Teknolojinin Adresi & TEKplatform  

Geri Dön   Teknolojinin Adresi & TEKplatform > TeknolojininAdresi Forum > Çöp Forum
Kayıt ol SSS Üye Listesi Takvim Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Çöp Forum Forum Başıklarına Uymayan ve Kırık Linkli Konular...


Yeni Konu aç  Kapalı konu
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 17-12-2007, 22:31   #11 (permalink)
 
_KoJiRo_ - ait Avatar
_KoJiRo_ - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Türk Mitolojisi

 
Tepegöz ile Basat

Bir gun Oguz otururken dusman baskisina ugradi gece vakti oradan goctu. Beraberindeki (Uruz Koca) nin kucuk oglu yolda dusmustu. Hic farkinda olmadilar. Yollarina devam ettiler. Yolda kalan bu cocugu bir arslan alarak goturdu besledi.

Gunlerden sonra Oguz gene gelip yurduna yerlesti. O sirada Oguz Han'in atlarina bakan coban bir haber getirerek dedi ki: (Ormanda bir arslan kukruyor. Uzaktan gordum salinarak yuruyusu insan gibi. Atlari yakalayip yatirarak kanlarini emiyor) dedi. Cobanin bu sozu uzerine Uruz da Oguz Han'a: (Hanim belki goctugumuz vakit yolda dusen benim oglumdur) dedi.

Beyler hemen atlarina bindiler. Aslanin yatak yerine geldiler. Uruz'un dedigi gibi bu kendi oglu idi. Oglani tuttular. Uruz oglani alip evine goturdu. Hep sevindiler. Ziyafetler oldu. Ama oglan yine durmadi. Aslanin yatagina gitti. Bir daha tutup getirdiler.

Bunun uzerine (Dede Korkut) geldi ve: (Oglum sen insansin hayvanlarla dusup kalkma gel iyi ata binmeyi ogren. Iyi yigitlerle beraber yasa. Buyuk kardesinin adi (Kayan Selcuk)tur. Senin adin da (Basat) olsun dedi. (Adini ben verdim. Yasini tanri versin) dedi.

Oguz bir gun yaylaya gitti. Uruz'un bir cobani vardi. Adina (Konur Koca Sari Coban) derlerdi. (Uzun pinar) diye un alan bir pinar vardi. O pinara periler konmustu. Ansizin koyunlar urktu. Coban da bunu kecilerden bilerek onlara kizdi. Ilerleyince gordu ki peri kizlari kanat kanata vermisler ucuyorlar. Coban kepenegini uzerlerine atti. Peri kizlarindan birini tuttu.

Zaman gecti. Oguz yine yaylaya gitti. Coban da pinara geldi. Yine koyunlar urktuler. Coban ilerledi yerde bir yigin gordu. Bu yigin gittikce buyudu. Coban Korktu birakti kacti. Urken koyunlarin pesine dustu.

Meger o zaman Bayindir Han ile Beyleri gezmege cikmislardi. Bu pinarin yanina geldikleri zaman garip birseyin yattigini gorduler. Etrafini aldilar. Iclerinden bir yigit ayagi ile bunu tekmeledi. Tekmeledikce yigi nbuyudu. Uruz Koca da merak etti atindan inerek tekmeledi. Fakat mahmuzu dokununca bu yigin yirtildi icinden bir oglan cikti. Bu oglanin govedsi adam govdesi gibiydi. Ancak tepesinde bir gozu vardi. Uruz bu oglani alarak etegine sardi veHan'im bunu bana verin Oglum Basat ile beraber besleyelim) dedi. Bayindir Han daSenin olsun) dedi.

Uruz Tepegoz'u aldi. Evine goturdu. Bir sut nine getirdiler. Kadin memesini Tepegoz'un agzina verdi. Oglan bir emdi sut ninenin olanca sutunu aldi. Ikinci emisinde kanini aldi. Ucuncude de canini aldi. Birkac sut nine getirdiler. Hepsini boylece oldurdu. Baktilar ki olmayacak sutle besleyelim) dediler. Gunde bir kazan sut yetmezdi. Beslendiler buyudu. Gezmeye oglan cocuklariyla oynamaya oynarken de bunlardan birisinin burnunu oburunun kulagini yemeye basladi.

Nihayet herkes onun yuzunden caresiz kaldi. Uruz'a sikayet ettiler aglastilar. Uruz her ne kadar Tepegoz'u dovdu ise de bu hareketlerini onleyemedi. Nihayet evinden kovdu.

Bunun uzerine Tepegoz'un peri olan anasi gelerek oglunun parmagina bir yuzuk takti veOglum sana ok batmasin vucudunu kilic kesmesin) dedi.

Tepegoz Oguz ilinden kacti. Bir yuce da vardi. Orada yol kesti. Adam esir etti. Buyuk eskiya oldu. Uzerine bir kac adam gonderdiler. Onlar Tepegoz'e ok attilar batmadi. Kilic vurdular kesmedi. Hepsini yedi bitirdi. Oguz ilinden bile adam yemeye basladi. Oguz'lar toplandilar uzerine yuruduler. Bunu goren Tepegoz kizdi. Bir agaci yerinden koparip atarak elli altmis kisiyi oldurdu.

Nihayet Basat bu Tepegoz'un uzerine gitti. Tepesindeki tek gozune sis saplayarak kor etti. Bundan sonra da kafasini kesti.

Butun Beyler sevinc icinde kaldilar.
_KoJiRo_ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Eski 17-12-2007, 22:31   #12 (permalink)
 
_KoJiRo_ - ait Avatar
_KoJiRo_ - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Türk Mitolojisi

 
Alpamis (Bamsi Beyrek)

Alpamis; Alpamsi Alpmasa Bamsi Beyrek ve Boyrek gibi Turk boylari arasinda cesitli soylenislerle gecmekte uzerine kurulan hikaye de biraz degisik rivayetlerle anlatilmaktadir.

Bir anlatisa gore; Alpamis(Bay Boyrek) Oguz'un ogullarindan Ay Han'in ogludur.

Ay Han'in oglu olmazdi. Bunun icin de cok uzuntulu idi. Birgun yanina veziri (Balcik Han) geliyor. Ay Han'a seyahat tavsiye ediyor. Ikisi yola cikiyor. Bir yerde Hizir ile karsilasiyorlar. Hizir onlara iki elma vererek kayboluyor. Elmanin birisini Ay Han digerini de karisi yiyor. Nihayet bir erkek cocuklari oluyor. Adina da Bay Boyrek diyorlar.

Bir anlatisa gore de; Bay Börü ile Bay Sari adindaki iki urk Beyinin cocuklari olmustu. Bunlar kirk gun Allah'a yalvariyorlar. Sonunda Bay Boru' nun Hakem(Alpamis) adinda bir oglu Bay Sari'nin da (Ay Barcin) adinda kizi oluyor. Ayni yasta olan bu cocuklari kucuk iken nisanladilar henuz ucer yasinda iken okula verdiler. Alpamis yedi yasina gelince okuldan alindi. Ona beylik usulleri ile beyler nasil hareket etmelidir gibi isler ogretildi. Ok talimleri yaptirildi. Nihayet maceralar basladi:

Alpamis Kalmuk'larla savasa girdi. Bu sirada (Askara) adindaki dagin tepesini bir ok atarak ucurdu. Ama yolda bir ak otagda guzel bir kizla uyumakta iken Kalmuk'lar bastilar Alpamis'i esir ettiler. Goturup bir zindana attliar. Obur taraftan Kalmuk Han'in kizi Alpamis'a asik olmustu. Onu kurtarmak yollarini aradi bulundugu zindana uzun bir ip sarkitarak onu zindandan cikartti. Alpamis'in Çobar yahut Benliboz adinda bir ati vardi. O ati da hazir buldular. Alpamis atina bindi. Tekrar Kalmuk'lara hucum ederek onlari perisan etti. Bundan sonra memleketine donunce sevgilisi Aybarç'in'i kolelerinden birinin almak uzere oldugunu ogrendi. Dugun hazirliklarinin yapildigi sirada ve eglenceler devam ederken Alpamis bir ozan kiyafetine girerek Aybarçin'in bulundugu cadira yaklasti. Elindeki sazi calarak cadira dogru siirler soylemeye basladi. Bu sirada cadirda Bademca adinda bir kadin vardi. Biraz kekeme idi. O da Alpamis'e siirle cevap verdi. Alpamis tekrar soyledi. Sonunda gelinin bulundugu cadira alindi. Orada eglenceler oyunlar devam ederken bir kosede yaslar icinde bulunan gelin Alpamis'i tanidi. Bundan sonra ikisi de birbirine atildi. Herkes sasirdi. Alpamis da sevgilisni alarak babasinin yanina gitti onu nyerine gecti.
_KoJiRo_ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Eski 17-12-2007, 22:31   #13 (permalink)
 
_KoJiRo_ - ait Avatar
_KoJiRo_ - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Türk Mitolojisi

 
Oguz Kaan

Oguz dogdugu zaman yuzu mavi agzi ates gibi kirmizi gozu ve saci kaslari siyahti. Annesinin memesinden ilk sutu emdikten sonra bir daha emmedi. Lakirdi etmeye basladi. Yiyecek istedi. Kirk gunde buyudu. Dolasip oynuyordu. Oguz'un ayaklari okuze vucudu kurda gogsu ayiya benzerdi. Bogurleri killi idi. At surusu guder beygire binerek avlanirdi.

Gunler geceler gecti. Delikanli oldu. O sirada bu memlekette buyuk bir orman vardi. Icinden dereler irmaklar akardi. Hayvanlar kuslar coktu. Bu ormanda (Kiyant) adinda bir buyuk canavar bulunuyordu. Beygirleri parcalayarak yer insanlari yutardi. Oguz bunu oldurmeye karar verdi. Birgun mizrak ok yay kilic ve kalkan ile beygire atlayarak gitti. Bir geyik yakaladi. Bu geyigi bir av kirbaci ile agaca baglayarak cekildi. Gitti sabah oldu. Gun dogarken oraya geldi. Lakin canavar onu yemisti. Bunun uzerine bir ayi yakaladi. Altin islemeli kemeriyle bir agaca baglayarak gitti. Sabah oldu. Gun dogarken oraya geldi. Lakin canavar onu da almisti. Bu defa Oguz agacin arkasina saklandi. Canvar tekrar gelince basi ile Oguz'un kalkanina carpti. Oguz mizragi ile canavarin kafasina vurarak oldurdu. Kilicla da kafasini kesti. Gitti. Tekrar geldigi zaman bir akbabanin onun barsaklarini yemek icin geldigini gordu. Onu da oldurdu.

Bir gun Oguz tanriya ibadet ediyordu. Birde bire ortalik karardi:

Gokten mavi bir isik dustu. Bu isik gunesten aydan dah parlakti. Bu isigin ortasinda tek basina bir kiz oturuyordu. Cok guzeldi. Basinda kutup yildizi gibi yanan parlak bir isaret vardi. O kadar guzeldi ki gulunce mavi gok de guluyor aglayinca mavi gok de agliyordu. Oguz onu gorunce akli basindan gitti. Sevdi aldi. Gunler geceler gecti. Bundan uc cocugu oldu. Bunlara; Gün Ay Yildiz adlarini verdiler.

Oguz yine birgun ava gitmisti. Uzaktan bir golun ortasinda bir agac ve agacin dibinde yalniz bir kiz gordu. O kadar guzeldi ki gorenler bayilirdi. Oguz onugorunce akli basinda gitti. Sevdi aldi. Gunler geceler gecti. Oguz'un bu kadindan da uc oglu oldu. Gök Dag Deniz adini verdiler.

Oguz bir gun avda iken babasi Kara Han'a oglunun baska bir din tuttugunu haber verdiler. Kara Han beyleri toplandi. Oglunun halini anlatti. Oguz'u yola getirmek icin etrafa haberler saldi. Karisi gizlice Oguz'a haber yollayarak babasinin kararini bildirdi. Oguz da etrafa boylara: (Babam asker toplayarak beni oldurmeye geliyormus. Beni isteyenler bana babami isteyenler de ona gitsin) yolunda haber gonderdi. Kara Han'in kardeslerinin ogullari boylari ile beraber Oguz tarafina gectiler. Baba ile evlat askerleri savasia tutustu. Oguz'un tarafi ustun geldi. Bu ustunluk uzerine Oguz butun Tekinleri boylari davet ederek solen yapti. Solenden sonra tekinlere ve orada bulunanlara emretti dedi kiBana uyanlara hediyeler verip dost bilecegim uymayanlari dusman bilecegim) dedi. Bir kisim halk Oguz'un dinini kabul etmeyerek yurtlarini birakip doguya tatarlarin ulkesine gitti. Oguz bunlairn arkasindan giderek Tatar'in yurduna girdi. Tatar'lari yendi mallarini aldi. O vakitler sag tarafta (Altin Kaan) vardi. Oguz'a hediyeler altinlar gumusler akik ve zumrutler gonderdi. Solda (Urum Kaan) vardi. Bu kaanin cok ordulari ve sehirleri vardi. Urum Kaan Oguz'un emirlerini dinlemedi. O vakit Oguz ordusunu hazirladi. Sancagini cekip atina bindi. Kirk gun sonra (Buz Dag) eteklerine geldi.

Bir sabah Oguz'un yurduna gun isigina benzer bir isik girdi: Icinden boz tuylu boz yeleli erkekr bir kurt gorundu Oguz'a yol gostermek istedigini soyledi. Ondan sonra kurdun arkasi sira gittiler. Kurt (Idil Moran) kenarinda durdu. Oguz'un askeri de durdu. Orada savasa giristiler. Nehrin suyu kan damari gibi kipkirmizi oldu. Urum Kaan kacti. Memleketi hazinesi ve halki Oguz'a kaldi. Urum Kaan'in Uruz Bey adli bir kardesi vardi. Uruz Bey ogluna dag tepesinde (Tarang Moran) arasinda mustahkem bir sehir ismarlamisti. Oguz o sehre dogru yurudu. Uruz Bey oglu Oguz'a haber gonderdi.: (Bizim saadetimiz senin saadetindir. Tanri bu topragi sana bagislamis ben sana basimi verir saadetimi feda ederim) dedi.Bundan sonra adi (Saklap) oldu.

Oguz ordusu ile Idil'i gecti. Orada buyuk bir hakan yaiyordu. Oguz onun da ardina dustu. (Idil suyundan akacagim) dedi. Orada (Ulu ordu Usyuteng) isminde bir tekinin yeri vardi. Burasi cok agaclik bir memleket oldugundan onlardan kesti. Agaclarin uzerine binerek nehri gecti. Oguz gulerek dedi kiSen de benim gibi bir hakan ol sana kipçak densin) dedi. Tekrar yoluna devam etti. Bu arada boz tuylu boz yeleli kurt tekrar gorundu: (Ordu ile yuruyerek Tekin'leri halki buraya getir. En onde size yol gosterecegim) dedi. Yuruduler (It Barak) in ordusuyla karsilastilar.

(It Barak) savasta olduruldu. Ordusu bozuldu. Yurdu mali ve halki Oguz'a gecti. Oguz Han bir aygira bindi. Onu pek seviyordu. Fakat at colde gozden kayboldu. Burada yuksek bir dag vardi. Tepesi karli oldugundan (Buz Dagi) derlerdi. Oguz atinin kacmasina cok kederlendi. Orduda kahraman bir Tekin vardi. Bu yuksek daha tirmandi. Dokuz gun sonra Oguz'a atini getirip verdi. Her tarafi karla bembeyaz oldugundan Oguz ona bircok hediyelerle beraber (Karluk) adini verdi bir cok tekinlerin uzerine han yapti.

Tekrar yola duzulduler. Yolda bir buyuk ev gordu. Dami altindan pencereleri halis gumusten ve demirdendi. Kapinin anahtari yoktu. Orduda (Tumur Dokagal) adinda akilli bir adam vardi. Oguz ona: (Burada kal ac sonra orduya gel) dedi ve (Kalaç) adini verdi.

Tekrar yola dizildiler. Yine bir gun boz tuylu boz yeleli kurt birden gorundu. Ordu da ona uydu. Bulunduklari yer ekili bir ova idi. (Çuçit) derlerdi. Burada insan coktu. Bunlarin cok da atlari inekleri altinlari gumusleri elmaslari vardi. Bunlar Oguz'a karsi ciktilar. Ok ve kilicla siddetli bir cenk oldu. Oguz ustun geldi. Curcit Han'in basini kesti. Burada da cok mallar ele gecti. Fakat Oguz'un ordusunda yuk hayvanlari pek azdi. Orduda(Parmakli çözüm Bilik) adinda akilli bir adam vardi. Hemen bir kagni yapti. Mallariona doldurdu. Hayvanlari da buna kostu. Herkes onu gibi arabalar yaparak esyasini yuklemeye basladi. Oguz Han bunu da gorerek guldu. Ona (Kankli) adin iverdi.

Tekrar yuruduler. Boz tuylu boz yelei kurt onde idi. (Tangut) ve (Sakim) memlektine gittiler. Bircok cenklerden sonra Oguz orayi da aldi. Gayet gizli bir kosede cok zengin ve cok sicak bir memleket vardi. Adina (Baçak) derlerdi. Burada bir cok vahsi hayvanlar av kuslari yasardi. Ahalisinin yuzu siyahti. Hakani (Mazar) adli biri idi. Oguz onu da yendi kacirdi memleketini aldi. Oradan atina binerek yurduna dondu.

Oguz Han'in yaninda ak sakalli pek akilli ihtiyar bir (Irkil Ata) vardi. Buna (Ulug Turk) de derlerdi. (Irkil Ata) bir gece ruyasinda altin bir yay ve uc gumus ok gordu. Bu altin yay dogudan batiya uzaniyor bu uc gumus ok da gece tarafina ucuyordu.

Uyaninca bunlari Oguz'a bildirdi ve bir nasihat etti. Oguz onu nnasihatini dinledi. Ertesi sabah ogullarini cagirdi. Dedi ki: (Ihtiyarladi. Benim icin artik Hakan'lik kalmadi. Gun Ay Yildiz siz gunesin dogdugu tarafa Gok Dag Deniz siz de gece tarafina gidiniz.) Ogullari bu emri yaptilar. Gun Ay Yildiz bir cok hayvanlar kuslar vurduktan sonra bir altin yay buldular babalarina getirdiler.

Oguz yayi uce ayirdi. Parcalarini yine onlara vererek: (Yay sizi nolsun. Yay gibi oku goge firlatiniz. Adiniz (Bozok) olsun) dedi. Kucuk kardesleri de bir cok hayvanlar kuslar vurduktan sonra colde bir gumus ok buldular babalarina getirdiler. Oguz oku uce boldu. Yine onlara vererek: (Ok sizinolsun. Yay oku atar siz de ok gibisiniz. Adiniz (Ücok)olsun) dedi.

Bunun uzerine buyuk kurultay toplandi. Herkesi cagirdi. 900 at 9000 koyun kestirdi. 90 havuz kimiz hazirlatti. Solen verdi. Kendisi icin direkleri altin kapli uzerleri zumrut yakut firuze inci ile altin islemeli otagini kurdurdu. Halki yedirip icirdi. Otagin sagina kirk kulac uzunlugunda bir sirik diktirdi. Tepesine bir altin tavuk tavugun ayagina beyaz bir koyun baglatti. Sol tarafina da kirk kulac uzunlugunda bir sirik diktirdi. Tepesine bir gumus tavuk tavugun ayagina bir siyah koyun baglatti. Sag tarafta (Bozok)lar sol tarafta (Ücok)lat oturuyordu. Boylece kirk gun kirk gece gecerek eglendiler. Bundan sonra Oguz yurdunu evlatlarina verdi. Onlara: (Evlatlarim! Çok yasadim cok cenk ettim. Çok ok attim cok aygirlara bindim. Dusmanlari aglattim dostlari guldurdum. Tanriya her seyi feda ettim. Size de yurdumu veriyorum..) dedi.
_KoJiRo_ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Eski 17-12-2007, 22:32   #14 (permalink)
 
_KoJiRo_ - ait Avatar
_KoJiRo_ - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Türk Mitolojisi

 
Alangova(Alan-hoa)

Bortecine soyundan Minekli'nin oglu Yildiz Han'in iki cocugu olmus bunlar kendisinden once olmus. Buyuk oglu(Dubun) adinda bir erkek ikincisi de (Alangova) adinda bir kiz birakmis. Yildiz Han bunlari evlendirmis (Bilgutay) (Bekcitay) adinda iki erkek cocuklari olmus. Cok gecmeden Alangova'nin kocasi olmus dul kalmis kendisini Han'lar istemis ise de varmamis.

Alangova'nin gebe kalisi:

Alangova bir gece sarayinda yatarken seher vakti uyanip bacadan odaya nurlu bir golgenin indigini bu golgeden beyaz yuzlu sehla gozlu bir adamin ciktigini gordu. Yaninda yatan kadinlari uyandirmak ici haykirmak istedi fakat dili tutuldugundan bir turlu sesi cikmadi. Kalkmaya calisti elinin ayaginin kuvveti kesilmis oldugundan kiprdanamadi. Akli yerinde oldugu icin herseyi goruyor biliyordu.

Adam yavas yavas yataga girdi. Sonra yine bacadan cikti gitti. Alangova: (Bunu soylesem kimse inanmaz.) diye olani biteni gizli tuttu. Adam bes alti gecede bir gelmeye basladi. Alangova ilk geceden gebe kalmisti. Dort bes ay gecince is anlasildi. Kardesleri gebeliginin nedenini sordular. O da ne olmussa anlatti ve: (Bana es lazim olsa bir kocaya varirim. Her ne kadar kadin isem de bir coklari beni padisah edinmek icin istemisti. Kendimi bunca ilimi iki oglumu halk icinde rusva edecek bir hali asla caiz gormem. Birkac gece evimin etrafinda saklanirsaniz tanri beni mahcup birakmaz) dedi.

Herkes Alangova'nin sozune inandi. Uc kisi evin etrafinda nobet beklediler. Birkac gun sonra gokten seher vakti nurlu bir seyin indigini Alangova'nin bacasindan iceri girdigini bir zaman sonra ciktigini gorduler. Boylece Alangova'nin sozunun dogruluguna inandilar.
_KoJiRo_ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Eski 17-12-2007, 22:32   #15 (permalink)
 
_KoJiRo_ - ait Avatar
_KoJiRo_ - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Türk Mitolojisi

 
Illuankas

Eti ve Hitit efsanlerinden olan Illuankas M.Ö 1500 yilinda tertiplenmistir: Gunes tanricasi Arinna ile firtina tanrisinin Mezulla ve Zintuhi adinda torunlari vardir. Guzellik ve hava tanricasi Inuras bunlarin cocuklaridir.

Illuankas adindaki buyuk yilan ile firtina tanrisi arasinda Kiskilussa sehrinde korkunc mucadeleler olmus sonunda firtina tanrisi kaybetmistir.

Inuras sevilen sayilan bir tanrica idi. Gokte alti kir atin cektigi arabasiyla gezerdi. Birgun Inuras; Hatusas sehrine geldi. Oradan Zigoratta sehrine gecti. Orada Hupasiyas(Hupanisa) adinda bir genc gordu onunla aralarinda dostluk basladi.

Inuras Illuankas'i oldurerek firtina tanrisinin intikamini almak istedi. Gence bu arzusunu anlatti ondan yardim istedi. Genc de Inuras kendisin sevdigi takdirde ona yardim edecegini soyledi. Nihayet iki taraf karsilikli teklifleri kabul ettiler.

Hupasiyas'in tertibi ile tanri Inuras(Inar) bir ziyafet hazirladi. Illuankas'i bu ziyafete cagirdilar. Buna sevinen Illuankas cocuklarini da alarak ziyafete geldi. Illuankas ile cocuklari o kadar yediler ki dondukleri zaman cok sistikleri icin yuvalarinin bulundugu delikten sigmadilar. Yari icerde yari disarda kaldilar. Bunu goren Hupasiyas. Illuankas ile cocuklarini kuyruklarindan birbirine bagladi.

Oraya Inuras ta gelmisti. Illuankas kurtarilmasi icin ona cok yalvardi. Inuras aldirmadi. Gok tanrisi Yantanus'u da oraya cagirdi. Yantanus ta geldi elindeki kargi ile yilanlari oldurdu. Inuras ta buyukbabasinin intikamini almis oldu.
_KoJiRo_ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Eski 17-12-2007, 22:32   #16 (permalink)
 
_KoJiRo_ - ait Avatar
_KoJiRo_ - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Türk Mitolojisi

 
Telepinu

Telepinu buyuk firtina tanrisinin ogludur. Bolluk ve bitki tanrisidir. Telepinu kayboldugu zaman ocakta atesler sondu. Tapinaklarda tanrilar bunaldi. Agillarda koyunlar boguldu Ahirlarda sigirlar oldu. Koyun kuzusunu inek danasini birakti.

Telepinu kayboldugu zaman tarladan ekinleri beraber goturdu. Artik arpa bugday bitmez oldu. Koyunlar sigirlar ve insanlar ciftlesmez gebeler dogrumaz oldular. Agaclar kurudu filizler curudu kaynaklar kesildi.

Ulkeyi kitlik burudu. Insanlar tanrilar acliktan kivrandilar. Buyuk gunes tanrisi bir ziyafet hazirladi. Bin tanriyi cagirdi. Yedilerse de doymadilar ictilerse de kanmadilar.

Bunun uzerine firtina tanrisi oglu Telepinu'yu arastirdi. Telepinu ise kizarak kacmis butun iyi seyleri beraberinde goturmustu.

Buyuk tanrilar kucuk tanrilar Telepinu'yu aramaya ciktilar. Gunes tanri kartali oncu gonderdi ve (Git yuksek daglari dereleri yamaclari arastir)dedi. Kartal gitti. Telepinu'yu bulamadi. geri dondu. Gunes tanriya: (Kudretli tanri! Telepinu'yu bulamadim) dedi.

Firtina tanrisi bas tanricaya: (Ne yapalim? Acliktan olecegiz) dedi. Gunes tanricasi firtina tanrisina: (Ne istersen yap Telepinu'yu aramaya kendin git) dedi.

Firtina tanrisi Telepinu'yu aramaya gitti. Onun sehrindeki evinin kapisini caldi. Fakat o evde degildi. Kapi acilmadi. Kendi evine donerek tahtina oturdu.

Tanrica kartali bir daha gonderdi. Ona: (Git Telepinu'yu ara!) dedi. Firtina tanrisi tanricaya: (Buyuk tanrilar kucuk tanrilar onu aradilar fakat bulamadilar. Bu kartal mi onu bulacak? Bunu gozu keskinse onlarin gozleri de keskindir) dedi.

Tanrica yine kartali gonderdi: (Git yuce daglari ara tara!)dedi. Kartal uctu yuce daglari arastirdi bulamadi. Su haberi getirdi: (Ben onu bulamiyorum).

Tanrica bu defa Ari'yi gonderdi: (Git Telepinu'yu sen ara! Bulursan onun ellerini ayaklarini sok! Onu al getir. Mum al onu yika temizle ve bana getir) dedi.

Firtina tanrisi tanricaya dedi ki: ( Buyuk tanrilar kucuk tanrilar onu aradilar fakat bulamadilar. Bu ari mi onu bulacak?) Tanrica firtina tanrisina dedi ki: (Sen ariyi birak. O gidip onu bulacak).

Ari oradan uctu. Aramaya basladi. Her tarafi dolasti. Irmaklari kaynaklari arastirdi. Sonunda Telepinu'yu uyurken buldu. Telepinu acele evine geldi. O zaman ocaklara ates geldi agillara koyun ahirlara sigir doldu. Ana cocugunu koyun kuzusunu ve inek danasini dogurdu.
_KoJiRo_ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Eski 17-12-2007, 22:32   #17 (permalink)
 
_KoJiRo_ - ait Avatar
_KoJiRo_ - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Türk Mitolojisi

 
Hakan Su

Zulkarneyn Semerkant'i gecip de Turk ulkesine yoneldigi siralarda Saka Turkleri'nin Su adindaki Buyuk hakanina yaklasiyordu. Balasagun yakinindaki Su kalesini bu yaptirmisti. Hergun Balasagun'daki sarayinin onunde ucyuzaltmis nobet davulu vurulurdu. Hakan Su'ya Zulkarneyn'in yaklastigi haberi verilmis ve: (Emriniz nedir savas mi edelim ne buyurursunuz?) denilmisti. Halbuki Hakan Hocant irmaginin kenarina karakol kurmak Zulkarneyn'in gececegini haber vermek icin kirk Tarhan'i gozcu gondermisti. Bunlar kimseye gorunmeden gitmisti. Su endise etmiyordu. Onun gumusten bir havuzu vardi. Sefere cikildiginda birlikte tasinir icine su doldurulurdu. Sonra kazlar ordekler yuzdurulurdu. Kendisine: (Ne buyurursunuz savasa girelim mi? )denildigi zaman cevap olarak: (Su kazlara ordeklere bakiniz nasil suya daliyorlar) dermis. Bunun uzerine orada bulunanlar Su'nun savas icin hazir olmadigi zannina dusmusler. Zulkarneyn Hocant suyunu gecince oradaki gozculer hemen Su'ya haber ulastirdilar. Hakan Su hemen davullari caldirarak doguya dogru yurudu. Halk gitmek icin hazirlik gormeden hakanlarinin boyle savusup gitmesinden umitsizlige dustu. Bir urkuntu bir karisiklik oldu. Binek bulabilenler hayvanlarin sirtina atlayarak Hakanin arkasindan kostular. Sabah olunca ordu yeri duz bir ova halini aldi.

O siralarda Taraz Ispicap Balasagun ve bunun gibi yerler yapilmamisti. Ora halki gocebeydi. Hakan ordusuyla gittikten sonra oradaki halk coluk cocuklariyla yirmi iki kisi kalmis geceleyin hayvanlarini bulamamisti. Bu yirmi iki kisi yaya olarak cekip gitmek yahut orada kalmak uzere konusurlarken iki kisi cika geldi. Bunlar agirliklarini sirtlarina yuklemisler yanlarina coluk cocuklarini almislardi. Ordunun izine duserek gidiyorlardi. Yorulmuslar terlemislerdi. Bu yirmi iki kisi yeni gelen iki kisi ile konustular ikiler dediler ki: (Zulkarneyn denilen adam bir yolcusur bir yerde durmaz. Buradan da gecer gider. Biz de kendi yerlerimizde kaliriz.) Yirmiikiler onlara: (Kal ac) dediler.

Zulkarneyn gelip bunlari sacli uzerlerinde Turk belgeleri bulundugunu gorunce onlara: (Türk Manend) demis (Türk'e benzer). Hakan Su Cin'e kadar gitmis. Zulkarneyn arkasina dusmus. Su Zulkarneyn'e bir boluk asker Zulkarneyn de ona bir boluk asker gondererek (Altun Kan) denilen bir dagda carpismislar. Ama Zulkarneyn Hakan ile barismis Ugur sehirleirni yapmislar. Bir sure orada oturduktan sonra Zulkarneyn cekilip gitmis Hakan Su da Balasagun'a kadar ilerlemis. Kendi adini vererek Su sehrini yaptirmis. Oraya bir tilsim koymus. Bugun oraya kadar leylekler gelir oradan ileri gecemezler. Tilsim bu gune dek bozulmamistir. (Divan-i Lugat it Turk/ Tercume cilt: III)
_KoJiRo_ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Eski 17-12-2007, 22:32   #18 (permalink)
 
_KoJiRo_ - ait Avatar
_KoJiRo_ - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Türk Mitolojisi

 
METE EFSANESİ

"Eşimi atımı verdim çünkü benimdir!"
"Toprak verilemez çünkü devletindir!"

METE

1. METE'NİN GENÇLİĞİ OĞUZ-HAN'INKİNE BENZİYORDU

"Büyük Hun İmparatoru Mete'nin bir efsane halinde anlatılan gençliği Oğuz-Han'ın hayatına benzetilmişti" :

Mitoloji tarih değildir. Zaten tarihte olmuş olaylar mitolojinin konusu içine giremezler. Bunlar daha çok destan sayılırlar. Bir hadisenin mitoloji olabilmesi için herşeyden önce kahramanının tarihteki yerinin silinmiş ve unutulmuş olması gerekir. Oğuz Kağan müslüman olan Türklere göre babası Kara Han'ı öldürmüş ve onun yerine geçmişti. Zamanımızdan 200 sene önce büyük bir Türk Tarihi yazmış olan bir Fransız bilgini Oğuz Han'ın Mete olabileceğini söylemiş ve ikisi arasında da bir bağ görmüştü. Bu Fransız bilgininin görüşü büsbütün de yanlış değildi." Çünkü Mete de Oğuz-Han gibi babasını öldürmüş ve onun yerine hükümdar olmuştu."Çin Tarihleri Mete ile babası arasındaki savaşlar bir tarih olayı hadisesi gibi anlatıyorlardı. Ama önemli olan nokta Mete'nin hayatının gençlik çağlarının da bir efsane olup olmadığı idi. Mete'nin daha sonraki hayatı ve savaşları hakkında epey şeyler biliyoruz. Tarih kaynaklarından kronolojik olarak kesin bir şekilde verilen bu bilgiler tarihin ve gerçeğin ta kendileri idiler. Ama bütün tarih boyunca büyük hükümdarlarla olduğu gibi Mete'nin hayatının da gençlik çağları karanlık kalmakta ve bir nevi mitolojiye bürünmüş olarak anlatılmaktadır. Büyük hükümdarların hemen hemen hepsinin de gençlik çağları bir mitoloji perdesi arkasında gizlenmiş ve bu devreler romantik bir şekilde anlatılmıştı. Çinliler Mete'den sonra Hun'ları ve Ortaasya halklarını birçok savaş ve temaslar sonunda çok iyi bir şekilde tanıyabilmişlerdi. Fakat Mete'den önce Çin kaynaklarında Ortaasya hakkında anlatılan bilgiler çok karanlıktı. Çinliler bu çağda öyle ki kendi sınırlarının dışındaki bölgelerden bile haberleri yoktu. Zaten Mete'nin hayatını anlatmağa başlayan Çin tarihleri üslûp bakımından da mitolojik ve hikâyemsi bir dille konuşuyorlardı. Çin tarihinin üslûbu çok kuru fakat kronolojik ve kesindi. Zaten bu bilgilerin çoğu imparatora gelen raporlarla Çin sarayından çıkan fermanların kopyalarından başka bir şey değil idiler. Halbuki Mete'nin hayatından Çin tarihleri âdeta bir Çin romanı gibi söz açıyorlardı.

"Çin tarihlerinin verdikleri yarım mitolojik bilgilere göre Mete Oğuz-Han gibi kendi babasını öldürmüştü":

Ortaasya'da Tuman adlı bir Hun reisi varmış. Bu reisin de Mete adlı büyük bir oğlu bulunuyormuş. Gerek babasının ve gerekse oğlunun adları Çin tarihlerinde zaten Çin işaretleri ile yazılıyordu. İkiyüz sene önce bu işaretler Mete şeklinde okunmuş ve bizim tarihçilerimiz de bu adı; Mete olarak yazmışlar ve Türkiye'ye yaymışlardı. Bugün Türkiye'mizde bu büyük Hun İmparatorunu "Mete" adı ile tanıyoruz. Birçok kimseler de bu adı maalesef 200 sene önce okunan böyle yanlış bir okunuşla kendi adları olarak tanımaktadırlar. Aslında ise bu Çince işaretleri "Mao-dun" şeklinde okumak gerekiyordu. Kendi hususî metodlarımıza göre Mete'nin Türkçe adının herhalde "Bahadır" dan başka bir şey olmaması gerekiyordu. Ama ne yapalım ki bugün Türkiye'miz de bu büyük Hun hükümdarı Mete adı ile tanınmış ve öyle yayılmıştır. Mete hakkındaki Çin kaynaklarında okuduğumuz bu efsanemsi olaylar özet olarak şöyledir:
_KoJiRo_ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Eski 17-12-2007, 22:33   #19 (permalink)
 
_KoJiRo_ - ait Avatar
_KoJiRo_ - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı Cevap: Türk Mitolojisi

 
METE'NIN GENÇLIK EFSANESI

Üçüncü yüzyildi tam çok önceydi Isa'dan
Bir firtina kopmustu tasmisti Iç Asya'dan!
Sonsuz at sürüleri yerleri inletmisti.
Kurdumsu türküleri gökleri çinlatmisti!
Atlilar gelmislerdi ordular biçmislerdi
Volga Sari nehirden kanip su içmislerdi!
Tarihten ugultular bir millet var diyordu!
Yazili dogrultular bir devlet var diyordu!
Hunlarin ilindeydi Iç Asya ilindeydi
Hun reisi Tuman-Han herkesin dilindeydi!
Bayragi direkteydi büyük oglu Mete'ydi
Diger bütün komsular henüz birer çeteydi.
Tuman-Han da kanarmis insanogluymuy bu ya!
Bir cariye hep dermis: "Bu Mete ölsün!" Diye.
Tuman fakat korkarmis kadina da tapirmis
Bir bahane ararmis çünkü bir "Töre" varmis!
Soyuna bakarlarmis tek kadin alirlarmis
Sonraki hatunlarsa mir'ssiz kalirlarmis.
Tuman oglunu vermis rehin Yüeçi'lere
Sonra da hücum etmis sormamis elçileri.
Yüe-çi'ler varmislar Mete'yi aramislar
Mete çoktan kaçmismis yollari taramislar.
Tuman oglunu görmüs akli basina dönmüs
Senlik dügün yaptirmis güya çok mes'ut günmüs.
Mete'ye tümen vermis eline ferman vermis
Mete'nin disiplini Dünyaya hep san vermis!
Asker Tanri sanirmis hep Mete'ye taparmis
Ondan ne buyruk gelse düsünmeden yaparmis.
Orduyu toplamismis atini oklamismis
Tümen disiplinini böylece yoklamismis.
Askerler ok atmismis atlar yere yatmismis
Atina kiymayanin kani yere akmismis!
Bir defa senlik yapmis aileler toplanmis
Ok atmis karisina bütün esler oklanmis!
Biraz nefes alanlar azicik geç kalanlar
Kiliçtan geçirilmis görülmemis kaçanlar!
Avlara gidilirmis senlikler düzülürmüs
Gelen ordular ile hayvanlar sürülürmüs.
Tuman-Han ava gitmis Mete'ye de gel demis
Kurdu Mete avlamis Tuman'sa keklik yemis!
Avda bir ok uçmusmus Tuman-Han'a gelmismis!
Gerçi derler ilk oku Mete atmisti çogu
Mete'nin tümeni de bu hedefi delmismis!
Oguz'un babasiysa yemisti "Tanri oku"!
Bu bir efsane idi ok bir bahane idi
Töre'yi bozan Tuman tam bir divane idi!


Çin tarihlerinde Mete'nin babasını öldürüşü ile ilgili olay böyle anlatılıyordu. "Zaten olayların anlatılışından da bunun bir mitoloji olduğu açık olarak görülüyordu." Öyle anlaşılıyor ki bu çağda Hunlar arasında da buna benzer efsaneler yok değildi. Mete gibi büyük bir hükümdarın ortaya çıkışı bütün Ortaasya'yı hakimiyeti altına alışı ve ayrıca komşularını da büyük bir dehşet saçısı sebebi ile Ortaasya'nın eski mitoloji kahramanlarının hususiyetleri Mete'ye yakıştırılmış ve onun faaliyetlerine uydurulmuştu.
_KoJiRo_ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Eski 17-12-2007, 22:33