oldu. Peygamber efendimiz bu ayet-i kerimeyi Eshab-ı kirama okuyunca hazret-i Ebu Bekir ağlamaya başladı. Eshab-ı kiram ağlamasının sebebini sorunca; "Bu ayet-i kerime Resulullah'ın vefatının yakın olduğuna delalet ediyor. Onun için ağlıyorum" buyurdu.Resulullah efendimiz Mekke'de 10 gün kalıp Veda hacını yaptı ve Veda tavafı yaparak Medine'ye döndü. Veda hacından sonra Eshab-ı kiram geldikleri yerlere gidip Resulullah'ın bildirdiği ve emrettiği şeyleri oralarda anlattılar.Hicretin onuncu yılında vuku bulan bir hadise de peygamberlik iddiasında bulunan yalancıların ortaya çıkmasıdır. Bunlardan birisi Yemen'de ortaya çıkan Esved-i Ansi'dir. Peygamberimizin emri üzerine Esved-i Ansi Yemen'deki Müslümanlar tarafından evinde öldürüldü. (Diğeri de Müseylemet-ül Kezzab'dır. Peygamber efendimizin vefatından sonra hazret-i Ebu Bekir Müseyleme üzerine Halid bin Velid kumandasında bir ordu gönderdi. Müseyleme Vahşi "radıyallahü anh" tarafından öldürüldü.) |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sana Veda Etmek İstiyorum... | WİTALİ | Aşk Bölümü | 1 | 25-02-2008 17:06 |
| Hacı adaylarının Arafat heyecanı | Her. | Güncel Haberler | 0 | 16-12-2007 17:50 |
| Hacı adayları için Gazze açıldı | Her. | Güncel Haberler | 0 | 03-12-2007 18:29 |
| Maraş Savunması | Her. | Tarihimiz | 2 | 03-11-2007 14:13 |
| Veda Hutbesi ve aciklamasi | ..:: DoN_JuAn::.. | İslam ve Din Bölümü | 1 | 03-04-2007 15:00 |